AÖF Soru Bankası

Halkla İlişkilerÜnite 2 Özeti

Halkla İlişkiler, İletişim ve Halkla İlişkiler Kariyeri

HİT102U-HALKLA İLİŞKİLER

Ünite 2: Halkla İlişkiler, İletişim ve Halkla İlişkiler Kariyeri

Giriş

Halkla ilişkilerin faaliyet alanı yerel yönetimlerden, sendikalara, eğitim kurumlarına, siyasi partilere, işletmelere, kâr amacı gütmeyen kurumlara kadar çok geniş bir yelpazeyi içerir. Halkla ilişkiler alanında çalışacak olanlar ise bu görevleri yerine getirecek donanıma sahip olmalıdır. Bu nedenle halkla ilişkiler iletişimi temel alan, iletişim disiplinin etkileştiği diğer alanlarla desteklenen bir eğitimi gerektirir.

İletişim ve Halkla İlişkiler

En genel ve en kapsamlı biçimde, kurumların hedef kitleleriyle “iletişim yönetimi” olarak tanımlanan halkla ilişkiler, ilk uygulamalarından bu yana iletişim ile yaşam bulmuştur. Tarihsel gelişim süreci içinde değerlendirildiğinde; halkla ilişkiler uygulamaları hedef kitle ve/veya paydaşlarla iletişim kurmak, olumlu imaj yaratmak, katılımı sağlamak gibi amaçlarla farklı hedef kitlelerle ve/veya paydaşlarla kurulan iletişim çabalarını içermiştir. Kurumların iş hedefleri ve öncelikleri hedef kitlelerin belirlenmesinde etkili olmuş, iletişim ise önceden belirlenen iş hedeflerine katkı sağlamıştır.

Halkla ilişkiler iletişim teknolojilerinde yaşanan değişimden etkilenir. Her türlü kitle iletişim aracı halkla ilişkiler araç ve yöntemi hâline gelerek, kurumların hedef kitlelere ve/veya paydaşlara ulaşabileceği kanallara dönüştü. Günümüzde ise internetin yaygınlaşmasıyla ve iletişim teknolojilerinin gelişmesiyle çeşitlenen iletişim araç ve yöntemleri, halkla ilişkilerin hedef kitleleriyle iletişimine dahil olmuştur.

İletişim Süreci ve Halkla İlişkiler

İletişim sürecinde bulunan ögeler temel olarak kaynak, ileti ve alıcı (hedef kitle) olarak ifade edilmekte olup, iletişim süreci kimin, kime, ne söylediği ile de ilgilidir. İletişim modelleri bu kavramsal sürecin tanımlanması doğrultusunda biçimlenir ve bu üç temel ögeye eklemlenen diğer ögelerle geliştirilir. Nitekim geri bildirim/besleme (feedback) Melvin DeFleur tarafından geliştirilen model ile iletişim sürecine dahil olmuştur. İletişim sürecinde iletilerin ortak simgelerle sembolleştirilmesi yani kodlanması gerekir. Kaynak tarafından kodlanan ileti ise, bir iletişim kanalı aracılığıyla alıcıya ulaştırılır. Gürültü kavramı da iletişim sürecinde aksaklıklara yol açabilecek, engel oluşturabilecek ve yanlış anlamlandırmalara yol açabilecek durumları açıklamak için kullanılmaktadır. İletişimin bağlamı ise, iletişimin gerçekleştiği yer ve ortamla ilgili bir kavramdır. Çünkü iletişim, gerçekleştiği ortamdan bir başka deyişle, bağlamından bağımsız değildir. Özet olarak iletişim sürecinde kaynak tarafından kodlanan ileti, bir kanal aracılığı ile alıcıya gönderilmektedir. Alıcı kodu çözümleyerek iletiyi anlamlandırmakta, iletiyi gönderen kaynağa yanıt (feedback- geri bildirim-besleyici tepki) vermektedir. Halkla ilişkiler açısından kaynak genellikle bir kurum, alıcı ise iletilerin yöneltildiği hedef kitle ve/veya paydaşlardır. Halkla ilişkiler bir kurum ile hedef kitleleri arasında iletişim yönetimidir.

Halkla İlişkiler Bağlamında İletişim Sürecinin Temel Ögeleri

Kaynak: İletişim sürecinde kaynak iletiyi gönderen kurum ya da kuruluş olarak tanımlanmaktadır. Bir halkla ilişkiler uygulamasının gerçekleşebilmesi için hedef kitleleriyle iletişim kurmayı amaçlayan bir kurumun olması gerekir. Bu nedenle halkla ilişkiler eylemini gerçekleştirecek olan kurum, kişi ya da kişiler halkla ilişkiler ve hedef kitleler arasındaki iletişim sürecinde iletişimin kaynağı olarak ifade edilebilir. Kaynağın güvenilir olmasının kurumsal güvenin inşa edilmesi, dolayısıyla olumlu kurum imajı ve kurumsal itibar açısından önemlidir.

Mesaj/İleti: İletişimde gönderilen bildirim, mesaj/ileti olarak açıklanmaktadır. Mesaj halkla ilişkiler uzmanları tarafından tasarlanmış iletilerdir. Kurumların mesajlarını alıcı/ hedef kitle tarafından da kabul edilmiş olan ortak kodlarla, temsili olaylar, sembol ve ritüellerle hatta bazen hikâyeleştirilerek paylaşmaları ise iletilerin etkili olabilmesine katkıda bulunur.

Kanal: İletiler bir kanal ile alıcıya ulaşır. İletişim sürecinde olduğu gibi, halkla ilişkiler sürecinde de iletileri hedef kitleye ulaştıracak her türlü iletişim araç ve yöntemi kanaldır. Kodlanan iletiyi hedef kitleye ulaştıran iletişim kanalı, ses olabileceği gibi herhangi bir geleneksel iletişim aracı ve/veya dijital iletişim ortamı da olabilir.

Alıcı: İletişim sürecinde iletiyi alan ise hedef kitledir. İletişim sürecinde yer alan alıcı, halkla ilişkiler sürecinde kurumun ulaşmak istediği, iletileri yönelttiği hedef kitle ve/veya paydaşları açıklar. Bir başka deyişle, kurumun muhatap olmak durumunda olduğu kişi ya da kişiler iletişim sürecindeki alıcıya karşılık oluşturmaktadır. Halkla ilişkiler için yaşamsal öneme sahip olan ve onu görünür hâle getiren iletişimin etkili biçimde gerçekleştirilebilmesi de ancak iletilerin hedef kitle tarafından alınmasıyla olanaklıdır.

Feedback/Besleyici Tepki/Geri Bildirim: Kaynaktan gelen iletiye alıcının verdiği yanıt, iletişimde geri bildirimi açıklamaktadır. Halkla ilişkiler açısından bakıldığında ise kurumdan hedef kitleye bir kanal aracılığı ile gönderilen iletiye hedef kitlenin tepkisi kurumun elde ettiği geri bildirimdir. Halkla ilişkiler bağlamında geri bildirim kurumların paydaşların görüş, düşünce ve beklentilerini öğrenmesi hem kurumun politikasına hem de iletişim stratejilerine bu bilgiler ışığında yön vermesi açısından önemlidir.

İletişimin Halkla İlişkilere Etkide Bulunduğu Alanlar

Halkla İlişkiler ve iletişimin, halkla ilişkiler alanında çalışanların sahip olması gereken kişisel iletişim becerileri, halkla ilişkiler uygulamalarında yararlanılan iletişim araçları ve iletişim kuramları gibi etkileşim alanlarından söz edilebilir. Bu nedenle iletişim araştırmaları, iletişim araç ve yöntemleri, kişilerarası iletişim ve iletişim kuramları halkla ilişkiler çalışmalarının da ilgi alanındadır.

Halkla İlişkiler ve Kişisel İletişim Becerileri: Halkla ilişkiler alanında çalışan profesyonellerin ve/veya halkla


ilişkiler uzmanlarının, mesleki başarıları için iletişim araç ve yöntemleri, iletişimin işlev ve işleyişleri ile iletişim kuramları hakkında yeterli donanıma sahip olmalarının yanında, kişisel iletişim becerilerinin de önemli olduğu ifade edilmelidir. Çünkü halkla ilişkiler alanında çalışanların görevleri, kurum ve hedef kitleler arasında köprü oluşturma, ilişkiyi inşa etme ve sürdürme gibi iletişim becerilerini de gerektir.

Yine halkla ilişkiler uygulamaları çoğu zaman hedef kitlenin tutum ve davranışlarının değiştirilmesi ve/veya pekiştirilmesiyle ilgilidir bu nedenle çok farklı paydaşlarla iletişimin ve ilişkinin yönetilmesini de gerektirir.

Halkla İlişkilerin Görev/Faaliyet Alanı Açısından İletişim: Halkla ilişkiler görev alanı ile iletişim ilişkisi ele alındığında, iletişimin yönetilmesinin halkla ilişkiler faaliyetlerinin özünü oluşturduğu görülmektedir. Halkla ilişkiler uzmanlarının görevleri, kurumların çeşitli paydaşlarıyla iletişimlerinin gerçekleştirilmesi ve sürdürülmesidir.

Halkla İlişkiler ve Sistemler: Halkla ilişkiler faaliyetleri bilginin toplanması, editörler ve yayıncılarla ilişkilerin kurulması, iç görünün sağlanması için halk ve tüketici grupların oluşturulması gibi sistematik yöntemleri içerir.

Halkla İlişkiler ve Sistemlerin Uygulanması: Halkla ilişkiler alanında çalışanların kişisel iletişim donanımlarının güçlü olmasının yanında, sistemin uygulanabilmesi için iletişim araç ve yöntemlerinin işlev ve işleyişleri ile iletişim kuramları hakkında da bilgi sahibi olmaları gerekir.

İletişim halkla ilişkilere dört spesifik açıdan etkide bulunur. Bunlar; halkla ilişkiler uzmanının sahip olması gereken yetenek, görev, kurulan sistem ve sistemin uygulanmasıdır.

Halkla İlişkiler Uygulamaları ve Kitle İletişim Kuramları

Sihirli Mermi Kuramı: Sihirli Mermi Kuramı’na göre tasarlanan iletiler kitle iletişim araçlarıyla kamuoyuna ulaştırılmakta ve böylece ikna süreci başlamış olmaktadır. Bu kurama göre, hedef kitleye düşünce kalıpları, tutumları, hiç dirençle karşılaşılmadan oluşturulabilir. Her iletinin sorgulanmadan alınacağı esasına dayanması, kuramın eleştirilebilir noktasıdır.

İki Aşamalı Akış Kuramı: Katz ve Lazarsfeld tarafından geliştirilen kurama göre, düşünceler o dönemin kitle iletişim araçları olan radyo ve televizyondan fikir öncülerine, oradan da nüfusun daha az etkin bölümüne akar. Bir başka ifadeyle görüş ve düşünceler, kamuoyu önderlerinin medyadan aldıkları bilgileri analiz ederek ve yorumlayarak, vardıkları sonuçları çevrelerindeki kişilerle paylaşmaları sonucunda benimsenmekte ve yayılmaktadır.

Çok Aşamalı Akış Kuramı: Bu teorinin temeli, pek çok farklı konuda değişen düzeylerde etki gücüne sahip ve birbirlerinden etkilenebilen kamuoyu önderlerinin olabileceği anlayışı üzerine yapılanmaktadır.

Düşünce Grupları Kuramı: Bu kuram, çoğunluk tarafından kabul edilen görüşlere diğer kişilerinde katılmaları esasına

dayanmaktadır. Bu tür iletişim ağında grubun çevresinde buluştuğu ve haber kaynağı olan kişi, lider olarak tanımlanmamış olsa bile grubun önderi rolünü üstlenmiştir.

Difüzyon/Yayılma (Diffusion) Kuramı: Bu kuram önce dikkatlerin bir konuya çekilmesi ve ilgi duyulmasının sağlanması, sonra paylaşılan bilgilerin fark edilmesi ve edinilen bilgilerin davranışlarda karşılık bulması temeline dayanır. Bu bağlamda herhangi bir konuda tutum ve davranışların değiştirilmesi, pekiştirilmesi ya da yerleştirilmesi söz konusu olduğunda, kampanyanın yeniliklerin yayılması kuramı ile temellendirilmesinin, iletişimin etkisini arttıracağı söylenebilir.

Gündem Belirleme (Ajanda Setting): İnsanlar çevrelerinde yaşanan gelişmelerden haberdar olmak amacıyla kitle iletişim araçlarından yararlanmaktadır. Medyanın önem verdiği, üzerinde durduğu ve gündemine aldığı konular, haber almak için gazete okuyan, televizyon izleyen ya da günümüzde sosyal medyayı haber kaynağı olarak kullanan insanların da gündemine girmektedir. Böylece medyanın gündemine giren konular insanların da gündemlerini oluşturmakta, medyanın görmediği, gündemine almadığı konular ise kamuoyunun gündeminde de pek yer bulamamaktadır.

Medyada yer alan haberlerin büyük bir bölümünün kurumlardan medyaya akan haberlerle belirlendiği dikkate alındığında, hem medyanın halkla ilişkiler uygulamalarındaki yeri, hem de gündem yaratma konusunda halkla ilişkiler uygulamalarının etkisi daha kolay kavranabilir.

Yukarıda sözü edilen kuramlar ve diğerleri hakkındaki yeterli düzeyde bilgi, halkla ilişkiler alanında çalışacak olanlar için önemli rehber niteliğindedir.

Proaktif-Reaktif İletişim ve Halkla İlişkiler

Kurumlar mutlaka uzun dönemli iş ve iletişim hedeflerini kapsayan planlar hazırlamalı, yani proaktif iletişim planına sahip olmalıdır. Çünkü kurumların kurumsal imajlarının oluşumunun tesadüflere bırakılmaması, iş hedeflerini gerçekleştirmek üzere iletişim planlarının oluşturulması halkla ilişkilerin en önemli işlevlerindendir.

Bazen kurumun beklenmedik bir anda beklenmedik bir durumla karşılaşması, o anda bir iletişim planı oluşturulmasını da gerektirebilmektedir. Bu tür durumlarda ise çoğu zaman yaşanan bir olaya tepki vermek biçiminde reaktif iletişim stratejisinin uygulanması söz konusu olur. O nedenle halkla ilişkiler uygulamalarında proaktif iletişim ve reaktif iletişim iki ayrı iletişim biçimini açıklayan kavramlar olarak kullanılmaktadır.

Bu bağlamda bir kurumun sorun çözmekten çok fırsat yaratmaya yönelik olan çabaları proaktif halkla ilişkiler, karşı karşıya kaldığı olumsuzluklara karşı geliştirdiği halkla ilişkiler çabaları ise, reaktif halkla ilişkiler olarak tanımlanmaktadır.


Halkla İlişkiler Modelleri ve İletişim

Halkla ilişkiler modelinin tercihinde kampanyanın niteliği kadar, hedef kitlenin konuya yaklaşımı, konu hakkındaki bilinç ve eğitim düzeyi de iletişim stratejisini belirleyici faktörlerdir. Bu nedenle, herhangi bir modelin tüm kampanyalar için doğru olacağını söylemek eksik bir değerlendirmedir, çünkü kampanyanın konusu ve amacı kadar hedef kitlenin yapısal özellikleri de yararlanılan halkla ilişkiler modelinin belirlenmesinde etkilidir.

Değişen İletişim ve Halkla İlişkiler

İnsanlık tarihi kadar eski olan halkla ilişkilerin her türlü iletişim araç ve yönteminden etkili biçimde yararlanması, kurumsal amaçlara ulaşılabilmesi açısından önemlidir.

İletişim Araçları, Yöntemleri ve Halkla İlişkiler

Kurumların iletişimi çalışanlar, tüketiciler, toplumsal çevre, finansal çevre, potansiyel iş gücü, dağıtımcı, ham madde ve kaynak sağlayanlar gibi farklı hedef kitlelerle gerçekleştirilmektedir. Kurumların hedef kitleleriyle ve/veya paydaşlarıyla iletişimleri, kurumun kendisini anlatabilmesi, hedef kitlelerinin beklentilerini öğrenebilmesi açısından çok önemlidir. Daha çok sayıda insana daha kısa sürede ulaşma olanağı vermesi nedeniyle halkla ilişkiler uygulamalarında hedef kitlelerle iletişim, çoğu zaman kitle iletişim araçlarıyla gerçekleştirilir. Bununla birlikte hedef kitleye yönelik olarak gerçekleştirilen etkinliklerle de hedef kitlelerle iletişim kurulmaktadır. İletişim araçları ve halkla ilişkiler arasındaki ilişki iletişim kanalının yapısı, işlevi, işleyişi ve hedef kitlenin iletişim aracıyla ilişkisiyle ilgili olup iletişim kanalı belirlenirken doğru kararın verilmesi, iletişimin etkili olabilmesi açısından önem taşır. Bu nedenle hedef kitlenin özellikleriyle kullanılacak iletişim kanalının -okur/dinleyici/izleyici- profilinin örtüşüyor olması, iletişim stratejisinin belirlenmesi aşamasında dikkat edilmesi gereken bir konudur.

İletişim Teknolojilerinde Yaşanan Değişim ve Halkla İlişkiler

Kurumların hedef kitleleriyle iletişim yönetimi olarak tanımlanan, hedef kitlelerle iletişimde kitle iletişim araçlarından yararlanan halkla ilişkiler, doğal olarak iletişim teknolojilerinde yaşanan her türlü değişimden etkilenmekte ve yeni iletişim ortamlarını uygulamalarına dahil etmektedir. Çünkü hem iletişim kurulması gereken hedef kitle tercih ettiği iletişim ortamlarında daha erişilebilir hâle gelmektedir hem de teknolojik gelişmeler hedef kitlelerin yaşam biçimlerinde ve tüketim alışkanlıklarında değişime neden olmaktadır.

Hedef kitlelerin yaşamlarının ayrılmaz bir parçası hâline getirdikleri bilgisayar, mobil cihaz ve internet onlara ulaşabilmenin öncelikli aracı hâline gelmekte, kurumlara halkla ilişkiler uygulamalarında yeni alternatifler sunmaktadır. Kurumların gerek kurum içinde gerekse kurum dışındaki hedef kitleleriyle ve /veya paydaşlarıyla iletişimlerinde dijital platformlar önemli bir yer tutmaktadır.

Halkla ilişkiler ve iletişim teknolojilerindeki bir kesişim alanı kriz dönemlerinde kriz iletişim yönetimidir. Çünkü sosyal medyada iletilerin hızlı yayılması her bir avantaj olarak düşünülse de aynı zamanda, krizlerin ortaya çıkması yayılması açısından da bir dezavantaj hâline gelebilmektedir. Çünkü istenmeyen yanlış bilginin hızla yayılması krizlerin çıkmasını ve yayılmasını kolaylaştırabilmektedir. Bu durum kurumların imajlarını dijital platformları dikkate alarak ve onların hızına uyumlu biçimde da yönetmelerini gerektirmektedir.

Halkla İlişkiler Faaliyetlerinin Planlanıp Uygulanması

Kurumların halkla ilişkiler faaliyetlerini yürütebilmeleri için üç temel seçenekten söz edilebilir. Bunlardan bir tanesi, kurum içinde oluşturulacak deneyimli ve donanımlı halkla ilişkiler uzmanlarından oluşan bir kadro diğeri; kurum dışında iş birliği yapılacak bir ajans, üçüncüsü ise; hem kurum içi birime sahip olmak ama aynı zamanda onunla koordinasyon halinde çalışacak bir ajans hizmetinden yararlanmak. Hangi yöntemle olursa olsun, önemli olan çok farklı yapıdaki hedef kitlelerle iletişim yönetimini gerektiren halkla ilişkiler faaliyetlerinde iletişim stratejisinin etkin, yasalara uygun ve dürüst olarak hazırlamak ve uygulamaktır.

Kurum içi halkla ilişkiler birimlerinin faaliyetlerini uygulayabilmeleri için öncelikle halkla ilişkiler biriminin ve bu birimde çalışacak olanların görev ve sorumluluklarının belirlenmesi gerekir. Halkla İlişkiler birimlerinin yönetime en yakın yerde örgütlenmesi, halkla ilişkiler görevinin doğası gereği bir zorunluluktur.

Bununla birlikte kurumların bir diğer seçeneği de söz konusu görev alanlarında uzmanlaşmış kadrolara sahip halkla ilişkiler ajansları ile çalışmaktır. Kurumların hedef kitleleriyle iletişimlerini sürdürmek amacıyla hizmet veren halkla ilişkiler ajansları, kurumun amaçları hakkında hedef kitleyi bilgilendirmek ve hedef kitlenin görüş ve düşünceleri hakkında kurumu bilgilendirme sorumluluğunu üstlenmektedir. Halkla ilişkiler ajansları, genellikle mevcut stratejinin uygulayıcıları olarak görülmekle birlikte, profesyonel ajanslar iletişim stratejisinin oluşturulması aşamasından itibaren kurumsal iletişim birimiyle koordinasyon hâlinde çalışmaktadır.

Hem kurum içi halkla ilişkiler biriminin olması, hem de kurum dışı ajanslarla çalışılarak onlarla iş birliği yapılması, son yıllarda tercih edilen üçüncü bir seçenek olarak değerlendirilmekte ve tercih edilmektedir.

Halkla İlişkiler Alanında Kariyer ve Halkla İlişkiler Uzmanı

Halkla ilişkiler eğitimi, uygulamadaki geniş yelpazeye ve zengin içeriğe paralellik göstermelidir. Çünkü halkla ilişkiler işletmelerin pazarlama amaçlarına da siyasal partilerin seçmenleriyle iletişimlerinin geliştirilmesine de, siyasal iktidarların mevcudiyetlerini sürdürmelerine de, toplumsal gelişmişliğe de katkı sağlayabilir. Bu bağlamda


halkla ilişkiler eğitimi, iletişimi temel dayanak noktası olarak kabul eden, ancak ekonomi, sosyoloji, psikoloji, araştırma, siyaset, iletişim hukuku gibi bilim dalları ve disiplinlerle beslenen, entelektüel donanımı yüksek bireyler yetiştiren bir eğitim modeline gerek duyar. Halkla ilişkiler alanında başarının eğitimden çok kişisel iletişim becerileri olarak görüldüğü dönemler ise, halkla ilişkiler uygulamalarında stratejinin henüz sistematik bir gelişim kaydetmemiş olmasıyla ve halkla ilişkiler alanında çalışanların herhangi bir mesleki eğitimden geçmemiş olmalarıyla ilişkilendirilebilir.

Halkla İlişkilerde Kariyer ve Halkla İlişkiler Uzmanlarının Nitelikleri

Bir halkla ilişkiler uzmanının evrensel düzeyde başarıyı yakalayabilmesi için, stratejik düşünebilmesi, görgü kurallarını içselleştirmiş olması, etnosentrik olmaması, evrensel bir bakış açısına sahip olması, çözüm odaklı olmak ve karşılaşılan sorunlara soğukkanlılıkla çözüm üretebilmesi, güncel gelişmeleri takip etmesi ve sosyolojik bakış açısına sahip olması gerekir.

Halkla ilişkiler alanında çalışacak olanların medya tarihi, medyanın işlev ve işleyişi, kuramları ile kişisel iletişim ve yazma becerilerini geliştirecek temel ve mesleki iletişim eğitiminin yanında sosyoloji, ekonomi, psikoloji, sosyal psikoloji, felsefe ve özellikle ahlak felsefesi, siyaset ve yönetim bilimleri gibi sosyal bilimler alanında yeterli donanıma sahip olacak temel eğitim almaları gerekir. Temel hukuk yanında iletişim hukuku ve yabancı dil ise, eğitimin önemli bir parçası olmalıdır. Dijital yöntemlerin halkla ilişkiler stratejilerine dahil olması ve dijitalleşmenin halkla ilişkilere etkisi nedeniyle halkla ilişkiler alanında çalışacak olanların; dijital yöntemler ile dijital hak ve sorumluluklar konusunda bilgi sahip olmak yanında dijital okur yazarlık ve dijital yetkinliklerinin de gelişmiş olması gerekmektedir.

Halkla ilişkiler alanında çalışacak olan kişiler akademik eğitim yanında, sınavla ölçülmesi zor, ama uygulamada gerekli olan kişisel becerilere sahip olmalıdır. Sağduyu sahibi olmak, kendini kontrol edebilmek ve sakin olmak, zamanı iyi yönetebilmek, takım ruhuna sahip olmak, olaylara sorgulayıcı ve objektif bir biçimde bakabilmek, empati yeteneğine sahip olmak, yaratıcı bakış açısında sahip olmak başarılı olmayı hedefleyen halkla ilişkiler uzmanının sahip olması gereken kişisel özelliklerden bazılarıdır. Yaratıcı olabilmek için seyahat etmek, sanatın değerini bilmek, evrensel vizyona sahip olmak ve aynı anda pek çok sorunla uğraşabilme yeteneğine sahip olmak gibi kişisel yetenekler de halkla ilişkiler alanında çalışacak olanların sahip olması gereken özelliklerdir.

Halkla ilişkiler alanında çalışanların etik ile ilişkileri de mesleğin toplumsal etkileri nedeniyle çok önemlidir. Bir meslek bağlamında bireysel etik tutumlar, hem halkla ilişkilerde etik örneklerin artmasına, etik dışı yaklaşımların giderek azalmasına etkide bulunacak hem de mesleğe duyulan güveni ve mesleğin itibarını olumlu yönde etkileyecektir.

Halkla ilişkiler alanında kariyer planlayanların, temel eğitim dışında; okuyarak, sanatsal etkinliklere katılarak, seyahat ederek, farklı kültürleri deneyimleyerek entelektüel düzeylerini yükseltmeleri, ekonomik, siyasal ve sosyolojik sorunlara duyarlı olmaları, söz konusu alanlarda yaşanan güncel gelişmeleri ve iletişim teknolojilerinde yaşanan değişimler ile toplumsal etkilerini yakından takip etmeleri gerekir. Aksi takdirde yeterli donanıma sahip olmayanlar için “halkla ilişkiler uzmanlığı”, bir sıfat olmaktan öteye geçemeyecek, alanda çalışanlar kurumların iletişim stratejilerini oluşturmak değil, kendilerine verilen görevleri yapan kişiler olacaklardır.

Halkla İlişkiler Alanında Çalışanların Görev Alanları

Halkla ilişkilerin uygulama alanının çok geniş olması, halkla ilişkiler alanında çalışacak olanların çok yönlü olmasının arkasındaki en temel nedenlerden biridir. Çünkü halkla ilişkiler siyasetten, pazarlamaya, işletmelerden STK’lara kadar geniş bir uygulama sahasının etkili bir aktörüdür. Halkla ilişkiler kurumların kriz iletişimini yürütmek, imaj ve itibarı yönetmek (oluşturmak- korumak- onarmak), etkinlik gerçekleştirmek, sponsorluk tercihleriyle ilgili karar vermek, kurumsal sosyal sorumluluk projeleri geliştirmek ve/veya yürütülmesini sağlamak vb. gibi pek çok faaliyeti kapsar.

Halkla ilişkiler görevleriyle ilgili ayrıntılı bilgi için, Frank Jefkins’in A’dan Z’ye olarak ifade ettiği ayrıntılı listeyi, kitabınızdan okuyunuz. Halkla ilişkiler görevleri, kuşkusuz geliştirilen iletişim stratejileri bağlamında tüm uygulamaların gerçekleştirilmesi ile araç ve yöntemlerin kullanılmasını içerir. Bu nedenle benimsenecek halkla ilişkiler modeli ile iletişim kuramlarından nasıl bir katkı elde edilebileceği de strateji geliştirme aşamasında dikkate alınmalıdır.

Halkla İlişkiler Mesleği ve Kadınların Yeri

ABD’de halkla ilişkiler çalışanlarının yarısından fazlasını (%55’ini) kadınlar oluşturmaktadır. Yaptığı araştırma (1986) ile Professor Marjorie K. Nadler, meslekte kadınların sayısının arttığını ve eğilimin bu yönde devam edeceğini ortaya koymaktadır.

Halkla İlişkiler alanında çalışan kadınların sayısına ilişkin Türkiye ile ilgili kesin rakam vermek güç olmakla birlikte, Türkiye Halkla İlişkiler Derneğinin (TÜHİD) 2021 yılı bilgilerine göre 217 üyesi bulunmaktadır.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında