Cumhuriyet Bürokrasisinin Yapı Taşları Ankara Bürokrasisinin Kuruluşu Reis-i Cumhur (Cumhurbaşkanı) 1922 Ankara’sındaki düşünce yapısı 1839 İstanbul’da da görülmüştür. Atatürk ve arkadaşları güvenmedikleri 1924 tarihli anayasaya göre cumhurbaşkanı milletin reisi İstanbul bürokrasisine karşı kendi fikirlerine yakın nesiller ve gerek gördüğünde Meclis ve Bakanlar Kurulu yetiştirmek için girişimlere başlamıştır. başkanıdır. Meclis tarafından seçilen cumhurbaşkanı bir seçim döneminden sonra görev süresi bittiğinde kendisi Osmanlı bürokratlarına karşı duyulan güvensizlik bu uygun gördüğü takdirde görevine devam edebilirdi. girişimlere zemin hazırlamıştır. Fakat eğitim hamlesi uzun döneme yayılan bir süreçti. Bu girişimlerin meyve vermesi Yurtdışı görev veya hastalık durumlarında ise meclis uzun sürse de 1930’lu yıllardaki ekonomik ve siyasi başkanı bu makama vekâlet edebilmekteydi. Ayrıca sıkıntılar ışığında bürokratikleşmeye zemin olanak cumhurbaşkanının fahri meclis başkanlığı yetkisi de sağlamıştır. 1930 yılında yapılan seçimlerle çok partili bulunmaktaydı.
döneme geçiş denemesi de bunun sonucuydu. İcra Vekilleri Heyeti (Bakanlar Kurulu)
Kabine Sistemi ve Kabineler TBMM’nin ilk icraatlarından biri Bakanlar Kurulu’nu Cumhuriyetin ilk kurumları 2 Mayıs 1920 tarihli kanunla teşkilat yapısına dâhil etmek olmuştur. 1924 Anayasasında oluşturulmaya başlanmıştır. On bir kişilik bakanlar kurulu yer alan güçler ayrılığı ilkesinin gerçekleştirmesi için üyeleri belirleme yetkisi ise meclise verilmiştir. Yapılan atılmış ilk adımdır. İlk defa II. Mahmud döneminde oylama sonucunda ise icra vekillerinin de meclisçe kullanılmıştır. Bakanlar kurulundaki vekillere belirlenmesi uygun görülmüştür. vekâlet/bakanlığı başvekil vermekte ve eğer gerekli görürse bu görevi kendisi üstlenebilmekteydi. 2 Mayıs 1920 tarihinde oluşturulan vekâletler şu şekildedir: Başvekil (Başbakan) ve Vekiller (Bakanlar)
Vekiller, Bakanlar Kurulu ve hükümetten sorumlu olan • Şeriye ve Evkaf Vekâleti başbakandır. Protokol sırası cumhurbaşkanından sonra • Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekâleti gelmektedir. • İktisat (Ticaret, Sanayi, Ziraat, Orman ve Maadin) Vekâleti Vekiller ise başbakanın teklifi, cumhurbaşkanının onayı ve • Maarif Vekâleti TBMM’nin güvenoyu ile sorumluluklarını yerine getiren • Nafia Vekâleti siyasi bir organdı.
• Dâhiliye(Emniyet-i Umumiye, Posta ve Telgraf) 13 Eylül 1946 tarihli ve 4951 sayılı yasayla bakanlıkların Vekâleti kuruluş ve teşkilatlanma şemalarına ilişkin hükümler • Maliye, Rüsumat ve Defter-i Hakani Vekâleti belirlenmiştir. Bakanlık kuruluşu için ise başvekil önerisi • Adliye ve Mezahip Vekâleti ve cumhurbaşkanının onayı gerekmekteydi.
• Müdafaa-i Milliye Vekâleti Müsteşar • Hariciye Vekâleti Vekillerden sonra en büyük idari amir müsteşardır. Fakat • Erkan-› Harbiye-i Umumiye Vekâleti. vekil yardımcısı olarak görülürlerdi çünkü herhangi bir Çok partili döneme geçiş sürecinde önemli kararlardan biri görev tanımı bulunmamaktaydı. Vekilin icra ve denetleme Türkçeleştirme hareketidir. Bu kapsamda vekâlet, gibi yetkilerini kullanarak yardımcılık görevini üstlenir ve dâhiliye, müdafaa ve münakalat gibi kelimeler, bakanlık, teşkilat içindeki haberleşme ağını yönetirdi. içişleri, savunma ve ulaştırma kelimeleriyle Cumhuriyetin ilk dönemlerinde her vekile bir müsteşar değiştirilmiştir. düşmekteydi fakat siyasi durum ve ehemmiyete göre daha Ocak 1921 tarihinde hazırlanan Teşkilat-ı Esasiye sonra bu sayı artabilmekteydi. hükümlerince ise monarşi sisteminden çıkıldığı ayrıca Şura-yı Devlet (Danıştay) egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu vurgulanmıştır. Bunula beraber meclis başkanı ile icra Tanzimat döneminde kurulsa da 4 Temmuz 1921 tarih ve heyeti başkanlığı aynı kişide olacak şekilde anayasa 131 numaralı kanunla teşkilat yapısına katılmıştır. 7 çerçevesinde düzenlemeler yapılmıştır. Bu durum kabine Kasım 1931 ve 1938 tarihlerinde çıkarılan yasalarla sistemine geçiş için ilk adımdır. eksiklikleri giderilerek sisteme dâhil edilmiştir.
29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilanıyla yönetim şekli Yeni Şura-yı Devleti eski yapısından farklı kılan ise idari cumhuriyet, devlet başkanının da cumhurbaşkanı olması teşkilat ve kanun hazırlama konularında yetkilerinin uygun görülmüştür. Buna göre meclisin içinden meclis daraltılmış olmasıdır. Bu yetkiler yerine ise idari yargı tarafından seçilecek bir cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanı alanındaki sorunlara ve sıkışıklıklara çözüm bulması tarafından seçilecek başvekil ve başvekilce seçilecek beklenmiştir.
vekiller heyetiyle kabine sistemine kesin şekilde geçilmiştir.
HUK403U-TÜRK İDARE TARİHİ
Ünite 8: Cumhuriyet Dönemi’nde (1923-1960) Yönetim Yapısı
Divan-ı Muhasebat (Sayıştay)
İlk kuruluşu 1862 yılına dayanmaktadır. Milli Mücadelede kapatılmış ve Cumhuriyet döneminde 364 sayılı yasayla TBMM tabi bir kurum olarak tekrar kurulmuştur. Daire reisleri, üyeler ve savcılardan oluşmaktadır.
Bir birinci reis, üç ikinci reis ve sekiz üyeden oluşan yapı TBMM adına devletin gelir ve giderlerinin denetimini yapmakla görevlendirilmiştir. Bu kapsamda baktığımızda sorumlulukları idari ve yargı işleviyle birleştirilmiştir.
Cumhuriyet Memuru
II. Meşrutiyet döneminde memurlar, memurların talepleri ve memuriyetin niteliğini arttırmak için önerilerden bulunmuşlardır.
1926 yılında 788 sayılı Memurin Kanunu yayınlanmıştır. Bu kanunla memurların maaş dışındaki tüm hakları belirtilmiş ve dört sene yürürlükte kalmıştır. Kanundaki maaş düzenlemesinin eksikliği 1927 Maaş Kanunu ve 1929 Barem Yasası ile giderilmiştir.
Kamu Yöneticilerinin Yetiştirilmesi-TODAİE Örneği
Osmanlı devletinin üst düzey devlet memuru yetiştirme sistemi 17. Yüzyıl itibariyle bozulmaya ve işlevini kaybetmeye başlamıştır. Bu ihtiyacın karşılanması için Tanzimat döneminde batı tipi okullar kurulmuştur. 1859 yılında kurulan Mülkiye bunlardan biridir. Ayrıca maliye, nafia, posta ve telgraf, orman nezareti gibi kurumlar personellerini eğitmek için yurt dışından uzman getirtip bütçelerinin bir kısmını buna ayırmıştır.
Cumhuriyet döneminde 1924 yılında Mülkiye müfredat ve amaçları gözden geçirilmiş ve adı 1938 yılında Siyasal Bilgiler Okulu olarak değiştirilmiştir. 1952 yılında Birleşmiş Milletler ve Türk Hükümeti arasında imzalan bir protokolle Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) kurulmuştur. TODAİE kuruluş amacı olarak kamu yönetiminin disiplin haline gelişi ve mevcut anlayışın değişmesini esas almaktadır.
Cumhuriyet Taşrası
Osmanlı döneminde taşraya ilişkin son düzenleme 1913 Kanunudur. Bu konuyla ilgi son düzenleme 1949 yılında yapılmış 5442 sayılı yasayla yapılmıştır.
Taşra teşkilatı coğrafi koşullar, ekonomik durum ve kamu yönetimi ilkeleri ışığında tasnif edilmiştir. Yasada yer alan ilk madde il birimini esas almış ve illerin ilçelere, ilçelerinde bucaklara ayrılacağını belirtmiştir.
İl ve ilçelerin kurulup kaldırılması ise yasalar ışığında içişleri bakanlığının teklifi ve cumhurbaşkanının onayına bırakılmıştır.
Köy Kanunu-Reaya’dan Efendiliğe
1913 yılında Osmanlı Vilayeti kavramı tüzel kişilik kazanmıştır. 1924 tarih ve 442 sayılı yasayla ise köy kavramına dönüşmüştür. Köylerde seçme hakkına sahip tüm köylüler köy derneği ve onların seçeceği ihtiyar meclisine katılabilmekteydi.
1933 yılında ise seçme ve seçilme hakkı kadınları da kapsayacak şekilde 18 yaşını doldurmak, köyde ikamet etmek ve sabıkası olmamak şeklinde değiştirilmiştir.
1984 yılında çıkan 2972 sayılı yasayla İhtiyar Meclisi üye sayısı nüfusu binden az olan köylerde 8, iki bine kadar olan köylerde 10, iki binden fazla olan köylere de 12 üye olarak belirlenmiştir.
Köylerden idari unsurlar Muhtar, İhtiyar Heyeti ve Köy Derneğidir. Muhtar köylerde devleti temsil eden tüzel kişiliktir.
Belediye
1930 tarihinde yürürlüğe konulan 1580 sayılı Belediye Yasası kadınları seçim sürecine dâhil edip halkı belediye sistemine dâhil etmeyi hedeflemiştir.
1945 yılında Türk Belediyecilik Derneğiyle belediyelerin özerk yapıya kavuşması konusunda önemli bir adım atılmıştır.
Belediye mekanizması içindeki uyuşmazlıkları çözmek için ise il idare kurulu görevli kılınmış ve belediye başkanına direk olarak bağlı olan kolluk gücü olan zabıta birimi kurulmuştur.
Vilayet (İl)
Vilayetlerde en üst düzey sorumlu anayasada belirlendiği üzere validir. Valiler iç işleri bakanının teklifi, Bakanlar Kurulu kararı ve cumhurbaşkanının onayı ile atanmaktadır.
Valinin sorumlulukları; devlet malını yönetmek, mahkemelerde devleti temsil etmek ve adli-askeri kurumlar dışında kalan devlet dairelerini denetlemektir.
İlçe
İlçe teşkilatlarında hükümeti temsilen kaymakam bulunmaktadır. Kaymakamlar İçişleri Bakanlığı Müdürler Encümeni (Kurulu) tarafından atanmaktadır.
Valinin sorumluluğu altında bulunan kaymakam adli- askeri kurumlar dışında kalan devlet dairelerini denetleme yetkisine sahiptir.
İlçelerde kaymakam başkanlığında toplanan ilçe idare kurulu bulunmaktadır. Burulun üyeleri ise şunlardır:
• Yazı işleri müdürü • Sağlık ocağı hekimi • İlçe milli eğitim müdürü • Tarım ve köy işleri müdürü
Ülkemizin coğrafi şartları ve yerleşim alanlarının konum ve özellikleri dolayısıyla gelişmiş olan merkez ilçe kavramı bulunmaktadır.
Bucak
5442 sayılı yasaya göre “coğrafya, ekonomi, güvenlik ve mahalli hizmet” anlamında bağlantısı bulunan kasaba ve köyleri temsil eden birimdir. Oluşturulan bu birimde bucak müdürü, bucak meclisi ve bucak komisyonu
bulunmaktadır. Hükümetin temsilcisi ise bucak müdürüdür. Bucak meclisi ise bucağa bağlı belediye ve köylerdeki ihtiyar meclislerinden seçilen üyelerden oluşmaktadır. Fakat vali veya kaymakam istediği zaman bu meclisin başkanlığını üstlenebilmektedir.