Ücret ve fiyat yapışkanlıkları şu etkiler aracılığıyla açıklanmaktadır:
• Etkin ücret teorileri: Buna göre işsizlik dönemlerinde firmalar ücretleri düşürme veya daha düşük ücretle yeni işçileri işe alma eğiliminde olmayacaktır. Çünkü ücretlerin verimlilik düzeyi üzerinde etkili olduğu varsayılmaktadır. Dolayısıyla bir emek arz fazlası olan işsizlik durumunda ücretler aşağı
doğru düşmeyecek ve işsizlik ortadan kalkmayacaktır.
• Zımni sözleşmeler teorisi: Buna göre ücretler işçi ile işveren arasında zımni (örtük) bir biçimde ekonominin genişleme ve daralma aşaması gibi unsurlar dikkate alınmadan uzun dönemli bir yaklaşım ile belirlenir.
• Süre teorileri: Buna göre işsizlik dönemlerinde işverenler, düşük ücretle de olsa işsizleri işe alma eğiliminde olmazlar. Çünkü işsizlik süresi uzadıkça, yetenek kaybının olacağı yönünde bir kaygıya kapılırlar. İşsizlik dönemlerinde bile yüksek reel ücretle kalifiye işgücünü çalıştırmayı tercih ettikleri için ücretler aşağıya doğru esnek değil, yapışkandır.
• İçerdekiler – dışarıdakiler modeli: Buna göre sendikaların içerdeki durumundaki çalışanların lehine, dışardaki işsizlerin aleyhine davranması; dışarıdaki konumundaki işsizlerin işe alınması durumunda bir süre sonra içerdeki konumuna sahip olması; içerdeki konumundaki işçilerin dışarıdaki konumundaki işçileri kendi pazarlık güçleri düşeceği kaygısıyla eğitmeye gönüllü olmaması ve eğitim sürecinin maliyetli olması; eğitilen yeni işçilerin hızla yüksek ücret beklentisine girmesi gibi unsurlardan dolayı firmalar daha düşük ücret seviyesinden de olsa dışardakiler konumundaki işçileri
çalıştırmak istemez; bunun yerine halihazırda üretim sürecinde yer alan kalifiye işgücü ile görece yüksek bir ücret düzeyinden çalışmayı tercih ederler. Dolayısıyla Yeni Klasiklerin ileri sürdüğü gibi ücretler esnek değildir.
• Koordinasyon yetersizlikleri: Buna göre gerek firmaları gerekse işçileri koordine etmek zordur. Örneğin işsizlik dönemlerinde bir firmanın ücretleri düşürmek istediğini varsayalım. Tüm firmaların koordine olup ücretleri düşürme yönünde karar almaları zor olduğu gibi işçiler de diğer firmalardaki ve sektörlerdeki ücret düzeyini takip etmekte ve ücretlerin düşmesine direnç göstermektedir.
• Fiyatların karışık ayarlanması: Buna göre firmaların rakiplerin fiyat değişikliklerini görmek istemesi, ilk fiyat arttıran firma olmak istememeleri gibi nedenleri dikkate almaları, fiyat ayarlamalarının belirli bir gecikme ile meydana gelmesine yol açar. Yani ekonomide eş anlı ve koordineli bir fiyat ayarlama süreci gerçekleşmez.
• Toplam talep dışsallıkları: Firmalar, fiyatları değiştirme yönünde bir karar alırken fiyat değişikliği kararlarının rakip veya bağlantılı sektörlerdeki sonuçlarını da dikkate alırlar. Bu yüzden ayarlama süreci yavaş ve gecikmeli biçimde meydana gelir.
• Uzun dönemli sözleşmeler: Buna göre sözleşme süresi içerisinde ücret ve fiyat ayarlaması
yapılamayacaktır. Ayarlamalar sözleşme sonunda yapılabilir hale geldiği için ücret ve fiyat ayarlamaları yavaş ve gecikmeli olarak gerçekleşecektir.
• Menü (katalog-yemek listesi) maliyetleri: Menü, etiket maliyetleri, firmaların sık sık fiyat ayarlamasına gitmesinin önünde bir engeldir. Çünkü sık fiyat değiştiren bir firma, fiyat değişikliği ile ilgili bilgilendirme ve pazarlama faaliyetleri (broşür basma, el ilanı dağıtma, radyo televizyon reklamı, vb.) ile ilgili yeni maliyetlere katlanmak zorunda kalacaktır. Bu yüzden fiyat ayarlamaları yavaş ve gecikmeli olarak gerçekleşecektir.