AÖF Soru Bankası

İktisada GirişÜnite 4 Soru-Cevap

İktisada Giriş (IKT101U) soru-cevapları.

Tam rekabetçi piyasa modeli temel olarak kaç ana varsayıma dayanır?

1) Ürün homojendir. Tam rekabet piyasasında alışverişe konu olan ürün her yönüyle özdeştir. Boyut, biçim, tat, koku, paketleme, marka ve benzeri farklılıklar yoktur.Firmaların ürün farklılaştırması yaparak diğer firmalar karşısında avantajlı hale gelmeleri mümkün değildir. Firmaların ürettiği ürün alıcılar açısından tam ikame bir üründür. Bu nedenle, tüketicilerin bir üreticinin ürününü diğer bir üreticinin ürününe tercih edip ona daha yüksek bir fiyat önermesi söz konusu değildir.
2) Çok sayıda küçük alıcı ve satıcı vardır. Tam rekabet piyasalarında çok sayıda birbirinden bağımsız küçük alıcı ve çok sayıda birbirinden bağımsız küçük satıcı vardır. Ürünün bulunduğu sektörün üretim miktarına göre, sektördeki firmaların her birinin ürettiği miktar çok düşüktür. Firmalar o kadar küçüktür ki, bu firmalardan herhangi birinin daha fazla ürün üretmesi piyasada ürünün arz miktarını etkilemekten uzaktır. Aynı durum alıcılar açısından da geçerlidir. Alıcılar piyasanın boyutuna göre o kadar küçüktür ki, alıcılardan herhangi birinin üründen daha fazla talep etmesinin
piyasada oluşan talep üzerinde bir etkisi yoktur.
3) Giriş çıkış serbesttir. Firmaların piyasaya girişleri üzerinde yasal veya teknik herhangi bir engel yoktur. Piyasada kârlılık olduğunu düşünen herhangi bir firma rahatlıkla piyasada yer alabilir ve dilediği malı üretip serbestçe satabilir. Benzer bir biçimde piyasada zarar edebileceğini öngören bir firma da üretimi durdurup piyasadan ayrılabilir.
4) Tam bilgi vardır. Piyasada bulunan alıcıların ve satıcıların ürünün fiyatı konusunda bilgiye erişimlerinin önünde herhangi bir kısıt yoktur. Bilgiye erişim ücretsizdir. Üreticilerin girdilerin fiyatları konusunda da bilgiye erişimleri serbesttir. 

Tam rekabet piyasasında üreticinin malını piyasa fiyatının üzerinden ya da altından satabilmesi mümkün müdür?

Üreticinin malını piyasada oluşan fiyatın üstünde satabilmesi mümkün müdür? Bu sorunun cevabı ürünün homojen olduğunu varsaydığımız için olumsuzdur. Hiçbir alıcı aynı kalitede bir ürünü piyasa fiyatından bir başka üreticiden satın alabilecekken, bizim üreticimizin ürününe daha yüksek bir fiyat ödemeyecektir. Üretici ürününü piyasa fiyatından daha düşük bir fiyata satabilir miydi? Elbette satabilirdi ancak bu durumda rahatlıkla piyasa fiyatından satabileceği ürününü daha düşük bir fiyattan sattığı için üreticimiz gereksiz yere zarar etmiş olurdu. Amacı kârını maksimize etmek olan hiçbir rasyonel üreticinin böyle davranmayacağı
açıktır. Bu durumda firma fiyat-alıcı olacaktır.

Tam rekabetçi bir firma için fiyat, ortalama hasıla ve marjinal hasıla arasında nasıl bir ilişki vardır?

Kısa dönemde tam rekabetçi bir firmanın durumunu şimdi daha detaylı inceleyelim. Firmanın toplam hasılası (TR) fiyat ile miktarın çarpımına eşittir: TR = P x Q. Firma piyasa fiyatlarında fiyat-alıcı olduğuna göre fiyat (P) sabittir. Bu durumda firmanın ortalama hasılası (AR) de piyasa fiyatına eşittir.Firma bir birim daha ürün satarsa onu da piyasa fiyatından satacağına göre firmanın marjinal hasılası da (MR) piyasa fiyatına eşittir.Bu durumda tam rekabetçi bir firma için fiyat hem ortalama hasılaya hem de marjinal hasılaya eşit olmaktadır: P = AR = MR.

Kısa dönemde tam rekabetçi bir firma için üretim yapma koşulu nedir?

Kısa dönemde tam rekabetçi bir firma için üretim yapma koşulu P ≥ AVC ve kârın maksimum olduğu miktar yani P = MC koşulunu sağlayan üretim miktarıdır.

Tam rekabet piyasasında çalışan bir firmanın uzun dönem arz eğrisi maliyet eğrileri üzerinde nereye tekabül eder?

Tam rekabet piyasasında çalışan bir firmanın uzun dönem arz eğrisi, uzun dönem marjinal maliyet eğrisinin uzun dönem ortalama maliyet eğrisinin üstünde kalan kısmıdır.

Tam rekabet piyasasında uzun dönemde dengenin oluşabilmesi için bir arada gerçekleşmesi gereken koşullar nelerdir?

Tam rekabet piyasasında uzun dönemde dengenin oluşabilmesi şu koşulların bir arada gerçekleşmesine bağlıdır.
1) Piyasada bulunan tüm firmalar kârlarını maksimize etmektedirler.
2) Piyasada bulunan tüm firmalar sıfır kâr elde etmektedirler. Bu nedenle piyasada bulunan herhangi bir firmanın piyasadan çıkması için ve potansiyel herhangi bir firmanın da piyasaya girmesi için bir neden bulunmamaktadır.
3) Denge fiyatı endüstri arzının ürüne olan tüketici talebine eşitlendiği noktada piyasada oluşmaktadır. Herhangi bir firmanın bu fiyatı etkilemesi söz konusu değildir.

Tekelci bir firmanın talebi ile piyasa talebi arasında nasıl bir ilişki vardır?

Tekelci bir firma piyasada ürünün tek satıcısı olduğundan firmanın karşılaştığı talep piyasa talebidir.

Tekelin kârını maksimize edecek optimum üretim miktarı nedir?

Tekel satış miktarını artırabilmek için ürünün satış fiyatını azaltmak zorundadır. Tekelin bir birim daha fazla satabilmek için ürünün fiyatını azaltmak zorunda olması, sattığı son birimden elde edeceği hasılanın ürünün fiyatının altında olmasına yol açar. Kârını maksimize etmeyi amaçlayan bir firmanın bu durumu göz önüne alarak son birimden elde edeceği getiriyi (marjinal hasıla) o birimi üretmek için yapılacak olan ek maliyete (marjinal maliyet) eşitlemesi gerekir. Bu durumda tekelin kârını maksimize edecek optimum üretim miktarı MR=MC eşitliğini sağlayan üretim miktarı olacaktır.

Piyasadaki firmaların sektördeki hâkimiyet düzeyini ölçmek için en yaygın kullanılan iki ölçüt nelerdir?

Piyasadaki firmaların sektördeki hâkimiyet düzeyini ölçmek için en yaygın kullanılan iki ölçüt yoğunlaşma (konsantrasyon) oranı ve Herfindahl–Hirschman Endeksidir. Yoğunlaşma oranı piyasadaki firmaların pazar paylarının toplamıdır. Pazar payı en yüksek olan ilk dört (CR4) veya ilk sekiz firmanın (CR8) pazar paylarının toplamı bize yoğunlaşma oranını verir. Herfindahl–Hirschman Endeksi ise piyasadaki firmaların pazar paylarının karelerinin toplamıdır. Piyasada tam rekabet piyasalarında olduğu gibi çok sayıda küçük firma varsa endeks değeri sıfıra doğru yaklaşır. Eğer piyasada tek bir satıcı firma varsa, bu firmanın pazar payı yüzde yüz olacağından, Herfindahl–Hirschman Endeksi 10000 değerini alır. Yoğunlaşma oranı ve Herfindahl–Hirschman Endeksi birlikte değerlendirilerek piyasadaki eksik rekabetin hangi biçimler aldığı yorumlanabilir.

Tekel piyasasının özellikleri nelerdir?

Tam rekabet piyasalarının tam aksine tekel piyasası bir ürünün veya hizmetin üretim, dağıtım ve satışının tek bir kuruluş tarafından kontrol edildiği bir piyasadır. Tekel piyasaları özel sektör tarafından oluşturulabileceği gibi devletler de tekel piyasaları yaratabilir ve kontrol edebilirler. Tekel piyasası, ürünün tek üretici veya satıcısının olması nedeniyle, piyasada rekabetin yok edilmiş olması sonucunu doğurur. Tekel piyasasının ortaya çıkabilmesi için firma tarafından arz edilen ürünün yakın ikamesinin olmaması ve firmayı rekabetten koruyan piyasaya giriş engellerinin bulunması gereklidir. Bu engeller patentler, lisanslar türünde yasal engeller olabileceği gibi ölçek ekonomisi, hammaddelerin ve girdilerin özel sahipliği gibi diğer engeller de olabilir. Piyasaya girişin engellenmiş olması tekelci firmaya ürünün piyasa fiyatını belirleme ve belirlediği fiyattan ürünü satma olanağını sağlar.

Tekelci bir firma ile tam rekabetçi bir firma üretim miktarı ve fiyat konusunda ne tür farklılıklar sergiler?

Tekelci bir firma ile tam rekabetçi bir firmayı kıyaslarsak, tam rekabet piyasasında tüketicinin ödediği fiyat marjinal maliyete eşitken tekelin uyguladığı fiyat marjinal maliyetten yüksektir. Tekel tam rekabet piyasasına kıyasla hem daha az miktarda üretim
yapmakta hem de daha yüksek bir fiyatla ürünü satmaktadır. Bu durum ekonomide etkinlik kaybına yol açmaktadır.

Tekelci bir firmanın arz eğrisiyle tam rekabetçi bir firmanın arz eğrisi kıyaslandığında ne söylenebilir?

Tam rekabetçi bir firmanın arz eğrisi kısa dönemde marjinal maliyet eğrisinin ortalama değişken maliyet eğrisinin üstünde kalan kısmı ve uzun dönemde ortalama maliyet eğrisinin üstünde kalan kısmı iken tekelci bir firma için böyle bir ilişki söz konusu değildir. Tekelci bir firmanın yalnızca maliyet tarafından belirlenen bir fiyatlama davranışı yoktur. Bu nedenle tekelin tam rekabetçi bir firmada olduğu gibi bir arz eğrisi yoktur.

Lerner endeksi nedir?

Tekelin ürünü marjinal maliyetinin üstünde fiyatlaması Lerner Tekel Gücü Endeksini ortaya çıkarmaktadır. Lerner endeksi fiyatın marjinal maliyetten ne kadar uzaklaştığının fiyata oranı olarak tanımlanır:
L = (P − MC)/P

Lerner endeksi sıfır ile bir arasında değerler alır. Firma tam rekabetçi piyasada ise P = MC olacağından Lerner endeksi sıfır değerini alır, yani firmanın tekel gücü yoktur. Fiyat marjinal maliyetten ne kadar büyükse Lerner endeksinin değeri o kadar büyük olur. Marjinal maliyetin sıfır olduğu durumda tekel gücü en üst düzeye ulaşmıştır ve Lerner endeksi 1 değerini alır. Lerner endeksi talebin esnekliğinin mutlak değerinin tersi olarak da tanımlanabilir.

Tekelci rekabet piyasalarının özellikleri nelerdir?

Tekelci rekabet piyasalarının özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

1. Ürün farklılaştırması: Birbirine yakın ikame olan ürünlerin tüketicilerde iki ürün farklıymış algısı yaratacak biçimde farklılaştırılmasıdır. Bu farklılaştırma ürünün bileşiminde ve içeriğinde farklılaşma olabileceği gibi paketleme, tasarım, markalaşma, mekân ve reklam gibi yollarla da elde edilebilir. Önemli olan tüketicilerde iki ürünün farklı olduğu algısının yaratılmış olmasıdır.
2. Fiyat dışı rekabet: Tüketiciler, rakiplerin ürünleri arasında fiyat dışı farklılıklar olduğunu algılarlar. Ürünler yakın ikame olduğundan firmalar reklam, promosyon gibi yollarla kendi ürünlerine olan talebi artırmaya çalışırlar.
3. Çok sayıda küçük firma ve piyasaya giriş çıkışın serbest olması: Tekelci rekabet piyasalarında çok sayıda küçük firma bulunur.
Bu nedenle firmaların fiyat ve miktar konusunda anlaşabilmeleri mümkün değildir. Piyasaya giriş tam rekabet kadar olmasa da çok kolaydır. Firmalar küçük olduğundan başlangıç sermayesi piyasaya girmek konusunda önemli bir engel teşkil etmez. Piyasada aşırı kâr varsa yeni firmaların da bu kârı paylaşmak için piyasaya girmeleri söz konusudur.4. Firmaların birbirinden bağımsız hareket etmesi: Firmalar, davranışlarının diğer firmaların davranışlarını etkilemeyeceği varsayımıyla hareket ederler. Herhangi bir firmanın fiyat ve üretim miktarı ile ilgili kararı, gruptaki diğer firmaların davranışlarını etkilemez, yani tek bir firma tarafından verilen kararın etkisi, tüm grup içinde yeterince eşit bir şekilde dağılır. Bu nedenle firmalar arasında bilinçli bir rekabet söz konusu değildir ve her firma kendi üretim kararını bağımsız bir şekilde verebilir.

Tekelci rekabet piyasasında çalışan bir firma kendi ürününü farklılaştırmış olduğundan tekel piyasasında olduğu aşağı doğru eğimli bir talep eğrisi ile karşılaşmaktadır. Ancak bu talep eğrisi ürünler birbirine yakın ikame olduğundan tekelin karşılaştığı talebe göre çok daha esnektir. Firma tekelci rekabet piyasasında bulunmasına rağmen kârını maksimize etmek için kendi ürününe olan talebi kullanarak kendi bağımsız üretim kararını verecektir.

Tekelci rekabet piyasasında çalışan bir firmanın kârı maksimum yapan üretim düzeyi nedir?

Tekelci rekabet piyasasında çalışan bir firma aşağıya doğru eğimli bir talep eğrisi ile karşı karşıya olduğundan kârını maksimize etmek için tekelci bir firma gibi hareket edecektir. Bu firma için kârı maksimum yapan üretim düzeyi tekelde olduğu gibi marjinal hasılanın marjinal maliyete eşitlendiği üretim düzeyidir. (MR = MC)

tekelci rekabet piyasası ve tam rekabet piyasası uzun dönemde üretim ve maliyetler açısından ne gibi farklılıklara sahiptir?

tekelci rekabet piyasası uzun dönemde aşırı kârın ortadan kalkması yönüyle tam rekabet piyasasına benzemektedir. Ancak oluşan fiyatın uzun dönem marjinal maliyetin üstünde olması nedeniyle burada önemli bir farklılık söz konusudur. Tekelci rekabet piyasasında çalışan firmaların hem sattıkları ürünleri farklılaştırmaya hem de ürünlerinin farklılığını tüketicilere duyurmak amacıyla reklâm yapmaya ihtiyaçları vardır. Bu nedenle de firmaların uzun dönem maliyetleri tam rekabet piyasasına kıyasla daha yüksektir. Tekelci rekabet piyasasında firma tam rekabet piyasasına kıyasla daha az üretim yapmakta ve fiyatı yükseltmektedir. Bu durum bir yandan kaynak dağılımında etkinliğin bozulmasına bir yandan da firmaların kapasitesinin altında üretim yapmasına yol açmaktadır.

Oligopol piyasası nedir? Özellikleri nelerdir?

Az sayıda firmanın sektöre hâkim olduğu piyasaya oligopol (az sayıda satıcı) piyasası denir. Oligopol piyasalarında firmalar homojen bir ürün üretebilecekleri gibi (çelik endüstrisi), ürün farklılaştırmasına da (otomobil, telekomünikasyon sektörleri gibi) gidebilirler. Sektörde az sayıda firma bulunması nedeniyle firmalar rakipleri olan firmaların davranışları konusunda da bilgi sahibi olacak ve ona göre kendi davranışlarını belirleyeceklerdir. Oligopol piyasalarındaki bu karşılıklı bağımlılık nedeniyle stratejik davranış en önemli özellik olarak karşımıza çıkar. Oligopol bir piyasaya ölçek ekonomileri, lisanslar, yeni ve pahalı teknolojiye ulaşımın güçlüğü gibi nedenlerle girmek kolay değildir. Bu nedenle oligopolistik sektörlerde uzun dönemde de aşırı kârlar söz konusu olur.

Oligopol piyasaları açıklamaya çalışan teoriler nelerdir?

Az sayıda firma hem fiyat hem de ürün konusunda stratejik davranış içinde olabilecekleri için oligopol piyasaları açıklamaya çalışan çok sayıda teori bulunmaktadır.
Cournot modeli: İlk oligopol teorisi 1838 yılında Cournot tarafından geliştirilen duopol (iki satıcı) teorisidir. Cournot modelinde homojen bir ürün üreten ve kâr maksimizasyonu yapan iki firma vardır. Piyasa talebi aşağı doğru eğimlidir ve talebin yapısı her iki firma tarafından da bilinmektedir. Her iki firmanın maliyet yapısı aynıdır ve marjinal maliyetleri sıfırdır. Cournot modelinin en önemli varsayımı firmaların kârlarını maksimize edecek üretim miktarını bulurken rakip firmanınçıktı düzeyini veri almalarıdır. Böylece her iki firma da rakibinin üretim düzeyinin sabit olduğunu kabul ederek kendi kârlarını maksimize edeceklerdir. Bu durumda her firma için rakibin üretim miktarının sabit olduğu ve firmanın kârını maksimize eden bir tepki fonksiyonu bulmak mümkün hâle gelir. Firmaların ürettiği ürün homojen ve maliyet yapıları aynı olduğundan her iki firma da aynı miktarda üretim yaparak piyasayı paylaşırlar.

Bertrand modeli: Bertrand duopol modelinde ise firmalar üretim miktarı üzerinden değil ürünün fiyatı üzerinden rekabet halindedirler. Her firma pazar payını büyütecek ve kârını maksimize edecek fiyatı bulmaya çalışmakta ve bunu yaparken de rakibinin fiyatını sabit kabul etmektedir. Fiyatı rakibinin fiyatının biraz altına düşüren firma tüm pazarı ele geçirebileceğinden, bu modelde firmalar pazar paylarını kaybetmemek için fiyat kırma yarışına girecek ve fiyatı marjinal maliyete yani tam rekabetçi düzeye kadar düşüreceklerdir.


Edgeworth modeli: Edgeworth duopol modelinde varsayımlar Bertrand modeli ile tek fark dışında aynıdır. Edgeworth firmaların kapasitelerinin sınırlı olduğunu ve tek bir firmanın tüm pazarı ele geçirmeye yetecek kadar üretim kapasitesi olmadığını varsayar. Bu durumda modelin tek bir çözümü yoktur ve fiyatlar ve miktarlar devamlı değişmektedir.


Chamberlin modeli: Bu üç modelde de firmalar süreç içinde rakiplerinin ya miktar (Cournot) ya da fiyat (Bertrand-Edgeworth) konusundaki davranışlarını öğrenememekte ve her koşulda rakiplerinin tepkilerinin sabit olacağını varsaymaktadırlar. Chamberlin bu varsayımı eleştirmiş ve firmaların süreç içinde karşılıklı bağımlı olduklarını fark ederek ona göre davranacaklarını öne sürmüştür. Chamberlin’in ulaştığı sonuç firmaların toyca davranmaktan vazgeçip anlaşarak tekel çözümüne varacakları ve tekel kârını paylaşacakları olmuştur.


Stackelberg modeli: Stackelberg duopol modeli Cournot modelinin geliştirilmiş hâlidir. Cournot modelindeki firmalardan herhangi biri, rakibinin davranışını değiştirmediğini ve sürekli üretim düzeyini sabit tuttuğunu fark ederek piyasa payını artırabilir. Stackelberg duopol modelinde bu avantajı kullanan firma piyasa lideri olur ve kârlılığını artırır.


Sweezy Dirsekli Talep Modeli: Dirsekli talep modeli oligopol piyasalarında talep ve maliyet koşullarında değişmeler olsa da fiyatların çok fazla değişmeden istikrarlı kalmasını açıklamak üzere oluşturulmuş bir modeldir. Modelin temel varsayımı firmalardan birinin fiyatı düşürmesi durumunda pazar paylarını kaybetmemek için diğer firmaların da fiyatlarını düşüreceği ancak fiyat yükseltilmesi durumunda diğer firmaların fiyatlarını yükseltmeyip sabit tutacakları varsayımıdır. Bu durumda firma açısından biri rakiplerin fiyatlarının değiştiği diğeri rakiplerin fiyatlarının sabit olduğu iki farklı talepten söz etmek mümkün olur.

Tam rekabet piyasasında çalışan firmanın işgücü talebi neye eşittir?

Tam rekabet piyasasında çalışan firmanın işgücü talebi marjinal ürünün değeri (VMPL) eğrisinin ortalama ürün eğrisinin (VAPL) altında kalan kısmıdır. Ücreti W, marjinal ürünü MPL ve marjinal ürünün değerini VMPL ile gösterirsek tam rekabet piyasasında çalışan firmanın işgücü talebi


W = P * MPL = VMPL


olmaktadır.

Tekelci bir firma için işgücü talep eğrisi neye eşitttir?

Ürün piyasasında tek satıcı olan bir firma kârını maksimize etmek için satacağı son birimin marjinal hasılasını göz önüne almaktadır. Bu durumda tekel ücreti marjinal ürünün değerine değil marjinal ürünün hasılasına (MRPL) eşitleyecektir. Tekelci bir firma için işgücü talep eğrisi;


W = MR * MPL = MRPL


olmaktadır.

Monopson piyasası nedir?

Tekel piyasasının aksine monopson piyasası ürün, hizmet veya girdilerin tek alıcısının bulunduğu piyasa türüdür. Monopson piyasaları ürün piyasasına oranla daha çok faktör piyasalarında ortaya çıkabileceği için genellikle faktör piyasaları altında incelenir. Örneğin bir kömür madeni işletmesi elde ettiği kömürü tam rekabet piyasasında sattığı halde, o bölgede bulunan maden işçilerinin çalışabileceği tek işletme olduğundan faktör piyasasında monopson olabilir. Eğer iki firma alıcı durumdaysa bunlar duopson, az sayıda firma alıcı durumdaysa bunlar oligopson olarak adlandırılır.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında