tarafta da ortaklık ilişkisi kurulan ülke veya ülkeler Giriş bulunmaktadır. Ortaklık anlaşmasına dayanarak kurulan
Türkiye ile AET arasında 1963 yılında imzalanan Ankara ortaklık organlarının yönetiminde kararlar her iki tarafın Anlaşması ile kurulan ortaklık ilişkisini kavrayabilmenin da onayı ile alınmaktadır. Bu nedenle ortaklık ilişkisinin bir boyutunu da bu ilişkinin kurumsal yapısı organları “karşılıklılık (bilateralism)” ilkesine uygun oluşturmaktadır. Bu nedenle bu bölümde ortaklık olarak faaliyetlerini sürdürmektedir. Ortaklık ilişkisinde ilişkisinin içeriği ve Türkiye-AB arasındaki ortaklığın temel nokta AB ve AB üyesi ülkelerin ilişki kurduğu kurumsal yapısı ile diğer önemli kurumların görev ve ülkenin bir “üye ülke” olmamasıdır. AB’nin kurumları ile yetkileri açıklanacaktır. ortaklık ilişkisinin kuramları birbirinden ayrılmıştır. Bu
nedenle örneğin Yunanistan ile ortaklık ilişkisini kuran Ortaklık İlişkisi Atina Anlaşması hazırlanırken, AET’nin kurumsal Avrupa Birliğinin (AB) diğer ülkelerle kurduğu ilişkiler yapısında Yunanistan’ın da temsil edilmesi için talepte uluslararası anlaşmalara dayanmaktadır. Ortaklık bulunmuştur. AET, Yunanistan’ın henüz Topluluklara üye anlaşmaları olarak tanımlanan bu uluslararası anlaşmalar, olmadığını, ortaklığın buna imkân vermediği gerekçesiyle katılım sürecine temel oluşturan kapsayıcı çerçeve bu talebi reddetmiştir. Ortaklık ilişkisinin bu özelliği de anlaşmalardır. AB’nin imzaladığı bazı ortaklık anlaşmaları, “kurumsal yapının özerkliği” olarak ifade edilir. ortaklık ilişkisi kurma yoluyla ülkeleri AB üyeliğine hazırlamak amacıyla yapılmıştır. Yunanistan ile yapılan Türkiye-AB Ortaklık İlişkisinin Temel Organı: Atina Anlaşması ile Türkiye ile yapılan Ankara Anlaşması Ortaklık Konseyi bu ilişki biçiminin örnekleridir. AB’nin Avrupa kıtasında Türkiye ile AET Arasında Bir Ortaklık Yaratan Anlaşma olmayan ülkelerle de ortaklık ilişkisi kurduğunu görüyoruz 12 Eylül 1963 tarihinde Ankara’da imzalanmıştır. Bu Kurucu antlaşmalardaki hükümlere göre Avrupalı olmayan nedenle Ankara Anlaşması olarak anılmaktadır. İmzalanan bu ülkelerin üyeliğe uzanacak bir ortaklık kurmaları Anlaşma Avrupa Toplulukları, üye ülkeler ve TBMM’nin mümkün değildir. Bu tip ortaklık anlaşmaları genelde onay sürecinden geçerek 1 Aralık 1964 tarihinde taraflar arasındaki ticaretin serbestleştirilmesi ilkesi üzerine yürürlüğe girmiştir. . Ortaklık ilişkisinin birincil hukuk kurulmaktadır. Bu anlaşmalar karşılıklı çıkar alanlarını - kaynakları şu unsurlardan oluşur: savunma ve güvenlik, göç, çevre koruma ve enerji, bilim ve eğitim gibi - daha geniş ekonomik ve politik işbirliği • Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu oluşturmayı da içerebilir. Bu anlaşmalar, AET’nin kurucu arasında bir ortaklık yaratan Anlaşma ve Ekleri ülkelerinin, daha önce sömürgeleri olan ülkelerle ortak • Katma Protokol ve Ekleri ticaret politikasının koyduğu sınırların dışında ticari • Tamamlayıcı/Uyum Protokolleri ilişkilerini sürdürme gayretiyle oluşturulmuştur. Bazı Ankara Anlaşmasının 6. maddesinde, Türkiye ile AT anlaşmalar ise ekonomik işbirliği ve kalkınma amaçlarıyla arasındaki ortaklık rejiminin uygulanması ve yapılmıştır. Lome Anlaşmaları, Fas, Tunus ve Cezayir’le geliştirilmesini sağlamak üzere tarafların bir Ortaklık yapılan anlaşmalar bu tür anlaşmalara örnek olarak Konseyi oluşturmaları öngörülmüştür. Anlaşmanın 23. ve gösterilebilir. Bir diğer özel anlaşma AET ile 3 Mayıs 1960 24. maddeleri Ortaklık Konseyinin yapısı ve işleyişi yılında kurulan Avrupa Serbest Ticaret Alanı (EFTA) üyesi hakkında hükümler içermektedir. Buna göre; ülkeler arasında imzalanan serbest ticaret anlaşmasıdır. • Ortaklık Konseyini, bir yandan Türkiye AB’nin ortaklık anlaşmalarının temel özellikleri şunlardır: Cumhuriyeti Hükümetinden üyeler, öte yandan • Roma Anlaşmasının 238. maddesine dayanır, Topluluk üyesi Devletler Hükümetlerinden, • Yakın bir ekonomik ve siyasi işbirliği niyeti taşır, Konseyinden ve Komisyonundan üyeler meydana • Ortaklık ilişkisini yöneten, tarafların temsil getirir. edildiği organlar yaratır, • Ortaklık Konseyi iç tüzüğünü yapar. • En çok kayrılan ülke uygulaması yaratır, • Ortaklık Konseyi üyeleri, iç tüzüğün öngördüğü • Taraf olan ülke ile AB arasında ayrıcalıklı bir şartlarla kendilerini temsil ettirebilirler. ilişki yaratır, • Ortaklık Konseyi, kararlarını oy birliği ile alır. • Özellikle 1994 yılından itibaren insan hakları, • Ortaklık Konseyi başkanlığı, altışar aylık süreler demokrasi ve hukukun üstünlüğü gibi temel için Türkiye ile Topluluk temsilcilerinden biri değerlere saygı koşullarını içerir, tarafından, sıra ile yapılır. İlk başkanlık süresi • Taraflar arasında işbirliği anlaşmalarının ötesinde Ortaklık Konseyi kararı ile kısaltılabilir bir ortaklık kurmayı hedeflemektedir. • Ortaklık Konseyi, görevlerinde kendisine yardım edebilecek her komiteyi ve özellikle Anlaşmanın AB’nin ortaklık ilişkisi kurduğu ülkeler AB’nin kurumsal iyi yürütülmesi için gerekli işbirliği devamlılığını yapısı içinde temsil edilmemekte, Birlik’in karar alma sağlayacak bir komite kurmaya karar verebilir. süreçlerinde yer almamaktadır. Ortaklık anlaşmalarını • Ortaklık Konseyi bu komitelerin görev ve temel alarak kurulan organlarda taraflar eşit şekilde temsil yetkilerini belirtir. edilmektedir. Bir tarafta AB ve AB üyesi ülkeler, diğer
Ortaklık Konseyinin çalışma yöntemi ve koşulları olmak, Ortaklık Konseyi toplantılarının gündemini Brüksel’de 1 Aralık 1964 tarihinde gerçekleşen toplantıda hazırlamak ve Ortaklık Konseyinin vereceği talimatlara kabul edilen İç Tüzük ile belirlenmiştir. İç Tüzüğe göre uygun olarak, ortaklık ilişkisiyle ilgili teknik sorunlar Ortaklık Konseyi, en az altı ayda bir Bakanlar düzeyinde üzerinde incelemeler yapmaktır. Ortaklık Komitesinin toplanmakta ve dönem başkanlığı altı aylık sürelerle, bir yapısı da Ortaklık Konseyine benzemektedir. Bu nedenle AB temsilcisi ve bir Türk temsilci tarafından sırayla Komitede bir tarafta AB, diğer tarafta da Türkiye yer yapılmaktadır. Ortaklık Konseyinde Türkiye’nin bir oyu almaktadır. Komitenin çalışmaları, tarafların Brüksel’deki ve AB tarafının bir oyu vardır. Kararlar oybirliği ile alınır. sürekli temsilcileri tarafından yürütülür. Komitenin Ortaklık Konseyi’nde, her iki tarafın olumlu oyu olmadan başkanlık ve sekretarya görevlerini de Ortaklık Konseyi hiçbir kararın alınmasına imkân yoktur. Başkanlığı görevini yüklenen taraf sürdürmektedir. 11-12 Aralık 1999 tarihlerinde gerçekleşen Helsinki Zirvesinde Ortaklık Konseyi kararları, tarafları bağlayıcı niteliği Türkiye “aday ülke” olarak kabul edilmesiyle diğer aday nedeniyle ikincil hukuk kaynağı olarak tanımlanabilir. ülkeler için olduğu gibi Türkiye için de Katılım Ortaklığı Ortaklık Konseyi toplantısı sonucunda bir karar Belgesi hazırlanması amacıyla Komisyon görevlendirilmiş- alınabileceği gibi Ankara Anlaşmasının 22. maddesinin tir Türkiye için hazırlanan ilk Katılım Ortaklığı Belgesi 8 öngördüğü gibi “taraflara yararlı tavsiyelerde de Mart 2001 tarihinde AB Bakanlar Konseyi tarafından bulunulabilir”. Tavsiye kararları, taraflar üzerinde bağlayıcı onaylanmıştır. Ortaklık Konseyi 11 Nisan 2000 tarihinde değildir. Ortaklık Konseyinin özerk bir bütçesi yoktur. İç aldığı 3/2000 sayılı karar ile AB müktesebatının analitik Tüzüğün 15. maddesi tarafların kendi masraflarını incelemesini gerçekleştirmek üzere Ortaklık Komitesine karşılamasını, Türkçe dışındaki dillere yapılacak tercüme ve bağlı 8 alt komite kurulmuştur. Alt komiteler, görev alanına toplantının organizasyon masraflarının ise Avrupa giren konularda, öncelikle AB müktesebatı ile Türkiye Komisyonu tarafından karşılanacağını belirtmektedir. mevzuatının karşılaştırılmasını yapar. Alt komiteler ayrıca Ortaklık Konseyi, Ankara Anlaşması’nın uygulanması için Katılım Ortaklığı Belgesinin ortaya koyduğu önceliklere karar alır ve uygulanmasını sağlar. Bu nedenle yetkilerinden bağlı olarak yasal uyum, uygulama ve yürütme ile ilgili ilki karar yetkisidir. Ortaklık Konseyinin yetkilerinin sınırı ilerlemeyi değerlendirir. Alt komiteler, belirlenen ise Ankara Anlaşması ve eki niteliğindeki protokollerle sektörlerdeki ortaya çıkabilecek her sorunu gözden geçirir çizilmiştir. Ortaklık Konseyi taraflar arasında ve atılabilecek olası adımlara ilişkin önerilerde bulunur. Alt uyuşmazlıkların çözümü bakımından da Ankara Komite çalışmaları sayesinde Türkiye’deki kurumlar AB Anlaşması’nda yetkili kılınmıştır. Dolayısıyla Ortaklık müktesebatı hakkında doğrudan bilgiye ulaşabilmektedir Bu Konseyi’nin yargı yetkileri ile donatıldığı söylenebilir. nedenle Alt Komite çalışmaları Türkiye'nin AB Anlaşma’nın taraflarınca Ortaklık Konseyine getirilen ve müktesebatına uyumu konusunda müzakere sürecinde Anlaşma’nın uygulanması ve yorumlanması ile ilgili olarak önemli görevler yüklenmiştir. Türkiye’yi, AB’yi veya AB üyesi bir devleti ilgilendiren her uyuşmazlık hakkında Ortaklık Konseyi kendisi karar Karma Parlamento Komisyonu verebilir veya uyuşmazlığı AB Adalet Divanı (ABAD) veya Karma Parlamento Komisyonu (KPK) Ankara Anlaşmasının başka bir yargı merciine götürmeyi kararlaştırabilir. 27. maddesine dayanarak, 1/65 Sayılı Ortaklık Konseyi Ortaklık Konseyi, her yıl faaliyetleri hakkında hazırladığı Kararı ile 17 Eylül 1965 tarihinde kurulmuştur. KPK'nın İç raporu Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu’na Tüzüğü, Avrupa Parlamentosu tarafından 1966 yılında, sunar. Sayılan görevlerinden de anlaşılacağı üzere, Türkiye TBMM ve Cumhuriyet Senatosu tarafından ise 1967 yılında - AB ortaklığının en önemli organı olan Ortaklık kabul edilmiştir. Ortaklık Konseyi Kararında TBMM ve Konseyinin etkin biçimde işlemesi, ortaklık ilişkilerinin Avrupa Parlamentosundan seçilecek 15 er parlamenterden geliştirilmesinde son derece önemlidir. oluşmasına karar verilmiş olsa da günümüzde taraflar
Ortaklık İlişkisinin Yardımcı Organları KPK'nda 25 er parlamenter ile temsil edilmektedir. KPK; Ortaklık Anlaşmasının uygulanması çerçevesinde danışma Ankara Anlaşması’nda ifade edilen asıl organ Ortaklık ve demokratik denetim görevini yerine getirir. Ortaklık Konseyidir. Ankara Anlaşması’nın 24. Maddesi Ortaklık Konseyinin kendisine sunduğu yıllık faaliyet raporunu Konseyi’ne faaliyetlerinde yardımcı olması amacıyla inceler. Ayrıca TBMM ve Avrupa Parlamentosu tarafından “yardımcı organlar” kurma yetkisi tanınmıştır. Bu verilen yetki dahilinde her konuyu inceleyebilir. TBMM'ye yardımcı organlar ise; Ortaklık Komitesi, Karma ve Avrupa Parlamentosuna tavsiye kararları sunabilir. KPK, Parlamento Komisyonu, Türkiye-AB Karma İstişare eş başkanlık esasına göre yönetilir. TBMM ve Avrupa Komitesi, Gümrük İşbirliği Komitesi ve Gümrük Birliği Parlamentosu tarafları kendi başkanlarını seçerler. Her iki Ortak Komitesi’nden oluşmaktadır. tarafın başkanları ve ikişer başkan yardımcıları ile birlikte
Ortaklık Komitesi başkanlık divanını oluştururlar. KPK toplantılarında kararlar Ortaklık Komitesi Ankara Anlaşmasının 24’üncü mad- oy çokluğuyla alınmaktadır.
desinin verdiği yetkiye dayanarak Ortaklık Konseyinin 3/64 Karma İstişare Komitesi sayılı Kararıyla, 1964 yılında kurduğu yardımcı bir AB’nin kurumsal yapısı içinde danışma organı niteliğinde organdır. Kuruluş amacı Ortaklık Konseyine görevlerini görev yapan Ekonomik ve Sosyal Komite ve Bölgeler düzenli ve sürekli biçimde yerine getirmesinde yardımcı
Komitesi bulunmaktadır. Benzer bir danışma organının amacıyla Gümrük Birliği Ortak Komitesi (GBOK) Türkiye ile ortaklık ilişkisi sürecinde de oluşturulması (Customs Cooperation Committee) adında yeni bir amacıyla, yine Ankara Anlaşmasının 27. maddesine yardımcı organ kurulmuştur. dayanarak Karma İstişare Komitesi (KİK), 16 Kasım 1995 Komite, taraflar arasında bilgi ve görüş alışverişini yürütür, tarihinde Avrupa Ekonomik ve Sosyal Konseyi tarafından Ortaklık Konseyine tavsiye kararları hazırlar, Gümrük oluşturulmuştur. AB-Türkiye Karma İstişare Komitesi, Birliğinin düzgün işlemesini sağlamak amacıyla görüş Avrupa Ekonomik Sosyal Komite (EESC)den 18 üye ile bildirir, kendi iç tüzüğünü hazırlar ve görevlerini yerine Türkiye’deki örgütlü sivil toplumu temsil eden 18 üyeden getirmede kendisine yardımcı olacak alt komiteler veya oluşur. Komitenin Türkiye kanadı sekreteryası Türkiye çalışma grupları kurabilir. Gümrük Birliği Ortak Komitesi Odalar Borsalar Birliği (TOBB) tarafından yü- (GBOK) Anlaşma taraflarının bürokratik temsilcilerinden rütülmektedir. Türkiye tarafından Komiteye katkı TOBB, meydana gelir. Türkiye, AB üyesi olmadan Gümrük TİSK, Türk-İş, Hak-İş, Kamu-Sen, TZOB, TESK Birliğini gerçekleştirdiği için AB’nin Ortak Ticaret tarafından sağlanmaktadır. AB ve Türkiye tarafının be- Politikasının belirlendiği karar alma süreçlerinde temsil lirlediği 2 Eş Başkan Komiteye başkanlık eder. Üyelerin edilememektedir. Üstelik gümrük birliğinin işleyişiyle görev süresi 2 yıldır. Türkiye için Komitenin amacı sivil doğrudan ilgili alanlarda Türkiye mevzuatını AB mevzuatı toplum temsilcilerinin müzakerelere katkı sağlaması ve ile uyumlu hâle getirme yükümlülüğü altındadır. Gümrük müktesebata uyumun ekonomik ve sosyal sonuçları Birliği nedeniyle Türkiye AB ülkeleriyle birlikte Avrupa hakkında analizlerde bulunmak, görüş bildirmektir. KİK, Gümrük Alanı içinde yer almaktadır. Bu nedenle, AB’nin AB üyeliğinin hakları ve yükümlülükleri konusunda üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmaları kamuoyunu aydınlatmak ve sivil toplum diyaloğunu (STA), Türkiye’nin de içinde yer aldığı gümrük alanını ve güçlendirmek hedeflerine de katkı sağlamaktadır. Bu AB’yi kapsamaktadır. AB ile STA imzalayan üçüncü kapsamda Komite, Avrupa Komisyonunun 2005 yılında ülkeler, AB’ne gümrük tarifesi ve tarife dışı engellerde başlattığı “Sivil Toplum Diyaloğu”nda da yer almaktadır. tavizler tanımaktadır. Ancak AB üyesi olmaması nedeniyle
Gümrük İşbirliği Komitesi Türkiye anlaşmanın sağladığı avantajlardan Gümrük İşbirliği Komitesi, Ankara Anlaşmasının, Ortaklık yararlanamamaktadır. Bunun için Türkiye’nin de eş zamanlı Konseyini, görevlerinde kendisine yardımcı olabilecek her olarak bu ülkelerle STA imzalaması gerekmektedir. Komiteyi kurmaya yetkili kılan 24’üncü maddesine Türkiye, Gümrük Birliği ile bağımsız bir dış ticaret dayanarak 15 Aralık 1969 tarihli 2/69 sayılı Ortaklık Konseyi politikası izleme hakkından vazgeçmiş, bu alandaki Kararı ile kurulmuştur. Görev alanı Ankara Anlaşmasının egemenlik yetkilerini AB mevzuatına bağımlı hâle getir- gümrüklerle ilgili kısmıyla sınırlandırılmış olan, “teknik” bir miştir. 1 Ocak 1996 tarihinden itibaren tamamlanan gümrük komitedir. Üye devletlerin gümrük uzmanları, Avrupa birliği süreci ile artık Ankara Anlaşması’nın öngördüğü Komisyonu birimlerinin gümrük sorunları ile ilgili memurları “son dönem” başlamıştır. Oldukça önemli olan Türkiye’nin ile Türkiye gümrük uzmanlarından oluşan Gümrük İşbirliği temsil sorununun yanında yirmi yılı aşkın süredir yürürlükte Komitesinin karar alma yetkisi bulunmamaktadır. Taraflar olan Gümrük Birliği’nin içeriğinin de güncellenmesi arasında idari işbirliğini sağlamak ve Ortaklık Komitesinin ihtiyacı doğmuştur. Bu kapsamda 2014 yılında Avrupa gümrük alanında kendisine vereceği her türlü diğer görevi Komisyonunun talebi doğrultusunda Dünya Bankası yürütmekle yükümlüdür. Gümrük İşbirliği Komitesi bütün tarafından AB-Türkiye Gümrük Birliği Değerlendirmesi çalışmaları hakkında Ortaklık Komitesini düzenli olarak başlıklı bir rapor yayımlanmıştır. Raporda Türkiye’nin bilgilendirir. üzerinde durduğu taşıma kotaları, vizeler ve serbest ticaret anlaşmaları konularındaki sorunlar dikkate alınarak Gümrük Birliği Ortak Komitesi Gümrük Birliği’nin kapsamının tarım ve hizmetler Türkiye ile AB arasında kurulan Gümrük Birliğinin sektörleri ile kamu alımlarını da kapsayacak şekilde uygulama koşulları 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararında genişletilmesi önerilmiştir.
belirtilmiştir. Bilindiği gibi Gümrük Birliği kapsamında Diğer Kurumlar taraflar dış ticarette gümrük vergisi ile eş etkili vergi ve önlemleri tamamen kaldırmış ve AB’nin Ortak Gümrük Ankara Anlaşmasına dayanarak iki taraf arasındaki Tarifesine uyum sağlamıştır. Böylece Türkiye AB’nin ortaklık ilişkisinin kurumsal yapısı dışında Türkiye AB Ortak Ticaret Politikasına uyum sağlamanın yanında; ilişkilerinde izlenmesi gereken iki önemli idari organ bulunmaktadır. Bu organlardan Türkiye’nin merkezi • Fikrî, Sınai ve Ticari mülkiyetin korunması, yönetim yapısı içinde yer alan Avrupa Birliği Başkanlığı, • Rekabet, AB’nin idari yapılanması içinde de Diplomatik misyon • Devlet yardımları ve kamu tekelleri, olarak görev yapan Avrupa Birliği Türkiye • Ticari korunma araçları, Delegasyonu’dur.
• Kamu ihaleleri gibi alanlarda da AB mevzuatına Türkiye İdari Yapısı İçinde AB ile İlgili Yapılanma uyum yükümlülüğü altına girmiştir. Türkiye’nin 12 Eylül 1963 tarihinde imzalanan ve 1 Bu nedenle Türkiye mevzuatının yukarıda belirtilen Aralık 1964 tarihinde yürürlüğe giren Ankara Anlaşması alanlarda AB mevzuatıyla sürekli uyumlaştırılması ile AET ile kurduğu ilişkilerde Türkiye Cumhuriyeti’ni ve
Hükümetini yabancı devletler ve uluslararası kuruluşlar Komisyonu’nun Türkiye Delegasyonu’nun kurulması ve nezdinde temsil yetkisine sahip olan, Dışişleri Bakanlığı onun dokunulmazlık ve İmtiyazları Hakkında Anlaşma” temsil etmiş ve uzun yıllar oldukça önemli görevler temelinde tam diplomatik statü tanınmış olan “Avrupa yüklenmiştir. Dışişleri Bakanlığının ülke içindeki Komisyonu Türkiye Temsilciliği” kurulmuştur. Haziran koordinasyon görevi 15 Aralık 1982de çıkarılan 8/3987 2004’te alınan bir karar ile Avrupa Komisyonu Türkiye sayılı kararname ile Devlet Planlama Teşkilatına Temciliği’nin adı, “Avrupa Komisyonu Türkiye verilmiştir. 16 Eylül 1986da 6 yıllık bir aradan sonra, Delegasyonu” olarak değişmiştir. Türkiye - AET Ortaklık Konseyi toplantısının ardından 1 Aralık 2009 tarihinde yürürlüğe giren Lizbon canlanan Türkiye-Topluluk ilişkileri Türkiye’de 17 Ekim Antlaşması çerçevesinde Avrupa Dış İlişkiler Servisi 1986 tarihinde, AET ile ilişkilerin izlenmesi ve kurulmuştur. Kasım 2009 tarihinde alınan bir kararla da koordinasyonundan sorumlu bir Devlet Bakanlığının Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonunun adı “Avrupa kurulmasına neden olmuştur. Birliği Türkiye Delegasyonu” olarak değiştirilmiştir. 27 Haziran 2000 tarihli 4587 numaralı “Avrupa Birliği Avrupa Birliği Delegasyonunun dört temel görevi vardır Genel Sekreterliği Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun” ile Başbakanlığa bağlı Avrupa Birliği Genel • Dış ilişkiler alanında Türkiye’nin dış politikasına Sekreterliği (ABGS) kurulmuştur. Avrupa Birliği Genel ilişkin rapor hazırlamak ve AB’yi diplomatik Sekreterliği; Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik düzeyde temsil etmek. sürecinde Dışişleri Bakanlığınca yürütülen dış ilişkilerin • Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliğine koordinasyonu ve katılım müzakereleri dahil tüm dış ilişkin olarak, Türkiye’deki ekonomik, mali ve temas ve müzakere görevlerini yürütmüştür. ticari gelişmelerin yanı sıra Gümrük Birliği hükümlerinin uygulanmasını izlemek. 8 Haziran 2011 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile ABGS • AB’ye katılım müzakereleri çerçevesinde, siyasi görevlerini Türkiye Cumhuriyeti Avrupa Birliği kriterler ve müktesebata uyum konusunda Bakanlığına devretmiştir. Son olarak ise 15 Temmuz 2018 Türkiye’nin kaydettiği ilerlemeyi izlemek ve tarihinde yayınlanan 4 numaralı Cumhurbaşkanlığı müzakerelerin açılmasına yardımcı olmak. Kararnamesi ile Dışişleri Bakanlığı’na bağlı Avrupa Delegasyon, Komisyonun her yıl yayınladığı Birliği Başkanlığı kurulmuştur. AB Başkanlığı’nın İlerleme Raporu’nun hazırlanmasında gerekli görevi, Türkiye’nin AB üyeliğine hazırlanmasına yönelik bilgileri günlük bazda Merkeze rapor eder. yapılacak çalışmaların yönlendirilmesi, izlenmesi ve • Katılım öncesi Yardım Programlarına ilişkin koordinasyonu ile üyelik sonrası çalışmaların koor- olarak Delegasyon, merkezî olmayan işbirliği dinasyonunu yürütmektir. Avrupa Birliği Başkanlığı prosedürlerinin uygulanmasından sorumlu Türk görevi Dışişleri Bakan Yardımcısı tarafından yürütülür. kurumlarına destek verir ve projelerin etkin Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Türkiye-AB katılım şekilde uygulanmasını takip eder. müzakerelerinde Türkiye tarafının Başmüzakerecisi’dir. Diplomatik misyon olarak Avrupa Birliği Delegasyonu, Dışişleri Bakanlığı AB nezdindeki ilişkilerini 1963 yılında Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi Brüksel’de kurduğu AB Daimi Temsilciliği aracılığıyla hükümleri çerçevesinde faaliyet gösterir ve büyükelçi yürütmektedir. Avrupa Birliği Başkanı aynı zamanda unvanıyla Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’na Ulusal Mali Yardım Koordinatörüdür. Ulusal Mali akredite olan bir Delegasyon Başkanı tarafından yönetilir. Yardım Koordinatörü Türkiye’nin AB’ye katılım süreci Delegasyon faaliyetleri dışında Türkiye’de günümüzde ile AB’nin sağladığı mali kaynaklar arasındaki ilişkinin çeşitli üniversite ve sivil toplum örgütleri bünyesinde sağlanması ile AB kaynaklarının izlenmesi ve faaliyet gösteren yaklaşık 17 adet AB Dokümantasyon değerlendirilmesinden sorumludur. Merkezleri ve 18 ilde yer alan AB Bilgi Merkezleri ile bir
Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ağ oluşturmuştur.
Ankara Anlaşması’nın uygulamaya girmesinden sonra 9 yıl süren hazırlık döneminde Topluluk-Türkiye ilişkilerinde Avrupa Komisyonunun Türkiye’de açtığı ilk ofis Basın ve Enformasyon Bürosu olmuştur. Bu ofis Katma Protokolün yürürlüğe girmesinden hemen sonra, 1974 yılında Ankara’da açılmıştır. 1986 yılında gerçekleşen Ortaklık Konseyi toplantısından sonra Toplulukla ilişkiler canlanmış, Türkiye’de Devlet Bakanlığı düzeyinde yeniden yapılanan idari yapıya karşılık Avrupa Komisyonu da Basın ve Enformasyon Bürosu’nu diplomatik seviyede Delegasyon Statüsüne dönüştürmüştür. Brüksel’de 4 Şubat 1987 tarihinde imza- lanan ve 4 Haziran 1987 tarihli ve 19477 sayılı Resmî Gazetede yayınlanan “Avrupa Toplulukları