Web 2.0 sayesinde, internet kullanıcıları yalnızca içeriği görüntülemekle kalmaz, aynı zamanda kendi içeriklerinin yaratıcısı olurlar. Bu çerçevede internet haberciliği (dijital gazeteler ve blog siteleri) başlatılmış, video izlemek ve yayınlamak için YouTube gibi siteler kurulmuştur. Gelişim bu örneklerle de sınırlı değildir: Facebook, X (Twitter) ve TikTok gibi sosyal ağ siteleri de kısa sürede kurulmuş ve bu sitelerin yıllar içinde kullanıcı sayısında büyük bir artış olmuştur. 21. yüzyılda bilgisayarlar ve internet bir eğlence aracı olmaktan çıkıp gündelik hayatın vazgeçilmezi olmuştur. Bu doğrultuda geleneksel olarak ana haber kaynağı olan geleneksel (basılı) gazeteler, internet üzerinden yayın yapan haber sitelerinin gölgesinde kalabilmektedir.
Yeni İletişim Teknolojileri — Ünite 3 Soru-Cevap
Yeni İletişim Teknolojileri (ILT102U) soru-cevapları.
Web 2.0 teknolojisi kullanıcıların medya tüketim ve üretim alışkanlıklarını nasıl değiştirmiştir? Açıklayınız.
Dijital gazetecilik, geleneksel gazetecilikten hangi yönleriyle farklılık göstermektedir?
Dijital gazetecilikte dikkat çeken önemli bir değişiklik bu gazeteciliğin dijital teknolojilerle bağlantılı olması ve takipçilerle/kullanıcılarla simbiyotik bir ilişkisinin olmasıdır. Ayrıca gelişen teknoloji ile birlikte gazetecilikte yaşanan yenilikler, yeni gazetecilik yapma ve haber tüketme biçimlerinin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bireylerin haberleri ve içeriği tüketme şekli özellikle son yıllarda önemli ölçüde değişmiştir. Dijital çağda gazeteciliğin geleceği, haber kuruluşlarının ve gazetecilerin haberleri nasıl aktardıklarına, dağıttıklarına profesyonel gazetecilik pratiklerini yeni medya ortamına uyarlamalarına hatta tamamen değiştirmelerine bağlı hâle gelebilir. Dahası gazeteciliğin geleceği artık sadece gazetecilere değil yeni çağın okur/izler kitlesinin etkin “kullanıcı”sına bağlı hâle gelebilir.
Gazetelerin gelişerek dünyaya yayılması ve çok sayıda insana ulaşması, içerik ve teknolojik olarak gelişmesi daha çok hangi olaydan sonra hızlanmıştır?
Gazetelerin gelişerek dünyaya yayılması ve çok sayıda insana ulaşması içerik ve teknolojik olarak gelişmesi daha çok Endüstri Devrimi’nden sonra olmuştur.
1980’li yıllarda dünya ve Türkiye üzerinde görülmeye başlanan ekonomik ve siyasal dönüşümlerin medya mülkiyet yapısına ne tür yansımaları olmuştur?
1980’li yıllarda dünya ve Türkiye üzerinde görülmeye başlanan ekonomik ve siyasal dönüşümler iletişim alanında da yeni oluşumları beraberinde getirmiştir. Bu süreçte devlet elinde olan televizyon ve radyo yayıncılığının (TRT) özel girişimcilerle de tanınması sağlanmıştır. Başta yalnızca uygulama olarak başlayan özel televizyon ve radyo yayınları, radyo televizyon yasasının sonradan yürürlüğe girmesine neden olacak şekilde hızla yaygınlaşmıştır. Bu dönemde ticari yayınların sayısı ve etkisi giderek artmış, eskiden gazetecilerin patron olduğu ya da geçmişten beri gazeteci aileler olarak bilinenlerin gazete sahiplikleri, başka üretim kollarında yer alan holdinglerin medya sektörüne girmesiyle değişmiş, buradaki mülkiyet yapısında ciddi dönüşüm olmuştur. Bu dönemde holdingler medya üzerinde ağırlık kazanırken marka değeri yüksek gazeteler ve elbette içerikleri yayın politikalarındaki değişimler yüzünden bilinen kimliklerinden kopmuş ya da ciddi farklılaşmalar söz konusu olmuştur.
Siyasi ve ekonomik krizlerin medya ve çalışanlar üzerinde nasıl bir etkisi olmuştur?
Neoliberal politikaların etkisiyle yaşanan siyasi ve ekonomik krizler, Türkiye’de medya sektörünü ve gazetecileri derinden etkilemiştir. Özellikle 1994 ve 2001 ekonomik krizlerinde çok sayıda gazeteci işsiz kalmıştır. Krizlerle başa çıkmak isteyen medya kuruluşları gazeteci çıkarma yoluna gitmiş, 2001’de çok sayıda gazeteci işsiz kalmıştır. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), kriz sonrası zor durumdaki bankalar ve onların sahip olduğu medya işletmelerine el koymuştur. En çok basılı gazeteler bu süreçten zarar görmüş, satışlar düşmüş ve sektör sarsılmıştır. İşsiz kalan birçok gazeteci internet ortamında haber siteleri kurarak dijital gazeteciliğin Türkiye’deki temelini atmış, bu çabalar yeni medya oluşumlarının önünü açmıştır.
Dünya'da ve Türkiye'de gazetenin dijital dönüşüm sürecinde ilk örnekler hangileridir?
İlk internet gazetesi ABD’de yayınlanmıştır. Chicago Tribune gazetesi ABD’de yayınlanan ve 1992 yılının Mayıs ayında internet sürümünü Chicago Online olarak hayata geçiren ilk dijital gazetedir. İngiltere’de ise ilk internet gazetesi ise 1994 yılında yayınlanan Telegraph’tır. 1995 yılı bu geçiş döneminin en önemli zamanı olmuş ve Times, The Washington Post, Mirror, China Business Journal, USA Today, Der Spiegel, BBC Online gibi gazeteler internet ortamında da yayın yapmaya başlamışlardır.
Türkiye’de ise 1995 yılının Mayıs ayında Aktüel Dergisi basılı sürümünün yanı sıra dijital yayın da yapmaya başlamıştır. Sadece internette habercilik yapan ve ilk haber sitesi olan “Xn” (Eksen), 1996
yılında yayın hayatına başlamış ve 1999 yılında kapanana kadar günlük gazetelerden haber tarayarak ilgi çekici haber ve köşe yazılarını okuyuculara aktarmıştır. Türkiye’de ana akım gazetelerin önde
gelen isimleri arasında yer alan Hürriyet, Sabah ve Milliyet gibi gazeteler 1997 yılından itibaren internet sürümlerini yayın hayatına geçirmişlerdir (Kalsın, 2016).
Teknolojik ilerlemeler çerçevesinde farklı internet nesilleri (Web 1.0, 2.0, 3.0) hangi özellikleri ile öne çıkmaktadır?
İnternet, teknolojik gelişmelerle birlikte nesiller halinde evrilmiştir. Web 1.0, statik içerik sunan, yalnızca okuma olanağı sağlayan ve etkileşim barındırmayan bir dönemdir. Web 2.0 kullanıcı merkezli, etkileşimli ve işbirlikçi yapısıyla iki yönlü iletişim sürecini başlatmış, sosyal medya, bloglar ve kullanıcı üretimli içerikleri mümkün kılmıştır. Günümüzde ise yapay zekâ ve makine öğrenimiyle kişiselleştirilmiş bilgi sunan Web 3.0 dönemi yaşanmaktadır. Bu nesilde internet, kullanıcı ihtiyaçlarını anlayan ve verileri buna göre işleyen bir yapıya sahiptir. Üçüncü nesil internet teknolojisi, içerik kontrolünün yazılımlar vasıtasıyla yapıldığı bir ortam olarak tarif edilebilir. Birbiriyle etkileşim hâlinde olan veritabanı sistemleri sayesinde bireylerin neleri talep ettiğini anlayabilen ve buna göre bizlere çözüm üreten bir internet teknolojisidir. Dördüncü nesil internet, Web 3.0, uygulama ve hizmetlerinde ‘yerel’ kavramını sonlandıran, tüm canlı ve cansızları internet ağına dâhil eden ve nesnelerin interneti olarak da tarif edilen bir dünyayı tanımlamaktadır.
Yeni medyanın geleneksel medyaya göre ne tür avantajları bulunmaktadır?
Yeni medyanın geleneksel medyaya göre etkileşim sağlaması, iletilerde eşzamanlılık ve eşzamansızlık sağlaması, kitlesizleştirme özelliği, anında iletişim sağlaması, hızlı olması, seçim yapmaya olanak vermesi, pazarlama aracı olabilmesi, ucuz olması ve demokrasi yanlısı forumlara olanak sağlaması gibi önemli avantajları vardır (Aydoğan, 2012).
Geleneksel kitle iletişim araçlarıyla karşılaştırıldığında yeni iletişim teknolojilerinin nispeten düşük maliyet, sansür ve denetim zorluğu gibi avantajları bulunmaktadır. Yeni medya etkileşim özelliği sayesinde tüm dünyada örgütlenmiş dev holdinglerin kontrolü altındaki geleneksel medya karşısında, hızla yaygınlaşmaları ve alternatif özgürleştirici bir iletişim sürecinin mecrası olarak açıklanmaktadır. Artık siyasi ve ekonomik olarak büyük güç olan ve basında yoğunlaşmaya neden olan medya holdingleri karşısında yeni medya, bireyler ve ülkeler açısından hem alt yapı hem de
ekonomik olarak eşitsiz yaygınlaşsa da sağladığı özgürlük yadsınamaz bir gerçektir. İnternette büyük haber ajanslarının ve yayın kuruluşlarının dışında kişisel ve yerel yayıncılık yapılabilmesi özgürlüklerin ve yeni fırsatların yayılmasına olanak vermektedir.
İnternetin başlangıçta bir avantaj olarak vaat ettiği özgür, eşit ve sınırsız bilgiye erişim ideali, günümüzde artan mülkiyet yoğunlaşması, denetim ve tekelleşme karşısında nasıl bir dönüşüm geçirmektedir?
Güncel iletişim teknolojilerinin avantajlarının yanı sıra İnternette giderek artan bir mülkiyet yoğunlaşması, sermayeleşme, merkezîleşme ve metalaşma da söz konusudur. İnternette daha çok gördüğümüz ve giderek de artan denetleme ve gözetleme olanakları internetin özgürleştirici özelliği ile ilgili düşünceleri olumsuz yönde etkilemektedir. İnternetin barındırdığı eşitsizlikler, bilgiye erişimde demokratik olmayan koşulların gün geçtikçe artması, ülkeler arasındaki eşitsizlikler ve uluslararası tekelleşme gibi başlıklar artık günümüzün olağan sorunları arasında yer almaktadır.
İnternet dijital de olsa belli bir alan ve mülkiyet hakkı doğurmaktadır. İnternete erişim için gerekli olan altyapı ve teknolojiye sahipliği gerektirmektedir. Aynı zamanda internet bir alan olmakla
birlikte burada yer almak için internete erişim için program ve uygulamalara sahip olmayı ve bunları kullanabilme becerisini gerektirmektedir.
Yurttaş gazetecilik nedir? Geleneksel ana akım medya pratiklerinden nasıl farklılaşmaktadır?
Yurttaş gazeteciliği hem okur hem de gazetecilik yapanlar tarafından iyi niyetli, halktan yana ve reformcu bir anlayış olarak açıklanmaktadır. Ana akım medyada yapılan gazetecilikten farklı olarak yurttaş gazeteciliği, özellikle apolitikleşme, medyada tekelleşme ya da yoğunlaşma, ticari faaliyetlerin artması, demokrasi yönündeki kaygılar ve medyadaki taraflı haberciliğin etkisinde ortaya çıkmıştır.
Yurttaş gazeteciliği, ana akım medyanın sınırlarını aşarak halkın sorunlarını tartışabileceği kamusal bir alan yaratmayı, yerel ve bölgesel kaynakları güçlendirmeyi, dil, din, ırk, etnik köken ve cinsiyet temelli ayrımcılığı ortadan kaldırmayı hedefleyen bir habercilik anlayışıdır; bu modelde halk, hem haberin kaynağı hem de üreticisi olarak sürece dâhil edilir, böylece akredite ve resmî haber kaynaklarına bağımlılık azaltılarak doğrudan halkın sesi medyada yer bulur, habercilerle halk arasındaki mesafe kapanır ve kalıplaşmış haber anlayışı yerine halkın dilinden, halk için hazırlanan daha demokratik bir medya ortamı ortaya çıkar.
Yurttaş gazeteciliğinin gelişiminde blogların nasıl bir rolü olmuştur ve bu durum güvenilirliğe ilişkin hangi tartışmaları da beraberinde getirmiştir?
Yurttaş gazeteciliğine en önemli katkıları 1990’lı yılların sonundan itibaren tüm dünyada yaygınlaşan web günlükleri (weblog) ya da ağ günlükleri sağlamıştır. İnternetin o yıllardaki denetimsiz ve
özgür ortamında blog yazarları bilgi ve haber aktarımını yaygınlaştırmış, sadece belli kişi ve gruplar için avantaj sağlayan geleneksel medyanın tersine yeni medyada yapılan yayıncılık ile kamusal alanda duyulamayan sesler ulaşılabilir hâle gelmiştir. Bütün bunlarla birlikte ana akım medyanın yapısal sorunlarına rağmen yurttaş gazeteciliği yapanların profesyonel gazeteciler kadar güvenilir olup olamayacakları tartışma konusudur çünkü güven veren gazetecilik mesleki değerleri, ilkeleri ve normları demokratik toplumlarda itibar görmektedir. Ayrıca profesyonel gazetecilerin bağlı olduğu yasalar ve mesleki tecrübeleri nedeniyle haber toplama ve bunları yaymada profesyonel gazeteciler yurttaş gazetecilere göre bazı avantajlar sağlayabilmektedir. Bu nedenle yurttaş gazetecilerin bağımsızlıkları, mesleki tecrübeleri, tam zamanlı çalışıp çalışamamaları, nesnellikleri profesyonel gazetecilik yapanlar karşısında eleştiri konusu olabilmektedir.
Yeni medya ve yurttaş gazeteciliği arasındaki ilişkiler, ekonomik dönüşüm ve geleneksel medyanın yapısal sorunları ışığında nasıl bir alternatif oluşturmaktadır? Bu tür girişimlerin karşılaştığı güvenilirlik ve nesnellik sorunları nelerdir?
Son yıllarda, ana akım medyanın ekonomik dönüşümü ve patron-gazeteci ilişkilerinin etkisiyle, yeni medya ortamında yurttaş gazeteciliği alternatif bir alan olarak ortaya çıkmıştır. Bu alanda, kullanıcılar daha fazla sesini duyurabilmekte ve demokratik bir şekilde düşüncelerini paylaşma fırsatına da sahip olmaktadır. Yurttaş gazeteciliği, özellikle küçük ölçekli dijital gazetecilik girişimlerinin faaliyetleriyle, ekonomik sorunlar, yolsuzluk ve demokrasi gibi konuları işlemekte, ana akım medyadan bağımsız bir özgürlük alanı sunmaktadır. Ancak, bu tür girişimlerin de karşılaştığı nesnellik, güvenilirlik ve mesleki yeterlilik eksiklikleri gibi sorunlar bulunmaktadır. Profesyonel gazetecilik yapmayan yurttaş gazetecilerin, haber kaynağı doğruluğu, şeffaflık ve etik kurallar gibi dezavantajlarla karşılaştığı, tık (clickbait) haberciliği baskısı ve dezenformasyonun yarattığı güven sorunlarının da bunlara dahil olduğu belirtilmektedir. Ayrıca, bağımsız sitelerin finansal zorluklar yaşaması ve şeffaf olmayan kaynaklara bağımlı hale gelmeleri de eleştirilmektedir.
Bağımsız ve özgür medya oluşumunda özellikle internetin ticarileşmesi, internetin gözetim altında tutulabilmesi, kısıtlanabilir ve denetlenebilir olması yurttaş gazetecilerin bağımsızlığı ve özgürlüğü
konusunda şüphe gelişmesine neden olmaktadır. Yurttaş gazetecilerin sahip olmaları beklenen yeni mesleki becerilerdeki yeterlilik sorunu ayrıca şüphe uyandıran başka bir durumdur.
Veri gazeteciliği, dijitalleşmenin etkisiyle gazetecilikte nasıl bir dönüşüm yaratmaktadır. Bu dönüşümün gazetecilere sunduğu fırsatlar nelerdir?
Veri gazeteciliği büyük veriyi kaynak alan gazetecilik türüdür. Artık çok az şeyin saklanabildiği günümüzde veri gazeteciliği de kurum ve kuruluşların, şirketlerin, devletlerin hesap verebilirliğini sağlamak ve yolsuzluklarla daha etkin mücadele edebilmek adına başlayan bir girişimdir. Basit anlamıyla veri ile gazetecilik yapmak olarak açıklanmaktadır. Araştırmacı gazeteciliğin günümüz koşullarına dijitalleşen bir yansıması olarak veri gazeteciliği, bilgiyi yeni dijital araçlar, yeni teknikler ile daha etkili bir inceleme sürecinden geçirmektir (Dağ, 2016).
Veri gazeteciliği, dijitalleşen haber merkezlerinde veri toplama, analiz etme, görselleştirme, hikâyeleştirme ve gerekiyorsa filtreleme aşamalarını kapsayarak haber yapmayı içermektedir. Bu yeni gazetecilik türü, profesyonel gazetecilere dijital ortamın desteğinde daha fazla araştırma yapmayı, istatistik bilgisi, programlama dili ve yazılım bilgisi kullanarak veriyi daha etkin bir şekilde kullanmayı sağlamaktadır.
Haberciler için iki önemli fırsat sunan veri gazeteciliği; öncelikle orijinal haber hikâyeleri bulabilmeyi, sonrasında ise bu hikâyelerin takipçisi olabilmeyi sağlamaktadır. Bu sayede veri gazeteciliği
bağımsız çalışan gazeteciler ve web siteleri için yeni takipçiler bulmak ve yüksek kamu yararı taşıyan bilgileri kamuoyuna açıklamak adına yeni olanaklar sağlamaktadır.
Robot gazeteciliğin gelecekte gazetecilik anlayışında nasıl bir dönüşüm yaratması beklenmektedir? Bu dönüşümün karşılaştığı olası zorluklar nelerdir?
Robot gazetecilik, kısa sürede insan emeği olmadan haber yazma imkânı sağlayan bir teknolojidir. Özellikle ekonomi haberleri, borsa verileri ve spor karşılaşmaları gibi rutin haberlerde robot yazılımları daha etkin bir rol oynayacak ve insan gazetecilerin araştırma yapabilmeleri için zaman kazandıracaktır. Ancak, robot gazeteciliğin karşılaştığı zorluklar arasında edebi anlatımın eksikliği, fikri mülkiyet hakları, yanlış ya da uygunsuz bilgiler nedeniyle ortaya çıkabilecek hukuki sorunlar ve veri kalitesinin düşük olması gibi olumsuzluklar yer almaktadır. Ayrıca, deneysel bir araştırma, okurların robot yazılımlar tarafından yazılan haberleri insan gazeteciler tarafından yazılmış haberlerden ayırt edemediklerini göstermektedir.
Drone haberciliğinin faydaları nelerdir?
Drone haberciliğinin faydaları şu şekilde sıralanmaktadır (Kaya, 2023):
- Gazetecilere önemli olayları gökyüzünden haber yapma fırsatı verir.
- İlgi çekici görüntüler sağlaması nedeniyle daha çekici ve merak uyandırıcıdır.
- İnsan erişiminin olmadığı yerlere kolaylıkla ulaşabilmesi nedeniyle kamusal önemi olan konuların gizli kalmasının önüne geçilmesi sağlanmaktadır.
- Felaketlerin etkisini izlemek için görsel veri toplanması sağlanmaktadır.
- Muhabirleri zarar görmekten korur.
- Uçak ve helikoptere göre daha az maliyetlidir.
Dijitalleşme ve sosyal medyanın profesyonel gazeteciliğe etkisi nasıl olmuştur?
Yeni medya teknolojileri ve dijital dönüşüm, profesyonel gazeteciliğin rolünü sorgulatmaktadır. Ana akım haberleriyle işbirliğine dayalı ve sürekli bir etkileşim içinde olmak, profesyonel olarak yapılan geleneksel gazetecilik süreçleri ve uygulamalarını temelden sarsmakta ve bu da “mesleki teamüllerin” yeniden düşünülmesine neden olmaktadır. Yurttaş gazeteciliği ve geleneksel gazetecilik biçimleri birbirini tamamladığı gibi birbiriyle çarpışır hâle de gelmiştir. Sosyal medyayla birlikte yurttaş gazeteciliğinin yeni bir evreye geçtiği görülmektedir.
Sosyal medya, gazetecilerin gündem belirleme gücünü tehdit ederken, halkın güç dengesini de değiştirmiştir. Artık bireyler kendi meselelerini çözmekte, alternatif internet siteleri ana akım medya tarafından göz ardı edilen konuları gündeme getirmektedir. Bu durum, eksik ya da doğrulanmamış birçok haberin sosyal medya ve internet siteleri aracılığıyla gündeme gelmesine de neden olmuştur. Sosyal medyada etkileşim sayesinde kamuoyu etkisi de artmış ve geleneksel medya içindeki eşik bekçiliği de değişime uğramıştır.
Geleneksel medyanın haber üretim sürecinde eşik bekçiliği uygulamalarında genel işleyiş önce haberi seç, yaz, redaksiyon/editörlük işlerini yap ve sonra da yayınla şeklinde gerçekleşmektedir. Yeni medya ortamında nasıl bir yol izlenmektedir?
Geleneksel medyanın haber üretim sürecinde eşik bekçiliği uygulamalarında genel işleyiş önce haberi seç, yaz, redaksiyon/editörlük işlerini yap ve sonra da yayınla şeklinde gerçekleşmektedir.
Yeni medya ortamında ise tam tersi bir yol izlenmektedir. Yeni medyadaki ilerleme şu şekilde olmaktadır (Bruns, 2018):
- Önce yayınla, konunun haber değerleri dışında da haber olacak (infial yaratan olayların gizli kalan yüzleri, ideoloji, toplumsal gruplara hitap, yeni toplumsal hareketlerin parçası olma vb.) tarafları ortaya çıksın.
- Kamuoyunda ilgi uyandıran, gündem oluşturan ayrıntıları kullanıcı tarafından görünür ve yaygın hâle getirilsin.
- Sonra bunlar arasından istenmeyen, kullanıcılar tarafından es geçilen bilgiler gündemden çekilsin.
- Başka tartışmalar ortaya çıksın, toplumsal uzlaşının ortaya koyduğu (kullanıcı iradesi) sağduyulu, adil ve dürüst olan bilgi yaygınlık kazansın.
- Toplumsal uzlaşı dışında kalan fikirler törpülensin hatta geriye dönük yapılan yanlışlar düzeltilsin.
- Bununla birlikte uzlaşının yarattığı yeni fikirler ve terimler de yaygınlık kazansın.
Eşik bekçisi ne demektir?
Eşik bekçisi kavramı, kitle iletişim araçları içinde bir konuyu (haberi) seçen ya da reddeden profesyonelleri anlatmak için kullanılmaktadır. Bununla birlikte kavram, olayın içeriğine ilişkin yeniden bir
düzenlemenin (editörlük) gerçekleştirilmesini de içermektedir. Medya araştırmalarında eşik bekçiliği, kitle iletişim araçlarının bilgi akışının denetlendiği, neyin gizlendiğini, neyin açıklandığını ve bu
mesajların hedeflenen kitlelere ulaşma yöntemini belirleme süreci olarak ifade edilmektedir (McQuail ve Windahl, 1994).
Yeni medyadaki eşik bekçiliği hangi unsurlar ile tarif edilmektedir?
Yeni medyadaki eşik bekçiliği beş unsur ile tarif edilmektedir. Bu unsurlar;
• Erişimin sağlanması ve önlenmesi,
• Dağıtımı yapılacak olan bilginin editöryal seçimi,
• Grubu/ağı korumak adına gruba/ağa girecek bilgilerin düzenlenmesi,
• Grubu bağlayan/bir araya getiren değerleri ve kültürün korunması,
• Sosyal ve davranışsal bir değişim etkeni olmasıdır.
İnternet, haberciliğe yeni bir boyut kazandırırken, yoğun teknoloji kullanımı bazı etik ihlalleri de beraberinde getirmiştir. Bu ihlaller nelerdir?
İnternet, haberciliğe yeni bir boyut kazandırırken, yoğun teknoloji kullanımı bazı etik ihlalleri beraberinde getirmiştir. Habercilikteki bazı ihlaller şunlardır:
• Özel hayatın gizliliğinin ihlali,
• Kişisel verilerin güvenliği,
• Telif ve patent haklarının korunamaması,
• Haber ve ticari enformasyon arasındaki sınırların karmaşıklığı ya da belirsizliği,
• Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yeniden üretimi, nefret söylemi, dilin özensiz kullanımı,
• İçeriğin asıl kaynağının gösterilmemesi,
• Üretilen içeriklerin olgunlaşmadan ve doğruluğu teyit edilmeden yayılması,
• Yeni medya özellikleriyle kullanıcının yoğun reklama maruz bırakılması,
• İçeriklerin yanıltıcı bir biçimde etiketlenmesi ve başlıklandırılması (clickbait),
• Bireyin yeni medya ortamında tüketici olarak konumlandırılması, haberin çarpıtılması,
• Gerçek dışı haber, bilgi akışı ve yayılımı, kaynakların güvenilir olmayışı ve bunun kontrolünü yapmanın zor oluşu,
• Editöryal bir kontrolün genellikle olmayışı, yeni medyadaki etik sorunları oluşturmaktadır.
Kullanıcıların neyin gerçek neyin sahte haber olduğunu belirlemede dikkat etmesi gereken kurallar nelerdir?
Kullanıcıların neyin gerçek neyin sahte haber olduğunu belirlemede dikkat etmesi gereken birkaç kural şu şekilde sıralanmaktadır:
• Haber kaynağının güvenilir olup olmadığını kontrol edin.
• Yanıltıcı başlık kullanan tık haberciliğine yönelik yapılmış haberlerin sadece başlığını değil haber metninin kendisini de okuyun.
• Haberi paylaşan veya yazan kullanıcıları özellikle güvenilir ve resmî kaynaklara dikkat edin.
• Haberin üretim tarihi ile paylaşım tarihleri arasındaki zaman farkı var mı kontrol edin, çünkü geçmiş bilgiler ya da başka bir olaya ait bilgiler güncelmiş gibi yayınlanabilir.
• Haberlerde bir önyargı ya da hiciv olup olmadığını kontrol edin.
• Şüphe uyandıran haberleri doğruluk platformlarından kontrol edin.