AÖF Soru Bankası

Vergi İcra HukukuÜnite 2 Özeti

Kamu Alacaklarının Korunması Önlemleri

Türkiye’de İkametgâhın Bulunmaması Durumunda Teminat Teminat

Kamu alacaklarının korunmasında yer alan tedbirlerden Borçlunun yerleşim yerinin Türkiye’de bulunmamasının ilki teminattır. kamu alacağının tahsili bakımından riskli

Teminatın Hukuki Niteliği ve Sınırları değerlendirilmesi hâlinde idare takdir yetkisini kullanarak Güvence anlamına gelen teminat hem borçlu hem de teminat isteyebilir (AATUHK, m. 9/2).

alacaklı açısından bir garanti anlamına gelmektedir. Kamu Buna göre, kamu borçlusunun ikametgâhı Türkiye’de alacağını korumayı amaçlayan teminat kurumu bulunmuyorsa ve bu durumun kamu alacağının tahsilini AATUHK’nin 9. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; tehlikeye soktuğu kanaati oluşmuşsa, tahsil daireleri “213 sayılı Vergi Usul Kanununun 344’üncü maddesi tarafından teminat istenebilmektedir.

uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller Teminat Olarak Kabul Edilebilecekler ile 359’uncu maddesinde sayılan hallere temas eden bir Teminat olarak kabul edilecek değerler şunlardır amme alacağının salınması için gerekli muamelelere (AATUHK, m. 10): başlanmış olduğu takdirde vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplara göre belirtilen miktar 1. Para, üzerinden tahsil dairelerince teminat istenir. 2. Bankalar ve özel finans kurumları tarafından verilen süresiz teminat mektupları, Türkiye’de ikametgahı bulunmayan amme borçlusunun 3. Hazine tahvil ve bonoları, durumu amme alacağının tahsilinin tehlikede olduğunu 4. Hükûmetçe belli edilecek milli hisse senedi ve gösteriyorsa, tahsil dairesi kendisinden teminat tahviller. Bu hisse senedi ve tahviller, teminatın isteyebilir.” kabul edilmesine en yakın borsa cetvelleri

Teminat İsteme Nedenleri üzerinden %15 noksanıyla değerlendirilir. (Bak. AATUHK’de teminat istenmesini gerektirecek hâller şu 4369 sayılı kanun, geçici madde şekilde belirlenmiştir (AATUHK, m. 9). 5. İlgililer veya ilgililer lehine üçüncü şahıslar tarafından gösterilen ve alacaklı kamu idaresince • VUK, m. 344 uyarınca vergi ziyaı cezası haciz varakasına dayanılarak haczedilen menkul kesilmesini gerektiren hâller, ve gayrimenkul mallar, • VUK, m. 359’da sayılan kaçakçılık fiilleri, Şahsi Kefalet • İkametgâhı Türkiye’de bulunmayan kamu borçlusunun durumunun kamu alacağının Aşağıdaki hâllerde doğrudan doğruya kefile başvurabilir:

tahsilini tehlikede olduğunu göstermesi hâli. 1. Borçlu aleyhine yapılan takibin sonucunda kesin

Kaçakçılık suçunu oluşturan hareketler şunlardır: aciz belgesi alınması. 2. Borçlu aleyhine Türkiye’de takibatın imkânsız Birinci grup hareketler: hâle gelmesi veya önemli ölçüde güçleşmesi.

3. Borçlunun iflasına karar verilmesi. • Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri 4. Borçluya konkordato mehli verilmiş olması. yapmak; gerçek olmayan kişiler veya kayıt konusu işlemlerle ilgili bulunmayan kişiler adına Teminatın Değerlemesi hesap açmak; defterlere kaydı gereken hesap ve Kamu borçlusu tarafından gösterilen teminatların işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu değerinde meydana gelen değişiklikler kanun hükümlerine doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka göre değerlenir. defterlere, belgelere veya diğer kayıt ortamlarına kaydetmek. Hazine ve Maliye Bakanlığınca ihraç edilen devlet iç • Defter, kayıt ve belgeleri tahrif etmek veya borçlanma senetleri veya bu senetler yerine düzenlenen gizlemek; muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge belgelerde, nominal (itibari) bedele faiz dahil edilerek düzenlemek ya da bu belgeleri kullanmak. ihraç edilmiş ise bu işlemlerde anaparaya tekabül eden satış değerleri esas alınır (AATUHK, m. 10/3). İkinci grup hareketler: Defter, kayıt ve belgeleri yok etmek; defter sahifelerini yok ederek yerlerine başka Teminat sonradan tamamen veya kısmen değerini yapraklar koymak veya koymamak; belgelerin asıl veya kaybeder veya borç miktarı artarsa teminatın suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenlemek tamamlanması veya yerine başka teminat gösterilmesi ya da bu belgeleri kullanmak. istenir. Borçlu verdiği teminatı kısmen veya tamamen aynı değerde başkalarıyla değiştirebilir (AATUHK, m. 10/6,7). Üçüncü grup hareketler: Hazine ve Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin basabileceği belgeleri, Teminat İstenmesinin Sonuçları

bakanlık ile anlaşması olmadığı hâlde basmak veya bilerek Kamu alacağını koruma yöntemleri arasında sayılan kullanmak. teminat istenmesinin bazı sonuçları vardır. Her şeyden önce teminat istenmesi ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuka


yol açar; takip usulü değişerek teminatlı alacakların takip İhtiyati Haczin Kaldırılması usulüne döner; kamu borçlusu borcunu ödemez ise teminat Kamu borçlusu teminat gösterdiği takdirde, ihtiyati haczin paraya çevriler kamu alacağını tahsil yoluna gidilir; tahsil kaldırılmasını ihtiyati haczi koyan kurumdan zamanaşımı kesilir; kamu borçlusu tecil hükümlerinden isteyebilmektedir. Ancak bu durumda gösterilen teminatın yararlanma hakkına kavuşur; bir ortağının borcu nedeniyle Kanun’un 10. maddesine uygun olması gerekmektedir. sermayesi paylara bölünmeyen ortaklığın feshi yolu kapanmış olur (Çelik, 2019:4). İhtiyati Tahakkuk

Kamu alacağının güvenliğinin sağlanması amacıyla bir İhtiyati Haciz koruma önlemi olarak AATUHK’de düzenlenmiş bulunan İhtiyati haciz, alacağın zamanında ödenmesini sağlamak ihtiyati tahakkuk, mükelleflerin henüz tahakkuk etmemiş üzere, borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. vergilerinin olağan süreç izlenmeksizin tahakkuk

İhtiyati haciz işlemi kesin hacze dönüşmediği sürece, ettirilmesi olarak ifade edilmektedir (Oktar, 2019:325).

ihtiyaten haczedilen malların satılarak paraya çevrilmez. İhtiyati Tahakkuk Sebepleri Bununla birlikte, ihtiyaten haczedilen malların bozulması, 1. Teminat istenmesini gerektiren hâllerin varlığı, çürümesi gibi nedenlerle korunmasının mümkün olmadığı 2. Mükellefin (borçlunun) belli bir ikametgâhının ya da beklediği zaman önemli bir değer düşüklüğüne bulunmaması, uğrayacağının anlaşılması halinde, bu malların derhal 3. Mükellefin (borçlunun) kaçmış olması veya paraya çevrilmesi ve elde edilen tutarların teminat olarak kaçması, mallarını kaçırması ve hileli yolara muhafaza edilmesi gerekmektedir. sapması ihtimallerinin bulunması, İhtiyati Haciz Nedenleri 4. Mal bildirimine çağrılan mükellefin (borçlunun) 1. Teminat İstenmesini Gerektiren Hallerin Varlığı belli bir süre içinde mal bildiriminde bulunmamış 2. Borçlunun Belli Bir İkametgahının Olmaması veya noksan bildirimde bulunmuş olması, 3. Borçlunun Kaçmış Olması veya Kaçması, 5. Mükellef hakkında, kamu alacağının tahsiline Mallarını Kaçırması ve Hileli Yollara Sapması engel olması nedeniyle, AATUHK’nin 110’uncu İhtimallerinin Bulunması maddesi uyarınca takibata girişilmiş olması, 4. Borçludan Teminat Göstermesi İstendiği Halde, 6. Teşebbüsün muvazaalı olduğu ve gerçekte Belli Bir Süre Geçtiği Halde Teminat veya Kefil başkasına ait bulunduğu hakkında deliller elde Göstermemiş Olması ya da Şahsi Kefalet edilmiş olması.

Teklifinin veya Gösterdiği Kefilin Kabul İhtiyati Tahakkuk Sebebi Olan İhtiyati Haciz Sebepleri Edilmemesi 1. Teminat istenmesini gerektiren hallerin varlığı, 5. Mal Bildirimine Çağrılan Borçlunun Belli Bir 2. Mükellefin (borçlunun) belli bir ikametgâhının Süre İçinde Mal Bildiriminde Bulunmamış bulunmaması, Olması veya Noksan Bildirimde Bulunması 3. Mükellefin (borçlunun) kaçmış olması veya 6. Hüküm Verilmiş Olsun Olmasın, Para Cezasını kaçması, mallarını kaçırması ve hileli yollara Gerektiren Bir Fiil Dolayısıyla Kamu Davası sapması ihtimallerinin bulunması, Açılması 4. Mal bildirimine çağrılan mükellefin (borçlunun) 7. İptali İstenen Hükümsüz Tasarru arın Bulunması belli bir süre içinde mal bildiriminde bulunmamış Durumunda İhtiyati Haciz Uygulaması veya noksan bildirimde bulunmuş olması. İhtiyati Haciz Yetkisi Mükellef Hakkında, Kamu Alacağının Tahsiline Engel AATUHK’nin 13. maddesinde sayılı sebeplerin varlığı Olması Nedeniyle, AATUHK’nin 110’uncu Maddesi halinde ihtiyati haciz uygulama yetkisi Vergi Dairesi Uyarınca Takibata Girişilmesi Müdürlüğünün talebi üzerine, Vergi Dairesi Başkanlığı 1. Mülkünden çıkararak, telef ederek yahut bulunan yerlerde vergi dairesi başkanı, bulunmayan değerden düşürerek gerçek surette, yerlerde vergi dairesi müdürlüğü tarafından derhal 2. Gizleyerek, kaçırarak muvazaa yolu ile uygulanır. Alacaklı kamu idaresinin il özel idaresi olması başkasının uhdesine geçirerek veya aslı olmayan durumunda ihtiyati haciz kararı vali, belediye olması borçlar kabul ederek veya alındılar vererek durumunda ise karar belediye başkanı tarafından verilir. gerçeğe aykırı surette, varlığını yok eder veya İhtiyati Hacze Karşı Dava Açma azaltır ve geri kalan mallar borcu karşılamaya • Haczin uygulandığı tarihten, yetmezse altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile • Gıyapta yapılan hacizlerde ise haczin tebliğ cezalandırılır (AATUHK, m. 110).

edildiği tarihten, Teşebbüsün Muvazaalı Olduğu ve Gerçekte Başkasına

itibaren 15 gün içinde yetkili vergi mahkemesinde Ait Bulunduğu Hakkında Deliller Elde Edilmesi

açılması gerekmektedir. Madde hükmünde tanımlanan işlem, bir işletmeyi asıl sahibi dışında başka bir kişiye aitmiş gibi göstermek üzere tesis edilen muvazaalı bir işlemdir.


HUK407U-VERGİ İCRA HUKUKU

Ünite 2: Kamu Alacaklarının Korunması Önlemleri

İhtiyati Tahakkuku Mümkün Gelirler

(a) Gelir Vergisi (geçici vergi dahil), (b) Kurumlar Vergisi (geçici vergi dahil), (c) Katma Değer Vergisi, (d) Damga Vergisi, (e) Özel Tüketim Vergisi, (f) Özel İletişim Vergisi, (g) Şans Oyunları Vergisi, (h) Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi, (ı) Veraset ve İntikal Vergisi, (i) Bu vergilerin gecikme faizi ve vergi aslına bağlı vergi cezaları, hakkında ihtiyati tahakkuk işlemi uygulanması mümkündür.

İhtiyati Tahakkukun Sonuçları

Vergi, resim ve bunların cezaları derhal tahakkuk ettirilir. Bunların zam ve cezaları, kanunlarına göre ödeme zamanları gelmeden tahsil olunmaz, ancak, bunlar için derhal ihtiyati haciz uygulanır. Teşebbüsün başkasına ait bulunduğu hakkında deliller elde edilmesi halinde, ihtiyati haciz, muvazaalı teşebbüsten vergi ve resim bakımından faydalananların malları hakkında uygulanır.

İhtiyati Tahakkukun Düzeltilmesi

Alacağın özel kanununa göre tahakkukundan sonra, ihtiyati tahakkukla özel kanuna dayanan tahakkuk arasındaki fark, özel kanuna dayanan tahakkuka göre düzeltilir (AATUHK, m. 19/1).

İhtiyati Tahakkuka Dava Açma

İhtiyati tahakkuka karşı AATUHK’nin 20. maddesine göre; haklarında ihtiyati tahakkuk üzerine ihtiyati haciz uygulananlar ihtiyati tahakkuk sebeplerine ve miktarına karşı 15 gün içinde vergi mahkemesinde dava açabilirler.

Kamu Alacaklarının Korunmasında Diğer Koruma Hükümleri

Rüçhan Hakkı

Borçlu karşısında her zaman tek bir alacaklı olmayabilir. Bu durumda alacaklıların arasında bir öncelik derecesinin belirlenmesi önem arz eder. Bu öncelik rüçhan hakkında ifadesini bulmaktadır.

Hacizde Rüçhan Hakkı

AATUHK’nin 21. maddesiyle vergi dairesine belirtilen durumlarda alacağın tahsil edilmesinde “rüçhan hakkı” yani öncelik hakkı şeklinde bir ayrıcalık tanımıştır (Gerçek, 2019:199). Bu ayrıcalığın temel nedeni kamu hizmetlerinin gerektirdiği kamu harcamalarının finansmanının sağlanması ve böylece kamu hizmetleri arzındaki muhtemel aksamaların önlenmesidir.

Rehinde Rüçhan Hakkı

Rehinli alacakların hakları saklıdır. Gümrük vergisi, bina ve arazi vergisi gibi eşya ve gayrimenkule bağlı kamu alacakları, o eşya ve gayrimenkul bedelinden tahsilinde rehinli alacaklardan sonra gelir (AATUHK, m. 21/2).

İflas, Mirasın Reddi ve Terekenin Resmi Tasfiye Hallerinde Rüçhan Hakkı

Borçlunun iflası, mirasın reddi ve terekenin resmi tasfiyesi hallerinde, kamu alacakları imtiyazlı alacak olarak 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 206’ncı maddesinin

üçüncü sırasında, bu sıranın önceliğini alan alacaklar da dahil olmak üzere tüm imtiyazlı alacaklar ile birlikte işlem görür (AATUHK, m. 21/3). Borçlunun iflası, mirasın reddi ve terekenin resmi tasfiyeye tabi tutulması durumlarında kamu alacakları imtiyazlı alacak olarak üçüncü sırada yer alacaktır.

Hükümsüz Tasarruflar

Bu tasarruflara; yani işlemlere AATUHK’nin 27, 28, 29 ve 30. maddelerinde düzenlenmiştir:

• İvazsız tasarruflar, • Kamu alacağının tahsiline imkân bırakmamak amacıyla yapılan tasarruflar, • Hükümsüz sayılan diğer tasarruflar,

İvazsız Tasarruflar

AATUHK’nin 27. maddesine göre; kamu alacağını ödememiş borçlulardan, süresinde veya hapsen tazyikine rağmen mal beyanında bulunmayanlarla, malı bulunmadığını bildiren ya da beyan ettiği malların borcuna yetersizliği anlaşılanların, ödeme süresinin başladığı tarihten geriye doğru iki yıl içinde veya ödeme süresinin başlamasından sonra yaptıkları bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar hükümsüz olarak sayılmıştır.

6183 sayılı Kanun’un 28. maddesinde sayılan aşağıdaki tasarrufların ise bağışlama hükmünde olduğu belirtilmiştir:

1. Üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan hısımlarıyla, eşler ve ikinci dereceye kadar (bu derece dahil) sıhri hısımlar (kayın hısımları) arasında yapılan ivazlı tasarruflar, 2. Kendi verdiği malın, sözleşmenin yapıldığı sıradaki değerine göre borçlunun ivaz olarak çok düşük bir fiyat kabul ettiği sözleşmeler, 3. Borçlunun kendisine ya da üçüncü kişiler menfaatine, kaydı hayat şartıyla irat ve intifa hakkı tesis ettiği sözleşmeler.

Aşağıdaki tasarrufların ise bağışlama olduğu kabul edilmiştir:

1. Karı ve koca ile usul ve füru, 2. Akdin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler, 3. Borçlunun kendisine yahut üçüncü bir şahıs menfaatine kaydı hayat şartıyla irat ve intifa hakkı tesis ettiği akitler ve ölünceye kadar bakma akitlerinin hükümsüz olduğu ifade edilmiştir.

Kamu Alacağının Tahsiline İmkân Bırakmamak Amacıyla Yapılan Tasarruflar

AATUHK’nin 30. maddesine göre; borçlunun malı bulunmadığı veya borca yetmediği takdirde, kamu alacağının bir kısmının veya tamamının tahsiline imkân bırakmamak maksadıyla borçlu tarafından, borçlunun maksadını bilen veya bilmesi gereken kimselerle yapılan


bütün tek taraflı işlemler, tarihleri ne olursa olsun hükümsüzdür.

Hükümsüz Sayılan Diğer Tasarruflar

1. Borçlunun teminat göstermeyi önceden taahhüt etmiş olduğu haller müstesna olmak üzere, borçlu tarafından mevcut bir borcu temin için yapılan rehinler, 2. Borca karşılık para veya mutad ödeme araçlarından başka bir suretle yapılan ödemeler, 3. Vadesi gelmemiş bir borç için yapılan ödemeler.

İptal Davası

İptal davası, kamu alacaklarının korunması için bazı tasarruf ve işlemlerin hükümsüz sayılmasının doğal sonucudur (Oktar, 2019:332). İptal davaları, dava konusu edilen malın aynına ilişkin bir dava olmayıp kişisel bir dava niteliği taşımaktadır. Alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik taşınmaz satışının iptali davasında ayni nitelikte karar verilemeyip sadece satış sözleşmesinin iptali karar altına alınabilir (Gerçek, 2019:212).

İptal Talebinin Muhatabı

6183 sayılı Kanun’un 25. maddesine göre iptal talebinin muhatabı, borçlu ile hukuki işlem yapan ya da borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimselerle, bunların mirasçıları ve kötü niyetli diğer üçüncü kişilerdir.

İptal Davası Açılabilecek Hâller

• Hükümsüz tasarrufların bulunması, • Kamu alacağının tahsiline imkân bırakmamak amacıyla yapılan tasarrufların bulunması

Dava Zaman aşımı Süresi

Hükümsüz tasarrufların iptalinde, dava zaman aşımı süresi, hükümsüz tasarrufların vukuu tarihinden itibaren beş yıldır (AATUHK, m. 26).

İptal Davasının Sonuçları

Alacaklarını alamayan alacaklılara kanun koyucu tarafından iptal davası açma hakkı tanınmıştır. İcra ve İflas Kanunu’nda da iptal davası hükümleri yer almaktadır. Açılan iptal davaları sonucunda borçlunun üçüncü kişiyle yapmış olduğu ve alacaklısına zarar veren, kanuna uygun olmayan işlemler iptal edilmektedir (Pekcanıtez, Atalay ve Özekes, 2014:329). İptal davasının idare lehine sonuçlanması, alacaklı tahsil dairesine davaya konu olan mal ister borçlunun isterse üçüncü kişilerin elinde bulunsun, hemen haciz yetkisini vermektedir (Gerçek, 2019:219).

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında