İlk aşama, kapitalist toplumun tortularının temizlendiği proleter diktatörlüğü olup, üretim araçları mülkiyetinde kolektivizm söz konusudur. Bu aşama komünist topluma bir hazırlık niteliğindedir. Formül, herkesten yeteneğine göre, herkese emeğine göre şeklinde gerçekleşecektir. İkinci aşama komünizmde ise devletin ortadan kalkması ile birey siyasal yabancılaşmadan kurtulmuş olacaktır. Aynı zamanda, üretim planlı bir ekonominin ilkelerine bağlanacaktır. Bu toplumda, üretimden gerekli giderler çıktıktan sonra geriye kalan fon, toplum bireyleri arasında paylaşılacaktır. Bu paylaşımda temel kıstas çalışma ve emek değil artık ihtiyaç eksenlidir. Bu oluşumlarla birlikte politik ve ekonomik yabancılaşma ortadan kalkacak, cinsler arasında eşitlik sağlanmış olacak, insanlar daha fazla özgürleşecektir. İş bölümü ile bölünmüş olan toplum yeniden birlik haline gelecek, özgürleşecek ve çalışma fiili yalnızca hayatı devam ettirmek için gerekli olan bir faaliyet haline dönüşecektir. Bu toplum, tarihi materyalizmin işleyeceği bir toplum olmayacaktır. İnsanlığın ulaştığı son menzil niteliğindedir. Çünkü artık sistem kendi içinde çelişkiler barındırmamaktadır. Marx, kapitalist sistemin kendi iç ilişkilerindeki çatışma sonucunda ortaya çıkacak olan bir devrimle yıkılacağını, daha doğrusu yıkılmak zorunda olduğunu ileri sürüyordu. Ona göre önce sosyalizm daha sonra ise komünizm hayat bulacaktı. Sosyalizm, komünizme geçişte zorunlu bir aşama idi. Çünkü kapitalist toplum yapısı içinden komünizmin aniden doğabilmesi mümkün görünmüyor