serbestçe hareket edebilmektedir. Böylece diğer bir AB Giriş ülkesinde okumak, çalışmak ya da emekli olmak mümkün
Avrupa Ekonomik Topluluğunu oluşturan Roma olmuştur. Bu özgürlükler, Avrupa Vatandaşlığı ile Anlaşması’nın 3/C maddesi, ortak bir pazar kurulmasını somutlaştırılmıştır. kolaylaştırmak amacıyla “üye ülkeler arasında malların, işçilerin,(kişilerin) hizmetlerin ve sermayenin serbest Avrupa Tek Pazarı’nın 1992 yılı sonunda dolaşımının önündeki engellerin kaldırılmasını” hükme tamamlanmasıyla kişilerin serbest dolaşımı tüm üye bağlamıştır. Bu temel hüküm sebebiyle AB’ye sonradan ülkelerde işlerlik kazanmıştır.
katılacak olan ülkelerle müzakere başlıklarının ilk dördü, Avrupa Vatandaşlığı ve Serbest Dolaşım bu dört temel özgürlüğe ilişkindir. Avrupa Birliği olarak AB vatandaşlığı, 1992 yılında Maastricht Anlaşması ile anılan eski ismiyle Avrupa Ekonomik Topluluğu 1 Ocak kabul edilmiş, Amsterdam Anlaşması (1997) ile 1958 tarihinde Roma Anlaşması ile kurulduğunda, bu dört vatandaşlığın kapsamı genişletilmiştir. temel özgürlük üzerine inşa edilmiştir. Eğer bu dolaşımlar sağlanamaz ise AB bir ekonomik bütünleşme olmaktan AB vatandaşlığı üye ülke vatandaşlarına; çıkar, OECD gibi bir ekonomik işbirliği örgütü hâline gelir. Burada serbest dolaşımdan beklenen, bir üye ülke • Serbest dolaşım ve ikamet hakkı, vatandaşının diğer bir üye ülkede dolaşması ve ekonomik • Yerel seçimlerde olduğu gibi Avrupa faaliyette bulunmasıdır. Parlamentosu’na seçilme ve oy kullanma hakkı, • Kendi ülkesinin temsil edilmediği üçüncü Avrupa Birliği’nde Kişilerin Serbest Dolaşımı ülkelerde bulunan diğer AB üyesi ülkenin
Serbest dolaşım, AB hukukuna göre dört temel haktan temsilciliğinden yararlanma hakkı,
oluşmaktadır. Bunlar; açık işlere başvuru hakkı, iş • Avrupa Komisyonu’na şikâyet hakkı, Avrupa bulabilmek için topluluk içinde seyahat hakkı, işin Parlamentosu ve Ombudsman’ a dilekçe hakkını yapıldığı ülkede oturma (ikamet) hakkı ile işin sona sağlar. ermesinden sonra veya emeklilik durumunda o ülkede Altı aydır bir AB ülkesinde oturan diğer üye ülkelerin oturma hakkıdır. İlk üç temel hak, Roma Anlaşması’nın vatandaşları, karşılılık ilkesi saklı kalmak ve kendi 48’nci maddesinde yer almıştır. Son hak ise Konseyin 29 ülkesinde belediye seçimlerinde oy vermemiş olmak Mayıs 1976 tarih ve 1251/70 sayılı Tüzüğü ile tanınmıştır. şartıyla, bir AB ülkesinde belediye seçimlerinde oy Avrupa bütünleşmesinin ilk döneminde serbest dolaşım kullanabilirler. hakkı, ekonomik olarak aktif kişilerle (işçiler, meslek sahipleri ve hizmet arz edenler) sınırlı tutulmuştur. Daha Türk Vatandaşlarının Avrupa Birliği’nde Serbest sonraki aşamada, yer değiştirme gerekçeleri ne olursa Dolaşımı
olsun, bütün Avrupa Birliği vatandaşlarını kapsayacak Türk iş gücünün Topluluk içinde dolaşımı Ankara şekilde genişletilmiştir. Anlaşması’nın 12, Katma Protokol’ün 36-40’ncı maddelerinde düzenlenmiştir. Ankara Anlaşması iş Serbest dolaşım ile ilgili mevzuat, mesleki niteliklerin gücünün serbest dolaşımının gerçekleştirilmesinin, Roma tanınması, vatandaş hakları, işçilerin serbest dolaşımı ve Anlaşması’nın 48-50’nci maddelerine dayandırılacağını sosyal güvenlik politikalarının koordinasyonuna ilişkin belirtmiştir. hükümler içermektedir. Dolayısıyla, bu alandaki düzenlemeler hizmetlerin ve sermayenin serbest dolaşımına Serbest dolaşım, Ankara Anlaşması’nın yürürlüğe girişini ilişkin mevzuatın yanı sıra, sosyal politika, istihdam, adalet izleyen 12’nci yılın sonu ile 22’nci yılın sonunda kademeli ve iç işleriyle ilgili mevzuat ile de yakın ilişkilidir. olarak gerçekleştirilecektir. Bu konuda izlenecek yöntemler, Konsey tarafından belirlenecektir (Md.12). AB’de işçilerin serbest dolaşım hakkına ilişkin hükümleri, Diğer bir deyişle serbest dolaşım 1 Aralık 1976-1 Aralık 15 Ekim 1968 tarihli ve 1612/68 sayılı Konsey Tüzüğü 1986 tarihleri arasında sağlanacaktır. ayrıntılı olarak belirlemiştir. Tüzük, ayrımcılık yapılmamasına ilişkin hükümler de içermektedir. İşçiler ve Türk işçilerinin serbest dolaşımı konusunda alınan temel işverenler herhangi bir ayrımcılık sonucunu hukuki düzenleme 20 Aralık 1976 tarihli ve 2/76 sayılı doğurmayacak sözleşmeleri yapabilmekte ve Ortaklık Konseyi Kararı’dır. uygulayabilmektedirler. 2/76 sayılı Karar’ın temel ilkeleri şunlardır: Amsterdam Anlaşması’nın 14. maddesinde ve Lizbon Antlaşması’nın 26. maddesinde “iç pazar, içinde malların, • Birinci kademe 4 yıl olarak belirlenmiş ve 1 kişilerin, hizmetlerin ve sermayenin serbest dolaşımının Aralık 1980 tarihinde sona ermiştir. işbu Anlaşma hükümlerine göre güvence altına alındığı, iç • Topluluk içinde 3 yıldır çalışan işçiler, üye sınırları olmayan bir alanı kapsar” şeklinde tanımlanan iç devletler işçilerinin öncelikli hakları saklı kalmak pazar kavramı ile vurgulanmıştır. şartıyla, aynı meslek faaliyet kolu ile bölgede kayıtlı ve normal şartlarla yapılan işlere Günümüzde iç sınır kontrollerinin kaldırılmasıyla kişiler girebileceklerdir. bir üye devlet içinde olduğu gibi Avrupa içinde de
• Topluluk içinde 5 yıldır çalışan işçiler, o ülkedeki Yılı İlerleme Raporu’nun değerlendirmesi şöyledir: tam ücretli işlere serbestçe başvurabileceklerdir. “Başlık 2 İşçilerin serbest dolaşımı alanında çok az • İşçilerin aile ve çocukları, bulundukları Topluluk ilerleme kaydedilmiştir. Bu alandaki AB müktesebatını ülkesindeki bölgesel eğitim imkânlarından uygulamaya yönelik hazırlıklar erken aşamadadır.”
yararlanabileceklerdir. Katılım Anlaşmaları’nda Aday Ülkelere Kişilerin
Ortaklık Konseyi 30 Haziran-1 Temmuz 1980 tarihlerinde Serbest Dolaşımında Tanınan İstisnalar ve Geçiş yapmış olduğu toplantıda, ikinci aşamaya ilişkin 1/80 Dönemleri sayılı Kararı almıştır. 1/80 sayılı Ortaklık Konseyi AB’ye 1994 yılından sonra üyelik başvurusunda bulunan 8 Kararı’na göre; MDA ülkesi ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Malta ile
• İkinci aşama 3 yıl olarak ve 30 Kasım 1983’de 14 Nisan 2003 tarihinde Atina’da Katılım Anlaşmaları sona erecektir. imzalanmıştır. O dönemde AB’ye aday 13 ülkeden üçü • Topluluk içinde 3 yıldır çalışan işçiler için 2/76 dışında (Türkiye, Bulgaristan ve Romanya) 10’u, 1 Mayıs sayılı Karar’da sağlanan haklar geçerliliğini 2004 tarihinde AB üyesi olmuşlardır.
koruyacak, 5 yıllık çalışma süresi 4 yıla Üye ülkeler, katılımcı ülkelere karşı iki yıl süreyle kendi indirilecektir. mevzuatlarını uygulamayı sürdürecektir. İki yılın sonunda, • Toplulukta çalışan Türk işçilerinin aile durum tekrar gözden geçirilecek, yapılan değerlendirme bireylerinden en az 3 yıl Topluluk ülkelerinde sonucu, iş gücü piyasasında ciddi bozulma veya bozulma oturmuş olanlar, ikinci öncelikle her türlü işe tehdidi olan ülkeler, kısıtlamaları iki yıl daha başvurabilecek, 5 yıl oturanlar her çeşit ücretli işe sürdürebileceklerdir. girebileceklerdir. • Ücret düzeyi ve sosyal haklar bakımından Türk Geçiş dönemi beşinci yılda sona erecektir. Ancak, işçileri aleyhine bir farklılık yapılmayacaktır. herhangi bir ülkenin iş gücü pazarının ciddi olarak bozulduğu saptanırsa o ülke için süre iki yıl daha • Türk işçi çocukları, bulundukları üye ülke uzatılabilecektir. Mevcut üyelerin durumlarını korumaya çocukları ile eğitim, çıraklık ve mesleki eğitim yönelik bu istisnalar çerçevesinde üye ülkeler, yedinci imkânlarından aynı şekilde yararlanacaklardır. yılın bitimine kadar koruma önlemleri alabileceklerdir. • Ortaklık Konseyi, 1.6.1983-1.2.1983 arasında ikinci kademe uygulamasını gözden geçirecek ve üçüncü GKRY için geçiş dönemi öngörülmemiştir. Malta için AB kademe için alınacak önlemleri hazırlayacaktır. ülkelerinden gelecek işçi girişlerine karşı yedi yıllık bir deregasyon tanınmıştır. Diğer sekiz ülkenin konumu ise 1/80 sayılı Karar ile Türk iş gücüne ek bazı imkânlar karşılıklılık ilkesine göre düzenlenmiştir. İngiltere, İrlanda sağlanmış, ikinci öncelik uygulamasına devam edilmiştir. ve İsveç dışındaki AB üyesi ülkelerce 1 Mayıs 2004 12 Eylül 1980’den sonra Türkiye-Topluluk ilişkileri tarihinde üye olan ülkelerin (Güney Kıbrıs Rum Yönetimi donmuş olduğu için, 1 Haziran 1983’den itibaren yapılması ve Malta hariç) vatandaşlarına, istinaden iki yıl daha gereken Ortaklık Konseyi toplantısı gerçekleştirilememiştir. uzatılabilecek olan, (2+3+2) beş yıllık bir genel geçiş Böylece, Topluluk ile Türkiye arasında işçilerin serbest dönemi uygulanmıştır. Finlandiya, Portekiz, İspanya, dolaşımını 1986 yılı başından itibaren sağlayacak üçüncü ve Yunanistan ve Hollanda uygulanan kısıtlamaları 1 Ocak son kademeye ilişkin esaslar da belirlenememiştir. 2007 tarihinde kaldırmıştır.
1986 yılından sonra serbest dolaşımın otomatik olarak Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın Türk İşçilerinin yürürlüğe girdiği görüşünü Topluluk ve özellikle Almanya kabul etmemekte direnmiştir. Bu durumda, konunun bir Serbest Dolaşımı ile İlgili Olarak Aldığı Önemli “hukuk sorunu” hâline getirilerek Adalet Divanı’nın Kararlar İle Diğer Mahkeme Kararları
görüşünün alınmasının yararlı olacağı düşünülmüştür. ABAD kararları üye devletlerin yetkilileri ve mahkemeleri için bağlayıcıdır. Ulusal mahkemeler fiilen AB hukukunun Ankara Anlaşması’nın 25’nci maddesi, Anlaşma’dan mahkemeleri konumundadırlar. ABAD bu yöntemle en doğan ihtilafların Ortaklık Konseyi tarafından yüksek ve en son yargı mercii olduğu için denetleme ve çözümlenebileceğini veya bu konuda Adalet Divanına yorumlamaya en son yetkili ve görevli tek otoritedir. başvurulabileceğini belirtmektedir. Böylece ortaklık hukukunun tüm ülkelerde aynı anda Roma Anlaşması’nın 177’nci maddesi ise Adalet uygulanması güvence altına alınmakta ve üye devletlerin Divanının, Topluluk organlarının (kurumlarının) yaptığı mahkemelerinin bu sürece katılımları sağlanmaktadır. AB tasarrufların hukuka uygunluğunu denetleyebileceğini hukukunun üye devletlerde farklı yorumlanmasına izin öngörmektedir. Fakat bunun için, üye ülke verilseydi, bu hukuk düzeni tüm ülkeler için bir mahkemelerinde açılan bir dava sebebiyle ancak yorum örnekliğini kaybederdi. için Divan’a gidilebilmektedir. Doğrudan üçüncü ülke ABAD kararlarının AB hukukunun supranasyonal vatandaşlarının Divan’a başvuru hakları yoktur. ayrıcalığa sahip olması, 1963 tarihli Van Gend (C-26/62) AB ile müzakerelerde ikinci başlık olan İşçilerin Serbest Kararı sonucunda mümkün olmuştur. Karar, Avrupa Dolaşımı alanında çok az ilerleme kaydedilmiştir. 2011 Toplulukları Kurucu Anlaşması’nın doğrudan
uygulanabilirliğini ve AB hukukunun ulusal hukuka hukuku oluşturulmuş olmasına rağmen Türk üstünlüğünü uygulamaya koyan ilk karardır. vatandaşlarına serbest giriş hakkı tanınması için yapılacak en etkili mücadele, Avrupa Birliği’nin İşleyişine Dair Avrupa Birliği Adalet Divanının, 30 Eylül 1987 tarihli Anlaşma’nın (ABİDA: TFEU) 258’nci maddesinin ihlal Meryem Demirel Kararı’ndan (12/86 sayılı) sonra 2/76, edilmesinden dolayı meydana gelen kayıp ve hasar 1/80 ve 3/80 sayılı OKK ışığında günümüze kadar aldığı tazminatı için üye ülkeye dava açmaktır. kararların 41’i ikamet, çalışma ve eşit muameleye, 6’i yerleşme hakkına, 4’ü ise sosyal güvenliğe ilişkindir. 16 Aralık 2013 Tarihli Türkiye-AB Geri Kabul Avrupa Birliği Adalet Divanı´nın önemli kararları tarih ve Anlaşması sayısı ile birlikte Berlin Büyükelçiliği Çalışma ve Sosyal Türkiye ile AB arasında Vize Serbestisi Diyaloğu Güvenlik Müşavirliği tarafından 41 başlık altında Mutabakat Metni ve Geri Kabul Anlaşması eş zamanlı verilmiştir. olarak 16 Aralık 2013 tarihinde Ankara’da imzalanmıştır.
Schengen Vizesi ve Türk Vatandaşlarının Serbest Bu anlaşmalar ile Türkiye, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının AB üyesi ülkelere vizesiz seyahat Dolaşımına Getirilen Hukuk Dışı Vize Engeli edebilmeleri ve bunun karşılığınsa Türkiye’nin kendi Schengen Vizesi ülkesinden transit olarak AB üyesi ülkelere düzensiz
Avrupa Birliği’nde vize konusunda toplu bir düzenleme olarak geçen 3. ülke vatandaşı veya vatansız göçmenleri yapmaya yönelik Schengen Anlaşması, (Schengen I) 14 geri alma taahhüdünde bulunmuştur. Geri Kabul Haziran 1985 tarihinde Lüksemburg’un Schengen Anlaşması, Avrupa’nın uzun zamandır yürüttüğü sınır kasabasında Fransa, Batı Almanya ve Benelüks ülkeleri kontrolünü sınırların ötesine taşımak politikasının bir arasında imzalanmıştır. Amacı, taraf ülkeler arasında tüm sonucudur. kara, deniz ve hava alanlarındaki sınır denetimlerini Anlaşmanın önemli hükümleri şöyledir: kaldırmak, sığınma ve vize politikalarına ortak bir yaklaşım yoluyla üye devletlerin dış sınırlarındaki vize • AB üyesine belgesiz olarak giden 3. ülke denetimlerinin koordinasyonunu sağlamaktır. vatandaşları bu ülkelere girmeden önce son
Yaşanan sorunlar gerekçesiyle 23-24 Haziran 2011 tarihli transit geçiş yaptıkları ülke Türkiye ise, belgesiz AB Konseyi’nde, “Schengen işbirliğinin işleyişini göçmenler geri kabul edilecektir. tehlikeye atan istisnai durumlara kişilerin serbest dolaşımı • Yasadışı yollarla AB ülkelerine giden veya bu ilkesine halel getirmeden müdahale etmek üzere yeni bir ülkelerde bulundukları sırada yasadışı duruma mekanizmanın hayata geçirilmesi” konusunda çağrıda düşen Türk vatandaşlarını Türkiye geri alacaktır. bulunulmuştur. Avrupa Parlamentosu’nun 7 Temmuz • Geri Kabul Anlaşmasının kapsamına İngiltere, 2011’de tarihli kararında yeni mekanizmanın serbest İrlanda ve Danimarka girmediğinden, bu ülkelere dolaşımı güçlendirmesi ve Schengen Alanı’nın gidişlerde vize muafiyeti hakkı doğmayacaktır. yönetişimini iyileştirmesi vurgusu yapılmıştır. • Türkiye yabancılarla ilgili işlemlerde AB müktesebatına uyum sağlayacak ve gerekli etkili Türk Vatandaşlarının Serbest Dolaşımına Getirilen uygulamaları gerçekleştirecektir. Hukuk Dışı Vize Engeli • Türkiye doğusundan gelecek mülteciler için
Avrupa Birliği ülkelerinin Türk vatandaşlarından Ekim coğrafi sınırlandırmayı şimdilik 1980’den itibaren vize istemesi, iş gücünün serbest kaldırmayacaktır. Siyasi, dinsel, mezhepsel gibi dolaşımının gerçekleştirilmesine engel oluşturan yasal sebeplerle adı geçen coğrafyadan gelen kişileri olmayan çok önemli bir uygulamadır. Türkiye’ye ilk vize Türkiye şimdilik mülteci kabul etmeyecektir. uygulayan Topluluk ülkesi Yunanistan’dır. Bu ülke AB’ye • Türkiye sadece bazı uluslararası anlaşma, üye olmadan önce 24 Nisan 1965 tarihinde Türk sözleşme ve protokollerden sadece vize muafiyeti vatandaşlarına vize uygulamaya başlamıştır. ve Geri Kabul Anlaşmasının düzgün işlemesiyle
Topluluk ülkelerinden Almanya ve Fransa 5 Ekim 1980, doğrudan ilgisi bulunanlara taraf olacaktır. Benelüks ülkeleri 1 Kasım 1980, Danimarka 1 Mayıs • Vize muafiyeti süreci ve Geri Kabul Anlaşması 1981, İngiltere 22 Haziran 1989, İrlanda 10 Aralık 1989, ABAD’ın ortaklık hukukuna dayanarak Türk İtalya 3 Eylül 1990, Portekiz 24 Haziran 1991, İspanya ise vatandaşları lehine vermiş olduğu kararlara halel 1 Ekim 1991 tarihinden sonra Türk vatandaşlarından vize getirmeyecektir.
talep etmeye başlamıştır. ABAD, Eylül 1987-Aralık 2018 Avrupa özel sektörünün temsilcisi olarak kabul edilen tarihleri arasında Türk vatandaşları ve şirketlerinin taraf şemsiye örgüt Avrupa İş Dünyası Konfederasyonuna bağlı olduğu 52 davada AB ülkelerinin yorumlarının (Businesseurope) 9 üye kuruluş, 26 Temmuz 2012 geçersizliğini kabul etmiştir. Bu davaların önemli bir tarihinde “Vize Engeline Hayır, Ekonomik Büyümeye kısmı Vizesiz Avrupa konusuyla doğrudan ilgilidir. İhtiyaç Var” başlığı ile yayınladığı bildiride, Rusya,
Prof. Dr. Wolfgang Voegeli, Vizesiz Avrupa Raporu’nda Moldova, Türkiye ve Ukrayna ile vize süreçlerinin Türk vatandaşlarına uygulanan vizenin hukuksuzluğunu karşılıklı liberalleştirilmesine yönelik müzakerelerin ortaya koymuştur. ABAD tarafından etkileyici bir içtihat sonuçlandırılması, diğer Doğu Avrupa ülkeleriyle de
müzakerelerin başlatılması ve tüm bu ülkelere yönelik iş vizelerinin 2018’e kadar kaldırılmasını talep etmiştir. Almanya, Fransa, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Finlandiya, İtalya, İspanya, Polonya ve Türkiye’den iş dünyası temsilcilerinin öncülüğünde hazırlanan çağrı metni ilgili AB kurumlarına iletilmiştir.