AÖF Soru Bankası

Sosyal Bilimlerde Proje YönetimiÜnite 1 Özeti

Sosyal Bilimlerde AR-GE

İKT315U-SOSYAL BİLİMLERDE PROJE YÖNETİMİ

Ünite 1: Sosyal Bilimlerde AR-GE

Sosyal Bilimlerde Araştırma

İçinde yaşadığımız sosyal dünyayı, insan ilişkilerini, kurumların davranışlarını, kamu politikalarının gerekliliği ve yerindeliğini, uluslararası ilişkileri, politikacıların davranışlarını ve buna benzer birçok sosyal ve ekonomik ilişkileri anlamak ve bu konuda bilgi üretmek için yapılan sistemli araştırmalar sosyal bilim araştırması olarak tanımlanabilir.

Sosyal Bilimlerde Araştırma Türleri

• Keşifsel araştırma • Betimsel araştırma • Açıklayıcı araştırma

Yeni ve yeterince araştırılmamış bir konu ile ilgili yapılan ön araştırmaya keşifsel araştırma denir. Betimsel araştırma bir sorunun, olayın ve/veya grubun özelliklerini belirlemek için yapılan araştırma türüdür. Açıklayıcı araştırma türüne nedensellik araştırması da denir. Bir sorunun neden öyle olduğunu ya da öyle olmasına nelerin neden olduğunu ortaya çıkarmak için yapılan araştırma türüdür.

Sosyal Bilimlerde Araştırmanın Amaçları

• Keşfetmek • Betimlemek • Açıklamak • Değerlendirmek • Toplumsal değişim ve eylem • Farkındalık/provakasyon

Sosyal bilimlerde araştırma yapmanın belki de birinci amacı keşfetmektir. Bilinmeyen, çok az ya da hiç araştırılmamış konuları keşfetmek, ön bilgilere erişmek için, araştırma yaparız.

Bir soruna, iktisadi ya da sosyal, çözüm bulabilmek için öncelikle onu betimlemek gerekir. Yani tasvir etmek, tanımlamak gerekir. Yani büyük resmi (the big picture) görmek lazım. Betimsel analizi bunun için yaparız.

Sosyal bilimlerde araştırma yapmanın belki de en önemli amacı budur: Açıklamak. Sosyal olguları, iktisadi sorunları açıklamak.

Sosyal bilimlerde araştırma yapmanın bir diğer önemli amacı değerlendirmektir. Neyi değerlendirmek? Politikaları, uygulamaları, olayların etkilerini değerlendirmek.

Toplumsal değişim ve eylemi sağlamak ve teşvik etmek amaçlı araştırmalar yapılabilir.

Belirli bir konuya dikkat çekmek, kamuoyunun farkındalığını artırmak, insanları belirli bir konuda farklı düşünmeye sevk etmek için yapılan araştırmaya farkındalık/provokasyon araştırması denir.

Sosyal Bilimlerde Ar-Ge

Ar-Ge araştırma ve geliştirmenin kısa formudur. Frascati kılavuzu (OECD, 2015) Ar-Ge’yi Araştırma ve Deneysel

Geliştirme (Research and Experimental Development)’nin kısa formu olarak kullanmaktadır.

Frascati kılavuzunda Ar-Ge; insan, kültür ve toplumun bilgisinden oluşan bilgi dağarcığının artırılması ve bu dağarcığın yeni uygulamalar tasarlamak üzere kullanılması için sistematik bir temelde yürütülen yaratıcı çalışmalar olarak tanımlanmaktadır (OECD, 2015: 44).

Ar-Ge sınıflamasına dâhil olan sosyal bilim dalları şunlardır: Psikoloji ve bilişsel bilimler, iktisat ve işletme, eğitim, sosyoloji, hukuk, siyaset bilimi, sosyal ve ekonomik coğrafya, medya ve iletişim, diğer sosyal bilimler (OECD, 2015: 59).

Frascati Kılavuzu’na göre bir araştırma faaliyetin Ar-Ge olarak değerlendirilebilmesi için aşağıda belirtilen beş temel kriteri aynı anda karşılaması gerekmektedir:

1. Yeni (novel): Araştırmada yeni bulgular hedeflenmelidir. 2. Yaratıcı (creative): Araştırma özgün kavram ve hipotezlere dayalı olmalıdır. 3. Belirsiz (uncertain): Araştırmanın üreteceği nihai sonuçlar bakımından belirsizlik olmalıdır. 4. Sistematik (systematic): Araştırma planlanmış ve bütçelendirilmiş olmalıdır. 5. Transfer edilebilirlik (transferable) ve/ veya tekrar üretilebilirlik (reproducible): Araştırmanın sonuçları transfer edilebilir ve yeniden üretilebilir olmalıdır.

Bu beş koşulu yerine getiren araştırma için Ar-Ge faaliyeti denilebilir. Peki kaç çeşit Ar-Ge faaliyeti vardır? Temel olarak üç tür Ar-Ge faaliyetinden bahsedebiliriz. Bunlar:

• Temel araştırma • Uygulamalı araştırma • Deneysel geliştirme

Ar-Ge Neden Önemlidir?

Günümüzde neredeyse hiçbir kişi ya da kurum Ar-Ge’nin önemsiz ya da gereksiz olduğunu ileri süremez. Peki neden? Neden Ar-Ge bu kadar önemli? Neden kamu kurumları ya da özel kurumlar Ar-Ge’ye bu kadar önem veriyorlar ve Ar-Ge faaliyetleri destekliyorlar? Cevap basit: Toplumsal ya da kişisel refahın artmasını sağlayan eğer iki faktör varsa bunlardan biri genellikle Ar-Ge sonucu ortaya çıkan yeni icat ve keşiflerdir.

Bu icat ve keşifler bir malzeme ya da bir makine olabileceği gibi, bir kurum ya da bir kanun maddesi olabilir. Bu icat ve keşifler bir taraftan verimliliği artırarak ekonomik büyümeyi yani gelirlerimizin artmasını sağlarken diğer taraftan maddi olmayan ama hayatımızı kolaylaştıran başka birçok imkânı bize sunmaktadırlar.

Sosyal Bilimlerde Ar-Ge Süreci

Sosyal bilimlerde Ar-Ge’nin 4 aşaması vardır. Bunlar gözlem, rasyonelleştirme, kanıtlama ve politika tasarımıdır.


Gözlem aşamasında bir sosyal olay, davranış ya da sorunu gözlemleriz (Bhattacherjee, 2012). Türkiye gibi bir ülkede bir sosyal veya iktisadi sorunu gözlemlemekten daha kolay bir şey olamaz. Zira etrafımız sorun dolu. Kadın cinayetleri, erken yaşta evlilik, yoksulluk, genç işsizliği, göçmenler vb. gözlemleyebileceğimiz sorunlardan bazıları. Örneğin, Türkiye’de kadın cinayetleri yüksek ve giderek artıyor. Bu gözlemlediğimiz sosyal bir sorun. Sonrasında bu sorunun ortaya çıkmasına neden olan faktörlerle rasyonelleştirmemiz lazım (Bhattacherjee, 2012). Yani eğitim düzeyinin düşüklüğü, yoksulluk, dinî ve kültürel nedenler vb. ile ilişkilendirilerek rasyonelleştirmemiz gerekir. Sonrasında, bu ilişkileri bilimsel yöntemlerle test edip gerçekten ilişkili olup olmadığını kanıtlamamız gerekir (Bhattacherjee, 2012). En son olarak, bulduğumuz sonuçları göz önünde bulundurarak ya yeni bir teori geliştirmemiz ya da bir politika önerisi tasarlamamız gerekir.

Araştırma sürecinin ilk basamağı araştırma fikrinin yani araştırma sorusunun ortaya atılmasıdır. Araştırma fikrini/sorusunu ortaya atarken hem mevcut konu ile ilgili literatürü taramamız hem de mevcut teorilerle ilişkilendirmemiz gerekir. Böylelikle araştırılacak olan konunun ne kadar özgün olduğunu ve literatürde nasıl bir boşluğu dolduracağını açıkça ifade edebiliriz.

İkinci olarak araştırma tasarımına karar vermemiz gerekir. Araştırma tasarımı (research design), araştırma sorununun ortaya atılmasından sonra; hipotezlerin belirlenmesi, kavram yapı ve ilişkilerin tanımlanması ve ölçülmesi, örneklem seçimi, verilerin toplanması, hangi yöntemlerle analiz edileceği (anket, deney, ekonometrik analizler, matematiksel modeller vb.) gibi birçok konuya karar verilen aşamadır.

Araştırma tasarımı belirlendikten sonra planlanan araştırma bir araştırma önerisi hâline getirilebilir. Tez yazacak doktora öğrencileri tez önerileri yani araştırma önerilerini hazırlayarak tez izleme kurulunun kabulüne sunar. Ya da yapılacak olan araştırma eğer fon gerektiriyorsa, o zaman bu araştırmayı yine öneri hâline getirmek ve fon sağlayıcı kuruma sunmak gerekir.

Sosyal Bilimlerde Ar-Ge Yöntemleri

Sosyal bilimlerde temel olarak üç farklı araştırma yöntemi kullanılır. Bunlar nitel (qualitative), nicel (quantitative) ve karma (mixed) araştırma yöntemleridir.

Nitel araştırma yöntemi, daha çok sosyal ya da ekonomik bir problemin anlaşılması ve çözümüne ilişkin gözlem, görüşme ve doküman analizi yöntemlerini kullanarak daha önceden bilinmeyen veya fark edilmemiş problemlerin algılanması için, probleme ilişkin doğal olguların öznel ve yorumlayıcı bir şekilde incelenmesidir (Baltacı, 2019:369).

Nicel araştırmalarda veriler kullanılarak değişkenler arasındaki ilişkiler ortaya çıkarılmaya çalışılır. Değişkenler arasındaki ilişkilerin ortaya çıkarılmasında çeşitli istatistiksel ve/veya matematiksel metotlar

kullanılabilir. Analizlerde kullanılacak veriler, araştırmacılar tarafından toplanacağı (birincil veri) gibi başka kişi ve kurumlar tarafından derlenmiş veriler de (ikincil veri) olabilir. İster birincil isterse ikincil veri kullanılsın bu araştırma yöntemindeki amaç; sorunu açıklama ya da değerlendirmektir.

Karma araştırma yöntemi ise, aynı araştırmada hem nicel hem de nitel verilerin toplanmasını, iki veri biçiminin entegre edilmesini ve her iki yaklaşımın teorik çerçeve ve varsayımlarını kullanan bir araştırma yaklaşımıdır.

Sosyal Bilim Araştırmalarında Etik

Araştırma öncesinde, sürecinde ve de sonrasında en önemli konulardan birisi uyulması gereken etik kural ya da ilkelerdir. Bir araştırmanın başından sonuna, ilk araştırma sorununun ortaya çıkışından, araştırma sonuçlarının yayımlanmasına kadar uymamız gereken bazı etik ilkeler vardır.

Tüm Avrupa Akademileri (All European Academies– ALLEA) tarafından hazırlanan ve “Araştırmalarda dürüstlük konusunda Avrupa davranış kodu” olarak Türkçeye çevrilen yayında araştırmalarda etik konusundaki dört ilke şöyle sıralanmaktadır (ALLEA, 2018):

• Güvenilirlik: Bir araştırmanın öncelikle güvenilir olması gerekmektedir. Bu da araştırmanın güvenilir olmasını sağlayacak kalite de olması ile mümkündür. • Dürüstlük: Araştırmanın şeffaf, adil, bütünlüklü ve tarafsız bir biçimde geliştirilmesi, icrası, denetlenmesi, raporlanması ve iletişiminde dürüstlüğün sağlanmasıdır. • Saygı: Araştırma esnasında meslektaşlar, araştırma katılımcıları, toplum, ekosistemler, kültürel miras ve çevreye yönelik saygı gösterilmelidir.

Araştırmada Etik İlkelerin İhlali

Araştırmanın öneri, uygulama, değerlendirme aşamasında veya sonuçların raporlanmasında yapılan uydurma, çarpıtma ve intihal, araştırmada etik ilkelerin ihlal edildiğini gösterir (ALLEA, 2018: 9).

• Uydurma (fabrication): Uydurma, araştırma sonuçlarının doğru bir şekilde sunulmaması anlamına gelir. • Çarpıtma (falsification): Araştırmada kullanılan kaynakların (veri, materyal, diğer kaynaklar vb.) ve süreçlerin değiştirilmesini, manipüle edilmesini; araştırma ve analiz sürecindeki bazı gerçeklerin gizlenmesi ya da göz ardı edilmesine çarpıtma denir. • İntihal başkasına ait olan fikir ve eserleri izinsiz bir şekilde kullanmak ve kendisininmiş gibi göstermektir.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında