AÖF Soru Bankası

Vergi İcra HukukuÜnite 1 Özeti

Kamu Alacağı Kavramı ve Diğer Alacaklardan Farkı

Kamu Alacağının Kapsamı Giriş AATUHK’na göre kamu alacakları içerinde yer alan asli Kamu alacaklarının büyük bir kısmını oluşturan vergi kamu alacakları devlete, il özel idarelerine ve belediyelere alacakları ile ilgili temel anayasal ilkelere, Anayasanın ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait 73’üncü maddesinde Vergi Ödevi başlığı altında yer yargılama gideri, vergi cezası, para cezası gibi alacaklar verilmektedir. asli kamu alacaklardır. Madde’de yer alan temel vergilendirme ilkeleri; Asli Kamu Alacakları vergilendirmede genellik ve eşitlik ilkeleri, mali güce göre vergileme ilkesi, kanunilik ilkesi ve kanunilik ilkesinin Vergi devletin en temel gelir kaynağı olup kamu istisnaları gibi vergilendirme ilkeleri yanında, giderlerini karşılamak üzere yasaya göre zora dayalı vergilendirmenin amaçları da esasen bu madde ile olarak alınan karşılıksız kamu gelirleridir.

düzenlenmiştir. Buna göre, vergiler kamu hizmetlerinin Resim, kişilerin birbirleriyle ya da devletle olan finansmanın sağlanması yanında ekonomik, sosyal ve ilişkilerinde hukuki durumların ispatı için kullanılan diğer amaçlarla da alınmaktadır. belgelerin düzenlenmesinden alınan bedellerdir.

Vergi İcra Hukukunun Kapsamı ve Kamu Harç, bazı kamu hizmetlerden yararlanmak isteyenlerin Alacağı Kavramı ödeyecekleri bedeldir. Resim ve harç vergiden farklı Vergi icra hukuku geniş anlamda verdi dışında kalan bazı olarak karşılığı olan kamu gelirleridir.

alacakları da kapsayan hukuk dalını ifade eder. Temel Para cezaları Kabahatler Kanunu uyarınca alınan idari kanun 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü para cezaları ile mahkemelerce hükmolunan adli para Hakkında Kanun’dur (AATUHK). Herhangi bir alacağın cezalarıdır. Adli para cezalarının önce savcılık tarafından tahsili için hem özel hukuk alacakları hem de kamu tahsil edilmeye çalışılması gerekir. alacakları için zor kullanma hakkı devlete aittir. Devlet yasalarla belirlenen sınırlar içerinde zor kullanarak hem Vergi cezaları ise vergi kanunları hükümlerine uygun kendi alacağını hem de özel hukuk alacaklarını tahsil etme davranılmaması sonrası ödenmesi gereken parasal yoluna gider. cezalardır. Vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük olarak sayılabilir. Özel hukuk alacakları için İcra ve İflas kanunu hükümleri esas alınarak tahsilat işlemi icra dairelerince Fer’i Kamu Alacakları

gerçekleştirilir. Kamu alacağı söz konusu olduğunda kamu Fer’i kamu alacakları ise, tecil faizi, gecikme zammı, kuruluşlarının alacağın tahsili ile görevlendirilmiş haksız çıkma zammı, gecikme faizi, pişmanlık zammı, birimleri Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında İhtirazi kayıtla beyanname vererek dava açtıktan sonra ilk Kanun (AATUHK)’a göre alacağın tahsiline ilişkin derece mahkemesince haklı bulunmakla birlikte üst derece işlemleri yaparlar. mahkemelerince haksız bulunan vergi mükelleflerinden alınacak faizden oluşmaktadır. AATUHK 1. ve 2. Maddesinde kamu alacağının kapsamı belirlenmiştir. Bir alacağın kamu alacağı olarak Tecil faizi zor durumda olmaları nedeniyle kamu sayılabilmesi için alacağın; borçlarını daha sonra taksitlendirerek ödemek isteyen kamu borçlusundan alınan gecikme bedelidir. • Devlete, • İl özel idarelerine Gecikme zammı tahakkuk etmiş ancak vadesinde • Belediyelere ödenmemiş kamu alçakları için tam aylar ve ay kesirleri dikkate alınarak hesaplanan gecikme bedelidir. ait olması gerekmektedir. Bu alacaklar ise; Gecikme faizi ise normal vade tarihinden sonra tahakkuk • Aasli kamu alacakları etmiş vergi alçakları için normal vade tarihi ile tahakkuk • Fer’i kamu alacakları tarihi arasında kalan süre için uygulanan gecikme • Kamu hizmetlerinin uygulanmasından doğan bedelidir. Hesaplamada gecikme zammı ile aynı oran alacaklar ile bunların takip masrafları kullanılmasına rağmen ay kesirleri dikkate alınmaz. Dava

ndan oluşmaktadır. konusu yapılmaksızın kesinleşen vergilere, dava konusu yapılan vergilerin ödeme yapılmamış kısmına VUK, m. Devletin tüzel kişiliğini oluşturan kamu idareleri, genel 379 kapsamında kanun yolundan vazgeçilmesi durumunda bütçeye dahil olan kamu idareleridir. Bunlar 5018 sayılı söz konusu maddeye göre hesaplanacak vergilere de Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli (I) Sayılı gecikme bedeli olarak gecikme faizi uygulanmaktadır. Cetvelde sayılmıştır. İl özel idarelerine ilişkin hükümler Ayrıca uzlaşma sonrası uzlaşılan vergilere de gecikme 5302 sayılı İl Özel İdareleri Kanunu’nda, belediyelere faizi uygulanmaktadır. Burada dikkat edilecek nokta bu ilişkin hükümler ise 5393 sayılı Belediye Kanunu ile 5216 vergilerin normla vade tarihinden sonra tahakkuk edenler sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nda yer almaktadır. olmalarıdır.


Tahsil aşamasına gelmiş ancak vadesinde ödenmediği için hukukunun uygulanması söz konusu olmayacaktır. Bu kendilerine ödeme emri gönderilmiş kamu borçlusu alacaklar özel hukuktan doğan alçaklar için öngörülen tarafından dava açılması ve davanın kaybedilmesi hukuk kurallarına göre tahsil edilecektir. durumunda uygulanan %10 zam haksız çıkma zammıdır.

Vergi suçu işlediğini idare haberdar olmadan önce bildirenler kanunda yazılı diğer koşulları da yerine getirmeleri koşulu ile pişmanlıktan yararlanabilirler. Pişmanlık yararlanan kişiye vergi cezalarından bağışıklık saplar. Kamu borçlusu daha önce ödemediği veya eksik ödediği vergiyi pişmanlık zammı denilen bir gecikme bedeli ile ödemektedir.

Kamu Hizmeti Uygulamasından Doğan Alacaklar

AATUHK kapsamında kamu hizmetinden doğan alacaklardan söz edebilmek için söz konusu hizmeti sunan kurumun devlete, il özel idarelerine ve belediyelere ait olması ve bu idarelerin sözleşmeden, haksız fiilden ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve kamu hizmetleri uygulamasından doğan diğer alacaklarından olması gerekmektedir.

Özel Kanunlarında Tahsili Emval Kanunu’na ya da AATUHK’ya atıf yapılması durumunda, söz konusu alacaklar AATUHK’ya göre takip edilerek tahsili yapılır. Bu alacaklara sebepsiz zenginleşmeden doğan “ecrimisil” alacakları örnek olarak gösterilebilir. Yine aynı şekilde özel kanunlarında AATUHK göre tahsil edileceği öngörülen Sosyal Güvenlik Kurumu alacakları, oda ve borsalara kayıtlı üyelerin ödeyecekleri kayıt ücreti ve yıllık aidat miktarlarına ilişkin alacaklar, haksız yere yapılan destekleme ödemelerinin geri alınmasında söz konusu olacak alacaklar da bu kapsamdadır.

Kamu Alacaklarının Özel Hukuk Kapsamındaki Alacaklardan Farkı

Her şeyden önce kanuni dayanakları farklı kanunlarda yer alır. Özel hukuk alacakları için İcra Ve İflas Kanunu, Kamu Alacakları için ise AATUHK söz konusudur.

Özel hukukta alacaklı alacağını tahsil edebilmek için doğrudan kendisi harekete geçemez. Vadesinde ödenmeyen alacağın tahsilini icra dairesinden talep etmesi gerekmektedir. Oysa kamu alacaklısı kanuna uygun olarak doğrudan harekete geçerek alacağını takip edebilir. İcra dairesine ya da başka bir kuruma başvurması söz konusu olmaz.

Kamu alacağı söz konusu olduğunda Devlet re’sen icra yetkisini kullanmaktadır. Özel alacaklar açısından re’sen hareke geçilemez.

Kamu alacağının kamu hizmetlerinin gerektirdiği giderlere harcanacağı için zamanında hızlı bir şekilde takip ve tahsil edilme zorunluluğu vardır. Kamu alacağı tahsil edilirken borçlunun durumu da dikkate alınır. Kamu borçlusunun ekonomik, sosyal ve kültürel hakları ile yaşamını devam ettirebilmesi devletin sorumluluğundadır.

Kamuya ait ancak sözleşmeden, sebepsiz zenginleşmeden ve haksız fiilden doğan alacaklar için kamu icra

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında