Din Sosyolojisi — Ünite 9 Soru-Cevap
Din Sosyolojisi (ILH2008) soru-cevapları.
Dinin var olabilmesi için neler gereklidir?
İlahiyat disiplininde din denince ana inanç yapısı anlaşılır. Bir dini diğerlerinden ayıran en önemli husus akidesidir (inanç esaslarıdır). Ancak salt inanç bir dinin var olabilmesi için yeterli olarak görülmez. Bunun yanında bir ibadet sistemi olmalı ve bu inanç bir dini topluluğa sahip olmalıdır. Mezhep birdinin inanç ve uygulama alanındaki farklı yorum veya içtihatlarıdır. Mezhep mensupları arasında da aynen dinde olduğu gibi, farklı bir mezhebe bağlılık konusunda bilinç söz konusudur. Tarikat ise inanç veya dini pratikler düzeyinde yüksek bir farklılaşma söz konusu olmaksızın, dini daha iyi yaşamak gayesiyle bir liderin etrafında bir araya gelen küçük oluşumlardır.
Hıristiyanlık için mezhep ne derece önemlidir?
Hıristiyanlık için mezhep kavramının din kavramına doğru kaydığı görülür. Hıristiyanlıktaki Katoliklik veya Ortodoksluk İslâmiyet’teki Hanefilik veya Şafiilik gibi değerlendirilmez; aksine bir Hıristiyan mezhebi kendisini artık müstakil bir din gibi görür ve ancak kendi düşüncesine inanan kişinin kurtuluşa ereceğini kabul eder. Mezheple iç içe geçmiş diğer bir kavram ise kilisedir. Gündelik Türkçemizde Hıristiyanların mabedi olarak bilinen kilise aslında pek çok anlama gelir. Kilise en başta bütün Hıristiyan inancını ve topluluğunu ifade eder. Bu yüzden esas kilisenin Katoliklik olduğu, ondan ayrılmış olan her grubun mezhep olduğu şeklinde değerlendirmeler de yapılmıştır.
Kilise ve tarikat kavramları Hıristiyanlıkta nasıl anlamlandırılmaktadır?
Kilise kurumsal yapı olarak tanımlanabilir. Bunların yanında Hıristiyan terminolojisinde Türkçeye tarikat olarak çevrilen cult ve sect kavramları da söz konusudur. Bu kavramlarla ifade edilen gruplar henüz mezhep aşamasına gelmemiş, yani düşünce ve uygulama olarak olgunluğa erişmemiş oluşumlardır. Ancak kendilerini kilise olarak isimlendirebilmektedirler. Hıristiyan düşüncesinde ana Hıristiyan mezhepleri ile Protestanlığın altındaki Anabaptiznm, Metodizm gibi mezhepler ayrı kavramlarla ifade edilir. Ana mezhepler İngilizcede confession, Protestan alt mezhepleri ise denomination olarak tanımlanır. İslâm dünyasında bu kavramların ayrı ayrı karşılığı olmadığı için mezhep denilmektedir.
‘Dini grup’, ‘sosyal grup’ ve ‘yığın’ kavramları ne anlama gelmektedir?
Din sosyolojisinde ise kuşatıcı bir kavram olarak dini grup tercih edilmektedir. Ancak dini grubu anlayabilmek için öncelikle sosyal grup kavramına değinmek gerekir. Sosyal grup toplumsal ihtiyaçlarını karşılamak için bir araya gelen, aidiyet bilinci taşıyan, birbirleri arasında sıkı iletişim olan, belirli bir hiyerarşiye ve normlara sahip, buna bağlı olarak toplumsal yaptırım uygulayan, görece sürekliliğe sahip insan topluluğudur. Ancak bir gruplaşma söz konusu olmadan da insanlar çeşitli biçimlerde bir araya gelirler. Örneğin yeni açılan bir mağazanın ilk gün indiriminden faydalanmak için sabah erkenden sıraya giren yüzlerce kişi ortak bir amaçla bir araya gelen, beklemeyle ilgili kurallara riayet eden, birkaç saatlik de olsa bir süreklilik gösteren bir topluluktur ancak henüz bir grup oluşturacak düzeyde değildirler. Bu tür topluluklara yığın adı verilir. Bu kişiler kendileri gibi olan tüketicilerle çeşitli ortamlarda bir araya gelip düşüncelerini kamuoyuna ifade etmeye, bu yönde eylemde bulunmaya başlarlarsa sosyal hareket olarak nitelendirilirler. O halde sosyal hareket bir taraftan eyleme yönelik bir dü- şünce olarak diğer taraftan da bir düşünce çerçevesinde bir araya gelen ve eylemde bulunan ancak grup örgütlenmesi taşımayan insan topluluğu olarak tanımlanabilir. Dünya ölçeğinde bilinen örnekler vermek gerekirse çevrecilik bir hareket, bu düşünce için bir araya gelen Greenpeace gibi örgütler ise birer sosyal gruptur. Konumuz açısından bakıldığında bir dinin oluşumundan sonra ortaya çıkan mezhepler hareket olarak değerlendirilebilir. Ancak tarikatlar birer gruptur.
Dini hareketlerin ortaya çıkmasında karizmatik liderin önemi ve eylemleri nedir?
Bir dini hareket karizmatik bir dini liderin etrafında gelişir. Dinî lider ya toplumdaki mevcut dini yapıya karşıdır ya da içinde yetiştiği dinin bazı yorum ve uygulamalarını kabul etmemektedir. Böylelikle yeni bir din, yeni bir mezhep ya da tarikat ortaya çıkar. Her dini hareket mutlak surette belirli inanç esaslarını (itikat) öngörür.
Bir harekete din denilebilmesi için gerekli unsurlar nelerdir?
Dinbilimcilerinin genel kabulüne göre, bir harekete din denilebilmesi için inanç, dini pratikler ve cemaat olmak üzere en azından üç temel unsurunun olması gerekir.
Dini hareketler açısından kurtarıcı (Mesih) neyi ifade etmektedir?
Yeni dini hareketlerde benzerlik gösteren en önemli inanç konuları âhir zamanda yaşanıldığı, kıyametin gittikçe yaklaştığı ve bir kurtarıcının (Mesih) gelmekte olduğudur. Kendi liderlerinin Mesih olmasa bile seçilmiş insan olduğuna, Tanrı’dan vahiy aldığına inanırlar. Örneğin Hıristiyanlıkta bir kişinin Tanrı’dan vahiy alması, yani Peygamber olması olağan karşılanır. Ancak Mesihlik çok daha üst makam olarak düşünüldüğünden Mesih olduğunu iddia eden kişiye kendi grup üyeleri dışında inanılmaz.
Din ile dine ait yaşayıştan ve/veya düşünce dünyasından o hareketin doğduğu dinin izlerinden bertaraf etmiş olarak hareket etmek mümkün müdür?
Hiçbir inancı dayatmadığını söyleyen dini hareketlerde bile aslında gizliden gizliye o hareketin doğduğu ana dinin izleri vardır. Örneğin Hinduizm’in çeşitli yoga teknikleriyle meditasyon adı altında tanışanlar, bir süre sonar Hint dini felsefesine geçiş yaparlar. Kutsanmış nikâh töreniyle herkese kapılarını açan Mooncular bir süre sonra kendi Kitab-ı Mukaddes yorumlarını da telkin ederler.
Ritüelin din açısından önemi nedir?
Ritüelin en önemli özelliği grup üyelerini bir araya getirmesi, onlara grubun tarihini hatırlatması, aidiyet bilinci oluşturması ve manevî anlamda bir tatmin sağlamasıdır. İbadet edilmeyen hiçbir dini hareketten söz edilemez. İnanılan mukaddes varlığa sadece elleri kaldırıp dua etmek veya yoga yapmak da esasında bir ibadettir.
Cemaat nedir?
Dinî hareketin diğer bir önemli öğesi ise inananlar topluluğudur (cemaat). Din sadece bireyin mukaddes varlıkla olan irtibatını düzenlemez, aynı zamanda müminin diğer inananlarla olan ilişkilerini de düzenler. Cemaat, yeni dinin ayakta durmasında ibadetler kadar önemli rol oynar. Zira müminler birbirleri ile dayanışma halinde dinlerini yaşatırlar. İlk dini hareket oldukça küçük bir cemaate sahiptir.
Cemaatin özelikleri nelerdir?
• Bu harekete katılanlar dini liderin tanıdığı insanlar veya yakınlarıdır. • Bazı liderler cemaatlerini kurmada özel stratejiler izlerler. • Çok varlıklı, yüksek statü sahibi kişilere ulaşıp kısa zamanda maddi olarak güçlenme düşüncesinin yanında toplum tarafından dışlanmış, bir şekilde mahrumiyet içerisine düşmüş insanlara ulaşıp kısa sürede sayı olarak güçlenme düşüncesi de söz konusudur.
Liderliğin cemaatle ilişkisi nedir?
Dinî hareket lider etrafında şekillenir. Merkezde lider olup, sonra yakın bağlılar, daha sonra da uzak bağlılar gelir. Cemaatin en dışında ise sempati besleyenler yer alır. Bunlar henüz cemaatin içinde değildirler ancak girmeye en yakın insanlardır ve cemaat onları kaybetmek istemez. Yakın bağlılar liderin koruyucularıdır. Liderin olağanüstü özelliklerini diğerlerine anlatan, liderlerinin hatalarını örtenler bunlardır. Liderin gerçekte olağanüstü biri olmadığını da ilk fark edenler bu küçük gruptur ancak cemaatin devamı için bunu gizlerler.
Bir dini liderde ortaya çıkan problemler, farklı bir liderin seçimini nasıl sağlar?
Liderin gerçekte olağanüstü biri olmadığını fark eden küçük grup, ancak cemaatin devamı için bunu gizlerler. Fakat cemaat içi liderlik mücadelesi baş gösterdiğinde liderin asıl niteliği açığa çıkar. Bu yakın bağlılar liderin vefatıyla birlikte muhtemel lider adayları olarak birbirleri ile rekabete girerler ve yeni gruplaşmaların oluşmasına sebep olabilirler.
Dini liderde olması gereken nitelikler nelerdir?
Liderlik dini hareketlerde merkezi rol oynar. Lider kendisinde olağanüstü haller olduğunu veya Tanrı tarafından seçilmiş insan olduğunu iddia eden kişidir. Kendisine inanmış, çevresini etkileme gücüne sahip ve sıra dışıdır. Sosyal bilimlerde bu tipler karizmatik lider olarak isimlendirilir. Ancak liderin bir grubu bütün yönleriyle yönetmesi mümkün olmayabilir. Bu takdirde yakın bağlılar arasından karizmatik lidere yardımcı olacak diğer lider tipleri gerekir. Yönetsel lider denilen bu kişiler örgütleyici yeteneklere sahiptirler ve karizmatik liderin otoriter görüntüsünün altında grubu idare eder, inansman konularıyla ilgilenir, grubun faaliyetlerini düzenlerler.
Karizmatik lider olması, liderin nasıl karşılanmasını sağlar? Bu tür liderlerin ölümünün yol açacağı sonuçlar nelerdir?
Karizmatik liderler sürekli olarak aşırı bir coşku içinde olduklarından dini hareketin inanç esasları ve diğer uygulamaların değişiklik göstermesi normal karşılanır. Ancak kurucu karizmatik liderin ölümünden sonra peşinden gelen hareket liderleri, kurucu lideri bir peygamber biçiminde kutsallaştırarak cemaatlerini daha düzenli bir hale sokmaya yani kurumsallaştırmaya çalışırlar. Bu süreçte inanç esasları ve dini pratikler kesinliğe kavuşturulur. Grup yönetimi ve grup içi ilişkiler kurallara bağlanır. Grup genişleyen nüfusu, finans imkânları, sahip olduğu mabetler, hastaneler ve okullar gibi kuruluşlarla başta yöneticiler olmak üzere bazı grup üyelerinin artık geçim kaynağı haline dönüşür. Grubun daha düzenli bir şekilde devam ettirilmesi hem yeni üyeler kazanma, hem kamuoyunu kendi lehlerine çevirme hem de kendi kişisel yararları için gerekli görülür.
Karizmatik liderden sonra başlayan kurumsallaşma sürecinin ortaya çıkardığı sonuçlar hangi örneklerde görülebilir?
Karizmatik liderden sonra başlayan kurumsallaşma süreci aynı zamanda bölünme ve parçalanmaları da beraberinde getirebilir. Büyük dinlerin sürekli olarak mezheplere bölünmesi gibi, yeni dini hareketler de benzer süreçleri yaşarlar. Hareketin bölünmesindeki en önemli faktör karizmatik liderin ölümüdür. Bundan sonra liderin yerine kimin geçeceği tartışmaları başlar. Bu konuda kurucu liderin ailesi ile hareketin yönetici kadrosu arasında çekişmeler görülür. Amerika’daki Mormon Kilisesi’nin lideri Joseph Smith öldürüldüğünde, iki önemli danışman arasında liderlik mücadelesi başlamış, daha sonra bu mücadeleye Smith’in kardeşi William Smith de katılmıştı. Benzer bir şekilde daha sonra Kral David Tarikatı olarak anılacak grubun lideri Louis Roden yerine David Koresh’i bırakmak isterken, oğlu George Roden hareketin liderliği için mücadele etmiştir.
Sosyolojik perspektiften bakıldığında yeni dini hareketler nasıl tasnif edilir?
• Dünyayı reddeden • Dünya ile uzlaşan • Dünyayı kabul eden hareketler şeklinde tasnif edilir. Bir diğer sınıflandırma da mümkündür: • Kişisel gelişimci hareketler • Toplumsal dönüşümü amaçlayan hareketlerdir.
Dünyayı reddeden dini hareketlerin özellikleri nelerdir?
R. Wallis’in bu ayrımına göre, dünyayı reddeden dini hareketler seküler (dünyevî) olan herhangi bir yapılanmaya karşıdırlar. Tavizsiz bir akideye ve ahlakî prensiplere sahiptirler. Bir dini otoritenin önderliğinde yakın ilişkilerin olduğu bir cemaat hayatını sürdürürler. Hare-Krişna hareketi ve Moonculuk bu tür hareketler olarak kabul edilir.
Dünyayı tasdik/kabul eden dini hareketlerin özellikleri nelerdir?
Dünyayı tasdik eden dini hareketler dünya ile gündelik bağlarını koparmadan zihinsel, psikolojik ve fiziksel problemleriyle baş etme, daha huzurlu bir hayat peşindedirler. İnanç, ibadet hayatı ve cemaat oluşturma konusunda rahat bir görüntü sergilerler. Transandantal Meditasyon bu anlayışa örnek verilebilir.
Dünya ile uzlaşan dini hareketlerin özellikleri nelerdir?
Dünya ile uzlaşan dini hareketler ise manevî ve dünyevî hayat tarzı arasında bir ayrım yaparlar. Dini bireysel bir hayat tarsi olarak görüp modern dünyada maneviyat eksikliği olduğunu iddia ederler. Temelde karşı çıktıkları nokta işlevini tam yerine getirmediklerini düşündüklerini yerleşik dini kurumlardır. YeniPentekostalistler bu anlayışa örnektir.
Yeni dini hareketlerin oluştuğu köken din ile arasında nasıl bir bağlam kurulabilir? Bu durum dini hareketlerin tasnifini etkiler mi?
Günümüzdeki dini hareketler çoğunlukla ana dini kütleden kopan ancak çeşitli derecelerde olmakla birlikte ana yapıya benzerlik gösteren akımlardır. Henüz hiç birisi müstakil ve büyük bir din olma potansiyelini taşımamaktadır. Zaten yeni dini hareketlerin önemli özelliklerinden birisi de uzun süreli bir istikrar gösterememeleridir. Sürekli değişkenlik gösteren bu hareketleri daha kuşatıcı bir biçimde kökenleri itibarıyla sınıflandırmak daha doğru olacaktır.
Batı’dan dünyaya yayılan yeni dini hareketler nasıl sınıflandırılmaktadır?
• Hıristiyanlığın yeni yorumuna dayanan hareketler (Tanrı’nın Çocukları, Mormonlar gibi). • Uzakdoğu kökenli olup Batı’da yaygınlaşan hareketler (Zen Budizmi, Hare Krişna gibi).Madde • Kişisel gelişimci olup Hıristiyanlığa veya diğer dinlere ilgisiz olan hareketler (Sayentoloji gibi). Ancak bu ayrım da artık yetersiz kalmaktadır. Zira artık İslâm ülkeleri kökenli olup veya kişisel gelişimci olarak da nitelendirilmeyecek gruplar ortaya çıkabilmektedir. Aikido Yeniden Dirilme Şehri, Meher Baba, İlahi Nur, çeşitli sufî hareketleri, İslam Milleti bunlar arasında sayılabilir.
Göçler, toplumsal unsurlarda değişim yeni dini hareketleri nasıl etkiler?
Yeni dini hareketlerin Batı Avrupa ve özellikle Kuzey Amerikan toplumlarında ortaya çıkışı dikkat çekicidir. Zira bu toplumlar eğitim, iş, iltica gibi amaçlarla dünyanın her yerinden göçle gelen insanlara kapılarını açmış ve homojenlikten çıkmışlardır. Bunun yanında modernleşme süreci ile birlikte hızlı şehirleşme, aile kurumunun zayıflaması, bireyci düşüncenin hâkim olması gibi etkenler de toplumda yeni dini hareketlerin kolaylıkla ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Amerika Birleşik Devletleri örneğinde olduğu gibi, bir din kurmanın bürokratik açıdan dernek kurmak kadar kolay olması da bu hareketlerin çoğalmasında etkin olmuştur. Yani sosyal ve hukukî açıdan Batı ülkeleri yeni dini hareketlere açıktırlar. Bu hareketlere farklı sosyal kategorilerden, yani farklı cinsiyet, yaş, eğitim, meslek durumundan insanlar katılmakla birlikte dikkat çeken esas nokta genç nüfusun daha fazla ilgi göstermesi, hareketlere katılım ve ayrılma noktasında bir devingenliğin görülmesidir. Özellikle belirli yaşlardaki gençler bu hareketlere ilgi duymakta, ancak bir süre sonra bu hareketlerin beklentilerine cevap verememesi nedeniyle ayrılmaktadır.
İnsanlar neden yeni dini hareketler etrafında toplanmaktadır?
Yeni dini hareketlerin taraftar toplaması ve gelişmesi konusunda üzerinde durulan en önemli husus mahrumiyettir. Bir diğer sebep yeni dini hareketlere katılım ve gelişimde bireysel ilişkiler önemli rol oynamaktadır. Hareketin içinde bulunanlar uzun süreli arkadaşlıklara sahiptirler. Diğer sebep ahlakidir. Bireyler ahlakî değerlere sahiptir ve bunların bir kısmı sosyal gelişmelerin ahlakî bir çöküntüye sebep olduğu kanaatindedirler. Siyasi veya sosyal anlamda ortaya çıkan krizler, belirsizlikler, kesin ahlakî normlardan göreli yaklaşımlara geçiş pek çok insan için tedirginlik vericidir. Yeni dini hareketler genelde alternatif bir hayat tarzı ve kesin ahlakî ilkeler öngördüklerinden çı- kış yolu arayan insanları çekerler. Sosyal grupların en önemli işlevi toplumsal ihtiyaçlarımızı karşılamamıza yardımcı olmasıdır.
Ahlaki ve sosyal belirsizlikler Amerika Birleşik Devletleri’nde insanların yeni dini hareketler etrafında toplanılmasına nasıl ortam hazırlamıştır?
Amerika Birleşik Devletleri’nde dini hareketlerin yoğunluğunda yukarıda sayılan faktörlerin hemen hepsinin önemli rol oynadığı açıkça görülür. Amerikan toplumunda İkinci Dünya Savaşı’ndan sosyal refah hızlı bir şekilde artmıştır. Gelir düzeyinin hızla yükseldiği, temel ihtiyaçlarının rahatlıkla karşılandığı bir tüketim toplumuna dönüşen ABD’de kapitalist dünya görüşünün getirdiği anlam problemleri baş göstermeye başlamıştır. Yani hayatın anlamının ne olduğuna ilişkin sorular daha sık sorulmaya başlanmıştır. 1960’lardan itibaren toplumsal anlamda ahlakî görecelik artmış, hippi gençlik grupları yaygınlaşmaya başlamış, mevcut sisteme eleştiriler yoğunlaşmıştır. Buna bir de Amerika’nın Vietnam Savaşı’na girmesi eklenince ciddi bir belirsizlik durumu ortaya çıkmıştır. Böylelikle 1970’ler bir taraftan Hıristiyan Fundamentalist Evanjelik hareketlerin diğer taraftan da Uzakdoğu kökenli hareketlerin toplumun her katmanına girdiği dönem olarak yükselmiştir.
Wuthnow ve Lawson’ın kültürel eklemlenme teorisinin iki temel önermesi nedir?
Yeni dini hareketler üzerinde uzman olan bu iki sosyologun Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Hıristiyan Fundamentalistler üzerine geliştirdikleri teori bu hareketlerin gelişimi ve değişimini anlamak noktasında geniş bir bakış açısı sunmaktadır. Teorinin iki temel önermesinden söz edebiliriz: 1. İdeolojik hareketler belirli sosyal bağlamlarda tam kendilerini bulurlar. 2. Sosyal hareketler çevresel şartlara eklemlenme süreci sonunda yeni bir yapı ve içerik kazanırlar.
Yeni sosyal hareketlerin ortaya çıkışı ve bunların birbirleriyle ilişkisi nasıl değerlendirilmelidir?
Bir sosyal hareketin ortaya çıkışında çevresel faktörler önemlidir. Yani o ülkenin ya da toplumun demografik, iktisadi, siyasi, coğrafi, dini ve kültürel yapısı mutlak surette hareket üzerinde etkili olur. Yeni dini hareketlerin Amerika gibi yeni kurulan toplumlarda, New York gibi kozmopolit şehirlerde, heterojen nüfusa sahip yerlerde ortaya çıkışı bunun açık örneğidir. İdeolojik hareketler için toplumun yapısı, zihniyeti, hoşgörü durumu, şikâyetçi olunan durumlar (ahlakî belirsizlik, fakirlik, ırk ayrımı, krizler…), iletişim araçları vb. potansiyel kaynakları oluşturur. İşte üçüncü ve çok önemli bir faktör olarak liderler bu çevresel faktörler içindeki potansiyel kaynakları en iyi biçimde değerlendirip öğretilerini ortaya koyarlar ve insanları çevrelerine toplarlar. Ancak aynı anda birbirleriyle rekabet eden pek çok hareket söz konusudur ve bunların bazıları büyür, bazıları ise marjinal kalır.
Mormonların özellikleri nelerdir?
Bugün popüler ismiyle Mormonculuk olarak bilinen hareketin resmi adı İsa Mesih’in Âhir Zaman Azizleri Kilisesi’dir. Ancak bugün Mormonlar tek bir kilise altında olmayıp büyüklü küçüklü gruplara ayrılmışlardır. Hareketin kurucusu küçük yaşta New York’a yerleşen Joseph Smith’tir (1805-1844). 1830 civarı Mormon Kitabı ortaya çıkar ve kilise kurulur. Bu eser Peygamber Mormon’un kaleminden, M.Ö. 600 yılında Amerika’ya göç ettiğine inanılan Yahudilerin bin yıllık tarihini anlatmaktadır. Mormonlar diğer Protestan kiliselerin baskısından dolayı sürekli göç etmek zorunda kalırlar. Toplumdan ayrı yaşamaları ve çok eşliliği uygulamalarından dolayı sürekli takibata uğrarlar. la vaat edilen topraklar (Zion) olan Pasifik kıyılarına doğru yola çıkarlar. Bir yıllık bir yolculuktan sonra bugünkü Utah’ta bulunan Büyük Tuz Gölü’nü (Great Salt Lake) Pasifik Okyanusu zannederek yerleşirler.
Türkiye’de mormonlar bulunmakta mıdır?
Mormonların ülkemizde gelişi 1888 yılına kadar gitmektedir. İlk olarak Sivas’ın Zara ilçesindeki Ermeniler arasında bir kilise kurmuşlar ancak arzu ettikleri başarıyı sağlayamayınca Suriye bölgesine gitmişlerdir. Mormonlar ülkemizde 1999’daki Gölcük Depremi’ne yardım amacıyla tekrar görünmüşlerdir. Bugün ülkemizde kiliseleri mevcuttur ve Mormon Kitabı da Türkçeye çevrilmiş durumdadır. Türkiye’de 600 Mormon olduğu tahmin edilmektedir.
Yedinci Gün Adventizminin özellikleri nelerdir?
Advent İsa Mesih’in krallığını kurmak üzere tekrar yeryüzüne dönmesi demektir. On dokuzuncu yüzyılda bu hareketin önemli temsilcilerinden biri de kozmopolit bir yapıya, dolayısıyla dini hareketler arasında yoğun bir rekabete sahne olan New York’ta yetişmiş rahip William Miller’di (1782-1849). Miller Kitab-ı Mukaddes’in literal (lâfzî) biçimde yorumlayarak İsa’nın gelişinin ruhani ya da sembolik değil, bizzat fiziksel olduğunu iddia etti. Onun kehanetine göre İsa Mart 1843-Mart 1844 tarihleri arasında gelecekti. Bugün Yedinci Gün Adventistleri olarak bilinen grup Miller’in takipçisidir. Adını yedinci güne (sebt günü) saygıdan ve İsa Mesih’in tekrar yeryüzüne gelişinden alır. Kurucuları arasında pek çok isim yer almakla birlikte esas rol vahiy aldığını iddia eden Ellen G. White (1827-1915) ve kocası James White’a (1821-1881) aittir. Bu gruba göre peygamberlik ruhu vahye dayanan sağlam bir bilgi kaynağı olup ilk Hıristiyanlardan günümüze değin devam etmektedir. Kendilerini âhir zaman cemaati olarak gördüklerinden dolayı bu peygamberlik ruhunun Ellen G. White’a verildiğine inanırlar. Dünyanın hemen her ülkesinde Yedinci Gün Adventist’ine rastlamak mümkündür. Grubun onda biri ABD’de yaşarken, çoğunluk Avrupa ülkelerindedir. Türkiye’deki ilk adventist Theodore Anthony isimli bir Rum’dur.
Moonculuk dininin özellikleri nelerdir?
Moonculuk Uzakdoğu kökenli olan ama Hıristiyan öğeleri taşıyan bir dini akımdır. Kurucusu Kuzey Kore doğumlu (1920) Sun Myung Moon olup resmi isimleri Birleşik Kilise’dir (Unification Church). Moon’un dini yaklaşımı Kitab-ı Mukaddes’in yeni bir yorumudur. Bu yorum üç temel sürece dayanır: İnsanın yaratılışı, yaratılış amacından uzaklaşması, tekrar yaratılış konumuna döndürülerek kurtuluşa ermesi. Moon, hareketini yeryüzünde Tanrı’yı gücendirecek gelişmeler üzerine başlattığını iddia eder. Bu gelişmelerin başında özellikle genç nesillerde olmak üzere ahlakî erozyonun baş göstermesi, ben-merkezciliğin artması, Hıristiyanlığın düşüşe geçmesi, dünya dinleri arasında anlayış ve birliğin kaybolması, ateist ve materyalist ideolojilerin yaygınlaşması gelmektedir. Mooncular tüm bu olumsuz gelişmeleri ortadan kaldırmak için çalıştıklarını iddia ederler.
Transandantal Meditasyon ne demektir?
Kelime olarak bağlanma ya da birlik anlamına gelen yoga Hint dini felsefesinin, oturma ve nefes almak egzersizlerine dayanan geleneksel sistemlerinden bir tanesidir. Bu tekniği anlatan temel eser, ne zaman yaşadığı konusunda kesin bir tarih verilemeyen Patanjali’nin Yoga-Sutra (Yoga Özdeyişleri) isimli eseri olmakla birlikte, yoganın yazılı tarih öncesine kadar gittiği kabul edilir. Yogada ruh ya da benin maddi doğa bağlarından kurtulması hedeflenir. Hindu inancına göre insanlar doğum-ölüm çarkı (samsara) adı verilen bir döngü içerisindedirler. Her insan bu hayatındaki yaşantısına göre tekrar dünyaya gelir. Ancak bu durum beden için acı vericidir. Kişi erdemli bir hayat sürüp mutlak mutluluk haline (mokşa) ulaşmalıdır. Yoga kişinin bu maddi bağlardan kurtulmasına, benliğin başlangıçtaki saf haline dönülmesine yardımcı olmaktadır.
Yoga akımının en önemlilerinden biri hangisidir?
Dünya çapında yaygınlık kazanan pek çok yoga akımının en önemlilerinden biri Maharishi Mahesh’in liderliğini yaptığı Transandantal Meditasyon’dur.
Amerika Birleşik Devletleri’nde Transandantal Meditasyon’un Hinduizm’e dayalı bir din olduğuna hangi tarihte hükmetdilmiştir?
Amerika Birleşik Devletleri’nde yoganın hızlı bir şekilde yayılması ve okullara da girmesi üzerine New Jersey mahkemesi 1977 yılında, Transandantal Meditasyon’un Hinduizm’e dayalı bir din olduğuna hükmetmiş ve okullarda meditasyon tekniklerinin öğretimini yasaklamıştır.
Transandantal Meditasyonun amacı nedir?
Akımın bütün dünya insanlığını manevi bir devlet altında toplamak, böylelikle fakirliği, mutsuzluğu yenmek, tabiatla barışık yaşamak gibi küresel bir amacı vardır.
İslam Milleti dini hareketinin özellikleri nelerdir?
Amerika Birleşik Devletlerinde ortaya çıkan İslam Milleti Müslüman zencilere dayanan bir yeni dini harekettir. Yeni dini hareketlerin çoğunun Hıristiyan veya Uzakdoğu kökenli olmasına rağmen, İslam kaynaklı bir hareket olarak önem taşımaktadır. İslam Milleti Wallace Fard Muhammed ismiyle bilinen Wallace D. Fard tarafından kuruldu. Kendisi Amerika’ya 1930’da göç etmiştir ve etnik-dini kökeni tam olarak bilinmemektedir. Fard Muhammed Drew Ali’nin zenciler üzerine kurduğu söylemi geliştirdi. Ona göre, ilk insan siyahtı ve siyahlar Arabistan-Mısır coğrafyasında yaşıyorlardı. Beyaz ırk sonradan ortaya çıkmıştı ve kıyamet beyaz ırkın üstünlüğünün sona ermesi demekti. Fard Muhammed önceleri kendisini mehdi ve peygamber olarak görürken sonradan Tanrı olduğunu da iddia etmiştir. Hareketin Amerikan zencileri arasında hızlı bir şekilde yayılmasında Malcolm X’in etkili vaazlarının ve karizmasının önemli rolü vardır. Bugün Amerika, Kanada ve İngiltere’de bu iki ana gruba bağlı üye sayısının 25 bin ila 100 bin arasında olduğu tahmin edilmektedir.