AÖF Soru Bankası

Ekonominin Güncel SorunlarıÜnite 6 Özeti

Küresel Çevre Sorunları ve Sürdürülebilir Kalkınma

İKT408U-EKONOMİNİN GÜNCEL SORUNLARI

Ünite 6: Küresel Çevre Sorunları ve Sürdürülebilir Kalkınma

Çevre Olgusu ve Kapsamı

Çevre, varlıkların içinde bulundukları ve diğer varlıklarla etkileşim içinde oldukları ortamları ifade eder. Varlık kavramının kapsamında, canlı ve cansız tüm varlıklar yer almaktadır. Çevre olgusu şu şekilde sınıflandırılabilir:

• Sosyal Çevre • Kamusal Çevre • Ekonomik Çevre • Teknolojik Çevre • Doğal Çevre

Sosyal Çevre

Sosyal Çevre, insanların etkileşim içinde oldukları ve bu etkileşimin yapısını ve boyutlarını ortaya koyan ortam olarak tanımlanabilir. Sosyal çevre, din, dil, ırk, milliyet, eğitim, sanat, toplumsal değerler, kültürel yapı, gelenekler, alışkanlıklar gibi insan yaşamını şekillendiren subjektif varlıkları barındıran bir ortamdır.

Kamusal Çevre

Kamusal Çevre, bir toplumdaki yaşamı düzenleyen yazılı kuralları ve bu kuralların uygulanmasını ifade etmektedir. Yasaları ve bu yasalara göre geliştirilmiş düzenlemeleri (yönetmelik, kararname, genelge, rejim gibi.) içeren bu kurallar ülkelerin yasama organları tarafından geliştirilmekte, ulusal ve uluslararası düzeyde yaşanan günün koşullarına göre güncellenmektedir.

Ekonomik Çevre

Ekonomik Çevre, bir toplumda ekonomik birimlerin (hanehalkı, firmalar, devlet, uluslararası) ekonomik kararlarını verdikleri mikro ve makro olarak nitelendirilen ekonomik faaliyetleri ifade etmektedir.

Teknolojik Çevre

Teknolojik Çevre, dünya kaynaklarını etkin bir şekilde kullanmak ve hayatın her alanında insan yaşamını kolaylaştırmak üzere oluşturulan ve eğitim ve araştırma – geliştirme faaliyetleriyle sürekli gelişen makine – teçhizat ve bilginin yer aldığı ortamı ifade etmektedir.

Doğal Çevre

Doğal Çevre, canlıların içinde yaşadığı ortamı ve doğanın canlılara sunduğu olanakları ifade etmektedir. Dağlar, ovalar, ormanlar, denizler, akarsular, yer altı suları, petrol, madenler doğal çevreyi oluşturmaktadır. Doğal çevre, kısaca dünyayı ifade etmektedir.

Küresel Çevre Sorunları

Çevre Sorunları, sonradan oluşturulan yapay çevrenin (konutlar, fabrikalar, yollar, köprüler, barajlar gibi insan eliyle oluşturulmuş çevre), doğal çevre (atmosfer, dağlar, denizler, akarsular, yer altı suları, ormanlar, ovalar, tarım arazileri gibi doğayı oluşturan unsurlar) üzerinde yaratmış olduğu olumsuzlukları ifade etmektedir.

Dünyadaki ihtiyaçları karşılamak ve dünya yaşamını daha üst standartlara çıkararak refahı artırmak üzere

gerçekleştirilen üretim ve tüketim faaliyetleri çevre sorunlarına yol açmaktadır. Söz konusu çevre sorunları şu şekilde sıralanabilir: Hava kirliliği, su kirliliği, toprak kirliliği, ses ve ışık kirliliği, elektromanyetik kirlilik.

Küresel Çevre Sorunlarının Kaynakları

Küresel çevre sorunlarına neden olan kirletme faaliyetleri şunlardır:

• Hızlı ve çarpık kentleşmenin neden olduğu yetersiz altyapı sorunları, • Evsel ve endüstriyel atıklar, • Tarımda bilinçsiz ve aşırı sulama, • Gübreleme ve zirai ilaçlama, • Üretim ve tüketim süreçlerinde fosil yakıt kullanımı, • Tıpta ve günlük hayatta kullanılan radyasyon kaynağı araçlar (tıbbi görüntüleme araçları, tv, bilgisayar, mobil iletişim araçları gibi…), • Kontrolsüz madencilik faaliyetleri, • Üretimde ve tüketimde enerjinin verimsiz kullanılması, • Tarım ve konut arazisi oluşturmak için or- manların yok edilmesi, • Deprem, orman yangını, volkanik patlamalar, fırtınalar gibi doğal afetler.

Küresel Çevre Sorunlarına Neden Olan Ulusal Çevre Sorunları

Bu kirletme faaliyetlerinin yol açtığı ve küresel çevre sorunlarına neden olan ulusal çevre sorunları ise şunlardır: Hava kirliliği, su kirliliği, toprak kirliliği.

Hava Kirliliği; atmosferde bulunan gaz dengesinin bozulmasıdır. Havanın kirlenmesinde (havanın gaz dengesinin bozulması) en önemli kirleticiler “Sera Gazı” olarak sınıflandırılan gazlardır. Temel kaynağı fosil yakıt tüketimi olan hava kirliliğine neden olan etken ve faaliyetler şunlardır:

• Üretim ve tüketim faaliyetlerinde fosil yakıt kullanımı • Maden, petrol ve doğalgaz çıkarılması • Fosil yakıt kaynaklı elektrik üretimi • Orman yangınları • Zirai ilaçlama • Hayvansal atıklar • Çöplükler

Su Kirliliği; organik, inorganik ve radyoaktif kirletici maddelerin, akarsu, göl, deniz ve yer altı suları gibi su kaynaklarında çözülmesi ve birikmesidir. Su kirliliğine neden olan faaliyetler şu şekilde sıralanabilir: fabrika atıkları, madencilikte kullanılan siyanür, bentonit gibi maddeler ve maden çıkarımı ya da üretimi sürecinde gerekli önlemlerin alınmaması, enerji üretimi sonucu ortaya çıkan atıklar, deniz ve akarsu taşımacılığında kullanılan araçların atıkları, tarımda ilaçlama ve gübreleme faaliyetleri, evsel atıklar, doğal afetler.


Toprak Kirliliği; evsel faaliyetler ve üretim faaliyetleri dolayısıyla toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik yapısının bozulmasıdır. Evsel, tarımsal ve endüstriyel sıvı, katı ve gaz atıkların toprağa bırakılması sonucu, toprağın yapısı bozulmakta ve toprak kirliliği oluşmaktadır. Toprak kirliliğine neden olan faaliyetler şu şekilde sıralanabilir:

• Evsel atıklar (kanalizasyon ve çöp atıkları) • Hastane atıkları (kanalizasyon, çöp ve tıbbi atıklar) • Bilinçsiz tarımsal faaliyetler (aşırı gübreleme ve sulama, hormon ve zirai ilaç kullanımı) • Nükleer üretim dolayısıyla oluşan radyoaktif atıklar • Endüstriyel faaliyetler sonucu oluşan katı, sıvı ve gaz atıklar • Endüstriyel atıkların arıtılmasında ve filtre- lenmesinde yapılan hatalar ve eksiklikler, • Petrol ve doğalgaz borularında ve depolarında yaşanan sızmalar • Havanın kirlenmesiyle oluşan asit yağmurları.

Küresel Çevre Sorunları

Çevresel kirlenmenin neden olduğu küresel çevre sorunları şu şekilde sıralanabilir:

• Küresel Isınma ve İklim Değişikliği Sorunu • Ozon Tabakasının Delinmesi Sorunu • Asit Yağmurları Sorunu • Biyolojik Çeşitlilik Kaybı Sorunu • Ormansızlaşma Sorunu • Doğal Kaynakların Tükenmesi Sorunu • Katı Atık Yönetimi Sorunu

Küresel Çevre Sorunlarının Etkileri

Herhangi bir üretim ya da tüketim faaliyetinin çevreye maliyetleri genel olarak şu şekilde sıralanabilir:

• Kirlilik dolayısıyla hastalanan kişilerin doğrudan tıbbi harcamaları • Eğitimden veya işten kaybedilen zaman do- layısıyla üretim kaybı, • Kirlilik nedeniyle bedensel olarak zarar gören kişilerin ekonomik üretkenliğindeki azalmanın neden olduğu üretim kaybı • Rehabilitasyon maliyetleri ve özel eğitim maliyetleri gibi dolaylı sağlıkla ilgili maliyetler, • Tarımsal verimlilikte azalma dolayısıyla yaşanan üretim kaybı • Çevresel yapının bozulması dolayısıyla yaşanan doğal felaketlerin (sel, kasırga, toprak kayması, erozyon, kuraklık, yangın ve bilinçsiz kesim dolayısıyla ormansızlaşma, salgın hastalıklar, toplu hayvan ölümleri) yaratmış olduğu maliyetler • Doğal ve çevresel hazinelerin (endemik yapı, ormanlar, göller, akarsular, şelaleler, kanyonlar gibi) kaybı • Kirliliğin giderilmesi maliyetleri.

Üretim ve tüketim faaliyetinin neden olduğu çevresel maliyetler “negatif dışsallık” ya da “dışsal maliyetler” olarak adlandırılmaktadır.

Sürdürülebilir Kalkınma

Küreselleşmenin yarattığı olumsuz çevresel etkiler, “Sürdürülebilirlik” kavramını dünya gündemine getirmiştir.

Sürdürülebilir Kalkınma Kavramı ve Kapsamı

Sürdürülebilirlik, gerçekleştirilen eylemin devamlı olmasının sağlanması anlamına gelmektedir. Sürdürülebilir Kalkınma ise canlı yaşamının daha iyi koşullara ulaşmasına süreklilik kazandırılmasıdır. Yani bugünün yaşam koşullarını yanı sıra gelecekteki yaşam süreçlerinin de daha iyi koşullarda gerçekleşmesini sağlamayı ifade etmektedir. Sürdürülebilir kalkınmanın amaçları şu şekilde sıralanabilir:

• Dünya kaynaklarının korunması ve etkin kullanımının sağlanması • Çevrenin korunması ve iyileştirilmesi • Teknolojinin geliştirilmesi, uyarlanması ve paylaşımının sağlanması • Üretim ve tüketim faaliyetlerinde çevreyi ön planda tutan yapının oluşturulması • Yoksulluğun yok edilmesi ve eşit yaşam ko- şullarının sağlanması • Yaşamın her alanında koşulların sürekli iyi- leştirilmesi ve yaygınlaştırılması • Sürdürülebilir ve kalıcı barışın sağlanması.

Rio Kalkınma ve Çevre Bildirgesinin Ek 1’inde sürdürülebilir kalkınmanın prensipleri şu şekilde sıralanmıştır:

• Yaşam Hakkı • Kontrollü Kaynak Kullanımı • Adil Kalkınma Hakkı Kullanımı • Çevrenin Korunması • Yoksulluğun Yok Edilmesinde İşbirliği • Azgelişmiş Ülkelerin Kalkınma Önceliği • Çevre ve Kalkınmada Evrensel Eylem • Ekosistemin Korunmasında Uluslararası İşbirliği • Üretim ve Tüketimde Sürdürülebilirlik • Sürdürülebilir Kalkınmada Teknolojik İşbirliği • Çevrenin Korunmasında Bilgi Erişim ve Paylaşım • Etkili Çevre Mevzuat • Sürdürülebilir Kalkınmanın Uluslararası Teşviki • Çevresel Zararların Tazmini • Çevreye Zararlı Faaliyet ve Maddelerin Kontrollü Transferi • Ulusal Çevre Koruma Önlemleri ve Zararların Tazmini • Çevresel Etki Değerlendirme Zorunluluğu • Çevresel Felaketlerle Mücadelede Uluslararası İşbirliği


• Çevre Yönetiminde Kadın Etkisi • Çevre Yönetiminde Gençlerin Katılımı • Toplumsal Değerler ve Sürdürülebilir Kalkınma • Kriz Durumlarında Çevrenin Korunmasın • Çevre Hukukuna Riayet ve İşbirliği • Barışın Sağlanması • Birleşmiş Milletler Şartı • Uluslararası Çevre Hukukunda İşbirliği

Sürdürülebilir Kalkınma ve Küresel Çevre Sorunları

Dünyada yoksulluğun yok edilmesi, ırk, din, dil ayırt edilmeksizin yaşam standartlarının en üst yaşam seviyesine çıkarılması, savaşların ve çatışmaların son bulması ve kalıcı barışın sağlanması temel hedefleri ile ha- reket eden Birleşmiş Milletler, bu temel hedefler çerçevesinde sürdürülebilir kalkınma için 17 adet hedef belirlemiştir. Bu hedefler şunlardır:

• Hedef 1: Sıfır Yoksulluk • Hedef 2: Sıfır Açlık • Hedef 3: İyi Sağlık ve Mutluluk • Hedef 4: Kaliteli Eğitim • Hedef 5: Cinsiyet Eşitliği • Hedef 6: Temiz Su ve Sanitasyon • Hedef 7: Ekonomik ve Temiz Enerji • Hedef 8: İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme • Hedef 9: Endüstri, Yenilik ve Altyapı • Hedef 10: Azalan Eşitsizlikler • Hedef 11: Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar • Hedef 12: Sürdürülebilir Tüketim ve Üretim • Hedef 13: İklim Eylemi • Hedef 14: Suyun Altında Yaşam • Hedef 15: Karada Yaşam • Hedef 16: Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar • Hedef 17: Bu Hedeflerde İşbirliği

Sürdürülebilir Kalkınma ve Temel Küresel Çevre Sözleşme ve Protokolleri

Sürdürülebilir Kalkınma kavramı 1972’de Stockholm’de düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Çevresi Konferansı’nda dünya gündemine girmiştir. Bu konferansta sürdürülebilir kalkınma terimi açık bir şekilde ifade edilmemiştir, ancak günümüzdeki anlamdaki sürdürülebilir kalkınma yaklaşımının temeli olan, uluslararası toplumun şimdiye kadar ayrı ayrı konular olarak ele aldığı kalkınma ve çevre olgularının birlikte yönetilmesinin faydalı olacağı fikri değer kazanmıştır.

BM Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu tarafından 1987 yılında yayınlanan “Brundtland Raporu” olarak da bilinen “Ortak Geleceğimiz” raporu, küresel çevre bozulması ve yoksulluğun artma eğilimini tersine çevirmek için acil eylem ihtiyacının olduğuna dikkat çekilmiştir. Bu raporun öncelikli tavsiyesi; ülkelerin, “sürdürülebilir kalkınma” politikalarını benimsemeleri ve uluslararası çok taraflı bir yaklaşımla yani bu soruna

yönelik uluslararası ilişkileri güçlendirerek bir “dünya vizyonu” geliştirilmeleri olmuştur.

Bu iki önemli süreç sürdürülebilir kalkınma gerçeğini ve ciddiyetini dünyaya anlatmış ve bu süreçlerin de etkisiyle 1992’de Rio de Janeiro’da düzenlenen BM Çevre ve Kalkınma Konferansı’nın temel konusu “Sürdürülebilir Kalkınma” kavramı olmuştur. Bu Konferans, daha sürdürülebilir bir kalkınma modeli için eylem planları ve stratejilerin oluşturulduğu ilk uluslararası girişim ve küresel düzeyde ilk çevre toplantısı olma özelliği taşımaktadır. Bu konferansta çevre sorunlarının ulusal değil küresel olduğu vurgulanmış ve ülkelerin ulusal tüm faaliyetlerinde “sürdürülebilirlik” temelinde çevresel etkileri gözetmeleri gerektiği dile getirilerek çevrenin önemli bir yer tuttuğu sürdürülebilir kalkınma ile ilgili prensipler ortaya konmuştur. 1992 Rio Konferansında yoksulluk, çevre sorunlarının en önemli nedeni olarak gösterilmiştir.

Çevrenin korunması ve sürdürülebilir kalkınmayla ilgili önemli girişimler ve faaliyetler şu şekilde sıralanabilir:

• Brundtland Raporu • Gündem 21 • Barbados Eylem Planı • Gündem 21 İleri Uygulama Programı • Binyıl Kalkınma Hedefleri • Johannesburg Uygulama Planı • Mauritius Uygulama Stratejisi

Küresel sürdürülebilir kalkınma ve çevre kapsamındaki temel sözleşme ve protokoller kitabınızda Tablo 6.2.’de yer almaktadır.

Çevre Göstergeleri ve Sürdürülebilir Kalkınma

• Ekolojik Ayak İzi • Çevresel Sürdürülebilirlik Endeksi • Çevresel Performans Endeksi

Ekolojik Ayak İzi: 1990’larda Mathis Wackernagel ve William Rees tarafından geliştirilmiştir. Ekolojik Ayak İzi, bir bireyin, bir bölgenin ya da tüm insanlığın yaşayabilmesi ya da bir faaliyet için ihtiyaç duyulan üretken kara ve deniz alanı miktarını ölçen kavramdır. Diğer bir bakış açısıyla ne kadar tüketilmesi gerekirken ne kadar tüketildiğinin belirleyicisidir (tüketilen miktar/gerçekte tüketilmesi gereken miktar). Ekolojik Ayak İzi şu altı kategoride belirlenmektedir

• Karbon Tutma Ayak İzi: Üretim ve tüketim dolayısıyla ortaya çıkan sera gazının tutulması için (atmosfere salınmaması için) gerekli olan orman alanı miktarını göstermektedir. Günümüzde dünyada ortalama karbon ayak izi 4 ton olarak hesaplanmıştır. Eğer bugünkü ortalama sıcaklıktan 2Co’lik bir düşüş sağlayabilmek için 2050 yılına kadar bu miktarın 2 tonun altına düşmesi gerektiği ifade edilmektedir.


• Tarım Alanları Ayak İzi: Tüketim için kullanılan Enstitüsü’ndeki Uluslararası Yer Bilimleri Bilgi Ağı gıda ve lif, hayvan yemi, yağ bitkileri ve Merkezi’nin (CIESIN) ortak bir projesi kapsamında her yıl kauçuğun üretimi için gereken tarım alanı Çevresel Performans Endeksi-EPI hesaplanmaktadır. EPI, miktarını ifade etmektedir. dünyadaki sürdürülebilirlik durumunun verilere dayalı bir • Orman Ayak İzi: İnsanların ağaç, kâğıt hamuru, özetini sunmaktadır. 11 konu kategorisinde 32 performans kereste, sanayi odunu ve yakacak odunu göstergesi kullanan EPI, 180 ülke için çevre sağlığı ve ihtiyacını karşılamak için üretilmesi gereken ekosistem canlılığı açısından sıralamaktadır.

orman alanı miktarını ifade etmektedir. • Otlak Ayak İzi: İnsanların et, süt, yumurta, deri ve yün gibi ihtiyaçları karşılamak üzere gerek duyulan hayvan üretimi için otlatma alanı ihtiyaç miktarını ifade etmektedir. • Yapılaşma Ayak İzi: Ulaşım, konut, endüstriyel ve ticari yapılar, hidroelektrik santralleri gibi insan ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için gerekli alt yapı ve üst yapı alanlarının miktarını ifade etmektedir. • Balıkçılık Alanları Ayak İzi: İnsanların balık ve deniz ürünleri ihtiyacının karşılanması için gerekli olan tahmini deniz ve tatlı su alanı miktarını ifade etmektedir.

Ulusal ve uluslararası alanda çevreyi korumaya yönelik şu tedbirler ekolojik ayak izinin küçülmesinde de etkili olacaktır:

• Enerji tüketiminde yenilenebilir enerji kay- naklarının payının arttırılması • Endüstriyel atıkların deşarjında arıtma ve filtreleme süreçlerinin oluşturulması ve de- netlenmesi • Üretim ve tüketimde “geri dönüşüm” bilincinin yaygınlaştırılması • Yapay çevrenin doğal zenginliklerin zarar görmeyecek şekilde yapılandırılması ve yö- netilmesi • Doğal kaynakların kullanımında israfın en- gellenmesi • Doğa dostu ve çevreci üretim ve tüketim bi- lincinin oluşturulması için eğitim ve bilgi- lendirme faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi.

Çevresel Sürdürülebilirlik Endeksi: Ülkelerin gelecek yıllarda çevreyi koruma yeteneklerini ölçen Çevresel Sürdürülebilirlik Endeksi (Environmental Sustainability Index-ESI), 21 çevresel sürdürülebilirlik kriteri içerisinde 76 değişken göz önünde bulundurularak 146 ülke için hesaplanan önemli bir sürdürülebilirlik endeksidir. Yale Çevre Hukuku ve Politikası Merkezi ve Columbia Üniversitesi Uluslararası Yer Bilimi Bilgi Ağı Merkezi tarafından 2000 yılında hesaplanmaya başlanmıştır. Bir ülkenin ESI puanı ne kadar yüksekse, çevre koşullarını geleceğe taşımak açısından o kadar başarılı olacağı öngörülmektedir.

Çevresel Performans Endeksi: Küresel anlamda çevresel faaliyetlerin bir değerlendirmesi olarak, Dünya Ekonomik Forumu (WEF) işbirliği ile Yale Çevre Hukuku ve Politikası Merkezi ile Columbia Üniversitesi Yer

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında