HİT310U-MEDYADA YAPIM
Ünite 1: Medya ve Yapım Endüstrisi
Giriş
Farklı tarafların rol aldığı ve rekabetin yoğun yaşandığı büyük bir sektör olan medya, yayınlarını gerçekleştirmek için ihtiyaç duyduğu programları ya kendi bünyesinde hazırlamakta ya da yapım şirketlerine yaptırmaktadır.
Kavram Olarak Medya ve Yapım
Dilimize İngilizce “media” sözcüğünden geçen medya kavramı “araç”, “ortam” anlamına gelen “medium” sözcüğünün çoğuludur. Günümüzde medya kavramı; gazete, dergi, sinema, radyo ve televizyon gibi geleneksel kitle iletişim araçları ile internetin ortaya çıkmasıyla yaygınlaşan web siteleri, mobil uygulamalar, sosyal medya ağları gibi çok geniş dijital medya araçlarını kapsamaktadır. Yapım kavramı ise geleneksel (sinema, radyo ve televizyon) ve dijital medyada (internet, web siteleri, sosyal ağlar, video paylaşım sitelerini, podcast, internet gazeteleri, müzik kayıtları, mobil, internet, e-Posta, bilgisayar oyunları, sanal gerçeklikler, her türlü ses ve görüntü paylaşım uygulamaları vb.) bir içeriğin hazırlanması için gerekli tüm çalışmaları açıklayan bir kavramdır.
Medya
Medya kavramı, sadece geleneksel ve dijital kitle iletişim araçlarındaki içerikleri değil, bu içeriği oluşturan ve aktaran, yayınlayan bütün kurum ve kuruluşları da kapsayan büyük bir sektörü ifade eder.
Günümüzde medya, ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel ve ideolojik açıdan çok geniş kitleleri hızlı ve düşük maliyetle etkileşimli olarak etkileme ve ikna etmede, kamuoyu adına denetim ve eleştiride bulunma, kamuoyunu aydınlatma ve oluşturma, toplumsallaştırma, motivasyon, tartışma ve diyalog sağlama, ürün ve hizmetleri tanıtma ve satışına katkıda bulunma gibi işlevlere de sahiptir.
Yapım
Bir medya ürünü olan yapım ya da prodüksiyon, bir tasarıyı gerçekleştirmek ve fikri somut bir ürüne dönüştürmek için yapılan işlerin tümü olarak tanımlanmaktadır. Yapım, sinema, radyo ve televizyonda bir fikrin senaryoya, senaryonun da filme ya da programa dönüştürülmesi için yapılan faaliyetlerin tümüdür. Medya uygulamaları açısından yapım bir fikrin sinema filmi, televizyon programı, radyo spotu, televizyon tanıtım programı, reklam filmi spotu, dijital medya için bir video içeriğin ya da uygulamanın, yapım öncesi aşamadan çekimlerin yapılması, kurgulanması ve yayınlanmasına kadar olan işleri kapsar.
Medyada yapım süreci, yapım öncesi, yapım ve yapım sonrası süreçten oluşur. Yapım öncesi (preproduction) süreçte, bir programın çekimine başlanmadan önce tüm hazırlıklar tamamlanır, daha sonra yapım (production) yani çekim aşamasına geçilir. Planlanan tasarımın çekimi yani, senaryodaki sıraya bağlı kalmadan görüntü ve ses kaydı yapılır. Yapım sonrası (post-production) aşamada
ise çekilen görüntü ve ses materyalleri senaryodaki sıraya göre birleştirilerek kurgusu yapılır; müzik, animasyon, grafik, yazı, ses vb. unsurlar eklenir ve program yayına hazır hâle getirilir. Medyada yapım türleri medya aracının özelliğine göre değişir. Bunlar genel olarak, müzik ve ses kayıtları (plak, CD, DVD vb. ortamlar) haber bültenleri, reklam filmleri, radyo ve televizyon programları, sinema filmleri, bilgisayar oyunları, internet tabanlı araçlar ve sosyal medya için geliştirilen uygulamalar, mobil aplikasyonlar (appapplication), “podcastlar” vb. olarak sıralanabilir.
Yapımcı
Yapımcı (Producer-Prodüktör) her türlü yapım için bir fikrin ortaya çıkmasından yayınlanmasına kadar olan süreçte gerekli bütün unsurları planlayan, yapım için gerekli finans kaynaklarını bir araya getiren, yazar, yönetmen, oyuncular ve teknik ekiple sözleşmeler yapan, çekimi organize eden ve yöneten kişidir.
Bir yapımcının başarılı olabilmesi için; yapım sektörü konusunda deneyimli, bilgili ve iyi bir iletişimci olması, yaratıcı bir fikri hedef kitleye aktarabilecek en doğru biçim ve biçemi oluşturabilme becerisine sahip olması, yapımın ekonomik getirisini öngörebilmesi, ayrıntılı yapım bütçesi hazırlayabilmesi, entelektüel ve iyi bir araştırmacı olması, bilgiye en kısa sürede ve en etkili şekilde erişebilmeyi bilmesi, müzik, ekonomi, edebiyat, kültür ve sanatla ilgili olması, gündemi takip etmesi, medya, iletişim, pazarlama, teknoloji alanındaki gelişmeleri izlemesi, alanı ile ilgili ulusal ve uluslararası yasal mevzuata hakim olması, izleyici ölçümlerini takip etmesi, tarafsız davranabilmesi, ön yargılardan arınmış ve kendini ifade edebilme yeteneğine sahip olması, herkese ve her kesime eşit mesafede durmayı bilmesi gerekir.
Medya Sektörü, Medya Türleri ve Ürünleri
Medya Sektörü
Günümüzde globalleşme, bilgi, iletişim, yayın ve yapım teknolojisindeki gelişmeler, medyanın sahiplik yapısı, finans durumu, yoğunlaşma, rekabet, çeşitlilik, yöndeşme, içerik üretimi, izleyicilerin sahip olduğu televizyon, uydu, internet ve akıllı telefon gibi araçlar ve içeriğe erişimi, dağıtımı, yapım ve yayın teknikleri, izleyici ölçümleri, yasal düzenlemeler ve denetim gibi çeşitli unsurlar medya sektörünün faaliyetlerini etkilemektedir. Yöndeşme/yakınsama (convergence), sayısallaşma ile bilişim, telekomünikasyon ve geleneksel medya alanlarının, ekonomik, teknik ve sektörel düzeyde yeni medya ile iç içe geçmesi, televizyon, bilgisayar, telefon gibi araçların bir araya gelerek yeni ürünler ve hizmetler meydana getirmesini ifade eder.
Günümüzde medyada yayıncılık kamu ve ticari yayıncılık olarak iki şekilde gerçekleşmektedir. Dünyadaki ilk felsefi oluşumu İngiltere’de BBC’nin kurucu genel müdürü John Reith ile başlayan kamu hizmeti yayıncılığı halk için yapılan, halk tarafından finanse edilen ve kontrol edilen, toplumdaki tüm bireylerin ihtiyaçlarını karşılayacak
şekilde yapılan “ticari olmayan yayıncılık” anlayışıdır. Ülkemizde de TRT tarafından yapılan kamu yayıncılığının özü, kâr amaçlı değil, kamuya hizmet etmek amaçlı yayın yapmaktır ve kamu yayın kurumlarının gelirleri, yöntemleri ülkeden ülkeye farklılık gösterse de kamu tarafından sağlanmaktadır. Kamu hizmeti yayıncılığının temel amacı, hedef kitleleri bilgilendirmek, haber vermek, eğitmek ve eğlendirmektir.
İlk kez Amerika Birleşik Devletleri’nde başlayan özel yayıncılık, kâr amaçlı olarak yapılan ticari yayıncılıktır ve reklam geliri ile yayınlarını sürdürmektedir. Türkiye’de özel yayıncılık 1990’lı yıllarda özel radyo ve televizyon kuruluşlarının yayına başlamasıyla ortaya çıkmış ve kısa sürede büyük bir medya sektörüne dönüşmüştür. Özel yayıncılık yapan kuruluşlar kâr amacı ile yayınlarını sürdürebilmek için reklam almakta, bu nedenle yayınlarını reklamverenlerin taleplerine göre şekillendirmektedir. Özel yayın kuruluşları, izleyicilerinin öncelikle eğlenme, hoşça vakit geçirme gibi öncelikli gereksinimlerini karşılamayı hedeflemekte, “prime-time” da izlenme oranı ve izlenme payını en üst seviyede tutarak reklam gelirleriyle kâr elde etmeyi hedeflemektedirler.
Medya Türleri ve Ürünleri
Basılı Medya
Yazılı metin ve sabit görsel materyallerin (fotoğraf, resim, çizim vb.) yer aldığı medya türüne basılı medya adı verilir. Günlük yayın yapan gazete ve değişik periyotlarla (haftalık, aylık, üç aylık, altı aylık vb.) yayımlanan dergi basılı medyanın en temel iki aracıdır. Kitap, gazete, dergi, broşür, afiş, ilanlar vb. kitlelere yönelik basımı yapılan ürünler de yapım endüstrisi ürünleri olarak değerlendirilir.
Görsel-İşitsel Medya
Radyo, sinema ve televizyondan oluşan geleneksel medya türleri genel olarak görsel-işitsel medya olarak tanımlanır. Görsel-işitsel medyada ses, renk, hareket, grafik, animasyon ve yazı içeren görüntüler bir araya getirilerek izleyiciye sunulur.
Dijital Medya
Dijital medya, bilgisayarlar, mobil telefonlar, internet yayıncılığı, çevrim içi haberler, e-Ticaret, dijital oyunlar, sosyal ağlar vb. çok çeşitli uygulamayı kapsayan genel bir kavramdır ve iletişimi etkileşimli, bireyleri ve kurumları içerik üreticisi hâline getirmiştir. Dijital medyanın en önemli uygulamalarından birisi olan sosyal medya, etkileşimlilik özelliği, sürekli güncellenebilmesi, sınırsız yorum yapma olanağı sağlaması, ölçümün anlık yapılabilmesi (tıklanma ve izlenme rakamları), çoklu medya özelliği, paylaşım ve katılımı desteklemesi gibi üstünlükleri ve ağızdan ağıza reklamın yayılmasını da sağlama gibi üstünlükleri nedeniyle reklam yatırımlarından giderek daha fazla pay almaktadır. Büyük markalar sosyal medyadan müşterileri ile ilişkilerini geliştirmek için yararlanmakta, Facebook, Twitter gibi sitelerde kampanyalar düzenlemekte, etkileyicilerle (“influencer”lar) anlaşmalar yaparak kullanıcılara
erişmektedir. Günümüzde en popüler yeni medya ürünleri internet gazeteciliği, dijital platformlar, sosyal medya, aplikasyonlar, sanal gerçeklik ve dijital oyunlardır.
Yaratıcı Yapım Endüstrisinin İtici Gücü Halkla İlişkiler ve Reklam Faaliyetlerinin Yapımı
Günümüzde tüm dünyada pazarlama iletişimi faaliyetleri kapsamında kurumların hedef kitleleriyle iletişim kurarken en fazla yatırım yaptığı alan halkla ilişkiler ve reklam kampanyaları ve uygulamalarıdır.
Kurumların Halkla İlişkiler Faaliyetleri
Halkla ilişkiler, bir kurumun faaliyetlerini, politikalarını ve geleceğe dönük hedeflerini çok farklı hedef kitlelerle paylaşmak için planlı, dürüst, doğru, yasal ve stratejik olarak yapılan iletişim etkinlikleridir. Bu nedenle bir kurumda halkla ilişkiler faaliyetlerinin hangi kurum ya da kimler tarafından yürütüleceğinin belirlenmesi, hedef kitle ile etkileşim sağlayacak etkili, yaratıcı, doğru ve yasal mesajların ve uygulamaların uygun zamanda ve bütçe ile hazırlanıp üretilmesi ve yayınlanması açısından çok önemlidir. Bir kurumda halkla ilişkiler faaliyetlerinin nasıl yürütüleceğinin kararını üst yönetim vermektedir ancak bu kararının verilmesinde, kurumun büyüklüğü, örgütsel yapısı, coğrafi konumu, yönetimin halkla ilişkilere verdiği önem, kurumun halka ilişkilere duyduğu gereksinim, faaliyet gösterdiği sektörün yapısı, faaliyetlerinin içeriği, mevcut ve olası hedef kitleleri, yasal mevzuatlar, bütçe ve zamanlama çok etkili olmaktadır.
Kuruluşların Halkla İlişkiler Birimleri
Kuruluşların halkla ilişkiler birimlerinin yapılanmaları genellikle kurumdan kuruma göre farklılık gösterse de finans, personel, araştırma geliştirme, üretim ve pazarlama gibi işletme fonksiyonları arasında yer almaktadır. Kurumların halkla ilişkiler birimlerinde çalışanlar, etkili ve yaratıcı içeriğin tasarımı, üretimi ve yayını konusunda yetkin olmalıdır. Bu birimlerin çalışanları, araştırmacı olmalı, basın bülteni hazırlayabilmeli, medya ile olumlu ilişkiler geliştirebilmelidir. Kurumların halkla ilişkiler birimlerinin bulunmasının anında müdahale, hız, zamandan tasarruf gibi avantajlarının yanı sıra bu birimlerin kurumdaki sorunlar ya da kurumun imajı konusunda tarafsız davranamama olasılığı gibi olumsuz yönü de bulunmaktadır.
Halkla İlişkiler Ajansları
Halkla ilişkiler şirketleri/ajansları farklı kuruluşlara hizmet verdiği için farklı alanlarda yetkin elemanlara ve teknik altyapıya sahip kuruluşlardır. Bu ajanslar, pazar araştırmalarından kurumsal kimlik oluşturulmasına, grafik tasarımından video-prodüksiyon üretimine, geleneksel medya araçlarından internet ve dijital medyada yer alma stratejilerine değin bütünleşik pazarlama iletişimi hizmetleri verebilmektedir.
Kurumların Reklam Faaliyetleri
İçinde yaşadığımız çağda, medya sektörünün itici gücü reklamlardır. Medya sektöründe yayın kuruluşları reklam
geliri ile yaşamını sürdürmekte, kurumlar da ürün ve hizmetlerini tanıtmak, satmak, marka ve imaj yaratmaktadır. Belli bir strateji izleyerek hedef kitleye ulaşma çabaları olarak tanımlanan ve ticari bir etkili iletişim faaliyeti olan reklam, stratejik bir kampanya planlaması “ile gerçekleştirilmekte ve reklam verenden brif alınması, araştırma, reklam amaçlarının saptanması, yaratıcı strateji, bütçe ve medya seçimi, uygulama, yayın, değerlendirme” aşamalarından oluşmaktadır. Reklamın amacına ulaşabilmesi için doğru mesajların, doğru hedef kitleye, doğru medya planlaması, doğru zamanlama ve doğru bütçe ile yasal ve etik olarak iletilmesi gerekir.
Reklamverenler
Bir reklam yapımı ve yayınından söz edebilmek için önce bir ürün ve hizmeti tanıtmak isteyen ve bu tanıtım için belirli bir bütçe ayıran bir kamu kurumu ya da özel sektörden bir şirketin, kurumun yani reklam verenin olması gerekir. Reklam veren araştırma şirketi, reklam ajansı- yapımcı- planlamacı- yayıncı-hedef kitle döngüsünde süreci başlatan kurumdur. Reklamverenler reklam faaliyetlerini kendi bünyesinde oluşturduğu birime, tanıdığı, bildiği, güvendiği bir kişi ya da ajansa sipariş, ihale ilanı vererek ya da konkur açarak gerçekleştirebilir. Reklam sektöründe çok kullanılan “konkur” kavramı, reklamverenin çalışacağı ajansı seçim işlemini başlatmasını anlatır. “Konkur açmak”, “konkura çıkmak” kavramları reklam verenin, belirlediği ajansları çağırıp, şirketin mevcut durumu ve hedefleri konusunda “brif” vererek, ajanslardan bir kampanya önerisi istemesini anlatır.
Reklam Ajansları
Reklam sürecinde yaratıcı fikir ve uygulamaları ortaya koyan reklam ajansı, birlikte çalıştığı kuruluşun adına reklam planını hazırlayan, uygulayan, denetleyen yaratıcı ve teknik ekiplerden oluşan bağımsız ticari kuruluşlardır. Reklam ajanslarını örgütlenme biçimi, çalışan sayısı, çalışma biçimi, sunduğu hizmetlere göre farklı kategorilerde sınıflandırmak mümkündür. Genel kabul gören bir sınıflandırmaya göre verdikleri hizmetler açısından ajanslar, tam hizmet ajansı, butik ajanslar, modüler hizmet ajansı, kurum içi reklam birimleri, uzman ajanslar ve rolodeks ajans olarak altı grupta toplanmışken dijital teknolojilerin gelişmesi ile son yıllarda büyük gelişme gösteren interaktif ajansları da bu sınıflandırmaya eklemek gerekebilir.
Halkla İlişkiler ve Reklam Faaliyetlerinde Yapım Şirketleri ve Hizmet Sağlayıcı Diğer Kuruluşlar
Yapım Şirketleri
Yapım şirketleri, sinema filmi, televizyon programı, televizyon dizisi üretebileceği gibi, sadece reklam, tanıtım ve klip çekimi gibi uzmanlaşılmış yapımlar da üretebilmektedir. Yapım şirketleri çekim için gerekli her türlü teknik ekip ve donanımlara sahip olabileceği gibi bunları kiralama yoluyla da temin edebilir.
Stüdyo Kiralama Şirketleri
Sektörde kimi yapım ya da prodüksiyon şirketleri, sadece belli hizmetleri temin etme üzerine kurulmuştur ve yapım şirketlerine gerekli nitelikte stüdyo, teçhizat ve teknik ekipman ve ekip bulma ve kiralama işini yürütür.
Post Prodüksiyon Şirketleri
Stüdyoda ya da dış mekânda kaydı yapılan çekimlerin kurgusu, stüdyo kiralama şirketinde ya da yapım şirketinin kendi kurgu stüdyolarında da yapılabilir ancak sinema filmi, reklam filmi gibi özel yapımlarda, post prodüksiyon (yapım sonrası) işlemleri bu alanda uzmanlaşmış şirketler tarafından yapılır.
Fotoğraf Stüdyosu
Reklamverenlerin ürünlerinin katalog, web sitesi, broşür vb. gibi uygulamalarında kullanılmak üzere fotoğraf çekimlerinin yanı sıra, televizyon programları yıldızlarının, dizi oyuncularının katalog çekimleri gibi özel fotoğraf çekimleri için fotoğraf stüdyoları kiralanabilmektedir.
Oyuncu (Cast) Ajansları
Bu ajanslar, sinema, reklam filmi, televizyon filmi, dizi ya da başka amaçlarla profesyonel sanatçı, oyuncu gerektiren farklı yapımlara hizmet sağlar.
Kostüm Şirketleri
Her türlü görsel nitelikli yapımlarda bir ya da birden çok sunucunun, oyuncunun bulunduğu yapımlarda kostümün yani yapımda giyilecek kıyafetin önceden tasarımını yapan ya da mevcut kostümlerini kiralayan şirketlerdir.
Müzik Bankaları
Müzik bankası, radyo ve televizyon programları, reklamları, kamu spotları, dijital medya için çeşitli amaçlarla üretilmiş videolar vb. yapımlarda kullanılmak üzere önceden hazırlanmış ve kaydedilmiş, farkı konu başlıklarında ve sürelerdeki müzik kataloğudur.
Bunların dışında Makyaj Hizmeti, Dekor-Mekân Tasarımı, Seslendirme Şirketi, Animasyon Şirketleri de hizmet sağlayıcı diğer kuruluşlardandır.
Medya Planlaması ve Satın Alma Şirketleri
Medya planlaması, reklam filminin belirlenen yayın bütçesi kapsamında, belirlenen doğru hedef kitleye erişebilmesi için yer alacağı medyanın seçimi ve seçilen medyada, hangi yayın diliminde (prime-time/off prime- time), hangi saatte, hangi programın önünde, içinde ya da sonunda, ne ölçüde, hangi aralıklarla ve ne sıklıkta yer alacağının planlanması ve bu planlamaya göre yayının sağlanması olarak tanımlanmaktadır.
İzleyici Ölçüm Sistemleri
Türkiye’de, gazete ve dergilerin erişimi verilerini elde etme işi, Basın İzleyici Araştırmaları Kurulu (BİAK) tarafından, radyo izleme ölçümleri Radyo İzleme Araştırma Komitesi (RİAK) tarafından, televizyon izleyici ölçümleri ise Televizyon İzleme Araştırma Komitesi
(TİAK) tarafından düzenli olarak ölçüm şirketlerine yaptırılmaktadır.
Yayıncı Medya Kuruluşları
Reklam verenlerin büyük kitlelere ulaşabilen halkla ilişkiler ve reklam içeriklerinin yayın ortamları uzun yıllar boyunca gazeteler ve dergiler iken daha sonraları sinema, radyo ve televizyon olmuş, günümüzde de internetin gelişimi ile iletişim ortamları çeşitlenmiş ve dijital medya hedef kitleye ulaşmada önemli bir araç hâline gelmiştir.
Medyada Düzenleyici Kurumlar
Türkiye’de reklam yayınlarını düzenleyici kurumların başında Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ve Reklam Özdenetim Kurulu (RÖK) gelmektedir. Bu kurumlar yayınları pek çok yasa, yönetmelik, esaslar ve meslek ilkeleri ile denetleyip kontrol etmektedir.
Alternatif Ortamlar
Geleneksel ve yeni medyanın dışında açık hava reklamları, spor karşılaşmaları sponsorlukları, toplu taşıma araçları giydirmeleri ya da toplu taşıma araçları içindeki afişler ya da hareketli reklamların yer aldığı monitörler, taksi koltukları, e-Postalar, broşürler, firmaların çıkardığı dergiler, el ilanları, doğrudan postalama, posta kutularına dağıtılan ilanlar, gökyüzüne ışıklı yazılar, video mapping, zeplinle, uçakla afiş dolaştırma, dev boyutlu maketlerin araçlarla caddelerde dolaştırılması, caddelerde dev boyutlu ürün paketlerinin gezdirilmesi, mağaza içi ve dışı, bardak ve servis altlıkları, içecek karıştırıcıları, masa örtüleri ve benzeri birçok farklı uygulamalar ve alanlar alternatif mecralara örnek verilebilir.
İzleyiciler
Yapımcının etkili ve yaratıcı bir yapım gerçekleştirebilmesi için, izleyici profillerini, beklentilerini, tercihlerini, medya sahipliği ve medya tüketim alışkanlıklarını iyi analiz etmesi gerekir. Ayrıca bir programı izlerken izleyicinin odaklanma derecesi, dikkat aralığı ve uzunluğu gibi izleme davranışları da değişiklik gösterir. Bu nedenle rekabetin yoğun olduğu televizyonculuk dünyasında ilgiyi canlı tutacak programlar hazırlamak için izleyicilerin araştırmalarla tespit edilmiş kimi beklentileri de dikkate alınmalıdır.
Türkiye’de Yapım Sektörünün Genel Görünümü
1990’lı yıllarda özel bir televizyon kuruluşu yurt dışından Türkiye’ye yayın yapmaya başlamış, ardından çok sayıda radyo ve televizyon kanalı açılmış, 1993’te Anayasa’nın 133. maddesinde yapılan bir değişiklikle özel radyo ve televizyon yayınlarının kurulması yasal hâle getirilmiş, kamu hizmeti yayıncılık tekelleri ortadan kalkmış, böylece sayısız özel radyo ve televizyon kuruluşu ile ticari yayıncılık başlamış ve buna paralel olarak yapım sektörü de gelişmeye başlamıştır. Türkiye’de, özel yayıncılık herhangi bir kısıtlama işlemine tabi olmadan serbestçe gelişmiş, büyük holding sahiplerinin medya şirketlerini satın alması ya da yeni radyo ve televizyon kanalları açması ile tekelleşme olgusu ortaya çıkmıştır. Çeşitli ticari
işletmelere sahip büyük sermaye sahipleri aynı anda hem gazete ve dergilere hem de radyo ve televizyon kanallarına sahip olduğu tekellerin hâkimiyetinde bir medya ortamı yaratılmıştır. Özelleştirmenin getirdiği rekabetle birlikte TRT de kanal sayısını ve yayın saatlerini artırmak, eğlence içeriklerine yönelmek, teknolojik alt yapıyı yenilemek gibi çalışmalarla izleyiciyi çekmeye yönelik çeşitli çabalara girişmiştir. Özel televizyon kanalların sayısı artarken 2000’li yıllarda Digitürk, D-Smart, Teledünya, Tivibu gibi dijital platformları, televizyon, internet ve mobil telefonlarda yayına başlamıştır. Radyo, televizyon, gazete, dergi, dağıtım, internet, müzik, kitap yayıncılığı gibi çok sayıda medya organının az sayıda grubun elinde bulunması nedeniyle fikir ve içerik çeşitliliğinin sağlanamadığı, tekelleşen medyanın sermayenin güdümünde olduğu, fikir çeşitliliğini geliştirmek yerine fikir zenginliğini gerilettiği gibi tartışmalar sürerken bir yandan bu az sayıda grubun birbiriyle rekabeti ortaya büyük bir medya sektörü çıkarmıştır. Sayısı artan televizyon kanalının artan program ihtiyacı ise büyük bir yapım sektörünü meydana getirmiş, özellikle genel hedef kitleye seslenen ana akım TV kanalların rekabeti drama türünde artışa neden olmuştur. Çünkü genel hedef izleyici kitlesinin drama türü yapımlara ilgisi, kanalların bu türdeki yapımlara yatırımını artırmış, bu yatırımların sonucu drama türü yapımlar olan televizyon dizilerinin yapım kalitesi artmış ve yurt dışından Türk dizilerine büyük bir talep patlaması yaşanmıştır. Türkiye’de her yıl yüzün üzerinde dizi üretilmekte, 140’tan fazla ülkeye dizi ihraç edilmektedir.
Türkiye’de de son dönemde gelişen online platformlar da yapım sektörüne ivme kazandırmış, Netflix’in, 2016 yılında Türkçe alt yazı seçeneği ile girdiği Türkiye medya sektöründe, Blu TV, Puhu TV gibi yerli platformlar açılmış, üretilen dizilerin de ihracatı ya da yurt dışı kuruluşlarla ortak yapımları gündeme gelmiştir.
Türkiye yaratıcı yapım endüstrileri açısından büyük gelişme gösteren ülkelerdendir. Özellikle televizyon yayıncılığı ve sinema filmleri konusunda kendine dünya çapında yer edinmiş, yeni medya kullanıcı sayıları ve yeni medya içerik üretimi hızla artmakta, animasyon sektörü, dijital oyun sektörü de gelişmektedir. Tekelleşen büyük medya grupları, yeni iletişim teknolojilerinin olanaklarından yararlanarak yöndeşme stratejileri ile aynı içeriği, farklı şekillerde izleyiciye ulaştırmayı hedefleyerek gelirlerini artırmaktadır. Özel yayıncılıkla birlikte hızla artan televizyon kanalları arasındaki yoğun rekabetin doğurduğu prodüksiyon kalitesi yurt dışı satışlarını da artırmış, Türkiye 140 ülkeye yaptığı satışlarla dizi ihracatında ABD’den sonra dünyada ikinci sıraya yükselmiştir. Türkiye’de üretilen dizilerin uluslararası alanda ilgi görmesinin turizme de katkısı olmakta, bu diziler birer kamu diplomasisi aracı gibi de işlev görmektedir.