AÖF Soru Bankası

İnsan Hakları ve Kamu ÖzgürlükleriÜnite 6 Özeti

İnsan Haklarının İç Hukukta Korunması

Sınırlamalara Karşı Güvencelerin Anayasada Giriş Düzenlenmesi

Günümüzde insan haklarının tanınması, korunması ve Sınırlamaların Kanuniliği İlkesi geliştirilmesi evrensel bir niteliğe büründü. Nitekim başta BM ve AK olmak üzere tüm uluslararası ve bölgesel 1924, 1961 ve 1982 Anayasalarında temel hak ve örgütlerin kuruluş nedeni ve bu örgütlerce kabul edilen hürriyetlerin sınırlanmasında kanunilik ilkesi insan hakları belgelerinin amacı, insan haklarını ulusal– benimsenmiştir. Ancak 1982 Anayasası’nın 119/6. üstü koruma altına almak ve bunlara ilişkin evrensel maddesiyle Cumhurbaşkanına olağanüstü hâlin gerekli standartları belirlemektir. Bununla birlikte, insan hakları, kıldığı konularda, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarma ilke olarak bireylerin devletle ve bazı durumlarda da ve temel hak ve özgürlükleri düzenleme yetkisi bireylerle ilişkilerini gerekli kıldığından; insan haklarının verilmektedir. AY m. 13’e göre, temel hak ve hürriyetler asıl ve en öncelikli olarak korunması ulusal hukuk ancak kanunla sınırlanabilir. Şu hâlde, temel hak ve sistemlerinin işidir. İnsan haklarının ulusal düzeyde hürriyetleri sınırlamaya yetkili makam yasama organı, bir korunması, insan haklarının anayasa gibi temel metinlerde diğer deyimle TBMM’dir. Temel hak ve hürriyetlerin güvence altına alınmasını, devlet içerisinde insan sınırlanmasının kanuniliği ilkesi, II. Meşrutiyetten beri haklarının güvence altına alınmasından ve anayasalarımızda yer almaktadır.

uygulanmasından sorumlu ulusal kurumların bulunmasını Sınırlamaların Sebebe Bağlılığı İlkesi gerektirir. Ulusal–üstü koruma, ulusal korumayı 4709 sayılı Kanun’la değişik AY m. 13’te temel hak ve tamamlayıcı, ikincil ve yedek niteliktedir. hürriyetlerin özlerine dokunulmaksızın yalnızca Temel hakların devlete karşı korunması öncelikle devletin Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı üç temel işlevine karşı koruma demek olduğundan; bu olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği belirtilmiş; ünitede yasama, yürütme ve yargı işlevlerine karşı hak ve Anayasa’nın çeşitli maddelerinde de (m. 20, 21, 22, 23, özgürlüklerin korunması üzerinde durulmuştur. 26, 28, 31, 33, 34) millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın İnsan Haklarının Yasama Organına Karşı korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin Korunması korunması, sosyal ve ekonomik gelişmenin sağlanması,

İnsan hakları, her şeyden önce, devletin organlarından, sağlıklı ve düzenli kentleşmenin gerçekleştirilmesi ve kanun yapan ve vatandaşlar için yasak koyma ve kamu mallarının korunması, cumhuriyetin temel nitelikleri yükümlülük getirme yetkisini elinde tutan yasama ve devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün organını sınırlar. Yasama organının temelde üç önemli korunması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş fonksiyonu bulunmaktadır: Yasama organının ilk bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya fonksiyonu, kanun yapmak, değiştirmek ve kaldırmaktır. haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun Yasama organı, bu fonksiyonunu gerçekleştirirken insan öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama haklarının korunması ve geliştirilmesiyle ilgili kanunlara görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi, bu öncelik verebilir. Yasama organının, ikinci fonksiyonu, maddelerde düzenlenen hak ve özgürlükler açısından birer yıllık bütçenin kabul edilmesi yoluyla mali kontrolün sınırlandırıcı sebep olarak düzenlenmiştir. sağlanması görevi bulunmaktadır. Bütçenin kontrolü Kanunların Anayasaya Uygunluğunun Yargısal Denetimi yoluyla yasama insan hakları faaliyetlerinin fonlanmasını güvence altına alabilir. Üçüncü olarak, yasama oturumları, Kanun koyucunun temel hak ve hürriyetlere aşırı bir demokratik olarak seçilen temsilciler arasında idari şekilde müdahale etmesinin ve idareye temel hak ve politika ve faaliyetlerin tartışılmasında bir forum görevi özgürlüklere dokunma konusunda Anayasa’ya aykırı görmektedir. Bu forumlar, insan haklarını ihlal eden işlem yetkiler vermesinin engellenmesi için kanunların ve eylemler hakkında da kullanılabilir. anayasaya uygunluğunun bağımsız bir yargı organı tarafından denetlenmesi gerekir. Anayasa’da (m.11) Temel hak ve hürriyetlerin güvence altına alınması için kanunların Anayasa’ya aykırı olamayacağı belirtilmiş; başvurulacak ilk yol, bunların, kolayca değiştirilemeyecek kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve TBMM olan (katı) anayasalarda sayılması ve düzenlenmesidir. İçtüzüğünün Anayasa’ya şekil ve esas bakımından Ayrıca, insan haklarının Anayasa’da yer almasının amacı, uygunluğunu denetlemekle ve bireysel başvuruları karara insan haklarıyla ilgili çağdaş norm ve standartların iç bağlamakla görevli (m. 148) bir tarafsız yargı organı olan hukuka aktarılmasıdır. İnsan haklarının iç hukuklarda yer Anayasa Mahkemesi’ne yer verilmiştir. almasının ilk örnekleri, 1776 tarihli Virginia Haklar Bildirgesi, 1789 Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları İnsan Haklarını Koruyucu İşlev Gören TBMM Bildirgesi ve 1791 Birleşik Devletler Anayasası Komisyonları

Değişikliğidir. İnsan haklarını TBMM’ye karşı koruyan anayasa yargısı denetiminin dışında, TBMM’nin kendi içinde de, siyasi nitelikte de olsa, insan haklarını koruyucu işlev gören, bazıları sürekli, bazıları geçici nitelikte komisyonlar bulunmaktadır. TBMM İçtüzüğünde öngörülen Anayasa


Komisyonu, Dilekçe Komisyonu ve İnsan Haklarını Kamu kurum ve kuruluşlarının meslek öncesi ve meslek İnceleme Komisyonu, bu tür işlev gören sürekli içi insan hakları ve eşitlik eğitimi programlarının komisyonlardandır esaslarının belirlenmesine ve bu programların yürütülmesine katkıda bulunur. İnsan Haklarının Yürütme Organına Karşı Korunması Kurumun karar organı olan ve görev ve yetkilerini kendi sorumluluğu altında, bağımsız olarak yerine getiren Yürütme, kanunları uygulayan mekanizmaları Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurulu, biri Başkan, biri denetlemektedir. İlgili kanunlar yoluyla, yürüme ve onun İkinci Başkan olmak üzere Cumhurbaşkanı tarafından bürokrasisi, insan haklarını koruyan ve geliştiren atanan on bir üyeden oluşur. Kurul üyelerinin görev süresi kanunların uygulanmasında önemli bir role sahiptir. dört yıldır. Özellikle kanun koyma ve icra etme yetkilerinin aynı ellerde toplandığı devirlerde ve hükümet başındakilerin İnsan Hakları İl ve İlçe Kurulları dediği ve dilediğinin kanun olduğu memleketlerde İl ve İlçe İnsan Hakları Kurullarının Kuruluş, Görev ve vatandaş için en tehlikeli organ hükümettir. Bu nedenle, Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik ile insan hakları tarihten beri genellikle insan haklarının yürütme organına bilincini geliştirmek, insan haklarını korumak, ihlal karşı korunması hep ön planda olmuştur. iddialarını incelemek ve araştırmak, insan hak ve

1982 Anayasasına göre, yürütme sadece bir görev değil, özgürlüklerinin kullanılmasının önündeki engeller ile hak aynı zamanda da bir yetkidir. Yürütmeye yetki olma ihlallerine yol açan sosyal, siyasi, hukuki ve idari gücünü Anayasaya serpiştirilmiş bazı hükümler nedenleri incelemek, araştırmak ve bunların çözümüne vermektedir (m.73,104, 119, 124, 167). Türkiye’de ilişkin önerilerde bulunmak üzere, il ve ilçelerde insan yürütme ve idareye hâlâ merkeziyetçilik hakimdir. Bu hakları kurulları kurulmuştur (m. 1).

yapı, demokrasinin yerel ve gerçek bir zemine oturmasını Kamu Denetçiliği Kurumu güçleştirmektedir (119/6).Ayrıca başta Anayasa olmak üzere kanunlar yürütme ve idareye özellikle kolluk Kamu denetçiliği (ombudsman) idarenin; yaptığı güçlerine insan hakları alanına müdahale konusunda son haksızlıkları ortaya çıkarmak, takdir yetkisinin kötüye derece geniş yetkiler vermektedirler. Bu bağlamda kullanılmasını önlemek, hukuk kurallarına saygılı olmayı korumanın gerekliliğinin önemi anlaşılabilir. Koruma ve uygun hareket etmeyi sağlamak, icraî niteliklerde mekanizmaları ise idarenin yargısal denetimi, idari usul ve olmayan önerilerde bulunmak, kamu hizmetlerinin ilkeler ile kanunsuz emir şeklindedir. hakkaniyete uygun ve daha iyi görülmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması önerisinde bulunmak amaçlarını Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu güden bir kurumdur. Çoğunlukla hak ve özgürlüklere 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları Kurumu ve Eşitlik yönelik idari işlem ve eylemler karşısında, ilgililerin Kanunu ile kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali doğrudan başvurusu üzerine, gerekli ön bilgileri özerkliğe sahip ve özel bütçeli, düzenleyici ve denetleyici topladıktan sonra, gözlemlerini ilgili makama iletmek ve kurum niteliğinde ve Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik ondan bu tutumundan vazgeçmesini isteme yetkisine sahip Kurumu kurulmuştur (m. 8). Kurum, yetki ve görevleri, olması nedeniyle, idare – vatandaş ilişkilerinden oluşturulma biçimleri, bağımsızlık ve çoğulculuk kaynaklanan uyuşmazlıklarda, bireylerin temel hak ve güvenceleri ile işleyiş şekillerine ilişkin uluslararası özgürlüklerini koruyucu bir fonksiyona sahiptir. Kamu standartlar, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun denetçiliği kurumu ilk defa İsveç Kralı XII’nci Şarl 20.12.1993 günlü, 48/134 sayılı kararıyla kabul edilen tarafından 1713’te uygulanmış ve bu kurumun Paris Prensipleri ile belirlenen ulusal insan hakları kurumu oluşumunda, Şarl’ın Osmanlı Devleti’nde zorunlu ikamet niteliğindedir. etmek durumunda kaldığı dönemde Şeyhülislamlık kurumundan etkilendiği sanılmaktadır. Kurumun görevleri 6701 sayılı Kanunun 9/1 maddesinde 20 bent hâlinde sayılmıştır. Buna göre Kurum; insan Ülkemizde 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu haklarının korunmasına, geliştirilmesine, ayrımcılığın (RG: 29 Haziran 2012-28338) ile de TBMM Başkanlığına önlenmesine ve ihlallerin giderilmesine yönelik çalışmalar bağlı, kamu tüzel kişiliğini haiz, özel bütçeli ve merkezi yapar. İnsan hakları ve ayrımcılıkla mücadele konularında Ankara’da bulunan Kamu Denetçiliği Kurumu bilgilendirme ve eğitim yoluyla kamuoyunda duyarlılığı kurulmuştur. Başdenetçilik ve Genel Sekreterlikten oluşan geliştirir. Millî eğitim müfredatında bulunan insan hakları Kurumda bir başdenetçi ve beş denetçi ile Genel Sekreter ve ayrımcılık yasağıyla ilgili bölümlerin hazırlanmasına ve diğer personel görev yapar. Kurum, gerekli gördüğü katkıda bulunur. İnsan haklarının korunması, ayrımcılığın yerlerde büro açabilir.

ortadan kaldırılması ve toplumdaki eşitlik anlayışının Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin geliştirilmesine yönelik olarak üniversiteler ile ortaklaşa her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; faaliyetlerde bulunur; Yükseköğretim Kurulunun insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve eşgüdümünde üniversitelerin insan hakları ve eşitlik ile hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ilgili bölümlerinin kurulmasına ve insan hakları ve eşitlik ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. Ancak; öğretimine dair müfredatın belirlenmesine katkı sağlar. yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, yargı


yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar ve Türk Silahlı ve yardımcı nitelikli bir dava türüdür. Anayasalar tüm Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri Kurumun devlet organlarını bağladığına göre yasama, yürütme ve görev alanı dışındadır. yargı organlarının anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklere saygı göstermesi zorunludur. Bunu İnsan Haklarının Yargı Organına Karşı sağlamak amacıyla, bir hukuk devletinde hem idari hem Korunması de yargısal mekanizmalar öngörülmüştür. Bir temel hak ve

Yargının temel fonksiyonu, hukuki uyuşmazlıkları özgürlük ihlali, anayasa yargısı, idari yargı ya da adli yargı çözmek ve hukuka aykırılıkları karara bağlamak, aracılığıyla ortadan kaldırılabilir. Bireysel başvuru yolu, kanunları yorumlamak ve uygulamaktır. Bununla birlikte tüm bu mekanizmaların ihlali ortadan kaldırmadığı yargının etkinliği, bağımsızlık, tarafsızlık ve üyelerinin durumlarda kullanılabilecek olağanüstü bir başvuru yetkileri gibi çeşitli faktörlere bağlıdır. İnsan haklarının yoludur. bir ülkenin anayasasına ve kanunlarına iyice yerleştikten Bireysel başvurular, başvuru formuna uygun olarak şahsen sonra, yargı organları, onun korunmasında önemli bir role ve doğrudan doğruya Anayasa Mahkemesi’ne sahiptir. yapılabileceği gibi diğer mahkemeler veya yurt dışı Yargıda Bulunması Gereken Nitelik, Özellik ve temsilcilikler vasıtasıyla yapılabilir. Herkes bireysel Güvenceler başvuru yoluna başvurma hakkına sahiptir. Bireysel Eğer, temel hak ve özgürlüklerin korunmasında ilk adım, başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği ve buna ilişkin yargısal başvuru yolları başta olmak üzere, çeşitli hak kararın kesinleştiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse arama yollarının öngörülmesi ise, ikinci adım da yargısal ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde korunmayla ilgili özel güvenceler getirilmesidir. İnsan yapılması gerekir. Başvurucu mücbir sebep veya ağır hakların korunması açısından yargı organlarının hastalık gibi haklı bir mazereti nedeniyle süresi içinde bağımsızlığı en önemli şarttır. Anayasamız, yargı başvurusunu yapamadığı takdirde, mazeretinin kalktığı organlarına karşı bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin tarihten itibaren onbeş gün içinde ve mazeretini korunması için önemli güvenceler getirmiştir. Anayasaya belgeleyen delillerle birlikte başvurabilir. Başvurular, göre, yargı yetkisi bağımsız ve tarafsız mahkemelerce başvuru formu kullanılarak resmî dilde yapılır. Başvuru kullanılacaktır (m. 9). Dolayısıyla öncelikle mahkemelerin formunda yer alması gereken hususlar 6216 sayılı bağımsızlığı sağlanmalıdır. Anayasa, mahkemelerin Kanun’da (m. 47/3) ve İçtüzükte (m. 59/2) gösterilmiştir. bağımsızlığını sağlamak için 138. ve 139. maddelerinde Bireysel başvuru hakkında kabul edilebilirlik kararı “mahkemelerin bağımsızlığı” ve “hâkimlik teminatı”na verilebilmesi için 6216 sayılı Kanunun 45 ila 47’nci ilişkin hükümler getirmiştir. maddelerde öngörülen şartların taşınması gerekir.

Hâkimlerin bağımsızlığı, onların gerek yürütme, gerek Temel Hak ve Özgürlüklerin Devlet Organlarınca yasama organına bağlı olmadıkları, bu organlardan İhlalinden Devletin Sorumluluğu bağımsız oldukları, bu organların hâkimlere emir ve Temel hak ve hürriyetleri ihlal olunan kişiler yetkili talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği ve makamlara başvurma hakkına sahiptir. Bu ihlalin resmi tavsiyede bulunamayacağı anlamına gelir. Hâkimlik görevliler tarafından görevlerinin ifası sırasında yapılmış teminatı ise, hâkimlerin bağımsızlığını korumaya yönelik olması görevli için bir mazeret teşkil etmez. İhlalden kavramlardan biri ve fakat en önemlisidir. Hâkimlere doğan zarar Devlet tarafından ödenecektir ve devletin bu kişisel teminatlar sağlanmalıdır ki hâkim, her türlü maddi ödeme nedeniyle sorumlu görevliye rücu hakkı saklıdır. ve manevi kaygı ve etkilerden uzak olarak, görevini, AY m. 40/3’e göre, temel hak ve hürriyetlerinin haksız Anayasaya, kanunlara ve hukuk kurallarına uygun olarak yere kamu görevlilerince ihlalinden doğan zararlardan vicdani kanaatine göre (AY m. 138/1) yapabilsin. temel ve genel ilke olarak, aslî ve birinci derecede Devlet

Hâkimlerin, sadece yasama ve yargı organları karşısında sorumludur, memur ve diğer kamu görevlileri ise sadece bağımsız olmaları yeterli değildir; davalı ve davacı «rücû sorumlusu»dur.

karşısında da bağımsız ve tarafsız olmaları gerekir. Bu nedenle, bazı durumlarda hâkimin davaya bakması yasak edilmiş, bazı durumlarda da taraflara hâkimi reddetmek yetkisi tanınmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, hâkimin davaya bakmaktan yasaklanması ve reddi konularında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) uygulanacağını öngörmüş, 56 ve 57. maddelerinde ise bu konuda izlenecek usulü düzenlemiştir.

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Hakkı

Bireysel başvuru hakkı, temel hak ve özgürlükleri kamu gücü tarafından ihlal edilenlerin başvurabilecekleri ikincil

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında