AÖF Soru Bankası

Medyada YapımÜnite 8 Özeti

Medya Sektöründe Yayınların Düzenlenmesi, Denetimi ve Planlanması

HİT310U-MEDYADA YAPIM

Ünite 8: Medya Sektöründe Yayınların Düzenlenmesi, Denetimi ve Planlanması

Giriş

Medya endüstrisinde gerçekleştirilen tüm yapımlar ve içeriklerde izleyicileri ve kurumları korumak için neyin, nasıl söylenebileceği için düzenlemeler yapılmıştır. Yayınların içeriği çeşitli kurumlar tarafından yasal düzenlemeler, etik kurallar ve meslek ilkeleri kapsamında değerlendirilip kontrol edilmektedir. Söz konusu özellikleri nedeniyle de sınırsız ve özgür bir biçimde üretilip yayınlanamazlar. Bu düzenlemeler çeşitli cezai yaptırımları da getirmektedir. Tüm dünyada yasal düzenlemeler halkla ilişkiler, reklam ve radyo televizyon gibi geleneksel kitle iletişim araçları için geçerli olmakla birlikte yeni medya ortamları ve dijital medya için düzenlemeler çok sınırlıdır ve bu alanın özelliklerinden ötürü hâlâ tartışma konusudur.

Medya Sektöründe Yayınları Düzenleyici ve Denetleyici Kuruluşlar

Genel olarak ülkelerin medya sistemi, kendi siyasal, sosyal, kültürel ve ekonomik sistemlerinden etkilenmekte, hemen hemen her ülkenin kendine özgü bir medya sistemi oluşmakta ancak çeşitli ülkelerdeki medya sistemleri, kimi noktalarda birbiriyle benzerlikler ve farklılıklar göstermektedir. Dünyadaki medya sistemlerine bakıldığında günümüz radyo ve televizyon örgütlenmeleri; devlet radyo ve televizyonları, kamu hizmeti gören tekelci işletmeler, özel yayın kuruluşları ve karma sistemler olmak üzere dört ana kategoride sınıflandırılmaktadır. Tümüyle özel yayıncılık Amerika Birleşik Devletleri sistemidir.

Çeşitli Ülkelerdeki Düzenleyici Kuruluşlar?

1980’lerden sonra liberal ekonominin dünya çapında yaygınlaşması ve bunun sonucu olarak özel yayıncılığın artmasıyla birlikte düzenleyici kuruluşlara ihtiyaç duyulmuştur. BBC, TRT gibi kamu hizmeti yayıncılarının tekel olduğu dönemlerde bu kurumlar kendi öz denetimlerini yaptığından ayrı bir düzenleyici kuruluşa gereksinim duyulmamıştır.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD): “Federal İletişim Komisyonu” (Federal Communications Commission/FCC)

ABD, baştan itibaren özel girişimciliğin hakim olduğu bir yayıncılık sistemine sahiptir ve devletin düzenleme ve kontrol yetkisi Federal Communications Commission (FCC) tarafından yapılmaktadır. FCC, radyo ve televizyon işletmelerine yayın izni verirken kamu yararı ve kamu çıkarını gözeteceklerine ikna olduğu takdirde bu izni vermektedir.

İngiltere: “İletişim Ofisi” (The Office of Communications/OFCOM)

İngiltere’de yayıncılık alanını 2003 yılında farklı kuruluşların bir araya getirilmesiyle kurulan The Office of Communications (OFCOM) adlı kuruluş düzenlemektedir. BBC dahil bütün radyo televizyon kuruluşları OFCOM’un denetimine tabidir. 1991’de IBA yerine kurulan Independent Television Commission (ITC), BBC yayın kuruluşu ile Galler dışındaki tüm İngiltere’deki yayın kuruluşlarını düzenleme ve denetlemekle

görevlendirilmiştir (Machet ve Robillard, 1999: 40). 2003 yılında iletişim alanındaki çeşitli kuruluşların birleştirilmesiyle OFCOM kurulmuştur.

Fransa: “Görsel-İşitsel Yüksek Konsey” (Conseil Superieur de L’Auidovisuel/CSA)

Fransa’da yayıncılık alanının düzenleyici kuruluşu Conseil Superieur de L’Auidovisuel (CSA)dır. CSA’nın daha önce 9 olan üye sayısı, 2013 tarihli bir yasayla 7’ye düşürülmüştür. Atamalarda kadın ve erkeklerin eşit temsil edilmesine dikkat edilmektedir. CSA, kamu hizmeti televizyonları ve özel televizyonların belli bir düzen içinde yayın yapmalarını sağlarken diğer yandan, bütün televizyonların bağımsızlığını ve özerkliğini sağlamakla yükümlüdür.

İtalya: “İletişimi Koruma Komisyonu” (Autorità per le Garanzie nelle Comunicazioni/AGCOM)

İtalya’da radyo ve televizyon yayınları Autorità per le Garanzie nelle Comunicazioni (AGCOM) tarafından denetlenmektedir. AGCOM, 1997’de bağımsız bir otorite olarak kurulmuştur (www.agcom.it/). İtalya’da radyo televizyon yayıncılığındaki düzenlemeler özel yayıncılığın yasal olmayan durumunun yasal hâle getirilmesi için yapılan düzenlemeler sırasında bir üst kurul oluşturulmasıyla başlar. AGCOM’un beş üyesinden kurul başkanı Cumhurbaşkanı tarafından 7 yıllığına atanır ve ikinci kez atanmaz.

Almanya: “Devlet Medya Otoriteleri Yöneticiler Konferansı” (Directors Conference of the State Media Authorities/Die Medienanstalten/DLM)

Die Medienanstalten (DLM) Almanya’daki 14 eyalet medya otoritesinin birleştiği üst kuruldur. Özel radyo ve televizyon yayıncılarının denetiminden sorumludur. 1991 yılında Doğu ve Batı Almanya’nın birleşmesi, Almanya’da eyalet sistemini getirmiş, bu yıllarda özel radyo ve televizyon yayıncılığının artması ile her eyalette bir eyalet medya kurulu oluşturulmuş, bu kurullar DLM üst kurulu altında faaliyet göstermektedir.

Japonya: “Televizyon Yayıncılığında Denetim ve Düzenleme Kurumu” (Broadcasting Ethics and Program İmprovement Organization/BPO)

Japonya’da radyo ve televizyon yayınları Broadcasting Ethics and Program İmprovement Organization (BPO) tarafından denetlenmektedir. BPO bünyesindeki kurullar, frekans tahsisi, yayınlanmış televizyon programlarını izleme, yayınlara ilişkin şikâyetleri inceleme gibi görevleri yürütmekte, uyarı, düzeltme isteme, ceza verme gibi yaptırımları bulunmaktadır. BPO, yayınların iyileştirilmesi, kanalların öz denetimde bulunması için güçlü bir yapıya sahiptir.

Türkiye: Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK)

Türkiye’de radyo televizyon yayınlarına ilişkin düzenlemeler Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından yapılmaktadır. Özel yayıncılığın Avrupa’da artmasıyla birlikte Avrupa ülkelerinde düzenleyici


kuruluşların ortaya çıkmasıyla Türkiye’de de bu alanda düzenleyici bir kurulun olması gerektiği düşüncesi oluşmaya başlamış. Türkiye’de henüz özel yayıncılık başlamadan radyo ve televizyon yayınlarını düzenlemekle yükümlü bir yüksek kurul oluşturulmuştur. TRT genel müdürünün görevden alınması, Yüksek Kurulun teklifiyle Bakanlar Kurulu kararıyla olanaklıdır. 2018 yılında Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemine geçildikten sonra, TRT Yönetim Kurulu üyeleri ve TRT Genel Müdürünün atanması 10.07.2018 tarihli ve 3 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile doğrudan Cumhurbaşkanının yetkisine bırakılmıştır. Üyelerin üçte biri iki yılda bir yenilenir. Üst Kurul üyeleri, kendi aralarından bir başkan ve bir başkan vekili seçer. Ülkemizde karasal, sayısal, uydu, kablo, IPTV ve internet ortamından yayın yapacak kuruluşlara yayın lisansı ve yayın izni Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından verilmektedir.

RTÜK’ün Faaliyetleri

Radyo Televizyon Üst Kurulu, Türkiye’nin imza attığı uluslararası sözleşmeler ve ilgili yasalara göre radyo ve televizyon yayınlarını belli kurallar içinde yürütülmesini sağlamak görevini yürütmektedir. Radyo televizyon yayınlarının RTÜK tarafından denetimi ise RTÜK uzmanları tarafından doğrudan ya da izleyici şikâyetlerinin incelenmesiyle yapılmaktadır. RTÜK, radyo ve televizyon programlarını önceden izleyemez, müdahale edemez ancak yayından sonra denetleyebilir ve gerek gördüğünde yaptırım uygulayabilir. RTÜK yaptırımları ve uygulamaları yargı denetimine de açıktır. Ayrıca 6112 sayılı Kanun’da RTÜK’e verilen “yayın hizmetlerine ilişkin kamuoyu araştırmaları yapmak veya yaptırmak ve bu araştırmaların sonuçlarını ilgili taraflar ve kamuoyuyla paylaşmak” görevi gereği düzenli olarak kamuoyu araştırmaları yaptırmaktadır.

Öncelikli Yayınlar

Radyo ve televizyon kanallarının yasa ile yayınlaması zorunlu içeriklerin denetimi de RTÜK aracılığıyla yapılmaktadır. Yönetmeliğe göre öncelikli yayın tanımı ise “Hedef kitlede olumlu tutum ve davranış değişikliği meydana getirmek ve topluma yararlı konularda kamuoyu bilinci oluşturmak amacıyla medya hizmet sağlayıcı kuruluşların mevzuat gereği yayınlamak zorunda oldukları bilgilendirici ve eğitici yayınlara öncelikli yayın denilmektedir.” Öncelikli yayınlar Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi, Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, Orman Genel Müdürlüğüne ilişkin bazı düzenlemeler, Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun, Asker Alma Kanunu gibi kanunlara dayanmaktadır. Bu programlar, Üst Kurul, ilgili bakanlık ve ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşları ile bilimsel kuruluşlar, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları veya sivil toplum kuruluşları tarafından hazırlanır veya hazırlatılır. Hazırlanan programların, ilgili

bakanlığın olumlu görüşü alındıktan sonra Üst Kurul tarafından radyo ve televizyonlarda yayınlanması sağlanır.

Kamu Spotları

Çeşitli kamu kuruluşları ile sivil toplum örgütleri tarafından toplumu bilgilendirmek amaçlı hazırlanan ve halkla ilişkiler faaliyeti olarak bilinen kamu spotları da RTÜK tarafından onaylandıktan sonra radyo ve televizyon kuruluşlarına gönderilebilmektedir. Kamu Spotu onayı için kurum veya kuruluşların RTÜK’e yapılacak başvuruda yapım ile gerçekleştirilmek istenilen amacı açıkça belirten bir yazı, radyo veya televizyon spotuna ait medya dosyası, yapımın senaryosu/deşifre metni ve varsa gerekli diğer belgeler yer alır. Kamu spotlarının RTÜK tarafından yayını zorunlu kılınamaz ancak tavsiye edilir.

Medya Sektörü ile İlgili Yasal Mevzuat: Yasalar ve Yönetmelikler

Ülkemizde medyada yayıncılık faaliyetlerinin, haksız rekabete yol açmamak, tüm tarafların hakkını korumak, yasal ve etik açıdan uygunluğunun yerine getirilmesi için Ticaret, Kültür ve Turizm, Millî Eğitim, Sağlık Bakanlığı, Sağlık ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlıklarıyla, RTÜK, TRT, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile çok sayıda meslek örgütü ve sivil toplum kuruluşunun hazırladığı çok çeşitli yasalar, yönetmelikler, anlaşmalar, esaslar ve yönergeler bulunmaktadır.

Halkla İlişkiler ve Reklam Sektörü ile İlgili Mevzuat

Halkla ilişkiler faaliyetlerinin yerine getirilmesi ile ilgili olarak uygulamada uyulması gereken kurallar; IPRA Davranış Kuralları, Stockholm Anlaşması, Atina Anlaşması, Roma Bildirgesi, Helsinki Bildirgesi, Birleşmiş Milletler Global Compact Küresel İlkeler Sözleşmesi ve Tuhid Meslek İlkeleri’dir. Bu anlaşmalar karşılıklı olarak mesleklerinin hak, değer ve itibarını korumak için özen göstermeye yöneliktir. İçeriklerin ‘Advertorial’, ‘Reklam’ veya ‘Haber-İlan’ olduğunun yayın sırasında açıkça belirtilmesi konusundaki yasal zorunluluğu yerine getirmeyi kabul eder. Reklamcılık faaliyetlerinin yerine getirilmesinde de Uluslararası Reklam Uygulama Esasları tüm tarafların uyması gereken kuralları belirlemiştir.

Yayıncılıkla İlgili Mevzuatlar

Radyo ve televizyon yayınlarına ilişkin yasalar uluslararası anlaşmalara ve sözleşmelere dayanmaktadır. Bir yandan düşünce ve ifade özgürlüğünün güvence altına alınması gerektiği kabul görürken, diğer yandan sınırsız ve sorumsuz yayıncılığın sakıncaları da gündeme gelmiş ve uluslararası bazı girişimler başlamıştır. Daha sonra, bu direktif metninde yer alan esaslar, uluslararası bir anlaşma olan Avrupa Sınır Ötesi Televizyon Sözleşmesi’ne dönüştürülmüştür.

Türkiye’de Yayıncılıkla İlgili Çeşitli Yasalar ve Yönetmelikler

Radyo ve televizyon yayınları RTÜK tarafından 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun kapsamında denetlenmektedir. Bunların


yanı sıra RTÜK Yönetmelikleri, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile ilgili mevzuatlar, Ticaret Bakanlığı ile ilgili mevzuatlar, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ilgili mevzuatlar ile yayıncılık hakkında bir çerçeve çizilmiştir.

6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun

RTÜK tarafından yapılan denetimler 3/3/2011 tarih ve 27863 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun kapsamında yapılmaktadır ve bütün yayıncı kuruluşlar bu kanun maddelerine uymak zorundadır. Yapımlar, çocuklara, güçsüzlere ve engellilere karşı istismar içeremez ve şiddeti teşvik edemez. Alkol, tütün ürünleri ve uyuşturucu gibi bağımlılık yapıcı madde kullanımı ile kumar oynamayı özendirici nitelikte olamaz. Genel sağlığa, çevrenin ve hayvanların korunmasına zarar verecek davranışları teşvik edemez.

Genel beslenme diyetlerinde aşırı tüketimi tavsiye edilmeyen gıda ve maddeler içeren yiyecek ve içeceklerin ticarî iletişimine, çocuk programlarıyla birlikte veya bu programların içinde yer verilemez. Ticarî iletişim yayınlarının ses seviyesi diğer yayın bölümleri ile aynı seviyede olmak zorundadır. Televizyon ve radyo yayın hizmetlerinde reklam ve tele-alışveriş ise Madde 10’da açıklanmıştır. Tele-alışveriş yayınları hariç her türlü reklam yayınlarının oranı, bir saat başından bir sonraki saat başına kadarki yayın içinde yüzde yirmiyi aşamaz.

Yayın Hizmeti Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik

02.11.2011 tarih ve 28103 sayılı Yayın Hizmeti Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun maddelerine dayanılarak hazırlanmış ve medya hizmet sağlayıcıların uyması gereken yayın hizmeti usul ve esaslarını belirlemeyi amaçlamaktadır. Yönetmeliğin kısa gösterim hakkına ilişkin maddesinde, yayıncıların kamuoyu için önem taşıyan güncel olayın 90 saniyeyi geçemeyecek şekilde gösterim hakkı olduğu ifade edilmiştir. “Genel İzleyici”, “7 yaş ve üzeri için uygundur”, “13 yaş ve üzeri için uygundur” ve “18 yaş üzeri için uygundur” gibi semboller Yönetmelik ekinde verilmiştir.

Ticaret Bakanlığı Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği

10 Ocak 2015 tarih ve 29232 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik, “reklam veren, reklam ajansları, mecra kuruluşları ve reklamcılık ile ilgili tüm kişi, kurum ve kuruluşlar ile ticari uygulamada bulunanların uyması gereken ilkeleri belirlemek ve haksız ticari uygulamalara karşı tüketicileri korumayı” amaçlamaktadır. Yönetmelik ticari reklam kavramını getirmiştir. Yönetmelikte ayrıca bilimsel terimlerin yanıltıcı biçimde kullanılamayacağı, haber bültenleriyle veya kamu hizmeti duyurularıyla özdeşleşmiş bir görüntü veya ses efektinin reklamda kullanılması hâlinde söz konusu mesajın reklam olduğunun tüketiciler tarafından kolaylıkla fark edilebilir olması gerektiği gibi hükümlerle, taklit, tanıklı reklamlar, çevreye

ilişkin beyanlar içeren reklamlar gibi konularda haksız rekabeti önleyici maddeler de yer almaktadır. Söz konusu yönetmelik, reklamlarda kullanılacak görsel, yazılı ve sesli ifadelerle ilgili de detaylı hükümler içermektedir. Maddeye göre “Görsel mecralarda yayınlanan reklamlarda kullanılan alt yazı; kelime başına 0,25 saniye (saniye başına 4 kelime) hesabıyla ekranda tutulmalıdır.”.

Reklam Kurulu Yönetmeliği

2014 tarih ve 29049 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Reklam Kurulu Yönetmeliği’ne göre, ticari reklamlarda uyulması gereken ilkeleri belirleme ve haksız ticari uygulamalara karşı tüketiciyi korumaya yönelik düzenlemeleri yapma, bu hususlar çerçevesinde inceleme ve gerektiğinde denetim yapma, inceleme ve denetim sonucuna göre, ilgili yasalar kapsamında reklamları durdurma, aynı yöntemle düzeltme, para cezası veya gerekli görülen hâllerde üç aya kadar tedbiren durdurma cezası verme hususlarında görevli bir Reklam Kurulu oluşturulmuştur. Reklam Kurulu kendisi de gerekli gördüğü reklamlarla ilgili inceleme başlatabilir.

Sağlık Bakanlığı Yönetmelikleri

Sağlık alanındaki ilan-bilgilendirme ve reklam yasaklarıyla ilgili çok sayıda hukuksal düzenleme bulunmaktadır. Yönetmelikte internetten yapılan tanıtımlar, kozmetik ürünlerin tanıtımına ilişkin de maddeler yer almaktadır. Söz konusu değişiklik ile 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un “Yayın Hizmetlerinde Ticari İletişim” başlıklı 9’uncu maddesinin yedinci fıkrasında yer alan genel beslenme diyetlerinde aşırı tüketimi tavsiye edilmeyen gıda ve maddeler içeren yiyecek ve içeceklerin ticari iletişimine, çocuk programlarıyla birlikte veya bu programların içinde yer verilemez.

Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği

Millî Eğitim Bakanlığının 8 Mart 2008 tarih ve 26810 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği’nin ilanlar ve reklamlarla ilgili maddesi, özel öğretim kurumlarının doğrudan veya logo, amblem ve benzeri, kurumu çağrıştıran işaretler kullanmak üzere dolaylı olarak televizyona reklam ve ilan veremeyeceklerini belirtir.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK)

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK), ilk kez 13.12.1951 tarih ve 7981 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş, o tarihten günümüze, kanunda zamana göre ortaya çıkan ihtiyaçlara göre değişikliklere gidilmiş, ancak Kanun’un eser sahiplerini korumaya yönelik özü değişmemiştir. “Eser sahiplerinden her biri, birlik menfaatlerine tecavüz edildiği takdirde tek başına hareket edebilir” denilerek bu konuda açıklayıcı bir hüküm belirtmiştir.

Türk Bayrağı Kanunu

24.09.1983 tarih ve 18171 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2893 sayılı Bayrak Kanunu’nda Türk


Bayrağı’nın kullanım biçim ve oranlarına ilişkin hükümler, televizyon yayınlarında da dikkate alınması gereken hususları içermektedir.

Meslek Örgütleri

Pek çok meslekte olduğu gibi medyada da çalışanların haklarını korumak, mesleki dayanışmayı sağlamak ve etik ilkeleri belirlemek için örgütlenmelere gidilmiştir. 5253 sayılı Dernekler Kanunu’na göre dernek, “Kazanç paylaşma dışında, kanunlarla yasaklanmamış belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, en az yedi gerçek veya tüzel kişinin, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kişi toplulukları” olarak tanımlamaktadır. Bu örgütler Türkiye’de radyo-televizyon, halkla ilişkiler ve reklamcılıkla ilgili mesleki örgütlenmelerin geçmişi uzak olmamakla birlikte hem üyelerinin haklarını korumak hem de evrensel meslek ahlakını koruyup geliştirmek amaçlı çaba göstermektedirler.

Türkiye’deki başlıca medya dernek, cemiyet ve örgütlerinin isimleri de şunlardır:

• Televizyon Yayıncıları Derneği (TVYD) • Radyo Televizyon Yayıncıları Meslek Birliği (RATEM) • Gazeteciler Cemiyeti • Reklamcılar Derneği • Türkiye Halkla İlişkilerciler Derneği (TUHİD) • Televizyon ve Sinema Filmi Yapımcıları Birliği (Tesiyap) • Sinema Eseri Yapımcıları Meslek Birliği (SEYAP) • Reklam Yapımcıları Derneği (RYD) • Reklam Yaratıcıları Derneği • Yaratıcı Endüstriler Konseyi (YEKON) • Araştırmacılar Derneği • Açıkhava ve Endüstriyel Reklamcılar Derneği (ARED) • Kurumsal İletişimciler Derneği (KİD) • Dijital Pazarlama ve Reklamcılık Sektörü Derneği (IAB) • Reklamcılık Vakfı (RV) • Reklamverenler Derneği

Özdenetim

Özdenetim (kendi kendine denetim) kavramı bir kişinin ve kuruluşun dış denetime gerek duymaksızın hukuk ve etik ilkelerin dışına çıkmadan çalışmak için kendini denetlemesini anlatır. Radyo ve televizyon yayıncılığının gelişmesiyle birlikte yayıncı kuruluşlarda da kimi özdenetim uygulamaları gelişmiştir.

Özdenetim ile ilgili başlıca kurum ve kuruluşlar şunlardır:

• Ombudsmanlık (Okur Temsilciliği) • İzleyici Temsilciliği • Özdenetim Kurulları • Reklam Özdenetim Kurulu (RÖK)

Yayın Planlama ve Yayın Akışı

Radyo kanalı kurmak ve işletmek daha kolay ve ucuz maliyetli bir girişimdir ancak televizyon kanalı kurmak, işletmek çok yönlü organizasyon gerektiren ve maliyetli bir iştir. Daha sonraki süreçteki yayın planlaması, yayın akışlarının oluşturulması, programların temini alanındaki uzman medya çalışanlarının işidir.

Yayın Planlama

Hitap edeceği hedef kitlesi belli, rakipler içinde kendini konumlandırmış, gerekli yatırımları ve tanıtımları yapmış bir televizyon kanalının bir yandan da yıllık yayın planlarının hazırlanması gerekir. Yayın kalıbında, hafta içi ve hafta sonu hangi yayın kuşağında hangi tür programlara yer verileceği belirlenir ancak bu kalıp esnektir ve değişebilir. Kanalların hedef kitlenin ekran başında olduğu saate göre belirledikleri kuşaklar birbirinden farklı olabilir ancak genel olarak sabah 06:00-10:00 arası sabah kuşağı, 10:00-17:00 arası gündüz kuşağı, 17:00-20:00 arası akşam kuşağı, 20:00-23:00 arası prime time, 23:00-01:00 arası gece kuşağıdır.

Yayın Planlamasını Etkileyen Faktörler

Yayın planlanmasında dikkate alınması gereken etmenler yayın politikası, reklamverenler, hedef kitle, bütçe ve yasalardır.

Yayın Akışı Hazırlama

Yayın akışı, genel planların veya yayın kalıplarının daha belirgin hâle gelmesi, 24 saat boyunca yayınlanacak programların türünün, içeriğinin ve yayın saatlerinin yer aldığı çizelgedir. Deneyim, bilgi ve analiz yeteneğine sahip profesyonel çalışanların yapabileceği bir iştir. Bir kanalın yayın politikalarını anlamak için yayın akışlarına bakılabilir. Çünkü yayın akışı yayın politikasına göre biçimlenir. Bu nedenle, yeterli reyting yapmadığı için yayından kaldırılmak istenen programların yapım şirketlerinin yayın günü ve saatinin değiştirilerek denenmesi konusunda ısrar talepleri olur. İzleyicide alışkanlık yapmış programlar da kendi saatine yerleştirilir. Mevcut programlarla en çok izleyiciye ulaşmak, dolayısıyla reklam veren için kanalı çekici kılmak amacıyla daha pek çok yaratıcı strateji geliştirmek mümkündür. Program içi tanıtıcı reklamlar ise “prime time” dışında yer alan özellikle gündüz yayın kuşaklarında, bir programın içinde ayrılan bir bölümde 3-5 dakika süreyle bir kurumun ürün ve hizmetlerinin tanıtımının yapılmasıdır.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında