AÖF Soru Bankası

İslam İnanç EsaslarıÜnite 5 Özeti

Kutsal Kitap İnancı

Perde Arkasından Konuşmak, Bu hitap şeklinde Allah, Giriş peygambere perde arkasından konuşur. Bu da ilâhî

Kitaplara imanı, Allah Taâlâ tarafından bazı kelâmın belirli bir cisimde (meselâ ağaçta) yaratılması peygamberlere kitaplar vahyolunduğuna ve bu kitaplarda suretiyle gerçekleşir. Allah’ın perde arkasından bulunan şeylerin hepsinin doğru ve hak olduğuna inanmak konuşmasının anlamı, görülemeyeceği şekilde konuşması veya Allah’ın peygamberlere inanç, ibadet, ahlâkın yanı demektir. Aslında engel kalkmış olsa bile yine Allah’ı sıra birey ve toplumla ilgili hükümler içeren metinler görmek mümkün olmayacaktır. Hz. Musa’ya Tur dağında vahyettiğine kesin olarak iman etmek diye tanımlamak yapılan vahiy (Meryem 19/52) bu türdendir. mümkündür. Elçi İle Vahiy, Allah’ın peygamberlere hitabının üçüncü Kur’ân-ı Kerîm’de “(O takva sahipleri ki) onlar sana şeklinde vahye Cebrail isimli melek aracılık etmektedir. indirilene de, senden evvel indirilenlere de inanırlar” (el- Cebrail ya bir insan suretinde ya da aslî şekliyle ilâhî Bakara 2/4), mesajı ulaştırır. Hz. Peygamber: “Bazan melek bana adam Allah'ın peygamberlerine indirdiği ilâhî kitaplara şeklinde görünür, benimle konuşur ve ben de söylediğini inanmadıkça insanlar mü'min olarak nitelenemez. iyice bellemiş olurum” (Buhârî, “Bed’ü’l-Vahiy” 3) Kur'an'da ayrıca Allah'a, meleklerine, âhiret gününe ve buyurarak vahyin bu türüne açıklık kazandırmıştır.

peygamberlerinin yanı sıra kitaplarına da inanmak başta Kur’an’da vahyin mahiyetine dair herhangi bir açıklama peygamberler olmak üzere bütün insanlara emredilmiştir. yapılmamıştır. Onun mahiyeti Allah ile peygamberleri arasında nübüvvetin bir sırrı olarak kalmıştır. Vahiy

Allah’ın kendi iradesini çeşitli yollarla seçmiş olduğu İlâhi Kitaplar

peygamberlere bildirmesine vahiy denilmektedir. Allah’ın peygamberlerine gönderdiği kutsal sayfaların, Kur’an’da ilâhî bilginin peygamberlere aktarılmasını ifade kitapların vahiy olmaları bakımından farkı söz konusu eden temel fiil “fısıldamak, telkin etmek, süratli bir değildir. Kur’ân-ı Kerîm ve Hz. Peygamberin hadislerinde şekilde işaret etmek, yazı yazmak, ilham etmek” belirtildiğine göre peygamberlerin bazılarına sayfalar anlamlarına gelen “vahy”dir. (suhûf) vahyedilmişken bazılarına da kitap gönderilmiştir.

Vahyi terim olarak, Allah’ın, peygamberlerine dilediği Suhûf (Sayfalar) ,Suhûf sahife kelimesinin çoğulu olup bilgileri doğrudan veya bir vasıta ile kendisinden geldiğine yazılı kâğıt parçaları anlamına gelmektedir. Sayfalar şüphe edilmeyecek şekilde ve alışılmamış bir tarzda halinde kaydedildiği için Kur’ân-ı Kerîm de suhûf gizlice bildirmesi diye tanımlamak mümkündür. şeklinde isimlendirilmişse de (Abese 80/13; el-Beyyine Şûrâ sûresinin “Allah bir insanla ancak vahiy yoluyla veya 98/2) büyük ilâhî kitaplar dışında bazı peygamberlere perde arkasından konuşur veyahut bir elçi gönderip izniyle gönderilen vahiyler küçük risâleler halinde kaydedilmiş ve ona dilediğini bildirir” (eş-Şûrâ 42/51) meâlindeki onlara suhûf adı verilmiştir.

âyetinde Allah-peygamber diyalogunun farklı şekillerde Âyette Hz. Mûsâ’ya nispet edilen sayfaların Tevrât’tan gerçekleştiği ifade edilmektedir. önce ona vahyedilen küçük hacimli metinler olduğu

belirtilmektedir. Ayrıca Ebû Zerr’den nakledilen bir İlâhî Hitabın Şekilleri rivayete göre Allah Taâlâ, Hz. Şît’e 50, İdris’e 30, Şûrâ sûresinin "Allah bir insanla ancak vahiy yoluyla veya perde İbrahim’e 10 ve Musa’ya 10 olmak üzere toplam 100 arkasından konuşur veyahut bir elçi gönderip izniyle ona sayfa indirmiştir. Ancak Hz. İbrâhîm ve Mûsâ’ya indirilen dilediğini bildirir" (eş-Şûrâ 42/51) meâlindeki âyetinde Allah- peygamber diyalogunun farklı şekillerde gerçekleştiği ifade sayfaların dışında Kur’an ve tevâtür derecesine ulaşan edilmektedir. hadîslerde bu konuda bilgi bulunmamaktadır.

Doğrudan vahyetme, Vahyin bu şekli herhangi bir vasıta Peygamberlere vahyedildiğini bildiğimiz sayfalardan olmadan ilham, mananın kalbe aktarılması veya rüyâ günümüze kadar ulaşan olmadığı için muhtevalarından yoluyla gerçekleşir. Musa’nın annesine (Tâhâ 20/37-38), haberdar değiliz. Ancak Kur’an’ın ilgili âyetlerinden ayrıca İbrahim’e de İsmail’i kurban etmesi (es-Sâffât suhufun Allah’ın varlığı-birliği, sıfatları, peygamberlik, 37/102) için yapılan vahiy rüya ile olmuştur. kader, âhiret gibi akaid meselelerinin yanı sıra ibadet, muamelât ve ahlâka ilişkin bilgileri/hükümleri içerdiği Rüyâ Kur’an’da doğrudan bir vahiy şekli olarak takdim anlaşılmaktadır. edilmemekle birlikte Hz. İbrâhim’e oğlunu kurban etmesi yönündeki emrin rüyâda verilmesi (es-Sâffât 37/102-105) Kitaplar

ve Hz. Âişe’den rivayet edilen: “Resûlüllah’a gelen vahiy, Kitap, yazılarak biraraya getirilen bilgilerle bunların uykuda rüyay-ı saliha (sadıka) şeklinde başlamıştı, yazıldığı malzemeyi ifade eder. İslâmî metinlerde gördüğü her rüya sabah aydınlığı gibi açık seçik öncelikle Kur’ân-ı Kerîm’i nitelemekle beraber, genelde gerçekleşirdi” (Buhârî, “Bed’ü’l-Vahiy”, 3) şeklindeki Allah Taâlâ’nın insanlara tebliğ etmek üzere hadisten hareketle rüyânın da bir çeşit vahiy olduğu kabul peygamberlerine bildirdiği vahiylerin iki kapak arasında edilmiştir. toplanmış haline verilen addır. Suhufun dışında kalan bu kitaplar da Tevrat, Zebur, İncil ve Kur'ân-ı Kerîm’den


ibarettir. Bunların Allah tarafından gönderilmiş kitaplar Zebur olduklarına topluca iman etmek farzdır. Kur’an’da “Dâvûd’a da Zebur’u verdik” (el-İsrâ 17/55)

Tevrat buyrulmaktadır. “Yazılı kitap” anlamına gelen Kanun, şeriat anlamlarına gelen Tevrat Hz. Musa’ya Zebur’dan Kur’an’da bahsedilmekte ve ondan bazı bilgiler indirilen kitabın adıdır. Tevrat’ın aslının Allah’ın kelâmı de nakledilmektedir (en-Nisâ 4/163; el-İsrâ 17/55; el- olduğuna ve Hz. Musa’ya vahyolunduğuna inanmak her Enbiyâ 21/105). Müslümanların Allah tarafından Hz. müslüman için gereklidir ve bunun inkârı küfre götürür. Dâvûd’a Zebûr isimli bir kitabın indirildiğine inanmaları gerekir. Yahudilerin kutsal metni Tanah’ın ilk bölümünü oluşturan Tevrat beş bölümden meydana gelmektedir: İncil

Kur’an’da “Arkadan da (bu peygamberlerin), izlerince • Tekvin (Yaratılış): Evren’in ve ilk insanın Meryem oğlu İsa’yı -kendinden önceki Tevrat’ın bir yaratılışından, Hz. Âdem’ ve Havva’nın işlediği tasdikçisi olarak- gönderdik. Ona da içinde bir hidayet ve ilk suçtan, onların yeryüzüne inişlerinden, Hz. bir nur bulunan İncil’i -ondan önceki Tevrat’ın bir Nuh, İbrahim ve İsrâiloğulları’nın Mısır’a tasdikçisi ve takva sahipleri için bir hidayet ve öğüt olmak girişlerinden ve oradaki hayatlarından bahseder. üzere- verdik” (el-Mâide 5/46) buyrulmaktadır. Müjde • Hurûc (Çıkış): İsrâiloğulları’nı Mısır’dan veya yeni öğreti anlamına gelen İncil Hz. ‘Isâ’ya çıkarmak üzere Hz. Musa’nın Rab Yahova vahyedilmiş olan ilâhî kitaptır. Müslümanların Allah tarafından görevlendirilişi, onları Firavun’un Taâlâ’nın Hz. Îsâ’ya İncîl adında bir ilahî kitap zulmünden kurtararak Mısır’dan çıkarması, Hz. vahyettiğine inanmaları gerekir. Mûsâ’nın Sînâ dağında Rab Yahova’dan On Hz. İsa’ya vahyolunduğu bilinen İncîl orijinal haliyle Emir’i almasından bahseder. günümüze ulaşmadığı gibi Hıristiyanlığın ilk çağlarında • Levililer: İbadetler, dinî ayin ve bayramlar, birbirini tutmayan yüzlerce farklı İncîl ortaya çıktı.

günahların kefareti, yiyecekler, kurbanlar ve Kur’ân-ı Kerîm evlilik gibi konulara ait hükümleri konu eder. İlâhî kitapların sonuncusu olan Kur’ân-ı Kerîm • A‘dât (Sayılar): İsrâiloğulları’nın çöldeki Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV)’e indirilmiş, hayatları, Hz. Musa’nın vefatından sonra onların Peygamberimizden de hiçbir değişikliğe ve bozulmaya Sina dağından ayrılıp Kenan ülkesine girmeleri uğramadan tevatür yoluyla bize kadar ulaşmıştır. sürecini ele alır. Kur’ân-ı Kerîm Hz. Peygambere yirmi iki yılı aşkın bir • Tesniye: Hz. Mûsânın ölümünden ve süre içinde vahyolunmuştur. Kaynakların verdiği bilgilere defnedilmesinden, On Emir ve diğer dinî göre Hz. Peygamber hayatta iken Kur'an kendisi ve sahabe hükümlerden bahseder. tarafından ezberlenmiş, vahiy kâtipleri tarafından da yazıya geçirilmiştir. Yahudiliğin kutsal kitabını Hıristiyanlar Eski Ahid (Old Testament) diye isimlendirirler. Çünkü onlara göre Hz. Ebû Bekir'in hilâfeti döneminde Kur'ân-ı Kerîm vahiy Tanrı’nın Hz. İsa Mesih’in şahsında kendileriyle yaptığı kâtibi Zeyd b. Sâbit tarafından çok hassas prensipler ahid, son ahid olup bunu ifade eden kitap Yeni Ahid (New çerçevesinde bir araya getirilmiş ancak çoğaltılmamıştı. Testament) iken Yahudilerin Tanrı’yla ahdini dile getiren Üçüncü halife Hz. Osman hicrî 25 yılında Zeyd b. Sabit, kitap ise Eski Ahid’dir. Yahudiler ise kendi kutsal Abdullah b. Zübeyr, Saîd b. el-Âs ve Abdurrahman b. yazılarını Torah (Tevrat), Neviîm ve Ketuvîm şeklindeki Hâris'ten oluşan bir heyete daha önce biraraya getirilmiş üç ana kısmın ilk harflerinden meydana gelen Tanah olan Kur’an’ı istinsah ettirmeye başlamıştır. kelimesiyle isimlendirirler. Kur’an’ı Hz. Peygambere vahyeden, gönderen Allah Tanah’ı meydana getiren otuzdokuz kitabı şöyle Taâla’dır. Kur’an, Allah’ın kelâmıdır. Cebrail onu Hz. sıralamak mümkündür: Peygambere getiren aracıdır. İlâhî hitabın farklı şekilleri bulunmakla beraber Kur’an Hz. Peygambere elçi (Cebrail) Torah (Tevrât): Tekvin, Çıkış, Levililer, Sayılar, ile gönderilmiştir. Kur’an Peygamberimiz ’den bize kadar Tesniye. tevatür yoluyla ulaşmıştır. Kur'ân-ı Kerîm, yaklaşık 23 Neviîm (Peygamberler): a) İlk Peygamberler: Yeşu, senede bölümler halinde vahyolunmuş, bir defada toptan Hâkimler, I.-II. Samuel, I.-II. Krallar. b) Sonraki indirilmemiştir. Böylece Kur’an vahyolunduğu süreçte Peygamberler: Yeremya, Hezekiel, İşaya, Hoşea, Yoel, kolayca ezberlenebilmiş, manasının anlaşılması Amos, Obadya, Yunus, Mika, Nahum, Habakkuk, kolaylaşmıştır. Tsefanya, Haggay, Zekarya, Malaki. Başta Allah’ın varlığı ve birliği olmak üzere itikâdî Ketubîm (Kitaplar): Mezmurlar, Süleyman’ın Meselleri, konular, iman esasları Kur’an’ın içerdiği konuların Eyüp, Neşideler Neşidesi, Rut, Yeremya’nın Meselleri, başındadır. Müslümanların mükellef olduğu namaz, oruç, Vaiz, Ester, Daniel, Ezra, Nehemya, I.-II. Tarihler. hac, zekât gibi ibadetler, kişiler ve toplumlar arası


ilişkileri düzenleyen hükümler, bu hükümlerin ihlaline yönelik cezalar, insanların dünya ve âhiret saadetlerini temin edecek ahlâkî hükümler, nasihat ve tavsiyeler, Allah’ın emirlerine uyanlara mükâfat, uymayanlara ceza vaatleri Kur’an’ın temel konularının başında gelir.

Hz. Muhammed peygamberlerin sonuncusu, Kur'ân-ı Kerîm de ilâhî kitapların sonuncusudur. Kur'an, Hz. Muhammed'in nübüvvetini doğrulayan en büyük mucizedir. Önceki peygamberlere gönderilen kutsal kitapların aksine Kur'an günümüze kadar hiçbir değişikliğe uğramadan ve tahrif edilmeden gelmiştir ve kıyamete kadar bu özelliğini koruyacaktır. Kur'an'ın getirdiği mesaj evrensel olup kıyamete kadar geçerlidir.

Yahudi ve Hıristiyanların kutsal kabul ettikleri metinleriyle ilgili olarak Hz. Peygamber “Sizler Ehl-i Kitab’ı tasdik de, tekzip de etmeyin. “Biz Allah’a ve bize indirilene (Kur’an’a); İbrahim, İsmail, İshak, Yakûb ve torunlarına indirilenlere, Musa ve İsa’ya verilenlerle Rableri tarafından diğer peygamberlere verilenlere, onlardan hiçbiri arasında fark gözetmeksizin inandık ve biz sadece Allah’a teslim olduk” deyin” (el-Bakara 2/136) buyurmak suretiyle Müslümanların takınmaları gereken tavrı belirlemiştir (Buhârî, “Tefsîr” 11).

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında