İKT208U-TURİZM EKONOMİSİ
Ünite 4: Makroekonomik Boyutuyla Turizm I
Turizmin Olumlu Makroekonomik Etkileri
Millî Gelir (MG) Etkisi
Millî Gelir (MG) bir ekonomide belli bir dönemde (genellikle 1 yıl) üretilen nihai mal ve hizmetlerin net parasal değeri olarak ifade edilmektedir.
Ekonomik Büyüme Etkisi
Ekonomik büyüme; belirli bir dönemde (genellikle 1 yılda) üretim kapasitesindeki artışa bağlı olarak mal ve hizmet üretiminde ve milli gelirde meydana gelen artış olarak tanımlanmaktadır. Eğer millî gelirdeki artış üretim artışından kaynaklanıyorsa buna reel (gerçek) artış adı verilmektedir. Ekonomide istenen reel artıştır. Brüt Büyüme Hızından ilgili döneme ait nüfus artış oranı düşülerek o dönem için Net Büyüme Hızı hesaplanır. BBH toplumun üretim gücünü gösterirken NBH toplumun refah düzeyinin göstergesidir. Ağırlıklı olarak hizmetlerden oluşan turizm gelirleri hizmet anlamında millî gelirdeki artışa eklendiğinden millî gelirdeki reel artışta belli bir oranda turizmin de payı vardır.
Ekonomik Kalkınma Etkisi
Ekonomik kalkınma; bir ülkede üretimin ve kişi başına düşen gelirin artırılmasının yanında ekonomik, sosyal ve kültürel yapının da değiştirilmesi ve yenileştirilmesi sürecidir. Büyüme ekonomide nicel, kalkınma ise, hem nicel hem de nitel değişimleri içermektedir.
Kalkınmanın ekonomide meydana getirdiği sosyal, kültürel ve diğer alanlardaki bazı yapısal değişimler şöyle sıralanabilir:
• Kalkınma sürecinde ekonomideki temel sektörlerin (tarım, sanayi, hizmet) MG’deki oransal paylarında değişiklik olur. Önceleri en büyük tarım, sonra sanayi, sonra hizmet iken, Gelişme devam ettikçe, tarım geriler sanayi ve hizmetler yükselişe geçer. Gelişmenin tam ortasında sanayi en yüksektir. Bu durumda hizmet sürekli yükselerek, en yüksek değere ulaşır. • Kalkınma sürecinde, sanayi sektörü kapsamındaki imalat sanayinde başta tüketim malları üreten sektörler (gıda tekstil) en yüksek, ara ve yatırım malı üreten sektörlerin payı düşüktür. Sonraları bu tersine döner. • Dış ticarette yapısal değişiklikler olur. Başta tarım ve hammaddelerin ihracattaki payı yüksekken sonraları düşer. Bunun yerini sanayi malları alır. • Kalkınma sürecinde kişi başına düşen enerji üretim ve tüketiminde artışlar olur. • Eğitim ve sağlıkta gelişmeler görülür. • MG’den Ar-Ge’ye ayrılan pay artar. • Dengeli beslenme alışkanlığı yerleşir. • Sosyal, kültürel yapıda, davranışlarda, giyim ve eğlence alışkanlıklarında değişmeler gözlenir.
Turizm çok yönlü katkılarıyla katalizör görevi üstlenerek toplumdaki bu kalkınma ve gelişme sürecini hızlandırmaktadır.
Ödemeler Dengesi Etkisi
Ödemeler dengesi bilançosu dışa açık ekonomilerde, geniş anlamıyla, bir ekonomide yerleşik kişilerin diğer ekonomilerde yerleşik kişiler ile belli bir dönem içinde yapmış oldukları ekonomik işlemlerin sistematik kayıtlarını elde etmek üzere hazırlanan istatistiki bir rapordur.
Dış turizm gelirleri ne kadar yüksek olursa ithalattan ortaya çıkan döviz açığının bir kısmı turizm sayesinde geri kazanılmış olacaktır. Az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülke ekonomileri için daha çok dış turizm geliri daha az cari açık demektedir. Hatta cari açık turizm gelirleri sayesinde cari fazlaya bile dönüşebilir. Bu yüzden turizme görünmeyen ihracat kalemi ya da bacasız sanayi denilmektedir.
Gelir Etkisi
Turizmin gelir etkisi temelde üç başlık altında değerlendirilmektedir:
Doğrudan gelir etkisi: Turistlerin turizm işletmelerinden satın aldığı mal ve hizmetler karşılığında doğrudan gelir aktarımı yaptığı turizm işletmelerinde yani konaklama tesisleri, restoranlar, ulaştırma işletmeleri vb. kuruluşlar için ortaya çıkan etkidir.
Dolaylı gelir etkisi: Verilen hizmetler karşılığında turizm işletmeleri tarafından turistlerden elde edilen gelirlerin bir kısmı turizm işletmelerinin personel, enerji vb. çeşitli giderlerinde kullanılmakta, bir kısmı da tedarikçilerden satın alınan mal ve hizmet bedeli olarak tedarikçilere aktarılmaktadır. Turizm işletmelerinin tedarikçilerinin, doğrudan turistlerden değil de turizm işletmelerinden elde etmiş oldukları bu gelirler turizmin dolaylı gelir etkisi olarak ifade edilmektedir.
Uyarılmış gelir etkisi: Turizm sezonunda turizm destinasyonlarında hem turist nüfusunun hem de turizm işlerini yapmak üzere turizm destinasyonlarına gelen işgören nüfusunun yani istihdamın artması bu destinasyonlarda çeşitli mal ve hizmetlere olan talebi artırmaktadır. Turizm destinasyonlarındaki artan mal ve hizmet talebini karşılamak üzere destinasyon dışındaki üretim işletmelerinde ortaya çıkan bu üretim artışı ve bu üretimin bedelinin turizm destinasyonlarındaki turizm gelirlerinden karşılanması turizmin uyarılmış gelir etkisi olarak ifade edilmektedir.
Diğer yandan turizm yatırım harcamaları da ekonomide gelir etkisini oluşturmaktadır.
Turizmin gelir etkisinin bir başka yönü, katma değer etkisidir. Katma değer, satışa sunulan mala kazandırılan ilave özellikler karşılığında ortaya çıkan değer artışı olarak ifade edilmektedir. Turistik destinasyonlarda üretilen mal ve hizmetlere ait katma değerin oldukça yüksek olduğu gözle görülür derecede fark edilmektedir.
İstihdam Etkisi
İstihdam insan ile ilgi bir kavram olup çalışma ve çalıştırma demektir.
İşgücü, çalışma isteği ve gücü olup, geçer ücret seviyesinde ve kanun veya örf adetle belirlenmiş çalışma saatlerinde çalışmaya hazır olan nüfusu gösterir. İşgücünün kendine ait bir işi olup fiilen çalışan kısmına istihdam hacmi, işgücünün iş bulamayan kısmına da işsiz denilmektedir. İşgücünün tamamının iş bulup çalışıyor olması durumuna tam istihdam denir.
İşgücünün istihdam hacminden büyük olması durumunda işsizlik ortaya çıkmaktadır. Çok sayıda işsizlik sınıflandırması bulunmakla birlikte temel olarak iki tür işsizlik söz konusudur:
• Açık işsizlik; çalışma isteği ve gücü olup (bedenen ve aklen engeli olmayan), cari ücret seviyesinde ve ayrıca kanun ya da örf ve adetle belirlenmiş çalışma saatlerinde iş aradığı hâlde iş bulamayanların oluşturduğu işsizlik türüdür. Friksiyonel işsizlik, mevsimsel işsizlik, yapısal işsizlik, konjonktürel işsizlik gibi türleri mevcuttur. • Gizli işsizlik; bir işi olduğu hâlde emeğinin marjinal verimliliği sıfır olan, çalışır göründüğü halde toplam üretime hiç katkısı olmayanların oluşturduğu işsizliğe verilen isimdir.
Turizm sezonunda turizm destinasyonlarında hem turist hem de turizm işlerini yapmak üzere turizm destinasyonlarına gelen işgören sayılarının artması bu destinasyonlarda örneğin Bodrum’da çeşitli mal ve hizmetlere olan talebi de artırmaktadır. Turizm sezonunda destinasyonlarda ortaya çıkan bu talep artışının bir kısmı, turizm destinasyonları dışında faaliyet gösteren üretim işletmelerince karşılanmaktadır. Turizm destinasyonlarındaki artan mal ve hizmet talebini karşılamak üzere destinasyon dışındaki üretim işletmeleri üretimlerini artırmak için daha çok işgöreni istihdam etmektedir. İşte turizm destinasyonları dışındaki bölgelerde faaliyet gösteren işletmelerde turizm nedeniyle ortaya çıkan bu istihdam artışına uyarılmış istihdam etkisi denilmektedir.
Gelir Dağılımı Etkisi
Ekonomik faaliyetin bir türü olan bölüşüm ilişkileri sonucu, toplam gelirden (ücret, rant, faiz, kar) kişilere veya gruplara intikal eden paylar gelir dağılımı kavramı ile ifade edilmektedir. Ülkeler düzeyinde gelirin sosyal sınıflar arasındaki dağılımıdır. Gelir dağılımı; ferdi veya kişisel gelir dağılımı, fonksiyonel gelir dağılımı, bölgesel gelir dağılımı, sektörel gelir dağılımı ve mesleki gelir dağılımı gibi çeşitli başlıklar altında gelir dağılımı türleri şeklinde incelenmektedir. Bunların içinde en çok kişisel ve fonksiyonel gelir dağılımları kullanılmaktadır.
• Kişisel Gelir Dağılımı; bir ülkede belirli bir dönemde oluşturulan MG’in o ülkedeki kişiler
arasındaki dağılımını konu alan kişisel bölüşüme denir. Gelir dağılımında ortaya çıkan bu eşitsizliğin derecesinin belirlemesinde iki farklı yöntem kullanılmaktadır. Birincisi Amerikalı bilim adamı Max Lorenz’in geliştirdiği Lorenz Eğrisi yöntemi, ikincisi ise İtalyan bilim adamı Corrado Gini’nin geliştirdiği Gini Katsayısı yöntemidir. • Fonksiyonel gelir dağılımı; üretime katılan üretim faktörlerinin (emek, sermaye, doğal kaynak, müteşebbis) üretim sonucunda elde edilen hasıladan aldıkları payı ifade etmektedir. Emeğin hasıladan aldığı pay ücret, sermayenin aldığı pay faiz, doğal kaynağın aldığı pay rant, müteşebbisin aldığı pay ise kârdır. Turizm emek yoğun bir sektör olması nedeniyle turizm geliştiği yöre ve bölgelerde daha çok istihdam sağlamak suretiyle emeğin gelirden ücret şeklinde daha çok pay almasını sağlayarak gelirin tabana yayılmasında bu noktadan da önemli katkısı vardır.
Temel Sektörler Üzerine Etkisi
Bir ülke ekonomisinde tarım, sanayi ve hizmetler olmak üzere üç temel sektör vardır. Diğer tüm sektörler bu üç temel sektörün altında incelenmektedir. Turizmin bu üç temel sektöre çeşitli tür ve boyutlarda etkisi söz konusudur:
• Tarım sektörü etkisi • Sanayi sektörü etkisi • Hizmetler sektörü etkisi
Fiziksel Alt Yapı ve Üst Yapıya Etkisi
Bir turizm destinasyonunda yaşayanların yararlandıkları enerji, ulaştırma, su ve kanalizasyon sistemi, otoparklar, spor tesisleri, kongre ve kültür merkezleri, haberleşme sistemleri fiziksel alt yapı olarak ifade edilmektedir. Bir yerleşim yerinde turizm geliştikçe üst yapı tesisleri de ona bağlı olarak daha da gelişir.
Kurumsal Altyapıya Etkisi
Bir destinasyondaki kamu kurumlarının dil, mevzuat ve güvenlik gibi ek hizmetleriyle turizm faaliyetleri için hazır bulunuşluk durumunu ifade etmektedir.
Bölgelerarası Dengeli Kalkınmaya Etkisi
Bir ekonomide kalkınma ekonomik büyümeden daha geniş bir kavram olup, ekonomide milli gelir artışına ilaveten sosyo-kültürel yapının da değişmesini ve dönüşmesini de ifade etmektedir.
Turizmin Olumsuz Makroekonomik Etkileri
İç Fiyatlara Etkisi (Enflasyonist Etki)
Turizm sezonunun başlaması ile birlikte yüksek yoğunlukta turist gelişleri turizm destinasyonlarında tüketim malı talebinde büyük oranda artışlara neden olmaktadır. Sezon başında turizm işletmelerinin stokları yani tüketim malları arzı artan bu talebi (talep şoku)
karşılayabilecek düzeyde olmadığı için talep artışı başlangıçta geçici talep enflasyonuna neden olmaktadır.
İthalat Etkisi
Ergonomi, dayanıklılık, fiyat gibi çeşitli nedenlerle dışa açık ülke ekonomileri açısından ithalat kaçınılmazdır. Özellikle dış turizm yabancı ülke vatandaşlarının katıldığı bir faaliyet olması nedeniyle turistler doğal olarak kendi alışkanlıklarının olduğu mal ve hizmetleri talep edeceklerdir. Eğer buna dikkat edilmez ve bu talebin ülke içinde üretilen muadilleri ile ikame edilmek yerine ithalat yoluyla orijinal ürünlerle karşılanması yoluna gidilirse bu ithalatı daha da artıracaktır.
Fırsat Maliyeti Etkisi
Bir turizm yatırımı sonucu elde edilecek gelir yüksek bile olsa turizm faaliyetleri sonucu ortaya çıkacak çevresel ve diğer etkiler de hesap edilerek ona göre karar verilmesi gerekir.
Yabancı İşgücü Etkisi
Bir yandan ulusal işgücünün deneyim ve dil yetersizlikleri bir yandan da yabancı işgücünün hem dil hem de düşük ücretle çalışma avantajları gibi nedenlerle turizm işletmelerince yabancı işgücünün istihdam edilmesi durumudur. Bunun ülke ekonomileri için iki önemli sakıncası vardır. Birincisi, ulusal işgücünün istihdam edilmemesi nedeniyle işsizlik oranını artırıcı etki yapması ikinci ise, yabancı işgücüne ödenen ücretler nedeniyle turizmden elde edilen döviz gelirlerinin bir kısmının yurt dışına geri dönmesidir. Bu sonuç döviz darboğazı ve yüksek işsizlik oranları ile mücadele eden az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülke ekonomileri açısından dikkat edilmesi gereken bir durumdur.
Mevsimlik Etkisi
Turizm faaliyeti iki mevsimde yoğunlaşmaktadır. Bu da turizmin mevsimlik bir faaliyet olduğunu göstermektedir. Turizmin mevsimlik olması, hem turizm işletmeleri açısından hem de işgücü açısından işlerin devamlılığı noktasında sorun oluşturmaktadır.
Dışa Bağımlılık Etkisi
Turizm talebinin sürekli artacağı öngörüsü ile ekonominin ağırlıklı olarak turizme dayandırılması büyük riskler barındırmaktadır. Çünkü ekonomik ya da siyasi bir istikrarsızlık, doğal afet, salgın hastalık gibi durumlarda turizm talebinin birden düşmesi ekonomiyi kaosa sürükleyebilir.