AÖF Soru Bankası

Hukukun Temel KavramlarıÜnite 5 Özeti

Hukuki İlişkiler ve Haklar

yardım isteme imkânını tanıyan haklardır. Bu haklara Giriş “isteme hakları (pozitif statü hakları)” da denir. Bu haklar

“Hukuki İlişkiler ve Haklar” başlıklı bu bölümde “Hak Anayasa’nın ikinci kısmının üçüncü bölümünde 41- 65. Kavramı ve Tanımı”, “Hakların Ayrımı” temel başlıkları maddeler arasında düzenlenmiştir. Bu haklara örnek altında ele alınacak temel kavramlar; hak, hak sahibi, olarak “ailenin korunması ve çocuk hakları” (m.41), hukuki ilişki, yetki, hakların ayrımı ve türleri “eğitim ve öğretim hakkı” (m.42), “çalışma ve sözleşme incelenecektir. hürriyeti” (m.48), “çalışma hakkı” (m.49) gösterilebilir.

Bu tür haklar Devlet’in bazı hizmetleri yapmasını zorunlu Hak Kavramı ve Tanımı kılar, Devlet’e sosyal alanda birtakım ödevler yükler. Hak esasen, hukuk düzeni tarafından kişilere tanınmış Ancak Anayasa’ya göre Devlet’in bu hizmetleri yerine olan yetkileri ifade eder. Bir başka tanımla da hak, “hukuk getirebilmesi malî kaynaklarının yeterliliğine bağlıdır tarafından tanınan, yararlanılması hak sahibinin iradesine (m.65). bırakılan ve korunmasını isteme hususunda bireyin yetkili sayıldığı menfaatlerdir.” Her hakkın varlığı o hakkın Siyasal kamu hakları, kişinin genelde seçim yolu ile yahut sahibinin varlığına da işaret eder. Hukukta hak sahibi olan diğer herhangi bir biçimde Devlet yönetimine ve siyasal varlıklara kişi (şahıs) denilmektedir. kuruluşlara katılmasını sağlayan haklardır. Bu nedenle bu haklara “katılma hakları (aktif statü hakları)” da Hakların Ayrımı denilmektedir. Siyasal kamu hakları, Anayasa’nın ikinci

Kamu Hakları-Özel Haklar Ayrımı kısmının dördüncü bölümünde 66-74. maddeler arasında Kamu hakları kamu hukukundan doğan, kişiler ile Devlet düzenlenmiştir. Bu haklara “seçme, seçilme ve siyasi arasındaki ilişkileri düzenleyen haklardır. Özel haklar ise faaliyette bulunma hakları ile halk oylamasına katılma özel hukuk kurallarından doğan, kişiler ile diğer kişiler hakkı” (m.67), “siyasal parti kurma hakkı” (m.68), “kamu arasındaki ilişkileri düzenleyen haklardır. hizmetlerine girme hakkı” (m.70) örnek gösterilebilir.

Kamu Hakları ve Türleri Özel Nitelikli Kamu Hakları

Kamu haklarını genel nitelikli kamu hakları ve özel Belli kişilerin kamu kuruluşları ile olan ilişkilerini nitelikli kamu hakları olmak üzere iki alt dala ayırmak düzenleyen kamu hakları özel nitelikli kamu hakları olarak mümkündür. nitelendirilmektedir. Devlet memurunun aylık hakkı yahut ücretli izin hakkı gibi haklar kanunlarda öngörülmekte ve Genel Nitelikli Kamu Hakları taraf iradelerinden bağımsız olarak düzenlenmektedirler.

Anayasa’nın ikinci kısmında 12. madde ve devamında Kamu Haklarının Sınırlandırılması “Temel Haklar ve Ödevler” başlığı altında düzenlenmiş bulunan kamu haklarına genel nitelikli kamu hakları Anayasa’nın 13. maddesinde düzenlemeye göre, “Temel denilmektedir. Kamu kuruluşları ile hukuken bir ilişkiye hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca girilmeksizin, genel olarak kişilere verilen bu hukuki Anayasa’nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı yetkiler üç kategoride toplanmaktadır: Bunlar, kişisel olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, kamu hakları, sosyal ve ekonomik kamu hakları ve siyasal Anayasa’nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum kamu haklarıdır. düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” Anayasa’nın m.14/1 hükmüne Kişisel kamu haklarına “koruyucu kamu hakları (negatif göre, “Anayasa’da yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, statü hakları)” da denilir. Bunlar, kişinin maddi ve manevi Devlet’in ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü tüm varlığı ile ilgili bulunan ve bu varlığın serbestçe bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve lâik geliştirilmesi amacına yönelik olan haklardır. Bu haklar Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler Devlet’e negatif bir tutum, kişiye karşı karışmama ödevi biçiminde kullanılamaz.” yükler. Kişisel kamu hakları, kişinin Devlet tarafından dokunulamayacak özel alanının sınırlarını çizen hak ve Özel Haklar ve Türleri

hürriyetlerdir, hukuk düzenince kişiyi topluma ve özellikle Özel hukukun kapsamında eşit durumda olan kişiler de Devlet’e karşı korumak için öngörülmüşlerdir. Kişisel arasındaki ilişkileri düzenleyen hukuk kurallarının kamu hakları Anayasa’nın ikinci kısmının ikinci bahşettiği haklar özel haklardır. Diğer bir ifadeyle özel bölümünde, “Kişinin Hakları ve Ödevleri” başlığını haklar, özel hukuk tarafından hak süjesine, yani kişiye taşıyan 17-40. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu hak tanınan hukuki yetkilerdir.

ve hürriyetlere örnek olarak, “kişinin dokunulmazlığı, Genellik ilkesi çerçevesinde, kamu haklarının aksine, özel maddi ve manevi varlığı” (m.17), “kişi hürriyeti ve haklardan herkes yararlanır. Bu haklardan yararlanmada güvenliği” (m.19), “özel hayatın gizliliği” (m.20), “konut kamu haklarına ilişkin Anayasa’daki düzenlemeden farklı dokunulmazlığı” (m.21) gösterilebilir. olarak yabancılarla vatandaşlar arasında herhangi bir fark

Sosyal ve ekonomik kamu hakları, kişinin toplum hayatı bulunmamaktadır. Özel haklardan yararlanmada eşitlik içindeki sosyal ve ekonomik faaliyetleri ile ilgili olan; ilkesi söz konusudur.

bireylere Devlet’ten olumlu bir davranış, bir hizmet, bir


Her özel hakkın karşısında kural olarak bir hukuki üzerinde bir irtifak hakkının tesis edilmiş olması hâlinde, yükümlülük de yer almaktadır. Bu hukuki yükümlülük sahip olduğu mülkiyet hakkının kendisine bahşetmiş genel nitelikte olabileceği gibi, bir kişinin bir şeyi olduğu yetkilerden bazılarının irtifak hakkı sahibi yapması, yapmaması ya da vermesi şeklinde de cereyan tarafından kullanılmasına katlanmak yahut bu hakları edebilir. Genel nitelikte hukuki yükümlülük açısından bir kullanmaktan sakınmak mecburiyetinde kalır. İrtifak gerçek ya da tüzel kişinin mülkiyet hakkına müdahale hakları kendi aralarında eşyaya bağlı irtifak hakları, şahsi etmeme yükümü örnek gösterilebilir. irtifak hakları ve karma irtifak hakları olmak üzere üçe ayrılır. Mahiyetlerine (Niteliklerine) Göre Özel Haklar Özel haklar ileri sürülebileceği çevre açısından Eşyaya bağlı irtifak hakları, genellikle iki taşınmazdan mahiyetlerine (niteliklerine) göre mutlak haklar ve nisbî birinin diğeri üzerinde sahip olduğu hak şeklinde ortaya haklar olarak ikiye ayrılır. çıkar. Hak sahibi olan taşınmaza hâkim (yararlanan) taşınmaz, üzerine külfet yüklenmiş taşınmaza da yüklü Mutlak haklar, sahibine şahıslar (kişiler) ile maddi ve taşınmaz denir. Taşınmazın el değiştirmesi, geçerli bir gayrımaddi (maddi olmayan) bütün mallar üzerinde en şekilde kurulmuş olan irtifak hakkı üzerinde bir tesir icra geniş yetkileri veren ve hak sahibi tarafından herkese karşı etmez. Bir taşınmaz üzerinde diğer taşınmaz lehine ileri sürülebilen haklardır. Herkes mutlak haklara uymak kurulmuş olan “geçit hakkı”, eşyaya bağlı bir irtifak hakkı ve saygı göstermekle yükümlüdür. Mutlak haklar, hukuk niteliği taşır (TMK m.747, m.838). düzeninin belirlediği sınırlar içinde kalmak suretiyle hakkın sahibi tarafından istenilen şekilde kullanılır. Esasen Şahsi irtifak hakları, bir mal üzerinde kişiler lehine mutlak haklar, hak sahibinin kişi ve mal üzerinde tekel kurulur. Taşınırlar, taşınmazlar, haklar veya bir malvarlığı olarak sahip olduğu iktidar ve yetkileri ifade eder. Mutlak üzerinde kurulabilen ve hak sahibine konusu üzerinde tam haklar yalnızca kamu yararı düşüncesiyle ve ancak yararlanma yetkisi veren “intifa hakkı” (TMK m.794) ya kanunla sınırlanabilir. Mutlak haklar konularına göre iki da bir binadan veya onun bir bölümünden konut olarak grupta incelenebilir: Mallar üzerindeki mutlak haklar yararlanma yetkisini veren “oturma hakkı” (TMK m.823) (hâkimiyet hakları) ve şahıslar üzerindeki mutlak haklar şahsi irtifak haklarına örnek olarak verilebilir.

(kişilik hakları). Karma irtifak hakları ise bir taşınmaz lehine veya belli bir

Mal hukuki anlamda, para ile ölçülebilen ve başkalarına kişi lehine kurulabilen irtifak haklarıdır. Başkasına ait bir devredilebilen şeyleri ifade eder. Mallar, maddi mallar ve arazinin altında (örneğin mahzen) veya üstünde (örneğin maddi olmayan mallar (gayrımaddi mallar) olmak üzere bina) inşaat yapma yetkisi veren “üst hakkı” (TMK m.726, ikiye ayrılır. Maddi mallar, fiziki (cismani) varlığı olan, m.826); başka birisinin taşınmazında çıkan sulardan elle tutulup gözle görülebilen şeyleri ifade eder (arsa, yararlanma hakkı veren “kaynak hakkı” (TMK m.756, konut, kitap, otomobil, uçak, çamaşır makinesi, bilgisayar, m.837) da karma irtifak hakları arasında yer alırlar.

elbise vb.). Hukuk dilinde maddi mallara eşya Taşınmaz yükü, bir taşınmazın malikinin yalnız o denilmektedir. Maddi mallar üzerindeki mutlak haklara taşınmazla sorumlu olmak üzere diğer bir kimseye bir şey “aynî haklar” (eşya üzerindeki haklar) da denir. Aynî vermek veya bir iş yapmakla yükümlü kılınmasıdır (TMK haklar, sahibine tanıdığı yetkinin tam ve sınırsız olup m.839). olmamasına göre, “mülkiyet hakkı” ve “sınırlı aynî haklar” olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Rehin hakkı, sahibine, alacağını borçlusundan alamaması hâlinde rehin verilmiş olan şeyi sattırıp paraya çevirmek Sahibine tam ve sınırsız yetki veren aynî hak mülkiyet yoluyla alacağını tahsil etmek yetkisini veren bir sınırlı hakkıdır. TMK m. 683 hükmüne göre, “Bir şeye malik ayni haktır. Hakkın konusunu teşkil eden eşyanın taşınır olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey veya taşınmaz olmasına göre rehin “taşınır rehni” (TMK üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta m. 939 vd.) ve “taşınmaz rehni” (TMK m.850 vd.) olmak bulunma yetkisine sahiptir.” Bu yönde mâlik eşyasını, üzere ikiye ayrılır. Taşınmaz rehninin türleri; “ipotek”, örneğin bir başkasına satabilir, bağışlayabilir yahut onu “ipotekli borç senedi” ve “irat senedi”dir. terk ya da tahrip edebilir. Maddi olmayan mallar, insan zeka, düşünce ve iradesinin Mülkiyet hakkının aksine bir kısım aynî haklar sahibine ürünü olan eserlerdir. Eser sahiplerinin, yaratmış oldukları tam ve sınırsız yetkiler vermez. Bu tür aynî haklara sınırlı fikir ve sanat eserleri üzerinde, mali ve manevi hakları ayni haklar denilmektedir. Mülkiyet hakkının bünyesinde bulunur. Mali haklar, o eseri çoğaltmak, yaymak ve barındırdığı kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma satmak gibi yetkileri bünyesinde barındırır. Manevi yetkilerinden sadece bir kısmını hak sahibine tanır. Sınırlı haklar, eserin kamuya sunulması, esere yapımcısının aynî haklar (TMK m.779 vd.’da), hak sahibine tanıdıkları adının yazılması, eserde değişiklikler yapılabilmesi gibi yetkinin niteliğine göre irtifak hakları, taşınmaz yükü ve yetkileri içerir. Fikri ve edebi eserler üzerindeki haklar rehin hakları olmak üzere üç gruba ayrılır. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile

İrtifak hakları, başkasına ait (başkasının mülkiyetinde düzenlenmiş ve korunmuştur.

olan) bir eşyayı kullanma veya ondan yararlanma yetkisini veren aynî haklardır. Bir eşyanın mâliki, bu eşyası


Şahıslar üzerindeki mutlak haklar, hak sahibinin kendi bulunan sınırlı sayıdaki nisbî haklar haricinde, şahsiyeti üzerindeki mutlak haklar ve başkalarının çok çeşitlilik göstermektedir. şahsiyeti üzerindeki mutlak haklar olmak üzere ikiye 4. Mutlak haklar bir mal ya da kişi üzerinde ayrılır. Bir insanın maddi, manevi ve iktisadi bütünlüğü ve doğrudan doğruya sahip olunan iktidar hakları varlıkları üzerinde sahip olduğu mutlak haklara şahsiyet iken, nisbî hakların konusunu bir edimin yerine (kişilik) hakları denilmektedir. Anayasa ile de kamusal getirilmesi (bir şeyin verilmesi, yapılması ya da haklar arasında güvenceye alınmış olan kişilik hakları, yapılmaması) yönündeki talepler teşkil eder. hakkın süjesi olan insanın maddi varlığını ve bu varlığı Konularına Göre Özel Haklar oluşturan tüm unsurları korumaya yarar. Kişiliği oluşturan unsurlar; vücut tamlığı, şeref ve haysiyet, aile ve itibarı, Özel haklar korudukları menfaatin maddi ya da manevi isim vb. şeylerdir. TMK m. 23 hükmü gereğince, “Kimse oluşuna göre malvarlığı (mamelek) hakları ve kişilik hak ve fiil ehliyetlerinden kısmen de olsa vazgeçemez. hakları şeklinde ayrılırlar.

Kimse özgürlüklerinden vazgeçemez veya onları hukuka Malvarlığı hakları, kişilerin para ile ölçülebilir nitelikte ya da ahlâka aykırı olarak sınırlayamaz.” olan, paraya çevrilebilen, kural olarak başkalarına

Başkalarının kişiliği üzerindeki haklar istisnai nitelik devredilebilen ve miras yoluyla intikal eden hak ve taşırlar. Hukuk düzenince, özellikle küçük olanları, akıl borçlarının bütününü ifade eder.

yönünden zayıf durumda bulunanları koruma Kişilerin, değerleri para ile ölçülemeyen, paraya gerekliliğinden yola çıkarak bu kişiler üzerinde bir başka çevrilemeyen, başkalarına devredilemeyen ve miras kimsenin hak sahibi olmasına müsaade edilmektedir. yoluyla da intikali mümkün olmayan, sahibi için sadece

Nisbî haklar, mutlak hakların aksine herkese karşı değil, manevi bir değer ifade eden haklarına “kişilik (kişi yalnız hukuki işleme veya ilişkiye taraf olan kişilere karşı varlığı/şahsiyet) hakları” denilmektedir. Bu haklar kişiye ileri sürülebilen haklardır. Nisbi haklar alacak hakları ve sıkı sıkıya bağlı haklar olup kişinin ölümü ile sona ererler. grup haklarından meydana gelmektedir. Kişilik hakları arasında, kişinin adı, vücut tamlığı, şeref ve haysiyeti, resmî üzerindeki hakları, özgürlüklerine karşı Nisbi haklar, özellikle borç ilişkilerinden meydana gelir ve saldırıda bulunmaktan kaçınmalarını herkesten isteme alacaklıya (hak sahibine), karşısındaki kişiden (borçludan) hakkı sayılabilir. Gerçek kişiler gibi tüzel kişiler de belirli bir davranışta bulunmasını; bir şey vermesini, bir nitelikleriyle bağdaştığı ölçüde kişilik haklarına şey yapmasını veya birşey yapmamasını (birşey sahiptirler. yapmaktan kaçınmasını) istemek yetkisini verirler. Kullanılmalarına Göre Özel Haklar Mutlak Haklarla Nisbî Haklar Arasındaki Farklar Kullanma yetkisi bakımından, hak sahibine bağlılıklarına Mutlak haklarla nisbî haklar arasındaki farklar şu şekilde göre özel haklar, devredilebilen haklar ve devredilemeyen sıralanabilir: haklar şeklinde ikiye ayrılır.

1. Mutlak haklar herkese karşı ileri sürülebilirken Devredilebilen haklar, sağlararası bir hukuki işlemle (mülkiyet hakkı gibi), nisbî haklar belirli bir başkalarına devredilebilen, miras yolu ile de intikal eden kişiye yahut kişilere karşı yöneltilebilmektedir haklardır. Özel hakların büyük bir kısmı devredilen haklar (alacak hakkı gibi). kategorisindedir (mülkiyet hakkı, telif hakkı, kira hakkı, 2. Mutlak haklarda, hak sahibinin bu hakkına diğer alacak hakkı gibi). Bu tür haklar temsilci aracılığıyla da bütün kişiler saygı göstermek zorundadır. Mutlak kullanılabilir. haklar karşısında üçüncü kişiler pasif bir görev üstlenirler. Zira mutlak hakları herkesin ihlâl Devredilemeyen haklar, sağlararası bir hukuki işlemle edebilmesi ihtimal dâhilindedir. Nisbî haklarda başkalarına devredilemeyen, miras yolu ile de intikal ise hak sahibinin karşısındaki kişi, bazen pasif etmeyen haklardır. Kişiye bağlı haklar, kişi ile hak olsa da genellikle aktif bir görevi yerine arasındaki sıkı ilişki nedeniyle sadece hak sahibi kişi getirmekle yükümlü bulunmaktadır (bir şeyi tarafından kullanılabilen haklardır. Bu haklar başkalarına yapmak, vermek ya da yapmamak gibi). Nisbî devredilemedikleri gibi, miras yoluyla da intikal etmezler. haklardaki görevin üçüncü kişilerce ihlal edilmesi Malvarlığı haklarının bir bölümü de kişiye bağlı mümkün değildir. haklardandır (örneğin, aynî haklardan oturma hakkı, TMK 3. Mutlak haklarla nisbi haklar arasındaki bir başka m.823; yararlanma hakkı, TMK m.806).

fark sayılarında ortaya çıkar. Mutlak haklar belli Amaçlarına Göre Özel Haklar sayıdadır. Kanunda öngörülen mutlak haklar Özel haklar amaçlarına göre de bir ayrıma tâbi tutularak dışında yeni mutlak haklar yaratılması mümkün yenilik doğuran (inşai) haklar ve alelâde haklar (yenilik değildir. Mutlak haklar, maddi mallar üzerindeki doğurmayan yalın haklar) olarak ikiye ayrılmaktadırlar. mutlak haklar (ayni haklar), maddi olmayan mallar üzerindeki haklar ve kişilik haklarıdır. Yenilik doğuran (inşai) hak, özel bir hukuki duruma Nisbî haklar ise, aile hukukunda öngörülmüş dayanarak hak sahibinin tek taraflı irade açıklaması (beyanı) ile yeni bir hukuki ilişki kurabilme, mevcut


hukuki ilişkiyi değiştirebilme veya ortadan kaldırabilme yetkisini ifade eder. Yenilik doğuran haklar, çoğunlukla tek taraflı bir hukuki işlemle kullanılmakla birlikte, istisnaen dava yoluyla da kullanılırlar. Böyle bir durumda yenilik doğuran haklar, tek taraflı bir irade beyanı ile değil, yenilik doğuran (inşai) bir mahkeme kararı ile doğar (örneğin; vasiyetnamenin iptali kararı; evlilik birliğinin iptali kararı; bir derneğin, bir kooperatifin, bir anonim şirketin genel kurulunun aldığı kararın iptaline dair karar). Yenilik doğuran hakları üç grupta toplanmaktadır:

Kurucu (yaratıcı) yenilik doğuran haklar: Kurucu yenilik doğuran hakkın kullanılması ile yeni bir hukuki ilişki yaratılır, başka bir ifade ile bir hak kazanılır. Hak sahibi iradesini açıklamak suretiyle yeni bir hukuki ilişkinin doğmasını sağlar.

Değiştirici yenilik doğuran haklar: Değiştirici yenilik doğuran haklar, tek taraflı irade açıklaması ile mevcut bir hukuki durumun değiştirilmesi sonucunu doğururlar. Örneğin; boşanma davası açmaya hakkı olan eşe tanınan boşanma veya dilerse ayrılık davası açabilme hakkı (TMK m.167).

Bozucu yenilik doğuran haklar: Bozucu yenilik doğuran haklar, hak sahibi tarafından kullanılmaları ile mevcut bir hukuki durumu ortadan kaldıran haklardır. Boşanma/ayrılık talep etmek (TMK m.167).

Alelâde Haklar

Hak sahibinin hakkını kullanmasıyla herhangi bir yeni hukuki ilişki doğurmayan haklara alelâde haklar (yenilik doğurmayan/yalın haklar) denir. Kapsamına ergin olmayan çocuğa (küçüğe) öğüt vermek, ihtarda bulunmak, çocuğun mallarını yönetmek, onu temsil etmek haklarının da girdiği sadece anne ve babalara tanınmış olan velâyet hakkı, bu tür hakların örneğini oluşturur.

Bağımsız Olup Olmamalarına Göre Özel Haklar

Özel haklar, elde edilmeleri yönünden başka bir hakka bağlı olup olmamalarına göre, bağımsız haklar (asıl haklar) ve bağımlı haklar olmak üzere ikiye ayrılırlar. Bağımsız haklar, herhangi bir hakka bağlı olmayan haklardır. Bağımlı haklar ise, bağımsız bir hakka belirli bir bağlılığı olan, asıl hak bulunmaksızın mevcut olmayan haklardır.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında