HUK303U-KAMU PERSONEL HUKUKU
Ünite 5: Devlet Memurlarının Disiplin Sorumluluğu
Giriş
Disiplin cezaları, kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre verilen cezalardır. Devlet memurları hakkında uygulanacak disiplin suçları ve cezaları Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinde sayılmıştır. İlgili maddede disiplin cezaları sınırlı sayıda düzenlenmişken, disiplin suçları ucu açık bir şekilde düzenlenmiş ve maddede sayılan fiil ve hâllere benzer fiil ve hâllerin işlenmesinde de maddede sayılan cezaların uygulanabileceği açıklanmıştır.
Devlet memurlarının disiplin soruşturması usulü, Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili maddelerinde açıklanmıştır. Soruşturma aşaması, bir soruşturma emri yani soruşturmacı görevlendirme emri ile başlar. Söz konusu emri alan soruşturmacı soruşturma işlemlerine başlar ve soruşturmayı tamamlayabilmek için ilgili kişilere ve kurumlara yazı yazarak bilgi ve belge talep etme yetkisine sahiptir. İlgili kişiler ve kurumlar da soruşturmacının bu talebine cevap vermekle yükümlüdür. Soruşturmacı, soruşturulan kişiye yedi günden az olmamak üzere süre vererek onu ifade ve savunmaya davet eder. Soruşturmanın netliğe kavuşturulması için tüm bilgi ve belgelere ulaştığı kanaatine varan ve kendisinde bir vicdani kanaat oluşan soruşturmacı hazırlayacağı soruşturma raporu ile soruşturmayı tamamlar ve soruşturma emrini gönderen makama soruşturma dosyasını bir bütün olarak teslim eder. Soruşturma raporunda, soruşturma emrini veren makam ve soruşturma emrinin tarih ve sayısı, soruşturulanın adı, soyadı ve kimlik numarası ile mesleği, isnat edilen suç, suç tarihi, soruşturma kapsamında yapılan iş ve işlemler, iddia ve savunmaların özeti, açıklamalar, yararlanılan delillere yer verildikten sonra bir değerlendirme ve sonuç kısmı yer alır. Bu kısımda soruşturmacı, soruşturulan hakkında herhangi bir disiplin cezası önerip önermediğini ve eğer önerecekse hangi disiplin fiilinden dolayı hangi disiplin cezasını önerdiğini ve bu cezada artırım yapılmasını gerektiren bir durum varsa bu durumu ya da kişinin geçmişteki olumlu çalışmaları vs. sebebiyle cezada bir indirim yapılmasını takdir ediyorsa bu hususu açıkça belirtir.
Bu aşamadan sonra, kişi hakkında disiplin cezasının verilmesi aşamasına geçilir. Yani disiplin cezası, soruşturmacı tarafından verilmez, soruşturmacı tarafından yalnızca önerilir. Disiplin cezası vermeye yetkili kişiler, disiplin cezalarının türleri açısından değişmektedir. Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler, il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler
tarafından verilir. Devlet memurluğundan çıkarma cezası amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verilir. Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder. Ret hâlinde atamaya yetkili amirler on beş gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbesttirler. Son olarak da verilen disiplin cezaları uygulamaya konulur ve kişi hakkında sonuçlarını doğurmaya başlar. Disiplin cezaları verildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder ve derhâl uygulanır. Aylıktan kesme cezası, cezanın veriliş tarihini takip eden aybaşında uygulanır. Verilen disiplin cezaları üst disiplin amirine, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ayrıca Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Kişiler hakkında disiplin cezalarının uygulanması, başka bazı sonuçlara da yol açar. Örneğin, aylıktan kesme cezası ile tecziye edilenler 5 yıl, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziye edilenler 10 yıl boyunca daire başkanı kadrolarına, daire başkanı kadrosunun dengi ve daha üstü kadrolara, bölge ve il teşkilatlarının en üst yönetici kadrolarına, düzenleyici ve denetleyici kurumların başkanlık ve üyeliklerine, vali ve büyükelçi kadrolarına atanamazlar. Her devlet memurunun bir özlük dosyası bulunur ve bu özlük dosyalarına devlet memurunun aldığı disiplin cezaları da işlenir. Belli bir sürenin geçmesi ile bu disiplin cezaları, özlük dosyasından silinmektedir.
Disiplin kararlarına karşı itiraz ve yargı yollarına başvurmak mümkündür. Daha önceden de belirtildiği gibi, idarenin her türlü iş ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir. İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir. İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır. İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler. Disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir. Hakkında disiplin cezası uygulanan kişi, hem disiplin cezasının iptali amacıyla idari yargı kolunda idare mahkemelerinde iptal davası açabilir. Hem de uğramış olduğu zararların ki, bu zararlar hem maddi ve hem de manevi nitelikte olabilir, giderimi için yine idari yargıda idare mahkemelerinde tam yargı davası açarak zararının tazmin edilmesini isteyebilir.
Disiplin Suçları
Disiplin konusu, Devlet Memurları Kanunu’nun 7. bölümünde 124 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Disiplin suçları ve cezaları ise Kanun’un 125. maddesinde sayılmıştır. İlgili maddelerde esas olarak disiplin cezaları düzenlenmiş olup, bu cezaların kapsamına giren fiiller yani disiplin suçları da bu cezaların yanında düzenlenmiştir.
Uyarma Cezasını Gerektiren Fiil ve Hâller
Uyarma cezasını gerektiren fiil ve hâller şunlardır:
• Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak, • Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terk etmek, • Kurumca belirlenen tasarruf tedbirlerine riayet etmemek, • Usulsüz müracaat veya şikâyette bulunmak, • Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak, • Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak, • Belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranmak, • Görevin iş birliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak.
Kınama Cezasını Gerektiren Fiil ve Hâller
Kınama cezasını gerektiren fiil ve hâller şunlardır:
• Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmî belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak, • Eşlerinin, reşit olmayan veya mahcur olan çocuklarının kazanç getiren sürekli faaliyetlerini belirlenen sürede kurumuna bildirmemek, • Görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak, • Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak, • Devlete ait resmî araç, gereç ve benzeri eşyayı özel işlerinde kullanmak, • Devlete ait resmî belge, araç, gereç ve benzeri eşyayı kaybetmek, • İş arkadaşlarına, maiyetindeki personele ve iş sahiplerine kötü muamelede bulunmak, • İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak, • Görev mahallinde genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunmak ve bu tür yazı yazmak, işaret, resim ve benzeri şekiller çizmek ve yapmak, • Verilen emirlere itiraz etmek, • Borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olmak, • Kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak,
• Yetkili olmadığı hâlde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç vermek.
Aylıktan Kesme Cezasını Gerektiren Fiil ve Haller
Aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve hâller şunlardır:
• Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, görevle ilgili resmî belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak, hor kullanmak, Özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek, • Devlete ait resmî belge, araç, gereç ve benzerlerini özel menfaat sağlamak için kullanmak, • Görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunmak, • Görev sırasında amirine sözle saygısızlık etmek,
• Görev yeri sınırları içerisinde herhangi bir yerin toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz olarak kullanılmasına yardımcı olmak, • Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak,
Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezasını Gerektiren Fiil ve Hâller
Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve hâller şunlardır:
• Göreve sarhoş gelmek, görev yerinde alkollü içki içmek, • Özürsüz ve kesintisiz 3-9 gün göreve gelmemek, • Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak, • Amirine veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak, • Görev yeri sınırları içinde herhangi bir yeri toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz kullanmak veya kullandırmak, • Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek, • Ticaret yapmak veya Devlet memurlarına yasaklanan diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak, • Görevin yerine getirilmesinde dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı yapmak, kişilerin yarar veya zararını hedef tutan davranışlarda bulunmak, • Belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak, • Açıklanması yasaklanan bilgileri açıklamak, • Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek,
• Diplomatik statüsünden yararlanmak suretiyle yurt dışında, haklı bir sebep göstermeksizin ödeme kabiliyetinin üstünde borçlanmak ve borçlarını ödemedeki tutum ve davranışlarıyla Devlet itibarını zedelemek veya zorunlu bir sebebe dayanmaksızın borcunu ödemeden yurda dönmek, • Verilen görev ve emirleri kasten yapmamak, • Herhangi bir siyasi parti yararına veya zararına fiilen faaliyette bulunmak.
Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezasını Gerektiren Fiil ve Haller
Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve hâller şunlardır:
• İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak, • Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek, • Siyasi partiye girmek, • Özürsüz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek, • Savaş, olağanüstü hâl veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirleri yapmamak, • Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiilî tecavüzde bulunmak, • Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak, • Yetki almadan gizli bilgileri açıklamak, • Siyasi ve ideolojik eylemlerden arananları görev mahallinde gizlemek, • Yurt dışında Devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak, • 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkındaki Kanuna aykırı fiilleri işlemek. • Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak.
Disiplin Cezaları
Devlet Memurları Kanunu’nun 124. maddesinden uyarlama ile “Disiplin cezaları, kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve yönetmeliklerin
Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre verilen cezalardır” şeklinde tanım yapmak da mümkündür.
Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinde uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve devlet memurluğundan çıkarma olmak üzere beş tür disiplin cezası düzenlenmiştir:
1. Uyarma: Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. 2. Kınama: Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir. 3. Aylıktan kesme: Memurun, brüt aylığından 1/30- 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır. 4. Kademe ilerlemesinin durdurulması: Fiilin ağırlık derecesine göre memurun, bulunduğu kademede ilerlemesinin 1-3 yıl durdurulmasıdır. Bununla birlikte, öğrenim durumları nedeniyle yükselebilecekleri kadroların son kademelerinde bulunan Devlet memurlarının, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının verilmesini gerektiren hâllerde, brüt aylıklarının 1/4’ü–1/2’si kesilir ve tekerrüründe görevlerine son verilir. 5. Devlet memurluğundan çıkarma: Bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır.
Devlet Memurları Kanunu, disiplin suçlarının tekerrüründe yani disiplin cezası almış bir kişinin aynı veya farklı disiplin suçlarını tekrar işlemesinde uygulanacak ceza konusunda da hüküm içermektedir. Buna göre, disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya hâlin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya hâller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir. Kanun’un lafzı (sözü) göz önünde bulundurulduğunda, kesin bir ifade içerdiği ve ağır ceza verilip verilmemesi konusunda takdir hakkı tanımadığı anlaşılmaktadır.
Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir. Söz konusu ifade ise bir takdir hakkı içermekte olup, soruşturmacı söz konusu takdir hakkına dayanarak soruşturulan hakkında bir derece hafif olan disiplin cezasının uygulanmasını önerebilme yetkisine sahiptir. Devlet Memurları Kanunu, kamu personelinin disiplin işlerini düzenleyen genel kanundur. Fakat bazı kamu personelleri için düzenlenmiş özel nitelikte kanunlar da vardır. Haklarında özel bir kanun düzenlenmiş olan kamu görevlileri, disipline ilişkin her konuda kendi tabi oldukları özel kanun kapsamında hak sahibi veya sorumlu olacaklar, fakat özel kanunlarında hüküm bulunmayan hâllerde ise genel kanun niteliğindeki
Devlet Memurları Kanunu’na tabi olmaya devam edeceklerdir.
Disiplin soruşturması ve ceza soruşturması farklı kavramlar olup, devlet memurları hakkında birinin yapılması, şartlar oluşmuşsa diğerinin yapılmasına engel değildir. Disiplin soruşturması, ceza soruşturmasından bağımsızdır.
Disiplin cezaları alanında kanunilik ilkesi geçerlidir. Kanunilik ilkesi, ceza hukukunda kanunsuz suç ve ceza olmamasını ifade etmektedir. Fakat idare hukukunda disiplin suçları alanında kanunilik ilkesi geçerli değilken, disiplin cezaları alanında kanunilik ilkesi geçerlidir. İdarenin, kanunda yazılı disiplin cezalarından başka bir tür disiplin cezası tasarlaması ya da uygulaması mümkün değildir. İdare ya kanunda yazılı disiplin cezalarından birini uygulayacak, ya da hiçbir disiplin cezası uygulamayacaktır.
Memurların Disiplin Soruşturması Usulü
Devlet memurlarının, disiplin yaptırımına tabi tutulabilmeleri için öncelikle haklarında bir disiplin soruşturması başlatılmış olması gerekir. Disiplin soruşturması başlatmakla yetkili ve görevli olan makamlar, disiplin amirleridir. Disiplin amirleri, kurumların kuruluş ve görev özellikleri dikkate alınarak Devlet Personel Başkanlığı’nın görüşüne dayanılarak özel yönetmeliklerinde tayin ve tespit edilecek amirlerdir.
Soruşturma süreci, disiplin fiilinin işlendiği bilgisinin disiplin amirleri tarafından öğrenilmesiyle ve akabinde söz konusu olayın soruşturulması için soruşturmacı görevlendirilmesiyle başlar. Disiplin soruşturması başlatma, belli zamanaşımı sürelerine tabidir. Bu süreler içerisinde disiplin soruşturması başlatılmaması halinde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Buna göre, Kanun’un 125. maddesinde sayılan fiil ve hâlleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hâllerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren, uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına; memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hâllerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Soruşturma emrini alan soruşturmacı, soruşturmanın aydınlığa kavuşturulması amacıyla belirli çalışmalar yürütmekle mükelleftir.
Soruşturma emrini alan soruşturmacı, soruşturmanın aydınlığa kavuşturulması amacıyla belirli çalışmalar yürütmekle mükelleftir. Örneğin, soruşturmacı öncelikle soruşturulan kişiye bir ifade ve savunma tutanağı göndererek bu tutanakta, kişinin hangi disiplin suçu ile isnat edildiğini kendisine bildirecek ve yedi günden az
olmamak üzere soruşturulana bir savunma süresi verecektir.
Türk hukukunda disiplin soruşturmalarında çelişme usulünün kabul edilmesi, suçsuzluk karinesi ile bağlantılı olarak düşünülebilir. Çelişme usulü, ilgili kişinin savunması alınmadan karar verilmemesi anlamına gelmektedir. Yani çelişme usulü gereğince ilgili kişiye savunma hakkı tanınması zorunludur. Çelişme usulünün öngörüldüğü durumlarda ilgili kişinin savunmasının alınmadan veya onun diyecekleri dinlenilmeden işlem tesis edilmesi, işlemin usul bakımından sakatlığı sonucunu doğurur (Gözler ve Kaplan, 2013, ss. 120-121).
Soruşturulan kişinin, savunma hakkı gibi sahip olduğu başka birçok hakkı da bulunmaktadır. Bu haklar, hukukun bazı temel ilkelerinden kaynaklanmaktadır. Nihayetinde bu hakların hepsi hukuki güvenlik ilkesinin gereği olan haklardır. Hukuki güvenlik ilkesi gereğince herkes, kendisi hakkında uygulanacak kuralları önceden bilmek ve buna göre hareket etmek ve hareketinin neticesine katlanmak yükümlülüğü altındadır.
Soruşturulan kişinin savunma hakkı ile bağlantılı olan ve hukukun temel bazı ilkelerinden kaynaklanan başka hakları da vardır. Bu ilkelerden bir tanesi de masumiyet ilkesidir. . Anayasa’mızın 38. maddesine göre, “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz”.
Disiplin soruşturmalarında geçerli olan başka bir ilke de şüpheden sanık yararlanır ilkesidir. Bu ilke, disiplin hukukuna, şüpheden soruşturulan kişi yararlanır şeklinde çevrilebilir. Şüpheden soruşturulan kişi yararlandığı için, şüphenin ispatlanamadığı durumlarda kişi suçsuz sayılır ve hakkında disiplin cezası uygulanamaz.
Soruşturmacı, ifade ve savunma davetiyesinde belirtilen tarihte, soruşturulanın ifade ve savunmasını alır. Soruşturmacı ayrıca, dosya kapsamında ihtiyaç duyulan delillerin toplanması amacıyla gerekli kurumlara veya kişilere yazı yazarak bilgi ve belge istemek yetkisine sahiptir. Kendisine yazı yazılan kurum veya kişiler de soruşturmacıya cevap verme yükümlülüğü altında bulunmaktadır.
Soruşturmacı, soruşturulanın daha önceden herhangi bir disiplin cezası alıp almadığı veya soruşturulanın daha önceden başarılı çalışmaları sebebiyle herhangi bir ödül veya başarı belgesi alıp almadığı bilgisini ilgili kurumdan ister ki, önereceği disiplin cezasında buna göre ağır ceza uygulaması söz konusu olsun ya da cezada indirim yapılabilme ihtimali doğsun.
Soruşturulanın ifadesine başvuran, savunmasını alan, soruşturma kapsamında gerekli kişileri dinleyen gerekli bilgi ve belgelere ulaştığını düşünen ve bu şekilde vicdani bir kanaat sahibi olan soruşturmacı nihayetinde soruşturmayı tamamlar. Soruşturmacı, soruşturmayı tamamlamak amacıyla bir soruşturma raporu hazırlar. Soruşturma raporunda, soruşturma emrini veren makam ve soruşturma emrinin tarih ve sayısı, soruşturulanın adı,
soyadı ve kimlik numarası ile mesleği, isnat edilen suç, suç tarihi, soruşturma kapsamında yapılan iş ve işlemler, iddia ve savunmaların özeti, açıklamalar, yararlanılan delillere yer verildikten sonra bir değerlendirme ve sonuç kısmı yer alır. Bu kısımda soruşturmacı, soruşturulan hakkında herhangi bir disiplin cezası önerip önermediğini ve eğer önerecekse hangi disiplin fiilinden dolayı hangi disiplin cezasını önerdiğini ve bu cezada artırım yapılmasını gerektiren bir durum varsa bu durumu ya da kişinin geçmişteki olumlu çalışmaları vs. sebebiyle cezada bir indirim yapılmasını takdir ediyorsa bu hususu açıkça belirtir ve soruşturma dosyasını bir bütün hâlinde soruşturma emrini gönderen makama teslim eder.
Bu aşamadan sonra, kişi hakkında disiplin cezasının verilmesi aşamasına geçilir. Yani disiplin cezası, soruşturmacı tarafından verilmez, soruşturmacı tarafından yalnızca önerilir.
Disiplin cezası vermeye yetkili kişiler, disiplin cezalarının türleri açısından değişmektedir.
Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler, il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hâllerde Valiler tarafından verilir. Devlet memurluğundan çıkarma cezası amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verilir. Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder. Ret hâlinde atamaya yetkili amirler on beş gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbesttirler. Özel kanunların disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullarla ilgili hükümleri saklıdır. Devlet Memurları Kanunu’nun 128. maddesinde belirtildiği üzere, disiplin kararları da belirli süreler içerisinde verilmek zorundadır. Buna göre, disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren on beş gün içinde vermek zorundadırlar. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren hâllerde soruşturma dosyası, kararını bildirmek üzere yetkili disiplin kuruluna on beş gün içinde tevdi edilir. Disiplin kurulu, dosyayı aldığı tarihten itibaren otuz gün içinde soruşturma evrakına göre kararını bildirir. Memurluktan çıkarma cezası için disiplin amirleri tarafından yaptırılan soruşturmaya ait dosya, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kuruluna tevdiinden itibaren azami altı ay içinde bu kurulca, karara bağlanır.
DMK’nin 129. maddesi uyarınca da yüksek disiplin kurulları kendilerine intikal eden dosyaların incelenmesinde, gerekli gördükleri takdirde, ilgilinin özlük dosyasını ve her nevi evrakı incelemeye, ilgili kurumlardan bilgi almaya, yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye, mahallen keşif yapmaya veya yaptırmaya yetkilidirler.
Son olarak da verilen disiplin cezaları uygulamaya konulur ve kişi hakkında sonuçlarını doğurmaya başlar. Disiplin cezaları verildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder ve derhal uygulanır. Aylıktan kesme cezası, cezanın veriliş tarihini takip eden aybaşında uygulanır. Verilen disiplin cezaları üst disiplin amirine, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ayrıca Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Kişiler hakkında disiplin cezalarının uygulanması, başka bazı sonuçlara da yol açar. Örneğin, aylıktan kesme cezası ile tecziye edilenler 5 yıl, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziye edilenler 10 yıl boyunca daire başkanı kadrolarına, daire başkanı kadrosunun dengi ve daha üstü kadrolara, bölge ve il teşkilatlarının en üst yönetici kadrolarına, düzenleyici ve denetleyici kurumların başkanlık ve üyeliklerine, vali ve büyükelçi kadrolarına atanamazlar.
Her devlet memurunun bir özlük dosyası bulunur ve bu özlük dosyalarına devlet memurunun aldığı disiplin cezaları da işlenir. Belli bir sürenin geçmesi ile bu disiplin cezaları, özlük dosyasından silinmektedir. Örneğin, devlet memurluğundan çıkarma cezasından başka bir disiplin cezasına çarptırılmış olan memur, uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından 5 sene, diğer cezaların uygulanmasından 10 sene sonra atamaya yetkili amire başvurarak, verilmiş olan cezalarının özlük dosyasından silinmesini isteyebilir. Memurun, yukarıda yazılan süreler içerisindeki davranışları, bu isteğini haklı kılacak nitelikte görülürse, isteğinin yerine getirilmesine karar verilerek bu karar özlük dosyasına işlenir. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının özlük dosyasından çıkarılmasında disiplin kurulunun mütalaası alınır.
Disiplin kararlarına karşı itiraz ve yargı yollarına başvurmak mümkündür. Daha önceden de belirtildiği gibi, idarenin her türlü iş ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir. İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir. İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır. İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler. Disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir.
Hakkında disiplin cezası uygulanan kişi, hem disiplin cezasının iptali amacıyla idari yargı kolunda idare mahkemelerinde iptal davası açabilir. Hem de uğramış olduğu zararların ki, bu zararlar hem maddi ve hem de manevi nitelikte olabilir, giderimi için yine idari yargıda idare mahkemelerinde tam yargı davası açarak zararının tazmin edilmesini isteyebilir.