AÖF Soru Bankası

İslam İbadet EsaslarıÜnite 5 Özeti

Oruç

Orucun Tanımı ve Tarihi onu daha sonra tutar. Vaktinde tutulmayan Oruç, sözlükte “bir şeyden geri durma, yapmama” orucun daha sonra tutulmasına da kazâ denir. anlamına gelen Arapça savm ve sıyâm kelimelerinin Ramazan orucunun kazâsı da farzdır. Türkçedeki karşılığıdır. Terim manasıyla oruç, imsâk 2. Vacip Oruç: Adak (nezir) oruçları vaciptir. Oruç vaktinin girdiği andan itibaren güneş batana kadar geçen tutmayı adayan kimsenin o orucu tutması vacip süreyi Allah tarafından beğenilen bir davranış olacağı olur. Hanefî mezhebine göre sünnet veya nâfile düşüncesiyle yemeden, içmeden ve cinsî ilişkiden uzak bir oruca başlayanın onu devam ettirmesi gerekir. olarak geçirmeye denir. Kur’ân-ı Kerim’de oruç Başladığı böyle bir orucu bozarsa onu daha sonra anlamında sıyâm (el-Bakara 2/183, 187, 196; en-Nisâ kazâ etmesi vacip olur. 4/92; el-Mâide 5/89, 95; el-Mücâdele 58/4) ve oruçlular 3. Sünnet/Mendup Oruç: Hz. Peygamber (sav)’in, anlamında da sâimîn ve sâimât (el-Ahzâb 33/35) oruç tutulmasını tavsiye ettiği veya ramazan kelimeleri geçer. dışında genellikle oruçlu geçirdiği günlerde oruç tutmak sünnettir. Sabaha doğru güneşin doğacağı ufukta beliren beyazlığa 4. Nâfile Oruç: Nâfile kelimesi bazen sünneti de fecr (fecir) denir. Sabah aydınlığı başlamadan önce kısa içine alacak genişlikte kullanılır. Biz burada farz, bir süre görülen ve sonra kaybolan dikey beyazlığa fecr-i vacip, mekruh ve haram olmayan, hakkında kâzib (yalancı fecir) denir. Sonra fecr-i sâdık ve ikinci herhangi bir rivayet de bulunmayan günlerde fecir de denen enine bir beyazlık belirir. Doğu ufkunda sevap niyetiyle tutulan oruçları kastediyoruz. ufkun altındaki güneşin ışığının ufukta fark edilmesiyle 5. Mekruh Oruç: tutulması hoş karşılanmayan beliren bu beyazlık, zamanla kuvvetlenerek ve alanını oruçtur. genişleterek devam eder ve sonunda güneş doğar. Bu 6. Haram Oruç: Ramazan bayramının ilk günü ve beyazlığa da fecr-i sâdık (gerçek fecir) denir. Oruç kurban bayramının dört günü oruç tutmak. vaktinin başlangıcı olarak belirtilen fecir, budur ve onun ufukta görülmesi ile oruç başlar. Bu vakit, takvimlerde Bir fiilin ibadet sayılması ve ondan sevap kazanılması için imsâk olarak belirtilir. Ayrıca bu anlamda tan yerinin ibadet niyetiyle yapılması gerekir. Oruçta da belirtilen ağarması ifadesi de kullanılır. süre içinde ilgili yasaklara uymak, ancak Allah’ın emrini yerine getirmek maksadıyla yapılırsa oruç kabul edilir. Bir Ramazan ayında tutulan oruç, Müslümanlara hicretin kimse oruç niyeti olmaksızın belirtilen sürelerde oruç ikinci yılı şaban ayında farz kılınmış ve onlar bir sonraki yasaklarına tesadüfen veya başka bir gaye ile uymuş olsa, ay olan ramazandan itibaren oruç tutmaya başlamışlardır. oruçlu sayılmaz. Niyet, bir işe kesin karar vermektir. Başlangıçta güneş batımı ile imsâk arasında özellikle Niyette önemli olan kalben buna karar vermiş olmaktır. cinsel hayatla ilgili birtakım kısıtlamalar olmakla birlikte Ayrıca dil ile söylenmesi şart değildir. Buna rağmen daha sonra bunlar kaldırılmış, bu süre tam bir serbestlik genellikle dil ile de söylenir. zamanı olmuştur. Ramazan Orucunun Farz Oluşu ve Delilleri Ramazanın Fazileti Müslümanlar ramazan ayını oruçlu geçirirler. Bu ayın

Sağlıklı her Müslümana farz olan Ramazan ayı orucunun oruçlu geçirilmesinin farz olduğu konusunda İslâm da özel bir yeri ve değeri vardır. Ramazan, Allah’ın af ve âlimleri arasında görüş birliği (icmâ) vardır. Orucun farz bağışlamasının çok, rahmet ve merhametinin bol olduğu olduğu Bakara sûresinin 183. ayetinde bildirilir: “Ey iman bir aydır. Oruç aynı zamanda bir sabır eğitimidir. Oruçlu edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de günlük alışkanlıklarını belli bir süre için terk ederek farz kılındı”. sabretmeye alışır ve aynı zamanda da bundan dolayı sevap kazanır. Ramazan Orucunun Farz Olmasının Sebebi Ve Ayın Görülmesi Meselesi Bir oruçluya iftar açtırmak da büyük sevaptır. Bu sebeple Diğer ibadetler gibi oruç da Allah’ın emri olduğu için Müslümanlar Ramazan ayında birbirlerini ve yoksulları iftar sofralarına davet ederler. Çünkü oruçluya iftar ettiren, farzdır. Bir vakte bağlı olan ibadetlerde o vaktin girmesi oruçlu kadar sevap kazanır ve bu sebeple oruçlunun aynı zamanda o ibadet yükümlülüğünün doğmasının sevabından da bir eksilme olmaz (Tirmizî, “Savm”, 82; sebebidir. Buna göre ramazan orucunun sebebi de İbn Mâce, “Sıyâm”, 45). ramazan ayının başlamasıdır.

Ramazan orucuna bu aya ait yeni hilalin görülmesiyle Oruç Çeşitleri ve Niyetleri başlanmasını ve bir sonraki ay olan şevval hilalinin Oruç hükmü esas alındığında farz, vacip, sünnet/mendup, görülmesiyle de bayram yapılmasını emreden hadisler nâfile, mekruh ve haram kısımlarına ayrılır. vardır (Buhârî, “Savm”, 11; Müslim, “Sıyâm”, 3–20). Hz.

1. Farz Oruç: Ramazan ayında oruç tutmak, daha Peygamber (s.a.v.) zamanında ve onu takip eden ilk sonra açıklanacak şartları taşıyan her Müslümana asırlarda ayın bu hareketi gözle izlenirdi. Bu izlemeye farzdır. Orucun bu ay içinde tutulmasına edâ göre ramazan ayı başlayınca oruç tutulur ve şevval ayı denir. Kendisine oruç farz olan bir Müslüman bu başlayınca da oruca son verilir, bayram yapılırdı.

ay içinde herhangi bir günü oruçsuz geçirmişse


2-Doğum sonrası hal (Nifas): Doğum yapan kadın (nüfesâ) oruçlu ise orucu bozulur ve nifas (loğusalık) hali Orucun Rüknü, Şartları ve Müstehapları devam ettiği müddetçe oruç tutamaz. Tutamadığı bu orucu Oruç Allah için tutulur. Bir kimseye orucun farz olması ve daha sonra kazâ eder. tutulan orucun Allah tarafından kabul edilmesi için onda olması gereken birtakım şartlar vardır. Oruç Tutmamaya veya Orucu Bozmaya İzin veren Haller aşağıda özetlenmiştir: Orucun rüknü, oruçlunun oruç için belirlenen süre içinde 1. Yolculuk (Sefer, seyahat) , oruca aykırı davranışlardan uzak durmasıdır. Bunun için 2. Hastalık, onun özetle cinsel ilişkiden uzak durması ve vücudunun 3. Yaşlılık, içi hükmünde sayılan kısmına özellikle ağız, makat gibi 4. Aşırı açlık ve susuzluk, doğal kanallardan herhangi bir şey girmemesi gerekir. 5. Hamilelik veya emzirme, Buna aykırı davranışlar orucu bozar. Ayrıca doğal kanallar 6. Tehdit: Ölüm veya vücut organlarından birine dışından mesela vücutta açılan bir yaradan içeriye giren ciddi manada zarar verme tehdidi altında orucunu veya iğne vasıtasıyla vücuda verilen ilaçların yahut başka bozması istenen şahıs, orucunu bozar ve sonra maddelerin, rüknüne aykırı olduğu için orucu bozup kazâ eder. bozmayacağı tartışılmıştır. Orucun farz olmasının üç 7. Ziyafet: Sünnet veya nâfile oruca başlayan şartı vardır: Akıllı, bâliğ (ergin) ve Müslüman olmak. birisinin sonra kazâ etmek üzere orucunu Orucun edâsının yani farz olduğu günde tutulmasının farz açmasının mubah olup olmadığı tartışmalı bir olması için o şahsın ayrıca sağlıklı ve mukîm (seferî değil) konudur. olması gerekir. Ramazan orucu hasta veya sefer halinde olanlar için de bir yükümlülük olarak farzdır. Fakat bunlar Vaktinde Tutulmayan Oruçların Kazâsı

o halde iken oruç tutmayabilirler ve bu durum, onlar için Yukarıda açıklanan mazeretler dolayısıyla veya herhangi farzı yapmamak olarak değerlendirilmez. Onlar gününde bir mazerete bağlı olmaksızın vaktinde tutulmayan ya da tutamadıkları oruçları daha sonra kazâ ederler. başlanıp bozulan oruçlar daha sonra kazâ edilir. Kazâdan maksat, tutulmayan gün sayısınca orucun daha sonra Orucun geçerli (sahih) olmasının şartları da niyet etmek ve ramazan dışındaki günlerde tutulmasıdır. Kazâ orucu için kadınlar hakkında ay halinde ve loğusalık halinde belli bir vakit yoktur. Ramazan bayramının birinci ve olmamaktır. Bir kimse oruç niyeti olmadan bütün gününü kurban bayramının ilk dört günü dışında senenin herhangi aç, susuz ve cinsel ilişkiden uzak geçirse oruç tutmuş bir gününde kazâ edilebilir. sayılmaz. Orucu Bozan, Bozmayan ve Oruçluya Mekruh Tutulan orucun Allah katında daha değerli, mükemmele Olan Şeyler daha yakın olması için oruçlunun rükün olarak ifade edilen asgari ölçülere ek olarak bazı davranışlar Oruçluya yasak olan davranışlardan bazısı ağır ihlal olarak sergilemesi beklenir. Bunları aşağıdaki şekilde özetlemek değerlendirilir ve o zaman bunlara ek olarak keffâret de mümkündür: gerekir. Bazan yapılan fiil, tam bir yasak ihlali sayılmaz ama oruçluya yakışmaz veya onu ihlal ortamına 1. Sahuru geç, iftarı erken yapmak. çekebilecek türden olur. Oruçlunun bunları yapması da

2. Sadaka vermek. mekruhtur.

3. İftar yemeği vermek. Orucu Bozup Sadece Kazâyı Gerektiren Haller:

Orucu bozup sadece kazâyı gerektiren hususları üç grup 4. Hurma veya su ile iftar etmek, iftarda dua etmek. halinde ele alınmıştır: Yeme-İçme ile ilgili olanlar, cinsel 5. Nâfile namaz kılmak, çokça Kur’ân okumak, hayatla ilgili olanlar ve diğerleri. istiğfarda bulunmak. Yeme-İçme ile ilgili olanlar şunlardır: 6. İ‘tikâf. Ramazanın bilhassa son on gününde • Beslenme veya tedavi amaçlı olarak kullanılması i‘tikâfa girmek orucun sünnetlerindendir. âdet olmayan bir şeyin ağız yoluyla alınması.

Oruç Tutmaya Engel Olan ve Ramazan Orucunu • Hata ile bir şey yemek veya içmek. Tutmamaya veya Başlanmış Orucu Bozmaya İzin • Vaktin giriş veya çıkışında yanılarak bir şey yemek Veren Haller veya içmek. • Orucun bozulduğunu zannederek yiyip içmek. Oruç tutmaya engel olan birkaç durum bulunmaktadır: • Dişler arasında kalmış nohut tanesi kadar artığın 1-Ay hali (Hayız): Kız ve kadınlarda görülen ay hali yutulması. (hayız, âdet) oruç tutmaya engeldir. Bir kız veya kadın bu • Oruca imsâkten sonra niyet edenin keffâreti hâlde iken oruç tutamaz. Tutsa bile dinen meşru sayılan gerektirecek davranışı. oruç yerine geçmeyeceği için sonradan o günlerin yerine Cinsel hayat ile ilgili olanlar şunlardır: kazâ orucu tutması gerekir.


Cinsel ilişki olmaksızın öpüşme, sevişme gibi hallerde 6. Krem kullanmak, makyaj yapmak. boşalma (inzal) olması halinde oruç bozulur ve kazâsı 7. İstemeyerek toz veya duman yutmak. gerekir. Mastürbasyon da (istimnâ) orucu bozar ve kazâyı Oruç ve Tedavi gerektirir. Uykuda iken boşalan insanın orucu rüyasında bir cinsel ilişki hatırlasa da hatırlamasa da bozulmaz. Hastalık oruç tutmamak için izin (ruhsat) olarak Dokunma olmaksızın karşı cinse şehvetle bakmak haram değerlendirilmiştir. Ama hastalığın durumuna göre bu, ise de bu bakma veya bu esnada boşalma orucu bozmaz. iznin ötesinde bir mecburiyet halini de alabilir. Oruç tuttuğu takdirde sağlığı zarar görecek bir şahsın öncelikle Kazâyı gerektiren diğer davranışlar ise şunlardır: tedavi ile meşgul olması, sağlığına kavuştuktan sonra

• İsteyerek ağız dolusu kusmak. tutamadığı oruçları kazâ etmesi isabetli olur. Diğer • Ağız dışı yollardan besleyici veya keyif verici taraftan bazı hallerde oruç, uygulanan tedavi programını madde alınması. aksatmayabilir veya oruç dikkate alınarak yapılacak bir • İçine duman çekmek. tedavi programı ile de hasta, sağlığına kavuşabilir.

• Tehdit altında oruç bozmak. İslâm âlimleri geçmişten günümüze ilaçların ve tedavi

Orucu Bozup Hem Kazâyı Hem Keffâreti Gerektiren metotlarının oruca etkisini değerlendirmişlerdir. Bu Haller: değerlendirmede Hz. Peygamber (sav)’in ve ashabının açıklamaları yanında yaşadıkları zamanın bilgi ve tecrübe Ramazan ayında, günün orucuna niyet ederek başlamış birikiminin de katkısı vardır. Konu günümüzde ele olan erkek veya kadın, oruçlu olduğunu bile bile cinsel alınırken eskilerin görüşleri yanında çağdaş tıp biliminin ilişkide bulunursa orucu bozulur ve kazâ yanında keffâret verilerinden de yararlanma ihtiyacı vardır. Diyanet İşleri ile de mükellef olur. Bu konuda büyük ölçüde görüş birliği Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu 22/09/2005 tarihli vardır. Keffâret, sağlığı yerinde olanlar için iki ay ara toplantısında bu tarz bir çalışma sonucu bazı kararlar vermeden oruç tutmak, buna gücü yetmeyenler için ise almıştır. Yer yer bu kararlara da işaret ederek konuyu altmış fakiri birer gün doyurmak şeklinde olur. şöyle özetlemek mümkündür: Hanefî mezhebine göre aynı şartlar altında gıda veya • Ağız yoluyla alınıp boğazdan geçen katı veya sıvı tedavi amacıyla kullanılması âdet olan bir şeyi yiyen veya ilaçlar orucu bozar. Ancak ağız içerisine az içene de kazâ ve keffâret gerekir. Sigara, nargile, enfiye miktarda ilaç damlatılması veya sıkılması, mesela gibi keyif verici maddelerin bile bile kullanılması da dil veya damakta oluşan yaralara ilaç sürülmesi, keffâret sebebi olarak kabul edilmiştir. dişe ilaç konulması, dişin doldurulması veya Ramazan ayı dışındaki orucun bozulması veya ramazan kaplanması orucu bozmaz. ayında oruca niyet edilmemesi ve günün oruçsuz • Burna damlatılan ilaç ve spreyler daha çok burun geçirilmesi keffâret sebebi değildir. Bu durumda kazâ içinde emilir. Bunlardan çok az bir miktarı burun gerekir ve oruç tutmama ya da onu bozma meşru bir akıntısı ile boğaza gidebilirse de bu, orucu mazerete dayanmıyorsa ayrıca tövbe edilir. etkileyecek boyutta değildir.

Orucu Bozmayan Fakat Mekruh Olan Durumlar: • Fıkıh ve ilmihal kitaplarında makattan verilen ilacın orucu bozacağı belirtilir. Diyanet İşleri Orucu bozulma tehlikesi ile karşı karşıya getirebilecek Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun ilgili davranışlar mekruhtur, bunlardan kaçınmakta yarar vardır. kararında ise makattan verilen fitilin orucu

1. Oruçlunun, ağzını çalkalarken boğazını tamamen bozmayacağı sonucuna varılmıştır. ıslatmaya çalışmak. • Fıkıh kitaplarında ifade edilen hâkim görüşe göre 2. Burna su çekmede aşırı hassasiyet göstermek. kadın cinsel organının içine herhangi bir 3. Genç oruçlunun eşini öpmesi, kucaklaması, ona maddenin konulması orucu bozar, fakat erkeğin sarılması. cinsel organının içine ilaç vs. damlatılması orucu 4. Yemeği yutmadan sadece tadına bakmak. bozmaz. 5. Şekersiz sakız çiğnemek. • Anjiyoda böyle bir sıvı verilmediği için orucun 6. Ağır işlerde çalışmak. bozulmayacağı, bazı diyaliz çeşitlerinde de 7. Oruçluya yakışmayan davranışlarda bulunmak. durumun aynı olduğu fakat bazılarında vücuda besin değeri olan sıvı verildiği ve bu son Orucu Bozulmadığı Bazı Durumlar: durumda orucun bozulacağı görüşü Orucu bozmadığı gibi mekruh da olmayan bazı durumlar benimsenmiştir. Anestezide ise işlemin vardır: kendisinin orucu bozmayacağı fakat bilhassa

1. Orucu bozan bir davranışı unutarak yapmak. bölgesel ve genel anestezide ayrıca vücuda serum 2. İhtilam olmak veya cünüp olarak oruca başlamak. verildiği, bu durumun ise orucu bozacağı 3. Diş fırçalamak, misvak kullanmak. belirtilmiştir. 4. Dişe veya ağza ilaç konulması. • Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek 5. Yıkanmak. Kurulu’nun 2005 tarihli kararında gıda ve keyif verici özelliği olan iğnelerin orucu bozacağı,


diğerlerinin bozmayacağı ifade edilmiştir. Oruçlunun kan vermesi orucu bozmaz. Fakat oruçluyu zayıf düşürecekse mekruhtur. Oruçluya kan verilmesi ise orucu bozar. • Cilt üzerine veya ciltteki yüzeysel yaralara ilaç konulması, ilaçlı bant yapıştırılması oruca zarar vermez.

Oruç ve İ‘tikâf

İtikaf: İslâm öncesi Mekke toplumunca da bilinen i‘tikâf, Hz. Peygamber (sav)’in uygulamalarıyla sünnet vasfı kazanmıştır. İ’tikâf, Arapça’da tenha bir yerde kalmak, bir şeye bağlanmak gibi anlamları bulunan “‘akefe” fiilinden türetilmiştir ve kelimenin farklı türevleri Kur'ân-ı Kerim’de dokuz âyette kullanılmıştır. İslâmî literatürde i’tikâf, “Bir mescitte Allah’ın rızâsını kazanma niyetiyle bir süre kalmak” anlamında kullanılır ve farklı görüşlere göre bu tarife, kalınacak sürenin miktarı, mescidin mahiyeti ve orada kalan kişinin oruçlu olması gibi diğer unsurlar ilave edilir.

Oruç ve Fitre

Fitre: Ramazan ayı boyunca oruç tutan Müslümanlar bu ay sona erip şevval ayı girince oruca son verirler ve bayram yaparlar. Arapça’da bu bayrama îdü’l-fıtr (fıtr bayramı) denir. “Fıtr” (fıtır), oruçlu olmama halini ifade eder. Müslümanlar bu bayramda aynı zamanda sosyal içerikli bir malî ibadet olarak sadaka vermekle yükümlüdür. Bu gün ödenmesi gereken sadakaya sadakatü’l-fıtr (fıtır sadakası/fitre) veya zekâtü’l-fıtr (fıtır zekâtı/fitre zekâtı) denir. Bu manada dilimizde fitre kelimesi yaygınlık kazanmıştır.

Fitrenin hükmünü İslâm âlimleri farz veya vacip terimiyle açıklarlar. Abdullah b. Abbas fitrenin, veren açısından ramazan boyunca tuttuğu oruç esnasında olabilecek birtakım eksiklikleri telafi edici, alan fakir açısından da yiyecek ihtiyacını giderici işlevine dikkat çeker (Ebû Dâvûd, “Zekât”, 17; İbn Mâce, “Zekât”, 21). Tek başına bakıldığında miktarı itibariyle az gibi görülen bu sadakanın, geniş kesimler tarafından ödendiği takdirde ihtiyaçların giderilmesine azımsanmayacak katkıda bulunduğu, sevinç ve mutluluğun yaygınlaşmasına vesile olduğu görülür.

Fitre vermekle yükümlü olan kimse, bakımlarından sorumlu olduğu şahısları da dikkate alarak kendisi ve onlardan her biri için bir fitre verir. Fitrenin özellikle ramazanın sonlarında bilhassa son iftar ile bayram sabahı arasında ödenmesi tavsiye edilir. Fitrenin bayram namazından önce verilmesi gerekir.

Fitre, zekât alma hakkı olanlara verilir. Bunlar genelde temel ihtiyaçlarını karşılayamayan fakirlerdir. Zekât gibi fitre de fakir bile olsalar anne, baba, dede, nine gibi usûl hısımlarına ve evlat, torun gibi fürû hısımlarına verilmez.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında