AÖF Soru Bankası

İktisada Giriş IÜnite 8 Özeti

Eksik Rekabet Piyasaları

İKT103U-İKTİSADA GİRİŞ I

Ünite 8: Eksik Rekabet Piyasaları

Giriş

Gerçek hayattaki piyasalar ideal yapıdan değişik derecelerde sapmaktadırlar. İdealden sapan bu piyasaların tümü eksik rekabet piyasası olarak tanımlanmaktadır. Eksik rekabet piyasaları içerisinde idealden tümüyle sapıldığı piyasa yapısı monopoldür. Monopol (tekel) piyasada tek satıcı vardır ve ürünün yakın ikamesi yoktur. Monopol piyasayı monopolcü rekabet ve oligopol piyasaları izlemektedir.

Monopol (Tekel) Piyasası

Yakın ikamesi olmayan bir malın veya hizmetin tek üreticisinin veya sunucusunun tek firma olduğu piyasa yapısına monopol (tekel) piyasası denir. Böyle bir piyasada yer alan firma, monopolcü (tekelci) firma olarak isimlendirilir.

Monopolcü firma faaliyette bulunduğu sektörde homojen mal satabileceği gibi farklılaştırılmış malda satabilir. Aynı üretici tarafından bir malın farklı alıcı gruplarına farklı fiyat veya kalitelerden satılmasına farklılaştırılmış mal denir.

Monopolcü güce sahip olan bir firma, ürettiği ürünün miktarını kontrol ederek ürünün piyasa fiyatını belirleme gücüne sahiptir. Bu nedenle monopolcü firma, fiyat belirleyici veya fiyat yapıcı olarak tanımlanır.

Monopol piyasasını belirgin kılan ve onu diğer piyasa yapılarından ayırt eden özellikleri şunlardır:

• Monopolcü firmanın, ikamesi mümkün olmayan veya yakın ikamesi bulunmayan bir mal veya hizmetin piyasadaki tek üreticisi veya sunucusu olması, • Monopolcü firmanın piyasa fiyatını belirlemede önemli güce sahip olması, • Monopolcü firmayı rekabetten koruyan ve piyasaya yeni firmaların girmesini engelleyen kısıtların bulunmasıdır.

Yeni firmaların piyasaya girişini engelleyen faktörlerin veya kısıtların varlığı monopolcü piyasanın oluşumuna zemin hazırlar. Bu faktörler aynı zamanda piyasa gücünün de kaynaklarıdır. Piyasa gücünün kaynaklarını;

• Ölçek ekonomileri, • Patentler ve telif hakları, • Kritik hammaddelerin özel mülkiyeti, • Kamu ayrıcalıkları ve • Network dışsallıkları şeklinde sıralamak mümkündür.

Ölçek Ekonomileri ve Doğal Monopol: Piyasaya yeni girecek olan firmalar başlangıçta doğal olarak, piyasada faaliyet gösteren firmaya nazaran daha küçük üretim düzeylerinde piyasaya girerler. Mevcut firmanın büyük ölçekte üretim yapması nedeniyle yeni firmalara göre ortalama toplam maliyeti daha düşüktür. Piyasada faaliyet gösteren firmanın daha düşük ortalama toplam maliyetle

üretim yapıyor olması, bu firmaya piyasaya yeni girecek olan firmalar karşısında bir maliyet avantajı sağlamaktadır. Bu avantaj aynı zamanda yeni firmaların piyasaya girişini engellemektedir. Piyasadaki mevcut firma ölçek ekonomileri sayesinde üretimini daha düşük maliyetle gerçekleştirmekte ve malını daha düşük bir fiyattan satabilmektedir. Ölçek ekonomilerinin sonucu olan monopole doğal monopol denir.

Patentler ve Telif Hakları: Patent haklarını güvence altına alan hukuki düzenlemelerin varlığı, patent hakkına sahip firmayı rakip firmalara karşı korumaktadır

Kritik Hammaddelerin Özel Mülkiyeti: Kritik hammaddelerin mülkiyet hakkının belli bir şahıs veya tüzel kişiye ait olması da monopolün oluşmasına neden olabilir.

Kamu Ayrıcalıkları: Hükümet imtiyazlar ve lisanslarla piyasaya giriş için yasal engeller meydana getirir. Belli bir ürünün üretiminin veya hizmetin sunumunun devlet veya yerel yönetim tarafından imtiyazlı bir şekilde tek firmaya verilebilmesine imtiyaz denir. Bu durumda rakiplerin piyasaya girişleri yasal olarak engellenmiş olunmaktadır. Mesela İstanbul’un gaz dağıtımının belediye tarafından sadece İGDAŞ’a verilmesi buna güzel bir örnektir.

Lisans ise bir piyasaya veya uzmanlık alanına giriş için devlet tarafından yapılan düzenlemeye denir. Lisansta bir hizmeti yapmak için gerekli şartlar ve kriterler belirtilmektedir

Network (Ağ) Dışsallıkları: Bir birey için mal veya hizmetin değeri, aynı mal veya hizmet daha çok kişi kullanıldığında daha büyüktür. Bu fenomene network dışsallıkları denir. Network dışsallıkları özellikle ekonominin teknoloji ve telekomünikasyon sektörlerinde yaygındır.

Monopol piyasasındaki bir firma piyasada oluşacak fiyatı etkileme ve belirleme gücüne sahiptir. Monopolcü firma üretim miktarını arttırarak piyasada oluşacak fiyatı düşürebilir veya üretim miktarını azaltarak piyasada oluşacak fiyatı arttırabilir. Monopol piyasasında malın tek arzcısı monopolcü firma olduğundan, piyasa talep eğrisi ile monopolcü firmanın talep eğrisi aynıdır.

Tam rekabet piyasasında bir firma piyasa fiyat düzeyinde yatay eksene paralel tam esnek talep doğrusuyla karşı karşıya iken monopol piyasasındaki monopolcü firma negatif eğimli bir talep doğrusuyla karşı karşıyadır. Talep doğrusunun negatif eğimli azalan görünümlü olmasının nedeni, monopolcü firmanın ürettiği ürünün satılan miktarını arttırmak için malın piyasa fiyatını düşürmek zorunda olmasıdır. Malın satılan miktarı ile piyasa fiyatı arasındaki bu ters yönlü ilişki monopolcü firmanın talep doğrusunun negatif eğimli azalan görünümlü bir doğru olmasına yol açar.

Tam rekabet piyasasında olduğu gibi monopol piyasasında da firmanın talep doğrusu ile ortalama hasılat doğrusu aynıdır. Fakat tam rekabet piyasasında ortalama hasılat


doğrusu yatay eksene paralel bir doğru iken monopol piyasasında ortalama hasılat doğrusu monopolcü firmanın talep doğrusudur.

Monopolcü firmanın marjinal hasılat doğrusu da azalan bir doğru görünümündedir ve ortalama hasılat (talep) doğrusunun altındadır. Bunun nedeni monopolcü firmanın daha fazla mal satabilmesi için malın fiyatını düşürmek zorunda olmasıdır.

Malın birim fiyatının marjinal hasılattan daha büyük olması durumu her bir satış düzeyi için geçerliliğini koruduğundan, monopolcü firmanın marjinal hasılat doğrusu tüm satış düzeylerinde ortalama hasılat doğrusunun altında yer alır.

Monopolcü bir firma için kârını maksimize etmenin şartı; marjinal maliyeti marjinal hasılata eşit kılmaktır. Dolayısıyla monopolcü bir firma marjinal maliyetini marjinal hasılatına eşit kıldığı üretim miktarında kârını maksimum düzeyine çıkarmış olur.

Monopol piyasasında monopolcü firma söz konusu sektörde üretimi gerçekleştiren tek firma olduğundan piyasaya yeni firmaların girmesi mümkün değildir. Bundan dolayı kısa veya uzun dönemde monopol piyasasında yer alan firma sayısı değişmemekte ve piyasada sadece monopolcü firma faaliyet göstermektedir.

Piyasaya uzun dönemde yeni firmaların giremediği böyle bir durumda monopolcü firma kısa dönemde elde ettiği aşırı kârı uzun dönemde de elde etmeye devam eder. Dolayısıyla monopol piyasasının doğası gereği piyasada rekabetin olmayışı monopolcü firmanın uzun dönemde de aşırı kâr elde etmesine imkân verir.

Bir mala ilişkin piyasa talep eğrisi, değişik fiyatlardan malı satın almak isteyenlerin bireysel taleplerinin yatay toplamıdır. satma yoluna giderek kârını arttırmak isteyebilir. Monopolcü firmanın aynı malı farklı tüketici gruplarına farklı fiyatlardan satılmasına fiyat farklılaştırması denir. Fiyat farklılaştırmasının en yoğun uygulandığı sektörlerden biri hava yolu taşımacılığıdır.

Her monopol fiyat farklılaştırmasına gidemez. Bir firmanın fiyat farklılaştırmasına gidebilmesi için bazı şartları aynı anda sağlaması gerekir. Bu şartlar şöyle sıralanabilir:

• Firmanın fiyat belirleme gücü tam olmalıdır. • Firma tüketicilerini tam olarak birbirinden ayırabilmelidir ve tanımlamalıdır. • Firmanın sattığı malın faydası sadece malı satan alan kişiyle sınırlı olmalıdır. Satın alan bu malı üçüncü kişilere satamamalıdır.

Fiyat farklılaştırması;

• Birinci derece fiyat farklılaştırması, • İkinci derece fiyat farklılaştırması ve • Üçüncü derece fiyat farklılaştırması olmak üzere üç farklı biçimde olabilir.

Monopolcü firmanın ürettiği her bir birim malı ayrı ayrı mümkün olabilecek en yüksek fiyattan tüketicilere satmasına birinci derece (mükemmel) fiyat farklılaştırması; monopolcü firmanın ürettiği toplam malın ilk kısmını en yüksek fiyattan ve ondan sonraki kısımları ise giderek azalan fiyatlardan satmasına ise ikinci derece (blok) fiyat farklılaştırması denir.

Monopolcü firmanın ürettiği mal için farklı piyasalarda farklı fiyat uygulaması veya tüketicileri belli kriterler dâhilinde farklı gruplara ayırıp, her bir grup için farklı fiyat uygulamasına üçüncü derece (pazar) fiyat farklılaştırması denir.

Monopolcü (Tekelci) Rekabet Piyasası

Monopolcü rekabet piyasası bünyesinde belli oranlarda hem monopol piyasasının hem de tam rekabet piyasasının özelliklerini barındırır. Fakat piyasanın temel özellikleri dikkate alındığında tam rekabet piyasasına daha yakın bir piyasa yapısı olduğu ifade edilebilir.

Monopolcü rekabet piyasasını farklılaştırılmış ürün piyasasında faaliyet gösteren firmalar oluşturur. Benzer türde farklılaştırılmış ürünlerin üretildiği, göreceli olarak çok sayıdaki firmanın faaliyette bulunduğu, firmaların belli ölçüde fiyat belirleme gücüne sahip olduğu, piyasaya giriş ve çıkışların nispeten kolay olduğu ve piyasadaki firmaların tümünün uzun dönemde sadece normal kâr elde ettiği piyasaya monopolcü rekabet piyasası denir.

Monopolcü rekabet piyasasının özellikleri kısaca şöyle sıralanabilir:

• Piyasada birbirinden bağımsız hareket eden çok sayıda alıcı ve satıcı vardır. • Firmalar kârlarını maksimize etmek için ürün farklılaştırmasına giderler. • Firmaların ürünlerinde yapacağı farklılaştırma gerçek bir farklılaştırma olabileceği gibi yapay (suni) bir farklılaştırma da olabilir. • Ürün farklılaştırması vardır. • Piyasaya giriş ve çıkışlar serbest ve kolaydır.

Monopolcü rekabet piyasasında farklılaştırılmış ürünlerin birbirleriyle ikame edilebilir olduğunu ve ürünlerin ikame edilebilirliği arttıkça talebin fiyat esnekliğinin de arttığını ve bundan dolayı da söz konusu piyasada firmaların daha esnek olan bir talep eğrileri ile karşı karşıya kaldığını belirtebiliriz. Bu bağlamda monopolcü rekabet piyasasındaki firmalar için talep eğrisi monopol piyasasındaki talep eğrisine göre daha yatık ve daha esnektir.

Monopolcü rekabet piyasasında kısa dönemde piyasada faaliyet gösteren firmaların aşırı kârlar elde etme imkânına sahip olduğunu belirtmiştik. Kısa dönemdeki bu aşırı kârların varlığı ve piyasaya giriş çıkışların serbest olmasından dolayı uzun dönemde piyasaya yeni firmaların girmesine sebebiyet verir.


Piyasaya yeni firmaların girmesi ile piyasada faaliyet gösteren firma sayısı artar ve bu da piyasada üretilen toplam ürün miktarını arttırır. Piyasa arzının (üretilen toplam ürün miktarının) artması malın piyasa fiyatı üzerinde aşağı doğru (yani düşüş yönünde) baskı yaratır.

Fiyatlar üzerindeki bu düşüş yönlü baskı, malın piyasa fiyatı ortalama toplam maliyetlerine eşitleninceye kadar devam eder.

Monopolcü rekabet piyasasında uzun dönem dengesi (kârın maksimum olduğu durum), marjinal hasılatın marjinal maliyete ve malın piyasa fiyatının ortalama toplam maliyetlere eşitlendiği üretim düzeyinde meydana gelir.

Uzun dönem dengesini kısa dönem dengesinden ayıran önemli özelliklerden biri, uzun dönem dengesinde malın fiyatının ortalama toplam maliyete eşit olmasından dolayı kısa dönem dengesinin aksine aşırı kâr yoktur. Piyasadaki tüm firmalar sadece normal kâr elde eder.

Oligopol

Oligopol, farklılaştırılmış veya homojen bir ürünün az sayıda ancak büyük ölçekli firmalar tarafından arzının gerçekleştiği piyasalardır. Bu tür piyasadaki üreticiye oligopolcü denir.

Oligopolcülerin azlığı sebebiyle, oligopolcüler mallarının fiyatları üzerinde önemli kontrole sahiptir. Ancak her bir oligopolcü;

• Fiyatlama, • Çıktı ve • Reklam kararlarını verirken rakiplerinin olası tepkilerini göz önüne alır.

Oligopol piyasasını diğer piyasa türlerinden ayıran özellikler şöyle sıralanabilir:

• Piyasada çok sayıda alıcı olmasına karşın birbiriyle karşılıklı bağımlılık içerisinde olan az sayıda satıcının bulunması. Oligopol piyasasında faaliyette bulunan firma az sayıdadır ve bu firmalar büyük ölçekli firmalardır. Firmalar; kendi faaliyet ve işletme politikalarının rakip firmaları, rakip firmaların faaliyet ve işletme politikalarının kendisini etkileyeceğini bildiğinden bu konularda alacağı kararları daima rakip firmaları göz önünde bulundurarak alır. Bu duruma kısaca karşılıklı bağımlılık denir. Firmalar arasındaki karşılıklı bağımlılık oligopol piyasasını diğer piyasa yapılarından ayıran en önemli özelliklerden biridir. • Piyasada satılan malların homojen veya heterojen (farklılaştırılmış) mallar olması. Oligopol piyasasında faaliyet gösteren firmaların ürettiği mallar homojen mallar olabileceği gibi farklılaştırılmış (heterojen) mallar da olabilir. • Piyasaya girişi zorlaştıran engellerin olması. Tam rekabet piyasası ile monopolcü rekabet

piyasasında piyasaya girişler kolay ve serbest iken oligopol piyasasında piyasaya girmek zordur. Oligopol piyasasında piyasaya girişin zor olmasının nedeni bu piyasada yeni firmaların girişini zorlaştıran engellerin var oluşudur. Bu engellerin arasında en önemlileri olarak; patent hakkı, ölçek ekonomileri, doğada nadir bulunan hammadde kaynaklarının mülkiyetini veya işletimini elinde bulundurma ve devletin tasarrufu sonucunda piyasaya girişin engellenmesini sayabiliriz.

Oligopolleri, oligopol piyasasında üretilen ürünlerin homojen veya heterojen (farklılaştırılmış) olmasına göre;

• Saf oligopol ve • Farklılaştırılmış oligopol olmak üzere iki sınıfta toplayabiliriz.

Eğer oligopol piyasasında üretilen ürünler homojen ürünlerden oluşuyorsa bu tür oligopole saf oligopol denir. Bu tür oligopolde üretilen malların homojen olmasından dolayı firmaların birbiriyle olan karşılıklı bağımlılıklarının derecesi yüksektir. Eğer oligopol piyasasında üretilen ürünler farklılaştırılmış (heterojen) ürünlerden oluşuyorsa bu tür oligopole farklılaştırılmış oligopol denir. Farklılaştırılmış oligopolde firmaların ürettiği ürünler birbirlerinden bariz biçimde farklıdır ve ürünlerdeki bu farklılaşmanın derecesi arttıkça, firmaların birbirleriyle olan karşılıklı bağımlığın derecesi de azalmaktadır. Bundan dolayı farklılaştırılmış oligopolde bir firmanın kendi ürününün fiyatında yapacağı değişiklik rakip firmaların ürün satışları üzerinde saf oligopole nazaran daha az etki yapar. Bu tür oligopolde firmalar rekabetini fiyat üzerinden yapabileceği gibi fiyat dışı yollardan da yapabilirler. Ayrıca farklılaştırılmış oligopollere gerçek hayatta saf oligopollere nazaran daha sık rastlandığını belirtmekte fayda vardır.

Tam rekabet, monopol ve monopolcü rekabet piyasalarında piyasa denge fiyatını belirleme işlemi oldukça kolay iken, oligopol piyasasında fiyatın belirlenmesi oldukça zordur. Oligopol piyasasında fiyatın belirlenmesinin zor olmasının nedeni bu piyasa türünde faaliyet gösteren firmalar arasında karşılıklı bağımlılığın var olmasıdır. Firmalar arasında karşılıklı bağımlılığın olduğu durumda oluşacak olan fiyatı belirgin kılacak şey; bir firmanın aldığı karara diğer firmaların göstereceği tepkinin yönü ve derecesi olacaktır.

Bu bağlamda oligopol piyasalarında firmaların nasıl davranacağına ilişkin geliştirilmiş teoriler vardır. Bu teoriler arasında en yaygın bir biçimde bilinenleri:

• Dirsekli talep teorisi, • Fiyat liderliği teorisi ve • Kartel teorisidir.

Dirsekli Talep Teorisi: Bu teoriye göre talep eğrisi piyasa denge düzeyinde dirsek (kırılma) yapmaktadır. Firma piyasa denge miktarını asan düzeyler için eğim oldukça


dik bir talep eğrisi(esnekliği az olan) ile karşı karşıyadır. Eğer firma satışlarını arttırmak için ürettiği ürünün fiyatını düşürürse rakip firmalarda kendi müşterilerini bu firmaya kaptırmamak için fiyatlarını düşürme yoluna gidecek ve söz konusu firma satışlarını fazla arttıramayacaktır. Bunun sonucu olarak da söz konusu firmanın hem toplam hâsılatı hem de toplam kârı azalacaktır ve bundan dolayı da malın fiyatını düşürmek, firmanın aleyhinedir.

Fiyat Liderliği Teorisi: Bu teoriye göre piyasada güçlü bir firma vardır. Firmanın güçlülüğü, firmanın piyasada en büyük paya sahip olmasından veya malı diğer firmalara göre daha ucuza üretiyor olmasından kaynaklanıyor olabilir. Piyasada güçlü olan bu firma malın fiyatını belirler ve diğer firmalar da fiyat konusunda bu güçlü firma tarafından belirlenen fiyatı izlerler.

Kartel Teorisi: Bu teoriye göre oligopol piyasasında yer alan firmalar piyasada sanki tek bir firma faaliyette bulunuyormuş gibi davranırlar. Firmaların kârlarını arttırmak amacıyla birbirleriyle rekabet etmek yerine fiyat ve üretim konularında ortak bağlayıcı kararlar almak için oluşturdukları organizasyona “kartel” denir. Firmaların kartel gibi bir organizasyon çatısı altında bir araya gelmelerinin tek amacı piyasada sanki tek bir firma varmış gibi davranıp monopolcü firma olmanın tüm imkânlarından faydalanıp kârlarını artırmaktır.

Kartele en güzel örnek petrol ihracatçısı ülkelerin oluşturduğu kartel olan OPEC’i verebiliriz.

Eksik Rekabet Piyasaları ve Etkinlik

Hem monopolde hem de tam rekabet piyasasında denge şartı aynıdır:

MR = MC .

Tam rekabet piyasasında AR = MR = P tüm üretim düzeyleri için birbirine eşittir.

Diğer taraftan monopol piyasasında denge üretim düzeyinde;

P > MR ve P > MC’dir.

Tam rekabette kısa dönemde firmalar aşırı kâr elde etme imkânına sahip iken uzun dönemde bu aşırı kârlar ortadan kalkmakta ve firmalar sadece normal kâr elde etmektedir.

Monopol piyasasında ise monopolcü firma hem kısa dönemde hem de uzun dönemde aşırı kâr elde edebilir. Ayrıca uzun dönemde tam rekabet piyasasında ortalama maliyetlerin minimum olduğu noktada üretim gerçekleştirildiği için toplumun kaynakları daha etkin kullanılmakta ve daha fazla mal daha ucuza üretilmektedir.

Monopol piyasasında ise üretim tam rekabet piyasasına göre daha az yapılmakta ve daha pahalı bir fiyattan satılmaktadır. Bundan dolayı monopol piyasasında toplumun kaynakları etkin kullanılmamaktadır.

Monopolcü rekabet piyasasında uzun dönemde piyasada faaliyet gösteren firmaların sayısını çok olduğunu fakat bu sayının tam rekabet piyasasındaki firma sayısından az olduğunu belirtmiştik. Bunun doğal bir sonucu olarak, monopolcü rekabet piyasasında uzun dönemde yapılan toplam üretim miktarı tam rekabet piyasasındakinden daha az olup, malın piyasa birim fiyatı daha fazladır.

Diğer bir ifadeyle, uzun dönemde monopolcü rekabet piyasasında tam rekabet piyasasına nazaran daha az mal üretilmekte ve daha pahalıya satılmaktadır. Bu, P > minATC olduğu ve firmanın minimum etkin ölçeğin altında üretim yaptığı anlamındadır.

Son olarak tahsis etkinliği şartı olan malın piyasa fiyatının marjinal maliyete eşit olma şartı (P=MC), monopolcü rekabet piyasasında uzun dönemde P > MC olduğundan sağlanamamaktadır. Oysa bu şart tam rekabet piyasasında sağlanmaktadır.

Oligopol piyasasında da monopol piyasası ve monopolcü rekabet piyasasında olduğu gibi tahsis etkinliği (P=MC) şartı sağlanamamaktadır. Diğer bir ifadeyle oligopol piyasasında da P > MC olduğundan bu şartı sağlanamamaktadır.

Oligopol piyasasında etkinlik şartının sağlandığı piyasa olan tam rekabet piyasasına nazaran daha az mal üretilip daha pahalıya satılmaktadır. Yani tam rekabet piyasasının aksine oligopol piyasasında toplumun kaynakları etkin kullanılmamaktadır.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında