1. Çalışanları Eğlendirme Modeli
1940’lı yıllarda basın ajansı modeline denk
gelen yıllarda bu model “çalışanları eğlendirme”
modeli olarak adlandırılmıştır. Bu modele kurum
içi iletişim açısından bakıldığında ise yukarıdan
aşağıya doğru tek yönlü bir iletişim akışının olduğu söylenebilir. Hedef kitlenin kurumun çalışanları olduğu durumda iletişim, yönetimden çalışanlara doğru tek yönlü olarak gerçekleşmektedir.
Kurumların iç hedef kitlelere ilişkin olarak yaptıkları genellikle olumlu işler, kurum içi iletişim
araçları aracılığıyla, (çalışanların aldıkları ödüller,
sektördeki başarılar vb.) çalışanlara aktarılır. Kurumun varsa sorunlarına ilişkin haber ve bilgiler
çalışanlara genellikle yansıtılmaz. Düşünceler yönetimin istekleri doğrultusunda yönlendirilmektedir. Model, çalışanların çalıştıkları yerin iyi bir
yer olduğuna inandırılması düşüncesine dayanır
(Theaker, 2006: 230). Böylelikle kurumda olumlu bir çalışma iklimi olduğuna ilişkin inandırma
çabalarının ön planda olduğu görülür. Dolayısıyla
bu modelde çalışanların tutum ve davranışlarının
kurum yönetiminin isteği doğrultusunda kontrol
edilmesi söz konusudur.
2. Çalışanları Bilgilendirme Modeli
Bu dönemde, kurumlar açısından kamuoyunun ve özellikle de çalışanların fazla bir önemi
yoktu. Çalışanların sağlık, sosyal güvenlik sorunları ile ilgilenilmiyor, iş kazaları nedeniyle binlerce çalışan hayatını kaybediyordu. Sosyal devlet
anlayışının getirdiği sorumluluk düşüncesi ile
birlikte çalışanlara yönelik sorumluluklar bu dönemde ilk kez gündeme gelmiş, çalışanların sahip
oldukları haklar ile ilgili doğru ve tam olarak bilgilendirilmeleri o dönemin iletişim yaklaşımının
temelini oluşturmuştur. 1950’li yıllara denk gelen bu dönem Grunig ve Hunt’ın kamuyu bilgilendirme modelinin özelliklerine karşılık gelmektedir.
Kurum içi iletişim modeli olarak bakıldığında
bu modelde de yukarıdan aşağıya tek yönlü bir
iletişimin söz konusu olduğu ve modelin çalışanlara kurumla ilgili tarafsız bilgi aktarma amacı taşıdığı söylenebilir. Bu modelin çalışanları eğlendirme modelinden farkı ise yönetimin daha dürüst ve gerçekçi yaklaşımlarla çalışanlarla iletişimi
gerçekleştirdiğidir. Bilgilendirme modelinin temeli, basın ajansı modelinde olduğu gibi, kurum
yönetiminin çalışanlara sadece kurumu “anlatmaları” ama onları “dinlememeleri” üzerine kuruludur. Model, kurum hakkında bilginin yayılması
ile kurumlara olumlu bir görünüş kazandırmayı
amaçlamaktadır.
3. Çalışanları İkna Etme Modeli
Çalışanları ikna etmedeki iki yönlü asimetrik
model, karşılıklı ancak dengesiz bir iletişime dayanmaktadır. Diğer bir ifade ile çalışanlardan geri
bildirim alınsa da elde edilen bilgiler kurum lehine,
çalışanları istenen konularda daha başarılı bir şekilde ikna edebilmek için kullanılmaktadır. Asimetrik
model özellikle 1960’lı yıllarda tercih edilen kurum içi halkla ilişkiler anlayışını yansıtmakta olsa
da günümüzde de birçok kurum çift yönlü asimetrik modeli uygulamaktadır (Theaker, 2006).
Kurum ve çalışanlar arasında iki yönlü iletişimi temel alan modelde, çalışanlara kurumun felsefesi ve bakış açısını benimsetebilmek ve onların
desteğini kazanabilmek için çalışanlara ilişkin
çeşitli araştırmaların yapılması önemlidir. Bununla birlikte bu araştırmalar yapılsa da kurum
yönetimi politikasını değiştirmemekte ve kurum
çalışanlarının kurum politikaları çerçevesinde
davranmasını ve düşünmesini istemektedir. Bu
da etkili bir halkla ilişkiler uygulamasında kurum
için olumsuz bir imajın oluşmasına yol açabilmektedir (Kamat, 2002).
4. Açık İletişim Modeli
Kurum içi iletişim açısından bakıldığında bu
model, kurum ve çalışanlar arasında karşılıklı iş
birliğini içeren ve bu iş birliğini de dürüstlük ve
paylaşım gibi değerler üzerine kurmayı amaçlamaktadır. Kurumun çalışanlarla açık, iki yönlü etkileşimli iletişim kurması çalışanların motivasyonunu, kuruma bağlılıklarını artıracak ve kurumsal
aidiyeti sağlayacaktır. İki yönlü simetrik iletişim
modelinin uygulandığı kurumlarda çalışanların
kurum yönetimine soru sorma, öneri getirme, itiraz etmeleri mümkün olabilmektedir.
Kurum içinde çalışan merkezli üslup, anlaşmazlıklara karşı tolerans, yenilikçilik, açıklık ve güven,
simetrik ilişkilerin temelini oluşturmaktadır. Simetrik
ilişkiler, asimetrik ilişkilere oranla çok daha fazla çalışan mutluluğuna yol açmaktadır. Açık iletişim modeline göre kurum üyeleri için eşit olanaklar ve karşılıklı
saygı söz konusudur; çalışanların görevleri ile ilgili karar verme yeteneği vardır ve bu iş tatmini artıran bir
faktördür. Yönetim yeniliklere açıktır, çatışmalar iletişim ve uzlaşma yoluyla çözülmeye çalışılır ve sosyal
sorumluluklara önem verilir (Grunig, 2005).
Yukarıda sözü edilen modellerden Gruning ve
Hunt (1984)’ın basın ajansı ve iki yönlü asimetrik
modeli daha çok geleneksel olarak nitelendirebileceğimiz hiyerarşik yapıyı temel alan kurumlarda, iç
ve dış çevreyi kontrol edebilmek için uygulanırken
kamuyu bilgilendirme ve iki yönlü simetrik iletişim modelleri ise açık sistem yaklaşımını benimseyen ve daha esnek olan kurumsal yapılarda iç ve
dış çevreye uyum sağlayarak onu denetleyebilmek
amacıyla kullanılmaktadır