AÖF Soru Bankası

Kamu Personel HukukuÜnite 8 Özeti

Devlet Memurluğunun Sona Ermesi

HUK303U-KAMU PERSONEL HUKUKU

Ünite 8: Devlet Memurluğunun Sona Ermesi

Giriş

Memuriyet de bir statüdür. Tıpkı öğrencilik, emeklilik, mezun statüleri gibi. Memuriyeti sona erdiren hâller gerçekleştiğinde, bir statü kapanıp yeni bir statü başlamış olacaktır. Memuriyet statüsü bitmiş ve örneğin emeklilik ya da kişi ihraç olmuşsa muhriç statüsü başlamış olacaktır. Başlayan bu yeni statü ile kişinin hukuki durumunda da belli değişiklikler ortaya çıkacak ve kişi hakkında eskisinden farklı kanun hükümleri uygulanacaktır. Örneğin Devlet Memurları Kanunu yerine Sosyal Sigortalar Kanunu’nun ilgili hükümleri uygulanmaya başlayacaktır. Dolayısıyla kişinin, memur iken sahip olduğu memuriyetten kaynaklanan yetkileri ortadan kalkacak, maaşında bir değişim söz konusu olacaktır.

Memuriyetin sona ermesi hâlleri yalnızca bu statüyü ortadan kaldırmakla kalmayıp, bazı yan sonuçlara da sebep olabilecektir. Şöyle ki, memuriyetin sona ermesi için mevcut olan hukuk kurallarına uygun olmayan bir şekilde görevini terk eden kişi için mali ve cezai sonuçlar da söz konusu olabilecektir. Yine, memuriyeti belirli şekillerde son bulan kişiler, tekrar memuriyete dönmek istediklerinde, belirli süreler boyunca memur olmaları mümkün olmayacaktır. Örneğin, çekilen ve yerine yenisinin gelmesi için gerekli olan bir aylık süreyi bekleyen ya da olağanüstü bir mazeretle çekilen memur altı ay geçmeden; çekilmiş sayılan veya yerine yenisinin gelmesini beklemeden görevini terk eden memur bir yıl geçmeden; devir-teslim yükümlülüğü altında olup da bu yükümlülüğü yerine getirmeyen memur üç yıl geçmeden; olağanüstü yönetim usullerinin uygulandığı bir dönemde çekilme talebinde bulunup da henüz talebi kabul edilmeden ya da talebi kabul edilse dahi yerine yenisinin gelip de işe başlamasını beklemeden görevini terk eden memur ise hiçbir surette devlet memurluğuna alınamayacaktır.

Devlet Memurluğunun Sona Erme Sebepleri

Devlet memurluğunun sona ermesi sebepleri, Devlet Memurları Kanunu’nun dördüncü bölümünde, 94 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. DMK’de, memuriyetin sona ermesi sebepleri olarak sayılan hâller, çekilme, çekilmiş sayılma, memurluktan çıkarılma, memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybetme, emekliye ayrılma ve ölümdür.

Çekilme

Çekilme, devlet memurunun, bağlı olduğu kuruma yazılı olarak başvurarak, memurluktan çekilme isteğinde bulunması neticesinde çekilme isteğinin kabulü ile memuriyetinin sona ermesidir.

Çekilme ile memuriyetin sona ermesi için çekilme talebinin, idari bir karar ile kabul edilmiş olması gerekir. Memurun, bağlı olduğu kuruma çekilme dilekçesi vermesi, derhâl görevini bırakabileceği anlamına da gelmemektedir. Çekilme isteğinde bulunan memurun

görevini bırakması konusunda DMK özel hükümlere yer vermiştir. Şöyle ki, çekilme talebinde bulunan memur, yerine atanan kimsenin gelmesine veya çekilme isteğinin kabulüne kadar görevine devam eder.

Çekilmenin ve çekilmiş sayılmanın, memuriyet statüsünün sona ermesinin yanı sıra mali ya da cezai bazı sonuçları da olabilir. Örneğin; memuriyetten çekilen ya da çekilmiş sayılan kişilerin, yeniden devlet memurluğuna atanmak istemeleri durumunda, belirli süreler için memuriyete alınmamaları söz konusu olabilir.

Çekilmiş Sayılma

Çekilmiş sayılma, memurun yazılı müracaatı olmamakla birlikte, mazeretsiz olarak görevini terk etmesi ve bu terkin de kanunda belirtilen belli bir süre boyunca devam etmesi neticesinde, memuriyetinin sona ermesi anlamına gelmektedir. Mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz on gün devam etmesi hâlinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır. Çekilme ile çekilmiş sayılmanın hukuki sonucu aynıdır.

Memurluktan Çıkarılma

Memuriyetin sona ermesi hâllerinden biri olarak, memurluktan çıkarılma Kanun’un 98/a bendinde sayılmakla birlikte, devlet memurluğundan çıkarılma sebepleri, Kanun’un 125. Maddesinde sayılmıştır. Çünkü, memurluktan çıkarılma, bir disiplin yaptırımıdır. Devlet memurluğundan çıkarma, bir daha devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır. Devlet memurluğundan çıkarma ile “meslekten çıkarma” birbirine karıştırılmamalıdır. Meslekten çıkarma cezası, DMK’de bulunmamakta, bazı özel personel kanunlarında yer almaktadır. Meslekten çıkarılan bir kimse, başka bir alanda memur olabilir.

Memurluğa Alınma Şartlarından Herhangi Birini Taşımadığının Sonradan Anlaşılması veya Memurluk Sırasında Bu Şartlardan Herhangi Birini Kaybetme

Devlet memurluğuna atanma için gerekli şartlar Kanun’un 48. maddesinde düzenlenmiştir. Kısaca tekrar etmek gerekirse, kural olarak, devlet kamu hizmet ve görevlerine devlet memuru olarak atanacakların açılacak devlet memurluğu sınavlarına girmeleri ve sınavı kazanmaları şarttır. Bu sınav, B grubu kadrolar için Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) ve A grubu kadrolar için ise KPSS’ye ek olarak yapılacak bir Giriş Sınavıdır. Fakat bugün için, memuriyete sınavsız alımlar da söz konusudur.

Memuriyete giriş şartları, genel şartlar ve özel şartlar diye ikiye ayrılır. Genel şartlar: Vatandaşlık şartı, yaş şartı, öğrenim şartı, askerlik şartı, kamu haklarından yasaklı bulunmamak şartı, belli suçları işlememiş olmak veya belli süreler hapis cezası almamış olmak şartı ve sağlık şartıdır. Özel şartlar ise diploma şartı ve diğer özel şartlar şeklinde ikiye ayrılır.

Hata veya hile sonucu memuriyet şartlarını taşımayan bir kişinin memuriyete girişi sağlanmışsa ve bu durum daha


sonradan fark edilmişse, memurun memuriyetine son verilir. Memur, memuriyete girişte, yasal şartları sağlamakla birlikte bu şartları daha sonradan kaybetmişse, örneğin sonradan Türk vatandaşlığından çıkarılmış ise kanuni şartın kaybedilmesi sonucu memuriyete son verilir.

Yetki ve usulde paralellik ilkesi gereğince, atamaya yetkili amir, memuriyete son vermeye de yetkilidir. Fakat memuriyet için aranan şartlar, memuriyete alınırken eksik olmakla birlikte, bu şartlar memuriyet içerisinde yoklukları fark edilene kadar tamamlanırsa, Danıştay bu tür durumlarda memuriyete son verme işleminin gerçekleştirilemeyeceğini düşünmektedir. Yani Danıştay’a göre, memuriyet şartları, şartın eksikliğinin sonradan fark edildiği zamanda da eksik yani tamamlanmamış olmalıdır.

Emekliye Ayrılma

DMK’nin, 19. maddesi uyarınca, devlet memurlarının emeklilik hakları bulunmaktadır. Bu hakkın, özel kanunlarda yazılı belirli şartlarla kullanılabileceği maddede belirtilmiştir. Önceki bölümlerde, devlet memurlarının hakları incelenirken emeklilik hakkı detaylı olarak incelenmiştir. Burada ise emekliliğin hukuki sonuçları üzerinde durulmalıdır.

Bilindiği üzere İdare Hukuku ve onun bir dalı görünümünde olan Kamu Personel Hukuku statüer hukuk dallarıdır. Yani, kişilerin kanun ile önceden şartları belirlenmiş statülere girmeleri veya bu statülerden çıkması bu hukuk dallarının konusunu oluşturur. Dolayısıyla, idare hukukunun statü hukuku olması, özel hukuktaki gibi bir sözleşme özgürlüğü ilkesinin uygulanmasına izin vermemektedir. Pek tabi ki, memuriyete girişte serbestlik ilkesi söz konusudur yani kişiler kendileri istemedikçe zorla memuriyete alınmazlar. Fakat, kişiler memuriyete girmeyi istediklerinde memuriyet için kanunda düzenlenmiş şart ve durumları bir bütün olarak kabul etmiş olup, örneğin çalışma saatlerinde vs. değişiklik talep etmek hakları olmaz. Kanuni statüyü bütün olarak kabul etmek durumunda olurlar.

Emeklilik de bir statüdür. Bu statünün kazanılması ile memuriyet statüsü sona erer ve emeklilik statüsü kazanılmış olur. Dolayısıyla kişi, emeklilik statüsünü kazandığında artık kanunda bu statü için düzenlenen şartlara tabi olacak ve örneğin memuriyeti sırasında aldığı maaşının kendisine aynı miktarda ödenmesini talep edemeyecektir. Çünkü memuriyet statüsü sona ermiştir.

Ölüm

Memuriyetin sona ermesi hâlleri içerisinde düzenlenen tek doğal sebep, ölümdür. Kişiler, ölümle birlikte hak ve fiil ehliyetini kaybettiklerinden yani ölüm kişiliği de sona erdiren bir hâl olduğundan ve memuriyetin gerçek kişiler tarafından yerine getirilmesi söz konusu olduğundan, ölüm olayının memuriyeti sona erdiren doğal bir sebep olduğu anlaşılmaktadır.

Bağdaşmazlık

Memurun, memurlukla bağdaşmayan bir görev yürütmeye başlaması hâlinde memurluğu sona erer. Örneğin, milletvekilliği memurlukla bağdaşmaz. Tabi ki, bağdaşmazlık hâlinin söz konusu olabilmesi için, memurun memuriyetle bağdaşmayan görevi kabul etmiş olması gerekir.

Memuriyetin Sona Ermesinin Sonuçları

Kamu personel hukukunda, kişiler kanunla önceden belirlenmiş belirli statülere yani pozisyonlara, içeriğini değiştirmeden şartlarını bir bütün olarak kabul ederek girerler. Fakat, kamu personel hukukunda da statüye girişte serbestlik ilkesi geçerlidir. Kişiler memuriyet statüsüne giriş için zorlanamazlar, aksi durum angarya yasağının ihlali anlamına gelebilir. Fakat kişiler memuriyete girmeyi tercih ettiklerinde, artık memuriyet için kanunda düzenlenmiş tüm şartları bir bütün olarak kabul etmek durumundadırlar. Örneğin sınav şartının kişinin kendisi hakkında uygulanmaması konusunda idare ile sözleşme yapması ve kanun hükmünü değiştirmesi mümkün olmayacaktır. Bu husus, özel hukukun akdi özelliğinin karşıtı olarak idare hukukunun nizami yani hukuk kuralları ile önceden düzenlenmiş bir hukuk dalı olmasının bir sonucudur.

Yukarıda sayılan memuriyeti sona erdiren hâller gerçekleştiğinde, bir statü kapanıp yeni bir statü başlamış olacaktır. Memuriyet statüsü bitmiş ve örneğin emeklilik ya da kişi ihraç olmuşsa muhriç statüsü başlamış olacaktır. Başlayan bu yeni statü ile kişinin hukuki durumunda da belli değişiklikler ortaya çıkacak ve kişi hakkında eskisinden farklı kanun hükümleri uygulanacaktır. Örneğin Devlet Memurları Kanunu yerine Sosyal Sigortalar Kanunu’nun ilgili hükümleri uygulanmaya başlayacaktır. Dolayısıyla kişinin, memur iken sahip olduğu memuriyetten kaynaklanan yetkileri ortadan kalkacak, maaşında bir değişim söz konusu olacaktır.

Memuriyetin sona ermesi halleri yalnızca bu statüyü ortadan kaldırmakla kalmayıp, bazı yan sonuçlara da sebep olabilecektir. Şöyle ki, memuriyetin sona ermesi için mevcut olan hukuk kurallarına uygun olmayan bir şekilde görevini terk eden kişi için mali ve cezai sonuçlar da söz konusu olabilecektir. Yine, memuriyeti belirli şekillerde son bulan kişiler, tekrar memuriyete dönmek istediklerinde, belirli süreler boyunca memur olmaları mümkün olmayacaktır. Örneğin, çekilen ve yerine yenisinin gelmesi için gerekli olan bir aylık süreyi bekleyen ya da olağanüstü bir mazeretle çekilen memur altı ay geçmeden; çekilmiş sayılan veya yerine yenisinin gelmesini beklemeden görevini terk eden memur bir yıl geçmeden; devir-teslim yükümlülüğü altında olup da bu yükümlülüğü yerine getirmeyen memur üç yıl geçmeden; olağanüstü yönetim usullerinin uygulandığı bir dönemde çekilme talebinde bulunup da henüz talebi kabul edilmeden ya da talebi kabul edilse dahi yerine yenisinin gelip de işe başlamasını beklemeden görevini terk eden


memur ise hiçbir surette devlet memurluğuna alınamayacaktır.

Memuriyetin sona ermesi hâli, idare ve kişi için bazı yükümlülükler de doğuracaktır. Örneğin; idare, kadroyu düzenleme, kişinin özlük dosyasını saklama, Devlet Personel Başkanlığına bilgi verme gibi yükümlülüklere tabi tutulurken, memuriyeti sonlanan kişi de örneğin, resmî kıyafeti taşıyamama, resmî araç-gereçleri iade, ayrıldığı kuruma karşı görev almama gibi bazı yükümlülüklere tabi olacaktır.

Devlet memurluğunun sona ermesi hâlleri gerçekleştiğinde, artık kişi hakkında DMK’de yazılı disiplin suçlarının uygulanması mümkün olmayacaktır. Fakat Danıştay kararlarında da açıkça belirtildiği üzere, disiplin suçu oluşturan fiil, memuriyet devam ederken işlenmiş olan durumlarda, kişinin memuriyet sıfatı sona erdikten sonra da hakkında disiplin cezası uygulanabilir. Oysa ki, disiplin suçu oluşturan fiil, kişinin memuriyet sıfatı sona erdikten sonra işlenmişse artık kişi hakkında herhangi bir disiplin cezasının verilmesi mümkün olmayacaktır.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında