AÖF Soru Bankası

Türk İdare TarihiÜnite 5 Özeti

Tanzimat Dönemi’nde (1839-1876) Yönetim Yapısı

sadrazam artık vekiller heyetinin başı konumunda olan, Merkez Teşkilatında Değişiklik elinde Mühr-i Hümâyûn bulunan sembolik bir memur

Osmanlı yönetim kurumlarında 16. yüzyılın sonlarına konumuna gelmiştir. Mühr-i Hümâyûn, saltanatı doğru ortaya çıkan gerileme dönemi 18. yüzyıla kadar sembolize eden mühürdür. Padişahların mutlak vekâletine devamlılık göstermiştir. Gerileme döneminin sahip olduğuna işaret etmek üzere sadrazamlara verilen sonuçlarından biri olarak da merkezileşme eğilimi, çoğu zaman altından yapılan mühürdür. Osmanlı gerileme döneminin iyice hissedilir olduğu 18. yüzyılın Hükümetine verilen bu yeni biçimle, devlet memurları ilk sonlarına doğru daha da güçlü biçimde vurgulanır hale kez iç ve dış birimlere bakmak üzere sınıflandırılmıştır. gelmiştir. Gerileme döneminin uzun soluklu olması Bu yenilik hareketlerinin altında uzmanlaşmaya gidilerek sonucu bu duruma karşı bir önlem alma ihtiyacı devlet işlerine işlerlik kazandırılması amaçlanmaktadır. belirmiştir. Bu nedenle II. Mahmut’un saltanatı sırasında 1839 yılında ilan edilen Tanzimat Fermanı ile de merkezî (1808-1839) daha da güçlenen merkezileşme eğilimi Osmanlı bürokrasisi yaşadığı değişim ve dönüşüm birtakım yeniliklerin gereksinim halini almasını sürecini sürdürmüştür. sağlamıştır. II. Mahmut, bu dönemde Islahata askeri alandan başlayarak düzenli ve eğitimli bir ordu kurma Merkez Teşkilatında Yeni Meclislerin Oluşturulması

yoluna gitmiştir. Kurulan bu ordu, Yeniçeri Ocağı’nın Osmanlı Devleti’nde Divân-ı Hümayûn idare teşkilatında yerini alan “Asâkir-i Mansûre-i Muhammediye”dir. yönetim işlerini, daha özel bir ifadeyle; yürütme, yüksek Islahatlar bu dönemde sadece askeri alanla sınırlı yargıyla birlikte yasama görevini yürüten bir organdır. kalmamış ve merkezden başlanarak çeşitli alanlarda Bu teşkilatta yaşanan gelişim ve değişimlerle birlikte 18. birtakım Islahatlar gerçekleştirilmiştir. Osmanlı Devletinin yüzyılın sonlarına doğru ve 19. yüzyılın başlarında daha önceleri ilgilenmediği alanlarda etkisini gösteren bu modern Osmanlı Babıâli’sine giden süreç başlangıç yenilenme hareketi, teşkilatların da yenilenmesini göstermiştir. Merkezî idarede yaptığı değişikliklerle, dolayısıyla yeni bir teşkilat yapısının ortaya çıkmasının Osmanlı hükümetini çağdaşlaştırma yolunda adımlar atan yolunu açmıştır. 1789’da III. Selim’den itibaren yapılan II. Mahmut, Meşveret Meclislerinden farklı nitelikte üç reformlar, Yeniçerilerle merkezde görevli bazı kişilerin iş sürekli kurul oluşturmuştur. Bunlar; 1826 yılından itibaren birliği yaparak padişahı tahttan indirmeleri üzerine başlatılan askerî reformları yürütmek üzere 1836 yılında durmuş, II. Mahmut’un 1826’da Yeniçeri Ocağı’nı Dâr-ı Şûra-yı Askerî, 24 Mart 1838’de sadrazama kaldırmasıyla yeniden başlamıştır. danışmanlık yapmak üzere Dâr-ı Şûra-yı Bâb-ı Âli ve 24 Mart 1838’da açılan Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliye’dir. Babıâli’nin Ortaya Çıkışı Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliye, Tanzimat’tan sonra

Osmanlı Devleti’nde idare teşkilatında yönetim işleri oluşturulan yeni meclislerin başında gelir. Bu meclisin en Divân-ı Hümayûn’da görülmekteyken, özellikle 18. önemli görevi, kanun ve tüzükleri hazırlamak ve suç yüzyılın başlangıcından itibaren bu teşkilatın yetkileri işleyen üst düzey memurları yargılamaktır. 3 Kasım sadrazam tarafından kullanılır hale gelmiştir. 1826’da 1839’da ilan edilen Tanzimat Fermanı ise getirilen yeni Yeniçeri Ocağı’nı kaldırarak ülke yönetiminde yeni prensipleri ile Osmanlı İmparatorluğu’nun artık yönetim düzenlemeler yapan II. Mahmut, hükümet örgütündeki sürecinde yeni bir anlayışa yöneldiğini gözler önüne birçok kurumun adını değiştirerek yöneticilere yeni sunmaktadır. Bu ferman ile imparatorluk geleneksel unvanlar verilmiştir. Merkezi yönetim ve denetimi yapısından sıyrılarak, yeni bir bakış açısıyla hukuk ve gerçekleştirebilmek için çaba harcanmıştır. Devlet devlet anlayışına yönelim göstermektedir. Buna göre işlerinin yürütülmesinde yeni anlayışlara gereksinim devlet, üç temel esas üzerine inşa edilecektir. Öncelikli duyulan teşkilat ve kurumlar 1836 yılından itibaren esas olarak Osmanlı vatandaşlarının can, mal ve ırz kurulmaya başlanmıştır. Bu dönemde yaşanan en önemli dokunulmazlığı sağlanacak ve bu durum devlet garantisine gelişmelerden biri de şeyhülislamlığın yetkilerinin alınacaktır. İkinci olarak mali ve ekonomik yapının artırılarak hükümete alınmasıdır. Gerçekleştirilen üzerine oturtulacağı, herkesin geliriyle doğru orantılı reformlarla Osmanlı tarihinin çehresi büyük değişiklikler olarak vergi vermesini sağlayacak düzenlemelerin hayata göstermiştir. Bu dönemde gerçekleştirilen reform geçirilmesidir. Sonuncusu ise, derin sosyal ve ekonomik hareketleri daha önce eşi görülmemiş içeriklere sahiptir. etkileri olabilecek askeri yükümlülüğün adil ve belirli bir 1839’da Ticaret Nezaretinin kurulması ise modern sürede yapılmasını sağlayacak önlemlerin kararlaştırılmış Osmanlı kabinesinin iskeletini oluşturmuştur. olmasıdır. II. Mahmut tarafından 1836 yılında başlatılan

Sadaretin Başvekâlete Dönüştürülmesi bu girişimler, Tanzimat’tan sonra amacına ulaşmış ve modern Babıâli ortaya çıkmıştır. Tanzimat Fermanı’nın Babıâli’nin klasik yapısı, uzmanlık temelli yeni birimleri ilanından sonra mali ıslahatlar ile başlayan değişim ve olan nezaretlerin kurulmasıyla oldukça farklılık gelişim süreci, eğitim alanında da etkisini göstermiştir. göstermiştir. Gerçekleştirilen bu büyük çaplı değişimin Tanzimat’ın ortaya çıkardığı yeni aydın kitlesi ise sonucu olarak padişahın mutlak vekili olarak Tanzimat’ı eleştirerek, Kanûn-ı Esasi’yi gündeme değerlendirilen sadrazamın da konumu değişiklik getirmiştir. Gerek yurtiçinde gerekse de yurtdışında göstermiştir. Padişahın mutlak vekili olarak hızlanan muhalefet girişimleri ile Meşveret Meclisleri değerlendirilen sadrazamın konumunun değişmesiyle örnek olarak sunularak, bir millet meclisi kurulması


talepleri de Osmanlı İmparatorluğu’nda anayasal sisteme şeklinde ortaya çıkmıştır. 1841-1842 düzenlemelerinin giden süreci şekillendirmiştir. Bütün bu gelişmelerin ardından taşra idaresini geliştirme hedefiyle 1844’te yeni sonucu olarak 1876 yılında II. Abdülhamit tarafından bir düzenleme hayata geçirilmiştir. Ancak bu Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk anayasası olan Kanûn-i düzenlemelerin gerçekleştirilmesinde birtakım sorunlar Esâsî ilan edilmiştir. ortaya çıkmış ve özellikle gayrimüslim halkın tepkisini bastırmak amacıyla 24 Ocak 1847 tarihli bir emir Tanzimat Dönemi’nde Taşra Teşkilatında yayınlanmış ve bu emir ile bu sorunların üstesinden gelme Değişiklik hedeflenmiştir.

Osmanlı yönetimi geleneksel tımar sistemine bağlanmış 1849 Düzenlemesiyle Valilerin Devre Dışı Bırakılması vergi düzeninin bozulması sonucu, iltizam sistemine başvurmak durumunda kalmıştır. İltizam sistemi; devletin 1848 yılından itibaren idari yapının eyaletlerde vergi gelirlerini önceden merkezî hazinede toplamak için oturtulmaya çalışılması amacıyla 1849 yılında ihaleye sunulmasıdır. Burada ortaya çıkan haksız gerçekleştirilen düzenleme sonucu Osmanlı yönetim durumların engellenmesi için ise II. Mahmut, 1826’dan yapısında ciddi değişikliklere gidilmiştir. 1849 sonra mali ıslahatları devreye sokarak, kurmuş olduğu düzenlemesi, basit ve küçük sorunların sancak meclisinde, yeni hazineyle vergileri merkezî hazineye aktarmaya özen önemli ve büyük sorunların eyalet meclislerinde göstermiş ve modern bir maliye yönetimi için Maliye görüşülmesini öngörerek bu meclisler arasında hiyerarşik Nezareti’ni kurmuştur. Siyasi, askeri ve mali bir kriz bir yapının oluşmasını sağlamıştır. Bu meclislerin yetkileri döneminde hayata geçirilen Tanzimat’ın en önemli bir yandan artırılırken, bir yandan da valiler devre dışı yönlerinden biri mali merkeziyetçilik olmuştur. Bu bırakılmıştır. Önceleri başka görevliler tarafından dönemde bürokratların öncelikli amaçları devletin mali gerçekleştirilen işlemler, meclislere devredilerek gücünü ve merkezî kontrolünü geliştirmektir. Reformları yönetimin her kademesinde yer alan görevlilerce durumun tamamlamak isteyen II. Mahmut 1830’da nüfus ve mal denetlenmesi amaçlanmaktadır. Valilerin sayımı da yaptırmıştır. Yine de II. Mahmut’un istediği işlevsizleştirilmesiyle sonuçlanan bu durum, üç yıl kadar biçimde bir mali reform hayata geçirilememiş, II. sürmüş ve beklenen sonuçlar elde edilemediği için Mahmut’un reform hedefleri Tanzimat sonrasına yeniden bir düzenlemeyle valilerin yetkileri tekrar ertelenmiştir. Tanzimat Dönemi’nde de yeni bir yapı artırılmıştır.

kurularak kademeli bir idare ve meclis hiyerarşisi 1852 Düzenlemesiyle Valilerin Yeniden Güçlenmesi oluşturulmuştur. 1849 düzenlemesiyle meclislerin yetkileri artırılırken, Taşrada Meclislerin Ortaya Çıkışı diğer yandan da valilerin etkililiği azaltılmıştır. 18. yüzyıldan itibaren 19. yüzyılın başlarına kadar yaşanan Gerçekleştirilen işlerin neler olduğu ve işleyişin daha iyi gelişim ve yenilenme hareketleri sonucunda Osmanlı anlaşılabilmesi için meclis üyelerinin her kademelerinde Devleti, 1839 yılında yeni bir aşamaya ulaşmıştır. yer alan görevlilerce, tüm işlemlerin denetleme fikri Bahsedilen tarihlerde yaşanan gelişmeler ve yenilenme başarılı olmadığı için eski düzene geri dönülme kararı girişimleri, devlet yönetimine Tanzimat Fermanı olarak alınmıştır. 1852 yılında yayınlanan bir ferman ile yansımıştır. muhassıllar, mal müdürleri, kaza ve nahiye meclis üyeleri, valilerin emrine verilmiştir. Muhassıllık Meclisleri Islahat Fermanı ve 1858 Düzenlemesi Tanzimat’ın ilk uygulamaları hayata geçirilirken öncelik vergi işlerinin düzenlenmesidir. Halkın oldukça şikâyetçi Oldukça büyük gayretlere rağmen Tanzimat yönetimi, olduğu vergi yapılarının yenilenmesi için iltizam ülke idaresinde verimli bir işleyiş sağlamakta başarısız usulünden vazgeçilme kararı alınmıştır. Bunun sonucu olmuştur. 1856 Paris Konferansı ile Avrupalı devletler olarak ise Tanzimat Fermanı’nda öngörüldüğü biçimde, camiasına kabul alan Osmanlı İmparatorluğu, Avrupalı herkesin geliriyle doğru orantılı olacak biçimde devletlerin Tanzimat Fermanı hükümlerini genişleterek vergilendirilmesi için taşrada iltizam usulünden uygulamaya konulması talebini olumlu karşılamıştır. Bu vazgeçilerek, muhassıl isimli memurlar nedenle Babıâli 25 Şubat 1856’da Islahat Fermanı’nı ilan görevlendirilmiştir. 24 Ocak 1840 tarihli talimatla göreve etmiştir. Islahat Fermanı ile idare daha geniş ve katılımcı başlayan ve sorumlulukları bu talimatla belirlenen bir yapıya kavuşturulmaya çalışılmıştır. Islahat muhassılların temel görevi, verginin adil bir biçimde Fermanı’nda da vurgulanan eşitlik kavramı yine toplanmasını sağlamaktır. Uygulanan bu sistem ise hoşnutlukla karşılanmamıştır. Islahat Fermanı’nı izleyen mültezimlerin saboteleri ve vergi ödemeye alışmamış yıllarda özellikle Balkanlarda bu tarz hoşnutsuzluklar artış olanların çıkardıkları sorunlar sebebiyle başarıya göstermiştir.

ulaşamamıştır. Bunun sonucu olarak ayaklanmalar ortaya çıkmıştır. 22

Büyük Meclislerin Kurulması Eylül 1858’de yayınlanan talimat ile meclisleri denetleme yetkisi valilere merkezi yönetim tarafından verilmiştir. 1842 yılında taşra idare teşkilatında değişiklikler yapılarak Bunun altında yatan sebep ise merkezi yönetimin taşrayı eyaletler sancaklara, sancaklar ise kazalara ayrılmıştır. da valiler aracılığıyla kontrol etme isteğidir. Bu sırada Böylelikle yeni idari kademelendirme; eyalet-sancak-kaza


Orta Doğu’da Dürziler ve Marûniler arasında çatışmalar Belediyeler meydana gelmiştir. Dürziler ve Marûnilerin Lübnan’da Geleneksel Osmanlı kent yönetiminde, mülki idare ve çatışması üzerine 9 Haziran 1861’de çıkarılan Lübnan belediyeye ait işler birlikte yürütülmekteydi. Kadı, adalet Nizamnamesi’yle, Hristiyan bir mutasarrıf tarafından dağıtma görevinin yanında, vakıfların denetlenmesi, yönetilen Cebel-i Lübnan Vilayeti’nin Osmanlı kentin güvenliği ve belediye hizmetlerinin karşılanmasını yönetimine yıllık bir vergi vermek dışında bir bağlılığı sağlayan kişi konumundaydı. Yeniçeri Ocağı’nın 1826 kalmamıştır. Avrupalı büyük güçlerin baskısıyla ortaya yılında kaldırılmasıyla, belediye yönetimine ilişkin çıkan bu durumun da Osmanlı’yı gelecekte fonksiyonları zayıflayan kadı, yaptırım gücünü tamamen parçalayabilecek bir model olma riski taşıması, Babıâli’yi yitirmiştir. Kadıların beledi ve mali yetkilerini yerine yeni arayışlara yönlendirmiştir. İnisiyatifi ele almak getirememeleri üzerine İhtisab Müdürlükleri kurulmuştur. isteyen Babıâli kendi iradesiyle ıslahat uygulayarak kötü 1846 yılında Zabtiye Nezareti’nin kurulmasıyla birlikte gidişe dur demeyi amaçlamaktadır. Tanzimat’tan beri kadının yerel yönetimdeki rolü son bulmuştur. Osmanlı yürütülmekte olan merkezî bir yönetim kurmak için ileri Devleti’nde yerel bir yönetim birimi olarak ilk modern bir adım atılması düşünceler arasında yer almaktadır. Tüm belediye 1853-1856 Kırım Savaşı sırasında Avrupa bu endişe ve arayışların sonucu olarak 1864 Vilayet devletleriyle artan temaslar sonucunda, 1854’te Nizamnâmesi hazırlanmıştır. İstanbul’da denenmiştir. Ancak bu modern belediyecilik

1864 Vilayet Nizamnâmesi konusundaki ilk deneme, mali sıkıntılar ve nitelikli personel eksikliği gibi nedenlerden ötürü başarısızlıkla 1863 yılında yeni düzenleme için hazırlıklara başlanan sonuçlanmıştır. Osmanlı Hükümeti ise sakinlerinin çoğu yeni vilayet nizamnâmesi, dönemin iç ve dış siyasal ve yabancı olan ve limanın da bulunduğu Galata ve sosyal gelişmelerinin ortaya çıkardığı sorunları çözmeyi Beyoğlu’nu kapsayan bölgede, Paris örneğini izleyerek, amaçlamaktadır. 1864 Vilayet Nizamnâmesi, vilayetlerin Altıncı Daire-i Belediye’yi kurmuştur. Yeterli bütçe yönetiminde Vilayet İdare Meclisi ve Vilayet Umumi imkânlarına sahip olan bu belediyecilik girişiminden Meclisi adlarını taşıyan iki kurulun söz sahibi olmasını başarılı bir sonuç elde edildiği için öncelikle İstanbul’un öngörmekteydi. Bu kurullarda Müslüman ve diğer semtlerinde de uygulanmış ve benzer başarılı gayrimüslimlerin temsilcisi olarak seçilen üyelerin yer sonuçlar elde edilmiştir. 1868 yılında çıkarılan Dersaadet alması halkın yönetime katılmasını sağlamak amacını İdare-i Belediye Nizemnamesi’yle belediye örgütü tüm taşımaktaydı. İstabul’da yaygınlaştırılmıştır. Altıncı Daire-i 1867 Vilâyet-i Umûmiye Nizâmnâmesi Belediye’nin başarılı şekilde uygulanmasının sonucu 1864 yönetmeliğinin getirdiği yeni düzenlemelerle elde olarak, taşrada da belediye teşkilatının kurulması, 1864 edilen olumlu sonuçlar, diğer bazı vilayetlerde de Vilayet Nizamnamesi ile başlamıştır. 1876 Kanun-i Esasi uygulandığında benzer başarılı sonuçların alınmasını ile hem başkentte hem de taşrada kurulacak belediyelerin, sağlamıştır. 1867 yılından itibaren yaygınlaştırılmasına üyeleri seçimle belirlenen meclisler tarafından karar verilen bu yönetmeliğin bütün vilayetlerde yönetilmesini öngörmekteydi. Her şehir ve kasabada bir uygulanması için 1867 Vilâyet-i Umûmiye Nizâmnâmesi belediye örgütünün kurulmasını öngören 1876 Vilayet çıkarılmıştır. Göze çarpan bir değişiklik sunmayan bu Belediye Kanunu’na göre taşrada kurulacak olan belediye; Nizâmnâme, 1864 tarihli Nizâmnâme’nin tüm ülke belediye başkanı, belediye meclisi ve Cemiyet-i Belediye vilayetlerini kapsayacak şekilde düzenlemesine ön ayak olmak üzere üç organdan oluşmaktadır. Yaşanan tüm olmuştur. gelişmeler beraberinde Osmanlı Siyasi hayatına özgün parlamento kurumunun özelleşmiş koşullar altında 1871 İdâre-i Umûmîye-i Vilâyet Nizâmnâmesi gelişmesi ve yerleşmesini sağlamıştır.

22 Ocak 1871 tarihinde yayımlanan İdâre-i Umûmîye-i Vilâyet Nizâmnâmesi ile Osmanlı Devleti idari bakımdan, 27 vilayet, 123 sancağa bölünmüştür. Bu Nizâmnâme 42 yıl süreyle yürürlükte kalmıştır. Bölünme düzenine göre Rumeli topraklarında 10 vilayet, 44 sancak; Anadolu’da 16 vilayet, 74 sancak; Kuzey Afrika’da ise 1 vilayet, 5 sancak bulunmaktadır. Önceki yönetmeliklerde olduğu gibi 1871 Nizâmnâmesi’ne egemen olan yönetim anlayışı, merkezî bir idare tarzını daha da geliştirerek uygulanabilir hâle koymayı amaçlamaktadır. Bu düzenleme de diğer düzenlemelerde olduğu gibi reformlar bütününün bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Bu düzenlemelerin altında yatan gerçek ise imparatorluğu oluşturan bütün unsurları bir arada tutmayı öngören Osmanlıcılık ideolojisinin yansımasıdır. 1871 Nizâmnâmesi’nin vilayetlerde kurulmasını öngördüğü birimlerden biri de belediye örgütüdür.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında