AÖF Soru Bankası

Belge Yönetimi ve Ofis UygulamalarıÜnite 4 Özeti

İş Sağlığı ve Güvenliği Sistemi: Belgeler ve Yaptırımlar

İKY201U-BELGE YÖNETİMİ VE OFİS UYGULAMALARI

Ünite 4: İş Sağlığı ve Güvenliği Sistemi: Belgeler ve Yaptırımlar

Giriş

Çalışma hayatında iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uymama sonucunda meydana gelen iş kazaları ve meslek hastalıkları çalışanın ölmesine, engelli hale gelmesine, bir süre çalışamamasına neden olabildiği gibi ailesi üzerinde de maddi ve manevi olumsuz baskılar yaratmaktadır.

İş sağlığı ve güvenliği; işyerinde işin yapılması sırasında, fiziki çevre koşulları nedeniyle işçilerin karşılaştıkları sağlık sorunları ve mesleki tehlikelerin ortadan kaldırılması veya azaltılması için alınması zorunlu hukuki, teknik ve tıbbi önlemleri sağlamaya yönelik sistemli çalışmalardır.

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kişi itibariyle kapsam açısından İş Kanunu ile birlikte Borçlar, Deniz İş ve Basın İş Kanununa tabi özel işyerleri ile kamu kurum kuruluşlarında anılan kanunlara tabi olarak istihdam edilen işçileri ve kamu idarelerinde görevli memurlar ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4. maddesinde tanımlanan 4/B ve 4/C statüsünde çalışan personeli de kapsamına almıştır.

İş Sağlığı ve Güvenliğinin Önemi, Amacı ve Temel Kavramları

İş sağlığı ve iş güvenliğinin temel amacı, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenmesidir. İş sağlığı, sağlıklı yaşanan çevre içerisinde yapılması gereken sağlık kurallarını kapsarken; iş güvenliği, işçinin çalıştığı ortamda yaşamını devam ettirebilmesi için oluşan veya oluşabilecek tehlikelerin ortadan kaldırılabilmesi için yapılması gereken sistematik çalışmaların bütünüdür ya da işçilerin iş kazalarına uğramalarını önlenmek amacıyla güvenli çalışma ortamını oluşturmak için alınması gereken önlemler dizisidir.

İş güvenliği; çalışanların iş ve iş organizasyonundan kaynaklanacak risklere karşı korunmalarının sağlanmasıdır. Bu bağlamda iş güvenliği hukuki olarak incelendiğinde, işin meydana getirilmesi sırasında karşılaşılan risklerin azaltılması veya ortadan kaldırılması için işverenin hukuka dayalı olan bu yükümlülükleri yerine getirmesi olarak ifade edilebilir.

İş Sağlığı ve Güvenliğinin Önemi

Teknolojinin getirdiği makineleşmenin yanı sıra, yeni üretim yöntemleri, işe yabancılaşma ve işyerine ait olma duygusunun zayıflaması gibi nedenler iş kazaları ve meslek hastalıkları sonucunda yaşanan maddi ve manevi kayıpları ürkütücü boyutlara ulaştırmaktadır. Her geçen gün yeni iş kazaları ve meslek hastalıkları ortaya çıkmakta, iş yerindeki bu tehlikeler her yıl çok sayıda işçinin yaralanmasına, hastalanmasına veya hayatını kaybetmesine neden olmaktadır.

İş sağlığı ve güvenliğinin sağlanamaması sonucunda ortaya çıkan iş kazaları ve meslek hastalıkları, işçiden başlayarak işyerine ve ulusal ekonomiye kadar uzanan büyük ölçekli maliyetlere neden olmaktadır. Bu ekonomik maliyetler, hem işletmelerin rekabet gücü üzerinde büyük

bir yük oluşturmakta hem de ülkelerin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH)’da önemli bir yer tutarak ekonomik ve sosyal kalkınmaya yönelik hedefleri etkilemektedir.

İş Sağlığı ve Güvenliğinin Amacı

İş sağlığı ve güvenliğinin amacı, işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemektir.

6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunu kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dahil olmak üzere tüm çalışanlarına faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanmak zorundadır.

Ancak aşağıda belirtilen faaliyetler ve kişiler hakkında bu kanun hükümleri uygulanmaz:

• Fabrika, bakım merkezi, dikimevi ve benzeri işyerlerindekiler hariç Türk Silahlı Kuvvetleri, genel kolluk kuvvetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığının faaliyetleri. • Afet ve acil durum birimlerinin müdahale faaliyetleri. • Ev hizmetleri. • Çalışan istihdam etmeksizin kendi nam ve hesabına mal ve hizmet üretimi yapanlar. • Hükümlü ve tutuklulara yönelik infaz hizmetleri sırasında, iyileştirme kapsamında yapılan işyurdu, eğitim, güvenlik ve meslek edindirme faaliyetleri. • Denizyolu taşımacılığı yapan araçların uluslararası seyrüsefer halleridir.

İş sağlığı ve iş güvenliğinin üç temel amacı bulunmaktadır. Bunlar:

• Çalışanların korunması • İşletmenin korunması • Üretimin korunması

İş Sağlığı ve Güvenliğinin Temel Kavramları

İş sağlığı ve güvenliğinin temel kavramları şunlardır:

• Bakanlık • Çalışan • Çalışan temsilcisi • Destek elemanı • Eğitim kurumu • Çocuk çalışan • Genç çalışan • İş Güvenliği Uzmanı • İş kazası • İşveren • İşyeri • İşyeri hekimi • İşyeri sağlık ve güvenlik birimi • Konsey • Kurul • Ortak sağlık ve güvenlik birimi


• Risk değerlendirmesi • Tehlike sınıfı • Teknik eleman • İşyeri hemşiresi

İş Sağlığı ve Güvenliğine Yönelik Mevzuatın Tarihsel Gelişimi

Dünyada ve Türkiye’de sanayileşmenin aynı zamanda yaşanmamasına bağlı olarak iş sağlığı ve güvenliği konusunun tarihsel gelişimini dünyada ve Türkiye’de olarak iki başlık altında ele alınabilir.

Dünya’da İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatının Tarihsel Gelişimi

Dünyada iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili olarak ilk yazılı kaynaklar Yunanlı düşünür Heredot’a kadar dayandırılmaktadır. Heredot'un yanı sıra çalışanların yaptıkları işten zarar görebilecekleri Hipokrat tarafından ileri sürülmüştür. Nicander, Hipokrat’ın çalışmalarını daha da geliştirmiştir. Plini, işçilerin çalışma ortamında bulunan tehlikeli tozlara karşı korunmaları amacıyla başlarına maske yerine geçmek üzere torba geçirmelerini önermiştir. U. Ellenborg hazırladığı kitapçıkla, iş hastalıklarına ilişkin bilincin gelişmesine önemli katkıda bulunmuştur. Yasal düzenlemelerin dönüm noktası ise Percival Pott’un yapmış olduğu çalışmalar sonucu, İngiliz Parlamentosu’nun 1788 yılında kabul ettiği Baca Temizleyicileri Yasası’dır. İş sağlığı ve iş güvenliğinde köklü ve çağdaş nitelikteki gelişmeler Bernardino Ramazzini ile İtalya’da başlamış, bilimsel nitelikteki iş hekimliği ortaya çıkmış fakat gelişmelerin devamı Sanayi Devrimi sonrası İngiltere’de olmuştur. Bu dönemde, Sendikalar, ILO, WHO, Milletler Cemiyeti ve bu kuruluşlarla işbirliği yapan birçok kuruluş iş sağlığı ve güvenliği yönünden önemli çalışmalar gerçekleştirmişlerdir.

Türkiye’de İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatının Tarihsel Gelişimi

Türkiye’de sanayileşme hareketi Cumhuriyet dönemi ile başladığı için iş sağlığı ve güvenliğine yönelik mevzuatın gelişimi de gecikmiştir. İlk çalışmalar Ereğli kömür havzalarında çalışan işçilere yönelik 1865 yılında çıkarılan Dilaver Paşa Nizamnamesi, yine aynı işkoluna yönelik olarak 1869 yılında çıkarılan Maadin Nizamnamesi ve 1921 yılında çıkarılan 151 sayılı Ereğli Havza-i Fahmiyesi Maden Amelesinin Hukukuna Müteallik Kanun’dur. Cumhuriyet döneminde iş kazası ve meslek hastalığı ile ilgili ilk ve en önemli düzenlemelerin 1926 tarihli Borçlar Kanunu ve 1930 tarihli Umumi Hıfzısıhha Kanunu olduğu görülmektedir. Ayrıca 1936 tarihli ilk İş Kanunu ise devletin tüm yönleri ile işçi-işveren ilişkilerine müdahale ettiği ve iş sağlığı ve güvenliği konusunu ayrıntılı ve sistemli olarak düzenlendiği ilk kanundur. 1945 yılında ise İş Kazaları, Meslek Hastalıkları ve Analık Sigortaları Kanunu yürürlüğe girmiş ve aynı yıl Çalışma Bakanlığı kurulmuştur. 3008 sayılı İş Kanunu ile ilk kez iş sağlığı ve iş güvenliği konusu ayrıntılı ve sistemli olarak düzenlenmiştir. 1936 yılında çıkarılmış ve 148 maddeden oluşmaktadır. Türkiye’de anayasal düzeyde

iş sağlığı ve güvenliğine yönelik hükümler ilk kez 1961 Anayasası’nda Sosyal ve İktisadi Haklar başlığı altında yer almış, daha sonra 1982 Anayasası’nda bu hükümlerde önemli bir değişiklik yapılmamıştır. 2003 yılında 4857 sayılı İş Kanunu’nun yürürlüğe girmesi ile çalışma hayatında yeni kavram ve düzenlemelere yer verilmiş ve getirilen yeniliklere bağlı olarak iş sağlığı ve güvenliği hükümlerinde de kapsamlı değişiklikler görülmüştür. (İş sağlığı ve güvenliği mevzuatının en belirgin özellikleri için lütfen sayfa 98'e bakınız!)

İşverenlerin İş Sağlığı ve Güvenliği Yükümlülükleri

20.06.2012 tarihinde kabul edilen ve 28339 sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili temel kanun niteliğindedir.

Gerekli Her Türlü Önlemi Alma Yükümlülüğü

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m. 4’e göre işveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup, bu bağlamda mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü önlemin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar.

Risk Değerlendirmesi Yapma Yükümlülüğü

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile işverene iş sağlığı ve güvenliği bakımından risk değerlendirmesi yapma veya yaptırma yükümlülüğü getirilmiştir. Buna göre işveren, çalışanların işle ilgili olarak sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede; risk değerlendirmesi yapar veya yaptırır.

İşverenin Acil Durumlara İlişkin Yükümlülüğü

İşveren; çalışma ortamı, kullanılan maddeler, iş ekipmanı ile çevre şartlarını dikkate alarak meydana gelebilecek acil durumları önceden değerlendirerek, çalışanları ve çalışma çevresini etkilemesi mümkün ve muhtemel acil durumları belirler ve bunların olumsuz etkilerini önleyici ve sınırlandırıcı tedbirleri alır.

Sağlık Gözetimi Yapma Yükümlülüğü

İşveren; çalışanların işyerinde maruz kalacakları sağlık ve güvenlik risklerini dikkate alarak sağlık gözetimine tabi tutulmalarını sağlamakla yükümlüdür. Buna göre işveren, çalışanların işe girişlerinde, iş değişikliğinde, iş kazası, meslek hastalığı veya sağlık nedeniyle tekrarlanan işten uzaklaşmalarından sonra işe dönüşlerinde talep etmeleri halinde ve işin devamı süresince, çalışanın ve işin niteliği ile işyerinin tehlike sınıfına göre Bakanlıkça belirlenen düzenli aralıklarla sağlık muayenelerinin yapılmasını sağlamak zorundadır.

İşverenin İş Kazaları ve Meslek Hastalıklarının Kayıt ve Bildirimi Yükümlülüğü

İşveren; bütün iş kazalarının ve meslek hastalıklarının kaydını tutar, gerekli incelemeleri yaparak bunlar ile ilgili


raporları düzenler. İşyerinde meydana gelen ancak yaralanma veya ölüme neden olmadığı halde işyeri ya da iş ekipmanının zarara uğramasına yol açan veya çalışan, işyeri ya da iş ekipmanının zarara uğratma potansiyeli olan olayları inceleyerek bunlar ile ilgili raporları düzenler.

İşveren, aşağıdaki durumlarda belirtilen sürede Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimde bulunur:

• İş kazalarını kazadan sonraki üç işgünü içinde. • Sağlık hizmeti sunucuları veya işyeri hekimi tarafından kendisine bildirilen meslek hastalıklarını, öğrendiği tarihten itibaren üç işgünü içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) bildirmekle yükümlüdür.

İşverenin İş Sağlığı ve Güvenliği Organizasyonu Kurma Yükümlülüğü

İş sağlığı ve güvenliğinin önlemeye çalıştığı riskler işyeri ve/veya işverenin iş organizasyonuna bağlı olarak ortaya çıkan risklerdir. Bu nedenle iş sağlığı ve iş güvenliğine yönelik korumaların işyerinden ve/veya iş organizmasından başlaması gerekmektedir

6331 sayılı Kanun işverene iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini işyeri dışından ayrı bir hizmet olarak alma olanağı da tanımıştır.

İş Sağlığı ve Güvenliğinin Koordinasyonunu Sağlama Yükümlülüğü

Aynı çalışma alanını birden fazla işverenin paylaşması durumunda işverenlerin; iş hijyeni ile iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin uygulanmasında iş birliği yapmaları, yapılan işin yapısı göz önüne alınarak mesleki risklerin önlenmesi ve bu risklerden korunulması çalışmalarında koordinasyon içinde hareket etmeleri, birbirlerini ve çalışan temsilcilerini bu riskler konusunda bilgilendirmeleri gerekmektedir.

Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Yükümlülükleri

Herhangi bir olumsuz durumla karşılaşmamak için işçiler işyerinde sağlık ve güvenlikle ilgili aşağıda belirtilen konulara uymakla yükümlüdür:

a. İşçiler, davranış ve kusurlarından dolayı, kendilerinin ve diğer kişilerin sağlık ve güvenliğinin olumsuz etkilenmemesi için azami dikkat gösterirler ve görevlerini, işveren tarafından kendilerine verilen eğitim ve talimatlar doğrultusunda yaparlar. b. İşçiler, işveren tarafından kendilerine verilen eğitim ve talimatlar doğrultusunda, özellikle; 1. Makine, cihaz, araç, gereç, tehlikeli madde, taşıma ekipmanı ve diğer üretim araçlarını doğru şekilde kullanmak, 2. Kendilerine sağlanan kişisel koruyucu donanımı doğru kullanmak ve kullanımdan sonra muhafaza edildiği yere geri koymak,

3. İşyerindeki makine, cihaz, araç, gereç, tesis ve binalardaki güvenlik donanımlarını kurallara uygun olarak kullanmak ve bunları keyfi olarak çıkarmamak ve değiştirmemek, 4. İşyerinde sağlık ve güvenlik için ciddi ve ani bir tehlike olduğu kanaatine vardıkları herhangi bir durumla karşılaştıklarında veya koruma tedbirlerinde bir aksaklık veya eksiklik gördüklerinde, işverene veya sağlık ve güvenlik işçi temsilcisine derhal haber vermek, 5. İşyerinde, sağlık ve güvenliğin korunması için teftişe yetkili makam tarafından belirlenen zorunlulukların yerine getirilmesinde, işverenle veya sağlık ve güvenlik işçi temsilcisi ile işbirliği yapmak, 6. İşveren tarafından güvenli çalışma ortam ve koşullarının sağlanması ve kendi yaptıkları işlerde sağlık ve güvenlik yönünden risklerin önlenmesinde, işveren veya sağlık ve güvenlik işçi temsilcisi ile mevzuat uygulamaları doğrultusunda işbirliği yapmaktır.

Genel Olarak Yükümlülükler

İş sağlığı ve güvenliği konusunda çalışanlarında yükümlülükleri bulunmaktadır. Bu yükümlülüklerin başında, aldıkları eğitim ve işveren talimatları doğrultusunda, kendilerini, birlikte çalıştıkları kişileri, tehlikeye düşürecek hareketlerden kaçınmak zorunda olmaları gelmektedir. İşveren gerçekten eğitim vermiş ve bu eğitimin yanında işin nasıl yapılacağını ve işin yapılmasını talimatlandırmışsa çalışanların yükümlülükleri şunlardır:

• İşyerindeki makine, cihaz, araç, gereç, tehlikeli madde, taşıma ekipmanı ve diğer üretim araçlarını kurallara uygun şekilde kullanmak, bunların güvenlik donanımlarını doğru olarak kullanmak, keyfi olarak çıkarmamak ve değiştirmemek. • Kendilerine sağlanan kişisel koruyucu donanımı doğru kullanmak ve korumak. • İşyerindeki makine, cihaz, araç, gereç, tesis ve binalarda sağlık ve güvenlik yönünden ciddi ve yakın bir tehlike ile karşılaştıklarında ve koruma tedbirlerinde bir eksiklik gördüklerinde, işverene veya çalışan temsilcisine derhal haber vermek. • Teftişe yetkili makam tarafından işyerinde tespit edilen noksanlık ve mevzuata aykırılıkların giderilmesi konusunda, işveren ve çalışan temsilcisi ile iş birliği yapmak. • Kendi görev alanında, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için işveren ve çalışan temsilcisi ile iş birliği yapmak.

İşverenlerin İş Sağlığı ve Güvenliği Yükümlülüklerini Yerine Getirmemelerinin Yaptırımları

İş Kanunu işverenin işçiyi koruma, özellikle iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili önlemleri alma, uygulanıp uygulanmadığını sürekli ve etkin bir şekilde denetleme ve


eğitme borcunu düzenleyen emredici hukuk kurallarını yüklemiş bulunmaktadır.

İşçinin Çalışmaktan Kaçınma Hakkı: İşverenin gerekli olan iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda işçinin iş görme borcunu yerine getirmesi olanaksız hale gelebilir.

İşçinin Sözleşmeyi Haklı Nedenle Fesih Hakkı: İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu’nun ve işçinin talebine rağmen işverenin gerekli önlemleri almaması durumunda, işçinin, iş sözleşmesini feshetme hakkı doğmaktadır.

İşin Durdurulması veya İşyerinin Kapatılması: İşverenin önlem alma yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda işyerinde işin durdurulması veya işyerinin kapatılması mümkün olabilecektir. İş Kanunu’nda; bir işyerinin tesis ve tertiplerinde, çalışma yöntem ve şekillerinde, makine ve cihazlarında işçilerin hayatı için tehlike olan bir durum tespit edilirse, bu tehlike giderilinceye kadar işin tamamen veya kısmen durdurulabileceği veya işyerinin kapatılabileceği hükmü bulunmaktadır.

İdari Para Cezası: 4857 sayılı İş Kanunu’nda iş sağlığı ve güvenliği alanında belirtilen yükümlülüklere uymayanlar için bazı yaptırımlar düzenlenmiştir. İdari denetim sonucu iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinde herhangi bir eksiklik görüldüğünde ilk aşamada para cezaları uygulanmaktadır.

Hukuki ve Cezai Sorumluluk: İşverenin hukuki sorumluluğu, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almayan ve denetim görevini yerine getirmeyen işverenin, bundan dolayı zarara uğrayan işçiye veya hak sahiplerine karşı tazminat sorumluluğu anlamına gelmektedir.

İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmeyerek işçinin iş kazası veya meslek hastalıkların maruz kalması durumunda işverenin cezai sorumluluğu da söz konusu olabilir. Çünkü işverenin bu tür davranışı ile; tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu taksirle ölüme veya yaralamaya neden olma suçu meydana gelmiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na göre işçinin ölümüne veya yaralanmasına sebep olunması halinde, işverenin hem hapis hem de para cezası ile cezalandırılması söz konusu olabilmektedir.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında