HİT310U-MEDYADA YAPIM
Ünite 6: Yapım Sonrası
Giriş
Yapım sonrası süreç, farklı zaman ve mekânlarda çekilen görüntülerin ve seslerin senaryodaki sıraya göre düzenlenerek, yönetmenin anlatım dili ve tarzını gerçekleştirmek için yapılması gereken tüm işlemleri kapsar. Çekim sürecinde farklı zaman ve mekânlarda çekilen görüntülerin anlamlı bir şekilde senaryoya göre birleştirilmesi yapım sonrası süreçte gerçekleşir ve yapımda yaratıcılığı etkileyen zorlu bir aşamadır. Bu süreçte öncelikle görüntülerin ve seslerin çekim notlarına göre arka arkaya dizilerek kaba kurgusu yapılır, daha sonra ince kurgu denilen aşamada görsel anlatıma son şekli verilir, görüntülerin ses ile eşlenmesi yapılarak program yayına hazır hâle getirilir. Yapım sonrası süreçte, işlemlerin kolay, kaliteli ve kısa sürede tamamlanabilmesi için yönetmenin senaryoya göre tüm görüntü (animasyon, grafik, logo, fotoğraf, yazı, arşiv görüntüleri vb.) ile ses ögelerini (müzik, efektler, doğal sesler, dış seslerin kaydedilmesi vb.) önceden hazırlaması, yapımın ya da programın gereksinimlerini, süresini, yayın zamanını ve bütçeyi göz önünde bulundurması gerekir.
Yapım Sonrası (Post Production)
Post prodüksiyon aşaması yeni çekilmiş, arşivden temin edilen veya üretilmiş görüntü ve ses malzemesinin bir araya getirilerek yeni ürüne (eser) dönüşüm sürecinde yaratıcı bakış açısıyla teknolojik donanımın teknik standartlar dikkate alınarak işletim sürecidir. Aktarmalar, format dönüştürme, görüntü kurgusu, ses kurgusu, mü- ziğin bestelenmesi, müzik yerleştirme, görsel özel efektler, işitsel özel efektler, foley adı verilen ses efektlerin üretimi ve yerleştirilmesi, ses miksi, renk düzeltme-düzenleme, grafik işleri gibi işleri kapsamaktadır. Yapım sonrası aşama, çekim sürecinde farklı zaman ve mekânlarda kaydedilen görüntülerin kurgunun sağladığı anlatım olanakları ve görsel katkıları ile birlikte senaryodaki sıraya göre, arka arkaya belirli bir sıralama içinde dizilmesinin yanı sıra, görsel ritmin yaratılmasına yardımcı olan ses ve müziklerin de miksajını içermektedir.
Yapım sonrası süreçte yönetmen, genellikle kurgu yönetmeni ile birlikte çalışır. Kurgu Yönetmeni (Editor), kurgu hedeflerini belirleyerek çekim materyallerinin ilgili formatlara aktarılmasını ve kurgu için hazırlanmasını, görüntülerin ve/veya seslerin elde varolan bir senaryo dahilinde, yapım amacına uygun olarak bütünleştirilmesini sağlayarak tüm kurgu öncesi süreç ile kurgu uygulama süreçlerini yöneten ve bu süreçlerde gerekli koordinasyonu sağlayan; prodüksiyon ihtiyaçlarının karşılanması konusunda kaynakları ve görevleri planlayan ve verimlilik konusunda değerlendirmeler yapan; yönet- menin gözetiminde programı yayına hazır hâle getiren nitelikli kişidir.
Yapım sonrası işlemler, kaydedilmiş görüntülerin bilgisayara aktarılması, elektronik dosyalar hâlinde düzenlenmesi, senaryoya göre ard arda eklenmesi, kurgu karar listesinin çıkarılması, sırası ile kurgu ve ses
düzenlemesi, renk dengelemesi, kurguya bağlı olarak çalışma çizelgesinin hazırlanması ve ekibe dağıtılması, yapım öncesi çalışmalarla bağıntılı olarak görsel etkilerin (visual effects) ve varlıkların (assets) hazırlanması, gö- rüntü (kesme–shot) birleştirme-bindirme işlemleri (compositing), yapımın son hâlini verme, çıktı alma (final shot render), renk stili oluşturma, ses ve ses efektlerinin son düzenlemesi ve nihai proje çıktısının alınması, yayın bandının alınması (final project render) aşamalarından oluşmaktadır.
Yapım sonrası süreçte, yapımcı ve yönetmenin kurguya hazırlık çalışmaları çok önemlidir. Yönetmenin çekim sürecinde bir sahneyi ne kadar çok tekrarla çektiği ve çekilen bu görüntülerin hangisinin kurguda kullanılacağının çekim sürecinde, kimi zaman anında kimi zaman çekim saatleri biter bitmez belirlenip notlar alınması kurgu sürecinin iyi gitmesi açısından çok önemlidir; eğer çekim sürecinde kayıt tutulmazsa kurgu sürecinde hangi görüntünün kullanılacağının belirlenmesi çok zaman alacağı için planlamada aksamalara neden olabilir, kurgu süreci uzar ve maliyetler artar.
Kurgu sürecinde çekimlerin izlenmesi ve kütüklenmesi, bir kurgu planının çıkarılması, kaba kurgu (off line kurgu), özel-etki sekanslarının yaratılması ise yani bir programın kurgulanıp tamamlanması ise online kurgu olarak tanımlanır. Kurgu sürecinden önce görüntülerin izlenip belirlenmesi ve listelerinin hazırlanması kurgu karar listesinin çıkarılması olarak bilinir ve kurgu taslağı olarak kurgucuya çekimlerin sıralanışı konusunda yol gösterir. Kurgu karar listesinde, seçilen görüntülerin zaman kodları, (time-code) ve çekimin tanımı yapılır.
Post-Prodüksiyon Şirketlerinin Çalışma Düzeni
Yapımlarda kurgu sürecindeki iş akışının organizasyon şeması; off line, online, ses, renk müşteri ekseninde geçen aşamalardan oluşmaktadır.
Off line, tüm çekimler bittikten sonra düşük kalite alınan çıkışla birlikte yönetmen ve ekibinin hangi sahnelerde hangi planların kullanılacağına dair kararları verdikleri sadece kesmelerle geçiş yapılan kaba kurgunun hazırlanması evresidir. Online ise off line kurgu bittiğinde artık elimizde hangi sahnede hangi planların tercih ettiğimiz, sahne başlangıç ve bitişlerinde ne tür genel planlar kullanacağımıza dair kesin kararlarımızı gösteren kaba bir kurgumuz vardır. Ses, online kurgu aşaması bittiğinde aynı anda projemizin gittiği bölümlerden biri sestir. Ses birimi tüm planlardaki farklı kanallara kayıt edilmiş diyalogları, dip sesinden arındırma, çevre gürül- tülerinin duyulmasını engelleme, orijinal veya daha önce kayıt edilmiş müzik parçalarının projeye yerleştirilmesi, her planda, sahnede yer alan atmosfere uygun arka plan seslerin yerleştirilmesi, gerektiğinde yeniden kaydedilmesi, ses kütüphanelerinden ihtiyaç duyulan seslerin seçilip yerleştirilmesi gibi işler yapılır. Renk ise, online kurgumuz bittiğinde projemizin yolculuğu sesle aynı anda renk düzeltme, renk belirleme bölümüne doğrudan gider. Bölümde çalışan uzmanlar proje üzerine
çalışmaya girmeden önce yönetmen ve görüntü yönetmeni ile bir araya gelirler, amaç çekim sırasında hayal ettikleri, gerçekleştirmek istedikleri renk açısından oluşturulacak evreni renk uzmanına anlatmaktır. Koordinasyon ise, şemada yer alan elemanlar içinde en çabuk işlevini kavrayacağımız bölümdür. Bu bölümün öncelikli işlevi müşteri ilişkilerini iyi düzeyde tutmaktır. Bu birim tüm sorunları çözmek ve sağlıklı çalışma koşullarını hem müşteriler hem firma çalışanları hem de firma açısından zarar görmeden çözmek zorundadır. Müşteri ise, yapım sonrası işlemlerin yapıldığı firmalar için müşteri kimi zaman reklamveren firmaların bizzat kendisi; bankalar, telefon şebekeleri, hastane zincirleri gibi, kimi zaman yapım şirketleri, kimi zaman TV kanalları veya dijital platformlar, kimi zaman yapımcı veya yönetmenler olabilir.
Kurgu Nedir?
Kurgu, görüntülerin izlenmesi, kütüklenmesi ve aktarılması, senaryodaki sıraya göre çekimlerin doğrusal olarak arka arkaya getirilmesi, kaba kurgusunun yapılması, ses kurgusu ve eşlemesinin yapılması, ince kurgunun yapılması ve yayın kopyasının çıkarılması işlemleridir. Teknik anlamda kurgu; çekim sürecinde oluş- turulan görüntüler arasında seçim yapma, bu görüntüleri senaryo dâhilinde dizme, görüntülerin uzunluk kısalık sürelerini belirleme, çekimlerin içerik özelliklerini tespit etme ve tüm bunları belli bir anlatım biçimine hizmet edecek şekilde düzenleme işidir. Yapımlarda kurgu gerçekleştirilirken kurgucular genellikle, assemble (ardı ardına görüntü ve ses ekleme) ve insert (görüntünün ve seslerin arasına yeni ses ve görüntü ekleme) tekniği kullanılmaktadır.
Kurgunun temel işlevleri görüntüleri seçmek, anlatıyı düzenlemek, çekimleri en uygun biçimde yerleştirmek, dramatik, anlatısal, anlatımsal veriler ışığında her çekimin kesme noktasını belirlemek, çekimler arasındaki bir- leştirmeleri ve eklemeleri yapmak olarak sıralanmaktadır. Kimi zaman ardı ardına gelen çekimleri titizlikle birleştirmek, kimi zaman da anlatıda ekonomi yapmak amacıyla kısaltma yapmak, çekimler arası geçişi sağlamak, ritmi yakalamak, değişik ses ögelerini uygun yerine koymak ve uygulamak, ses ögelerinin karıştırarak ya da miksleyerek tek bir bant oluşturmak ve programın jeneriğini (programın adı, oyuncular, tüm ekip isimleri) etkili bir şekilde oluşturmak olarak sıralanabilir. Kurgu sırasında akıldan çıkarılmaması gereken en önemli konu, görüntülerin senaryoya göre sıralamaktır.
Görüntü Geçiş Teknikleri
Medyada tüm yapımlar farklı uzunluklara sahip yüzlerce sekans, sahne ve çekimden oluşur. Kameranın, kayda girip kayıttan çıkmasına kadar geçen sürede ürettiği görüntü parçasına daha önce de değinildiği üzere çekim denilmektedir. Çekimlerin peş peşe sıralanması ile sahneler (scene) oluşur. Sahne aynı kişiler arasında, aynı dekorda ve aynı zamanda geçen, bir ya da birden fazla çekimden oluşan görüntü dizisidir. Ayrım birkaç sahneden
oluşan konuyu, her bir olgunun içinde gelişip sonuçlanan görüntü dizisidir. Sahnede konu, zaman ve mekân bütünlüğü, ayrımda ise sadece konu bütünlüğü vardır. Yapımın en büyük kümelenmesi olan sekans, eserin ana parçalarından birinin içinde gelişip sonuçlandığı kümedir. Sekansların bir araya gelmesinden de yapım ya da program oluşur. Aynı ortamda farklı kameralar tarafından çekilmiş ya da farklı zamanlarda ve mekânlarda kaydedilmiş görüntüleri kurgu esnasında sıralarken iki görüntü arasına konan efektlere görüntü geçiş yöntemleri denir. Temel görüntü geçiş yöntemleri kesme, zincirleme, kararma, açılma, bulanıklaşma ve netleşme, donma, bindirme, silinme, iris ve ani çevrinme ya da pan’dır.
Kesme geçiş, tüm geçişler içinde en sık kullanılan geçiş türü olan, mümkün olduğu müddetçe düzenli yapıldığında izleyici kitlesi tarafından fark edilmeyerek bir planın tek bir karelik süre içinde yerini başka bir plana bırakması olarak tanımlanabilir. Kurgu sürecinde kullanılan kesme yöntemleri; eşlenmiş kesme, sıçramalı kesme, dışa kesme, tepki çekimi ve içe kesme olarak sınıflandırılmaktadır. Bir yapımda kesmeler algılanmamalı, algılanıyorsa kesme değil, sıçrama meydana gelmekte, sıçrama da iki görüntü arasındaki geçişte bir ara/ boşluk izlenimi vermektedir.
Bir görüntünün bitmeden, diğer görüntünün belirmesine “zincirleme” denir. Yapısı gereği, kesme ile kararma- açılmanın ortalama bir durumudur. Yumuşak bir geçiştir, iki görüntünün birbiriyle ilişkili olması ve ekranı aynı oranda doldurması etkililik açısından çok önemlidir. Süresi az ya da çok olabilir.
Ekranda yeni bir programın başladığı ya da bittiği, görüntünün giderek kararması ve sonra açılarak ikinci görüntünün belirmesi şeklinde gerçekleşir. Kararma, görüntünün kararması ya da tam tersi açılma ise siyah ekrandan görüntüye yapılan geçiştir. Açılma; bir program, yeni bir sahne veya bölüm başlangıcında zamanda ve mekânda değişiklik yapılmak istendiğinde kullanılır. Kararma ise bir programın, bölümün, sahnenin ve eylemin sonunda, mekânda ve zamanda değişiklik olduğunda kullanılır.
Kararma ve açılmada olduğu gibi, bulanıklaşma ve netleşme de birbirini takip eden iki harekettir. İlk sahnenin görüntüsü gittikçe bulanıklaşarak belirsizleşir. Bu belirsizliğin içinde ikinci sahnenin görüntüsü yavaş yavaş görünür hâle gelir. Kurguda kullanılacak geçiş yöntemleri çekim senaryosunda belirlendiyse bulanıklaşma ve netleşme efekti kamera objektifi üzerindeki netlik bileziği ile yapılabilir.
Donma, yapımların değişik noktalarında dış sesin yorumu- na zaman bırakmak, estetize bir hareketi uzun süre sunmak gibi maksatlarla sahne aralarında da kullanılabilir. Bir veya birkaç saniye dondurulan görüntü, ardından kaldığı yerden akmaya devam eder.
Bindirme farklı kaynaklardan gelen iki görüntünün üst üste gelmesi ile oluşan bir görüntü geçiş tekniğidir. Bindirme kahramanın duygularını, düşüncelerini
göstermek için oldukça uygundur. Silinme geçiş ise, bir sahnenin bir diğer sahneyi çerçeve dışına ittiği görüntüsünü veren hareketli optik etkilerdir. Silme hareketi dikey, yatay ya da açısal olabilir. İki sahne arasındaki sınır, silik bir çizgi ya da yumuşak bir kaynaşma olabilir. Sahnenin son görüntüsünün enine boyuna ya da çapraz hatlar hâlinde silinmesi veya tamamen yok olmasıyla yeni sahneye geçilmesi şeklinde bir geçiştir. Silinme geçişi (wipe) ikinci sahnenin gö- rüntüsünün ilk sahnenin görüntüsünü iterek ekrana gelmesi ya da ilk sahnenin görüntüsünün yatay veya dikey çizgiler hâlinde silinerek alttan ikinci sahnenin görüntüsünün belirmesi şeklinde yapılabilir.
İris geçişi ile filmin genellikle ilk veya son sahnelerinde kullanılır. İrisle geçişte daire, açılma veya kapanma hareketini ekran çerçevesinin tam ortasını merkeze alarak yapmayabilir. Merkezde sahnenin en önemli ögesi genellikle bir insan yüzüdür. Daire, oyuncunun yüzünün olduğu noktadan başlayarak genişler ya da karartma hareketi oyuncunun yüzünde tamamlanabilir. Dairenin ge- nişleme ya da daralma hareketi sırasında, sahnenin ilgi merkezinde belli bir süre durakladıktan sonra sahneyi tamamen kapatması da kullanılabilmektedir.
Pan, kamerayla sağa veya sola doğru aşırı hızlı bir dönüş yaparak bir başka ortama geçiş yapılmasıdır. Farklı mekânlarda/zamanlarda yapılan çekimleri bağlamak için kullanılır.
Kurgu Kuralları ve Türleri
Yapımlarda görüntü kurgusu belirli kurallar göz önünde bulundurularak yapılmaktadır. Bu kurallar; Kesintisizlik, 180 Derece Kuralı, 30 Derece Kuralı, Açı Karşı Açı, Bakış Uyumu, Soldan Giriş Sağdan Çıkış Giriş Çekimi, Ara Çekim, Devamlılık şeklinde, kurgu türleri ise devamlılık kurgusu, bağlantı kurgusu ve devingen kurgu şeklinde sınıflandırılmaktadır.
Kurgu kesintisizlik ile yakından ilişkilidir. Başka bir deyiş ise devamlılıktır. Eğer tek tek çekimler kurgu kalıbı dikkate alınarak çekildiyse film kurgucusu kusursuz biçimde uyumlu bir sekansı bir araya getirebilir. İyi oluşturulmuş bir film öyküsü, rastgele filme alınmış çekimlerden bir araya getirilemez.
Devamlılık söz konusu olduğunda bir sahnenin mekânı aksiyon akış veya merkez hattı ya da 180 derece çizgisi olarak anılan model ile oluşturulur. Sahnedeki aksiyon bir kişinin yürümesi veya iki kişinin konuşması, görüntülenen canlı varlıklar veya taşıtların hareket yönüne paralel geçen hayali bir çizgi çekilir ve kameralar bu çizginin sadece bir tarafında çekim yaparlar. 180 derece kuralı, hareketin yönü ve kişilerin konumları konusunda seyircinin kafasının karışmaması için elzem bir kuraldır.
Sahne içinde çizilen aks çizgisinin karşısına geçmemek, sahneyi akıcı ve birbirine bağlanabilir yapmaya yetmez. Birbirine çok yakın mesafeden ve yakın ölçeklerde çekim yapan iki kameranın çektiği görüntüler birbirine
bağlandığında rahatsız edici bir geçiş oluşur. Bu atlama hissinin giderilmesi için çekim alanına aynı noktadan bakan iki kamera ya birbirine en az 30 derece mesafeyle çekim yapmalı ya da birinin genel çekim yaptığı durumda diğeri detay çekim almalıdır.
Açı-karşı açı diğer adıyla çekim–karşı çekim tekniği, görüntüdeki kişiler arasında konuşmalarının mantığına göre gidip gelen kurgu örüntüsüdür. Genellikle ikili çekimleri daha iyi anlatmak için kendiliğinden geliştirilmiş bir tekniktir. Konuşan ya da çerçeve dışına bakan karakterlerin göründüğü çekimden sonra bu karakterin konuştuğu kişinin ya da baktığı yerin gösterilmesidir.
Sadece aksın tek bir tarafından çekim yapmayı anımsamanın yanı sıra göz çizgilerinin de birbirini tutmasını sağlamanız gerekir. Biri ayakta biri de oturan ve birbiri ile konuşan iki kişinin çekimini yaptığınızı varsayalım. Her ikisinin de yakın çekimleri yapıldığında oturmakta olan kişinin yukarıya doğru bakması ve ayaktaki kişinin de aşağıya doğru bakması gerekir. Bakış uyumu kesme yapılmasını kolaylaştırır. Ancak bu tip çekimlere fazlaca yüklenmek, sahneyi yapay ve boş gösterebilir. Mümkünse her şeyi birbirine bağlayan bir bağlantı çekimi yapmak daha iyidir. Sahneleri ve çekimleri birbirine bağlarken başka birçok bakımdan uyum gözetilmesi (renk aydınlatma uyumu, çekim ölçeği uyumu, grafiksel uyum vb.) yapımı daha estetik ve akıcı hâle getirecektir.
Aks ilkesi kişiyi çerçeveden dışarı çıkıp bir sonraki çekimde çerçeveye girerken tekrar yakaladığınız çekimlerle de geçerlidir. Kural şöyledir: soldan dışarı çıkarlarsa sağdan girmeleri ve sağdan dışarı çıkarlarsa da soldan girmeleri gerekir.
Sahneyi, boyutu, şekli ve içindekilerle birlikte seyirciye tanıtan bu genel çekime “giriş ya da kurucu çekimi” (establishing shot) adı verilir. Bu çekimde yapım için önemli olan mekânın tamamı ve ana karakterlerin bu mekân ile ilişkisi tanıtılır. Sahne daha sonra yakın çekimlerle devam eder.
Ara çekim, olayın gelişme akışı ve objelerin hareket birliğiyle birbirine bağlanmış iki planın arasında kurgulanan bir kadrdır.
Devamlılık bir çekimdeki bütün ayrıntıları izlemek ve örneğin genel bir çekimden yakın bir çekime geçildiğinde görüntüde hiçbir unsurun değişmeyeceğinden emin olmak demektir.
Kurgu Türleri
Bir yapım çekim, sahne ve sekanslardan oluşur, ancak bu ögeler programın türü ve amacına göre kurguda bir araya getirildiğinde anlam kazanır, yapımda ritim, akış ve zaman vurgulanır. Duygusal çatışmalar, gerilim, aksiyon, merak, korku, heyecan, mutluluk gibi duygular yaratılır. Yapımın anlamlı bir yapı hâline gelmesinde farklı kurgu türleri kullanılır. Yaygın olarak kullanılan üç tür kurgu vardır.
Bunlar; devamlılık kurgusu, bağlantı kurgusu ve devingen kurgudur.
Devamlılık kurgusu bir süreklilik ve düzen hissi yaratır. Sözlerle hareketler arasında bağlantı kurar, teknik, açık ve doğrudan bir anlatım, düzgün bir görsel akış ve göze batmayan geçişler sağlar. Devamlılık sisteminin temel amacı, çekimlerde mekân zaman ve aksiyona ait kesintisiz bir akış devamlılığı sağlamaktadır. Bu kurgu biçiminde kullanılan grafikler çekimden çekime aşağı yukarı benzer özellikler taşırlar. Figürler, çerçeve içinde, dengeli ve simetrik bir biçimde yerleştirilmiştir. Genel aydınlatma tonlaması da süreklilik arz eder. Hareket ekranın merkez alanındadır. Devamlılık kurgusunda ise, kurgunun ritmi ise genellikle çekim ölçeğine bağlıdır. Genel çekimler orta çekimlere göre ekranda daha uzun süre kalırlarken orta çekimler de yakın çekimlere göre daha uzundur.
Bağlantı kurgusunda, paralel kurgu yoluyla gerçekte doğrudan bağlantısı olmayan çekimlere üstü kapalı bir ilişki tayin edilmiştir. Paralel kurguda devinim iki farklı mekândan ya da devinim grubundan elde edilen çekimler, genellikle heyecanı artırmak amacıyla çarpıcı bir gelişme olarak tekrar tekrar kurgulanır. Diğer taraftan paralel kurgu görsel çeşitlilik için aynı nesnenin farklı görüş açılarını kurgular. İki çekimi bir kesme ile bir araya getirdiğinizde, aralarında hemen bir ilişki oluşturursunuz. Bu yakınlaştırma hem fiziksel hem de zihinseldir.
Karmaşık paralel kurgular dinamik vurgular yaratabilir, ruh hâlini bir yerden bir yere götürebilir ya da akıllarda daha doğrudan anlatımlarla ifade edilmemiş düşünceler doğurabilirler. Devingen kurgu yönteminde iki farklı ancak birbiriyle ilişkili olayların ve aksiyonun aynı zamanda çapraz kesmeler yapılarak gerçekleşmesidir. Bu düşünceler, çekimlerde ima edilmemiş olabilir. Çoğunlukla sebep sonuç ilişkileri yorumlanmaktadır.
Bu kurgu türlerinin dışında çekimlerin hızlı kesmelerle bir araya getirilerek bir sekans yaratıldığı montaj kurgu, çekimler arasında sürekliliğin sağlandığı akıcı kurgu, müzik kliplerinin, reklâmların, kurgulanmasında oldukça etkili olan ve kısa çekimler, geçiş türü olarak kesmeler ve özel efektlerin kullanıldığı, görüntülerin müziğin ritmine göre kurgulandığı ritmik kurgu, farklı olaylar, karakterler ya da mekanlar arasında yapılan ve kesmelerle geliştirilen bir anlatım tarzı yaratmak için çapraz kurgu, belirgin bir şekilde zamanda ileri atlanmasının sağlandığı atlamalı kurgu türleri de kullanılmaktadır.
Yapımlarda kurgu aşamasında ses işlemleri de çok önemlidir. Yapımların sesli ya da sessiz çekilmesine bağlı olarak, dublaj, müzik kaydı (Özgün olarak bestelenmiş müzik parçası veya hazır kaydedilmiş arşiv müziği), doğal sesler ve ses efektlerinin eşlenmesi için miksaj çalışmalarının da yapılması gerekir. Dublaj, önceden ses kaydı yapılmış yapımın üzerine dudak eşlemesi yoluyla yeniden ses kaydedilmesi ya da tümüyle sessiz çekilmiş yapımın seslerinin stüdyoda kaydedilmesidir. Ayrıca
dublaj yapımın başka dillerde seslendirilmesi açısından da çok önemlidir.
Yapım Sonrası İşlemlerde Özel Efekt Üretimi
Günümüz yapım sonrası süreçlerinden birisi de görsel efektlerin oluşturulması, çekilmiş görsel malzemenin üstüne yerleştirilmesi, farklı tabakalardan gelen görsel malzemelerin birleştirilmesi, onlara renk, kontrast, ortam ışığı uyumunun sağlanması işlerinin yapıldığı özel efekt üretimi aşamasıdır.
Özel efekt dediğimizde sadece görsel efektler anlaşılmamalıdır. Yapımdaki ses tasarımı da özel efekt anlayışıyla kimi sesleri yeniden tasarlayıp üreterek final hâline getirilmektedir ve bu sayede anlatımın etkinliği artırılmaktadır. Benzer şekilde proje üzerine yerleştirilen grafik ögelerin tasarımı, örneğin zaman belirten yazılar örneğin “1 hafta önce” gibi ve çekilmiş görüntülerin üstünde yer alan istenmeyen ögelerin temizlenmesi gibi işlemlerde bu bölüm yani özel efektler kapsamında ele alınmakta ve çalışılmaktadır.