AÖF Soru Bankası

Halkla İlişkiler ve İletişimÜnite 5 Özeti

İletişim ve Algı

kullanımı ile gerçekleştirilir. Dil simgelerin sistematik bir Algı Kavramı yapı içerisinde fonksiyon kazandığı bir yapıdır.

Algı, duyumlarımız vasıtası ile etrafımızdaki uyarıcıların tarafımızdan yorumlanarak anlamlı hale getirilme O halde dil insanın her türlü tasarımını, söz konusu sürecidir. kurallar bütünü içerisinden hareketle anlatabilme yeteneğidir. İnsanın dil aracılığıyla tasarımlarını Algılama, kişinin geçmiş yaşantısından, gelecekle ilgili paylaşması ise, dilin toplumsal boyutunu ortaya koyar. O beklentilerinden ve o andaki duygu ve düşüncelerinden halde dil ile düşünce sistemler arasında da doğrudan bir etkilenen, kişiye özgü bir süreçtir. Hepimizin kamerası ilişki bulunmaktadır. İnsanlar temelde dil aracılığıyla, birbirinden farklıdır. İşte bu nedenle psiko-sosyal iletişim birtakım etkileşim ve iletişim ortamları yaratırlar. Dil sürecinde algı farklılıkları ve bunların yarattığı sorunlarla olmaksızın kültürel üretim ve gelişmeden söz edilemez. sık sık karşılaşmaktayız. Bu sorunları ilişkilere zarar vermeyecek düzeye indirgemek için, iletişim süreci içinde Dil ile toplumsal yapı arasında da doğrudan bir ilişki duruma ve verilen mesajlara ilişkin hem kendi algımızı, vardır. İnsanın, içine doğduğu toplumun şartlarına uyum hem de karşımızdakinin algısını netleştirmeye çalışarak, göstermesi demek, o toplumda geçerliliği olan kuralları, içeriğin ötesindeki süreci yakalayabilmek önemlidir. simgeleri, imgeleri algılaması, öğrenmesi ve kavraması anlamına gelir. Bu da ancak dil aracılığıyla İletişim Sürecinde Algının Önemi gerçekleştirilebilir. Buna göre dil ile toplumsallaşma ara- İletişim kurmanın ilk adımı karşımızdaki kişi için bir sında doğrudan bir ilişki vardır. Daha doğrusu dil, izlenim oluşturmaktır. Zihin sınıflamalar yoluyla çalıştığı toplumsallaşmanın önemli bir öğesidir.

için, aldığımız her bilgiyi bir kategoriye yerleştirme ihtiyacı Mükemmel bir sözel iletişim biçimi yoktur, çünkü dilin duyarız. Sınıflandırma ve isimlendirme ihtiyacı, bellekteki kendisi bir genellemeler sistemidir ve yetersiz bir iletişim bilgileri düzenlemek ve koruyabilmek için duyulan bir aracıdır. Bu nedenle kişi, yaşama ilişkin varsayımlar ihtiyaçtır. Kendi deneyimlerimiz ve çevreden aldığımız geliştirirken, dilin genelleme tuzaklarına düşerek yanılgıya bilgilerin sınıflandırılması sonucunda gerek kendimize, uğrayabilir. Buna paralel olarak konuşulanı anlama da gerek çevremizdeki kişilere, gerekse genel olarak rollere ve ancak çeşitli ihtimal düzeylerinde gerçekleşebilen ve hiç olaylara ilişkin oluşturduğumuz şemalar bizde beklentiler bir zaman tamamlanamayan bir süreçtir. Sonuç olarak yaratır. Şemaların etkisiyle oluşan beklentiler sonucunda, dilin yetersizliği, kişilerin birbirlerini yanlış anlamalarına ilk izlenimler bazı gizli önyargılar taşıyabilir. kolaylıkla yol açabilir. Kişiye düşen ise, hiçbir şeyin tam

İlk izlenimlerin olumlu ya da olumsuz yönde ve mükemmel olmadığı dünyada, var olanı kendi adına değişebileceğini göz önünde bulundurmak ve bunları daha iyi kullanmak; başka kullanıcıların ve kullanım gerçekçi değerlendirmelerle yeniden test etmek, bize farklarının olduğunu da unutmamaktır.

kişilerarası ilişkilerde daha dikkatli seçim yapma, daha az Dinleme ve Anlama Becerisi hayal kırıklığına uğrama, daha esnek davranma şansı verecek, böylelikle de sağlıklı ve etkili iletişimlere zemin İletişim genellikle okuma, yazma, konuşma ve dinleme hazırlayacaktır. olmak üzere dört temel beceri ile gerçekleştirilmektedir. İletişimde etkinlik sağlamak amacıyla, yazma, okuma ve Algılamanın ne olduğunu, hangi faktörlere bağlı olarak konuşma becerisine fazlası ile önem verilmesine rağmen işlerlik gösterdiğini sorgularken, bunun yanı sıra bireyin dinleme nedense unutulur. Duyma, dinleme eyleminin içinde yaşadığı dünya ile uyum sağlamasında, çevresindeki başlangıç aşamasıdır. Dinleme, sözlü ve sözsüz mesajları değişikliklere direnç göstermesinde ya da onlara ayak seçmek, onlarla ilgilenmek, onları anlamlandırmak, uydurmasında algının nasıl ve ne yönde etki ettiğini değişik hatırlamak ve onlara karşılık vermekten oluşan bir yönlerden ele almak ve incelemek de gerekmektedir. süreçtir.

Kısaca insanın dış dünyadaki soyut/somut nesnelerle ilişki İyi bir dinleyici olmak için, dikkat edilmesi gereken kurması, bunlar hakkında birtakım yargılarda bulunması, kuralları da şu şekilde sıralayabiliriz; bu nesnelere ilişkin belli davranışlar geliştirmesi, onun nesneleri algılaması ile doğrudan ilişkilidir. • Konuşmacı ile göz teması kurmak • Fizikî olarak konuşan kişi ile ilgili olmak İşte bu aşamada algının, dış müdahalelerle teşekkül etmesi • Konuşmanın amacını belirlemek (motivasyon), bireyin algılama eşiği, algılamaya ilişkin • Konuşmacının sözünü kesmemek duyumları vb. gibi daha pek çok nokta, özellikle • Not almak iletişimciler açısından araştırılması ve ölçülmesi gereken • Özetleme yapmak hususların başında yer alır. • Soru sormak Dil ve Algı İlişkisi Algı Düzeylerinin İnsan Davranışları Üzerindeki Algı sürecini etkileyen temel faktörlerden biri dil ve dilin Etkisi kullanılma biçimidir. Dil, bütün iletişim ve etkileşim sürecinin hem başlangıcı hem de ürünüdür. Bütün Algı düzeylerinin insan davranışlarına yönelik etkisini, etkileşim biçimleri, iletişim araçları aracılığı ve dilin sahip olduğumuz duyum organlarının performansı ile


değerlendirebiliriz. Biz dünyayı duyu organlarımız sahiptirler. Çağımızın iki büyük olgusu, reklâm ve vasıtasıyla algılarız. Bu bakımdan bizim her duyuma propagandayı bu çerçeve içinde değerlendirmek uygun ilişkin algılarımız vardır. Ancak, yaşantı sadece olur. Çünkü bu iki kavram, kamuoyu üzerinde (sosyal, duyumlardan oluşmaz. Günlük yaşantımızda siyasal ve ekonomik) etkili olma çabalarının ifadesidir. duyumlarımızı sürekli olarak yorumlar, anlamlı hâle Duygu Algısı, Tutum ve Davranış İlişkisi getiririz. Bir olay ya da nesneyi algılarken onu, yalnızca zihnimizde Göreme Algısı, Tutum ve Davranış İlişkisi yer etmiş olan simge, sembol ve fizikî nitelikteki birtakım

Kişi, içinde bulunduğu dış çevreye ilişkin izlenimlerinin izlenimlerle algılamakla yetinmez, aynı zamanda algılama önemli bir kısmını görme yoluyla elde eder. O halde konusu edilen bu olay, durum veya nesneye ilişkin görme duyusu, insanın çevresini algılama ve algılama davranışını sevme-sevmeme, iyi-kötü vb. gibi anlamlandırmasında, dolayısıyla çevreyle ilişki duygusal nitelikteki birtakım izlenimlerin etkisiyle de kurmasında önemli bir boyut olarak karşımıza gerçekleştiririz. Başka bir deyişle burada algılama çıkmaktadır. Görsel algılama ile psikolojik süreçler sürecinin işleyişine duygusal tavır ve eğilimler de karışır. arasındaki ilişkiden söz etmiştik. Buna göre görsel Seçimleyici Algı, Tutum ve Davranış İlişkisi algılamanın gerçekleşebilmesi için, bireyin psikolojik olarak bakmaya ve görmeye hazır hale gelmesi gerekir. Algılama, içinde yaşadığımız dünyanın sübjektif bir Diğer yandan görsel algılamanın gerçekleşmesinde, görüntüsüdür. Her birey olayları, nesneleri, durumları, bilişsel süreçler de önemli ölçüde etkilidir. Diğer yandan içinde doğduğu toplumsal ve kültürel ortam, içinde yer görsel algılamanın gerçekleşmesinde bireyin duygu aldığı ilişkiler, içine girdiği etkileşim biçimleri, bireysel yapısının da etkisi vardır. ihtiyaçlar, beklentiler, değer yargıları ve benzerlerine göre farklı biçimde algılar. Kişilerin, durumları olayları, İşitme Algısı, Tutum ve Davranış İlişkisi nesneleri, kısacası çevrelerini bu kendilerine özgü algıla-

İnsan iletişiminde konuşma ve konuşulanı anlama önemli ma eğilimleri “seçimleyici algılama” olarak adlandırılır. bir yere sahiptir. Kulak aynı zamanda algıda seçiciliğe Uzay Algısı, Tutum ve Davranış İlişkisi sahiptir. İşitme algısı, toplumsal ilişkiler ve kişilik üzerinde önemli etkilere sahiptir. Kişiliğin gelişim ve Eşyaların belli bir boşluk içindeki yerini belirtmeye uyumunda doğrudan doğruya işitme engelinin, bu kişilere “yerleştirme” denir ve bu faaliyet çeşitli duyu organlarının has bir takım gelişim ve uyum sorunları yaratmaktadır. ortaklaşa çalışmasıyla meydana gelir. Uzay duygusu önce görmede, sonra dokunmada, en son da işitme Dokunma Algısı, Tutum ve Davranış İlişkisi duyumlarında vardır. Demek ki uzay algısının meydana

Özellikle kişisel ilişkilerde dokunma algısı dostluğun, gelmesinde bütün duyu organlarımızın rolü büyüktür. güvenin ve sevginin ifadesi olarak tezahür eder. Zaman Algısı, Tutum ve Davranış İlişkisi Sevmediğimiz nesne veya kimselere dokunmak ve yakın olmak istemeyiz. Bu nedenle dokunma, ilişkilerin Uzaydaki eşya ve olayların algılanması belirli bir sürenin davranışa nasıl dönüştüğünün ifadesi olmaktadır. geçmesini gerektirir. Uzayda meydana gelen her şeyi süre ifadesi olan “zaman”la göstermeye çalışırız. Tat Algısı, Tutum ve Davranış İlişkisi Renk Algısı, Tutum ve Davranış İlişkisi Tat gündelik hayatta, beslenme duygusunun keyifli olarak sürdürülmesini sağlar. Besin veya içecek maddelerinde Renk bir iletişim dilidir ve hepsinin bir anlamı vardır. algısal ayırt edilebilirlik dolayısıyla, sevdiğimiz ve Mesaj verir, insanları psikolojik olarak etkiler ve yaşama hoşlandığımız nesnelere karşı farklı tutumlar oluştururuz. biçimlerini şekillendirir. Öyle ki rengin koku ve tat alma duyuları üzerinde dahi etkili olduğu tespit edilmiştir. Koku Algısı, Tutum ve Davranış İlişkisi Ancak rengin anlamı insandan insana, kültürden kültüre

Değişik kokular insanda çekicilik, hoş karşılanma, dostluk farklılık gösterebilmektedir. veya tam tersi iticilik veya tiksinti uyandırabilirler. Koku Renklerin Sıcak ve Soğuk Olarak Algılanışı duyumu yiyecek seçiminde, en az tat alma kadar önemli bir rol oynar. Güzel kokulu kimselere karşı hoşnutluk Her renk aynı zamanda psikolojik bir mesaj ve duygu duygusu hissederken, kötü kokan kimselerden ise iletmektedir. Psikolojik etkilerine göre renkler sıcak ve kaçmaya ve uzaklaşmaya çalışırız. soğuk olarak sınıflandırılır. Sıcak renkler daha çabuk algılanabildikleri ve görsel düzen içinde görünebilir Simgesel Algı, Tutum ve Davranış İlişkisi olduğu için yakınlık hissi uyandırır. Soğuk renklerin ise

Simgesel algıyı açıklamak için öncelikle simgenin ne geriye çekilme etkisi vardır, uzaklık hissi doğurur. olduğuna bakmak gerekir. Simge, bir şeyi temsil eden başka bir şeydir. İletişim, Algı ve İzlenim Oluşturma Süreci

Çok sınırlı bilgi ve ipuçlarına dayanarak birisi hakkında Simgesel algı ve simgesel iletişim ortamında, çeşitli izlenim oluşturmaya çalışmak, insanlarda önemli olduğu iletişim araç ve teknikleri kullanılmaktadır. Söz konusu kadar da ortak bir eğilimdir. İnsanlar, yalnızca birkaç araç ve teknikler, kamuoyu ile ilişkileri nedeniyle dakika gördükleri bir kişinin çok sayıda özelliği hakkında toplumsal denetim odaklarında stratejik bir konuma


yargıda bulunmak eğilimindedirler. İletişim sürecinde İletişim Sürecinde Sosyal Algının Rolü önemli bir etkiye sahip olan izlenimlerin nasıl oluştuğunu Sosyal algılama bir bireyin diğer bireyleri algılama biçimi şu şekilde ifade etmek mümkündür: olup; yanlış ya da saptırılmış algıların neden olduğu

• Fizikî Özelliklerden Etkilenir basmakalıp yargı ve halo etkisinden arındırılması • Ayırıcı Özelliklerden Etkilenir anlamındadır. Davranışların nedenini anlamak için bireyin • Sosyal Kategorilerden Etkilenir o sosyal durumla ilgili algılaması ve yorumlaması üzerinde durulur. Bağlamdan Etkilenir İnsanın Algılanması İzlenimlerimiz, karşılaşılan bağlama bağlı olarak da değişmektedir. Örneğin çok çekici bir yüzün fotoğrafı Bilim adamlarına göre insanlar hakkındaki kalıcı ilk gösterildiğinde; hemen sonra gösterilen bir başka çekici izlenim, karşılaşma anındaki ilk otuz saniye içinde oluşur yüz; olduğundan daha az çekici görünür. Tersi de olabilir. ve bu nedenle insanların birbiri hakkındaki değerlendirmeleri için son derece önemlidir. Bilişsel Yükten Etkilenir İlk İzlenim Bir insanın başkası hakkında oluşturduğu izlenim; o kişinin o andaki meşguliyetinden fazlaca etkilenir. Karşı karşıya gelen iki kişi arasındaki ilk etkileşim, Başkaları hakkında izlenim oluştururken, aklımızın başka iletişim sürecinin önemli bir belirleyicisidir. İlk verilen şeylerle meşgul olmaması ve dikkatimizi o insanın olumlu ya da olumsuz yargı kişinin diğer özelliklerinin davranışı üzerinde yoğunlaştırmamız gerekir. kapsamını veya algılama yönünü belirler.

Sözel Olmayan Davranışlardan Etkilenir Beden Dili

Bizim başkalarıyla ilgili ilk izlenimlerimizin kaynağı; çok Araştırmalara göre etkili bir iletişimde vücut hareketleri kez duygu ve niyetlerin iletimindeki sözsüz davranışlardır. %55, konuşmadaki ses tonu, vurgu % 38, kullanılan Bir kimsenin bir başkası selam verdiğinde gülümseyip kelimelerin ise sadece % 7 oranında etkili olduğu gülümsememesi; yürürken zıp zıp zıplaması ya da kararlı saptanmıştır.

oluşu gibi. Doğru Değerlendirme

Yüz İfadelerinden Etkilenir Başka insanlar hakkındaki yorumlarımızı etkileyen diğer Charles Darwin, “yüz ifadelerinin” sadece iletişimde bir unsur beklentilerimizdir. Bir kişinin söz ve önemli bir rol oynamadıklarını; belli duygusal ifadelerin hareketlerini yorumlarken, o kişi hakkında sahip doğuştan olduğunu ve dünyanın her yanında olduğumuz bilgilere dayanarak, bir takım anlaşılabildiğini söylemiştir. Yapılan araştırmalar beklentilerimizin etkisi altında kalırız.

insanların, hangi toplumdan olurlarsa olsun; altı temel Stereotipler duyguyu doğru şekilde tanıyabildiklerini göstermektedir: Zihnimizin, algıladığı bilgiyi sınıflama ve adlandırma Mutluluk, şaşkınlık, kızgınlık, üzüntü, korku ve iğrenme. ihtiyacı, doğal olarak bu bilginin genellenmesine ve Vücut Hareketlerinden Etkilenir basitleştirilmesine neden olur. İnsanların bu biçimde Yüz anlatımlarının yanı sıra, bir bütün olarak vücut da sınıflandırılarak genel kategorilere oturtulması sonucunda zengin bilgi kaynağıdır. Genç bir insanın yürüyüşü ile bir ortaya çıkan kalıplara “stereotip” diyoruz. Kadın-erkek, yaşlınınkini, ya da bezgin ve neşeli birinin yürüyüşünü zenci-beyaz, yaşlı-genç, Türk-yabancı, asker-sivil gibi düşünün. Sinirli insanların sık sık vücutlarının bir kalıplar bunun örnekleridir. Genellemeler bireysel yerlerine dokunduklarını, kaşındıklarını bilirsiniz. farklılıkları algılamaya engel olabileceği için, ön yargılara Dolayısıyla yüz ifadelerine ek olarak vücut hareketleri de, yol açar ve kişilerarası iletişimi de etkiler.

izlenim edinme süreci üzerinde etkili olabilecek çok çeşitli bilgiler içermektedir.

İzleyenin Gözü

İnsan algısının en etkileyici özelliklerinden birisi, aynı kişiyi gözlemleyen farklı insanların, farklı sonuçlara varmasıdır. Konuşkan, neşeli ve dışa dönük bir genç kadını, sıcak ve çekici bulanlar da sığ ve ahmak olarak değerlendirenler de olabilir. Bunun nedeni, biz diğer insanlara ilişkin farklı yanları kendimize göre anlamlandırırız.

Kişiliği Yargılamak

İnsanların başkalarını algılaması, bazen onların nesnel özelliklerinden daha çok, onu değerlendirenin belli kişilik özelliklerine ilişkin tercihlerinden ibarettir.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında