Esbâbu’n-Nüzûlle İlgili Bazı Sorunlar ve Dikkat Giriş Edilmesi Gereken Hususlar
İlk Peygamber olarak gönderilen Hz. Âdem (as)’in ardından bir silsile hâlinde devam eden nübüvvet kurumu, • Âyetlerin nüzûl sebeplerini bilmek son derece Hz. Muhammed ile birlikte son bulmuştur. önemli olsa da bunları bilmeden Kur’ân’ı anlamanın imkânsız olduğunu söylemek doğru değildir. Kur’ân’da kıssaları anlatılan Peygamberlerden Hz. Adem, Dolayısıyla nüzul sebepleri, Kur’ân’ı anlamada İbrahim, Musa, İsa (sae) ve son Peygamber Hz. yardımcı unsurlar olarak görülmektir. Muhammed Mustafa (sav) belirli davranışlarıyla şöhret • Kur’ân’ın tilavet tertibine göre okunmasıyla iniş bulmuş toplumlara gönderilmişlerdir farklı kavimlere sırasına göre okunması arasında çok fazla bir fark gönderilmişlerdir. Bu durum her Peygamberin, belirli bir bulunmamaktadır. tarihe ve coğrafyaya gönderilmiş dolduğunu • Nüzûl sebepleri her ne kadar özel olsa da bunların göstermektedir. Dolayısıyla Kur’ân’ı yorumlarken bu hükümlerinin genel olduğu asla unutulmamalıdır. algılardan ne şekilde istifade ettiklerini incelemişlerdir. Bu • Nüzûl sebepleriyle ilgili rivâyetlerde zaman zaman çerçevede öne çıkan en önemli Kur’ân ilimleri arasında oldukça abartılı ve hatta asılsız bilgilere de yer esbâb-ı nüzûl, Kur’ân kıssaları, nâsih-mensûh ve isrâiliyat verilmiştir. Dolayısıyla bu anlatımlar konularıdır. Müslümanların hayata bakışlarını derinden etkiler.
Esbâb-ı Nüzûl • Nüzûl sebepleri, Kur’ân’ın iniş sürecinde vukû bulmuş olaylarla ilgili bir kavramdır. Bu nedenle “Nüzul sebepleri” anlamına gelmektedir. Hz. Peygamber Hz. Peygamber (sav)’in Peygamberliğinden önce (sav)’in risâlet döneminde meydana gelen ve Kur’ân’ın bir geçen ya da Peygamber Efendimiz (sav)’in veya birkaç âyetinin yahut bir sûresinin inmesine yol açan vefatından sonra ortaya çıkan olaylardan herhangi olayı, durumu ya da soruyu ifade etmede kullanılır. birisi, Kur’ân’da herhangi bir âyet için nüzûl sebebi
Kuran’da âyetlerin büyük bir kısmı özel bir olaya, konuya, değildir. dolayısıyla belirli bir sebebe bağlı olarak inmeyip • Bazen nüzûl sebeplerinde aynı âyetle ilgili genellikle insanları ihtiyaç duydukları hususlarda birbirinden farklı rivâyetler nakledilebilir.
bilgilendirmek, eğitmek, aydınlatmak, yönlendirmek veya Nâsih - Mensûh uyarmak maksadıyla indirilmiştir. Ancak yine de rivayetlerde, âyetleri anlamada nüzûl sebeplerini bilmenin Kelime olarak nesh, yok etmek, gidermek, bir şeyi bir çok önemli olduğunu vurgulanmaktadır. yerden başka bir yere nakletmek gibi anlamlara gelse de bir usûl terimi olarak düşünüldüğünde hükmü Esbâb-ı Nüzûlün Çeşitleri kaldırılmış olan âyete mensûh, hükmü ortadan kaldıran Esbâb-ı nüzûlün birçok çeşidi bulunmakla beraber aşağıda âyete de nâsih denmektedir. sıralanan üç tanesi, bunlar arasında en çok bilinenlerdir. İslâm âlimleri dört tür nesihden söz etmektedir. Bunlar: 1. Doğrudan Hz. Peygamber (sav)’e yöneltilen Kur’ân’ın Kur’ân’ı neshi, Kur’ân’ın sünneti neshi, sorulara cevaben inen, sünnetin sünneti neshi ve sünnetin Kur’ân’ı neshidir. 2. Toplumda infiale sebep olan bir olay hakkında inen, Ancak ilk üç şıkkında ulemanın büyük ölçüde ittifakı 3. Herhangi bir meselenin dinî hükmünü beyan etmek sağlarken son gruptaki nesh çeşidi hakkında farklı için nâzil olan âyetlerdir. görüşler de söz konusudur.
Esbâb-ı Nüzûlü Bilmenin Faydaları Kur’ân’da Neshin Varlığını Kabul Edenlerle Etmeyenlerin Delilleri • Nüzûl sebeplerinin bilinmesi âyetlerin manalarını anlamayı kolaylaşır. Nesh konusunda Kur’ân’da neshin bulunduğunu kabul • Nüzûl sebepleri bilinmesi, çeşitli konularla ilgili edenlerin delilleriyle karşı iddialar şunlardır:
hükümler içeren ayetlerin hikmetlerini tespit etmeyi 1. Kur’ân’da hükmü kaldırılan âyetler bulunmaktadır kolaylaştırır. (Bakara (2), 106; Nahl (16), 101; Ra’d (13), 38). Bu • Bazen bir âyetin zahir anlamı rahat bir şekilde ayetlerde âyette bir neshin anlatıldığı doğrudur; anlaşılsa da âyet ile kastedilen asıl mana, onun ancak bu nesh, Kur’ân’daki hükümlerin birbirini nüzûl sebebi bilindiği zaman çok daha net bir ortadan kaldırması şeklinde anlaşılamaz. Burada şekilde ortaya çıkar. kastedilen, Yüce Allah’ın farklı dönemlere • Bir âyet özel olarak bir şahıs hakkında inmediği uygunluk arzeden dinler göndermiş olmasıdır. halde zaman zaman belli bir kişi hakkında nâzil 2. Kur’ân âyetleri arasında neshin vukû bulduğu olmuş gibi kullanılabilir. Nüzûl sebebinin görüşünde olanlar, bu konuda âlimlerin icma ettiğini bilinmesiyle bu tür yanlış anlaşılmaların ve ileri sürmektedirler. Bu anlamda neshin olmadığını istismarların önü alınmış olur. söyleyenlerse deliller ile karşı çıkmaktadırlar.
Ancak Kur’ân’da neshin varlığı konusunda icma bulunduğu iddiasını şüpheli bulunmaktadır.
3. Kur’ân âyetleri arasında neshin vukû bulduğunu İnsanların çeşitliliği, algı ve tecrübelerdeki söyleyenler, bu konuda rivâyet edilen bazı haberleri farklılıklar, kıssaların bu şekilde anlatılmasını delil gösterirler. Ancak Hz. Peygamber (sav)’den gerektirmiştir. konuyla ilgili hadisler nakledilmesi gerekirken, bu Kur’ân’daki Kıssaların Hedefleri konuda delil olabilecek sahih bir hadis yoktur. 4. Neshi kabul edenler, aklen de neshin vukû 1. Tevhîd, nübüvvet ve ahiret inancı gibi itikadî bulabileceğini söylemektedirler. Ancak böyle bir konuları, önceki ümmetlerin kıssalarını anlatarak hususun evrensel bir kitap için mümkün sağlamlaştırmaktadır. olamayacağını ifade ederek reddedilir. 2. Özellikle Hz. Peygamber (sav)’i ve müminleri 5. Neshi kabul edenler, nâsih ve mensûh âyetlerin, teselli etmek ve önceki Peygamberlerle anlam itibarıyla birbiriyle uzlaştırılamayacak kadar ümmetlerinden örnekler vererek tüm çelişkili olması gerektiğini düşünürler. Ancak bu Peygamberlerin tebliğ yaptığını, her ümmetin durum Kuran’da kimi ayetlerin birbiriyle çeliştiği benzer sıkıntılardan geçtiğini anlatmak. anlamına geldiğinden reddedilmektedir. 3. İslâm toplumunu, önceki ümmetlerin kıssalarıyla 6. Kur’ân’da neshin var olduğunu söyleyenler nâsih yetiştirmek. âyetin, mensûh âyetten sonra gelmiş olması 4. Akla ve kalbe dengeli hitap ederek toplumu gerektiğini ileri sürerler. eğitmek ve yetiştirmek. 7. Kur’ân’da neshi kabul edenlere göre, hem nâsih 5. Anlatılan kıssalardan hareketle ortak bir noktaya hem de mensûh, dînî bir hükümle ilgili olmalıdır; ulaşmak ve muhatapların genel bir ilke hakkında ahlâka ya da itikada dair konularda nesh olmaz. fikir edinmelerini sağlamak.
Kur’ân’daki Neshin Çeşitleri Kur’ân Kıssalarına Dair Bazı Problemler
Âyetler arasında neshin varlığını kabul edenler Kur’ân’da 1. Kur’ân’daki kıssaların büyük kısmı tarihte olup üç tür neshin olduğunu ileri sürerler. Bunlar: bitmiş vakıalarla ilgilidir. Bu nedenle Kur’ân’daki ayetler kıssaların hakikate uygun 1. Hükmü mensûh metni baki âyetler olarak anlatıldığını gösterir. 2. Hükmü baki metni mensûh âyetler 2. Kur’ân’da hangi kıssanın anlatılacağına karar 3. Hem hükmü hem de metni mensûh âyetler veren, şüphesiz ki Yüce Allah’tır. Dolayısıyla Kasasu’l - Kur’ân (Kur’ân Kıssaları) hangi tarihsel olayın kıssa olarak anlatılacağına ya da anlatılmayacağına; anlatılan kıssalarda Kur’ân’ın önemli bir kısmını kıssalara yer verilmektedir. nelere önem verilip nelere verilmeyeceğine ancak Kur’ân’da geçtiği şekliyle ‘kasas’ kelimesi, isim olup Yüce Allah karar verir. masdar yerine kullanılmaktadır; kıssa kelimesinin çoğulu 3. Kur’ân’da tarihsel kıssaların yanı sıra temsilî olan ‘kısas’, Kur’ân’da geçmemektedir. kıssalar da vardır.
Kur’ân’da üç tür kıssa bulunmaktadır. Bunlardan ilki 4. Kur’ân bir tarih kitabı olmadığından, kıssalarda Allah elçilerini, elçilerin getirdikleri mesajları ve bu tarihî bilgiler bir bütün olarak yer almaz.
mesajlara ümmetlerinin gösterdikleri tepkileri anlatır. Kur’ân Tefsirinde İsrâiliyat İkinci gruptaki kıssalar, geçmişte yaşayan bazı topluluklar hakkında anlatılan kıssalardır. Üçüncü gruptaki kıssalar İsrâiliyat, her ne kadar kelime anlamıyla belirli bir ise Hz. Peygamber (sav) dönemindeki olaylarla ilgilidir. kavimden (Yahudilerden) alınan haberleri çağrıştırıyorsa da aslında tağlîb kaidesine uygun olarak kullanılmış daha Kur’ân Kıssalarının Özellikleri kapsamlı bir ifadedir. Buna göre Kur’ân tefsîrinde • Kur’ân, birçok kıssadan oluşan bir kitap isrâiliyât, Yahudi, Hıristiyan ve diğer kültürlerden görünümündedir. Bu nedenle çoğu sûre bir kıssa İslâmiyet’e giren rivâyetlerin bütününe denir. içerir ya da çoğu sûrenin bir öyküsü vardır. Klasik tefsîr kaynaklarında, pek çok israilî rivâyetin • Kıssalar, Allah’ın tarih boyunca elçiler aracılığı bulunması, kesinlikle o tefsîrlerin değerini düşürmez. ile insan varlığına gönderdiği mesajları, müspet Dolayısıyla bu tefsîrlerin, var olan kültürel kodları, ya da menfî insanî tutumlara verdiği cevapları dönemin geleneksel algılarını ve hâkim paradigmalarını bize anlatır. tam bir titizlikle günümüze kadar ulaştırdıklarını gösterir. • Kur’ân’da dünya ve ahiret ikilisi, birbirlerinin alternatifi olarak yer almaz. Kur’ân kıssaları, bize İsrâiliyat’ın Kur’ân Tefsîrine Giriş Yolları
bu iki algının tarihsel yansımalarını ve bu İsrâiliyât tefsîre çeşitli kanallardan girmiştir. Bunlardan yansımaların sonuçlarını anlatan tanıklıkları bazıları: nakleder. • Kur’ân kıssalarının özelliklerinden birisi, tekrar 1. Önceki kültüründen kendisini kurtaramayan edilmeleridir. Aynı kıssa Kur’ân’da birçok açıdan mühtedilerden gelen nakiller. anlatılır. Her farklı açı farklı bir ders verebilir. 2. İsrâilî rivâyetleri tashih etmek için isrâiliyata müracaat edenler.
3. Ehl-i kitap hanımlarıyla evlenme izninin doğurduğu mevcut ortamda yetişen yorumcular. 4. İslâm düşmanlarının, İslâm’ın ruhunu kirletmek için kasıtlı olarak uydurup ortaya attıkları rivâyetler. 5. Bazı hikâyecilerin halkı oyalamak, gündemde kalma ve dinleyicilerin hoşuna gitmek için uydurdukları rivâyetler. 6. Ehl-i sünnete karşı cephe alan bazı sapık fırkaların siyâsî maksatla uydurdukları rivâyetler. 7. Bir şeyleri izah etmek maksadıyla karışmıştır.
İsrâilî Haberlerin Çeşitleri
1. Senedi sahih olup Kur’ân’a ve Sünnet’e muvafık olanlar, 2. Yalan olduğu bilinenler, 3. Sıhhati tam olarak bilinmeyenlerdir.
Ashâbın israiliyâta başvurmadığı konulardan bazıları ise İtikâdî konular, Hz. Peygamber (sav) tarafından izahı yapılan meseleler, ilgilenilmesinde hiçbir yarar mülahaza edilmeyen polemikler ve fıkhî hükümlerdir.