AÖF Soru Bankası

TefsirÜnite 10 Soru-Cevap

Tefsir (ILH2001) soru-cevapları.

Genel anlamda Sevgi nedir?

Kur’ân’ın önemli kavramlarından birisi olan “sevgi”, insanın doğasında
bulunan, bireylerin sevdikleri objelere göre pozitif ya da negatif yönlerde
değişebilen bir duygudur. Bu duygu, sadece dilsel olarak ifade etmekten
ibaret değildir. Sevgi, yaşanarak hayata aktarılan ve kalbin dinamiklerinden
olan bir ruh halidir. Yaşanmadıkça bilinemeyen bu duygunun tam mânâsıyla
tanımını yapmak pek mümkün gözükmemektedir. Sevgi, insanoğlunun
mayasında bulunan fıtrî bir duygudur.

Genel anlamda "aşk" nedir?

Sevginin, tutku haline gelerek kalbi sarmasına “aşk”
denir. Dolayısıyla “sevgi” ile “aşk” kavramlarını birbirlerinin yerine kullanmak
doğru değildir.

Sevgi ile korku arasındaki ilişki nedir?

“Sevgi” ile “korku”nun bir arada telakkî edilmesi, iki farklı kavramın bir
arada düşünülmesi demek değildir. Sevgi, nasıl Allâh’a inanıp, O’nu tanımanın,
marifetin bir sonucu ise, korku da bu bilginin tabiî bir sonucudur. Mü’minler için
ne bu dünyada ne de âhirette korku vardır. Onlar Allâh’a derin bir saygı
duydukları için, bu saygı, ta’zîm ve hürmetten dolayı, kalplerinde bir ürperti
(iclâl) ve korku (heybet) duyarlar. Sevgi nasıl birleştirici bir rol üstlenen duygu
ise, nefret de bunun tam aksine ayırıcı, uzaklaştırıcı bir duygu, bir ruh halidir. Bir
başka deyişle sevgi reaksiyonunun zıddı nefrettir. Kin ve nefret gibi duygular,
olumsuz, yapıcı olmayan sevgilerdir. Çünkü bundaki sevgi duygusu ile nefret
edilen şeyin iyiliği değil, kötülüğü istenir ve o şeyin/kimsenin kötü duruma
düşmesinden haz duyulur. (Gezgin, 2010).

Sevgi kavramının Kur'anî karşılığı nedir?

“Sevgi” kavramının Kur’ân’daki adı “حب/Hubb”tur. 

Hubb kelimesi türevleriyle birlikte Kur'an'da kaç ayette yer almaktadır?

“حب/Hubb”tur. Kur’ân’da türevleriyle birlikte doksan beş âyette geçmektedir.

Arapçada sevgi anlamını karşılayacak kaç kelime vardır?

Arapça’da sevgi anlamına gelen yaklaşık olarak altmış isim bulunmaktadır.

Kur-anı Kerim’de sevgi anlamında kullanılan kelimeler
hangileridir?

Kur’ân’da geçen, “alâka”, “ğarâm”, “hanân”, “hevâ”,
“hullet”, “sababe”, “şeğaf”, “vudd” sevgi anlamında kullanılan kelimelerdir.

Ha-be-be kökünden türeyen, aralarında semantik bağ
bulunan kelimelere örnekler veriniz

• HaBBe: Çimlenmek suretiyle kök salarak, sürekli olarak toprağa BAĞLI kalan, böylece canlılığını koruyan tohum.
• HaBeB: Dişlerin, diş kökleri vasıtasıyla diş etleri ve çene kemiğine BAĞLI olarak sıra sıra dizilişi.
• HaBîB: Kendisine BAĞLANILAN/Sevgili
• HiBB: Kulağa BAĞLI olan küpe
• eHaBBe: 1)Tohumun kök salarak toprağa BAĞLANMASI. 2)Devenin hastalık nedeniyle
çöktüğü mahalden, sıhhat buluncaya veya iyileşemeyip ölünceye kadar o yere BAĞLI kalması
• MuHaBB: Kendisine BAĞLANILAN/Sevgili
• HuBB: 1) Dört tahtanın birbirine BAĞLANMASI ile yapılan ve üzerine küp yerleştirilen oturak 2) Devenin çöktüğü yerden kalkamayıp, o y

Hubb kelimesinin Kur-anı Kerim’de bir davaya olan bağlılık anlamında kullanıldığı yerler nerelerdir?

Bu anlam, şu âyetler incelendiğinde daha açık bir
şekilde görülecektir:
“De ki: Allah (cc)’ı seviyorsanız o halde bana uyun ki,
Allah (cc) da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın...”
(Âl-i İmrân, 3/31).
“Ey inananlar! Sizden kim dîninden dönerse, Allah (cc),
yakında öyle bir toplum getirecek ki, (O) onları sever,
onlar da O’nu severler. İnananlara karşı alçak gönüllü,
inkâra şartlananlara karşı onurlu ve şiddetlidirler. Allah
(cc) yolunda cihad ederler, yerenin yermesinden
korkmazlar. Bu Allah (cc)’ın bir lütfudur, onu dilediğine
verir. Allah (cc)’(ın lütfu) geniştir. (O) Alîm/Bilen’dir.”
(Mâide, 5/54)

Kur'an'da Aşk kelimesi hangi ayette geçmektedir?

Kur’ân’da “aşk” ve “şevk” kelimeleri geçmemektedir. Bu yüzden günümüzde
sevginin yoğun olarak yaşanması durumunu ifade etmek üzere sıklıkla
kullanılan “aşk” kelimesini, Kur’ân’da geçen ve “sevgi” anlamına gelen başta
“حب/ hubb” olmak üzere, diğer kelimelerle karıştırmamak gerekir.

“Bir şeyden hoşlanmak suretiyle ona tutku
derecesinde bağlanmak” anlamında “ حب/ Hubb”
kelimesine Kur-anı Kerim’den örnekler veriniz

“Hubb” kelimesinin semantik tanımının, “hubb”un Kur’an siyakındaki anlamını doğru bir şekilde yansıttığını şu âyetlerde de görmek mümkündür. Zira bu âyetlerde “hubb” kelimesinin, “bir şeyden hoşlanmak, zevk almak, benimsemek, lezzet almak suretiyle bağlılık” anlamı da belirgin bir şekilde görülmektedir. Meselâ şu âyette bu tür bir “bağlılık” anlamı oldukça açıktır: “Kadınlardan, oğullardan, yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüşten, güzel cins/salma atlardan, davarlar ve ekinlerden gelen zevklere aşırı bağlılık, insanlara süslü
gösterildi. Bunlar, sadece dünya hayatının geçimidir. Asıl varılacak güzel yer Allah (cc)’ın katındadır.” (Âl-i İmrân, 3/14)

“Tercih edilen, beğenilen, benimsenen bir şeye bağlılık” anlamında hubb” kelimesine Kur-anı Kerimden örnekler veriniz.

“Hubb” kelimesi, Kur’an’da “bir şeyi diğerine
tercih etmek” anlamında, istehabbe” şeklinde geçmektedir.
(İbrahim, 14/3; Nahl, 16/107; Fussilet, 41/17) Meselâ şu
âyette bu anlamı görmek mümkündür:
“Ey İnananlar! İnkarcılığını inanmaya tercih eden
babalarınızı ve kardeşlerinizi samimi dost edinmeyin. Kim
onları candan dost edinirse, işte onlar zâlimlerdir.”
(Tevbe, 9/23)

Kur’ân’da Allâh’ın Sevmediği Fiiller ve Bu Fiilleri Yapanlar kimlerdir?

Kur’ân’da Allâh’ın sevmediği fiiller ve bu fiilleri yapanlar şunlardır:
- Nankör olan günahkârlar, kâfirler/inkârcılar (Bakara, 2/276; Âl-i İmrân,
3/32; Hacc, 22/38; Rûm, 30/45),
- Haddi aşanlar (Bakara, 2/190; Mâide, 5/87; A’raf, 7/55),
- Bozgunculuk ve bozguncular (Bakara, 2/205; Mâide, 5/64; Kasas, 28/77),
- Zâlimler (Âl-i İmrân, 3/57, 140; Şûrâ, 42/40),

- Günahkârlar (Bakara, 2/276; Nisa, 4/107),
- Hainler (Nisa, 4/107; Enfal, 8/58; Hac, 22/38 ),
- Kendini beğenerek gösteriş yapanlar, övünenler, böbürlenenler (Nisa,
4/36; Kasas, 28/76; Lokman, 31/18; Hadid, 57/23),
- Büyüklük taslayanlar (mağrurlar) (Nahl, 16/23),
- İsraf edenler (En’âm, 6/141; A’râf, 7/31),
- Şımaranlar (Kasas, 28/76),
- Kötü sözü açıkça söyleyenlerdir.( Nisa, 4/148)

Sevgi kelimesi Kur-an bütünlüğünde nasıl düşünülmelidir?

“Sevgi” kavramını Kur’an bütünlüğünde
incelediğimiz zaman, Allah (cc)’ın razı ve hoşnut olduğu;
sevdiği ve sevmediği fiiller; Allah (cc) ile insan arasında,
Rabb-Abd ilişkisi de diyebileceğimiz ve genellikle ahlâkî
ve psikolojik açılardan değerlendirilebilecek hususlara
öncelik verilmesi şeklindedir. Zira Kur’an’da Allah (cc)’ın
sevdiği; “iyilik yapmak”, “Allah (cc)’a bilinçli bir saygı
duymak”, “âdil olmak”, “Allah (cc)’ı sevmek”, “temiz
olmak”, “tövbe etmek”, “sabretmek”, “Allah (cc)’a
güvenmek” gibi fiiller, bireyin kendi ruhsal yaşantısını
sağlıklı kılan ve toplum düzeninin sağlanmasında önemli
işlevi bulunan ve insanın yaşadığı süre içerisinde, bir ömür
boyu uygulaması gereken ahlâkî kurallardır. Ayrıca, Allah
(cc)’ın sevdiği fiilleri; insanlar da fıtrî olarak sevmektedir.
Allah (cc)’ın sevmediği fiillerden özellikle “bozgunculuk
yapmak”, “gösteriş yapmak”, “israf etmek”, “büyüklük
taslamak”, “kötü söz söylemek” “ihanet etmek” gibi
fiiller, evrensel ahlâk ilkeleri açısından da tasvip
edilmeyen ve sevilmeyen davranış biçimleridir. Kur’an’da
bu fiillerin Allah (cc) tarafından sevilmediğinin
bildirilmesi de gösteriyor ki, toplumun düzeninin
sağlanmasında temel ahlâk umdeleri de diyebileceğimiz
bu esasların ihlâl edilmemesi gerekmektedir.

Kur-anı Kerim’e göre en çok sevilen/sevilmesi gereken
kimdir?

Kur’an-ı Kerîm’de önemle vurgulanan ve diğer
sevgi objelerinin ötesinde ayrıcalıklı sevgi; Allah (cc) ve
Peygamber (sav) sevgisidir. Özellikle mü’minlerin, her
şeyden daha çok Allah (cc)’ı ve Elçisi’ni sevmeleri
gerekmektedir. Ancak bu sevgide dikkat edilmesi gereken
en önemli husus, Hz. Peygamber (sav)’i Allah (cc)’ı sever
gibi değil, Allah (cc) için sevmektir. Aksi takdirde, Allah
(cc)’ın elçisini, elçilik konumundan ilâhlık mertebesine
çıkarmak söz konusudur. Bu da Kur’an’da en büyük
zulüm olarak nitelenen şirktir. Halbuki Kur’an, zedelenen
tevhid akîdesini yeniden aslî hüviyetine kavuşturmak
üzere gönderilmiş bir kitaptır.

Müslümanların, kafirler ile ilişkileri hubb kelimesi
kapsamında ne şekilde olmalıdır?

inkârcılığı benimseyerek, inkâr etmeyi tercih
etmek suretiyle ona bağlanan böylece, iman etmeyi tercih
etmeyen insanların dost edinilmemesi emredilmektedir.
Burada insanın önünde iki seçenek vardır. Ya inanacaktır
ya da inkâr edecektir. Kimi insan, inkâra şartlanarak onu
benimser ve onun yapıştığı bir kulp olur. Kimi de
inanmayı benimser, tercih eder ve imanına bağlanır ona
sâdık kalır. Nitekim Kur’an’da insana yolun gösterildiği,
dileyenin şükredeceği dileyenin de nankörlük edeceği
(İnsan, 76/3) belirtilerek, bu seçimin insana verildiği ima
edilmektedir. Dolayısıyla, insanın kendi hür iradesiyle
benimsediği, bağlandığı ya da tercih ettiği şey bazen onu
saptırabilir. Yukarıda naklettiğimiz âyette, insana bu
tercih/bağlanma hatası hatırlatılmakta, inkârcılığı, imana
tercih edenlerin en yakını; baba ve kardeş dahi olsa,
onların dost edinilmemesi uyarısı yapılmaktadır. Bu âyetin
hemen akabinde gelen âyette ise insanın yapısında
bulunan ana, baba, kardeş, eş, evlât, hısım ve akrabaya
olan bağlılığı ile ter dökülerek kazanılan mallara, kesada
uğramasından endişe edilen ticarete, hoşa giden
mâlikaneler/konaklara bağlılığın/sevginin; Allah (cc) ve
Elçisi’ne bağlığa/sevgiye, Allah (cc) yolunda cihad
etmeye tercih edilmesi durumunda, Allah (cc)’ın emrini
getirinceye kadar ne gibi şeylerin başa geleceğinin
gözetlenmesi uyarısında bulunulmakta (Tevbe, 9/24),
böylece esas benimsenmesi veya bağlanılması ya da
sevilmesi gerekenlerin Allah (cc) ve Rasûl’ü (sallallahu
aleyhi vesellem) ile Allah (cc) yolunda cihad olduğu
vurgulanmaktadır.

ب/Hubb kelimesinin semantik tanımı nasıl yapılmaktadır?

Hubb: Bir şeyin, çok istenmek suretiyle ona bağlanıldığı ve bu
bağlılığın kalbde/gönülde yer ederek her türlü şart altında devamlı
olarak kaldığı, hiç bir şekilde gönülden çıkmadığı bir duygudur.”
(Gezgin, 2010)

Arapların hayatlarının merkezinde deve olduğundan Arapça'da bir çok kelime köken olarak deve ile ilgili anlamlar üzerinden türetilmiştir. Dolayısıyla Hubb kelimesi de yine köken olarak deveyle ilişkilidir. söz konusu kelime deveyle ilgili hangi anlamdan türemiştir?

“Hubb”, öyle bir duygudur ki, tıpkı mecalsiz yorgun bir devenin, çöktüğü
yerden bir yere gidemeyip, orada kalması gibi, sevenin kalbinden hiç
ayrılmaz.

Kur'an'da Hubb kelimesi ve türevleri kaç ayette geçmektedir?

Ha-Be-Be” kökünün türevleri Kur’ân’da 95 âyette geçmektedir.

Kur’ân’da “Ha-Be-Be” Kökünün Türevleri nelerdir?

1. Tane, Tohum (حبة , حب )

2. Sevgi, Muhabbet (محبة)

3. Yeğlemek, Tercih etmek (استحب/يستحب/ احببت)

4. Sevgi, Tutku, Bir Şeye Olan Bağlılık

5. Bağlılık, Bağlanmak/Sevmek.  ( احبب/حبب / تحب/ يحب/ احب)

Arapçada Hubb kelimesinin türevleri nelerdir?

• ”Habbe”:

a) Sevgili ve sevimli olmak; durmak.

b) Buğz’un zıddı, sevmek, beğenmek, rağbet etmek, âşık olmak.
• ”Hâbbe”: Arkadaşlığı geliştirmek, arkadaşlığına şahitlik etmek.
• ”Ehabbe”: “Sevmek, istemek, meyletmek”
• "Habbebe”: Habbebe ilâ” şeklinde kullanıldığı zaman, “bir şeyi sevdirmek” anlamında kullanılır.
•"Tehabbebe” :“Tehabbebe ilâ” ile kullanıldığında, sevgi göstermek ve bir şeyi su ile doldurmak; devenin kanıncaya kadar su içmesi anlamına gelir.
• ”Tehâbbe”: Birbirini sevmek.
• ”İstehabbe”: Sevmek, sevimli bulmak, hoşlanmak.
• ”Habâbu”: Suyun üzerindeki kabarcıklar; suyun ve kumun çok olduğu yer; çiğ (bitkinin
üzerindeki nem); rüzgârın su üzerinde meydana getirdiği silsile halindeki yollar gibi anlamlara gelir.
• ”Hibb”: Kulağa takılan küpeye denir.
• ”İhbâb”: Kırıklık veya hastalık nedeniyle hareket etmeye tâkati kalmayarak çöktüğü yerden
iyileşinceye veya ölünceye kadar bir yere gidemeyip olduğu yerde kalan deveye denir.
• حباب/ ”Hubâb”: Yılan ve şeytanın diğer bir ismidir.
• حبب/ ”Habebu”: Dişlerin sıra sıra dizilişi ve
suyun, kumluğun bol olması demektir.
• ”Habîb”: Sevgili anlamına gelmektedir.
•  ”Hubbu”: Malik olmakla hoşlanılan sevilen şey ve büyük su küpü anlamına gelir.
• ” İstihbâb”: Hayvanların işkembelerinde suyun uzun süre durması nedeniyle susuzluğa dayanmalarının uzaması ve dost edinmek anlamlarındadır.

Kur’ân’da “hubb” kelimesi, Allâh’ın sevdiği ve sevmediği fiillerin beyan edildiği âyetlerde sıkça geçmektedir. bu bakımdan Allah'ın sevdiği fiiller hangileridir?

-İyilik yapanlar (Bakara, 2/195; Âl-i İmrân, 3/134, 148; Mâide, 5/13,93),
-muttakîler/ Allâh’a karşı gelmekten sakınanlar (Âl-i İmrân, 3/76; Tevbe,
9/4, 7),
-Âdil olanlar/muksitûn (Mâide, 5/42; Hucûrat, 49/9; Mümtahine, 60/8),
-Allâh’ı/O’nu sevenler (Âl-i İmrân, 3/31; Mâide, 5/54),
-Temizlenenler (Bakara, 2/222; Tevbe, 9/108. âyette arınmayı, temizlenmeyi
seven insanlardan da bahsedilmektedir),
-Tövbe edenler (Bakara, 2/222),
-Sabredenler (Âl-i İmrân, 3/146),
-Allâh’a/O’na güvenenler (Âl-i İmrân, 3/159),
-Allâh’ın yolunda savaşanlardır. (Saff, 61/4).

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında