AÖF Soru Bankası

Para ve BankaÜnite 8 Soru-Cevap

Para ve Banka (IKT301U) soru-cevapları.

Merkez bankasının ilk temel amacı nedir?

Bir merkez bankasının ilk temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır. Para politikası açısından, fiyat istikrarı fiyatların hiç değişmemesi anlamına gelmiyor. Enflasyon oranının yüzde 2 olmasının fiyat istikrarı ile uyumlu olduğu düşünülüyor. Bu çerçevede, uluslararası finans sistemi açısından önemli merkez bankalarının orta vadeli enflasyon hedefleri yüzde 2 düzeyinde.

Finansal istikrarsızlık kaynakları nelerdir?

Çeşitli finansal istikrarsızlık kaynakları var. En önemlileri şunlar: Yabancı para cinsinden borçlar ile yabancı para cinsinden varlıklar arasındaki fark, vade uyuşmazlığı, sorunlu kredi- ler, sermaye yetersizliği, likidite sıkıntısı ve sistemik risk.

Uygulamada bankaların varlıkları risk gruplarına nasıl ayrılır?

Uygulamada bankaların varlıkları risk gruplarına ayrılıyor. Sözgelimi risksiz bir varlık bir risk ağırlığı ile çarpılırken, daha riskli bir varlık iki risk ağırlığı ile çarpılıyor. Bunlar alt alta toplanıyor. Elde edilen değer, risk ağırlıklı varlık toplamı oluyor. Özkaynağı (ya da bir alt bileşenini) bu toplama bölerseniz ‘kaldıraç oranı’ denilen önemli bir orana ulaşıyorsunuz. Risk ağırlıkları kafanızı karıştırmasın; basitleştireyim. Tüm varlıklar risksiz olsun. Bu durumda, kaldıraç oranı, özkaynağın toplam varlıklara bölünmesiyle elde edilecek. Düzenleme ve denetleme kurumları kaldıraç oranının belli bir eşik değerin üzerinde olmasını istiyorlar. Nedeni açık: Mesela C Bankası’nın (basitleştirdiğim çerçevedeki) kaldıraç oranı 0,10. 250 liralık kredisi dönmeyince iflasa sürüklenmişti. Oysa özkaynağı 300 lira olsaydı iflas etmiyordu. Bu durumda 0,15 –daha yüksek- kaldıraç oranına sahip olacağına dikkat edin.

Finansal istikrara ilişkin sorumluluklar nasıl paylaşılır?

Hem finansal istikrar hem de fiyat istikrarı açısından tüm sorumluluk bazı ülkelerde merkez bankalarında. Bazı ülkelerde ise düzenleme ve denetleme yetkisi merkez bankası dışındaki kurumlarda. 

Bankaların şirketlere ve tüketicilere açtıkları kredilerde bir azalma büyümeyi nasıl etkiler?

Bankaların şirketlere ve tüketicilere açtıkları kredilerin ekonomi açısından önemi büyük. Zira bu krediler sayesinde, planlanan yatırım ve tüketim kararlarının hayata geçirilmesi kolaylaşıyor. Kredilerde bir azalma, dolayısıyla, ekonominin büyüme oranı üzerinde olumsuz bir etki yapıyor. Hele finansal kriz dönemlerinde yaşanan kredi daralması ekonomilerin küçülmelerine ve işsizliğin yaygınlaşmasına yol açabiliyor. Bu nedenle, kredi piyasasının düzgün çalışması merkez bankaları açısından önemli.

Bir mali varlığın, mesela hisse senedinin bugünkü fiyatını belirlemede etkileli olanlar nelerdir?

Bir mali varlığın, mesela hisse senedinin bugünkü fiyatı iki unsur tarafından belirleniyor: İktisadi temeller ve balonlar. Hisse senedi için ‘iktisadi temel’ kâr payı (temettü) oluyor. Şirketlerin karlılığı yükseliyorsa, bu durumda, diğer unsurlar aynı kalmak üzere, şirketin hisse senedinin fiyatının da artması gerekir. Bazı koşullarda, hisse senedinin fiyatı yüksek kâr payları ile açıklanamayacak biçimde alıp başını gökyüzüne doğru gidebiliyor.

Nisan 2001’de TCMB yasasında yapılan değişiklikler nelerdir?

Nisan 2001’de TCMB yasasında önemli deği- şiklikler yapıldı. Yeni yasanın TCMB’nin ‘Temel Görev ve Yetkileri’ni belirleyen dördüncü madde- sinde şöyle deniliyor: “Bankanın temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır. Banka, fiyat istikrarını sağlamak için uygulayacağı para politikasını ve kullanacağı para politikası araçlarını kendisi belirler.”

Aynı maddenin ikinci paragrafı şöyle devam ediyor: “Banka, fiyat istikrarını sağlama amacı ile çelişmemek kaydıyla Hükümetin büyüme ve istihdam politikalarını destekler.”

Bu iki madde çok açık: TCMB’nin temel amacı fiyat istikrarı. Maddede yer alan diğer kısımlarda başka hiçbir amacın önünde ‘temel’ sıfatı yok. İkinci madde bu özelliği daha da belirginleştiriyor: Önce fiyat istikrarına odaklan, bununla çelişmezse o zaman istihdam ve büyüme politikalarını destekleyebilirsin diyor. Enflasyon hedeflemesini incelerken gördünüz: Esnek enflasyon hedefle- mesi uygulayan ülkeler, fiyat istikrarını sağlamaya çalışırken, büyüme hızının da potansiyel büyüme hızına ulaşmasını amaçlıyorlar. TCMB yasasında- ki bu hükmün bu tür bir uygulamaya izin verdiği belirtilebilir.

Batmış bankalar hangi kurumun görev alanına girer?

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF)

Merkez bankalarının amaçlarına ulaşmak için ellerinde ne gibi araçlar vardır?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın yasal olarak para politikasını yürütmede elinde bulundurduğu araçlar; açık piyasa işlemleri, karşılık oranları, reeskont ve zorunlu devir oranlarıdır.

Zorunlu karşılık oranı nedir?

Mevduat toplayan finansal kurumlar topladıkları mevduatın merkez bankasınca saptanan oranını merkez bankasında tutmak zorunda oldukları miktardır.

Bankacılık sisteminin likidite talebini belirleyen unsurlar nelerdir?

Bankacılık sisteminin likidite talebini belirleyen üç ana unsur var. Bunların başında zorunlu karşılık uygulaması geliyor. Bankalar, topladıkları mevduatın merkez bankasınca saptanan oranını merkez bankasında tutmak zorundalar. 

İkinci temel unsur, bankaların müşterilerinin nakit taleplerindeki değişiklikler. Üçüncü unsur hazinelerin borçlanma politikalarıdır.

Türkiye’de finansal sistemlerin düzenlenmesinden ve denetlenmesinden de sorumlu kuruluş hangisidir?

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK). Düzenlemeden kastedilen, finansal sistemde risklerin oluşmasını engellemeyi amaçlayan kurallar bütünü.

Ters repo işleminin amacı nedir?

Ters repo işlemi, adından da anlaşılacağı gibi reponun tamamen tersi bir işlem. Burada amaç, sistemden geçici olarak likidite çekmek. Bu nedenle, merkez bankası ilk aşamada ‘geri alma vaadiyle’ bankalara tahvil satıyor. Bunun karşılığında bankalar merkez bankasına fon aktarmış oluyorlar. Böylelikle sistemden bir süreliğine likidite çekilmiş oluyor. İşlemin ikinci aşamasında, ‘geri alma vaadi’ yerine getiriliyor. Yani, merkez bankası tahvillerini bankalardan geri satın alıyor. İlk aşamada sistemden çekilen likidite böylelikle tekrar sisteme dönmüş oluyor.

Çağdaş merkez bankalarının temel likidite yönetimi araçları nedir?

Çağdaş merkez bankaları likidite yönetimini temel olarak açık piyasa işlemleri ile yapıyorlar.

Reeskont kredisi kimlere verilir?

Reeskont kredisi merkez bankalarınca finansal kurumlara veriliyor. Amaç, bankaların geçici likidite ihtiyaçlarını karşılamak. Merkez bankaları reeskont faizini ve teminat olarak istedikleri mali varlıkların çeşitlerini değiştirerek, ekonominin likiditesini ayarlamaya çalışabilirler. Reeskont kredisi kullanmanın kullanıcı açısından maliyetini merkez bankalarınca saptanan reeskont faizi belirliyor. Merkez bankaları açtıkları kredi karşılığında bankalardan teminat istiyorlar. Bu teminatlar, genellikle ülkelerin hazinelerinin ihraç ettikleri tahviller ve kredi notu çok yüksek şirketlerin borçlanma senetleri oluyor (mesela bu şirketlere bankaların açtıkları krediler).

Merkez bankalarının finansal sistemden döviz almalarının etkileri ne olur?

Merkez bankalarının finansal sistemden döviz almalarının iki temel etkisi olur: Birincisi, sistemde döviz talebi artar ve aksine başka bir gelişme yoksa döviz kuru yükselir. İkincisi, finansal sisteme çıkan yerli para miktarı satın alınan dövizin yerli para karşılığı kadar artar. Merkez bankaları döviz sattıklarında ise bu etkilerin tersi gözlenir.

Bankaların hangi yükümlülüklerinin zorunlu karşılık uygulamasına tabi olduklarını belirleyen kurum kimdir?

Bankaların hangi yükümlülüklerinin zorunlu karşılık uygulamasına tabi olduklarını TCMB belirliyor. Zorunlu karşılığa tabi yükümlülükler iki haftada bir cuma günleri itibarıyla hesaplanıyor. Bankanın bu yükümlülükleri, kendileri için geçerli olan zorunlu karşılık oranları ile çarpılarak o bankanın tutması gereken zorunlu karşılık tutarı bulunuyor. Bu karşılıklar TCMB’de açılan hesaplarda tutuluyor.

Sterilizasyon nedir?

Piyasaya döviz satan bir merkez bankası aynı zamanda piyasadan yerli para çekmiş oluyor; para tabanı azalıyor. Merkez bankasının döviz almasının yan etkisi ise piyasaya yerli para sürmesi oluyor. O merkez bankasının bilançosunun varlık tarafında döviz rezervleri artıyor, yükümlülük tarafında ise para tabanı. Dolayısıyla, sisteme arz edilen para tabanı artıyor. Merkez bankası bu artışın enflasyonu yükselteceğinden korkuyorsa, açık piyasa işlemleri ile sisteme çıkan likiditeyi çekecek. Ters repo yapacak ve/veya doğrudan tahvil satacak. Buna ‘sterilizasyon’ deniliyor. Mesela doğrudan tahvil satımı sonucunda, merkez bankasının bilançosunun yükümlük tarafındaki para tabanı azalacak. Karşılığında da varlık tarafındaki tahvil miktarı düşecek. Sterilize edilen, sisteme çıkan yerli para.

Sterilizasyonun merkez bankasına maliyeti nedir?

Sterilizasyonun bir maliyeti var merkez bankasına. Ters repo işlemi, ya da doğrudan tahvil satımında bir faiz ödüyor bankalara.

Geç likidite faiz oranları ne demektir?

Piyasaların normal çalışma saatlerinin dışında fon alıp vermek isteyen bankalara uygulanan ‘geç likidite faiz oranları’ var. Adından da anlaşılacağı gibi bunlar cezai faiz oranları. Bu pencereden borç alan banka merkez bankasının borç verme faiz oranından yüksek bir oranla borçlanıyor. Borç veren banka ise merkez bankasının borç alma faiz oranından düşüğüne razı oluyor.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında