HUK405U-VERGİ CEZA HUKUKU
Ünite 5: Vergi Kabahat ve Cezalarının Sona Ermesi
Giriş
Ceza kesilen muhatap cezasını rızaya dayalı öder veya idarî yollardan durumuna uygun düşen birine başvurarak itirazda bulunur yahut dava açma yoluna gider. İster idarî olsun ister dava yolu olsun bunların bazıları sadece kabahatleri; bazıları kabahatlerin cezalarını (kısmen veya tamamen) or- tadan kaldırır. Vergi cezasının kesilemediği hâller yanılma, mücbir sebepler, pişmanlık ve ıslah, zamanaşımı olarak sayılabilir. Vergi cezasını kısmen veya tamamen ortadan kaldıran hâller ise ödeme, kişiliğin sona ermesi, terkin, af, cezadan vazgeçme, hata, cezalarda indirim, izaha davet, uzlaşma, kamu denetçiliği kurumuna başvuru, dava açma, kanun yolundan vazgeçme olarak kabul edilebilir.
Vergi Cezası Kesilemeyecek Hâller
Yanılma, mücbir sebepler, pişmanlık ve ıslah ile zamanaşımı kurumlarını vergi cezası kesilemeyecek hâller olarak değerlendirmek mümkündür.
Yanılma
Tüm kanunların uygulamasında olduğu gibi sıklıkla değişen vergi kanunlarının uygulamasında da doğru yorum ve uygulamanın ne olduğu konusunda tereddütler yaşanması olağandır. Vergi idareleri, mükelleflerin olduğu kadar kendi çalışanları için de uygulamada duraksamaya düşülebilecek konuları tebliğ, sirküler, özelgeler yoluyla açıklama yoluna giderler. Diğer taraftan, verilmiş ve özellikle yerleşik hâle gelmiş yargı kararları da uygulamaların nasıl olacağı hakkında fikir verir. İdarenin veya yargının görüş, yorum ve kararlarına uygun şekilde ödevlerini gerçekleştiren mükelleflere sonradan görüş değiştirilmesi mükelleflere yanlış bilgi verilmesi anlamına gelir. Önceki açıklamalar yanlış olmuştur diyerek ceza kesilmesi ceza siyasetine uygun düşmez. Yanılma sadece cezayı ortadan kaldırır. Vergiyi ortadan kaldırmamakla birlikte vergiye ilişkin gecikme faizinin de hesaplanmasına engel oluşturur. İdare sadece vergiyi tarh edip tahsil yoluna gider.
Mücbir Sebepler
Vergi hukuku açısından mücbir sebep “vergi ödevlerinin yapılmasına engel olacak şekilde, mükellef iradesi dışında meydana gelen ve katlanılması gerekmeyen dış baskılar” şeklindeki durumu ifade eder. Mücbir sebep hâllerinin var olduğu durumda mükellef kabahatin işlenmesinde kendisine ait bağımsız bir iradeden yoksun olduğu için kabahat oluşmayacağı kabul edilmiştir. Dolayısıyla oluşmayan kabahatin cezası da söz konusu olmaz. Mücbir sebebin varlığına rağmen mükellefe ceza kesilmişse ceza mücbir sebep ileri sürülerek ortadan kaldırılır.
Mücbir sebepler kanunda dört bent hâlinde aşağıdaki şekilde sayılmıştır:
• Vergi ödevlerinden herhangi birinin yerine getirilmesine engel olacak derecede ağır kaza, ağır hastalık ve tutukluluk, • Vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi âfetler,
• Kişinin iradesi dışında vukua gelen mecburi gaybubetler (Bu hâllere göz altına alınma, fidye veya zorla kaçırılarak alıkonulma, seyahat esnasında kaybolma, kötü hava şartları nedeniyle mahsur kalma örnek olarak verilebilir.), • Sahibinin iradesi dışındaki sebepler dolayısıyla defter ve vesikalarının elinden çıkmış bulunması (resmî makamlara verilmesi, görülen bir dava ile ilgili mahkemeye teslim edilmesi, kaybolmuş, çalınmış veya yanmış olması) hâlleridir.
Mücbir sebeplerin kanunda sayılanlarla sınırlı olmadığını, maddenin sonunda yer verilen “gibi” ifadesi göstermektedir.
Mücbir sebepler, meydana geldiğinden başlayarak sebep ortadan kalkıncaya kadar sürelerin işlemesini durdurur. Eklenen süreler içinde ödevler yerine getirilirse ceza verilmez.
Pişmanlık ve Islah
Pişmanlık ve ıslah, mükellef veya vergi sorumlusunun vergi ziyaı kabahatini işledikten sonra vergi idaresine kendiliğinden haber vermesi hâlinde vergi ziyaı cezasını kesilmesini önleyen bir kurumdur. Pişmanlık ve ıslah, kabahati ortadan kaldıran bir sebep değildir; sadece ceza kesilmesine engel olur.
Vergi kabahatleri açısından pişmanlık kapsamına sadece vergi ziyaı kabahati alınmıştır. Genel usulsüzlük ve özel usulsüzlük kabahatleri pişmanlık kapsamı dışında tutulmuştur. Vergi ziyaı ile genel usulsüzlük kabahatinin birleşmesi durumunda pişmanlık hükümleri vergi ziyaı cezasını ortadan kaldıracağından usulsüzlük kabahati varlığını sürdürür.
Pişmanlıktan yararlanabilmek için kabahat konusu fiil hakkında bir ihbarda bulunulmadan veya vergi incelemesine başlanmadan veyahut takdir komisyonuna sevk edilmeden önce mükellefin durumu ilgili makamlara dilekçe ile kendiliğinden haber vermesi gerekir. Bunu takiben 15 gün içinde vergi beyannamesine ilişkin beyanda bulunulması gerekir. Beyanda bulunma hâli; süresi içinde hiç verilmemiş olan beyannamelerin verilmesi veya eksik beyanların tamamlanması veyahut yanlış verilen beyanların düzeltilmesi şeklinde olabilir.
Mükellefçe beyan edilen ödeme süresi geçmiş vergilerin geciktiği her ay ve kesri için gecikme zammı oranında bir “pişmanlık zammı” ile birlikte başvuru tarihinden başlayarak 15 gün içinde ödenmesi gerekir.
Zamanaşımı
Cezalar açısından zamanaşımı belirli bir sürenin geçmesi ile idarenin ceza kesme yetkisinin düşmesi veya ortadan kalkması sonucunu doğuran bir müessesedir. Ceza süresinde kesilmişse belirli süre içinde tahsili yoluna gidilmediğinde borcu eksik borç olarak borçlusunun ödemeye zorlanamadığı hâle sokar.
Ceza Kesme Zamanaşımı
Zamanaşımının dolması halinde kabahatten dolayı kişi hakkında para cezasına karar verilemez. Vergi ziyaı kabahatinde zamanaşımı süresi, kabahatin bağlı olduğu vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın birinci gününden başlayarak beş yıldır. Bu süre içinde kesilip ilgilisine tebliğ edilmeyen vergi ve cezalar zamanaşımına uğrar.
Özel usulsüzlük kabahatlerinde ceza kesme zamanaşımı, bazı özel usulsüzlük fiilleri bakımından işlendiği yılı takip eden yılın birinci gününden başlayarak beş yıl bazıları için 2 yıldır. Damga vergisinde özel usulsüzlük kabahatine sebebiyet verilmesi hâlinde ceza zamanaşımı kabahatin işlendiği yılı takip eden yılın birinci gününden başlayarak iki yıl olarak belirlenmiştir.
Genel usulsüzlük kabahatlerinde ceza kesme zamanaşımı ise kabahatin işlendiği yılı takip eden yılın birinci gününden başlayarak iki yıldır.
Ceza Tahsil Zamanaşımı
Birer amme alacağı olan vergi ziyaı, özel usulsüzlük veya genel usulsüzlük kabahatlerine ilişkin kesilen cezalar vadelerinin rastladığı yılı izleyen yılın başından itibaren beş yıl içinde tahsil edilmelidir. Ceza tahsil zamanaşımı, bir vergi cezasının vadesinde ödenmemesi üzerine vergi idaresinin de hukukî yola gitmemesi hâlinde cezaya ilişkin borç -eksik borç hâline gelerek- zamanaşımına uğramış olur. Sürenin geçmesiyle vergi ve ceza borcu eksik borç hâline dönüşür, borçlu istemesi hâlinde borçlu borcunu ödeyebilir, istemezse zamanaşımı def’i ileri sürerek ödemekten kaçınır.
Vergi Cezasını Kısmen veya Tamamen Kaldıran Hâller
Ödeme, kişiliğin sona ermesi, terkin, af, cezadan vazgeçme, hata, cezalarda indirim, izaha davet, uzlaşma, kamu denetçiliği kurumuna başvuru, dava açma, kanun yolundan vazgeçme vergi cezasını kısmen veya tamamen kaldıran hâller olarak değerlendirmek mümkündür.
Ödeme (İfa)
Vergi cezasının en doğal ortadan kalkma yolu usulüne uygun olarak ödenmesi yani ifasıdır. Cezaya karşı vergi mahkemesinde dava açılmamışsa cezanın vadesi otuz günlük dava açma süresinin sonunu takip eden bir aydır.
Kişiliğin Sona Ermesi
Hukukta kişiliğin sona ermesi gerçek kişiler için ölüm; tüzel kişiler için tasfiye ile gerçekleşir. Ölüm hâlinde vergi cezası düşer, vergi cezalarının da mirasçılardan istenememesi cezalarda şahsîlik ilkesinin bir gereğidir. Tüzel kişiler ise hukukî varlıklarını tasfiye adı verilen sürecin sonuna kadar sürdürürler. Tasfiye edilmiş ve ticaret sicilinden silinmiş şirket aleyhine tasfiye sonuna kadar ceza kesilebilirken bu süreden sonra ceza kesilemez.
Terkin (Silme)
Terkin, kanunda öngörülen şartların meydana gelmesi hâlinde vergi ve cezaların durumlarına göre kısmen veya tamamen ortadan kaldırılması olarak ifade edilebilir. Müessesenin mantığında doğal âfete maruz kalma nedeniyle ortaya çıkan zararın mükellefin ödeme gücünü önemli sayılacak düzeyde düşürmesi hâlinde mükellefin malî açıdan korunması yatar.
Terkinden yararlanılabilmesi için bazı şartların gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu şartlar: Doğal afete maruz kalınması, varlıkların veya mahsullerin belli ölçüde kaybedilmesi, terkinden yararlanılacak vergi ve cezanın kanunda belirtilen vergilerden olmasıdır.
Gelir Vergilerinde Terkin Uygulaması
Terkinde, biri yararlanma şartının tespiti diğeri yararlanma mümkünse terkin edilecek miktarın belirlenmesi olmak üzere iki aşama bulunur. Gelir ve kurumlar vergilerinde terkinden yararlanma durumu mükellefin doğal âfet nedeniyle varlıklarının en az üçte birini kaybetmiş olmasına bağlanmıştır. Cezanın terkin edilecek miktarı doğal âfetlerin verdiği zararla mütenasip olması esası benimsenmiştir. Terkin edilecek ceza doğal âfetlerin ticarî mal varlığına verdiği zararla mütenasip bir terkin yapılmalıdır.
Arazi Vergilerinde Terkin Uygulaması
Doğal âfetler nedeniyle mahsullerin en az üçte birini kaybeden mükelleflerin âfete uğrayan arazi için zararın meydana geldiği hasat veya devşirme yılına ait tahakkuk ettirilen arazi vergisi borcu ve cezaları terkin edilecektir. Terkin edilecek miktar ise, mahsullerdeki kayıp oranı dikkate alınarak belirlenecektir.
Af
Af düzenlemesine göre devlet ile ceza muhatabı arasında kurulan ceza veya infaz ilişkisi kısmen veya tamamen ortadan kalkar. Kısaca devlet şartlarını kendi koyduğu biçimde verdiği cezalardan tek taraflı olarak feragat etmiş olmaktadır.
Cezadan Vazgeçme
Cezadan vazgeçme ya cezadan vazgeçme veya cezanın tahsilinden vazgeçme şeklinde olabilmektedir. Cezadan vazgeçmede asıl nedenin cezayla elde edilecek menfaate göre bu menfaate ulaşmak için yapılacak masrafların daha fazla olmasıdır. O hâlde, belirli parasal tutarın altındaki cezaların takibi ekonomik olmayacağı için ceza kesilmez ve dolayısıyla tahsili yoluna gidilmez. Vergi cezaları için yapılan takip sonunda tahsili imkânsız olduğu veya tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla bulunduğu anlaşılan 10TL’ye kadar amme alacakları, tahsil zamanaşımı süresi beklenilmeksizin tahsilinden vazgeçilip terkin olunabilir.
Hata
Vergi cezalarında yapılan hataların, vergi hataları için öngörülen usul ve şartlarda düzeltileceği belirtilmiştir.
Düzeltmenin yapılması halinde anlaşmazlık yargıya gitmeden çözülmüş olur. Cezadaki hata, cezalandırılan lehine düzeltildiğinde düzeltmeyle sınırlı olarak ceza kısmen veya tamamen ortadan kaldırılarak silinir. Zamanaşımı süreleri vergi ziyaı kabahatinde kabahatin bağlı olduğu vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden takvim yılından başlamak üzere beş yıl; özel usulsüzlük kabahatinde kabahatin işlendiği yılı takip eden yılın birinci gününden başlamak üzere beş yıl; genel usulsüzlük kabahatinde iki yıl olarak belirlenmiştir. Hatalı kesilen cezalar ceza muhatabının başvurusu veya idarece tespit hâlinde bu süreler içinde düzeltilebilir.
Cezalardaki hatalar “cezalandırma hataları” ve “hesap hataları” şeklinde ortaya konabilir. Cezalandırılanın şahsında hata (cezanın ceza muhatabı yerine başkasına kesilmesi); cezalandırılan fiilin niteliğinde hata (ceza kesilmemesi gereken fiil nedeniyle ceza kesilmesi); cezanın ait olduğu dönemde hata ve cezalandırılanın mükellefiyetinde hatadan ibarettir. Hesap hataları ise farklı yıl tarifesi veya oranlar dikkate alınarak cezanın hesaplanmasındaki yanlışlıktır.
Cezalarda İndirim
Cezalarda indirim talebini reddetme konusunda idarenin takdir hakkı bulunmamaktadır. Ceza muhatabının cezalarda indirimden yararlanabilmesi için kanunda öngörülen gerekleri yerine getirmesi yeterlidir.
Vergi mükellef ve sorumlularının idareyle Vergi Usul Kanunu’nun ek 1-7’nci maddeleri kapsamında uzlaşmaya varmaları ve uzlaşılan tutarları vadesinde ve belirli şartlara uygun ödemeleri hâlinde cezalarda uzlaşmayla sağlanan indirim üzerinden ayrıca ek indirim diyebileceğimiz bir indirim yapılır.
Cezalarda indirimden yararlanabilmek için birtakım şartların yerine getirilmesi gerekmektedir. Cezalarda indirimden yararlanmak isteyen kişi cezanın tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde vergi/ceza ihbarnamesini gönderen vergi dairesine başvurmalıdır.
Vergi ve indirilmiş cezaların vadelerinde ödenmesi gerekir. Ödemelerin tamamının vadesinde yapılmaması indirimden yararlanmaya engel oluşturur.
Cezalar için vade, ceza ihbarnamesinin tebliğini takip eden otuzuncu günden itibaren bir aydır.
Cezalarda yapılacak indirim oranı kesilen cezanın aşamasına göre farklılaştırılmıştır. Buna göre;
• Vergi ziyaı, genel usulsüzlük ve özel usulsüzlük kabahatlerine verilecek cezalarda her defasında %50 oranında, • Uzlaşma görüşmeleri sonucu uzlaşılan ceza tutarı üzerinden %25 oranında indirim yapılır.
İzaha Davet
Bir mükellef vergi incelemesine başlanılmadan ve takdir komisyonuna sevk edilmeden ve hakkında ihbar yapılmadan önce verginin ziyaa uğratıldığına ilişkin ön
tespitler bulunursa vergi idaresince izahta bulunmaya davet edilebilir. Mükelleflerce yapılan izah sonucu vergi zıyaına sebebiyet verilmediğinin idarece anlaşılması hâlinde mükellefler söz konusu tespitle ilgili olarak vergi incelemesine tâbi tutulmaz veya takdir komisyonuna sevk edilmez.
Mükelleflerce yapılan izahın yeterli bulunmaması hâlinde; isterse beyanname vererek vergi aslı ile ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 = (1/5) oranında vergi ziyaı cezası kesilir.
Uzlaşma
Uzlaşma mükelleflerle vergi idaresi arasındaki anlaşmazlığın dava yoluna gidilmeden karşılıklı rıza içinde çözülebilmesini sağlayan barışçıl bir çözüm yolu olup önemli sayıdaki anlaşmazlık bu yolla giderilir. Vergi hukuku “tarhiyat öncesi” ve “tarhiyat sonrası” olmak üzere iki ayrı uzlaşma biçimine yer verilmiştir. Bir mükellef bun- lardan sadece birini kullanacak şekilde uzlaşmaya başvurma hakkına sahiptir. Uzlaşma müessesesi sonucunda taraflar anlaşmaya varırlarsa uyuşmazlığın kesin çözümlenmesi nedeniyle uzlaşılan tutarlar üzerinden tarh edilen vergi ve kesilen cezaya ilişkin dava yolu kapanır. Uzlaşmanın kapsamına vergi, vergi ziyaı, 2023 yılı için 15.000 lirayı aşan genel usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları alınmıştır. Ancak ağır nitelikli fiillerle vergi ziyaı ve bu fiillere iştirak edenlere kesilen cezalar uzlaşma kapsamı dışında tutulmuştur.
Tarhiyat öncesi uzlaşma müessesesi, vergi incelemesi içinde adından da anlaşılacağı üzere vergi tarh edilmeden ve/veya ceza kesilmeden önce vergi idaresi ile mükellef arasında uzlaşma görüşmeleri yapılmasına imkân sağlar. Uzlaşma için nezdinde vergi incelemesi yapılan kimsenin bizzat veya vekili vasıtasıyla ve yazılı olarak incelemeyi yapana veya bağlı bulunduğu birime yahut ekip Başkanlığına başvurması şarttır. Tarhiyat öncesi uzlaşma görüşmeleri, vergi incelemesini yapma yetkisine sahip denetim elemanlarından oluşan uzlaşma komisyonu ile mükellefler arasında yapılır. Görüşmeler sonunda uzlaşma ya sağlanır ya da sağlanmaz. Uzlaşma sağlanamadığında idarece tarhiyat öncesi uzlaşma görüşmeleri yapılmamış gibi tarhiyat ve ceza kesme işlemleri yapılır.
Tarhiyat sonrası uzlaşma vergiler tarh edilip ve/veya cezalar kesilip tebliğinden sonra otuz gün içinde başvurulması şartıyla gidilebilecek bir idarî yoldur. Tarhiyat sonrası uzlaşmaya başvurabilmek için mükellefin tarhiyat öncesi uzlaşmaya başvurmamış olması şarttır. Uzlaşma hem vergiler hem de vergi kabahatleri için öngörülmüştür. Uzlaşma yoluna başvurabilmek mükellefçe kanunda belirtilen sebeplerden en az birinin ileri sürülmesine ve bunun varlığına bağlıdır. Bu sebepler;
• Vergi ziyaının kanun hükümlerine yeterince nüfuz edilememesinden kaynaklanması, • Mükellefin “yanılma” hâli içinde bulunması, • Tarhiyatın vergi hatasını içermesi, • Yargı ile idarenin görüş farklılığı içinde bulunması.
Uzlaşma komisyonunun sekreteryası uzlaşma talebini komisyona sevk etmeden önce talebin, şekil ve süre şartlarına uygunluğu ile uzlaşmaya taraf olabilmek açısından komisyonun yetkili olup olmadığı yönünden ön incelemeye tâbi tutar. İnceleme sonucunun red olması hâlinde mükellef kesin ve yürütülebilir nitelikte tek yanlı bir idarî işlemle karşı karşıya demektir. Ön inceleme sonucundaki red kararı başlı başına idarî davaya konu edilebilir.
Ön inceleme sonucunda uzlaşma talebinin süresinde ve usulüne uygun şekilde yapıldığının ve komisyonun yetkisi içinde bulunduğunun anlaşılması hâlinde, uzlaşma ile ilgili olarak yapılacak görüşmelere bizzat katılması veya noter aracılığıyla düzenlenen özel vekâletname ile yetkilendirilen vekilini bulundurması hususu, görüşmenin tarihi, yapılacağı yer ve saati komisyon sekretaryası tarafından yazı ile ve en az 15 gün önceden mükellefe bildirilir.
Kamu Denetçiliğine (Ombudsman) Başvuru
Vergilendirme işlemlerinde tarh ve tahsilat aşamalarına ilişkin ortaya çıkabilecek anlaşmazlıkların kamu denetçi- sine taşınarak barışçıl olarak çözümü mümkündür. İdarenin tutum ve davranışları ile kanunlarda kesin olduğu belirtilen işlemlere karşı, tutum ve davranışın gerçekleştiği veya öğrenildiği tarihten veya işlemin tebliği tarihinden itibaren 6 ay içinde Kuruma şikâyet başvurusunda bulunulabilir. Kuruma başvuru dava açma süresini durdurur. Kurumca ret kararı verilmesi hâlinde bu kararın tebliğinden itibaren duran dava açma süresi işlemeye devam eder. Kamu Denetçiliği Kurumu kendisine yapılan başvuru üzerine almış olduğu karar “bağlayıcı değildir”.
Dava Açma
Ceza kesme işlemi hakkında yargının belirlenen bir süreç takip ederek vereceği karar uyuşmazlığı sonlandırır. Bu çerçevede dava açma, vergi uyuşmazlıklarının çözüm yollarından biri olarak karşımıza çıkar. Yargı yolu vergi mahkemesine davanın açılmasıyla başlayan ve mahkemenin kararı ve sonrasında gidilen kanun yolları ile sonuçlanan süreci ifade eder.
Vergi cezalarında davacı tarafı aleyhlerine vergi ve/veya cezalandırma işlemi yapılan kişiler, davalı tarafı da cezalandırma işlemini yapan vergi dairesi oluşturur.
Dava, davacının mahkemeye vereceği dava dilekçesi ile açılır. Cezalandırma işlemlerine karşı vergi mahkemelerine dava açma süresi işlemin tebliğ tarihinden itibaren 30 gündür.
Davanın açılmasıyla, mahkeme karar verinceye kadar başkaca bir işleme veya karara gerek kalmaksızın tarhiyat aşamasındaki vergi ve kesilen cezaların yürütülmesi kendiliğinden durur.
Karar davacı mükellefin lehine sonuçlanmışsa (dava kabul edilmiş yani işlem iptal edilmişse) dava konusu işlem karara uygun şekilde geri alınarak terkin işlemi gerçekleştirilir. Karar mükellefin aleyhine çıkmışsa (dava reddedilmiş yani işlem hukuka uygun bulunmuşsa) vergi
dairesi tarh edilen vergi ve kesilen cezaları davacıya tebliğ eder ve bir ay içinde vergi ve/veya cezanın ödenmesini ister.
Vergi mahkemelerince verilen kararlar taraflarca hukuka uygun bulunmazsa vergi mahkemesi kararlarının üst mahkemelerce kontrol ve denetlenmesi istenebilir. Olağan kanun yolları istinaf ve temyizden ibarettir.
Bölge idare mahkemelerinin verdikleri bazı kararları kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay nezdinde temyiz edilebilir. Danıştay’ın vereceği karar, bölge idare mahkemesi kararının olduğu gibi veya değiştirerek onama veya bozma kararı verir. Bozma kararı üzerine bozmaya bölge idare mahkemesi ya aynen uyar ya da ortaya koyacağı gerekçeleriyle eski kararında ısrar (direnme) kararı verir. Olağanüstü kanun yolları ise kanun yararına temyiz ve yargılamanın yenilenmesinden ibarettir.
Kanun Yolundan Vazgeçme
Vergi ve/veya cezaları uyuşmazlık konusu yapılarak yargıya başvurulan vergi tarhı ve ceza kesme işlemleri için davacının kanun yolu denen aşamalarında davadan vazgeçmesi hâlinde belirli şartlarla indirim imkânı sağlanmıştır.
Kanun yoluna başvurma aynı zamanda kanunun öngördüğü şartlarda davayı sonlandırma yönünde bir sonuç doğurduğundan geniş anlamda davadan vazgeçmenin özel bir hâli olarak değerlendirilebilir. Kanun yolundan vazgeçme vergi/ceza ihbarnamesiyle muhatabına tebliğ edilen uyuşmazlıkların davadaki durumuna göre istinaf veya temyiz kanun yolu aşamasında kullanılmak üzere geçerlidir. Ödeme emirlerine karşı açılan bir davadan veya kanun yollarından vazgeçme bu kapsama girmez.
Kanun yolundan vazgeçme halinde ilk derece (vergi) mahkemesinin kabul ve reddedilen tutarın belirli oranına göre yeni tutarların üzerinden tahakkuk eder. Kısaca tahakkuk eden tutarlar mahkemenin verdiği karardaki tutarların belirli bir oranıdır.