İKT208U-TURİZM EKONOMİSİ
Ünite 6: Turizmde Planlama, Projeler, Yatırım, Finansman ve Vergilendirme
Turizmde Planlama
Turizm sektörü yaşanan küresel veya yerel olaylardan yoğun şekilde etkilenmektedir. Diğer bir ifadeyle, turizm piyasası kırılgan bir özelliğe sahiptir. Bu nedenle turizm sektöründe istikrarlı bir gelişim yaşanabilmesi etkin bir planlama sürecine ihtiyaç duyulmaktadır.
Bu sürecin temel olarak dört bileşeni bulunmaktadır. Bunlar bileşenler sırasıyla;
1. Mevcut durumun değerlendirilmesi, 2. Verilerin toplanması, 3. Zaman ve 4. Planlama hiyerarşisi
şeklinde ifade edilmektedir.
İşletme açısından büyük önem teşkil ettiği düşünülen planların öncelikli hedef olarak belirlenmesi gerekmektedir. Genel olarak başarılı bir planlamada ise aşağıdaki özelliklerin bulunması gerekmektedir:
• Planlar amaca yönelik olmalıdır, • Planlar iyi şekilde tanımlanmış olmalıdır, • Planlar herkes tarafından anlaşılır olmalıdır, • Planlar esnek olmalıdır, • Planlar dengeli olmalıdır, • Planlar ulaşılabilir olmalıdır.
Turizm açısından planlama ise belirli bir dönemde turizm sektöründe ulaşılmak istenen hedefleri ve bu hedeflere ulaşabilmek için gereken araçları ve olacakları zamana göre gösteren istikrarlı düzenlemeler şeklinde ifade edilmektedir.
Turizm sektörü koşullara bağlı olarak değişkenlik gösteren dinamik bir yapıya sahiptir. Ayrıca turizm arzı da büyük yatırımlar gerektirmekte ve kısa vadede değiştirilememektedir. Bu bilgiler doğrultusunda, turizm sektörü açısından geleceğin tahmini ve planlanması çok önemlidir. Turizmde planlamanın başlıca yararları ise aşağıdaki gibi ifade edilmektedir:
• Turizm politikasının belirlenmesi, • Ülkenin kalkınmasına turizm sektörünün entegre edilmesi • Doğal ve kültürel varlıkların sürdürülebilir kullanımını sağlaması • Kamu ve özel sektör arasında işbirliğini arttırması • Turizmde karşılaşılabilecek krizlerin etkilerini azaltması • Turizm sektörü içerisinde faaliyet gösteren kişi ve kurumlar arasında işbirliği yaratılması • Turizmin sosyal, çevresel ve kültürel zararlarının azaltılması • Turizmin ülke ekonomisine katkısının artırılması.
Dünya genelinde değişen şartlara uyum sağlayacak politikalar ortaya konması gerekmektedir. Bu kapsamda
yapılacak olan planlamalar makro planlama ve mikro planlama şeklinde ikiye ayrılmaktadır. Makro planlama ülkenin tamamına yönelik şekilde yapılan planlamaları ifade etmektedir. Mikro planlama ise bir bölgeye veya yöreye yönelik planlamalar olarak kabul edilmektedir.
Bu planlamaların hedefleri ise aşağıdaki gibi ifade edilmektedir:
• Turizmden kazanılan döviz miktarını arttırmak • Toplumda sosyal, ekonomik ve kültürel gelişme • sağlamak • Turizm kaynaklarının korunmasını sağlamak • Turizm yatırımları için gerekli harcamaları • azaltmak • Turistlerin memnuniyet düzeyini arttırmak
Dünya Turizm Örgütü’ne göre turizmde planlama; alan, zaman ve yapıya göre üçe ayrılmaktadır. Alan bakımından yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası düzeyde planlamalar yapılmaktadır. Zaman bakımından bir yıldan beş yıla kadar olan kısa vadeli planlar, beş yıldan on yıla kadar olan orta vadeli planlar ve on yıldan daha uzun süreye yönelik yapılan uzun vadeli planlar şeklinde üç boyut bulunmaktadır. Yapı açısından ise tüm turizm sektörüne yönelik, belirli bir alt kola yönelik veya mekânsal olmak üzere farklı planlar yapılabilmektedir.
Turizmde planlamanın karışık bir süreç olması yapılacak planlarda sistemli yaklaşımlarının kullanılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu kapsamda öncelikle mevcut durumun belirlenmesi ve işleyişin anlaşılması gerekmektedir. Bu süreci bir SWOT analizi olarak değerlendirmek mümkündür. Devamında ise ulaşılması hedeflenen amaçların belirlenmesi gerekmektedir. Diğer aşamada ise belirlenen amaçlara ulaşmak için kullanılması gereken stratejilere karar verilmelidir. Son aşamada yapılan plan uygulamaya konmaktadır.
Turizmde Projeler
Proje, kendine özgü bir ürün veya hizmet üretmek amacıyla, belirli bir başlangıç ve bitiş noktası bulunan, çok sayıda birbiriyle ilişki faaliyetleri kapsayan bir aktivite seti olarak tanımlanmaktadır. En genel ifadeyle proje kavramı toplumsal hayattaki bir probleme çözüm bulmak amacıyla, başlangıç ve bitiş tarihleri belli ve bir finansman dâhilinde yürütülen uygulamalı araştırmalardır.
Bir fikrin veya düşüncenin proje olarak değerlendirilmesi için bazı şartları barındırması gerekmektedir. Bu şartlar:
• Belirli bir yerde uygulanmalı, • Belirli bir bütçesi olmalı, • Belirli bir zaman çizelgesine sahip olmalı, • Yapılacak faaliyetler belirlenmiş olmalıdır.
Projelerin en önemli özelliği probleme çözüm olma gayesidir. Bu bağlamda hem kamu hem de özel sektör tarafından birçok proje geliştirilmiştir.
Bölgesel Kalkınma Ajansları
Devletlerin en önemli görevlerinden biri ülkenin ekonomik ve sosyal açıdan kalkınmasını sağlamaktır. Türkiye açısından bu süreç 1960 yılında Türkiye’de Devlet Planlama Teşkilatı kurulmasıyla başlamıştır. 2011 yılında Kalkınma Bakanlığı kurulana kadar da bu teşkilat Türkiye’nin kalkınması amacıyla planlamalar yapmış ve projeler üretmiştir. Bu süreçteki en önemli aşamalardan biri ise bölgesel kalkınma ajanslarının kurulmasıdır.
Türkiye açısından bölgesel kalkınma ajanslarının kuruluş süreci 1999 yılında yapılan Helsinki görüşmeleriyle başlamıştır. Avrupa Birliği uyum sürecinde gerçekleşen bu görüşmelerinin devamında 2002 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile bölgesel kalkınma ajanslarına onay çıkmıştır. Bu ajansların kurulması ise 2006 yılında Resmî Gazete yayımlanması ile gerçekleşmiştir. Günümüzde 26 adet bölgesel kalkınma ajansı bulunmaktadır.
Bölgesel kalkınma ajansları dışında TUBİTAK projeleri ve Avrupa Birliği projeleri aracılığı ile de projeler desteklenmektedir. Türkiye’de Avrupa Birliği Projeleri ile ilgili faaliyetler Türkiye Ulusal Ajansı tarafından yürütülmektedir.
Turizmde Yatırım
Yatırım, kişi veya kurumların yaptıkları birikimleri gelir sağlamak amacıyla kullanmalarını ifade eden bir kavramdır. Turizm sektöründe yatırımlar genellikle kamu tarafından yapılmaktadır. Bu yatırımların amacı turizmden elde edilen gelirlerin artırılmasıdır.
Turizmde Yatırım Türleri
Turizm açısından yatırımlar üç başlık altında ele alınmaktadır. Bunlar; altyapı yatırımları, üstyapı yatırımları ve destek yatırımlarıdır. Altyapı bir yerleşkenin çoğu yeraltında bulunan elektrik, su, telefon, kanalizasyon ve yol gibi imkânlarına verilen genel bir ifadedir. Turizm arz fonksiyonunda da yer alan altyapı turizm sektörünün gelişmesinde büyük bir önem teşkil etmektedir. Altyapı yatırımları genellikle devlet eliyle yapılmaktadır.
Turizmde yatırım yapılan diğer bir alan ise üstyapı yatırımlarıdır. Turizm açısından üstyapı denildiğinde otel, tatil köyü, motel, pansiyon, restoran gibi yapılar anlaşılmaktadır. Bu yapılar da turizm arzını oluşturmaktadır. Üstyapılar genellikle özel yatırımlar ile inşa edilmektedir.
Turizmde yatırımlar ile ilgili en önemli unsurlardan biri de destek yatırımlarıdır. Bu yatırımlar doğrudan ve dolaylı şeklinde ikiye ayrılmaktadır. Doğrudan yatırımlar turistlerin dirsek temasında olduğu lokantalar, restoranlar, barlar, gazinolar, hediyelik eşya mağazaları gibi yatırımlardır. Dolaylı yatırımlar ise doğrudan turistlere yönelik olmayan ancak turistlerin hayatını da kolaylaştıran yatırımlar olarak ifade edilmektedir. Bu yatırımlara örnek olarak gıda veya içecek üreten tesisler gösterilebilmektedir.
Turizmde Yatırım Süreçleri
Turizm sektörü hem piyasa özellikleri hem de karakteristik özellikleri açısından büyük yatırımlar gerektiren bir sektördür. Bu nedenle turizm sektörüne yönelik yatırım yapmak isteyenlerin öncelikle Turizm Bakanlığından belge almaları gerekmektedir. Diğer taraftan yapılacak bu yatırımların “Turizm Yatırım ve İşletmeleri Nitelikleri Yönetmeliği” tarafından ortaya konmuş koşullara da uygun olması gerekmektedir. Turizmde yatırım süreçleri aşağıdaki gibi sıralanmaktadır:
• Araziye karar verilmesi • Ön izin ve Turizm Yatırım Belgesi • İnşaat faaliyetlerinin başlaması • Turizm İşletme Belgesi
Turizmde Finansman
Bireylerin ya da firmaların elde ettikleri kazançlarını yine işletme ve kurumların ihtiyaçlarına ve yatırım stratejilerine uygun şekilde kullanmasına finansman denmektedir. Finansman, bir girişimin işletilmeye başlayabilmesi veya geliştirilebilmesi için gereken maddi kaynakları sağlama işi olarak tanımlanmaktadır.
Yatırım yapmak için gerekli olan işlemler finansman ile yapılmaktadır. Ancak finansman sadece bir yatırım aracı olarak da görülmemelidir. Finansman işletmeye fon sağlamak, kredi almak ve diğer dış kaynaklara başvurma işlemleridir.
Finansman kişilerin veya kurumların yaptığı ticari faaliyetler sonucunda elde ettikleri kazançlara verilen genel bir kavram olarak ifade edilmektedir. Turizm ülkeler açısından önemli bir gelir kaynağıdır. Bu nedenle de finansman ile yakından ilişkilidir. Turizm sektörü yapısı gereği finansmana yoğun ihtiyaç duyulan bir sektördür. Sektörde yaşanan finansal sorunların temelinde ise öz sermaye eksikliği yer almaktadır. Turizm arzı kısa önemde değiştirilemeyen bir yapı gösterdiği için de turizm sektörüne yönelik finans kaynakları genellikle orta vadeli ve uzun vadeli olarak finanse edilmektedir. Finansman ile ilgili kararlar işletmenin kârlılığı ve rekabet gücü üzerinde doğrudan etkili olmaktadır.
Son yıllarda sıklıkla kullanılan çağdaş finansal teknikler olarak barter, leasing, factoring, forfaiting, opsiyon, risk sermayesi, futures, forward ve swap sayılabilir.
Barter; Barter ortak pazarında mal ve hizmet satın alanlar, ürünlerini sattıktan sonra da bu pazara ürün ve hizmetlerle alakalı ödeme yapmaktadır. Firmaların ortak pazarda birlikte büyümesi Barter sisteminin temelini oluşturmaktadır.
Leasing; Son yıllarda sıklıkla kullanılan bir finansal yöntemdir. İşleyişi herhangi bir malın satın alınması yerine kiralanması mantığına dayanmaktadır. Diğer bir ifadeyle, işletme bir ürünü satın almak için kredi kullanmak veya öz sermayesini kullanmak yerine bir leasing şirketi tarafından satın alınan malı sembolik bir
ücret ödeyerek kiralamaktadır. Bu sayede de elinde kalan parayı diğer faaliyet kollarında kullanabilmektedir.
Factoring; İşletmelerin mal ve hizmet alışverişleri sonucunda doğan alacaklarının faktör adı verilen bir aracı finansman kuruluşuna aktarılmasıyla ortaya çıkan finansman tekniğine factoring denilmektedir.
Forfaiting; temelinde mal ve hizmet ihracatının sonucu oluşan ödemelerin belirli bir plan dâhilinde bir banka ya da bir finans kurumu tarafından satın alınması ve tahsil edilmesi yer almaktadır.
Opsiyon; Opsiyonlar hisse senedi, döviz, tahvil, kıymetli eşyalar gibi birçok varlığı konu alabilmektedir. Yapılan opsiyon sözleşmeleri ile ilgili maddi değerlerin fiyatları korunur hâle gelmekte ve zararın önüne geçilmektedir.
Risk Sermayesi; Kurulmuş veya kurulma aşamasındaki işletmelere gelişme imkânı sağlamak amacıyla yapılan uzun vadeli kaynak aktarımları olarak tanımlanmaktadır.
Futures; Belirli bir ürünün fiyatının bugünden belirlenmesi ve ileriki bir tarihte teslim edilmesini içeren taahhütname ve kontratlara dayalı sözleşmeler şeklinde ifade edilmektedir.
Forward; gelecekte satışı yapılacak bir ürünün fiyatının ve miktarının bugünden belirlenmesiyle garantiye alınmasıdır.
Swap; Faiz oranlarının ya da kur dalgalanmalarının etkilerini en aza indirmek amacıyla kullanılan çağdaş bir finansal teknik olarak kabul edilmektedir.
Turizmde Vergilendirme
Vergi, devlet veya kamu kuruluşlarının kamu harcamaları için gerçek ve tüzel kişilerden yasal olarak topladıkları parasal tutarlar olarak tanımlanmaktadır.
İnsanlar toplu yaşamaya başladıklarından beri çeşitli vergilerle de karşı karşıya kalmışlardır. Bu nedenle birçok farklı vergi türü bulunmaktadır. Turizme özgü vergi türleri aşağıda sıralandığı gibidir:
• Gelen Turlardan Alınan KDV • Giden Turlardan Alınan KDV • Turist Rehberlerine Yapılan Ödemeler • Kira Kapsamında Değerlendirilen Ödemeler • Altyapı Katılım Payı Ödemeleri • Devletten Alınan Haklara Yönelik Ödemeler • İndirimli KDV Oranı İadeleri • Ücretsiz Oda Tahsisleri • Yurt Dışı Reklam ve Katalog Katkı Payı Harcamaları • Erken Rezervasyonda Ödenen Avanslara Yönelik Düzenlemeler • Turistik Mağazalara Müşteri Bulma ve Götürme Hizmetlerine Yönelik Ödemeler • Otel Yönetim Ücretleri • Bahşişlere Yönelik İşlemler
• Rezervasyon İptallerinden Kalan Ücretler • Reklamasyon Giderleri • Şüpheli Ticari Alacaklar • Turizm Sektörüne Yönelik Amortisman Ödemeleri • Tedarik Gider Pusulası • Müstahsil Makbuzuna Yönelik İşlemler • Otellerin Bünyesinde Yer Alan Mağazaların Kira İşlemleri • Promosyon Uygulamaları • Yurt dışına Yapılan Yönetim ve Franchise Ödemeleri • Yurt Dışına Ödenen Site Üyelik ve Yazılım Kullanım Bedelleri • Mesleki Birliklere Ödenen Aidatlar • Esas Faaliyet Konusu Kapsamına Girmeyen Giderler
Yukarıdan anlaşılabileceği gibi vergilendirme konusunda da turizm sektörünün karmaşık bir yapısı bulunmaktadır. Bu nedenle turizm sektörüne yönelik vergisel konular, sektör dinamikleri de göz önüne alınarak incelenmelidir.
Turizmde Muhasebe Kaydı
Vergilendirmeyle alakalı diğer bir önemli konu da işleme konu olan hesapların muhasebe kaydının yapılmasıdır. Bu hususla özel olarak ilgilenen vergi muhasebesi diye bir alan bulunmaktadır. Bu alan, genel muhasebe hesaplarını Vergi Usul Kanunu çerçevesinde kayıt altına almaktadır.
Turizm İşletmeleri Tarafından Tutulan Ticari Defterler
Turizm sektöründe tutulan defterler, Türk Ticaret Kanunu esaslarına dayanmaktadır. Turizm işletmelerinin büyüklüklerine bağlı olarak tutacakları defterler de farklılık göstermektedir. Bu büyüklüklerde yine Türk Ticaret Kanunu esas alınmaktadır. Bu bağlamda değerlendirildiğinde de işletmelerin kuruluş türleri üzerinden tuttukları defterler de ortaya çıkmaktadır. Örneğin bir girişimci tarafından açılmış hediyelik eşya satışı üzerine yoğunlaşmış bir dükkanda yevmiye defteri, envanter defteri ve Defteri Kebir’in tutulması yeterli olmaktadır. Ancak kıyı şeridinde konumlanmış ve genellikle yabancı misafirler ağırlayan Limited Şirkete ait 5 yıldızlı bir otelde; yevmiye defteri, envanter defteri, Defteri Kebir, genel kurul toplantı ve müzakere defteri, pay defteri ve müdürler kurulu defterinin tutulması gerekmektedir.