İKT313U-KAMU EKONOMİSİ I
Ünite 7: Tekeller ve Doğal Tekeller
Piyasaların Yapısı: Tam Rekabet, Eksik Rekabet ve Tekel Piyasalarının Genel Özellikleri
Piyasalardaki tekelleşme eğilimi ve doğal tekel durumlarının varlığı nedeniyle piyasaların etkin bir biçimde işlemeyeceği varsayımı, devletin ekonomiye müdahale etmesini gerektirebilmektedir. Bu kapsamda, bu bölümde tekeller ve doğal tekellerin özellikleri ve doğal tekellere devlet müdahalesi ele alınmaktadır.
Piyasa, alıcı ve satıcıların karşı karşıya geldikleri, alım satım işlemini gerçekleştirdikleri yerdir. Bir piyasanın yapısı, piyasada faaliyet gösteren alıcı ve satıcı sayısı, piyasaya giriş çıkış serbestliği ve alım satıma konu olan ürünlerin özellikleri gibi faktörlere bağlıdır.
Piyasaların yapısını inceleyebilme ve karşılaştırma imkânı sunması bakımından tam rekabet piyasasının analizi son derece önem arz eder. Tam rekabet piyasasında, birbirini etkileyemeyecek kadar çok sayıda üretici ve tüketicinin olduğu (atomisite), üretim ve tüketim süreçlerinin serbestçe yapıldığı (mobilite), üretilen tüm ürünlerin tekdüze olduğu (homojenlik), süreçte rol üstlenen aktörlerin mal ya da hizmetler ile ilgili tam bilgiye sahip olduğu (şeffaflık) bir yapı söz konusudur.
Günümüz koşullarında bu varsayımların tamamını sağlayan bir piyasanın bulunması neredeyse imkânsızdır.
Tam rekabet piyasasının dört yapısal özelliğinden birinin ya da birkaçının aksaması aksak ya da eksik rekabet piyasalarını ortaya çıkarır.
Etkinliğin bozulmasına neden olan eksik rekabet koşullarının varlığı devletin ekonomiye müdahale gerekçelerinden biridir. Kamu kesiminde faaliyet gösteren aktörler söz konusu etkinsizliğin giderilmesi amacıyla doğrudan tekel oluşturarak ya da regülasyonlar ile piyasaya müdahale etmektedir. Eksik rekabet piyasalarında tam rekabet piyasasıyla karşılaştırılamayacak ölçüde de olsa rekabet söz konusudur. Örneğin piyasada faaliyet gösteren rakip firmaların, ürün farklılaştırma ve pazarlama stratejileriyle homojenlik özelliğinin aksamasına neden olması tekelci rekabet piyasasını ortaya çıkarmaktadır. Bunun yanında eksik rekabetin bir başka türü mal ya da hizmetin az sayıda firma tarafından arzının gerçekleştirildiği oligopol piyasalarıdır.
Tekel ise yakın ikamesi olmayan bir mal ya da hizmetin tek bir firma tarafından üretilip satıldığı piyasa türüdür, tekelin doğası gereği piyasada rekabet bulunmamaktadır.
Tekelci firmanın faaliyet gösterdiği piyasaya yeni firmaların girişlerinin engellenmesi, firmanın tekel piyasadaki hâkim gücünün uzun vadede de devam etmesini sağlar. Tekel gücünün kaynağı olarak değerlendirilen bu faktörler yasal engeller, hammaddelerin kontrolü, ölçek ekonomileri ve patent uygulamalarıdır.
Hiçbir rekabetin olmadığı tekel piyasası, kaynak dağılımında etkinsizliğe neden olacak sonuçları
beraberinde getirir. Bunun en önemli nedeni tekel piyasasında faaliyet gösteren firmanın çıkarı, yani kâr maksimizasyonu doğrultusunda hareket ederek, tam rekabet piyasasına göre üretimi kısması ve fiyat düzeyini daha yüksek olarak belirleyebilmesidir. Bu durumda tüketiciler açısından bir fayda kaybı ortaya çıkar.
Tekel piyasasında mobilitenin olmaması ya da piyasaya giriş yönündeki engellerin varlığı nedeniyle firma hem kısa hem de uzun dönemde aşırı kâr elde edebilmektedir. Tekelci, aşırı kâr elde ederek gelir dağılımın bozulmasına da neden olmaktadır.
Piyasada herhangi bir rekabet baskısı hissetmeden faaliyetlerini devam ettiren tekelci, üretim sürecindeki kararlarını en iyisine yönelmeksizin verebilecektir. Bu şekilde olması gereken ve mümkün olan en düşük seviyenin üzerinde maliyet ile üretim gerçekleştirebileceği gibi, mal ve hizmetlerin sunumunda iyileştirme ya da yenilik hamlelerini almaktan da kaçınabilmektedir. Bahsedilen şartlar altında tekelci yüksek maliyetlerle ve kıt kaynakların optimal kullanımı için çaba sarf etmeksizin rasyonel olmayan bir üretim tarzını benimseyebilmektedir.
Doğal Tekeller
Temel altyapı hizmetlerinin sunulduğu enerji, su, doğalgaz, ulaştırma ve iletişim gibi sektörlerde yatırım masrafları ile sabit maliyetler son derece yüksektir. Buna karşılık faaliyetlerin devamlılığında karşılaşılan değişken maliyetler, ihmal edilebilecek kadar düşük olabilmektedir. Daha büyük üretim ölçeğinde ortalama maliyetlerin düşüşü de süreceği için bahse konu sektörlerin tek bir firmaya tahsis edilmesi; üretim ve tüketimde etkinlik, kaynak ayrımı ve gelir dağılımı açısından son derece önemlidir. Bu durumda doğal tekeller ekonomik etkinliğin bir gereği olarak ortaya çıkmaktadır.
Doğal tekel ile tekel arasındaki farklılık maliyet yapısından ileri gelir. Yapısal olarak ele alındığında doğal tekellerde marjinal maliyetler ortalama maliyetlerin altında seyretmektedir. Doğal tekelde üretim arttıkça ortalama maliyet de azalma eğilimindedir.
Doğal tekel, piyasadaki talebin birden fazla üretici yerine tek bir firma tarafından mümkün olan en düşük maliyetle ve etkin olarak karşılanmasını sağlar.
Doğal tekellerin özellikleri aşağıdaki şekilde özetlenebilir:
a. Doğal tekeller genelde enerji, su, doğalgaz, ulaştırma ve iletişim gibi alanlarda ortaya çıkmaktadır. b. Bir doğal tekel tek bir ürüne olan ihtiyacın giderilmesi amacıyla ortaya çıkabileceği gibi birden fazla ürün sunumuyla da oluşabilir. c. Doğal tekellerce sunulan ürünler nihai tüketiciye genellikle tek bir yol, kanal, kablo ya da hat aracılığıyla ulaştırılır. Birden fazla aracı ya da firmanın bu endüstrilerde faaliyet göstermesi kaynak etkinsizliğine ve maliyet dezavantajlarına neden olmaktadır.
d. Doğal tekel endüstrisinde rekabet bulunmamakta, piyasa fiyatı tekelci firmanın kararları doğrultusunda belirlenmektedir. e. İlgili sektörlerde başlangıç ya da ilk yatırım maliyeti çok yüksektir. Aynı zamanda mali- yetlerin çok büyük bir kısmı sabit maliyet kalemlerinden oluşur. f. Üretimde ölçek ekonomileri söz konusudur. g. Sektörde sunulan ürünler (genelde hizmetler) depolanamaz karakteristiğe sahiptir. h. Doğal tekellerin sunduğu ürün ya da hizmet genel olarak kamusallık özelliğini taşır.
Doğal tekelin yapısal olarak zorunlu olduğu sektörlerde üretim sürecini şekillendirmesi üç alternatif fiyatlama ile açıklanabilir. Bunlar i) kâr maksimizasyonu doğrultusunda fiyatlama, ii) ortalama maliyet fiyatlaması (başa başta üretim) ve iii) marjinal maliyet fiyatlamasıdır (zararına üretim).
Doğal Tekeller ve Kamu Müdahalesi: Kamu Girişimciliği ve Regülasyonlar
Doğal tekel olma özelliğini gösteren ürün piyasalarına kamu müdahalesinin en önemli nedenlerinin başında özel kesimin büyük ölçekli yatırımları gerçekleştirecek sermaye birikimine sahip olmaması gelir. Fakat söz konusu yatırımlar kalkınma için adeta zorunludur. Bunun yanında özel bir şirketin kâr amacıyla hareket etmesi, sosyal faydanın göz ardı edilmesini ve toplumsal maliyetlerin ortaya çıkmasını beraberinde getirecektir. Yine doğal tekelce sunulacak ürünün kamusallığı, stratejik önemi ve bünyesinde barındırdığı dışsallıklar gibi gerekçeler kamu müdahalesinin gerekliliğini yansıtır.
Bu çerçevede devlet ve kamu kesiminde yer alan aktörlerin ekonomik hayata müdahalesini gerekli kılan piyasa başarısızlıklarından biri de doğal tekellerdir.
Doğası gereği ölçek ekonomilerinin ortaya çıkmasını sağlayan doğal tekel piyasalarında, daha büyük ölçek ile üretim halinde maliyetler de daha düşük olacaktır.
Doğal tekel piyasasındaki mal ve hizmetlerin büyük ölçekte sıfır marjinal maliyet ile arz edilebilmesi mümkündür. Bu açıdan kamu girişimi olarak örgütlenecek doğal tekel sosyal refahın artırılması doğrultusunda marjinal maliyet fiyatlamasına başvurabilir.
Kamu kesimindeki karar alıcılar ekonomik etkinlik ve verimliliğin sağlanması gibi güdülerden ziyade politik çıkarları doğrultusunda da hareket edebilmektedir. Doğal tekel özelliğini taşıyan kamu girişimlerinin karşılaştığı söz konusu sorunlar özelleştirme politikalarını gündeme getirmektedir.
Özelleştirme politikalarında öncelikli amaç ekonomik etkinliğin sağlanmasıdır. Kamu girişimlerinin özelleştirilmesine getirilen en önemli eleştiri ise bu alanda faaliyet gösterecek özel firmaların da etkin çalışmaktan uzak olmalarıdır.
Bu açıdan işletilmesi özel sektöre bırakılan doğal tekelin yaratacağı toplumsal maliyetlerin azaltılması uygulanacak regülasyonlarla gerçekleştirilebilir.
Bilindiği gibi piyasa koşullarında faaliyet gösteren bir firma ölçek ekonomilerinden yararlanarak tekelci konumu elde ederse öncelikli amacı kâr maksimizasyonunu sağlamak olacaktır. Bu açıdan kamu işletmeciliği özel tekelin aşırı kârlılığını engellemek ve doğacak etkinsizliği telafi edebilmek için başvurulan yöntemlerden sadece biridir. Ne var ki 1980’li yıllardan itibaren neoliberal politikaların da etkileriyle genel ekonomi içerisinde kamu müdahaleciliğinin terkedilmesi, özelleştirme politikalarıyla kamu kesiminin daraltılması ve rekabetçi piyasaların genişletilmesi amaçlanmıştır. Söz konusu politikaların bir yansıması olarak tekel özelliğini taşıyan işletmelerin de rekabete açılmış olduğu görülmektedir. Uygulanacak regülasyonlar ya da düzenleyici kurallar, rekabet koşullarının oluşmadığı sektörlerde özellikle de doğal tekellerde i) aşırı kâr elde edilmesinin engellenmesini, ii) en düşük maliyet ile üretim devamlılığının sağlanmasını ve iii) üretimde teknolojik gelişmelerin yakından takip edilmesini amaçlamaktadır. Böylece tekelci bir piyasanın bünyesinde barındırdığı toplumsal maliyetler ortadan kaldırılacak ya da en azından hafifletilecektir.
Doğal tekel piyasalarında uygulanacak başlıca regülasyonlar;
1. Fiyat düzenlemesi 2. Üretim miktarı düzenlemesi 3. Firma sayısı düzenlemesi 4. Diğer önlemler
şeklinde sınıflandırılabilir.
Doğal tekellerin kâr maksimizasyonu doğrultusunda hareket eden özel bir girişime dönüşmesi halinde kar- şılaşılacak toplumsal maliyetlerin önlenebilmesi için ürün fiyatlarının belirlenme sürecine müdahale edilebil- mektedir. Fiyat düzenlemesinde kamu otoritesi, doğal tekelin piyasaya sunduğu ürün için belirli bir fiyat ya da fiyat aralığı tayin eder. Bu regülasyon ile bir yandan tüketicinin faydası için hareket edilmekte, diğer yandan da doğal tekelin aşırı kârı sınırlandırılmaktadır
Kamu otoritesi doğal tekelin piyasaya sunduğu ürün miktarını da kontrol edebilir. Miktar regülasyonunda amaç piyasada ürüne gerçekleştirilen tüm talebin karşılanmasıdır.
Düzenlenecek bir diğer bileşen de piyasadaki firma sayısıdır. Piyasaya giriş sınırlandırması olarak da değerlendirilebilecek bu düzenlemeyle ilgili sektörde yeni üreticilerin faaliyet göstermeleri engellenebilir. Böylece doğal tekel aynı zamanda hukuki olarak rekabetten korunmuş olur.
Doğal tekelin faaliyet gösterdiği piyasada sunulan ürün ya da hizmetin kalitesinin artırılması gibi amaçlar için gerçekleştirilecek yatırımlara yönelik diğer düzenlemeler de getirilebilmektedir.