AÖF Soru Bankası

Temel İdare HukukuÜnite 1 Özeti

Cumhurbaşkanı, (2) Bakanlıklar şeklinde şekillendiğini İdare Kavramı ifade edebiliriz.

Kelime ve Kavram Olarak İdare Anayasanın tasnifine göre “idare”nin, “yürütme organı” “İdare”, Arapça kökenli bir kelime olup sözlükte içinde yer alan fakat yürütme organının “cumhurbaşkanı” “döndürme”, “çekip çevirme”, “yönetme” anlamlarına ve “bakanlar” dışında kalan tüm kamu kuruluşlarını ifade gelmektedir. ettiği söylenebilir.

Hukuk dilinde “idare” birden fazla anlamı içerecek İşlevsel Anlamda İdare şekilde; bir yandan “idari faaliyet (idare etme işi-idari etkinlik-activité) anlamında, diğer yandan “idari kuruluş Buna göre yürütülen faaliyetin hangi organ ya da teşkilat (idari faaliyeti yerine getiren teşkilat- organe) anlamında tarafından yürütüldüğüne değil, faaliyetin niteliğine kullanılmaktadır. bakılmalıdır. Yürütülen faaliyet “idari faaliyet-idari işlev” ya da “idari etkinlik” niteliğini taşıyorsa, bu faaliyeti 1982 Anayasası’nda da idare kavramının birden fazla yürütene “işlevsel anlamda idare” denir. anlamda; bazen “teşkilat” (m.125), bazen “idari faaliyet” (m.126) bazen de “idari faaliyet ve teşkilat” anlamında İdari etkinlik (idari işlev) tanımlarından yola çıkarak, (m.123) kullanıldığı görülmektedir. hangi tür faaliyetlerin idari etkinlik içinde yer almayacağını ve hangi kuruluşların idari etkinlik (işlev) Kamu İdaresi-Özel İdare Ayrımı yapabileceğini ortaya koyabiliriz. İdari İşlev Dışında Olan Kamu hukukunda “devlet idaresi”, “belediye idaresi”, Faaliyetler: a) Yasama faaliyetleri idari işlev dışındadır. b) “üniversite idaresi” gibi kullanılırken; özel hukukta da Yargılama faaliyetleri idari işlev dışındadır. c) Hükûmet “vakıf idaresi”, “dernek idaresi”, “şirket idaresi” şeklinde faaliyetleri idari işlev dışındadır. d) İdarenin özel hukuka kullanılmaktadır. İdare hukuku, kamu hukuku alanında yer tabi faaliyetleri, idari işlev dışındadır.

alan idareleri (kamu tüzel kişilerini) konu edinmektedir. İşlevsel Anlamda İdare İçinde Yer Alan Kuruluşlar

İdarenin Diğer Devlet Organlarından Ayrımı Yukarıda idari işlevin (idari etkinliğin), toplumun günlük,

Bilindiği üzere devletin üç temel işlevini yerine getirmek ortak ve sürekli ihtiyaçlarının karşılanması olarak için yasama, yargı ve yürütme olmak üzere üç organ ihdas tanımlamıştık. Bu nitelikteki faaliyetleri sadece organik edilmiştir. “İdare” denilen teşkilatın bu organlar içindeki (dar) anlamda idare yapmamaktadır. Onunla birlikte yerinin de belirlenmesi gerekmektedir. Bu durumda da devletin diğer organları, hatta özel hukuk kişileri de karşımıza “organik anlamda idare” ve “işlevsel anlamda yapabilmektedir. Buna göre işlevsel anlamda idare idare” kavramları çıkmaktadır. kavramı içinde yer alabilen kuruluşları şu şekilde belirleyebiliriz: a) Yasama organı işlevsel anlamda idare Organik Anlamda İdare içinde yer alır. b) Yargı organı işlevsel anlamda idare içinde yer alır. c) Yürütme organı işlevsel anlamda idare Organik anlamda idare, kuruluş (teşkilat) olarak idarenin, içinde yer almaktadır. d) Özel hukuk tüzel kişileri de devletin üç temel organı arasındaki yerinin belirlenmesini işlevsel anlamda idare içinde yer alabilir. ifade etmektedir.

Organik anlamda idarenin ne olduğunu, başka bir ifade ile İdare Hukuku

idarenin diğer devlet organları içindeki yerini anayasaya İdare sadece kamu hukuku kurallarına tâbi faaliyetler bakarak belirlemek mümkündür. yapmamaktadır. Bazı faaliyetlerini de özel hukuk kurallarına göre gerçekleştirmektedir. İdareye uygulanan Yeni sistemde yürütme gücü, doğrudan halkın seçtiği hukuk kurallarının çeşitliliği “idarenin hukuku” ve “idare Cumhurbaşkanında toplanmıştır. Bu durum Anayasanın 8. hukuku” kavramlarını gündeme getirmektedir. maddesinde “yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır İdarenin hukuku: İdare denilen teşkilatın kurulmasında ve yerine getirilir”; 104. maddede ise “yürütme yetkisi ve faaliyetlerini yürütmesinde uygulanan hukuk Cumhurbaşkanına aittir” şeklinde ifade edilmiştir. Görüldüğü kurallarının (kamu hukuku-özel hukuk) bütününü ifade üzere, 8. maddede “görev ve yetki” deyimi kullanılırken, 104. etmektedir. maddede sadece “yetki” deyimine yer verilmiştir. İdare hukuku: “Kamu tüzel kişilerinin (idarenin) idari Anayasanın yürütme bölümü içinde “Cumhurbaşkanı” faaliyetlerini düzenleyen, özel hukuk kuralları dışındaki (m.101-108) ve “idare” (m.123 vd.) şeklinde hukuk kuralarının bütünüdür”. düzenlenmiştir. Yine 104 ve 106. maddelerde de İdare Hukukunun Özellikleri bakanların atanmasına ilişkin düzenlemeler yer almaktadır. Bu hükümlerden devlet tüzel kişiliğinin İdare hukukunun özelliklerini kısaca şu şekilde yönetimi bakımından başkent (merkez) teşkilatı içinde sıralayabiliriz. “bakanlıklar” şeklindeki bölümlerin devam edeceği 1. İdare hukuku yeni bir hukuk dalıdır. anlaşılmaktadır. Sonuç itibariyle devlet tüzel kişiliği 2. İdare hukuku dağınık bir hukuk dalıdır (merkezden yönetim) yönetiminde başkent teşkilatının (1)


3. İdare hukuku içtihada dayalı bir hukuk dalıdır. Sosyal Devlet İlkesi 4. İdare hukuku bağımsız bir hukuk dalıdır. Sosyal devlet, “kişilerin sosyal ve ekonomik durumları ile 5. İdare hukuku statüler hukukudur. ilgilenen, onlara insanlık onuruna yaraşır bir hayat düzeyi 6. İdare hukukunda idarenin işlemleri tek yanlıdır. sağlayan, bu çerçevede faaliyetlerini planlayıp, 7. İdare hukukunda eşitsizlik hâkimdir. düzenleyen ve uygulamaya aktaran devlet”, yahut 8. İdare hukukundan doğan davalar İdari yargıda “bireyler arasında fırsat eşitliği yaratan, insan onuruna görülür. yakışır belli bir hayat düzenini garanti eden, bireyi yoksul, İdare Hukukunun Kaynakları muhtaç durumdan kurtaran, onun kişiliğinin hukuki güven ve adalet içinde gelişmesini sağlayan devlet” olarak İdare hukukunun kaynakları genel olarak hukukun tanımlanabilir. kaynakları ile benzerlik gösterir. Buna göre idare hukukunun kaynaklarını, asıl kaynaklar, yardımcı Eşitlik İlkesi kaynaklar, yazılı ve yazılı olmayan kaynaklar, bağlayıcı Eşitlik ilkesine ilişkin temel kurallar, Anayasanın 10. olan ve olmayan kaynaklar gibi ayırıma tabi tutarak şu maddesinde yer almaktadır. “Herkes, dil, ırk, renk, şekilde sıralayabiliriz. cinsiyet, siyasi düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve 1. Asıl (yazılı) Kaynaklar: Asıl kaynaklar, uyulması benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde zorunlu ve bağlayıcı kaynakları ifade etmektedir. eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, Yazılı kaynakların tamamına “mevzuat” da denilir. bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu Yazılı kaynakları, hukuk kuralları arasındaki maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak hiyerarşiye uygun olarak üstten aşağı doğru şu yorumlanamaz. Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve şekilde sıralayabiliriz: Anayasa, kanun, vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, yönetmelik alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz. Hiçbir 2. Yardımcı Kaynaklar. Doğrudan bağlayıcı kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. olmayan, yazılı bir kaynak olmaması hâlinde Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde devreye girebilen kaynaklara da yardımcı kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek kaynaklar denilir. Bunlar; yargı içtihatları, öğreti zorundadırlar.” (doktrin) İdarenin Kanuniliği İlkesi İdare Hukukunu Etkileyen Anayasal İlkeler İdarenin kanuniliği ilkesi, bir yandan idarenin tüm Anayasada hukuk devleti ilkesi, sosyal devlet ilkesi, eşitlik faaliyetlerinin (görev ve yetkilerinin) kanuna dayanması; ilkesi, idarenin bütünlüğü ilkesi, merkezden yönetim- diğer yandan idarenin tüm faaliyetlerinin kanuna uygun yerinden yönetim ilkesi, yetki genişliği ilkesi gibi idare olması anlamlarına gelmektedir. hukukunu etkileyen ilkeler yer almaktadır. “İdarenin kanuniliği” ilkesinin boyutları şu şekilde Hukuk Devleti sıralanabilir:

İlkesi Anayasa yer alan ve idare hukukuna da hakim olan a. Kanunla kurulma: İdare (kamu tüzel kişileri temel ilkelerden ilki “hukuk devleti” ilkesidir. “kanunla” veya “Cumhurbaşkanlığı kararnamesi” Anayasa’nın 2. maddesine göre “Türkiye Cumhuriyeti… ile kurulabilir. hukuk Devletidir”. En geniş ve basit anlamıyla “hukuk b. Görev ve yetkilerin kanunla belirlenmesi: devleti” hukukun üstün olduğu, hukuk kurallarının onu İdarenin görev konularının belirlenmesi kanunla koyanlar da dâhil olmak üzere her kişi ve kuruluşu olur. İdare kanunla verilmeyen bir konuda bağladığı, kişilere hukuk güvenliğinin sağlandığı devleti faaliyet yürütmez. deyimler. Şu hâlde hukuk devletinin özünü devletin c. Kanuna uygun davranma: İdarenin işlem ve hukuka bağlılığı, devlet organlarının hukukun içinde eylemleri kanuna (hukuka) uygun olmak kalarak işlem ve eylemler yapabilmesi oluşturmaktadır. zorundadır. Kanuna aykırı olan işlemlere karşı

Hukuk devletinin unsurları iptal davası açıldığında, mahkeme hukukilik denetimi yaparak hukuka aykırı olan işlemler 1. Temel hak ve özgürlüklerin anayasal olarak hakkında iptal kararı verir. güvenceye alınması. 2. Kuvvetler ayrılığı rejiminin uygulanması. Merkezden Yönetim-Yerinden Yönetim İlkesi

3. Hukuka bağlılık ilkesinin geçerliliği. Devlet tüzel kişiliğine “merkezî yönetim“, devlet dışındaki 4. Kanuni idare ilkesi. kamu tüzel kişilerine de “yerinden yönetim idareleri” 5. Yargısal denetime tabi olması. denilir. 6. İdarenin hukuki sorumluluğunun olması ilkesi. 7. Hukuki istikrar ve güvenlik ilkesi. Merkezden Yönetimin Özellikleri

8. Mahkemelerin bağımsızlığı. a. Merkezden yönetimde sadece “devlet tüzel 9. Demokratik yönetim. kişiliği” bulunmaktadır. Kamu hizmetleri, devlet


tüzel kişiliği eliyle tüm ülke düzeyinde Hiyerarşinin Özellikleri sunulmaktadır. a. Hiyerarşik denetim, bir kamu tüzel kişisinin b. Devlet tüzel kişiliği (merkezî idare), üstlendiği kendi bünyesi içerisinde söz konusudur. İki ayrı kamu hizmetlerini “bakanlık” denilen teşkilatlar kamu tüzel kişisi arasında hiyerarşik denetim eliyle yürütmektedir. Bakanlıkların ayrı bir tüzel olmaz. kişiliği bulunmamakta olup devlet tüzel b. Hiyerarşik denetim, genel bir yetkidir. Yönetme kişiliğinin organlarıdırlar. c. Hizmetler merkezde görevinin bir gereği olup kanunla bir teşkilat toplanmıştır ve kararların alınması ve bunların kurulduğunda tabii olarak ortaya çıkar. Bu uygulanması yetkisi bu merkezin elindedir. bakımdan hiyerarşik denetimin varlığı için yasal c. Merkezde toplanan kamu hizmetlerinin gelir ve düzenlemeye ihtiyaç yoktur. Yani bu teşkilat giderleri merkezî bütçede toplanır. içinde hiyerarşi ilişkisi vardır diye bir d. Taşradaki hizmetler, merkezin emrinde ve onun düzenlemeye ihtiyaç yoktur. emir ve talimatları doğrultusunda hareket eden c. Hiyerarşik amirin, yetkilerini kullanması için, taşra memurları tarafından yürütülür. kişilerin başvurusuna gerek bulunmamaktadır, Yerinden Yönetimin Özellikleri kendiliğinden de kullanılabilir. d. Hizmete ilişkin hiyerarşik yetkilere karşı astların a. Ayrı tüzel kişilik: Yukarıda da ifade edildiği gibi, dava açma hakları yoktur. Sadece şahıslarına yerinden yönetim idareleri, devlet tüzel kişiliğinden ayrı yönelik işlemlere karşı itiraz ya da dava hakları bir kamu tüzel kişiliğine sahiptirler. Ayrı kamu tüzel bulunmaktadır. kişilikleri olduğundan, kendine özgü bütçesi, personeli ve organları bulunmaktadır. Hiyerarşi Yetkisinin Kapsamı

b. Özerklik: Yerinden yönetim idareleri, idari, malî ve 1. Hiyerarşik amirin, astlar üzerinde kullandığı personel açısından özerkliğe sahiptirler. İdari özerklik, yetkiler. Üst makamda bulunan kişiler, astlar üzerinde şu kendi karar organları ile kararlar alabilmesini; mali yetkileri kullanır. özerklik kendi bütçesini kendisinin harcayabilmesini; a. Memuriyete ilişkin yetkiler: Üstlerin, kanunda personel özerkliği de kendisine ait personelinin verilmiş ise atama yetkisi, naklen atama yetkisi, bulunmasını ifade der. terfi ve emeklilik gibi memuriyete ilişkin c. Vesayet denetimi: Yerinden yönetim idareleri üzerinde, yetkileri bulunur. merkezi yönetimin “idari vesayet denetimi” yetkisi b. Disiplin işlemleri: Üstlerin, astlar hakkında bulunmaktadır. Nitekim Anayasanın 127. maddesine göre disiplin cezası verme yetkisi bulunmaktadır. Her “merkezî idare, mahallî idareler üzerinde, … kanunda kurumda bir disiplin amiri bulunur. Disiplin belirtilen esas ve usûller dairesinde idari vesayet yetkisine amirleri, emri altında bulunan memurlara sahiptir.” mevzuatta öngörülen disiplin cezalarını tatbik etme yetkisi bulunmaktadır. İdarenin Bütünlüğü İlkesi c. Denetim ve görev dağlımı: Hiyerarşik amirler, Çok çeşitli ve parçalı olan idari birimlerin, uyum (ahenk) emrinde bulunan memurları denetleme yetkisine içinde, yani bir bütünlük içinde faaliyette bulunmasına sahiptirler. Yine hizmetin işleyişini sağlamak “idarenin bütünlüğü” denilir. bakımından, astlar arasında görev dağlımı yapma yetkisine sahiptirler. Astların, hizmetin işleyişine Nitekim Anayasanın 123. maddesinde yer alan “İdare, ilişkin işlemlere karşı dava açma hakkı kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla bulunmamaktadır. düzenlenir” hükmü, “idarenin bütünlüğü ilkesinin” d. Emir ve talimat verme: Amirler emir verme anayasal ifadesidir. Başka bir deyişle “idarenin bütünlüğü yetkisine sahip, memurların da bu emirleri yerine ilkesi” anayasal bir ilkedir. Sayıları çok fazla ve parçalı getirme zorunluluğu bulunmaktadır. Emirlere olan idari birimlerin, uyum (ahenk) içinde, yani bir uyulmaz ise emre itaatsizlik yaptırımı ile bütünlük içinde faaliyette bulunmasını sağlayacak, karşılaşırlar. “hiyerarşi” ve “idari vesayet” şeklinde iki tür hukuki araç bulunmaktadır. Bir tüzel kişinin kendi içindeki uyum ve 2. Hiyerarşik amirin, astların işlemleri üzerinde ahenk “hiyerarşi”; merkezden yönetim ile yerinden kullandığı yetkiler. Üst makamdaki kişiler, astların yönetim arasındaki uyum da “idari vesayet” yöntemi ile yaptığı işlemler üzerinde şu tür yetkilere sahiptir. gerçekleştirilmektedir. a. Üst, astın işlemlerini her zaman hukuka uygunluk Hiyerarşi ve yerindelik bakımından denetleyebilir. Örneğin vali, kaymakamın aldığı bir kararı, hukuka Hiyerarşi (silsile-i meratip), sözlükte kademelenme ya da uygunluk ve yerindelik bakımından derecelenme anlamına gelmekte olup, hukukta teşkilat denetleyebilir ve gerektiğinde kaldırabilir. içindeki görevliler arasındaki astlık- üstlük durumunu b. Üst, astın işlemlerini kaldırabilir, değiştirebilir, ifade etmektedir. erteleyebilir, yenisini emredebilir. Amir, emri


altındaki kişilerin işlemlerini hukuka aykırı bulur işlemlerin idari vesayet denetimine tabi veya faydalı bulmaz ise bunları kaldırabilir. olduğunun kanunda açıkça düzenlenmesi gerekir. Örneğin vali, kaymakamın bir kararını hukuka Kanunda açıkça düzenlenmemişse, idari vesayet aykırı bulursa kaldırabilir. denetimi yapılamaz. c. Üst, astın yerine geçerek işlem tesis edemez. Bir c. İdari vesayetin emir ve talimat vermeyi yetki kanunla ast durumundaki makama verilmiş içermemesi: İdari vesayet yetkisi, kural olarak ise, üst onun yerine işlem yapamaz. Örneğin emir ve talimat vermeyi içermez. Zira bir kamu kanunla kaymakama verilen bir yetkiyi, vali tüzel kişisi, başka bir kamu tüzel kişisine kural kullanamaz, onun yerine geçerek işlem yapamaz. olarak emir ve talimat veremez. İdari vesayet Şayet yaparsa, işlem yetki unsuru bakımından denetimi, emir ve talimat verme dışında, “onama- hukuka aykırı olur. ret”, “geciktirici veto” ve “iptal davası açma” gibi yetkileri içerir. İdari Vesayet Denetimi d. Hukuka uygunluk denetimini içermesi: İdari İdari vesayet, merkezî idare (ya da merkez konumunda vesayet denetimi daha çok hukuka uygunluk kabul edilen idare ile yerinden yönetim idareleri denetimi şeklinde gerçekleşir. Denetlenen arasındaki bütünlüğü sağlayan hukuki araçtır. Bu idarenin işleminin hukuka uygun olup olmadığı yöntemle merkezî idarenin (devletin), yerinden yönetim araştırılır. Yerindelik denetimi kanunda açık idarelerini denetlemesine “idari vesayet denetimi” denir. düzenleme varsa söz konusu olabilir. f. Dava yetkisini içermesi: İdari vesayet makamları ve Her yerinden yönetim idaresi, merkezi yönetimin bir kanadı yerinden yönetim birimlerinin, birbirlerinin ile ilişkilendirilmiştir. Örneğin barolar adalet bakanlığıyla; kararlarına karşı dava açma yetkileri belediyeler kaymakam, vali, içişleri bakanlığıyla bulunmaktadır. ilişkilendirilmiştir. Bu makamlara “idari vesayet makamı” denilmektedir. İdari vesayet makamları, bu idareler üzerinde İdari Vesayet Yetkisinin Kapsamı idari vesayet denetimi yetkilerini kullanmaktadırlar. a. Kaldırma yetkisi: Kanun bazen, yerinden yönetim Devlet tüzel kişiliğinin (merkezî idarenin), diğer kamu idaresinin işleminin vesayet makamı tarafından iptal tüzel kişileri üzerinde idari vesayet denetimi yetkisine edilmesi (kaldırma) yetkisi verebilmektedir. Örneğin Köy sahip olduğu Anayasada yer almaktadır. Nitekim Kanunu’nun 40. maddesine göre, kaymakam vesayet Anayasa’nın 127. maddesinde şu hüküm yer almaktadır: yetkisine dayanarak, muhtarın köylü menfaatine olmayan “Merkezi idare, mahalli idareler üzerinde, mahalli kararlarını kaldırabilir. hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde b. Onama yetkisi: Kanun bazen, yerinden yönetim yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, idaresinin işleminin, vesayet makamının onaması ile toplum yararının korunması ve mahalli ihtiyaçların gereği yürürlüğe girebileceğini öngörmektedir. Örneğin Belediye gibi karşılanması amacıyla, kanunda belirtilen esas ve Kanunu 9. maddesine göre belediye sınırları içinde usuller dairesinde idari vesayet yetkisine sahiptir”. mahalle kurulması, kaldırılması, birleştirilmesi yahut Anayasanın 135/5. maddesinde yer alan “Bu meslek bölünmesine yönelik belediye meclis kararları mülki kuruluşları üzerinde Devletin idari ve malî denetimine amirin onamasına tabidir. ilişkin kurallar kanunla düzenlenir” hükmü de, meslek c. Kararı iade yetkisi: Kanun bazen vesayet makamına, kuruluşları üzerinde devletin idari vesayet yetkisine sahip yerinden yönetim idaresinin kararını, tekrar görüşülmek olduğunu göstermektedir. üzere geri gönderme yetkisi verebilmektedir. Örneğin İl İdari Vesayetin Özellikleri Özel İdaresi Kanunu’nun 15. maddesine göre vali, il genel meclisi kararını tekrar görüşülmek üzere meclise a. Merkezden yönetim-yerinden yönetim arasında gönderme yetkisine sahiptir. olması: Idari vesayet denetimi iki tüzel kişi arasında cereyan eden bir denetim ilişkisidir. Bu d. Dava açma yetkisi: Kanunlar bazen, vesayet denetim ilişkisi merkezden yönetim (denetleyen) makamına, yerinden yönetim idaresinin kararına karşı ve yerinden yönetin idareleri (denetlenen) idari yargıda dava açma yetkisi de verebilmektedir. arasında cereyan etmektedir. Yani devlet tüzel Örneğin Belediye Kanunu’nun 23. maddesinde, mülki kişiliğinin diğer kamu tüzel kişileri üzerinde idare amirlerinin, belediye meclisinin kararlarına karşı sahip olduğu bir denetim yetkisidir. idari yargıda dava açma yetkisi verilmişti. Bu hükmü b. İdari vesayet denetiminin istisnailiği: İdari Anayasa Mahkemesi iptal etmiştir. vesayet istisnaî olup kanunda açıkça düzenlenmiş e. İzin yetkisi: Bazı hallerde, yerinden yönetim idaresinin ise kullanılabilen bir yetkidir. Yerinden yönetim bir konuda karar alabilmesi için vesayet makamının izin idarelerinin özerkliği asıl, denetime tabi olmaları vermesi öngörülmektedir. Örneğin Belediye Kanunu’nun ise istisnaidir. Denetimle-özerklik ters orantılıdır. 74. maddesine göre, belediyelerin yabancı kuruluşlara üye Denetim arttıkça, özerklik azalır. Bu bakımdan, olması, onlarla ortak faaliyette bulunması, İçişleri idari vesayet denetiminin olup olmadığı ve hangi Bakanlığının iznine tabi kılınmıştır.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında