AÖF Soru Bankası

Para ve BankaÜnite 7 Soru-Cevap

Para ve Banka (IKT301U) soru-cevapları.

Merkez bankalarının aldıkları kararların ve bilançolarındaki gelişmelerin enflasyon üzerine nasıl önemli etkileri vardır?

İki ana nedenle. Birincisi, bütçe açıkları yüksekse ve ağırlıklı olarak merkez bankası kaynakları ile finanse ediliyorsa, enflasyon artıyor. İkincisi, ekonomiyi canlandırmak için faizler suni biçimde düşük tutulmak istenebiliyor. Daha çok yüksek tek haneli veya düşük iki haneli enflasyonu açıklamak için bu isteğe dikkat çekiliyor. İlki çok daha yüksek enflasyonlar için.

Araç bağımsızlığı nedir?

Merkez bankalarının yasalarında kendilerine kullanma yetkisi verilen –politika faizini belirlemek, bankaların likidite düzeyini etkileyen açık piyasa işlemleri yapmak, zorunlu karşılık oranlarını saptamak, döviz alımı ve satımı yapmak gibiaraçları uygun gördükleri biçimde kullanabilmelerine araç bağımsızlığı deniliyor. Araç bağımsızlığına sahip bir merkez bankası, bu araçları kullanırken hükümetten talimat almak zorunda olmuyor.

Ekonomik bağımsızlığa sahip bir merkez bankasının hazine ile ilişkisi nasıldır?

Ekonomik bağımsızlığa sahip bir merkez bankasının kamu kesimi açığını finanse etmek için hazineye kredi vermesi ya da birinci piyasada hazine tahvillerini satın alması yasal olarak olanaksız. Bu yasaklamayla bütçenin finansmanı için parasal genişlemeye gidilmesinin önü kesiliyor. Açık ki, bir merkez bankasının yasasına bu tür bir madde konulmasının temel amacı yüksek enflasyona ve hiperenflasyona giden yolu kapatmak.

Merkez bankası bağımsızlığı ile enflasyon arasındaki ilişki nasıldır?

Merkez bankası bağımsızlığı ile enflasyon arasında önemli bir ilişki var. Merkez bankalarının daha bağımsız olduğu ülkelerde enflasyon daha düşük oluyor. Bu gözlemin arkasındaki temel neden, merkez bankası bağımsızlığının, hükümetlerin enflasyon yaratan uygulamalara yönelme heveslerini dizginlemesi. Ancak enflasyonu düşürmek için tek başına merkez bağımsızlığının yeterli olacağı iddia edilemez. Edilse de bu iddia hava da kalır. Bağımsız merkez bankasının disiplinli bir para politikası yürütmesi gerekir. Bu da yetmez. Maliye politikası da disiplinli olmalı.

TCMB Kanunu’nda 25 Nisan 2001 tarihindeyapılan en önemli değişiklik nedir?

Dördüncü maddede şöyle: “Bankanın temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır. Banka, fiyat istikrarını sağlamak için uygulayacağı para politikasını ve kullanacağı araçlarını doğrudan kendisi belirler.” Bunun yasadaki en önemli değişiklik olduğunu belirtmek gerekir. İki nedenle: Birincisi, temel amaç ‘fiyat istikrarı’ olarak saptanıyor. İkincisi, TCMB’ye araç bağımsızlığı veriliyor.

Parasal kontrol 1990’ların başlarından itibaren giderek gözden düşmesinin nedenleri nedir?

Parasal kontrol 1990’ların başlarından itibaren giderek gözden düştü. İki nedenle. Birincisi, finansal küreselleşmeyle birlikte çok sayıda finansal yenilik ortaya çıktı. Çok değişik finansal ürünler yaratıldı. İkincisi, enflasyon bekleyişlerini etkilemek istediğiniz sokaktaki insanlar açısından, falanca para arzının şu ya da bu kadar artmasının enflasyon açısından ne anlama geldiğinin anlaşılmasının son derece zor olmasıydı.

Resmi dolarlaşmanın zararları nelerdir?

Üç ana zararı var: Birincisi, kendi paranızı basmaktan vazgeçtiğiniz için senyoraj gelirlerinden de vazgeçiyorsunuz. Senyoraj geliri, devletin para basarak satın aldığı mal ve hizmet miktarı olarak tanımlanıyor. Dolayısıyla, kendi parasını basan her ülkenin bir senyoraj geliri var. Başkasının parasını kullanmaya başladığınızda, kendi senyoraj gelirinizden vazgeçip, parasını kullanmaya başladığınız ülkenin senyoraj gelirini artırmış oluyorsunuz. Diyelim ki bu zarar göze alındı. Ama başka zararlar da var.

İkinci zarar, merkez bankalarının ‘son başvurma mercii’ olma görevlerini yerine getirememeleri. Normal koşullar altında bankalar birbirleri ile kısa vadeli borç alıp verme ilişkisine girerler. Zira gün içinde bir bankaya beklenmedik bir kredi geri dönüşü olabilir, bir diğerinden beklenmedik mevduat çekilişi. Ortaya çıkan kısa süreli likidite ihtiyacı bir başka bankanın likidite fazlasından sağlanır. Finansal piyasalarda ortalık karışınca, finansal kurumlar birbirlerine borç vermekte nazlanırlar; bu tür işlemler aniden ortadan yok olabilirler. Bankaların birbirlerine çok kısa vadeli borç verdikleri piyasalarda borçlanma faizleri sıçrayabilir. Bu gerginliği yatıştırmak merkez bankalarının görevi. Bu ortamda ihtiyacı olan bankalara merkez bankaları borç verirler. Böylelikle likidite sıkışıklığı içinde olan bankaların likidite sorununun zamanla sermaye yetmezliği sorununa dönüşmesini engellerler. ‘Başkasının’ parasını kullanıyorsanız, böyle bir olanağınız kalmıyor.

Resmi dolarlaşmaya gitmenin son zararı ise para politikasından vazgeçilmesi. Parasını kullanmaya başladığınız ülke kendi ekonomik koşullarına uygun gördüğü para politikası kararlarını alacak. Ama o kararlar sizin ülkeniz için uygun olmayabilir. Mesela sizin ülkenizde işsizlik doğal düzeyinin üzerine çıkmış, parasını kullandığınız ülkede ise tam tersi yaşanmış olabilir. Sizde faiz haddinin düşmesi gerekiyor, öbür ülkede de tam tersi. Parasını kullandığınız ülke faiz haddini artırırsa ne yapacaksınız? Yandınız!

Para kurulu unsurları nelerdir?

Para kurulu iki ana unsurdan oluşuyor. Birincisi, döviz kuru sabit; yerli para birimini çapa olarak seçtiğiniz bir para birimine karşı sabitliyorsunuz. İkincisi, ‘ne kadar döviz o kadar yerli para’ durumu geçerli. Farklı bir ifadeyle, ekonomik birimlerin istedikleri zaman yerli para verip çapa olarak seçilen para biriminden almaları ya da tersini yapmaları kısıtlanmamalı. Hangi döviz kurundan? Sabitlenen kurdan.

İlk para kurulları nasıl ortaya çıkmıştır?

İlk para kurulları on dokuzuncu yüzyılda Britanya’nın kolonilerinde ortaya çıkmıştır.

Para politikası yoluyla potansiyel büyüme oranını yükseltmek mümkün müdür?

Para politikası ile potansiyel büyüme oranını değiştirmek mümkün değildir. Potansiyel büyüme oranını para politikası ile değiştirmek mümkün olsaydı, gelişmekte olan ülkelerin büyük bir kısmı bir çırpıda kendilerini zengin ülkeler grubunda bulurlardı. Bu iş bu kadar kolay değil. Derin yapısal reformlar gerekiyor. Mesela daha eğitimli bir nüfus. Bu eğitimin kalitesinin de yüksek olması gerekir. Daha gelişmiş bir teknoloji kullanmak ve daha iyi bir altyapıya sahip olmak potansiyel büyüme oranını yükselmesi. Ekonomide kuralların sık değişmesi yatırımları caydırır. Dolayısıyla, oyunun kuralları ikide bir değişmemeli. Haksız rekabetin önlenmesi ve küçük işletmelerin daha kolay finansman kaynaklarına ulaşmalarının sağlanması da önemli. Keza, adil bir hukuk sistemi ve davaların daha çabuk karara bağlanması gerekiyor. Aksi, yine yatırımları caydıran bir kurumsal yapıya işaret eder.

Dalgalı döviz kuru rejimlerinin çeşitleri nelerdir?

Dalgalı döviz kuru rejimlerinin çeşitleri var. Verilen isimler ilginç: Mesela ‘saf dalgalı kur’, ‘kirli dalgalı kur sistemi’ gibi. Saf halde dalgalı kur rejimi uygulayan bir merkez bankası döviz kuruna müdahale etmiyor. Müdahaleden kasıt, bir merkez bankasının döviz piyasasına girip döviz satması ya da döviz alması. Döviz kuru döviz piyasasında, merkez bankası dışındaki kesimlerin döviz arzı ve döviz talebi tarafından belirleniyor. Döviz talebi arzından fazlaysa döviz kuru artıyor, azsa da düşüyor.

Sabit kur rejiminin ana sakıncası, dalgalı kur rejiminin en önemli avantajı nedir?

Sabit kur rejiminin ana sakıncası, dalgalı kur rejiminin en önemli avantajı. Şu: Kırılgan bir ekonomide sabit döviz kuru rejimini uzun bir süre sürdürmek mümkün değil. Zira döviz talebi eninde sonunda sıçrıyor, döviz arzı düşüyor. Oysa dalgalı kur rejimi böyle dönemlerde ‘şok emici’ işlevi görüyor. Zira merkez bankasının koruyacağı bir döviz kuru düzeyi yok. Kur arz ve talep koşullarına bağlı olarak piyasada belirleniyor. Bu nedenle sürdürülebilir bir döviz kuru rejimi. Öte yandan sabit kur rejimin ana faydası dalgalı kur rejiminde ortadan kalkıyor. Döviz kurunun gelecekte alabileceği değerlere ilişkin belirsizlik artıyor

Esnek enflasyon hedeflemesi uygulayan bir merkez bankası hangi gelişmelere tepki vererek politika faizini yükseltir?

Enflasyon hedeften ve GSYH ya da GSYH büyüme oranı potansiyelinden sapma eğilimi gösteriyorsa, faizi yükseltmesi gerekir. Mesela döviz kuru değer kaybediyor ve enflasyona yukarıya doğru baskı yapıyordur. Bunun arkasında gelişmiş ülkelerin faizlerini artırmaları yatıyor olabilir. Ya da başka bir nedenle bu ülkeye karşı risk alma iştahı azalmıştır. Ya da kredi arzı artış oranı çok yükselmiştir; büyüme oranı potansiyelinin üzerine çıkmaktadır. Ya da beklenen enflasyon artmaktadır. Bu da fiyatlama davranışlarını bozacak ve bir süre sonra enflasyonu yükseltecektir.

Klasik enflasyon hedeflemesinde temel araç nedir?

Klasik enflasyon hedeflemesinde temel araç kısa vadeli faiz haddi oluyor. Bu faiz haddine ‘politika faizi’ de deniliyor.

Enflasyon hedeflemesinin önkoşulları nelerdir?

İlk önkoşul; merkez bankasının bağımsız olması.

İkinci önkoşul maliye politikası ile ilgili; mali baskınlık olmamalı.

Üçüncü önkoşul finansal sistemin sağlıklı olması.

Enflasyon hedeflemesi rejimi nedir?

Merkez bankasına yasayla fiyat istikrarını sağlama görevi temel amaç olarak veriliyor. Merkez bankasının kamu kesimine kredi açması yasaklanıyor ve temel amacı doğrultusunda istediği politika aracını serbestçe kullanmasına izin veriliyor. Ya hükümetle birlikte ya hükümet tarafından ya da merkez bankasınca kısa ve orta vadeli enflasyon hedefleri belirleniyor ve kamuoyuna açıklanıyor. Dolayısıyla, merkez bankasının araç ve ekonomik bağımsızlığı oluyor.

Klasik enflasyon hedeflemesinde, dolayısıyla, merkez bankasının enflasyon açığı ve çıktı açığından oluşan bir amacı var. Her iki açığa birer ağırlık verildiğini düşünün. Bu durumda klasik enflasyon hedeflemesinde amaç iki açığın ağırlıklı toplamından oluşan bir değer alıyor. Enflasyonu hedefe, üretimi de potansiyel düzeyine yaklaştırmak istediğimize göre, demek ki amacın alacağı değerin mümkün olduğu kadar 0’a yaklaşmasını istiyoruz.

Merkez bankasında şeffaflık nasıl sağlanır?

Para otoritesi aldığı kararlar, bu kararların gerekçeleri ve ekonomik gelişmeler hakkındaki düşünceleri açısından şeffaf olmalı. Şeffaflık, kamuoyuna yayınlanan istatistikler ve raporlar yoluyla sağlanıyor. Ayrıca, alınan kararların gerekçeleri kamuoyuyla paylaşılmalı. Böylelikle, merkez bankaları hem ekonomik birimlerin bekleyişlerini etkilemeye çalışmış oluyorlar hem de kendilerini bağımsız kılan topluma karşı bir sorumluluklarını yerine getiriyorlar.

Türkiye’de ‘örtük enflasyon hedeflemesi’ rejimi ne zaman uygulanmaya başlandı?

TCMB 2002 yılının başında ‘örtük enflasyon hedeflemesi’ rejimi uygulamaya başladı. Bu uygulama 2005’in sonuna kadar sürdü.

2006 başında klasik enflasyon hedeflemesine geçilmesinin nedenleri nelerdi?

Temel nedenler şöyleydi: Gerçekleşen enflasyonlar hedefleri hiç aşmamış ve örtük enflasyon hedeflemesi uygulamasının saygınlığı üst düzeye çıkmıştı. Uluslararası piyasalarda Türkiye’nin kredi riski tarihsel olarak düşük bir düzeye inmişti. Kamu kesimi borçlanma gereği oldukça azalmış ve kamu borcu önemli ölçüde düşmüştü. Bankacılık sektörü de daha sağlıklı bir yapıya kavuşmuştu.

Türkiye’de Örtük enflasyon hedeflemesi döneminde (2002-2005) ve klasik enflasyon hedeflemesi yıllarında (2006-2007) uygulama sonuçları nasıl gerçekleşmiştir?

Örtük enflasyon hedeflemesi döneminde (2002-2005) enflasyon hep hedefin altında gerçekleşti. Klasik enflasyon hedeflemesinin ilk iki yılında ise (2006-2007) gerçekleşen enflasyon hedefin üzerine çıktı.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında