yeten bir ekonomiyi tanımlamaktadır. Küçük ülke Uluslararası Ticaretin Serbestleştirilmesi varsayımındaki küçük ülke ise dünya piyasasında malın
Uluslararası ticaretin serbestleştirilmesine ilişkin dünya fiyatını etkileme gücüne sahip olmayan ülkedir. girişimler II. Dünya Savaşı sonrasına dayanmaktadır. II. Bunun nedeni, küçük ülkenin ilgili malın ticaretinde Dünya Savaşı sonrasında uluslararası ekonominin serbest dünya ticaret hacmini etkileyemeyecek kadar küçük bir piyasa ekonomisi kurallarına göre yeniden paya sahip olmasıdır. yapılandırılması düşüncesiyle 1944 yılında kırk dört ülkenin katılımıyla bir konferans gerçekleştirilmiştir. Uluslararası ticaretin şeffaflaştırılması: Ülkelerin tarife Bretton Woods Konferansı olarak anılan konferansta IMF oranlarını yükseltmemeleri esasına dayanmaktadır. GATT ve Dünya Bankası’nın yanı sıra uluslararası ticarete ilişkin 1947’ye taraf olan ülkelerin yükseltmemeyi taahhüt küresel düzenlemeleri hayata geçirecek bir kuruluş olarak ettikleri tarife oranları bağlı tarife oranı olarak ITO (Uluslararası Ticaret Örgütü)’nün kurulmasına karar adlandırılmaktadır. Tarife oranlarının bağlı tarife verilmiştir. oranlarına dönüşmesi uluslararası ticarette şeffaflığı artırmakta ve böylece uluslararası yatırımları ve istihdamı IMF: Uluslararası parasal iş birliğini güçlendirmeyi, teşvik etmektedir. Bağlı tarife oranlarının değiştirilmesi uluslararası ticaretin genişlemesini ve dengeli büyümesini ancak taraf ülkelerin tümünün onayı ile mümkün teşvik etmeyi ve böylece yüksek istihdamı ve reel gelir olabilmektedir. Bu koşul, ülkelerin tarife oranlarını keyfi artışını desteklemeyi, döviz kuru istikrarını sağlayarak olarak değiştirme şanslarını ortadan kaldırmaktadır. ülkelerin rekabetçi döviz değer kayıplarına başvurmalarını engellemeyi, uluslararası ödemeler sistemi Uluslararası ticarette adil rekabet kurallarının oluşturulmasına yardımcı olmayı, ödemeler dengesi benimsenmesi: Uluslararası ticarette adil rekabeti bozan dengesizliği sorunu yaşayan ülkelere finansal destek ihracat sübvansiyonu, anti-damping, anti-sübvansiyon gibi sağlamayı amaçlayan bir uluslararası kuruluştur. uygulamaların önlenmesi esasına dayanmaktadır. Adı geçen uygulamalar, uluslararası ticarette haksız rekabet Dünya Bankası: Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası, yaratarak oluşturulmaya çalışılan serbest ticaret kurallarını Uluslararası Kalkınma Birliği, Uluslararası Finans ihlâl etmektedir. Kurumu, Çoktaraflı Yatırım Garanti Ajansı ve Uluslararası Yatırım Uyuşmazlıklarının Çözümü Uluslararası ticaretin ekonomik kalkınmayı desteklemesi Mekanizması’ndan oluşan bir gruptur. ve ekonomik reformu teşvik etmesi: Uluslararası ticaretin ekonomik kalkınmayı desteklemesini sağlamak amacıyla GATT 1947 Süreci özel ve lehte muamele uygulamaları adı altında bazı Uluslararası ticaretin serbestleştirilmesine ilişkin imtiyazlı düzenlemeler geliştirilmiştir. Ancak özel ve lehte düzenlemelerin hukuki altyapısı, 1947 yılında imzalanan muamele uygulamalarının ekonomik kalkınmayı GATT’a dayanmakta ve ilgili anlaşma GATT 1947 olarak desteklediğine ve ekonomik reformu teşvik ettiğine dair adlandırılmaktadır. DTÖ’nün kurulmasıyla birlikte GATT somut bulgular mevcut değildir. Özel ve lehte muamele 1994 olarak anılmaya başlamıştır. uygulamaları: Az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin serbest piyasa ekonomisine geçiş süreçlerini GATT 1947’nin amacı, üye ülkelerin yaşam standartlarını kolaylaştırmak ve desteklemek amacıyla geliştirilen yükseltmek, istikrarlı büyüme ile kaynakların tam düzenlemelerdir. İlgili düzenlemelerle ülkelerin dış ticaret kullanımını sağlamak, üretimin ve uluslararası ticaretin politikalarını GATT 1947 ve günümüzde DTÖ kuralları geliştirilmesine katkı sağlamaktır. Bu doğrultuda GATT ile uyumlu hâle getirmeleri kolaylaştırılmaktadır. Özel ve 1947’nin temel önceliği, tarife ve tarife dışı engelleri lehte muamele uygulamaları çerçevesinde az gelişmiş ve kaldırarak uluslararası ticaretin serbestleştirilmesi gelişmekte olan ülkelere DTÖ kurallarını benimsemeleri olmuştur. GATT 1947’nin temel ilkeleri aşağıdaki gibi için daha uzun geçiş süreleri tanınmakta veya kuralların sıralanabilir: kapsamı geçici olarak daraltılmaktadır.
Uluslararası ticarette ayrımcılığın ortadan kaldırılması: GATT 1947’nin Güçlü ve Zayıf Yönleri Uluslararası ticarette ayrımcılığın ortadan kaldırılması: Bu ilke, en çok kayırılan ülke (MFN-Most Favored Nation) GATT 1947’nin en güçlü yönü, sanayi ürünleri ticaretinde ilkesi ile ulusal muamele ilkesi olarak adlandırılan iki alt gümrük tarifelerini kademeli olarak indirmekteki ilkeden oluşmaktadır. En çok kayırılan ülke ilkesine göre başarısıdır. GATT 1947’nin ilk zayıf yönü, tarım ve tekstil ülkeler herhangi bir ülkeye tanıdıkları ticari ayrıcalıkları gibi az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin diğer tüm ülkelere tanımak zorundadır. Diğer bir ifade ile karşılaştırmalı üstünlüğe sahip olduğu alanların GATT ülkeler, uluslararası ticarette ülkeler arasında ayırımcı 1947’nin kapsamının dışında tutulmuş olmasıdır. GATT ticari uygulamalarda bulunamaz. Ancak ilgili alt ilkenin 1947’nin ikinci zayıf yönü, GATT 1947’nin uluslararası gümrük birlikleri ve serbest ticaret bölgeleri istisnasıdır. bir kuruluş olmayıp adeta bir uluslararası kulüp niteliğine sahip olmasından kaynaklanmıştır. Bu durum, GATT Uluslararası ticaretin serbestleştirilmesi: Uluslararası 1947’ye taraf olan ülkelere bazı düzenlemeleri ticaretin müzakereler yoluyla, aşamalı olarak uygulamama keyfiyeti vermiştir. Bazı ülkelerin gönüllü serbestleştirilmesi esasına dayanmaktadır. Otarşi kavramı, ihracat kısıtlaması anlaşmalarıyla GATT 1947’nin ithalat uluslararası ticaretin olmadığı, dışa kapalı, kendi kendine kota uygulamasına getirdiği yasağı delmesi bu keyfiyete
bir örnektir. GATT 1947’nin diğer zayıf yönü, uluslararası kaldırıldığı ancak üye ülkelerin serbest ticaret bölgesi ticaret uyuşmazlıklarını çözme mekanizmasının dışındaki ülkelere karşı ortak ticari düzenlemeler (örneğin; işleyişindeki zorluklardır. Gönüllü ihracat kısıtlaması: Bir ortak gümrük tarifesi) geliştirdikleri ve uyguladıkları tarife dışı engeldir. Bir malın ithalatı, ithalatçı ülkenin ekonomik entegrasyon aşamasıdır. yerli sanayisini tehdit etmeye başladığında, ithalatçı ülke Ortak pazar: Malların yanı sıra hizmetlerin, işgücünün ve ihracatçı ülkeden belirli bir süre için ihracat miktarını sermayenin serbest dolaşımının sağlandığı ekonomik sınırlamasını isteyebilir. İhracatçı ülke ihraç ettiği mal entegrasyon aşamasıdır. Ortak pazarın iyi işleyebilmesi miktarını gönüllü olarak sınırlandırır. Çünkü aksi durumda için üye ülkelerin ekonomi politikalarını uyumlaştırmaları daha ağır ticaret kısıtlamalarıyla karşı karşıya kalabilir. hatta bazı politikalarda ortak düzenlemelere gitmeleri Taraflar arasındaki bu uzlaşma, gönüllü ihracat kısıtlaması gerekmektedir. olarak adlandırılır. Ekonomik birlik: En ileri ekonomik entegrasyon Dünya Ticaret Örgütü Süreci aşamasıdır. Üye ülkelerin para ve maliye politikalarının 1 Ocak 1995 tarihinde yürürlüğe giren DTÖ Anlaşması ile uyumlaştırılmasını hatta ortak politikalara DTÖ, uluslararası mal ticaretinin yanı sıra başka alanları dönüştürülmesini gerektirmektedir. da düzenleme yetkisine sahip bir uluslararası kuruluşa dönüşmüştür. DTÖ’nun kurulmasıyla birlikte uluslararası Ekonomik Entegrasyonların Refah Etkileri: Gümrük düzenleme yapılacak alanların artması üye ülkeler Birlikleri
arasındaki uzlaşmazlıkları da beraberinde getirmiştir. Jacob Viner, gümrük birliklerinin ticaret yaratma ve Esasen üye ülkeler arasında var olan fakat GATT 1947 ticaret saptırma etkilerini analiz etmiş ve gümrük sürecinde çok fazla su yüzüne çıkmamış olan birliklerinin refahı olumlu yönde etkileyebileceği gibi uzlaşmazlıklar, DTÖ’nün kapsadığı konuların artması ile olumsuz yönde de etkileyebileceğini ispatlamıştır. birlikte şiddetlenmiş ve çözümsüzlükler ortaya çıkmaya Gümrük birliklerinin statik etkilerini oluşturan ticaret başlamıştır. Uzlaşmazlıkların özünde üye ülkeler yaratma ve ticaret saptırma kaynak tahsisinde etkinlik ile arasındaki asimetri yatmaktadır. DTÖ’ye üye ülkeler aynı ilgilidir ve bu yolla refahı olumlu veya olumsuz yönde ekonomik gelişmişlik düzeyine sahip değildir. Dolayısıyla etkilemektedir. Gümrük birliklerinin ticaret yaratma etkisi, uluslararası ticaret sisteminden beklentileri ve sağladıkları kaynak tahsisinde etkinliği artırır ve dünya refahını olumlu veya sağlamayı umdukları yararlar da aynı değildir. Bu yönde etkiler. Gümrük birliklerinin ticaret saptırma etkisi durum üye ülkeler ve üye ülkelerin öncelikleri arasında bir ise kaynak tahsisinde etkinliği azaltır ve dünya refahını asimetri yaratmaktadır. olumsuz yönde etkiler. Gümrük birliğinin net refah etkisi ise ticaret yaratma ve ticaret saptırma etkilerinin Ekonomik Entegrasyon Teorisi büyüklükleri ile ilgilidir. Ekonomik entegrasyon teorisi, ekonomik entegrasyon oluşturmak üzere bir araya gelen ülkelerin, diğer ülkelere Gümrük Birliklerinin Statik Etkileri
ayırımcılık uygulayarak kendi aralarındaki ticarete Viner, gümrük birliklerinin ticaret yaratma (trade uyguladıkları ticaret engellerini kaldırmalarının yarattığı creation) ve ticaret saptırma (trade diversion) etkilerini etkileri incelemektedir. analiz etmiş ve gümrük birliklerinin refahı olumlu yönde etkileyebileceği gibi olumsuz yönde de etkileyebileceğini Ekonomik Entegrasyon Aşamaları ispatlamıştır. Gümrük birliklerinin statik etkilerini
Ülkeler arasında bağımlılık düzeyine göre entegrasyon oluşturan ticaret yaratma ve ticaret saptırma kaynak türleri aşağıdaki gibi sıralanabilir. tahsisinde etkinlik ile ilgilidir ve bu yolla refahı olumlu
Tercihli ticaret düzenlemeleri: Taraf olan ülkeler veya olumsuz yönde etkilemektedir. Gümrük birliklerinin arasındaki ticarete diğer ülkelere uygulanan tarifeden daha ticaret yaratma etkisi, kaynak tahsisinde etkinliği artırır düşük ithalat tarifesi uygulanması söz konusudur. Ülkeler ve dünya refahını olumlu yönde etkiler. Gümrük arasındaki bağımlılığın en düşük olduğu ekonomik birliklerinin ticaret saptırma etkisi ise kaynak tahsisinde entegrasyon aşamasıdır. etkinliği azaltır ve dünya refahını olumsuz yönde etkiler.
Serbest ticaret bölgesi: Üye ülkeler arasında ticarete Gümrük Birlikleri ve İkinci En İyi Teorisi
uygulanan tüm engellerin kaldırıldığı ancak üye ülkelerin Hatırlanacağı gibi, Viner öncesi dönemde gümrük serbest ticaret bölgesi dışındaki ülkelere karşı kendi ticari birlikleri serbest ticaret yönünde atılmış bir adım olarak düzenlemelerini uygulamayı sürdürdükleri ekonomik kabul edilmiş ve bu nedenle gümrük birlikleri pozitif refah entegrasyon aşamasıdır. Serbest ticaret bölgeleri, üye etkilerine sahip girişimler olarak kabul edilmiştir. Tam ülkelerin serbest ticaret bölgesi dışındaki ülkelere karşı rekabet ve serbest ticaret dünya refahının arttırılması için kendi ticari düzenlemelerini uygulamayı sürdürmeleri en iyi politikadır. Diğer bir ifadeyle tam rekabet ve serbest nedeniyle ticaret yolunun değişmesi (trade deflection) ticaret, dünya refahının arttırılması için birinci en iyi sorunu yaratmaktadır. politikadır. Dolayısıyla serbest ticaretin önündeki tarife ve tarife dışı engellerin kaldırılmasına yönelik girişimler de Gümrük birliği: Serbest ticaret bölgesinde olduğu gibi üye dünya refahının arttırılmasına olumlu katkılar ülkeler arasında ticarete uygulanan tüm engellerin yapmaktadır.
Pareto optimumu: Tam rekabet piyasası koşullarında Ekonomik Entegrasyon Örnekleri ekonominin genel dengesini ifade etmektedir. Pareto Avrupa Birliği optimumu, üretimde ve değişimde (mübadelede) eş anlı dengenin sağlanması ile gerçekleşmektedir. Üretim Avrupa Birliği temelleri 1952 yılında Avrupa Kömür ve faktörlerinin mallar arasındaki yeni dağılımı ve malların Çelik Topluluğu (AKÇT) ile atılan, günümüzün en başarılı tüketiciler arasındaki yeni bir paylaşımı, bireylerin bir ekonomik entegrasyon örneğidir. Almanya, Fransa, İtalya, kısmını daha kötü duruma getirmiyorsa ekonominin genel Hollanda, Belçika ve Lüksemburg’un bir araya gelerek dengesi veya Pareto optimumu sağlanmıştır. oluşturduğu AKÇT, üye ülkeler arasında kömür ve çelik endüstrilerinde ortak pazar yaratmayı hedeflemiştir. Pareto optimumunun sağlanamadığı durumlarda, sapmayı Kurucu ülkeler, uluslarüstü (supranasyonel) kuruluş ortadan kaldırmaya yönelik tedbirler almak yerine mevcut niteliğine sahip olan AKÇT’nin oluşumundan yaklaşık beş kısıtlamaları dengeleyecek yeni kısıtlayıcı önlemler yıl sonra, başlattıkları ekonomik entegrasyon sürecini alınması ülke refahı açısından daha yararlı olabilir. Birinci geliştirmeye ve güçlendirmeye karar vermişler ve 1957 en iyi politika olarak kabul edilen tam rekabet ve serbest yılında Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET)’nu kuran ticaretin gerçekleşmediği durumda mevcut kısıtlamaları Roma Antlaşması’nı imzalamışlardır. Aynı tarihte, nükleer dengeleyecek yeni kısıtlayıcı önlemlerin uygulanması, enerji alanında faaliyette bulunmak üzere Avrupa Atom ikinci en iyi politikaları oluşturmaktadır. Gümrük Enerjisi Topluluğu (EURATOM), aynı ülkeler tarafından birlikleri, ikinci en iyi teorisinin en bilinen uygulama kurulan üçüncü topluluk olarak hayata geçmiştir. Söz alanlarından biridir. konusu üç topluluğun ortak özelliği, her birinin uluslarüstü Gümrük Birliklerinin Dinamik Etkileri kuruluş niteliğine sahip olmasıdır.
Son yıllarda yapılan ampirik çalışmalar gümrük Uluslarüstü (supranasyonel) kuruluş: Üye ülkeler arasında birliklerinin dinamik etkilerinin statik etkilerinden karar alma sürecinde yetki paylaşımının olduğu yaklaşık altı kat daha fazla olduğunu ortaya çıkarmıştır. kuruluştur. Üye ülkeler karar alma sürecinde yetkilerini Bu etkiler aşağıdaki gibi sıralanabilir uluslarüstü kuruluşun kurumları aracılığıyla paylaşırlar. Herhangi bir ülkenin alınacak karara red oyu vermesi Artan rekabet: İthalat tarifeleri, ithalat kotaları ve diğer durumunda, eğer yeterli çoğunluk sağlanmışsa, karar alınır ticaret engelleri, ülke içinde monopolleri ve verimsiz ve o karar red oyu kullanan ülke de dâhil olmak üzere tüm firmaları teşvik etmektedir. Gümrük birlikleri ise üye üye ülkeleri bağlar. ülkeler arasındaki ticaretin önündeki engelleri kaldırarak rekabeti arttırmaktadır. AET üye ülkeler arasında bütün endüstrileri kapsayacak şekilde bir ortak pazar oluşturmayı amaçlamıştır. Bu amaç Ölçek ekonomileri: Gümrük birlikleri, piyasaların doğrultusunda öncelikle üye ülkeler arasında bir gümrük genişlemesine yol açmaktadır. Bu durumda firmalar birliği oluşturulmuştur. Üye ülkeler daha sonra nihai hedef genişlemiş piyasanın taleplerini karşılayabilmek için daha olan ortak pazar hedefine ulaşmak için gerekli çalışmalara fazla üretim yapmakta ve böylece ölçek ekonomilerinden başlamıştır. Bu süreçte AKÇT, AET ve EURATOM’un yararlanabilmektedir. kurumları birleştirilmiş ve üç topluluk Avrupa
Yatırımları özendirme: Gümrük birliklerinin piyasaların Toplulukları (AT) olarak adlandırılmıştır.
genişlemesine yol açması, yabancı yatırımları teşvik AT’nun ortak pazar süreci, gümrük birliği süreci kadar etmektedir. Yabancı yatırımcılar, genişleyen piyasalar ve kolay olmamıştır. 1970’li yılların genel ekonomik artan rekabetten yararlanmak için yatırımlarını gümrük konjonktürü, genişlemelerin etkileri ve bazı üye ülkelerin birliğine üye olan ülkelere kaydırabilmektedir. Ayrıca sürece geç uyumları ortak pazar sürecini yavaşlatmış ve gümrük birliklerinin ticaret yaratma etkisi, kaynak zorlaştırmıştır. AT, ortak pazar hedefine ancak 1 Ocak tahsisinde etkinliği arttırarak millî gelirde artışa neden 1993 tarihi itibariyle ulaşabilmiştir. olabilmektedir. Millî gelirdeki artış ise tasarrufları ve yatırımları arttırıcı etki yaratmaktadır. Ortak pazar hedefine ulaşan AT, 1992 yılında imzalanan Maastricht Antlaşması ile ekonomik birlik oluşturma Teknolojik ilerleme: Gümrük birliğine üye olan ülkelerde yönünde önemli bir adım atmış ve üye ülkeler arasında teknolojik ilerleme hızlanmaktadır. Artan rekabet Ekonomik ve Parasal Birlik (EPB) yaratma kararı almıştır. nedeniyle firmalar araştırma-geliştirme faaliyetlerine daha Ayrıca Maastricht Antlaşması ile AT, AB adını almıştır. fazla harcama yapmakta ve diğer ülkelerden teknoloji AB’de EPB, 1 Ocak 2002 tarihinde oluşturulmuş; bu transferi önem kazanmaktadır. tarihte AB’nin ortak para birimi olan euro tedavüle
Kaynak verimliliğindeki artış: Esasen kaynak girmiştir.
verimliliğindeki artış gümrük birliğinin değil, ortak Kuzey Amerika Serbest Ticaret Bölgesi (NAFTA) pazarın ortaya çıkardığı bir dinamik etkidir. Ortak pazar NAFTA ekonomik entegrasyon aşamalarından serbest kapsamında üretim faktörlerinin serbest dolaşımı, kaynak ticaret bölgesine verilebilecek bir örnektir. NAFTA, 1994 verimliliğini arttırmakta ve bu yolla üye ülkelerin refahının yükselmesine neden olabilmektedir yılında ABD, Kanada ve Meksika tarafından oluşturulmuştur. NAFTA, Kuzey Amerika Bölgesi’nde
malların ve hizmetlerin serbest ticaretine olanak tanımaktadır. Kanada ve Meksika ABD’nin en önemli ticaret partnerleridir.
NAFTA, mal ve üretim faktörleri piyasalarında rekabeti arttırarak malların ve özellikle ABD’de yüksek olan işgücü ücretlerinin düşmesine neden olmuştur. ABD’deki niteliksiz işgücü ücretlerinin yaklaşık altıda biri düzeyinde olan Meksika işgücü ücretleri, ABD’de niteliksiz işgücünün işsiz kalmasına neden olmuştur. Bu dönüşüm, ABD’de nitelikli işlerin artması ile sonuçlanmıştır. Meksika’nın NAFTA’dan elde ettiği kazançlar ise ABD ve Kanada’ya oranla daha sınırlı görünmektedir. Bunun nedenleri arasında, Meksika’nın ekonomik kurumlarının diğer iki ülkeye kıyasla daha zayıf olması ve ekonomik reformların yetersizliği gösterilmektedir.
Güney Amerika Ortak Pazarı
Güney Amerika Ortak Pazarı (Mercosur), Arjantin, Brezilya, Uruguay ve Paraguay tarafından 1991 yılında oluşturulmuştur. 2006 yılında Venezüella da Mercosur’e katılmıştır. Mercosur ülkeleri 1995 yılında gümrük birliğini tamamlamış ve ortak pazar yaratmayı hedefleyen bir ekonomik entegrasyona dönüşmüştür.
Mercosur, Güney Amerika için önemli bir entegrasyon girişimi olmasına rağmen kendinden beklenilen başarıyı henüz elde edememiştir. Bunun en önemli nedeni, üye ülkelerin ekonomik kalkınma düzeyleri arasında belirgin farklar bulunmasıdır. Arjantin ve Brezilya Güney Amerika’nın en gelişmiş ekonomileri arasında yer alırken Uruguay ve Paraguay daha az gelişmiş ekonomilere sahiptir. Bu durum ise ülkeler arasında, ortak pazardan elde edilecek kazançlar yönüyle dengesizlik yaratmakta ve ülkelerin, özellikle de Uruguay ve Paraguay’ın ekonomik entegrasyondan beklentilerini zayıflatmaktadır.