düzeltme mekanizması adı verilir. Bunun nasıl ger- Giriş çekleştiğini ve etkilerini, genişletici ve daraltıcı açık için
Dalgalanma dönemlerinde ekonomi uzun dönem sırayla inceleyeceğiz. dengesinden ya da potansiyel düzeyinden uzaklaşır. Bunun nedeni, ekonominin genişleme ya da daralma Talep şoku ya da arz şoku etkisiyle ekonomi büyüdü. dönemi içerisinde olmasıdır. Ekonominin potansiyel Şimdi biz mevcut duruma odaklanıyoruz: Genişlemeci bir düzeyinin üzerine çıkması pozitif çıktı açığına neden açık var ve ekonomi zaman içerisinde kendini nasıl olurken enflasyonist etkilerin de ortaya çıkması muhtemel. düzeltecek. Düzeltecek ile kastedilen potansiyel düzeye Enflasyon biz iktisatçıların ya da politika yapıcıların geri dönülmesi.
istediği bir sonuç değil. Ekonominin büyümesini istiyoruz Çalışanların ve firmaların enflasyon beklentilerindeki artış fakat enflasyon yaratmayan bir büyüme olmalı bu. Bu AS eğrisinin sola kaymasına neden oluyor. Ekonominin durumda devreye makro iktisat politikası giriyor. kısa dönem dengesinden uzun dönem dengesine
Makro iktisat politikasının temel önceliği iktisadi uyarlanmasını sağlayan, bu mekanizmadır. Genişlemeci dalgalanmaların etkilerini en aza indirebilmektir. Buna açık, fiyat düzeyini artırarak enflasyon yarattı ve bu ekonomiyi potansiyel gelir düzeyinde tutmak diyebiliriz. nedenle enflasyon beklentileri yükseldi. Enflasyonu Potansiyel düzeyden sapmaları istikrarsızlık olarak kabul yaratan, firmaların fiyatlarını maliyetlerindeki artıştan ediyoruz. Çünkü işsizlik ve enflasyonda üretimle birlikte daha fazla artırmaları. Firmalar ürünlerine olan aşırı talebe ortaya çıkan değişimler ekonominin genelinde pek çok fiyatlarını artırarak tepki veriyor. Ücretlerde ve üretim başka soruna yol açıyor. Bu nedenle istikrarsızlığı ortadan maliyetlerindeki artışlar da yüksek enflasyon beklentisine kaldırmak lazım. Makro iktisat politikası bunu yapmaya neden oluyor. Gerçekleşen enflasyon da bunun sonucunda çalışıyor. Ekonominin uzun dönem dengesinden artıyor çünkü fiyatlamalar ve ücret sözleşmeleri sapmasına neden olan toplam talep ya da toplam arz beklentilere göre yapılıyor. Bu döngü bu şekilde devam kaynaklı şoklar olabilir. Makro iktisat politikası ederek ekonomiyi sonunda daha yüksek bir fiyat düzeyine çerçevesinde alt politikalar ile bu şokların ortaya çıkması taşıyacak. Diğer taraftan ekonomi eş zamanlı olarak AD engellenmeye ya da çıktıktan sonra etkileri ortadan eğrisi üzerinde yukarı yönlü bir şekilde hareket ediyor. kaldırılmaya çalışılır. Bu politikalar; para politikası, Fiyatlardaki artışlar toplam talebin azalmasına ve maliye politikası ve makro ihtiyati politikalardır. Her dolayısıyla üretimin düşmesine neden olacak. Bütün bu birinin toplam talep ya da toplam arz üzerinde bir etkisi etkiler sonucunda üretim potansiyel düzeyine gerilerken vardır. Para politikası toplam talep üzerinde etkili olacak fiyat düzeyi de yükselecek. Ekonomi kendini düzeltti ama araçlara sahiptir ve temel önceliği fiyat istikrarı yani bunun maliyeti yüksek fiyat düzeyi yani enflasyon oldu. enflasyonun ortaya çıkmasını engellemektir. Yüzde 2’ler Bu sonuç, genişlemeci politikaların ekonomi üzerinde civarında bir enflasyon tamam ama daha yukarıda bir oran yaratacağı en önemli problemlerden birini de bize istemiyor. Maliye politikası toplam talep üzerinde de açıklıyor aslında.
toplam arz üzerinde de etkilere sahiptir. Toplam talep Ekonomide daralmacı açığın olduğu durumda ekonomi üzerindeki etkisi kısa dönemlidir ve harcamalar üzerinden kendini nasıl düzeltecek, şimdi de ona bakalım. Negatif gerçekleşir. Toplam arz üzerindeki etkisi ise daha çok bir talep ya da arz şoku sonucunda ekonomi potansiyel uzun dönem için geçerlidir. İktisatçıların büyük kısmı düzeyin altına düştü. Daralmacı bir açık var ve ekonomi kamunun yapacağı yatırım harcamalarının ekonominin kendini düzeltecek. Yani uzun dönem dengesine dönecek. potansiyel düzeyi üzerinde etkili olacağını savunuyor. Bunu nasıl yapacak görelim. Tabii ki doğru yatırım harcamalarının böyle bir etkisi vardır. Bu iki temel politikaya küresel kriz sonrası yeni bir Bu sefer, daralmacı açık nedeniyle çalışanların ve politika eklendi: Makro ihtiyati politika. Finansal sistemi firmaların enflasyon beklentileri düşüyor. Düşük başıboş bırakınca neler olduğunu gördük ve iktisatçılar enflasyon nedeniyle enflasyon beklentileri de düşecek. Bu buna çözüm aramaya başladılar. Makro ihtiyati politikalar durum ücretlerin ve üretim maliyetlerinin de düşük bir böyle ortaya çıktı. Temel amaç finansal sistemin istikrarını şekilde artmasına ya da düşmesine neden olur. sağlamaktır. Ekonomilerin genişleme dönemlerinde risk Ekonominin AD eğrisi üzerindeki hareketi de bu süreci alma iştahı artar ve sonrasında bu, ekonomide ciddi destekliyor. Düşen fiyatların toplam talep üzerindeki sorunlar yaratır. Bu etkiler hem talep hem arz yönlü artırıcı etkisi nedeniyle üretim de artacak ve ekonomi gerçekleşir. İşte bu dönemlerde risk alma iştahını potansiyel düzeyine yeniden dönecek. Denge, daha düşük dizginlemek için makro ihtiyati politikalar kullanılır. bir fiyat düzeyinde gerçekleşecek.
Ekonominin Kendi Kendini Düzeltme Yukarıda incelediğimiz iki durumda da şunu görüyoruz: Ekonomi uzun dönemde kendini düzeltiyor. Başka bir Mekanizması ifadeyle belirli bir zamanda çıktı açığı herhangi bir Fiyat düzeyi değişebilir ve dolayısıyla enflasyon ya da politikaya gerek kalmaksızın ortadan kalkıyor. deflasyon ortaya çıkabilir. Bunun nedeni toplam talep Genişlemeci (pozitif) çıktı açıkları artan fiyatlar nedeniyle, veya toplam arzdaki değişimlerdir. Fiyat düzeyi uzun süre daralmacı (negatif) çıktı açıkları ise fiyatlardaki düşüşle sabit kalmadığında çıktı açıkları fiyat düzeyindeki artış ya ortadan kalkıyor. O hâlde ekonomide istikrarı sağlamak da azalışlarla kapanabilir. Buna ekonominin kendini
için aktif bir şekilde uygulanacak para ya da maliye politikaya ihtiyaç vardır. Bu yüzden genişleyici bir para politikalarına gerek olmadığını söyleyebilir miyiz? politikası ya da maliye politikası uygulanması gereklidir. Sorunun cevabı kendini düzeltmenin ne kadar sürede Burada toplam talep eğrisinin tekrardan eski düzeyine gerçekleşeceğine bağlı. Eğer bu süreç çok yavaş bir kaymasını sağlayacak bir politika uygulanmalı. Maliye şekilde gerçekleşirse ekonomi potansiyel düzeyinden uzun politikası ile doğrudan kamu harcamalarını artırabiliriz. bir süre ayrı kalacaktır. Bu durumun ekonomi üzerinde Ya da vergileri düşürüp harcamaların artmasını pek çok olumsuz etkisi olacak. Bu nedenle de çıktıda sağlayabiliriz. Burada vergilerin iki türlü etkisi var. Birisi istikrarı sağlamak için para ve maliye politikaları yardımcı harcanabilir gelir üzerinden ortaya çıkıyor. Diğeri ise ürün olabilir. Kendini düzeltme süreci hızlı bir şekilde fiyatlarının düşmesini sağlayarak refah etkisi üzerinden gerçekleşirse aktif istikrar politikaları çoğu durumda muh- tüketim harcamalarını artırıyor. Para politikasının temelen gerekmeyecektir. Çünkü bu politikaların da genişlemeci etkisi ise faiz oranları üzerinden uygulamada içerdiği belirsizlik ve gecikmeler var. Ayrıca, gerçekleşiyor. Merkez Bankası politika faizi yoluyla ekonomi potansiyel düzeyine hızlı bir şekilde dönecek bir ekonomideki faiz oranlarını düşürüyor. Bu durumda yapıya sahipse, politika yapıcıların harcamaları ve çıktıyı toplam harcamalar ve toplam talep artıyor. dengeleme çabaları, cari çıktının potansiyel çıktıyı ıskalamasına neden olabilir. Yani istikrar tekrar bozulur. Burada önemli olan, çıktı açığını kapatacak şekilde toplam Burada kendini düzeltme sürecinin hızını belirleyen, harcamaları artırmak. Yani ekonomiyi uzun dönem ekonominin dinamikleri ve yapısal özellikleri, özellikle dengesine ulaştıracak bir politika yürütmek. Eğer toplam mal ve iş gücü piyasalarının etkinliği ve esnekliğidir. Bu harcamaları kontrolsüz bir şekilde artırırsanız ekonomi piyasalarda fiyat ve ücret mekanizmasının etkin ve hızlı potansiyelin üzerine çıkıp pozitif çıktı açığı vermeye çalışması ekonominin kendini düzeltme sürecini başlayabilir. Bu da enflasyon yaratır. kısaltıyor. Şunu da vurgulayalım: Çıktı açığı ne kadar Ekonomide pozitif talep şoku durumunda ise temel sorun büyükse, ekonominin kendini düzeltme süreci de o kadar ortaya çıkan enflasyondur. Ekonomi bir taraftan genişledi, uzun sürer. Negatif çıktı açığının büyüdüğü ve uzun süre de böyle kaldığı kriz dönemlerinden çıkış çok zor ol- işsizlik azaldı. Bu güzel bir gelişme. Kuvvetle muhtemel, duğundan böyle dönemlerde iktisat politikasının bu güzel gelişme için toplam talebi artıralım fikri birilerinin aklına geldi. Fakat bir sorun var: Enflasyon ekonomiyi toparlamasına ihtiyaç vardır. oranı arttı. Ekonominin kendini düzeltmesine izin verirsek İktisat Politikasının Gerekliliği bunun daha da yüksek bir enflasyon yaratacağını biliyo- İktisat politikasını tasarlayan politika yapıcıların iki temel ruz. Bu nedenle toplam talebin azaltılması gerekiyor. amacı var: İstihdamı artırmak ve fiyat istikrarını sağlamak. Daraltıcı bir iktisat politikasına ihtiyaç var. Bu durumda Aktivist olmayan iktisatçılar ücret ve fiyat esneklikleri maliye politikası tedbirleri olarak kamu harcamaları sonucu piyasa mekanizmasının etkinliğinin artacağını ve kısılabilir ya da vergiler artırılarak toplam harcamalar ekonominin kendini düzeltme mekanizmasının hızlı azaltılır. Para politikası cephesinde merkez bankasının çalışacağını savunuyor. Bunun sonucunda kısa dönem arz politika faizi üzerinden ekonomideki faizleri artırması eğrisi aşağı kayacak ve ekonomi hızlı bir şekilde lazım. Böylece toplam harcamaları azaltacak.
potansiyel düzeyine dönecek. Sorun ortadan kalktı, Burada yine önemli olan, politikayı etkin bir şekilde birilerinin bir şeyler yapmasına gerek yok. Aktivist uygulamak. Çünkü toplam talebi çok fazla kısıp iktisatçılara göre ise ücret ve fiyatların esnekliği çok da ekonomiyi daralmaya da itebilirsiniz. O zaman ekonomide gerçekçi değil. Ücret ve fiyatlar yapışkan çünkü. negatif çıktı açığına yol açmış olursunuz. Değişiyorlar tabii ama öyle hızlıca da değil. Belirli bir süre aynı düzeyde kalıyorlar. Dolayısıyla ekonominin Enflasyon Şokları Durumunda İktisat Politikası
kendini düzeltmesi çok uzun sürebilir ve bu ekonomi için Toplam talep şoklarında politika yapıcıların işi kolay. daha yüksek maliyetlere neden olabilir. Bu nedenle de Çünkü enflasyon ve çıktı arasında bir tercih yapmalarına iktisat politikasına ihtiyaç olduğunu savunuyorlar. İktisat gerek yok. Zaten ikisi birlikte çözülüyor. Önemli olan politikası istikrarı sağlamak için arz ve talep şokları toplam talebi nasıl etkileyeceğini bilmek. Buna iktisat karşısında neler yapıyor sırayla bakalım. literatüründe “ilahi tesadüf” adı veriliyor. Daha çok enflasyon öncelikli bir politikanın etkinliğini vurgulayan Talep Şokları Karşısında İktisat Politikası bir yaklaşımdır. Enflasyon sorunu yaratmayacak bir Ekonominin büyük bir talep şokunun etkisiyle uzun politika yürütürseniz çıktıda da bir sorun olmuyor. Fakat dönem dengesinden uzaklaştığını ve durgunluğa bu talep şokları için geçerli. Arz şoklarında işler biraz (resesyona) girdiğini varsayalım. Bu durumda fiyat farklı. Fiyat düzeyini sabit tutmaya kalktığınızda düzeyinin düşeceğini ve üretimin de daralacağını ekonomiyi potansiyelinden uzaklaştırıyorsunuz. biliyoruz. Ekonominin kendini düzeltmesi fiyat Ekonomiyi potansiyel düzeyinde tutmak istediğinizde ise beklentilerinin düşmesi ile toplam arz üzerinden fiyatlar yükseliyor. Burada arz şokunun nedeni gerçekleşecek. Fakat bu kadar büyük bir çıktı açığının maliyetlerdeki artışın fiyatları artırmasıdır. kendiliğinden kapanması çok uzun sürebilir. Bu durumda mevcut sorunu tanımlayıp toplam talebi canlandıracak bir
Ekonomi resesyonda ve enflasyon var. Böyle bir durumda beklemek gereklidir. Ağustos-Eylül-Ekim (3. Çeyrek) politika yapıcıların önünde iki seçenek söz konusu. döneminin GSYH’si Aralık başında açıklanır. Bu durumda Ekonomiyi eski fiyat düzeyine çekecek bir politika ekonominin genel durumu gecikmeli takip edilir. uygulamak ya da çıktıyı potansiyel düzeyine geri 2. Teşhis Gecikmesi: Veriler elde edildikten sonra döndürmek. ekonominin gelecekteki durumu hakkında verdiği Önceliği çıktıyı artırmak olan politikanın etkisini analiz işaretlerin yorumlanması da belirli bir süre alır. Örneğin ediyoruz. Merkez bankası enflasyon hedefini yükselterek ekonominin durgunluk döneminde olup olmadığını ve (genişlemeci bir politika uygulayarak) toplam harcamaları durgunluğun şiddetini belirlemek için birkaç çeyreklik artıracak. Bunun için faizleri düşürmesi gerekli. Faizler veriye ihtiyaç vardır. Bu nedenle 6-9 aylık süre gereklidir. düştü, harcamalar arttı ve ekonomi toparlandı. Fakat bir 3. Düzenleme Gecikmesi: Belirlenen politikanın sorun var: Enflasyon daha da yükseldi. Enflasyonu artıran uygulanmaya başlanması için çeşitli yasal düzenlemelerin en önemli etki, enflasyon hedefinin yükseltilmesi ile ilgili organlardan geçirilmesi de belirli bir süre alır. Bu daha birlikte işçilerin ve firmaların da enflasyon beklentilerinin çok maliye politikası ile ilgili bir durumdur. Vergilerde ya artması. Bu ücret ve fiyat artışları üzerinden yeniden bir da kamu harcamalarında bir değişiklik gerçekleştirilmek enflasyonist etki yaratacak ve enflasyonu daha da istenildiğinde ortaya bürokratik süreçler çıkar. Para poli- artıracak. tikasında ise böyle bir sorun yoktur. Açık piyasa işlemleri Politika yapıcılar öncelik olarak fiyat istikrarını tercih ya da faiz kararları hızlı bir şekilde alınabiliyor. edebilir. Bu durumda yapılması gereken toplam talep 4. Yürütme Gecikmesi: Politika yapıcıların izlenecek eğrisini sola kaydıracak şekilde toplam harcamaları politikayı belirlemelerinden sonra mevcut politika aracını azaltmak. Merkez bankası faiz oranlarını artırmalı. Fakat değiştirmeleri de belirli bir süre alır. Bu, yine daha çok bu ekonominin daha da daralmasına etki edecek bir tercih maliye politikası ile ilgili bir gecikmedir. Kamudaki olacak. Bunun yerine faizleri ve enflasyon hedefini birimlerinin harcama alışkanlıklarını değiştirmek ya da değiştirmeyerek ekonomik birimlere bir sinyal verebilir vergi beyannamelerini değiştirmek zaman alır. Para merkez bankası. Bu kararlı duruş etkili olursa enflasyon politikasında ise böyle bir gecikmeden bahsedemeyiz bile. beklentilerinin düşmesi sağlanabilir. Bu durumda Merkez bankası faiz oranını hızlı bir şekilde değiştirebilir. enflasyon beklentilerindeki gerileme ile AS eğrisi eski konumuna geri döner. Enflasyon beklentilerinin 5. Etkinlik Gecikmesi: Uygulanmaya başlanan politikanın düşmesiyle faiz oranları da düşecek ve toplam talep eğrisi ekonomi üzerindeki etkisi de hemen gerçekleşmez. üzerinde eş zamanlı olarak harcamaların ve üretimin de Politika kararının sonucunu beklemek gerekir. Politika artmasına etki edecek. Böylece ekonomi toparlanmaya etkisinin ortaya çıkması bir yıl ya da daha fazla zaman başlayacak ve eski düzeyine dönecek. alabilir. Hatta bu etkinin süresi belirsizlik de içerir.
Enflasyon şokuna merkez bankasının vereceği tepkide iki İktisat Politikasının Amaçları alternatifi var. Dolayısıyla karar verirken şuna dikkat Makro iktisat politikasının iki öncelikli amacı var: ediyor: Politika duruşunu değiştirmediğinde ekonominin Ekonomik faaliyetlerde istikrarı sağlamak ve enflasyonda potansiyel düzeyine dönmesi ne kadar sürecek? Bunun düşük düzeylerde istikrarı sağlamak. cevabı arz eğrisinin tekrar eski konumuna dönüş hızı ile ilgilidir. Eğer AS eğrisi hızlı bir şekilde eski konumuna Ekonomik faaliyetlerin temel göstergesi işsizlik oranıdır. dönerse merkez bankası enflasyon hedefini İşsizlik oranı ekonomi kapasitesinin atıl bırakıldığının da değiştirmeyecek. Çünkü durgunluk kısa sürecek anlamına göstergesidir. Tabii bu, üretim düzeyi ile ilişkilidir. Zaten geliyor bu. Eğer AS eğrisi yavaş bir şekilde kayarsa ekonomi potansiyel düzeyinde olduğunda yine işsizlik toplam talebi canlandırmak için enflasyon hedefini yüksel- vardır. Bunu kabul ediyoruz ve doğal işsizlik oranı adını tecektir. Çünkü ekonomiyi uzun bir durgunlukta tutmak veriyoruz. Bu düzeyde enflasyon üzerinde artma ya da istemeyecektir. azalma yönünde bir yönelim yoktur. Yani doğal işsizlik oranını sağlamak ekonomide istikrarı sağlamak ile aynıdır. İktisat Politikasının Etkinliği Doğal işsizlik oranında ekonomi de doğal düzeyinde ya da
Politika yapıcıların toplam talebin düzeyini etkileyerek ya potansiyel düzeyinde yer alır. da beklentileri yöneterek ekonomiyi uzun dönem Enflasyondaki düşük düzeylerde istikrarın sağlanmasının dengesine nasıl döndürdüklerini gördük. Fakat literatürdeki adı fiyat istikrarıdır. Fiyat istikrarı ile kastedilen uygulamada bu hızlı bir şekilde gerçekleşmiyor. Çünkü fiyat düzeyinin sabit tutulması değildir. Genellikle kabul politikanın uygulanmasında ortaya çıkan bazı gecikmeler edilen yüzde 2 ve civarında yıllık enflasyon oranıdır. var. Şimdi bunlardan bahsedelim. Sıfırdan büyük ama düşük düzeyli bir enflasyon oranının 1. Veri Gecikmesi: Politika yapıcılar ekonomide neler olup fiyat istikrarı ile uyumlu olduğu kabul edilir. bittiğini anlamak için belli başlı iktisadi verileri takip ederler. Bazı verilerin açıklanması mevcut durumun geç Burada iki şeyi vurgulayalım. Makro iktisat politikasından anlaşılmasına neden olabilir. Örneğin üçer aylık dönemler bahsettiğimizde genellikle para politikasına vurgu yaparız. Çünkü para politikasının toplam talep üzerindeki etkinliği için açıklanan GSYH verilerinin açıklanması için iki ay
daha yüksek ve hızlıdır. Özellikle fiyat istikrarı öne çıkan Politika Aracı: Politika Faizi bir amaç. Bu nedenle de merkez bankaları iktisat Merkez bankaları, politika faizini kullanarak para arzı ve politikasının yürütülmesinde başrolü alıyor. kısa vadeli faiz oranlarını kontrol eder. Merkez bankaları,
İktisat Politikasının Yürütülmesi bankaların ihtiyaç duyduğu likiditeyi sağlamak için bankalara verdiği kısa vadeli borçların ve fazla likiditeyi Bu bölüme para politikası ile başlıyoruz. Daha sonra çekmek amacıyla yaptığı borçlanmanın faiz oranlarını maliye politikasının kısa ve uzun dönem etkilerine kendisi belirler. Bu faiz oranı üzerinden iktisadi faaliyet ve bakacağız. Bütçe açıkları ve ekonomiye olan etkilerini de fiyatlar genel seviyesini etkilemeyi amaçlar. inceleyeceğiz. Son olarak ekonominin başını belaya sokmasını önlemek için makro ihtiyatı politika neden Para Politikasının Ekonomi Üzerindeki Etkisi gereklidir, ona bakacağız. Merkez bankaları tarafından uygulanan para
Para Politikası politikalarının toplam arz üzerindeki doğrudan etkisi görece daha sınırlıdır. Ekonomi üzerindeki asıl etki toplam Para politikası, makro iktisat politikasının öncü talep aracılığıyla ortaya çıkmaktadır. Para politikası uzun politikasıdır. Fiyat istikrarının önemi bunun birinci nedeni. vadede fiyatlar genel seviyesinin temel belirleyicisidir. Para politikası toplam talebi kontrol edecek araçlar Kısa dönemde ise toplam talep ve çıktı açığının yaratacağı bakımından da avantajlı. Bir de doğru uygulandığında iktisadi dalgalanmalar üzerinde etkilidir. oldukça etkili olan bir politika rejimi olan enflasyon hedeflemesi de para politikasının önemini artırıyor. Merkez bankalarının uyguladığı para politikalarının Sırayla günümüz para politikasında öne çıkan bu özellikler ekonomiye nasıl bir süreç ve yoğunlukla etki ettiği; üzerinde duracağız. parasal değişkenlerin toplam talebi, çıktı açığını ve enflasyonu hangi kanallarla ve ne ölçüde etkilediği Fiyat İstikrarı Kavramı ve Önemi “parasal aktarım mekanizması” ile açıklanmaktadır. Bu
Fiyat istikrarı ekonomik birimlerin yatırım, tüketim ve mekanizmaya göre, politika faizinde yapılan değişiklik tasarrufa yönelik kararlarında dikkate almaya gerek dört kanal üzerinden harcamaları ve enflasyonu etkiler. duymadıkları ölçüde düşük bir enflasyon oranını ifade eder. Politika faizi değişikliği ile ekonomide faiz oranları, varlık Yüzde 2 civarında bir enflasyon oranı diyebiliriz buna. fiyatları, döviz kuru ve beklentiler değişir.
Fiyat istikrarı neden bu kadar önemlidir, aşağıda maddeler Para Politikası Çerçevesi: Enflasyon Hedeflemesi hâlinde açıklayalım: Fiyat istikrarını sağlamaya ve sürdürmeye dönük para • Fiyat istikrarının sağlandığı bir ekonomide göreli politikası günümüzde enflasyon hedeflemesi rejimi fiyatlar kolaylıkla izlenebilir. Fiyatları kolayca çerçevesinde yürütülmektedir. karşılaştırma imkânına sahip olan yatırımcılar ve tüketiciler, yatırıma ve tüketime yönelik Enflasyon hedeflemesi rejiminin uygulanabilmesi ve kararlarını daha sağlıklı bir şekilde verirler. Bu, başarılı olabilmesi için ekonomide bazı ön koşulların ekonomide kaynakların etkin kullanılması sağlanmış olması gerekir. Bu ön koşullar şunlar:
demek. Kaynakların etkin dağıldığı bir • Merkez bankasının öncelikli amacı hedeflenen ekonominin büyüme potansiyeli artar. Uzun enflasyonu gerçekleştirmektir. Yani temel amaç dönem sürdürülebilir ve yüksek bir büyüme için fiyat istikrarını sağlamak olmalıdır. Fiyat istikrarı fiyat istikrarı önemlidir. hedefi ile çelişmediği takdirde büyüme ya da • Fiyat istikrarının sağlandığı bir ekonomide faiz işsizliği azaltan politikalar desteklenebilir. oranları daha düşük olur. Enflasyonun düşmesi • Merkez bankası politika aracını belirlemede ile birlikte reel ve nominal faiz arasındaki fark bağımsız olmalıdır. Kamuya kredi vererek bütçe kapanır. Bu da piyasa faizinin düşmesi anlamına açıklarını finanse etmemesi gerekir. gelir. Faizin düşmesi yatırım maliyetlerini de • Merkez bankası faiz kararlarının toplam talep ve azaltır. Bu da uzun dönem büyüme üzerinde enflasyon üzerinde istenilen düzeyde etkili olumlu etki yaratır. olabilmesi için finansal sistemin ve bankacılık • Yüksek enflasyon hane halkı ve firmaların mal sisteminin güçlü ve sağlam olması; para, sermaye stoklamasına neden olur. Bunun arkasında yatan ve döviz piyasalarının da gelişmiş olması gerekir. neden fiyat artışlarından korunma isteğidir. Fakat gelirini bu şekilde kullanan hane halklarının Maliye Politikası
tasarruf edeceği, firmaların da daha verimli Maliye politikasının ekonomi üzerinde uzun ve kısa alanlarda kullanacakları kaynakları azalır. Fiyat dönem etkileri farklıdır. Çünkü maliye politikası kısa istikrarının sağlandığı bir ekonomide verimsiz dönemde toplam talebi, uzun dönemde ise toplam arzı harcama ve yatırımlar daha az olur. Bu yine etkiler. Bununla birlikte etkin bir para politikası için büyüme üzerinde uzun dönemde olumlu etkiye maliye politikasının yapacakları vardır. sahiptir.
Maliye Politikasının Kısa Dönem Etkileri Kamu harcamaları içerisinde uzun dönemde etkili olacak Kısa dönemde, maliye politikasının toplam talep en önemli kalem yatırım harcamalarıdır. Yatırım üzerindeki etkisi kamu harcamaları ve vergiler üzerinden harcamaları altyapı, eğitim, araştırma gibi alanları gerçekleşir. Kamu harcamaları bildiğiniz gibi toplam geliştirmek için kullanıldığında ekonominin gelecekteki harcamaların bileşenlerinden biridir. Bu nedenle toplam verimliliğini ve üretim potansiyelini artırmaya katkı talep üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir. sağlar.
Maliye politikasının diğer aracı ise vergilerdir. Vergileri Burada önemli olan harcamanın gelecekte yaratacağı kullanarak toplam harcamalar artırılabilir. Maliye ekonomik değer aslında. İlerleyen dönemde bu politikası bunu iki şekilde yapabilir. Birincisi gelir yatırımların ekonominin gelir düzeyinin artmasına etki üzerinden alınan vergiler yoluyla harcanabilir geliri etmesi beklenir. Gelir düzeyi artan ekonominin vergi etkileyebilir. gelirleri de artacağı için harcamalar aslında kendini amorti etmiş olur. Tabii bu harcamalar için bütçe gelirlerinin Gelir üzerinden alınan vergiler artarsa harcanabilir gelir yeterli olmaması sonucu bütçe açığı verilebilir. azalır. Bunun sonucunda da tüketim harcamaları ve toplam harcamalar da azalacaktır. Uygulamada böyle bir Bütçe Açığı ve Mali Disiplin
vergi konulması çok da olası değildir. Çünkü vergiler gelir Mali disiplin ile kastedilen bütçenin gelir-gider dengesinin üzerinden alınır ve bunun adı gelir vergisidir. Farklı gelir tutturulması, yani bütçe denkliğidir. Fakat günümüz düzeyleri için de belirlenen farklı vergi oranları vardır. Bu ekonomilerinin bütçe denkliğini sağlamak gibi bir amacı oranların ya da vergi dilimlerinin değiştirilmesi yine yoktur. Daha doğrusu bunu sağlamaları çok zordur. Bunu harcanabilir gelirimizi etkiler. zor hâle getiren, kamunun ulaştığı boyut ile mevcut bütçe açıkları, yüksek borç stokları ve bu borçlardan kaynak- Maliye politikası vergi aracını nasıl ve ne zaman kullanır, lanan faiz ödemeleridir. Bu nedenle mali disiplin tanımı da sorusunu durgunluk dönemlerinde toplam talebi artırmak değişti. Mali disiplin ile sürdürülebilir bir borç seviyesi ve için kullanır, şeklinde yanıtlayabiliriz. Yukarıda kabul edilebilir bir bütçe açığı kastediliyor. Her iki açıkladığımız gibi tüketim harcamaları iki şekilde değişkenin GSYH’ye oranı bütçe açığının sürdürülebilir artırılabilir. Gelir vergisi oranları düşürülerek harcanabilir ya da kabul edilebilir düzeyde olup olmadığını anlamak gelir artırılabilir ki bu durumda harcama artışlarının için sık kullanılan bir göstergedir. ekonomiyi canlandırması amaçlanır. Diğer taraftan piyasaları canlandırmak amacıyla bazı ürünlerde (özellikle Kamu Borcunun Ekonomik Etkileri dayanıklı tüketim mallarında) dolaylı vergi oranının Kamu borç stoku/GSYH oranı önemlidir. Bu oranın düşürülmesi, fiyatların da düşmesini sağlar. Beklenen etki artması ya da azalması bütçe açıklarına, borç faiz bu ürünlerin satışının ve üretiminin artmasıdır. ödemelerine ve ekonomik büyümeye bağlı. Bu
İktisat politikasının başrolünde para politikası ve fiyat değişkenlerin her birinde ya da hepsindeki değişimler ile istikrarı olunca maliye politikasına çok iş düşmüyordu. oran da değişiyor. Bu değişim yatırımcıların kararlarını ve Önemli olan enflasyonu yaratmayacak bir mali disiplini faizleri etkiliyor.
sağlamaktı. Yani yurt içi fiyat baskılarını artırmayacak Kamunun borçlanma için iki alternatifi vardır: Yurt içi şekilde kamu harcamalarını kontrol altında tutmak maliye piyasalar ve yurt dışı piyasalar. Kamu bu iki alternatifin politikasına düşüyordu. Tabii normal zamanlarda bu hâlâ hangisini tercih ederse ekonomi üzerindeki etkileri de geçerli. Kısa dönemde ekonomide istikrarı sağlamak ise farklı olur. para politikasının işi. Maliye politikası onun işini kolaylaştırmakla görevli. Bunun için de mali disiplini Yurt içi piyasalardan borçlanmanın iki etkisinden söz bozmamaya çalışacaktır. edebiliriz: Birincisi, dışlama etkisidir. Yurt içi piyasalardan borçlanma isteği faiz oranlarını artırır. Faiz oranlarına göre, Maliye Politikasının Uzun Dönem Etkileri firmalar yatırım planlarını ertelemeyi tercih edebilir.
İktisatçıların çoğu maliye politikasının uzun dönemde Borçlanma piyasasında kamu ne kadar çok paya sahipse bu ekonominin üretken kapasitesini yani potansiyel çıktıyı etki o kadar artar. Sonunda firmalar borçlanma piyasasının etkilediği konusunda hemfikir. Bu anlamda arz yönlü bir dışına çıkmak zorunda kalır. Yatırım harcamalarının politikadan bahsediyoruz aslında. Çünkü potansiyel çıktı azalması düşük sermaye dönüşüm hızına neden olurken üzerinde etkili olması beklenen bir politika bu. Fakat ekonomik büyümeyi de olumsuz etkiler. böyle bir etkinin gerçekleşebilmesi harcamaların nereye İkinci etki, para politikasının etkinliğinin kaybolmasıdır. yapıldığı ya da vergi teşviklerinin nelere verildiği ile Bundan bahsetmiştik. Politika faizi ile piyasa faizi ilişkili. Sonuçta üretim fonksiyonunu değiştirme amacı arasındaki ilişki zayıfladığında parasal aktarım bulunmakta. Bunun için de sermaye birikimi, iş gücünün mekanizması istenildiği şekilde çalışmaz. Kamunun borcu niteliği ve verimlilik artırılmalı. O hâlde maliye politikası yüksek olduğu için finansal piyasalardaki yatırımcıların araçları ile üretim fonksiyonunun bileşenleri arasındaki çoğu kamu borcunu fonlamayı tercih eder ve özel sektörün ilişkiyi kurarak uzun dönem etkileri açıklayabiliriz. borçlanma (kredi kullanma) imkânı azalır. Bu durumda faiz kanalı ve kredi kanalının etkinliği kaybolduğu için
merkez bankası toplam talebi istediği şekilde kontrol • Sistemin fon kaynağı yapısını sürdürülebilir hâle edemez. getirmek. Örneğin bir bankanın düşük fon yapısına sahip olup yüksek kredi kullandırması Kamu borcunun yükselmesi hangi piyasadan çok arzu edilen bir durum değildir. Fakat, borçlanırsanız borçlanın iktisat politikasının yürütülmesini büyüme dönemlerinde kâr hırsıyla yüksek gelir de zorlaştırıyor. Bu mali baskınlık olarak elde etmek için bunu yapabiliyor. Yurt içinden tanımlanmaktadır. Maliye politikası mali baskınlığı fon bulamadığında yurt dışına yöneliyor. O azaltmak için bir şeyler yapmalıdır. Peki, ne yapabilir? zaman da kur riskini sırtına alıyor. Kur artınca Borç oranının zaman içindeki değişiminin faiz dışı bütçe borcu artacak. O zaman da bilanço bozulacak. fazlasına, faizlere, döviz kuruna ve ekonominin Bunu çözemeyecek bir duruma gelmesi de iflas büyümesine bağlı olduğunu biliyoruz. Bunlardan sadece anlamına gelir. Bir de vade uyumsuzluğu sorunu faiz dışı bütçe ile ilgili maliye politikası bir şey yapabilir. vardır ki kısa vade borçlanıp uzun vadeli kredi O da diğer giderleri kısmak olacaktır. Çünkü diğer kullandırılırsa bir yerden sonra bilanço yine parametreleri belirleyen başka pek çok faktör vardır. bozulacaktır. Makro İhtiyati Politika • Finansal kurumların birbirlerine olan ba- 2008 küresel finans krizi sonrasında ortaya çıkan yeni bir ğımlılığını zayıflatarak bir kurumdan diğerine politika olan makro ihtiyati politikanın amacı finansal sıçrayacak sorunları kontrol etmek. Bu sorunlar sistemin istikrarını sağlamak. Finansal istikrarın göz ardı sistemin kırılganlığını artıracağı için edilmesinin orta ve uzun vadede makroekonomik istikrar denetlenmeli ve engellenmeli. Basitçe ve fiyat istikrarı üzerinde olumsuz bir etkisi var. Bu açıklayacak olursak finansal kurumlar sahip nedenle önemli. Makroekonomik istikrar açısından oldukları finansal varlıklar üzerinden birbirlerinin bakarsak genişleme ve daralma dönemlerinde finansal bilançolarını etkileyebiliyor. Bir finansal sistemin farklı etkileri var. Daralma ya da durgunluk kurumun elindeki finansal varlıkta ortaya çıkan dönemlerinde sorun bizatihi finansal kesimden sıkıntı bu varlığı başka şekilde paketleyip sattığı kaynaklanabilir. Burada ortaya çıkan sorunlar önce diğer finansal kurumun bilançosunu da bozuyor. üretimin düşmesine neden olur. Firmaların finansman Böylelikle bir domino etkisi ortaya çıkıyor ve yapısı üzerinden etkilerini gösteren finansal kriz mevcut sistemi olumsuz etkileyebiliyor.
üretimin azalmasına etki ederken yatırım planlarının da Makro İhtiyati Politikanın Uygulanması iptal edilmesine neden olur. Ekonomideki kötüye gidiş hem gelir kayıpları hem de kötümser beklentiler yaratır. Makro ihtiyati politikalar diğer iktisat politikası alanları ile Harcamalar yani toplam talep düşer. Çünkü geleceğe dair etkileşim içindedir. Finans sektöründe sistemik riskleri bir belirsizlik vardır ve tedbirli davranmak gerekir. Bu azaltmaya yönelik bir makro ihtiyati politikanın etkileri, nedenle toplam talep ve toplam arz eğrilerinin sola kaydığı para politikası ve maliye politikasının uygulanmasında ve ekonominin potansiyel altına düştüğü bir döneme değişiklik yaratabilir. Örneğin bankaların sermaye girilir. Bu dönemden çıkış için genişlemeci iktisat yeterliliklerinin artırılmasına yönelik bir politika politikası kullanılacaktır. Fakat finansal sistemin çökmesi bankacılık sisteminde istikrarı sağlama amacıyla iktisat politikasının da elini kolunu bağlar. Para uygulanmaya başlanabilir. Bu politika bankaların daha az politikasının faiz aracı etkinliğini kaybeder. Bunun nedeni kredi kullandırmalarına neden olacak, tüketim ve yatırım parasal aktarım mekanizmasının finansal sistem üzerinden harcamaları da bundan etkilenecek ve düşecektir. Toplam çalışmasıdır. Finansal krizler kamu bütçesinde de ciddi talebin azalması nedeniyle para ve maliye politikasının bozulmalar yaratır. Bu durumda genişlemeci bir maliye mevcut duruşlarını değiştirmeleri gerekecektir.
politikası uygulama imkânı giderek kısıtlanır. Demek Para ve maliye politikasının da makro ihtiyati politika oluyor ki ekonominin toparlanması uzun sürecek ya da üzerinde etkisi vardır. Para politikasının zorunlu karşılık toparlanmanın uzun dönemde yüksek bir maliyeti olacak. oranlarında yapacağı değişiklikler ile bankaların İşte bu nedenle finansal istikrarı sağlamak önemli. Yani davranışlarını etkileme imkânına sahip. Ya da kamunun bir yerde ihtiyatlı davranmak ve finansal sistemde sorun borçlanma stratejisini değiştirmesi de bankaların bilanço çıkmasına müsaade etmemek lazım. Bedeli ağır oluyor. yapısı üzerinde etki gösterir. Bu nedenle diğer
Makro İhtiyati Politikanın Amaçları politikaların etkisiyle finans sektörünün yapısı değişebilir.
Makro ihtiyati politikaların amacı, sistemik riskin finansal sistem ve ekonomi üzerindeki etkilerini sınırlamaktır. Üç temel amacı vardır:
• Sistemik şokların finans sistemine etkilerini sınırlayarak ekonomiye kredi akışının sürmesini sağlamak. Nitekim kredi akışı kesilince ilk etki üretim kesiminde ortaya çıkar. Sonrasında harcamalar da olumsuz etkilenir.