Reel GSYH iktisadi büyümenin temel makroekonomik göstergesidir. İktisadi büyüme hızı, hesaplanan reel GSYH’deki artış ya da azalışın, önceki döneme göre yüzde olarak değişimidir
İktisada Giriş II — Ünite 6 Soru-Cevap
İktisada Giriş II (IKT104U) soru-cevapları.
Bir ekonominin büyüme oranını hesaplayabilmek için gerekli olan temel ekonomik değişken hangisidir?
Büyüme rakamlarının negatif değer alması neyi ifade eder?
Ekonomideki daralmayı, küçülmeyi ifade eder.
Üretim faktörlerinin tam ve etkin kullanılması ile üretilebilecek maksimum mal ve hizmetin parasal karşılığı nedir?
Potansiyel GSMH'dır.
Üretim imkânları eğrisinin şeklinin orijine göre iç bükey olmasının nedeni nedir?
artan fırsat maliyetidir.
Bir ekonominin üretim imkânları eğrisinin altında kalan bir üretim bileşeninde olması neyi ifade eder?
Böyle bir noktada kaynakların tümü etkin kullanılmadığından ülkenin toplam kapasitesinden daha az üretim gerçekleştiriliyor demektir. Örneğin Türkiye’de Akdeniz kıyıları seracılık için uygun olduğundan domates üretimi gerçekleştirilmektedir. Ülkemizin iç kesimleri ise buğday üretiminin en yoğun olduğu yerlerdir. Eğer üreticiler, domates üretimi için iç bölgelerde ve buğday yetiştiriciliğinde Akdeniz kıyılarında üretime zorlanırsa bu durumda her iki üründen de daha düşük bir hasat elde edilecek ve gerçekleşen hasıla potansiyel hasılanın altında kalacak ve sonuç olarak kaynaklar etkin bir şekilde kullanılmamış olacaktır.
Ülkelerin üretim faktörlerinde zamanla yaşanan bir artış, iki üretim faktöründe de eşit ise üretim imkânları eğrisi hangi şekilde kayacaktır?
Ülkelerin üretim faktörlerinde zamanla yaşanan bir artış, iki üretim faktöründe de eşit ise eğri paralel bir şekilde sağa kayacaktır.
İktisadi büyümenin arz yönlü nedenleri nelerdir?
İşgücü, Sermaye stoku, Doğal kaynak, Verimlilik artışları ve Teknolojik ilerleme büyümenin arz yönlü kaynaklarıdır.
Bir ülkenin sermaye birikiminin artması içinne gereklidir?
Bir ülkenin sermaye birikiminin artması için ya doğrudan-dolaylı yabancı yatırımlar aracılığı ile diğer ülkelerden gelen yatırımların ya da ülkenin kendi iç tasarruflarından beslenen ülke içinde yapılan yatırımların artması gerekmektedir.
Toplam faktör verimliliğinin artması ne anlama gelir?
Toplam faktör verimliliği artması daha az girdi ile daha çok çıktı elde edilebilmek anlamına gelir.
Türkiye’de de 1993 yılından sonra ulusal gelir hangi yöntemle hesaplanmaktadır?
Türkiye’de de 1993 yılından sonra ulusal gelir, harcamalar yöntemiyle hesaplanmaya başlanmıştır. GSYH hesaplamasında harcamalar yöntemiyle yapılan hesaplamada toplam talep esas alınmaktadır. Bu yöntemle hesaplanan GSYH, tüketim harcamaları, yatırım harcamaları, kamu harcamaları ve net ihracatın toplamıyla elde edilir.
Ekonomideki işgücü verimliliği nasıl hesaplanır?
İşgücü verimliliği, üretim miktarının işgücü miktarına oranı ile hesaplanmaktadır. Bu şekilde işgücünün elde edilen toplam çıktıya katkısını ölçmek mümkün olmaktadır:
İşgücü Verimliliği=Üretim miktarı / İşgücü miktarı
GSYH’nin ölçülmesinde temel olarak hangi yöntemlerden faydalanılır?
Bunlar; Üretim yöntemi, gelir yöntemi ve harcama yöntemidir. Her üç yöntemle hesaplanan GSYH değerleri birbirine eşittir.
GSYH(Y)=AD = C + I + G + ( X-M )
İktisadi büyümenin talep yönlü nedenleri nelerdir?
Bunlar ; Ücretlerdeki artış; Vergi indirimleri; Döviz kurundaki artış; Kamu harcamalarındaki artış; Faiz oranlarındaki düşüşlerdir.
Bunlara ek olarak bir ülke ekonomisinde iktisadi ve finansal istikrar firmaların yatırım yapmaya daha istekli olmalarına neden olacak ve yatırım (I) toplam talebini artıracaktır. Böyle bir ekonomide yatırımcıların ve tüketicilerin ekonomiye güveninin artması, hanehalkının tasarruflarını azaltarak veya daha fazla kişisel kredi alarak harcamalarını (C) artırmalarına ve firmaların da yatırımlarını artırmalarına neden olacaktır. Toplam talebi etkileyen bu unsurlar ile toplam arz, diğer bir ifadeyle toplam üretim pozitif etkilenmekte ve iktisadi büyüme gerçekleşmektedir.
Ekonomideki faiz oranlarının azalmasının iktisadi büyümeye etkisi nedir?
Düşük faiz oranları borçlanma maliyetini azaltmaktadır. Tüketicilerin harcanabilir gelirinin artması ve yatırımcıların yatırım finansmanı bulabilme maliyetinin azalması toplam talebi etkilemektedir. Özetle, düşük faiz oranları; bireyleri tüketim harcamalarına (C), firmaları ise yatırım (I) yapmaya teşvik etmektedir. Bu gelişmeler büyümeyi pozitif yönde etkiler, arttırır.
Kamu harcamalarındaki artış toplam talebi ve iktisadi büyümeyi nasıl etkiler?
Yeni yollar inşa etmek veya refah seviyesini yükseltecek hizmetlere daha fazla harcama yapmak için kamu yatırım harcamaları (G) artırılmaktadır. Böylece artan kamu harcamaları (G) toplam talebi etkileyerek iktisadi büyümeyi tetiklemektedir.
İşçi ücretlerindeki artış veya memur maaşlarındaki vergi indirimleri ekonomik büyümeyi nasıl etkiler?
Tüketicilerin harcanabilir gelirini artıracak ve dolayısıyla tüketici harcamalarını (C) artıracaktır. Bu durum da toplam talebi ve toplam üretimi ve büyümeyi artıracaktır.
Bir ülke ekonomisinde iktisadi ve finansal istikrarın sağlanması ekonomik büyümeyi ne şekilde etkiler?
bir ülke ekonomisinde iktisadi ve finansal istikrar firmaların yatırım yapmaya daha istekli olmalarına neden olacak ve yatırım (I) toplam talebini artıracaktır. Böyle bir ekonomide yatırımcıların ve tüketicilerin ekonomiye güveninin artması, hanehalkının tasarruflarını azaltarak veya daha fazla kişisel kredi alarak harcamalarını (C) artırmalarına ve firmaların da yatırımlarını artırmalarına neden olacaktır. Toplam talebi etkileyen bu unsurlar ile toplam arz, diğer bir ifadeyle toplam üretim pozitif etkilenmekte ve iktisadi büyüme gerçekleşmektedir.
İktisadi büyüme ve iktisadi kalkınma arasındaki fark nedir?
İktisadi büyümeye göre iktisadi kalkınma kavramı daha kapsamlı olup ekonominin hem niteliksel hem de niceliksel gelişmesine odaklanan bir süreçtir. İktisadi kalkınma sadece üretimin ya da kişi başına düşen gelirin artması şeklinde değil, aynı zamanda tüm ülkeler için ekonomik ve sosyokültürel yapının da değişmesi ve yenileşmesi olarak tanımlanmaktadır. Diğer bir ifadeyle, iktisadi kalkınma sadece iktisadi büyümeyi değil, aynı zamanda yapısal değişmeyi de içermektedir. Dolayısıyla, kalkınma kavramının büyümeyi de kapsayan daha geniş nitelikli bir olgu olduğu söylenebilir.
İktisadi kalkınmanın nicel ve nitel süreçleri nelerdir?
Ülkenin toplam hasılasında ve kişi başına düşen gelir düzeyinde meydana gelen artış iktisadi kalkınmanın niceliksel süreçlerini belirtirken bireylerin satın alma gücünün artması ve yaşam standartlarının düzelmesi, gelir dağılımının iyileşmesi ve yoksulluğun azaltılması, eğitim ve sağlık alanındaki gelişmeler, demokratikleşme ve özgürlükler konusundaki ilerlemeler ise kalkınmanın niteliksel süreçlerini yansıtmaktadır.
İktisadi kalkınmanın göstergeleri nelerdir?
Kişi başına düşen gelirin artışının yanında yaşam standardının yükselmesi, güvenli içme suyuna erişim imkânı, sıhhi tesisat sistemlerinin iyileştirilmesi, tıbbi tesislerin varlığı, okuryazarlık oranını artırmak için ilköğretimin yayılması, bebek ölüm oranındaki düşüş, yoksulluğun ortadan azaltılması, dengeli ulaşım ağları, istihdam olanaklarının artırılması gibi farklı ölçüler de iktisadi kalkınmanın göstergesidir.
İnsani Gelişme Endeksi (İGE) nedir?
Kişi başına düşen gelir ve satın alma gücü paritesi yöntemlerinin yanı sıra iktisadi kalkınmanın ölçülmesinde sadece niceliksel verileri değil niteliksel verileri de dikkate alan ve dünyada genel olarak kabul gören endekslerden biri İnsani Gelişme Endeksi’dir(İGE). İnsani Gelişme Endeksi, hem ekonomik hem de çok boyutlu kalkınmayı dikkate alan bir ölçüttür.Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından her yıl yayımlanan İnsani Gelişme Raporlarında insani gelişme endeksi kullanılarak ülkelerin gelişmişlik düzeyleri karşılaştırılmaktadır. İGE’nin üç bileşeni bulunmaktadır. Bunlar; eğitim, sağlık ve gelirdir.