AÖF Soru Bankası

Günümüz Fıkıh ProblemleriÜnite 3 Soru-Cevap

Günümüz Fıkıh Problemleri (ILH2002) soru-cevapları.

Aile kavramını açıklayınız?

Aile, sosyal, dinî ve hukukî yönleri bulunan bir kurumdur. Aile, insanın doğduğu, büyüdüğü, ilk eğitimini aldığı, kişiliğini kazandığı ve hayata adımını attığı en küçük ve ilk sosyal yapıdır.

Aile bütünlüğünün sağlanabilmesi nelere bağlıdır?

Eşlerin birbirlerine sınırsız sevgi beslemesine, olası kusur ve hatalarını görmezden gelmesine, üstünü örtmesine ve bağış lamasına bağlıdır. Böylesi bir huzur yuvasının basit sebeplerle veya keyfî biçimde sonlandırılması girişimi ya da talebi, hukukî geçerliliği bir yana, Allah katında hesabı zor verilir büyük bir vebaldir.

Evliliğin sonlandırılmasının meşru sebepleri neler olabilir?

Ailenin sevgi ve rahmet ortadan kalktığı için huzur yuvası olmaktan çıkıp, sürdürülmesinin ağır bir külfet ve eziyete dönüştüğü durumlar ise evliliğin sonlandırılmasının meşru sebepleri olmaktadır.

Peygamber’in (s.a.), “Anne-babasından her ikisinin ya da birisinin yaşlılık günlerine erişip de, cenneti hak edemeyen kişiye yazıklar olsun!” şeklindeki buyruğu, ne anlatmaktadır?

İslam’ın değerler sisteminde yaşlı ve hizmete muhtaç anne-baba, kişiye cenneti hak ettirecek büyük bir fırsat ve ilahî bir lütuf olarak görülür.

Anne-babaların çocuklarıyla ilgili en büyük sorumluluğu nedir?

Çocuklar, dünyada girilen sınavın en büyük konusudur. Denilebilir ki insanoğlu en büyük sınavı ailesi ve çocuklarıyla vermektedir. Anne-baba, Allah’ın bir lütfu ve emaneti olan yavruyu, İslam terbiyesiyle yetiştirmek, Yaradan’a, topluma ve tüm insanlığa karşı sorumluluk bilinciyle donatmak ve ona kişilik kazandırmakla sorumludur.

Kur’ân evliliği nasıl nitelemektedir?

Kur’ân evliliği, “ağır sorumluluklar yükleyen bir ahid, sapasağlam bir sözleşme” olarak nitelemektedir (Nisâ 4/21). Bu ağır sorumluluğun gereklerinden birisi de, evlilik birliği içinde geçen güzel günlerin hatırasını kirletmeme, özelini ömür boyu koruma sorumluluğudur.

Müslüman aileyi tanımlayınız.

Müslüman aile, Allah ve Resulü’nün istediği gibi yaşayan ailedir. Aile bireylerinin tamamı, her söz ve davranışının dinî meşruiyet çerçevesine oturmasına özen gösterir. Herkes üzerine düşen görevleri ibadet şuuruyla yerine getirir. çünkü iliklerine kadar hesap bilinciyle kuşanmıştır.

Aile sorunlarının en önemli kaynağı nedir?

Günümüz aile sorunlarının önemli bir kısmı, daha evliliğin kuruluşu sırasında dinî-hukukî gereklere bağlı kalınmamasından kaynaklanmaktadır. Aile, çevre ve toplum bilgisinden saklanan, aile bireylerinin hak ve sorumluluklarının yasal güvenceye kavuşturulmadığı, olası hak ihlalleri ve mağduriyetlerin giderilmesinin vicdanlara terk edildiği, eş seçiminin tümüyle tarafların inisiyatifine veya aile büyüklerinin tercih ve onayına bırakıldığı evliliklerle sıklıkla karşılaşılmaktadır.

Evliliğin diğer medeni sözleşmelerden farkı nedir?

Aile kurumu, tikel hükümlerinin genellikle akıl tarafından kavranılabilir gerekçelere dayanması ve medenî bir işlemin temel özelliklerini içermesi yönüyle sıradan bir medenî sözleşme görüntüsü sergiler. Şekil şartlarına bağlı olması, toplum bilgisini gerektirmesi, düğün yemeği (velime) verilmesi eğlence tertip edilmesi gibi yönleriyle ise evlilik, diğer medenî sözleşmelerden farklı bir mahiyete sahiptir.

İslamda evliliğin önemi nedir?

İslam’da evlilik, medenî bir sözleşme olmanın ötesinde anlamlar da taşımakla birlikte, temel özelliği karşılıklı hak ve sorumluluklar doğuran bir akid olmasıdır. Nikâhın kuruluşuyla birlikte taraflar, karşılıklı bir takım haklara sahip olmakta, belli sorumluluklar üstlenmektedirler. Dolayısıyla evlilikle birlikte kazanılan ya da evlilik sürecinde baş gösterebilecek gelişmelere bağlı olarak devreye girecek hakların, olası ihlallere karşı hukuk güvencesine kavuşturulması son derece önemlidir.

Aile bireylerinin haklarını hukuki güvenceye almak için gerekenler nedir?

Aile bireylerinin haklarını hukukî güvenceye kavuşturmayı amaçlayan tedbirlerden birisi, evliliğe iki şahidin tanıklık etmesidir. Şahit şartı, akde açıklık kazandırma fonksiyonu yanında, tarafların hak ve sorumluluklarının hukukî güvenceye bağlanması gibi son derece önemli bir fonksiyona da sahiptir. Zira ihtilaf halinde şahitler, yargı huzurunda ispat aracı olacaktır. Sözcük işlemcilerin İlk örnekleri 1960’ların başında kullanılmaya başlayan sadece bir satır üzerindeki sınırlı sayıda karakterle oluşturulan metni yazmaya izin veren bir “satır düzenleyicisi”ne sahip bu cihazların geleneksel daktilodan farkı kâğıdı taşıyan düzeneğin sabit olması, harfleri yazan topun kâğıt boyunca hareket etmesiydi.

Akde bağlı açıklık ne demektir?

Evliliği, zina gibi dince meşru kabul edilmeyen ilişkilerden ayıran temel husus, akde bağlı açıklıktır. Zinanın temel karakteri gizli olması, evliliğin temel karakteri ise, toplumun bilgisi dahilinde yaşanan meşru bir ilişki olmasıdır. Açıklığı sağlamanın bir gereği olmak üzere, diğer bütün akidlerden farklı olarak nikâh akdiyle ilgili biçimsel bazı hususlar da söz konusudur. Evlenmenin çevreye duyurulması, meşru çerçevede oyun ve eğlence tertip edilmesi, misafirlere ikramda bulunulması, nikâhın mescitlerde akdedilmesi, akde en az iki kişinin tanıklık etmesi gibi.

Anne-baba rızası olmadan yapılan evliliklerin nedenleri nasıl açıklanabilir?

Evlilik çağına gelen gençlerin önemli bir kısmının, anne-babalarına bile danışıp rızalarını almadan, hatta onlara rağmen eş tercihinde bulunmaları ve evlenmeleridir. Bu tür evliliklerin, şehirleşme ve öğrenim düzeyi ile doğru orantılı biçimde artış gösterdiği görülmektedir. Bunda, kişiyi geleneksel bağlarından ve dinî-ahlakî değerlerinden koparıp onun her türlü hazzını sağlamayı amaçlayan bireyselcilik felsefesinin de önemli etkisi söz konusudur.

Müslüman bayanların eş seçimiyle ilgili önemli husus nedir?

Eş seçimiyle ilgili önemli bir husus, Müslüman bayanın dinî ne olursa olsun gayrimüslim erkekle evlenmesidir. Sahabe neslinden itibaren İslam alimleri, böyle bir evliliğin asla caiz olmadığı hususunda görüş birliği (icmâ) etmiş

Müt’a evliliği nedir?

Evlenme akdi, ilke itibariyle devamlılığı esas alan süresiz bir sözleş Bundan dolayıdır ki, süreyle sınırlı ya da bir tecrübe dönemi geçirmek amacıyla geçici evlilikler yapılamaz (Nisâ 4/19). Bu tür zamanla kayıtlı ve sırf birbirlerinin cinselliklerinden yararlanma amacı taşı yan evliliklere fıkıh literatüründe “müt’a evliliği” denir. Müt’a nikâhı, Hz. Peygamber’in (s.a.) diliyle ve ebedi kaydıyla yasaklanmıştır. “

Çağdaş İslam bilginlerinin görüş ve değerlendirmeleri ışığında evlilik için neler söylenebilir?

  • Ergenlik çağına gelmiş bir kız, rızası olmadıkça evlendirilemez. Allah Resulü’nün (s.a.), “Rızası olmadan bekar kız evlendirilemez” (Buhârî, “Nikâh”, 40-41; Müslim, “Nikâh”, 64) şeklindeki beyanı bu hükmün dayanağını oluş
  • Kızın din ve dünya hayatı bakımından dengi olan birisiyle evlilik kararına, hukuken geçerli bir sebebe dayanmadıkça, velisi itirazda bulunmamalıdır.
  • Meşru nikâh akdi içinde evlilik hayatı yaşamış olan dul bir kadın, eşini seçme konusunda tek başına yetkilidir. Onun, din ve ahlak bakımından meşru olan eş tercihine, şu ya da bu sebeple babası, dedesi, çocukları, kardeşleri de dahil herhangi bir şahsın müdahale etmemesi gerekir.

Günümüzde evliliğin sonlandırılmasıyla ilgili olarak yaygınlık kazanan aile problemleri nelerdir?

  • Aile birliğinin kocanın tek taraflı iradesiyle sonlandırılması.
  • Boş amanın bir anda ve tüm yetkiler kullanılarak gerçekleşmesi.
  • Boşama iradesinin açığa vurumu sırasında şahitlerin bulunması ve boşama tasarrufunun resmî organlar nezdinde kayıt altına alınması.
  • Eşinden ayrılmış veya kocası ölmüş kadının yeni bir evlilik yapabilmesi için iddet bekleme zorunda olması.

“Boşama yoluyla aile birlikteliğinin sona erdirilmesi konusundaki farklı yaklaşımlar nelerdir?

  • Serbest boşama sistemi: Evlenme akdinin kuruluşu gibi sonlandırılması da tamamen tarafların iradesine bağlıdır. Eşler hem tek taraflı hem de karşılıklı anlaşarak evliliği sonlandırmaya yetkilidirler.
  • Boşamayı yasaklayan sistem: Tanrının birleştirdiğini kimse ayırmaya yetkili değildir.
  • Belli sebeplerle yargı kararıyla boşanma: Tarafların tek başlarına ya da anlaşarak evliliği sonlandırma yetkileri yoktur. Sadece belli sebeplere bağlı olarak boşama davası açabilirler. Boşama kararını ancak yargı verebilir.
  • Kendine özgü farklı bir boşama sistemi: İslam’ın benimsediği bu boşama sisteminde, aile birlikteliğinin boşa(n)ma yoluyla sonlandırılması değişik şekillerde meydana gelebilmektedir. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz.

İslam’da tek taraflı irade ile evliliği sonlandırma yetkisinin erkeğe verilmiş olmasıyla ilgili tenkitler nelerdir?

  • Hukukî varlık kazanması, karşılıklı hür iradelerin bir noktada buluşmasına bağlı olan bir akdin, tek taraflı ve sadece kocaya tanınmış yetki ile sonlandırılması, akid mantığına aykırıdır. Nikah akdinin kuruluşu gibi sonlandırılması da iki tarafın iradesiyle mümkün olmalıdır.
  • Tek başına evliliği sonlandırma yetkisinin sadece erkeğe tanınması, kadının ise bu yetkiye ancak erkeğin kabulü sayesinde kavuşabilmesi, kadın-erkek eşitliği ilkesine aykırıdır. Ya ikisi de böyle bir yetkiye sahip olmamalı ya da her ikisine de aynı yetki eş it biçimde tanınmalıdır.

İslamda üç boşama ne demektir?

İslam, boşamayı (talak) üç ile sınırlandırmıştır. üçüncü boşama ile birlikte artık tarafların tekrar aile yuvası kurabilmeleri çok ağır bir şarta bağlanmıştır ki, o da, kadının başka bir erkekle doğal bir evlilik yapması, cinsel ilişkinin yaşandığı bu evliliğin yine doğal bir sürece bağlı olarak ve tabii şartlarda sona ermesidir (şer’î tahlil).

Sünni boşama ne demektir?

“Hz. Peygamber (s.a.), Kur’ân’da hükümleri belirtilen boş amanın usulüne uygun biçimde gerçekleşebilmesi için uyulması gerekli şartları açıklamıştır. Buna göre, eşini boşamak isteyen kişi, cinsel ilişkinin yaşanmadığı bir temizlik döneminde ve bir talak hakkını kullanarak eşini boşamalıdır ki, buna fıkıh literatüründe sünni boşama denilmektedir.

Bid’i boşama nedir?

Adet döneminde (regl) gerçekleşen boşama, cinsel ilişkinin yaşandığı temizlik evresindeki boşama, bir temizlik döneminde gerçekleş en birden fazla boşama, Hz. Peygamber’in (s.a.) tarif ettiği usule aykırı olan boşamalardır. Bu tür boşamalara, sünnete uygun olmayan boşama anlamında bid’î boşama denilmektedir.

Üç boşamanın hukuken geçerliğine ilişkin iki farklı görüş nedir?

  • Aralarında sahabe ve tâbiûn neslinin önde gelen simalarıyla, Hanefî, Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî mezhebi fakihlerinin de bulunduğu çoğunluk, sünnete aykırı biçimde aynı anda gerçekleşen birden fazla boşamalarda, kullanılan boşama yetkisinin tamamının geçerli olacağı görüşündedirler. Buna göre aynı anda üç boşama hakkı birden kullanılmışsa, bir evlilikte tanınan boşama yetkisinin tamamı kullanıldığından, taraflar arasında kesin ayrılık meydana gelmiş olmaktadır.
  • Sahabe, tabiûn ve ilk müctehid imamlardan bazılarına, İbn Teymiyye, İbn Kayyımel-Cevziyye, Şevkânî gibi fıkıh bilginleriyle günümüz İslam hukukçularının çoğunluğuna göre ise, bu şekildeki boşamalar sadece bir boşama olarak geçerlik kazanır.

Boşanmanın kayıt altına alınmasıyla ilgili ayet nedir?

Boşamayla ilgili bazı hükümlere yer verilen Talak suresinin ikinci âyetinde, yargılama hukukunun en önemli ispat vasıtası olan şahitlikten söz edilmiş olması, bu açıdan son derece önemlidir. “Boşadığınız kadınlar iddet sürelerinin sonuna ulaşınca onları ya uygun şekilde alıkoyun ya da uygun bir şekilde onlardan ayrılın; içinizden de iki âdil şahit tutun.”

Yukarıdaki ayette geçen “iki âdil şahit bulundurma” emri, sahabe neslinden itibaren iki açıdan farklı değerlendirmelere konu olmuş Bunlar nelerdir?

  • Emrin delâleti. Şahit bulundurma emri, hukukî zorunluluk (vüc.b ) mu ifade eder, yoksa tavsiye (nedb ) mahiyetinde midir?
  • Emrin konusu. Şahit tutma, boşama için mi istenmiştir, yoksa kocanın iddet süresi içerisinde eşiyle aile hayatına geri dönmesi (ric’at ) için mi?

Ric’i başama denir?

Fıkıh bilginlerinin çoğunluğunun görüşüne göre, iki âdil şahit bulundurma talebi, iddet süresi içerisinde evlilik hayatına geri dönüşün mümkün olduğu boşamalardır.

Boşama tasarrufunun, karı, koca, çocuklar ve toplumla ilgili hukuki sonuçları nelerdir?

Sözgelimi boşamanın gerçekleşmesiyle birlikte ödemesi geleceğe tehir edilen mehir (mehr-i müeccel ), derhal ödenmesi gereken bir hal almaktadır. İddet süresince koca, boşadığı eşinin nafaka ve mesken ihtiyacını karşılamak zorundadır. Dönüşlü boşamalarda (ric’î talak ) taraflardan birisinin ölümü halinde diğeri ona vâris olabilmektedir. Fakat dönüşlü olmayan boşamalarda (bâin talak ), boşamanın gerçekleşmesiyle birlikte karı -koca arasında evlilik sebebiyle meydana gelen akrabalı k bağı (sıhriyet ) sona erdiğinden, miras sebebi de ortadan kalkmaktadır.

İddet nedir

Hukuken geçerli bir evlilik hayatı yaşandıktan sonra herhangi bir sebeple (ölüm, boşama, fesih, tefrik) evliliği sona eren kadının, başka birisiyle evlenebilmesi için mutlaka beklemesi gereken süreye iddet denilmektedir. İddeti gerektiren sebebe bağlı olarak kadının beklemesi gereken süre farklılık gösterir.

Kur’ân’da, iddeti gerektiren sebebe bağlı olarak yeni bir evlilik için beklenmesi gereken süreler nelerdir?

  • Evliliği, kocasının ölümü sebebiyle sona eren kadın; hamile değilse dört ay on gün, hamile ise doğum yapıncaya kadar iddet bekler.
  • Evlilik hayatı, eşinin boşaması, fesih ya da tefrik kararıyla sonlanmış kadın; adet/hayız görüyorsa üç kurû’ , normal yaşta olmasına rağmen adet görmüyorsa veya menopoz evresine girmişse üç ay iddet bekler.
  • Eşiyle fiilî aile hayatı yaşamadan boşanmış kadın ise, iddet beklemez.
Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında