HİT104U-HALKLA İLİŞKİLERDE ETKİLİ İLETİŞİM
Ünite 3: Etkili İletişimde Sözsüz İletişim
Giriş
Sözsüz iletişim; yüz ifadelerini, sesin tonunu ve perdesini, vücut dili aracılığıyla gösterilen jestleri ve mimikleri, iletişim kuran kişiler arasındaki fiziksel mesafeyi kapsar. Bu sözel olmayan sinyaller, sözlü iletişime ilişkin ipuçları ve ek bilgi ve anlam verebilir. Gerçekten de yapılan araştırmalar, iletişimin yaklaşık %70 ile %80’inin sözsüz olduğunu ifade etmektedir. Bu ifadeler sözsüz iletişimin, beden dilinin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. İletişim kurabilmek için sözlü mesajlar göndermesek de sürekli olarak sözsüz mesajlarla günlük yaşamda bireyler arası etkileşimlerimizin sürdüğünü ifade etmek mümkündür. Bu anlamda sözsüz iletişim ve beden dili terimleri büyük ölçüde birbirinin yerine kullanılmaktadır.
Sözsüz İletişim ve Beden Dili
Sözsüz iletişim, temel olarak, sözlü kodlar (kelimeler) kullanmadan çeşitli şekillerde mesaj gönderip almaktır. Bu süreç hem kasıtlı hem de kasıtsız olabilmektedir. Başka bir deyişle sözsüz iletişim, yazılı veya sözlü kelimeler kullanmadan anlamı iletme sürecidir. Kısacası, iki veya daha fazla kişi arasında yüz ifadeleri, el hareketleri, beden dili, duruşlar ve jestler kullanılarak yapılan her türlü iletişime sözsüz iletişim denir.
Sözsüz iletişim, sözlü iletişimden farklı olarak, bireyler arası ilişkilerin kurulmasına ve sürdürülmesine yardımcı olurken, sözlü iletişim sadece dış olayları iletmeye yardımcı olur. İnsanlar, duygularını ve kişiler arası tutumlarını ifade etmek, selamlama gibi ritüelleri gerçekleştirmek ve bireyin kişiliğini öne çıkarmak için sözsüz ifadeleri kullanırlar.
Sözsüz iletişim ya da beden dili aşağıda belirtilen konuları içermektedir. Ancak sözsüz iletişim sadece belirtilen bu alanlardan daha fazlasını kapsayabilir. Örneğin, terleme, yüzün kızarması, sessizlik gibi daha farklı alanlar da bu kapsamda yer almaktadır: Dokunma, Göz teması (Bakışlar), Ses, Yakınlık, Jest ve mimikler, Yüz ifadesi, Tonlama, Giyim ve görsellik, Postür (duruş), Kelime seçimi ve söz dizimi, Mekân kullanımı.
İnsanlar sözsüz iletişim sürecini yukarıda belirtilen bu türler üzerinden gerçekleştirirler. Genel olarak söylemek gerekirse, sözsüz iletişimin iki temel kategorisi vardır:
• Bedenimiz tarafından üretilen sözsüz mesajlar; • Bir ortam veya mekânda (zaman, mekân, genel ortamlar, sessizlik) üretilen sözsüz mesajlar.
Sözsüz iletişimin sözlü iletişimle paralel şekilde kurulması ve birbirini tamamlayan bir bütün oluşturması ve sözsüz iletişim unsurlarının her birinin iletişim sürecine katkıları yadsınamaz bir gerçektir. Sözsüz iletişimin en genel anlamıyla sahip olduğu özellikler şunlardır;
• Sözsüz iletişim, en az sözlü iletişim kadar etkilidir. • Sözsüz iletişim, duyguları en doğru şekilde ifade etme imkânı sağlar.
• Sözsüz iletişim, sözlü iletişim ile bir bütün oluşturur ve iletişim sürecini daha anlamlı kılar. • Sözsüz iletişimde kullanılan bazı jest ve mimikler farklı kültürlerde farklı anlamlara sahip olabilir. Bu sebeple farklı kültürlerden kişilerle iletişim kurarken kullanılan sözsüz iletişim unsurlarını dengeli kullanma önemlidir.
Sözsüz iletişimin sahip olduğu bu özelliklerin yanı sıra görevlerini de şu şekilde ifade edebiliriz:
• Duyguları dışa vurmak için yüz ifadesi, el hareketleri gibi unsurları kullanabilmek • Sözlü iletişim ile ifade edilen duygu düşünce ya da bilgilerin karşılıklı olarak ortak anlam yaratacak bir kullanımla iletişim sürecini düzenlemek • Sözlü iletişimle dile getirilen düşünceleri destekleyecek ve tamamlayacak hareketlerde bulunmak • Sözlü olarak ifade edilen mesajla, beden dili ile verilen duygunun birbiri ile uyumlu olmasına çaba göstermek • Sözlü olarak ifade edilen düşünceyi, duyguyu sözsüz olarak da ifade edecek yani düşünceyi tekrarlayacak hareketleri yapmak • Konuşma yerine geçecek hareketler yapmak • Sözlü olarak ifade edilen söylemleri işaretler ve beden dili ile vurgulamak, pekiştirmek • İletişim sürecinde bireylerin giydiği kıyafetler, yedikleri, hatta ikram edilen içecekteki tercihleri bile kimliğini ifade etmede geçerli olabilmektedir.
Sahip olduğu bu görevlere bakarak sözsüz iletişimin temel olarak beş fonksiyona sahip olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bu fonksiyonlar;
• Onaylama amaçlı hareketler veya tekrar kullanılan sözsüz iletişim jestleri ile sözlü ifade edilmek istenen mesajı pekiştirmek. • Jest ve mimiklerle sözlü olarak ifade edilen düşünceleri olumlu ya da olumsuz anlamda onaylamak veya reddetmek • Beden dili kullanarak jest ve mimikler ile sözlü iletişimle ifade edilebilecek düşüncelerin yerine geçecek davranışlarda bulunmak • Gözle iletilmek istenen mesajı sözsüz bir şekilde karşı tarafa iletmek • İletilmek istenen mesajı vurgulamak, pekiştirmek veya verilmek istenen anlamı tamamlamak
Beden Dili Kavramı
Beden dili, sözsüz iletişim kurmak için fiziksel davranışların, ifadelerin ve tavırların kullanılmasıdır ve genellikle bilinçli olmaktan çok içgüdüsel olarak yapılır. Her birey farkında olsa da olmasa da başkalarıyla etkileşime geçtiğinde sürekli olarak sözsüz sinyaller verir ve alır. Tüm sözsüz davranışlarla -yapılan jestler, duruş, ses tonu, göz teması- güçlü mesajlar gönderir. Bu mesajlar insanları rahatlatabilir, güven inşa edebilir, başkalarını
çekebilir. Bunun aksine iletilmeye çalışılan mesajlar rahatsız edebilir, şaşırtabilir veya olağan durumu bozabilir. Aslında bu mesajlar, konuşma bittiğinde veya sessiz olunduğunda da durmaz, çünkü hâlâ sözsüz iletişim kuruluyordur.
Başarılı bir şekilde iletişim kurmak için, Mehrabian modeli, kişinin ses tonunu ve beden dilini optimize etmeye önemli ölçüde odaklanarak, iletişim tarzına dâhil edilebilir. Aşağıdaki adımları izlemek Albert Mehrabian İletişim Modeli ile iletişim becerilerinden en iyi şekilde yararlanılmasına yardımcı olacaktır:
1. Ses Tonu Nasıl Düzenlenir? Birinin ses tonuna hâkim olmasının yumuşak konuşmakla hiçbir ilgisi yoktur. Bunun yerine, konuştuğunuz ortamı anlamak ve sesi buna göre ayarlamakla ilgilidir. Bu bağlamda, aşağıdaki adımlar kullanılabilir:
• Ses tonu ve perdesini gerektiğinde değiştirme • Ton ve/veya ses perdesindeki değişiklikler yavaş ve doğal olmalıdır; ses perdesi genellikle daha fazla duyguyu iletmek için yükselir ve daha fazla vurgu iletmek için düşer. • Birkaç kişinin olduğu büyük bir odada yankılar konuşmacının sesini etkileyebilir. • Bir konuşmacı küçük bir alanda küçük bir toplantıya hitap ediyorsa, mikrofon olmadan devam edebilir. • Ses tonu konuşmanın konusu ile uyumlu olmalıdır.
2. Beden dilinden en iyi şekilde nasıl yararlanılır? Albert Mehrabian kuralı, iletişimde beden dilinin önemini vurgular. Beden dilini etkili bir şekilde kullanmanın anahtarı, inceliğin, hassaslığın önemini anlamak ve basit, günlük hareketlerin ardındaki anlamı bilmektir. Bir mesajı daha etkili bir şekilde iletmek için beden dilini nasıl kullanılabileceğine dair daha iyi bir fikre sahip olmak için aşağıdaki adımlar dikkate alınmalıdır:
• Seyirci ile mümkün olduğunca göz teması kurmak • Seyircide merak ve ilgi uyandırmak için el kol hareketleri yapmak • Pozitifliği yarattığı için uygun olduğunda gülümsemek • Gerektiğinde diğer insanların duruşlarının veya tavırlarının benzerini yansıtmak • Anlamsız veya kafa karıştırıcı jestlerden, yüz buruşturmalarından ve ifadesiz yüz görünümünden kaçınmak
Beden Dilinin Önemi
Beden diline ilişkin verilen ipuçları (dinleme, bakma, hareket etme ve tepki verme şekli), iletişim kurulan kişinin önemsenip önemsenmediğini, dürüst olunma durumunu ve kişinin ne kadar iyi dinlediğini gösterir. Sözsüz göstergeler söylenilen kelimelerle eşleştiğinde güveni, netliği ve uyumu arttırır. Yapılmadığında ise gerginlik, güvensizlik ve zihin karışıklığı yaratabilmektedir Beden dili temel
olarak, iletişimin kilit yönlerinden biridir. Birden fazla işlevi vardır:
• Sözlü mesajı tekrarlamak için kullanılır (örneğin, yön belirtirken bir yönün elle işaret edilmesi). • Genellikle sözlü bir mesajı vurgulamak için kullanılır (örneğin, kızgın ve öfkeli olan bir kişinin sözlü ifadelerinin yanı sıra kaşlarını çatması). • Beden dili genellikle sözlü mesajı tamamlar ama kimi zamanda çelişebilir (bir baş selamının, olumlu bir mesajı pekiştirmesi veya bir “göz kırpmanın” olumlu bir mesajla çelişmesi gibi). • Etkileşimler düzenlenebilir (beden dili ipuçları, diğer kişinin konuşması veya konuşmaması gerektiğinde ortaya çıkar). • Beden dili, sözlü mesajın yerini alabilir (özellikle gürültü, kesinti vb. ile engellenmişse). Jestler (örneğin sessizliğe ihtiyaç olduğunu belirtmek için işaret parmağıyla dudakları dik bir şekilde kesmek) ve yüz ifadelerinin (evet yerine başını sallayarak) sözlü mesajın yerine kullanılabilir.
Beden Dilini Okuma
İletişim süreci içerisinde son derece önemli bir yere sahip olan beden dili doğru okunduğunda iletişim sorunsuz bir şekilde gerçekleşecektir. Ancak doğru okunmayan beden dili göstergeleri yanlış yorumlamalara ve alınganlıklara neden olacağı için etkili iletişimin önünde ciddi bir engel oluşturacaktır. Beden dilini doğru okumak için bazı özellikler aşağıdaki şekilde açıklanabilir:
Tutarsızlıklara dikkat edin: Beden dili ya da sözsüz iletişim sözlü söylenenleri pekiştirmelidir. Birey bir şey söylüyor ama vücut dili başka bir şey mi anlatıyor? Bu çelişkili durumdan kaçınmak gerekir.
Bir bütün olarak sözsüz iletişim sinyallerine bakın: Tek bir jest veya sözel olmayan ipucunu çok fazla dikkate almamak gerekir. Göz temasından ses tonuna ve beden diline kadar, alınan tüm sözsüz göstergelerin göz önünde bulundurulması gerekir. Birlikte ele alındığında, sözel olmayan ipuçları, sözle ifade edilenlerle tutarlı mı yoksa tutarsız mı diye değerlendirilmelidir.
İçgüdülerinize güvenin: İçgüdüleri reddetmemek gerekir. Bir kişinin dürüst olmadığı veya bir şeylerin yolunda gitmediği hissedilebilir, sözlü ve sözlü olmayan ipuçları arasında bir uyumsuzluk sezilebilir.
Beden Dili Göstergelerinin Değerlendirilmesi
Beden dilinin doğru okunması için yukarıda ifade ettiklerimizin ve ikinci bölümde ayrıntılarıyla açıklanacak olan sözsüz yani beden dili göstergelerinin değerlendirilmesini de yapmak gerekir: göz teması, yüz ifadesi, ses tonu, duruş ve jest, dokunma, yoğunluk, zamanlama ve yer, sesler/sözler.
Beden Dili Göstergeleri
İletişim sürecinde sözlü, yazılı, görsel ve sözsüz iletişim, özellikleri doğrultusunda doğru bir şekilde kullanılmalıdır.
Etkili bir iletişim için iletişim kurulan kişinin sadece söyledikleri değil yüz ifadesi, göz teması, el-kol hareketleri, duruşu vb. pek çok beden dili göstergelerinin doğru kullanılması ve doğru okunması gerekir. Sözsüz iletişimi oluşturan beden dili sözcüklerden daha etkili bir göstergeler düzeneğidir. Beden dili göstergelerinin farklı kültürlerde, farklı durumlarda aynı anlamı taşıması pek mümkün değildir. Günlük yaşam içerisinde sözsüz iletişim sözcükleri ve ses tonunu da içeren bir bütün olarak ele alındığında etkin bir iletişim başarılı bir şekilde kurulabilir. Etkili bir iletişim için beden dilinin özelliklerini açıklamakta yarar vardır.
Jestler ve Mimikler
Jestler ve mimikler sözlü ya da sözsüz iletişim anında karşı tarafa görsel sinyaller gönderme araçlarındandır. Bir jest kullanımından bahsedebilmek için yapılan hareketin iletişim kurulan kişi tarafından görünmesi ve bu kişiye yaşadığımız duygu ve düşüncelerle ilgili bilgiyi de iletebilmemiz gerekmektedir. Jest ve mimikleri en basit şekilde şöyle ifade edebiliriz: Mimik; bir duyguyu veya düşünceyi yüz kaslarının kullanımı ile ifade etmedir. Jest ise baş, el, kol, bacak hatta tüm bedenin kullanımı ile ilgilidir. Jest ve mimikleri en temel şekilde iki sınıfa ayırabiliriz. Bunlar esas jest ve mimikler, ikincil jest ve mimiklerdir.
Esas jest ve mimikler: Sözlü olarak ifade edilen duygu ve düşüncelerin desteklenmesi ve somutlaşmasını kolaylaştıran hareketlerdir.
İkincil jest ve mimikler: Genellikle anlatıma katkısı bulunmayan ve kendiliğinden bedensel refleks hâlinde ortaya çıkan hareketlerdir.
Jest ve mimikler yaşanan yörelere, bölgelere ve ülkelere göre farklılıklar gösterebilmektedir. Özellikle bu farklılıklar ülkeler bağlamında daha fazla yaşanmaktadır. Bu sebeple farklı kültürlerden insanlar ile iletişim kurarken ortak anlamlar içerdiğinden emin olunmayan jest ve mimikleri kullanmaktan kaçınmak en doğrusu olacaktır. Küçük bir örnekle kültürler arası jest ve mimiklerin ne kadar farklı anlamlar içerebileceği ifade edilirse, Türkiye’de bir kişinin alnını kırıştırması kişinin sinirli olduğunu belli edebilirken Avrupa ülkelerinde aynı hareket kişinin düşünceli ve bir olay üzerinde odaklanmış olduğunu belli etmektedir.
Yüz İfadeleri ve Baş Hareketi
Beden dili açısından tüm göstergeler gibi yüz ifadeleri ve baş hareketleri en çok dikkat çeken göstergeler arasındadır.
Yüz İfadeleri
Beden dilinin en belirgin ve en net anlaşılabilen, anlamlar çıkarılabilen hareketleri yüzde gerçekleşmektedir. İnsanların yüzlerinde her gün binlerce farklı yüz ifadesi görmek mümkündür. İnsanlar, mutluluktan strese, huzurdan öfkeye her tür duyguyu yüz ifadeleri ile belirtebilmektedir. Bununla beraber bireylerin duygularını
belli etmemek için en kontrollü kullandığı beden dili unsuru da yine yüzdür.
İnsanların duygu ve düşüncelerini bastıramayacakları ve tamamen kişinin kontrolü dışında hareket eden yüzündeki tek unsur göz hareketleridir. Kişiler korktuğunda göz bebekleri istemsizce küçülecek, aynı şekilde kendini güvende ve rahat hissettiğinde ise göz bebekleri büyüyecektir. Bu kişilerin kendi müdahale edebilecekleri bir unsur değildir adeta bedensel bir reflekstir. İyi bir beden dili okuyucusu, bireylerle olan iletişiminde göz bebeklerinden duyguları anlayacağı gibi, karşı tarafın gülümsemesi sırasında göz çevresinde oluşan mimiklerden de anlayacaktır. Gerçek ve içten gülümseyen bir kişinin ağız kenarları gözlere doğru açılır, burun ve göz kenarları kırışır. Eğer kişi içten bir gülümsemede bulunmuyorsa ağız tam açılmaz ve göz kenarlarında mimik çizgileri oluşmaz. Bu durum nezaketen veya zoraki bir gülümsemenin işareti olabilmektedir.
Baş Hareketi
Yüz hareketlerini en çok destekleyen ve çoğunlukla beraber kullanılan hareketlerden diğeri baş hareketleridir. Baş hareketleri genellikle başın yukarı aşağı veya sağa sola hareketlerinin içerdiği anlamları kapsamaktadır. Bu noktada unutulmaması gereken en önemli nokta başın konuşma anında hangi şekilde ve konumda durduğudur. Örneğin iletişim anında kendine güvenen bir kişi başını, burun ve çenesini olabildiğince yukarıda tutarken, iletişim anında özgüveni zedelenen ya da ağır eleştirilere maruz kalan bir kişi çenesini aşağı doğru indirir ve daha seyrek şekilde yukarı doğru bakar. Başı yukarıdan aşağı sallamak karşı taraftan gelen mesaja olumlu karşılık verildiği ya da onaylandığı anlamını taşırken başın sağa sola doğru sallanması olumsuz durumlarda ya da bir itirazda bulunuluyorsa yapılan hareketlerdir. İletişim anında baş dik durmalıdır fakat karşımızdaki kişinin ruh halini anlayabilmek için de yine başın duruş şekillerinden faydalanabiliriz.
Eller Kollar ve Parmaklar
Eller, insanların kendilerini ve duygularını ifade etmede kullanılan en duyarlı, en etkili ve duygu düşünceleri en kolay ifade edebileceğimiz organlardır. El ve kol hareketleri konuşma anında konuşmacıya kolaylaştırıcı bir etki sağladığı gibi daha akıcı ve daha hızlı konuşmak için de yardımcıdır. El ve kol kullanımı, gündelik hayatta ya da profesyonel hayatta beden dilimize işlemiş olduğu için çoğunlukla telefonla bile konuşulurken eller ve kollarla da hareketler yapmaya ve kendimizi o şekilde de ifade etme çabalarına devam edilir. El ve kol hareketleri en az mimikler kadar iletişim anında kullanılan organlardır. El hareketleri hem savunma mekanizması hem de saldırı mekanizması olduğu için yapılan hareketin karşı taraf açısından ne anlam ifade ettiği çok önemlidir. Bazı hareketler kültürler arası farklı anlamlara sahip olabilmektedir. Beden dili kullanımında özellikle farklı kültürlerden insanlarla iletişim kuruluyorsa; el ve kolları
kullanarak yapılan hareketlerde karşı tarafın tepkilerini çok iyi takip etmek doğru bir strateji olacaktır.
Ayaklar ve Bacakların Kullanılışı ve Oturma Düzenleri
Beden dilinde baş, mimikler, el kol hareketleri gibi bacak ve ayak hareketlerinin hatta duruşlarının bile bir anlamı vardır. Ayak-bacak hareketleri oturuş şekli insanların düşüncelerini yansıttığı gibi karşı tarafa da kişilik hakkında mesajlar vermektedir. Yüz, el ve kol hareketleri daha kontrol edilebilir hareketler olmasına rağmen ayak ve bacak hareketleri insan duygularını ve düşüncelerini daha fazla ele vermektedir. Beden dilinde oturma düzenleri de kişinin içinde bulunduğu durumu ifade etmesi açısından değerlidir.
Ayak ve Bacakların Kullanılışı
Günlük hayatta ve profesyonel hayatta en sık görülen ve insan duygularını en net ifade eden bazı ayak bacak hareketleri şu şekilde özetlenebilir:
• Yerinde duramama durumu; mutluluğun çok belirgin bir bedensel yansımasıdır. Mutlu, heyecanlı olan ya da karşı tarafa göre üstünlük elde edildiği durumlarda, insanlarda ayakları sürekli oynatma ve hareket hâli söz konusudur. • Ayakların yönüne göre; beden dilinde en çok dikkat edilmesi gereken nokta belki de ayakların yönüdür. İlgimizi çekmeyen ya da hoşumuza gitmeyen kişi ya da yerlerden uzaklaşmak eğilimi her zaman vardır. • Bacakların çapraz tutulması; böylesi durumlarda karşıda bulunan kişi kendini rahat ve güvende hissediyor demektir.
Oturma Biçimleri
Sözsüz iletişimde iletişim anında oturma düzeni, oturmak için seçilen yerle birlikte oldukça öneme sahiptir. Kişilerin duygu durumu ve kişilik özelliklerini anlayabilmek için oturulan mekânda oturmayı tercih ettiği yerden ve oturma şeklinden fikir yürütebiliriz. Özgüveni düşük kişiler oturulan mekânda kapıya en yakın koltuk ya da sandalyeye oturmayı tercih ederler. Kapıya yakın oturmayı tercih eden kişiler kendilerini o ortamda bulunan diğer kişilerden değersiz görmektedir.
İnsan İlişkilerinde Mesafe ve Bedensel Temas
Beden dilinde mesafe en temel ifadesiyle; sözsüz iletişimde insanların birbirlerine verdikleri değeri ortaya koymaktadır. İletişim anında karşılıklı olarak iletişim kuran tarafların (kaynak ve alıcı) arasındaki mesafe iletişim süresini ve iletişimin niteliğini kesinlikle etkilemektedir. Duygusal bir öge olan iletişimde kişiler arası mesafe yakınlığa göre değişmektedir. Kendimize yakın hissettiğimiz kişilere daha yakın davranırken ya da mesafe olarak daha yakın dururken hoşlanmadığımız ya da tanımadığımız kişilerle aramıza belirli bir mesafe koyarız ya da mesafeyi korumaya çalışırız. Beden dilinde mesafeleri temel olarak dört başlık altında ayırabiliriz: mahrem alanlar (0-25cm), kişisel alanlar (25-80cm), sosyal alanlar (80-200 cm), genel alanlar (sosyal alan dışında kalan mesafeler).
Beden Dilinde Dış Görünüş, Giyim ve Renkler
İnsanlar beden dilini düşündüklerinde, genellikle çapraz kollar, genişlemiş gözbebekleri ve sahte gülümsemeler gibi bilinçaltı işaretleri düşünürler. Ancak, bir kişinin giydiği kıyafet türü de bir beden dili biçimi olarak değerlendirilir. İnsanlar genellikle yaşlarını, cinsiyetlerini, siyasi görüşlerini ve ekonomik sınıflarını belirtmek için kıyafetleri kullanırlar. Özellikle yeni tanıştığımız insanlarla ilk temasımızı dış görünüşümüz, kıyafetlerimiz, aksesuarlarımız ve genel görünümümüzle sağlarız. İlk görünüşte nasıl bir izlenim yaratıldığı iletişim sürecinin tamamının nasıl ilerleyeceği ile ilgili bir ön fikir sahibi olmayı sağlar. İnsanların çok büyük bir kısmının karşılaştığı insanların ilk önce ayakkabılarına baktığı bilinmektedir ki bu sebeple etkili iletişimde dış görünüş son derece büyük bir öneme sahiptir. Kıyafetler ve aksesuarlar kişinin hem kişiliği hem yaşam tarzı hem de inanışlarıyla ilgili çok büyük ipuçları vermektedir.
Yalan ve Şüphe
Yalan söylerken insanların davranışlarında meydana gelen değişim yani beden dilindeki değişim insanları ele verebilmektedir. İnsanlar yalan söylerken mimiklerini çok güzel bir şekilde kontrol edebilir ancak mimikler harici başka noktalar ile kişilerin yalan söylediği anlaşılabilir.
Yalan işaretleri (Baltaş ve Baltaş, 1994);
• Yalan söyleyen kişilerin elleri ile yaptıkları jestler azalmaktadır. • Yalan söyleyen kişilerin elini yüzüne götürme ve yüz çevresine değdirme sayısı artmaktadır. • Yalan söyleyen kişiler konuşurken beden hareketlerinde bir artış olmaktadır. • Yalan söyleyen kişilerin el jestleri azalırken eli sallama hareketi artmaktadır. • Yalan söyleyen kişilerin yüz ifadesi normale çok yakındır.
Statü ve Varlık Sembolleri
Statü, yaşanılan çevrede daha fazla hak ve saygınlığa sahip olma anlamı içermektedir, aslında bir üstünlük göstergesidir. Gerçekte statü sahip olunan değerler sistemini ve yönelişi insanlara gösterme isteğidir. Genellikle statü sembolleri maddi değerlere aittir ve para toplumdaki konumu belirleyen önemli unsurlardan biri hâline gelmiştir. En temelde statüyü sağlayan faktörler; her türlü unvan, politik güç ve iş hayatının sağladığı pozisyonlar, varlıklı olmak vb. olarak tanımlanabilmektedir.
Halkla İlişkiler ve Sözsüz İletişim
Halkla ilişkiler ve sözsüz iletişim konusunda öncelikli olarak ele alınması gereken kavramların başında kurum kimliği ve kurum kültürü gelmektedir. Diğer başlıklar olarak kurumsal davranışlar, beden dili, konuşmacının sesine ait özellikler ve kültürel farklılıklardır.