Anayasa Mahkemesinin Görevleri Yargı Fonksiyonu Yargı fonksiyonunu, hukuki uyuşmazlıkların ve hukuka 1. Kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin aykırılık iddialarının bağımsız mahkemeler tarafından ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün kesin olarak çözümlenmesi ve karara bağlanması faaliyeti Anayasaya şekil ve esas bakımlarından olarak tanımlamak mümkündür. uygunluğunu denetlemek; Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından Yargının Tarafsızlığı ve Bağımsızlığı incelemek ve denetlemek (AY.m.148/1). Kanun Anayasaya göre yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız hükmünde kararnameler ise, 2017 yılında ve tarafsız mahkemelerce kullanılır (m.9). Hâkimler Anayasada yapılan değişiklik ile yürürlükten görevlerinde bağımsız olup Anayasaya, kanuna, hukuka kaldırılmıştır. Ancak Anayasa değişikliğinin ve vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, yürürlüğe girdiği tarihte yürürlükte bulunan makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında kanun hükmünde kararnameler, yürürlükten mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; kaldırılmadıkça geçerliliğini sürdürür. Yürürlükte genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz bulunan kanun hükmünde kararnameler hakkında (m.138). Anayasa, mahkemelerin bağımsızlığını sağlamak somut norm denetimi yolunun işletilebilmesi üzere “hâkimlik teminatı”nı getirmiştir. Buna göre, mümkündür (AY. Geçici madde 21/F). “Hâkimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe 2. Bireysel başvuruları karara bağlamak Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir (AY.m.148). mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de 3. Cumhurbaşkanını, Türkiye Büyük Millet Meclisi olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun Başkanını, Cumhurbaşkanı yardımcılarını, kılınamaz (m.139). Yargı bağımsızlığını sağlamaya bakanları, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, yönelik bir tedbir de, adli ve idari yargı hâkim ve Danıştay Başkan ve üyelerini, Başsavcılarını, savcılarının özlük işlerine bakmakla görevli Hâkimler ve Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Hakimler ve Savcılar Kurulunun getirilmiş olmasıdır. Savcılar Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini, Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Yargı Düzeni ve Yüksek Yargı Organları Kuvvetleri Komutanlarını görevleri ile ilgili
Yargı fonksiyonunun yerine getirilmesi, yargı organına suçlardan dolayı Yüce Divan (Ceza Mahkemesi) aittir. Anayasaya göre yargı yetkisi, Türk Milleti adına sıfatıyla yargılamak. bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır (m.9). 4. Siyasi partilerin kapatılması davalarına bakmak Anayasa, kanunların anayasaya uygunluğunu denetlemek (AY.m.69/4). için Anayasa Mahkemesini; temyiz mercii olarak idari 5. Siyasi partilerin mali denetimini yapmak yargı alanında Danıştayı, adli yargı alanında Yargıtayı; (AY.m.69/3). mahkemeler arasındaki görev ve yetki uyuşmazlıklarını 6. Milletvekillerinin yasama dokunulmazlıklarının çözmek için Uyuşmazlık Mahkemesini; idarenin mali kaldırılmasına veya üyeliklerinin düştüğüne dair denetimi alanında görev yapmak üzere Sayıştayı ve seçim TBMM kararlarına karşı açılan iptal davalarına uyuşmazlıklarını kesin karara bağlamak üzere Yüksek bakmak.
Seçim Kurulunu öngörmüş bulunmaktadır. 1982 Anayasaya Uygunluk Denetiminin Konusu Anayasası ile getirilen askerî mahkemeler ise 2017 değişikliğiyle kaldırılmış bulunmaktadır. Bundan böyle Anayasaya uygunluk denetimi iptal davası, itiraz yolu ve askeri uyuşmazlıklar da genel mahkemelerce görülecektir. bireysel başvuru olmak üzere üç şekilde gerçekleşebilir. Anayasanın 2017 değişikliğiyle getirilen hükmüne göre, Soyut Norm Denetimi (İptal Davası): İptal davası (soyut “Disiplin mahkemeleri dışında askerî mahkemeler norm denetimi), belirli organların, kamu otoritelerinin kurulamaz. Ancak savaş halinde, asker kişilerin veya kişilerin bir kanunun aleyhine, anayasaya aykırılık görevleriyle ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara davası açması ile yetkili mahkemece yapılan anayasaya bakmakla görevli askerî mahkemeler kurulabilir.” uygunluk denetimidir. İptal davasının, genel korunma Anayasa Yargısı davası ve organ davası olmak üzere iki türü vardır. Genel korunma davası, belli bir menfaat şartı aranmaksızın, Türkiye’de Anayasa yargısına ilk olarak 1961 herhangi bir kanunun anayasaya aykırılığı iddiasıyla Anayasası’nda yer verildiğini görmekteyiz. 1982 yetkili kılınan kişi veya organlarca açılabilen bir davadır. Anayasası, 1961 Anayasası’nın anayasa yargısına ilişkin Organ davası ise, belirli organ ve kurumlar tarafından, düzenlemelerini büyük ölçüde aynen kabul etmiş, ancak kendi varlık ve görevlerini ilgilendiren alanlardaki Anayasa Mahkemesinin yetkilerini aşması sebebiyle, bazı kanunların anayasaya aykırılığı iddiasıyla açılan davadır. konularda sınırlamalar getirmiştir. Bu sınırlardan en İptal davası, doğrudan doğruya kişilerin menfaatlerinin önemlisi, Anayasa Mahkemesinin Anayasa değişikliklerini korumasını değil, anayasaya aykırı normların iptaline sadece Anayasada belirtilen bazı şeklî sebeplerle imkân hazırlayarak hukuk düzenini bu kurallardan denetleyebileceğinin belirtilmesi ve bu konuda esastan arındırmayı ve anayasanın üstünlüğünü gerçekleştirmeyi denetlemenin kesinlikle yasaklanmış olmasıdır. amaçlayan bir dava türüdür. Bu nedenle iptal davasının
kamusal bir amacı ve niteliği vardır. Anayasa, iptal davası Bireysel Başvuru: Genel olarak bireysel (kişisel) başvuru açabilme yetkisini herkese değil, sadece belli makam, ya da anayasa şikayeti, kişilerin anayasal güvenceye sahip kurum ve topluluklara tanımış, bunun yanı sıra bu davanın hak ve hürriyetlerinin, anayasa ve kanunlarda öngörülen açılmasını bir takım şartlara bağlamıştır. 1982 Anayasası usullerle korunmasını sağlayan, hakları ihlal edilen iptal davası olarak genel korunma davasını düzenlemiş, kişilerce belli şartlar çerçevesinde kullanılabilen ve sadece organ davasına yer vermemiştir. Buna göre, kanunların, kanuna karşı değil, genellikle bütün kamusal işlemlere Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve TBMM karşı anayasa mahkemesinde açılabilen bir davadır. İçtüzüğünün tamamının veya bazı hükümlerinin Bireysel başvuru yolu Türkiye Cumhuriyeti Anayasaya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesinde Anayasası’nda yer alan hakların tamamı için değil, sadece iptal davası açmaya yetkili kişi ve organlar Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile korunan haklar Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisinde en bakımından işletilebilir. Bu düzenlemenin sakıncası, fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubu ile TBMM üye Sözleşmede olmayan Anayasal hakların bireysel başvuru tamsayısının en az beşte biri tutarındaki üyeleri olarak ile getirilen korumadan yararlanamayacak olmasıdır. sayılmıştır (m.150). Kanunların ve anayasa Yararı ise ulusal düzeydeki bireysel başvuru ile AİHS ile değişikliklerinin şekil bakımından Anayasaya aykırılığı öngörülen uluslararası düzeydeki kişisel başvuru yolunun iddiasıyla iptal davası açma yetkisi ise sadece paralel işlemesine imkân vermesidir. Bireysel başvuru Cumhurbaşkanı ve TBMM üye tamsayısının beşte biri yapılabilmesi için ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem, tutarındaki üyelere tanınmıştır (m.148,f.2). İptal davası eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve açabilecek siyasi parti gruplarının, Türkiye Büyük Millet yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru Meclisindeki üye sayılarında eşitlik bulunması halinde, yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir. Yasama son milletvekili genel seçiminde alınan geçerli oy sayısına işlemleri ile düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan göre dava açma yetkisi belirlenir. Anayasaya göre, bireysel başvuru yapılamaz. Anayasa Mahkemesi kararları anayasa değişiklikleri ile kanunların şekil yönünden ile Anayasanın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler de anayasaya aykırılığı iddiasıyla doğrudan doğruya iptal bireysel başvurunun konusu olamaz. davası açma yetkisi, bunların Resmî Gazete’de yayımlanmalarından başlayarak on gün sonra düşer. Bireysel başvuru ancak ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, Cumhurbaşkanlığı Kararnameleriyle TBMM İçtüzüğünün eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı veya bunların belli madde ve hükümlerinin esas ve şekil, doğrudan etkilenenler tarafından yapılabilir. Kamu tüzel kanunların ise sadece esas bakımından anayasaya kişileri bireysel başvuru yapamaz. Özel hukuk tüzel aykırılığı iddiasıyla doğrudan doğruya iptal davası açma kişileri sadece tüzel kişiliğe ait haklarının ihlal edildiği yetkisi, bunların Resmî Gazete’de yayımlanmalarından gerekçesiyle bireysel başvuruda bulunabilir. Yalnızca başlayarak altmış gün sonra düşer. Türk vatandaşlarına tanınan haklarla ilgili olarak yabancılar bireysel başvuru yapamaz. Somut Norm Denetimi (İtiraz Yolu): Somut norm denetimi, “bir mahkemede görülmekte olan bir davanın Anayasaya Uygunluk Denetiminin Kapsamı karara bağlanmasının, o davada kullanılacak hukuk normunun anayasaya uygun olup olmamasına bağlı olması Normların anayasaya uygunluğunun denetiminde Anayasa hâlinde yapılan denetimdir”. Doktrinde bu denetim yolu Mahkemesinin yaptığı denetim esas ve şekil bakımından olmak üzere iki açıdan yapılır. için “itiraz” veya “def’i” yolu deyimleri de kullanılmaktadır. Türk anayasa yargısında itiraz yolunun Esas denetiminde bir normun içeriği, yani sebebi, amacı işletilmesi sadece tarafların itirazı ile değil, davayı ve konusu bakımından anayasa hükümleri ile çatışıp görmekte olan mahkemenin davaya uygulanacak olan çatışmadığı araştırılır. normu Anayasaya aykırı görmesi suretiyle de başlatılabilmektedir. Bir kanunun sebebi, o kanunun çıkarılmasında etkili olan faktörler olarak tanımlanabilir. Anayasa’mızda kanunların İtiraz yoluyla Anayasaya aykırılığı ileri sürülebilecek hangi sebeplerle çıkarılacağı istisnai olarak belirtilmiştir. normlar kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleridir Örneğin, Anayasa’nın 78’inci maddesine göre, “savaş ve bu da ancak esas bakımından söz konusu olabilir. sebebiyle yeni seçimlerin yapılmasına imkân görülmezse, Türkiye Büyük Millet Meclisi, seçimlerin bir yıl geriye Bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin bırakılmasına karar verebilir.” O hâlde seçimlerin geri hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan bırakılması için öngörülen sebep savaş hâlidir. Başka bir sebeple seçimler geri bırakılamaz. Anayasada çıkarılacak birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanunlar için “sebep” belirten hükümler nadirdir. Bu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda nedenle, genel olarak bir kanunun çıkarılmasındaki vereceği karara kadar davayı geri bırakır. sebepler yasama organının takdir yetkisine girer. Anayasa Anayasa Mahkemesi işin kendisine gelmesinden itibaren Mahkemesinin, Anayasada sebep gösterilen hâllerde bu beş ay içinde kararını vermezse mahkeme, yürürlükteki sebebin gerçekleşip gerçekleşmediğini araştırması kanun hükümlerini uygulayarak dâvayı sonuçlandırır. mümkündür. Ancak, Anayasada sebep belirtilmeyen hâllerde Anayasa Mahkemesi kanunları sebep unsuru
bakımından denetleyemez. Çünkü böyle bir durumda Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin şekil bakımından Mahkemenin hukukilik denetimi, yerindelik denetimine denetimi: Cumhurbaşkanlığı kararnameleri bakımından dönüşebilir. şekil denetiminde bakılacak husus yetkili merci (Cumhurbaşkanı) tarafından çıkarılıp çıkarılmadığı ile Bir kanunun amacı, o kanun ile ulaşılmak istenen nihai sınırlı kalacaktır. Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle ilgili sonuçtur. Bütün kamu işlemlerinde olduğu gibi kanunların olarak Anayasada yer alan konu sınırlamalarıyla ilgili amacı da kamu yararının gerçekleştirilmesidir. Bununla aykırılıklar ise, esas bakımından denetim alanına girer. birlikte, bazı hâllerde Anayasa kanunlar için özel amaçlar da öngörmüştür. Örneğin, temel hak ve hürriyetler, TBMM İçtüzüğü’nün şekil bakımından denetimi: Anayasanın ilgili maddelerinde yer alan devletin ülkesi ve Anayasada İçtüzüğün şekil bakımından denetimine ilişkin milletiyle bölünmez bütünlüğü, millî egemenlik, de bir sınırlama yoktur. Ancak Anayasa Mahkemesinin Cumhuriyet, millî güvenlik, kamu düzeni, genel asayiş, Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’la bir kamu yararı, genel ahlak ve genel sağlığın korunması gibi sınırlama getirilmiş bulunmaktadır. Buna göre, Türkiye amaçlar için sınırlanabilir. O hâlde temel hak ve Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün şekil bakımından hürriyetlere sınırlama getiren kanunlar bu amaçlardan denetimi son oylamasının öngörülen çoğunlukla yapılıp birini veya birkaçını gerçekleştirmeye yönelmelidir. yapılmadığı hususuyla sınırlıdır (m.36). Kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin geçerliliğini, yani Bir hukuki işlemin konusu, o işlemin muhtevası veya TBMM veya Cumhurbaşkanının kabul ettiği metinle doğurduğu hukuki durum ve sonuçtur. Yasama yetkisi Resmî Gazete’de yayımlanmış metin arasında fark olup geneldir. Anayasamız kanun koyma yetkisini, münhasıran olmadığını araştırma yetkisi ise bütün mahkemelere aittir. Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenecek hususlar dışında, konu bakımından sınırlandırmamıştır. Yasama Anayasa Mahkemesinin Kararları organı Anayasaya aykırı olmamak şartıyla her konuda Anayasa’nın 153’üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, kanun çıkarabilir. Yasama organının kanunun konusunu “Anayasa Mahkemesi kararları kesindir. İptal kararları belirlemekte geniş bir takdir yetkisi vardır. Bu takdir gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.” Kararların yetkisinin tek sınırı, kanunun Anayasaya aykırı kesinliğinin şeklî ve maddi olmak üzere iki farklı anlamı olmamasıdır. Kanunun konu unsuru bakımından vardır. Kararların şeklî anlamda kesinliği, o kararlara karşı Anayasaya aykırılığı bakımından, konunun Anayasada temyiz, karar düzeltme gibi kanun yollarına düzenlenmiş olup olmamasına göre değişik ihtimaller başvurulamaması demektir. Kararların maddi anlamda ortaya çıkabilir. kesinliği ise, o karara konu olan uyuşmazlığın, aynı Şekil bakımından denetim, kanunların (normların) taraflarca aynı sebebe dayanılarak yeni bir dava konusu anayasada belirtilmiş usul, şekil ve yetki kurallarına uygun yapılamamasını ifade eder. Bununla birlikte, Türk anayasa olarak yapılıp yapılmadıklarının araştırılmasından yargısı sisteminde Anayasa Mahkemesinin red kararlarına ibarettir. Anayasamızda ve TBMM İçtüzüğü’nde “maddi anlamda kesin hüküm” gücü tanınmamıştır. kanunların kabul edilmesine ilişkin olarak birçok şekil ve Çünkü, iptal davası yoluyla verilmiş bir red kararından usul kuralı vardır. Bu nedenle şekil denetiminin kapsamı sonra, aynı kanun hakkında itiraz yoluyla Anayasa aslında çok geniş olmakla birlikte, Anayasa şekil Mahkemesine başvurulması mümkündür. Yine itiraz denetimini belli noktalarla sınırlamıştır. yoluyla iptali reddedilen bir kanuna karşı 10 yıl sonra yeniden itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine Kanunların şekil bakımından denetimi: Anayasa’nın başvurulması imkân dahilindedir. Anayasa’nın 153’üncü 148’inci maddesinin ikinci fıkrasına göre, kanunların şekil maddesinin altıncı fıkrasına göre, “Anayasa Mahkemesi bakımından denetlenmesi, son oylamanın öngörülen kararları Resmî Gazete’de hemen yayımlanır ve yasama, çoğunlukla yapılıp yapılmadığı hususu ile sınırlıdır. yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek Toplantı yeter sayısı için oylamaya en az 200 üyenin ve tüzel kişileri bağlar.” Anayasa Mahkemesinin iptal katılması gerekir. Karar yeter sayısı, yani bir kanunun kararı dava konusu olan normu ortadan kaldırdığı için, bu kabul edilebilmesi için gerekli olan kabul oyu sayısı ise en karar herkes için (ergaomnes) hüküm ve sonuç doğurur. az 151’dir. Ancak, farklı bir yeter sayının arandığı Anayasa Mahkemesinin olayla sınırlı ve yalnız tarafları hâllerde (örneğin; Anayasa’nın 87’nci maddesine göre, bağlayıcı (interpartes) karar verme yetkisi yoktur. 1982 genel ve özel af çıkarılabilmesi TBMM üye tamsayısının Anayasası’nın 153’üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre, beşte üç çoğunluğunun oyu gerekir) son oylamada bu “Anayasa Mahkemesi bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı çoğunluğun sağlanması zorunludur. kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, Anayasa değişikliklerinin şekil bakımından denetimi: kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol Anayasa’nın 148’inci maddesinin ikinci fıkrasına göre, açacak biçimde hüküm tesis edemez.” Esasen böyle bir Anayasa değişikliklerinin şekil bakımından denetlenmesi, hükmün Anayasaya konulmuş olması gereksizdir. Zira, teklif ve oylama çoğunluğuna ve ivedilikle Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareketle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı hususları ile hüküm tesis etmesi zaten söz konusu olamaz. Bununla sınırlıdır. birlikte, Anayasa Mahkemesinin bir kanunun bazı hükümlerini iptal etmesi sonucunda yasama organının
iradesine uygun düşmeyen yeni bir durumun ortaya sıfatıyla yürütülecek yargılamalara Genel Kurulca bakılır, çıkması hâlinde (örneğin, Milletvekili Seçimi Kanunu’nun bireysel başvurular ise bölümlerce karara bağlanır. yüzde 10’luk baraj öngören hükmü iptal edilirse, barajsız Anayasa değişikliğinde iptale, siyasi partilerin bir seçim sistemi ortaya çıkar), Anayasa Mahkemesinin kapatılmasına ya da Devlet yardımından yoksun kendisini yasama organının yerine koyduğu söylenemez. bırakılmasına karar verilebilmesi için toplantıya katılan Bu kendiliğinden ortaya çıkan bir durumdur. üyelerin üçte iki oy çokluğu şarttır. Anayasa Mahkemesi tarafından Anayasaya aykırı Şekil bozukluğuna dayalı iptal davaları Anayasa bulunarak iptaline karar verilen kanun, Cumhurbaşkanlığı Mahkemesince öncelikle incelenip karara bağlanır. kararnamesi veya TBMM İçtüzüğü ya da bunların iptal edilen hükümleri, iptal kararının Resmî Gazetede Anayasa Mahkemesinin kuruluşu, Genel Kurul ve yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Anayasa bölümlerin yargılama usulleri, Başkan, başkanvekilleri ve Mahkemesi, gereken durumlarda iptal kararının yürürlüğe üyelerin disiplin işleri kanunla; Mahkemenin çalışma gireceği tarihi bir yılı geçmemek üzere ayrıca esasları, bölüm ve komisyonların oluşumu ve işbölümü kararlaştırabilir (AY.m.153/3). Böyle bir durumda, kendi yapacağı İçtüzükle düzenlenir. Anayasa Mahkemesi TBMM, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu Yüce Divan sıfatıyla baktığı davalar dışında kalan işleri dolduracak kanun teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar dosya üzerinde inceler. Ancak, bireysel başvurularda (AY.m.153/4). Anayasa Mahkemesine, iptal kararlarının duruşma yapılmasına karar verilebilir. Mahkeme ayrıca, yürürlüğe girmesini bir yıl süreyle erteleme yetkisi gerekli gördüğü hâllerde sözlü açıklamalarını dinlemek verilmesinin amacı, iptal kararının hemen yürürlüğe üzere ilgilileri ve konu üzerinde bilgisi olanları çağırabilir girmesi nedeniyle ortaya çıkabilecek hukuk boşluğunun ve siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin davalarda, kamu düzeni bakımından doğurabileceği tehlikeli Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısından sonra kapatılması sonuçların meydana gelmemesi için yasama organına yeni istenen siyasi partinin genel başkanlığının veya tayin bir düzenleme yapma imkânının sağlanmasıdır. Bununla edeceği bir vekilin savunmasını dinler. Bu hükümden birlikte, Anayasaya aykırılığı saptanmış bir hukuk anlaşılacağı üzere, Anayasa Mahkemesi kural olarak kuralının bir yıla kadar süreyle yürürlükte kalmasının da dosya üzerinden inceleme yapar. Ancak gerekli gördüğü bazı sakıncaları ortaya çıkabilir. Böyle bir kural sosyolojik hâllerde sözlü açıklamalarını dinlemek üzere ilgilileri ve açıdan meşruluğunu yitirecektir. Öte yandan, bir yıllık konu üzerinde bilgisi olanları çağırabilir. Bu konuda bir süre içinde dava mahkemeleri önlerindeki olaylarda iptal zorunluluk olmayıp Anayasa Mahkemesinin takdir yetkisi edilmiş fakat yürürlüğü ertelenmiş bir kanunu uygulamak bulunmaktadır. İlgililerin sözlü açıklama konusunda zorunda kalacaklardır. Bu şekilde uygulanan bir hükmün yapacakları müracaatlar, parti kapatma davalarıyla ilgili bir yıl sonra yürürlükten kalkacak olması ilgili taraf istisnai hüküm hariç, talep niteliğindedir. Anayasa bakımından çok haksız bir sonuç doğuracaktır. Mahkemesi görüşmeleri gizlidir. Anayasa Mahkemesi, dava dilekçelerinde ileri sürülen gerekçelerle bağlı Anayasa Mahkemesi kararları kural olarak Resmî değildir. 6216 sayılı Kanuna göre (m.43), Anayasa Gazete’de yayımlandıkları tarihte yürürlüğe girerler. Mahkemesi taleple bağlı (yani iptali istenen kanun Anayasa’nın 153’üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre hükümleri çerçevesinde) kalmak kaydıyla başka gerekçe de, Anayasa Mahkemesi tarafından verilmiş olan iptal ile de Anayasaya aykırılık kararı verebilir. Örneğin, kararı geriye yürümez. Buna göre, iptal edilmiş olan Anayasa Mahkemesi, eşitlik ilkesine aykırı olduğu kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya içtüzük gerekçesiyle iptali istenen bir kanun hükmünü hukuk hükümleri, iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlandığı devleti ilkesine aykırı bularak iptal edebilir. Öte yandan veya yürürlüğe gireceği güne kadar geçerli kabul edilir. başvuru, kanunun belirli maddeleri aleyhine yapılmış olup Bu tarihe kadar söz konusu düzenlemelere dayanılarak da, bu maddelerin iptali, kanunun diğer hükümlerinin veya yapılmış olan bütün işlemler de geçerliliğini muhafaza tamamının uygulanmaması sonucunu doğuracaksa eder. Ancak, iptal kararının geriye yürümezliği, bir davada Anayasa Mahkemesi bu durumu gerekçesinde belirtmek itiraz yoluyla anayasaya aykırılık itirazında bulunan şartıyla, kanunun öteki hükümlerini veya tamamının da tarafın iptal kararından yararlanmasını engellemez. iptal edebilir. Anayasa Mahkemesinin Çalışma ve Yargılama Usulü
Anayasa’nın 149’uncu maddesine göre, Anayasa Mahkemesi, iki bölüm ve Genel Kurul hâlinde çalışır. Bölümler, başkanvekili başkanlığında dört üyenin katılımıyla toplanır. Genel Kurul, Mahkeme Başkanının veya Başkanın belirleyeceği başkanvekilinin başkanlığında en az on üye ile toplanır. Bölümler ve Genel Kurul, kararlarını salt çoğunlukla alır. Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik incelemesi için komisyonlar oluşturulabilir. Siyasi partilere ilişkin dava ve başvurulara, iptal ve itiraz davaları ile Yüce Divan