AÖF Soru Bankası
İKT410U · Ünite 5

Solow (Neo-Klasik) Büyüme Modeli

İktisadi Büyüme dersi, ünite 5 özeti

sağlarken, firmalar-üreticiler sermaye (K) Giriş girdisini sağlarlar.

İkinci dünya savaşı sonrasında ülkeler sadece ekonominin • Modelde tek sektörlü bir ekonomi söz konusudur. kalkınması üzerinde durmamış, ekonomik büyümeyi de Bu ekonomide tek bir mal üretilmekte ve göz önüne almışlardır. Bu bağlamda yüksek büyüme tüketilmektedir. Bu mal ise ülkenin GSYİH’sını hızına sahip gelişmiş ülkelerin bu büyümeye nasıl da meydana getirmektedir. eriştikleri araştırılmış, düşük büyüme hızına sahip • Devlet müdahalesinin olmadığı dışa kapalı bir ülkelerde nasıl daha hızlı büyüyebiliriz gibi sorulara ekonomi mevcuttur. odaklanmıştır. Dolayısıyla yeni soruların ortaya çıkması • Modelde teknolojik gelişmeler dışsal olup tüm Neo Klasik büyüme teorilerini de harekete geçirmiştir. Bu ülkeler teknolojik gelişmelerden eşit oranda ve bağlamda Neo klasik büyüme teorilerinden olan Solow hiçbir maliyete katlanmadan büyüme modeli büyüme literatürüne önemli katkılar faydalanabilmektedirler. Bunun yanında sağlamıştır. başlangıçta teknolojik gelişmenin olmadığı

Solow (Neo-Klasik) Büyüme Modeli varsayımı geçerlidir. (∆A/A=0) • Modelde kullanılan üretim fonksiyonu ölçeğe Bu büyüme modelinin temelinde; göre sabit getiriye sahiptir. 2Y=F(2K, 2L) • Tasarruf, • Azalan verimler yasası emek ve sermaye • Sermaye birikimi ve faktörleri için geçerlidir. • Ekonomik büyüme arasında ilişkiler yatmaktadır. • Modelde piyasa koşullarında işgücü ve sermaye, birbiri yerine ikame edilebilir. Bu bağlamda işçi Solow modelinde daha fazla sermaye birikimi katkısı başına sermaye (K/L) artması ve azalması sonucunda nasıl daha fazla işçi başına üretim artışı mümkündür. sağlanabileceği üzerinde durulmaktadır. Ayrıca bu • Modelde tasarruf ve yatırım yapanların aynı modelde, büyümenin asıl kaynağının dışsal teknolojik kişiler ya da gruplar olduğu varsayımı geçerlidir. gelişmelerin olduğu savunulmaktadır. Solow büyüme Bu bağlamda tasarruflar aynı zamanda yatırımlar modeline çeşitli iktisatçılar da katkı sağlamıştır. Swan, anlamına gelmektedir. Ayrı bir yatırım Tobin, Hicks, Meade, Samuelson ve Uzawa bu iktisatçılar fonksiyonuna bu sebepten dolayı yer verilmeyen arasında sayılabilir. Ayrıca, Robert Solow’un, 1956 modelde, girişimcilerin gelecekle ilgili yılında “İktisadi Büyüme Teorisine Bir Katkı” isimli beklentilerine de önem verilmediği anlamı makalesinde ortaya koyduğu model “Solow (Neoklasik) çıkartılabilir. Büyüme Modeli” adı ile anılmakta olup, Solow bu • Aynı nüfus artış hızı, aşınma oranı, tasarruf oranı makalesine istinaden 1987 yılında Nobel İktisat ödülünü ve teknolojik gelişme hızına sahip olan almıştır. ülkelerden az gelişmiş ülkelerin gelişmiş ülkelere Solow Büyüme Modelinin Yapısı, Özellikleri ve göre daha hızlı büyüyeceğini vurgulayan Varsayımları “Yakınlaşma” (convergence) hipotezi geçerlidir.

Neo klasik büyüme modelinin yapısını açıklayan üç temel Ölçeğe göre sabit getiri kavramı, girdiler eşit oranda varsayım vardır. Bunlar; artırılırken çıktının da aynı oranda arttığını ifade eder.

1. Ölçeğe göre sabit getirinin oluşu, Bununla birlikte üretim sürecinde yararlanılan girdilerden 2. Tam rekabetin varlığı ve sadece birini artırırken diğerlerini sabit tuttuğumuzda 3. Dışsallıkların olmadığı yolundaki varsayımlardır. toplam fiziksel üretim miktarının önce artan, sonra azalan hızla artmasını ise azalan verimler yasası olarak Modelin söz konusu yapısal varsayımlarına göre, tanımlayabiliriz. Değişken girdi artışı devam ettirilirse girdilerin arttığı oranda çıktılar da artış gösterir. İkinci toplam ürün bir süre sonra mutlak olarak da azalacaktır. varsayıma göre karar birimleri olan üretici ve tüketiciler fiyat alıcısı konumundadır ve fiyat, piyasalarda arz ve Solow (Neo-Klasik) Büyüme Modelini Açıklayan talebi birbirine eşitleyerek piyasaların temizlenmesini Temel Model sağlar. Üçüncü varsayıma göre ise, bir üreticinin bir başka Solow modelinde, piyasa ekonomilerinin istikrarlılığı üreticiye sağladığı her türlü fayda ve maliyet benimsenirken, uzun dönemde ekonomilerin mutlaka fiyatlandırılmaktadır. kararlı ya da dengeli büyüme sürecini yaşayacakları

Solow büyüme modelinin varsayımları şöyle sıralanabilir: tahmin edilmektedir. Bu büyüme süreci ise sermaye birikimi ile birlikte nüfus artışı ve teknolojik değişmenin • Ekonomi potansiyel hasıla düzeyinde ve tam karşılıklı etkileşimi ile tanımlanmaktadır. Bu modelde istihdam seviyesindedir. Piyasa mekanizması nüfus artışı ve teknolojik gelişme modelin dışsal çalışmaktadır. değişkeleridir. Solow temel modelinde ise teknolojik • Modelde iki farklı karar birimi vardır, gelişmenin var olmadığı bir durum temsil edilmektedir hanehalkları-tüketiciler ve firmalar-üreticiler. (A=0). Hanehalkları-tüketiciler emek (L) girdisini


Mal Arzı ve Sabit Getirili Üretim Fonksiyonu y=f(k) işçi başına üretim fonksiyonu olduğu için, c=y–i Modelde ekonominin arz yönü, girdilerin çıktıya eşitliğindeki değerler yeniden düzenlendiğinde, c=f(k)–sy dönüşümünü gösteren üretim fonksiyonu ile elde edilir.

açıklanmaktadır. Bu sebeple firmalar üretimi üç girdiyle; Sermaye Birikimi sermaye, emek ve teknoloji ile yaparlar. Solow temel Solow büyüme modelinde ekonomik büyüme için sermaye modelinde, ülkedeki her bireyin işgücünü oluşturduğu, birikimi önemlidir. Bunu ise yapılan yeni yatırımlar ile emek girdisinin miktarı (L) ile nüfusun aynı anlama sermayenin aşınması etkilemektedir. Yapılan yatırımlar geldiği ve emek artış hızının (∆L/L), nüfus artış hızına (n) sermaye birikimini arttırıcı bir etki yaratırken sermayenin eşit olduğu (∆L/L=n) varsayımı geçerlidir. kullanılması sonucunda ortaya çıkan aşınma ve eskime ise Harrod Domar modelinin sermaye ve emek girdileri sermaye birikimini azaltmaktadır. arasında ikamenin olamayacağı yönündeki varsayımı, Sermaye birikiminde meydana gelen bir değişme (ΔK), Solow modelinde geçerli değildir. Çünkü daha önce yatırım (I) ile sermaye stokunda oluşan yıpranma (D=δK) Solow modelinin varsayımlarında da belirtildiği üzere arasındaki farktan (∆K=I–δK) elde edilir. sermaye ve emek birbiri ile ikame edilebilir. Sermaye birikiminin önemli olduğu bu modelde iki Solow modelinde üretim fonksiyonunda ölçeğe göre sabit kavramda önemli olmaktadır. Bunlar; getiri kavramı geçerli olduğundan girdideki bir artış çıktıda aynı oranda bir artışa neden olmaktadır. Bu • Sermaye genleşmesi ve özellikteki üretim fonksiyonu ise Cobb-Douglas üretim • Sermayenin derinleşmesi kavramlarıdır. fonksiyonu olarak adlandırılır. Bu fonksiyon şöyle ifade edilir: Y=F(K α L β). İş gücü piyasasına yeni katılanların sermaye ihtiyacını karşılamak amacıyla tasarrufların kullanılması ve bu amaç Cobb Douglas üretim fonksiyonunda yer alan α ve β doğrultusunda yatırım yapılmasına sermayenin genleşmesi değerleri sermaye ve işgücü girdilerinin ürün arz denilmektedir. O halde denilebilir ki sermaye genleşmesi, esneklikleridir. Bu esneklik değerleri işgücü ve sermaye işgücü piyasasına yeni girenlerin sermaye işgücü oranını, girdilerinin çıktı artışı veya büyümeye hangi oranda hali hazırda işgücü piyasasında var olanların sermaye katkıda bulunacağını gösterir. Ayrıca, fonksiyonda ölçeğe işgücü oranına eşitleme amacını taşımaktadır. göre sabit getiri söz konusu olduğu için ürün arz esneklikleri toplamı da 1’dir (α+β=1). Bu durumda β–α=1 Sermaye işgücü oranını arttırmak için kullanılan α 1–α tasarruflar ile yapılan yeni yatırımlar ise sermaye olduğu için eşitlik şöyle düzenlenir: Y=K L derinleşmesi olarak açıklanmaktadır. Eğer tasarruflarda Mal Talebi ortaya çıkan işgücü başına sermaye, nüfus artışı ve Solow modelinde daha önce de belirtildiği üzere aşınmaya yetecek kadar bir sermaye genleşmesini ekonominin kapalı olduğu ve devletin olmadığı karşılayacak kadar artarsa, sermaye derinleşmesi söz varsayılmıştır. Bu varsayımlar altında, Solow modelinde konusu olmayacaktır.

çıktı (Y), hanehalkları-tüketiciler tarafından tüketim (C) Temel Solow (Neo-Klasik) Büyüme Modelinde ve yatırım (I) yapmak için kullanılır. Y=C+I Durağan Durumda Büyüme Üretim, tüketim ve yatırımın işçi başına değerleri, bu Solow modelinde uzun dönemde durağan durumda kararlı değişkenlerin L’ye bölünmesi ile elde edilir. Bu bağlamda büyümenin gerçekleşeceği varsayılır. Durağan durum işçi başına üretim (y), işçi başına tüketim (c) ve işçi başına kararlı büyümesi ile anlatılmak istenen ise işçi başına yatırım (i) ile gösterilmektedir. İşçi başına üretim de (y), düşen sermaye miktarının uzun dönemde sabit bir düzeye eşitlikte gösterildiği gibi işçi başına tüketim (c) ve işçi ulaşacağıdır. Bu düzey ise k* olarak ifade edilir. k* denge başına yatırımın (i) toplanması ile elde edilir: y=c+i sermaye stoku düzeyine gelindiğinde işçi başına çıktı da

Solow modelinde kişi başına tüketim fonksiyonu ise; sabit bir değer almaktadır. Kısacası durağan durum yukarıda bahsedildiği gibi denklemdeki değişkenlerin düzeyinde hem işçi başına sermayenin hem de işçi başına L’ye bölünmesi ile elde edilir: çıktının değişmediği bir durum temsil edilmektedir.

• C=(1–s)Y sf(k)=(δ+n)k eşitliğindeki (δ+n)k aşınma ve nüfus artışı nedeniyle sermaye stokunda meydana gelen azalmayı • C/L=(1–s)Y/L temsil etmektedir. Bu eşitliğe göre, çizilecek olan eğri • c=(1–s)y aynı zamanda işçi başına sermaye miktarını sabit Burada s, hanehalkları ve tüketicilerin gelirden tasarruf tutabilmek için gerekli olan yatırım miktarını da ettikleri oranı gösterir. göstermektedir. O halde denilebilir ki denge durumunda gerçekleşen yatırım ve gerçekleşmesi gerekli yatırım İşçi başına tüketimin ise işçi başına çıktı ile işçi başına eşitliğinin olması gerekir. Bu eşitliğin sağlanması haline yatırım arasındaki fark olduğu şu eşitlikte ise sermayenin durağan durum düzeyi denir. gösterilmektedir: c=y–i


Genel olarak, üretim faaliyetleri ve süreci sonunda mal ve Solow (Neo-Klasik) Büyüme Modelinde Nüfus Artışı ve hizmetler elde edilirken geçmiş yıllardan devralınan Büyüme sermaye mallarında meydana gelen aşınma ve eskimenin Solow büyüme modelinde nüfus artışı ve teknolojik parasal değeri ise amortisman olarak tanımlanmaktadır. gelişmeler ekonomik büyümeyi sağlamada çok önemli Durağan durumda çıktı, sermaye stoku ve işgücü stokunun olmaktadır. Nüfus, çeşitli sebeplerden etkilenebilir. artmasına rağmen, işçi başına çıktı ve işçi başına Hastalıklar, göç vermek, savaşlar, doğal afetler vb. sermayenin artmadığına dikkat edilmelidir; yani çıktı bunlardan sadece birkaçıdır. Nüfusun artması ise artarken, işçi başına sermayenin artış hızı sıfır olmaktadır. işgücünün artmasına ve dolayısı ile işçi başı sermaye Durağan durum büyümesi yalnızca teknolojik değişimden miktarında düşüşe yol açar. O halde denilebilir ki işçi kaynaklanabilir ve uzun dönemde sermaye birikimi başına sermaye düzeyinde görülen değişme, tasarruf ve büyümenin kaynağı değildir. yatırım artışlarının olumlu etkileri ile yıpranma ve nüfus

Solow (Neo-Klasik) Büyüme Modelinde Sermaye artışının olumsuz etkilerinin toplamının birbirinden farkıdır. Birikiminin Altın Kural Seviyesi İşçi başına düşen sermaye birikimini sağlamak ve işçi Sonuç olarak bu model çerçevesinde yorumlarsak, nüfus başına düşen tüketimi ve refahı da maksimum düzeye artışının ekonomik büyümeye olan olumsuz etkisi nüfus çıkarmak altın kuralın amacıdır. Altın kural seviyesi artış oranı yüksek olan ülkelerin yoksullaşma Phelps tarafından Solow modeline eklenmiştir. Kısaca, tek nedenlerinden biri olarak sayılabilir.

bir sermaye birikimi (tasarruf oranında) seviyesinde Solow (Neo-Klasik) Büyüme Modelinde Teknolojik maksimum tüketim düzeyinin seçildiği durağan duruma Gelişme ve Büyüme sermaye birikimin altın kural düzeyi adı verilmektedir. Solow modeline teknoloji dahil edildiğinde ekonomik Solow büyüme modelinde tasarruflar durağan durum büyümeyi arttırıcı sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Solow, sermaye birikiminin belirlenmesinde çok önemli ekonomik büyüme ve gerçekleşen hâsıla artışının; olmaktadır. Tasarruf oranları düşükse, sermaye birikimi ve çıktı da düşük olarak gerçekleşecektir. Tasarruf oranı • Sermaye birikiminin sağlanmasından, yüksek olduğunda ise ekonomideki sermaye birikimi ve • Teknolojik gelişmelerden, dolayısıyla çıktı da daha yüksek olacaktır. Böylece her • Tasarruf oranlarında ve işgücünde görülen farklı tasarruf oranına ve sermeye birikimine bağlı olarak artıştan, kaynaklandığı sonucuna varmıştır.

durağan durum seviyeleri de ortaya çıkacaktır. Bu Solow işgücü sermaye artışı dışında açıklanamayan bağlamda modelde işçi başına düşen sermaye miktarının ekonomik büyümenin kaynağının teknoloji olduğunu yüksek oluşu ise işçi başına daha yüksek miktarda üretim belirtmiş ve bu farka ise “Solow Artığı” ismini vermiştir. yapabilmeyi ve dolayısı ile çıktı üretebilmeyi mümkün Solow’a göre, emeğin verimliliğini artıran teknolojik hale getirdiği için daha önce de tanımlandığı üzere gelişme içeren bir üretim fonksiyonu; Y=F(K, AL) durağan durum düzeyi olarak adlandırılır. şeklinde yazılabilir. Burada A, teknolojiyi ifade etmekte

Solow (Neo-Klasik) Büyüme Modelinde olup işgücü ile çarpımı ise (AL) etkin işgücü olarak Tasarruflar, Nüfus ve Teknolojik Gelişme ve nitelendirilmektedir. İşgücünün etkinliği olarak nitelendirebileceğimiz (AL), işgücünün üretkenliğindeki Büyüme İlişkisi gelişmeyi de göstermektedir. (AL) aynı zamanda çıktı Solow (Neo-Klasik) Büyüme Modelinde Tasarruf ve düzeyini belirlemektedir. Büyüme Solow modelinin teknolojik gelişme konusundaki önemli Solow modelinde ekonomi durağan durum seviyesinde varsayımlarından biri de teknolojik gelişmenin dışsal istikrarlı bir şekilde büyümesi sonucunda bir ekonomik kabul edilmesidir. Ekonomik gelişmelerden bağımsız şokun kişi başına çıktı düzeyini ve büyümeyi ne yönde olarak değerlendirilen teknolojik gelişmenin nereden etkilediği incelenmektedir. Şok olarak nitelendirilebilecek geldiği önemli görülmemiştir. gelişmeler ise, tasarruf ve yatırım oranında görülen artışlar, teknolojik gelişmeler ve nüfusta görülen Solow (Neo-Klasik) Büyüme Modelinde Açık değişimlerdir. Ekonomilerde Büyüme

Tasarrufun gereken yatırım düzeyinden fazla olması ise Solow modelinde yukarıda hatırlanacağı üzere, devletin sermaye derinleşmesine yani işçi başına düşen sermaye ekonomiye müdahalesinin olmadığı yani ekonominin dış stokunun artışına yol açar. ticaret olanağının olmadığı varsayılmıştır. Ancak gerçek hayatta ülkeler aralarında dış ticaret yapmaktadırlar. Özetlemek gerekirse tasarruf oranı ile işçi başına sermaye Günümüz dünyasında ülkeler arasında mal hareketleri ve ve işçi başına çıktı düzeyi birbiri ile doğru orantılı bir sermaye hareketleri olmaktadır. Dolayısıyla, sermaye ilişkiye sahiptir ve tasarruf oranında görülen artışın getirinin düşük olduğu ekonomilerden yüksek olduğu ekonomik büyümeyi de artırması ancak kısa dönem için ekonomilere doğru akış göstermektedir. geçerlidir.


Dünyada sermaye hareketlerinin artarak serbestleşmesi ve anlamını taşır. Bu modelde bazı ülkelerin neden zengin ve dünya ekonomilerinin genel görünümünün açık temel feraha eriştiği sorusunun ve neden bazı ülkelerin yoksul Solow modeline benzeyişi, tasarruf haddi düşük olduğu sorusunun cevapları verilmektedir. Bunun nedeni gelişmekte olan ülkelerin piyasalardan daha çok ise yatırım oranları, nüfus artışındaki ve teknolojik borçlanmasına yol açmıştır. Bu durum esasında ülkeyi kişi gelişmelerdeki farklılıklardır. başına daha yüksek bir hasıla seviyesine ulaştıran bir Solow modelinin açıklamış olduğu bir hipotez olan gelişme olarak görülebilir ancak borçlanan ülke yakınsama hipotezine göre, eğer iki ülkenin tasarruf oranı ekonomilerinin uluslararası piyasalarda görülen ve nüfus artış oranı aynı ise ve benzer özellikte bir üretim dalgalanmalardan etkilenmelerine yol açar. Bunun sebebi fonksiyonuna sahipse uzun dönemde gelir düzeyleri eşit ise borçlanan bu ülkelerin ödedikleri borç faizi oranlarının noktaya gelecektir. Bu bağlamda düşünülecek olursa dünya genel faiz oranlarından daha yüksek olmasıdır. Bu yoksul ülkeler zengin ülkeler ile aynı tasarruf ve nüfus aradaki farklılık sebebi ise risk priminden artış oranını sahip olurlar ise uzun dönemde zengin kaynaklanmaktadır. Geri dönüşü riskli olan kredilere ülkelerin gelir seviyelerine erişebilirler. Ancak tasarruf dünya faiz haddinden daha yüksek faiz uygulanır. düzeyi aynı iken, nüfus artış ve teknoloji oranları Uygulanan faiz oranı ile dünya faiz haddi arasındaki farka birbirinden farklı ülkelerin gelir seviyeleri birbirinden risk primi denir. farklılaşacaktır. Bu gibi ülkeler için aynı kalacak olan tek Solow (Neo-Klasik) Büyüme Modelinde şey durağan durum büyüme oranları olacaktır.

Yakınsama Solow modelinin eksik yönleri de kuşkusuz

Solow büyüme modeline göre, tasarruf oranları, aşınma bulunmaktadır. Bu modelde emeğe yeterince önem düzeyi ve nüfus artış oranları aynı olan ve teknolojik verilmemiştir. Ayrıca, Solow modelinde teknolojik gelişmenin farklı olmadığı dışsal ve sabit olduğu ülkelerde gelişme emek arttırıcı teknolojik gelişme şeklindedir. Bu ülke ve bölgelerde aynı durağan durum kişi başına çıktı ise etkin emek başına düşen sermaye stoku miktarını düzeyinde bulunmaktadırlar. Aynı durağan durumda arttırma görevini üstlenir ve bu sermaye artışı bulunan ülkelerden kişi başına hasıla düzeyi daha düşük gerçekleşmediği zaman fiili çıktıda azalma meydana gelir. olanlar, kişi başına hasıla düzeyi yüksek olan ülkeyi bir süre sonra yakalayacaklardır. Bu duruma mutlak Modelin özellikle belirttiği yakınlaşma hipotezi de yakınsama adı verilir. Başlangıçta var olan faktör tartışılmalıdır. Çünkü hipotezin öne sürmüş olduğu donanımlarının farklı olması nedeniyle eş oranlı yapılan kavramlar uzun yıllardan beri gerçek bir ülke örneğine bir yatırım, yoksul ülkede zengin ülkeye göre daha yüksek uygulanamamıştır.

bir gelir artış oranı sağlayacaktır. Nihayetinde de kişi Solow modelinde, teknolojik gelişmeler azalan verimler başına düşen geliri düşük olan ülkeler, kişi başına geliri yasasının sermaye üzerindeki olumsuz etkisini silmekte ve yüksek olan ülkeleri yakalayacaklardır. Bu hipotezde çıktı düzeyini yükseltebilmektedir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir husus ise söz konusu ülkelerin hatırlanması gereken bir husus vardır. Teknolojik yapısal yani karakteristik özelliklerinin dikkate gelişmelerin gerçekleşebilmesi için firmalar tarafından Ar- alınmadığıdır. Bu bahsedilen durum Solow modelinde Ge çalışmaları yapılmalıdır. Solow modelinde piyasa tam koşulsuz (mutlak) yakınsama hipotezi olarak rekabet piyasasıdır. Bu piyasa türünde firmalar fiyat kabul tanımlanmaktadır. edici durumdadırlar. Teknolojik gelişmelerin gerçekleşebilmesi için gerekli olan Ar-Ge çalışmaları da Solow (Neo-Klasik) Büyüme Modelinin Genel maliyetleri artırıcı bir özelik taşıdığı için firmalar bundan Değerlendirilmesi özellikle kaçınmaktadırlar.

Öncelikle Solow büyüme modeline göre, durağan durum dengesinde sermaye stokundaki artış hızı ve büyüme hızı Modelin bir varsayımı da durağan durum dengesi ile tasarruf oranından hiç etkilenmemektedir. Tasarruf ilgilidir. Bu dengede iken tasarruf eğilimi artarsa ya da oranında olası artışlar uzun dönemde büyüme hızını teknolojik gelişme gerçekleşirse etkin emek başına yatırım etkilemeyip, kısa dönemde işçi başına sermaye ve işçi ve çıktı da artış göstermektedir. Ancak bireylerin tüketim başına çıktıda artışa sebep olur. Yani, tasarruf oranında ve tasarruf alışkanlıklarına incelendiğinde bireylerin meydana gelen artışlar durağan durum gelir düzeyini gelirlerinde görülen bir artış sonucunda tüketimlerini artırırken, durağan durum büyüme oranını artırma eğiliminde olabildikleri görülmektedir. Bu etkilememektedir. durumda tasarruflarda görülen artış aslında beklenilen etkiyi verecek kadar yüksek olmamaktadır. O halde etkin Yine bu modele göre uzun dönemde var olan uzun dönem emek başına yatırım ve çıktı miktarında artışın durağan durum işçi başına sermaye stoku düzeyinden daha gerçekleşebilmesinin ana sebebi teknolojik gelişmelerdir. düşük sermaye stoku düzeyine sahip olan ülkeler, bu uzun dönem işçi başına sermaye stoku düzeyine erişinceye kadar hızlı bir büyüme trendi yakalarlar. Bu ise ülkelerin kısa dönemdeki büyüme oranları ortalamalarının uzun dönemdeki büyüme ortalamalarının üzerine çıkmaları

Ünite 5 sorularını uygulamada çözBu ünitenin çıkmış ve deneme soruları, şıkları ve cevap açıklamaları uygulamada.Uygulamada aç