HİŞ302U-HAVAYOLU YÖNETİMİ
Ünite 8: Düşük Maliyetli Havayolu İşletmeleri
Giriş
Düşük maliyetli havayolu işletmelerinin (DMHİ) ortaya çıkışı, havayolu taşımacılığı sektöründeki önemli gelişmelerden biridir. Bu gelişmenin kökleri Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) 1970’lerin sonlarında iç hat havayolu taşımacılığı pazarını serbestleştirmesine ve bu iş modelini ilk kez kullanan ABD’li Southwest Havayollarına dayanmaktadır. Southwest Havayolları öncelikle ABD pazarını güçlü bir şekilde etkilemiş, yıllar geçtikçe bu etki tüm dünyaya yayılmış ve diğer havayolu işletmeleri için örnek bir model ortaya çıkmıştır. Özellikle fiyat konusundaki düzenlemelerin serbestleştirilmesi rekabetin artıp dünya geneline yayılmasında ve bu iş modelinin doğuşunda önemli bir rol oynamıştır. Günümüzde adını sıkça duyduğumuz Ryanair, EasyJet, Air Berlin, Air Asia, Jetstar gibi DMHİ’ler bu gelişmeler sonucu ortaya çıkmıştır. DMHİ’ler, zaman içerisinde havayolu taşımacılığını lüks olmaktan çıkararak büyük kitlelerin erişebileceği bir ulaştırma seçeneği hâline getirmiştir.
Düşük Maliyetli Havayolu İşletmelerine İlişkin Temel Kavramlar
Düşük maliyetli havayolu işletmeleri, girdi ve süreçlerindeki maliyetleri azaltıp rakiplerinden daha düşük maliyetlerle hizmet üreterek ve bunları rakiplerinden daha düşük fiyatlarla pazara sunarak rekabet avantajı kazanmaya çalışan havayollarıdır.
Porter’ın Pozisyon Okulu Açısından Düşük Maliyetli Havayolu İşletmeleri
Porter’a göre iş örgütlerinin sürdürülebilir rekabet avantajı kazanmaları girecekleri, başka bir deyişle pozisyon alacakları pazarları beş güce göre analiz etmelerine ve bu analiz sonucunda pozisyon aldıkları pazarda üç jenerik stratejiden birini seçip başarıyla uygulamalarına bağlıdır. Bu beş gücü; olası rakipler, mevcut rakipler, tedarikçilerin pazarlık gücü, alıcıların pazarlık gücü ve ikame malların tehdidi oluşturmaktadır. Örgütler çevredeki bu beş gücü tüm yönleriyle analiz etmeli, kendilerini bu güçlere karşı en iyi savunacak pazarda pozisyon almalı ve maliyet liderliği, farklılaştırma ya da odaklanma olmak üzere üç jenerik stratejiden birisini uygulamalıdır (Porter, 1985). Odaklanma, pazarın küçük ve belirli bir bölgesinin hedef alınmasıyla ilgiliyken diğer ikisi daha büyük pazarlarda hizmet verilmesiyle ilgilidir. Farklılaşma stratejisi izleyen havayolu işletmeleri tüm hizmet sunumu bileşenlerini rakiplerine göre farklılaştırarak rekabet avantajı kazanmaya çalışmaktadır. Maliyet liderliği stratejisi ise farklılaştırma stratejisinin tam aksine tüm hizmet süreçlerinin ve bileşenlerinin sadeleştirilmesi, maliyetlerin en aza indirilmesi ve bu yolla rakiplerinden çok daha düşük fiyatlarla müşteriye sunulmasıyla ilgilidir (Porter, 1998).
İş Modeli Olarak Düşük Maliyetli Havayolu İşletmeleri
İş modeli, ilk olarak 1990’lı yıllarda bir iş örgütünü tanımlamak ve değerlendirmek için tartışılmaya başlanan bir kavramdır. Bu kavram örgütün stratejisi, gelir modeli,
mimarisi, tasarımı, planlaması, yöntemleri, vizyonu, tüm varsayımları ve beyanlarıyla ilişkilendirilmektedir (Morris vd, 2005: 726). Bu kavramın daha çok örgütün değer yaratma şekline odaklandığı söylenebilir (Richardson, 2008). Örgütün değerler mimarisi veya değerler ağı olarak da isimlendirilen (Al-Debai ve Avison, 2010) iş modeli, örgütün nasıl değer yarattığını ve bunun sonucunda nasıl gelir sağladığını açıklamaktadır. Başka bir ifadeyle, iş modeli kavramı bir örgütün müşterileri için değer yaratmasını sağlayan rutinleri ve yetenekleri olarak açıklanabilir (Brannon, 2011: 9). Bu rutinler bir örgütün gelir ve maliyet yapıları ile fiyatlandırma yöntemlerini de içeren (Morris vd. 2005: 727) ve tüm bunların sonucunda nasıl gelir elde ettiğini açıklayan süreçleri gösteren bir modele işaret eder.
Bu açıklamaların ışığında havayolu iş modeli, havayolu işletmelerinin müşterileri ya da daha genel anlamda tüm paydaş grupları için nasıl değer yarattığı ve bunun sonucunda nasıl kâr sağladığını açıklayan bir kavram olarak tanımlanabilir.
Düşük Maliyetli Havayolu İşletmelerinin Maliyetleri Azaltma Yöntemleri
DMHİ’lerin pazarı büyük çoğunlukla fiyata duyarlı müşterilerden oluşmakta ve bu iş modelindeki değer, düşük bilet fiyatıyla yaratılmaktadır.
Dış Kaynaklardan Yararlanma
Dış kaynak kullanımı, belirli iş süreçlerinin örgütün kendi içinde gerçekleştirilmesi yerine, sözleşme yoluyla başka örgütlere aktarılması ve yaptırılması olarak tanımlanabilir. İşletmeler temel yeteneklerine (öz yeteneklerine) odaklanmakta, öz yetenekleriyle ilgili olan faaliyetleri örgüt içinde üretirken bunun dışında kalan faaliyetleri diğer işletmelerden satın almayı tercih edebilmektedir.
Öz yetenek, işletmenin neyi daha iyi yaptığıyla ilişkili olan bir kavramdır. İşletmenin diğerleri tarafından taklit edilmesi zor olan, ona rekabet üstünlüğü kazandıran ayırıcı tüm yetenekleri olarak tanımlanabilir.
Verimliliği Artırma
DMHİ’lerin en etkili maliyet azaltma yöntemlerinin başında verimliliği artırmak gelmektedir. İşletme kaynaklarının verimli bir şekilde kullanılıyor olması, maliyetlerin düşürülmesi üzerinde son derece etkilidir. Verimlilik, birim girdi ile elde edilen çıktı arasındaki ilişkiyle açıklanmaktadır.
Uçak Verimliliğini Artırma
Düşük maliyetli havayolu işletmelerinin temel özelliklerinden biri tek tik kabin sınıfıyla hizmet vermeleridir. Bu işletmeler VIP (Very Important Person), birinci sınıf (first-class), iş amaçlı yolcu sınıfı (business class), konfor sınıfı (comfort class) gibi maliyetleri artıracak pazar bölümlendirmesine yönelmezler. Kabinde bu tür sınıflara yer vermek uçağa konulabilecek koltuk sayısını, bu da belirli bir mesafe için arz edilecek koltuk-
km miktarını azaltır. Sonuçta aynı miktarda girdi ile daha az çıktı (AEKK) üretilmiş olur.
DMHİ’ler, uçak içindeki koltuk kapasitesini artırabilmek amacıyla tek tip kabin sınıfına yer vermenin yanı sıra, koltuk yoğunluğunu da artırmaya çalışırlar.
Uçak verimliliğini artırmak için başvurulan yöntemlerden biri de uçak çevrim süresini kısa tutmaktır. Uçak çevrim süresi, bir uçağın iniş yapıp park yerine yanaştıktan sonra tekerlerine takoz konulmasından kalkış için takozların alındığı ana kadar geçen süreci ifade eder.
Düşük maliyetli havayolu işletmelerinin uçak verimliliğini artırmak için hassasiyet gösterdiği konulardan biri de zamanında kalkış (on-time) performansıdır. Çünkü zamanında kalkış yapabilme, uçuş gecikme ve iptallerinin azalması, buna karşın günlük uçak kullanım miktarlarının artması anlamına gelir. Bu sayede günlük uçak başına düşen arz edilen koltuk-km değeri artırılabilir.
İş Gücü Verimliliğini Artırma
Havayolu taşımacılığı uluslararası standartlar ile garanti altına alınmış yüksek uzmanlıklarda insan kaynaklarını gerektiren bir hizmet sektörüdür. Bu nedenle havayolu işletmelerinin verimlilik artışı hedefledikleri diğer önemli kaynak personeldir. Havayolu işletmelerinin rekabetin yoğun olduğu havayolu pazarlarında var olabilmeleri, işgücüne yönelik insan kaynakları stratejisiyle işletmelerinin stratejisi arasında bütünleşmenin sağlanabilmesine bağlıdır.
Yüksek iş gücü verimliliği çalışan başına düşen AEKK’nin yüksek olduğu anlamına gelmektedir. DMHİ’ler, kendilerine maliyeti yüksek olan, emniyeti, güvenliği, etkinliği ve hizmet kalitesini doğrudan etkileyen iş gücünde de verimlilik artışı sağlamak zorundadırlar. Çünkü personel giderleri faaliyet maliyetleri içinde büyük bir yer tutar, insan kaynağını etkili ve verimli bir şekilde kullanabilmek havayolunun birim personel giderlerini azaltır.
Doluluk Oranını Artırma
Düşük maliyetli havayolu işletmeleri koltuk yoğunluğunu artırmaya başka bir deyişle uçak içine daha fazla koltuk sıkıştırmaya özen gösterdikleri kadar, bu koltukları ücretli yolcularla doldurmaya da özen gösterirler. Her uçuş için ne kadar fazla bilet satılırsa yani doluluk oranı ne kadar çok artırılırsa o kadar çok ücretli yolcu kilometre üretilmektedir. Bu sayede daha fazla gelir elde eden işletmeler, ölçek ekonomisinden faydalanarak maliyetleri de daha fazla birim maliyete dağıtabilir.
Filo Planlaması
Düşük maliyetli havayolu işletmelerinin temel özelliklerinden biri de filolarında tek tip uçak kullanmalarıdır. Bu işletmelerin filoları, çoğunlukla aynı aileden oluşan uçaklardan oluşur (Graham, 2013: 66). Çünkü benzer uçaklardan oluşan filoya sahip olmak, işletmelere maliyetlerini azaltmak ve verimliliği artırmak konusunda çeşitli üstünlükler sağlar. Bu üstünlükler daha
uçak satın alım süreçlerinde başlar. Hep aynı tip uçak alımı gerçekleştirecek olan bu havayolu işletmeleri, üretici firmalarla sözleşme yoluyla toplu alım için fazladan pazarlık gücü elde eder ve uçakları daha düşük bir fiyata satın alabilirler (Button ve Ison, 2008: 2). Homojen filo yedek parça, bakım ve iş gücüne yönelik maliyetlerinin azaltması konusunda da çeşitli avantajlar yaratır (Barnes, 2017: 43).
Benzer filo sayesinde, farklı tipte başlangıç ve tazeleme eğitimlerine ihtiyaç duyacak olan personelin eğitim maliyetleri azaltılırken aynı zamanda farklı lisanslara sahip personel istihdamı da ortadan kalkar. Tek tip uçak kullanımı operasyonda yaşanan aksaklık ve gecikmelerde de üstünlük sağlar. Homojen filo kullanımı sadece iş gücünde değil, bakım planlama ve yedek parça ihtiyacı konularında da esneklik getirerek maliyetlerin azaltılmasına katkı sağlar. Çünkü hep aynı tip parçalardan oluşan uçaklar sayesinde, bakım onarım için ihtiyaç duyulan yedek parçalara ulaşmak kolaylaşır, yedek parçalar tüm uçaklarda kullanılabilir ve sonuçta stokta tutma maliyetleri azalır.
Satış Kanalları Tercihi
Havayolu işletmeleri bilet satışı ve rezervasyon gibi işlemler için bazı küresel dağıtım kanallarını veya acenteleri kullanırlar. Galieo, Sabre, Amedeus, Travelport, Travelpro gibi küresel dağıtım kanalları ya da bilet satış acenteleri bu hizmet karşılığında havayolu işletmelerinden ücret talep etmektedirler. DMHİ’ler, bu hizmetlerin maliyetlerine katlanmak istemezler. Bilet satış işlemlerini, seyahat acentelerine veya diğer aracılara ihtiyaç duymadan doğrudan müşteriye kendileri ulaştırarak bu maliyetten kaçınırlar. DMHİ’lerin birçoğu bilet satışı, rezervasyon ve check-in gibi hizmetlerini sadece internet siteleri veya telefonları üzerinden gerçekleştirerek komisyon gideri ödemez, böylece dağıtım kanallarına yönelik dolaylı maliyetlerden kurtulmaya çalışırlar.
Hizmet Sunum Bileşenlerinin Özelliklerini Değiştirme
Havayolu işletmelerinin sundukları hizmetlerin özellikleri, talep, gelirler ve maliyetler üzerinde çok etkilidir. Bu nedenle havayolu işletmeleri sundukları hizmetin özelliklerini izledikleri stratejiye ya da kullandıkları iş modeline göre belirlemektedir. Havayolu işletmeleri tarafından sunulan hizmetin (ürünün) özelliklerini fiyat, tarife, uygunluk, konfor ve imaj gibi bileşenler altında açıklamaktadır. Ona göre havayolu işletmelerinin potansiyel müşterileri bu bileşenler üzerinden seçim yaparlar. DMHİ’lerin maliyetlerini azaltmak için izlediği yollardan biri de sözü edilen havayolu hizmet sunumu bileşenlerini müşterilerine değer yaratacak şekilde belirlemeleridir.
Fiyat Temelli Bileşenler
Fiyatla ilgili bileşenler, havayolu işletmelerinin pazara sundukları hizmetin ücret düzeyleri ve koşullarıyla ilgilidir. Ücret düzeyleri, fiyata oldukça duyarlı olan eğlence amaçlı seyahatler için en kritik ürün özelliğidir. Başka bir deyişle
talebin fiyat elastikiyeti yüksektir. Dolayısıyla fiyat önemli bir talep belirleyicisidir. DMHİ’ler müşterilerine yarattıkları değeri düşük bilet fiyatları üzerine kurgulamaktadır.
Konfor Temelli Bileşenler
Konfor temelli bileşenler, uçuşun gerçekleştirildiği uçağın tipi ve kabin içi konfigürasyonu, kabin içinde yolcular için ayrılan bireysel alan, uçak içinde verilen ikram ve eğlence hizmetleri, yer ve terminal hizmetleri, havaalanındaki bekleme salonları gibi yolcunun konforunu etkileyecek özelliklerle ilişkilidir. DMHİ’ler ise genellikle kısa mesafelerde noktadan noktaya uçuşlar gerçekleştirdiklerinden ve konfora değil fiyata duyarlı yolculara odaklandıklarından, konfor temelli bileşenleri iş modeliyle uyumlu olacak biçimde değiştirmektedirler.
DMHİ’ler, hizmet sunumunun tüm bileşenlerinde verimliliklerini artırmaya, maliyetlerini ise azaltmaya yönelik tasarımlar yapmaya çalışırlar. Bu değişiklikler, uçuş sırasında sundukları hizmetlerde de göze çarpar. Öncelikle kabini koltuk yoğunluğunu artıracak şekilde tasarlayarak, daha dar koltuklarla hizmet verip, tuvalet ve yükleme gibi alanlara daha az yer ayırırlar.
Tarife Temelli Bileşenler
Tarife temelli bileşenler toplam seyahat süresi, uçuş ağının büyüklüğü ve genişliği, uçuşun sıklığı, mevsimi, günü ve zamanı, zamanında kalkış başarımı ve uçuşların doğrudan ya da bağlantılı oluşu ile ilgilidir. Kalkış ve varış saatleri, kalkış ve varış havaalanlarının özellikleri, ilgili havaalanlarına ulaşım kolaylıkları da bu bileşenleri oluşturan unsurlardandır (Gerede, 2015: 12). DMHİ’ler, bu bileşenlerden bazılarını maliyetlerini azaltacak şekilde tasarlamaktadır. Bunlardan en önemlileri ikincil havaalanı seçimi ve çapraşık ağ yapısıdır.
İkincil havaalanları, büyük şehirlere yakın ama merkezinde olmayan ya da daha küçük şehirlere konumlandırılan havaalanlarıdır. Bu havaalanları, geleneksel havayolu işletmeleri tarafından daha az tercih edildiğinden istenilen zaman için slot bulmak kolaylaşır. Slot, havayolu işletmelerine belirli bir havaalanında, havaalanı hizmetlerinden yararlanabilmesi için ayrılmış olan zaman dilimidir. Daha kısa mesafelerde, noktadan noktaya gerçekleştirilen çapraşık uçuş ağına sahiptirler. Aktarmasız gerçekleştirilen uçuşlar sayesinde, havayollarının aktarma meydanlarına fazladan yapılan iniş kalkışından kaynaklanan maliyetlerin önüne geçilir. DMHİ’lerin gündeme getirdikleri noktadan noktaya gerçekleştirilen çapraşık ağ yapısı, stratejileriyle uyumlu olacak şekilde maliyetlerini azaltırken verimliliklerini artırma isteklerine de aracılık etmektedir.
Hizmet Sunumunun Uygunluğu
Hizmet sunumunun uygunluğu, müşterilerin hizmet sunumuna ve buna ilişkin bilgilere kolaylıkla ulaşabilmeleri için geliştirilen hizmetlerle ilişkili bileşenlerden oluşmaktadır. Kapasite yönetim uygulamalarıyla müşterilere talebi karşılayacak koltuk sunabilme, dağıtım ve rezervasyon sistemleriyle bu
koltukları müşteriler için kolayca erişilebilir hâle getirme gibi uygunluk bileşeniyle ilgilidir.
DMHİ’ler, hizmet sunumunun uygunluğuna yönelik bu bileşenlerde de değişikliğe gitmiştir. Bilet satış ve rezervasyon sistemleri için dağıtım kanalı kullanmazlar ve dağıtım kanalları için katlanılacak maliyetten kaçınırlar. Talebin düşük olduğu dönemlerde çok düşük fiyatlarla kampanyalar düzenleyerek, yoğun sezonlar için kısa mesafeli hatlarda daha sık uçuşlar planlayarak kapasite yönetimine özen gösterirler. DMHİ’lerin uçuşları ise genellikle kısa mesafeli hatlardadır.
Düşük Maliyetli Havayolu İşletmelerinin Diğer İş Modelleri ile Karşılaştırılması
Maliyet liderliği stratejisini izleyen havayolu işletmelerini daha iyi anlamanın yollarından biri de bu işletmelerin tipik özelliklerini farklı stratejileri benimseyen havayolu işletmeleriyle karşılaştırmaktır. Bu nedenle ünitenin bu bölümünde DMHİ’ler, Farklılaştırma Stratejisi İzleyen Havayolu İşletmeleri ve Charter Havayolu İşletmeleri ile karşılaştırılmaktadır.
Düşük Maliyetli Havayolu İşletmeleri ve Farklılaştırma Stratejisi İzleyenler Havayolu İşletmelerinin Karşılaştırılması
DMHİ’lerin ve geleneksel taşıyıcılar olan FSİHİ’lerin karakteristik özellikleri stratejileriyle ilişkili olarak birtakım farklılıklar gösterilmektedir. Bu özellikler (Kitabınızın 239 sayfasında Tablo 8.3’te) özetlenmektedir. DHMİ’ler, maliyet liderliği stratejisine odaklanır, fiyata duyarlı yolculara yönelir, uçak içi ikram ve eğlence sistemlerini ücretli sunar, doğrudan bilet satış kanallarını kullanır, düşük fiyatla bilet satar, tek tip kabin sınıfı ve homojen filo kullanır. Noktadan noktaya çapraşık ağ yapısını kullanarak ikincil havaalanlarına yönelir. Uçak çevrim süreleri kısa ve uçak kullanım oranları yüksektir. FSİHİ’ler de ise durum farklıdır. Onlar, farklılaştırma stratejisine odaklanır, konfora duyarlı yolculara yönelir, uçak içi ücretsiz ikram ve eğlence seçenekleri yüksektir. Küresel dağıtım kanallarıyla daha yüksek fiyattan bilet satarlar. Uçak çevrim süreleri daha uzundur. Topla-Dağıt ağ yapısını kullanır, çeşitlendirilmiş filo ve kabin sınıflarıyla operasyon gerçekleştirirler.
Düşük Maliyetli Havayolu İşletmeleri ve Charter Havayolu İşletmelerinin Karşılaştırılması
Charter havayolu işletmeleri turistlerin ulaşımına odaklanan taşıyıcılardır. Stratejisindeki bu farklılık nedeniyle DMHİ’lerden ayrılan kimi özellikler sergilemektedir. DMHİ’ler ve charter havayolu işletmelerinin karakteristik özellikleri (kitabınızın 240 sayfasında Tablo 8.4’te) karşılaştırılmaktadır.
DMHİ’ler ve charter havayolları arasında da birtakım farklar vardır. Charter havayolları, odaklanma stratejisini kullanır ve tatilcilere odaklanırlar. Genelde tarifesiz uçuşlar gerçekleştirirler. Müşterileri bireyler yerine çoğunlukla tur operatörleridir. Bilet satışı tur operatörü ya da seyahat
acenteleri aracılığıyla gerçekleştirilir. Uçuş ağ yapısı başlangıç noktasından, tatil noktasına kısa veya uzun mesafeli olabilir. Uçak içi ikramlar, genellikle tatil paketine dâhil edilmiştir.
Düşük Maliyetli Havayolu İşletmelerinin Geleceği
Zaman içerisinde daha fazla rekabet üstünlüğü elde etmek isteyen DMHİ’lerin bazılarının uygulamalarında birtakım değişiklikler olmuştur. Değişimlerin yarattığı yeni modeller, melez (hibrid) havayolu işletmeleri, ultra düşük maliyetli havayolu işletmeleri ve uzun menzilli (mesafeli) düşük maliyetli havayolu işletmeleridir.
Düşük Maliyetli Havayolu İşletmelerinin Değişen Özellikleri
DMHİ’lerin geleneksel özelliklerinden biri ikincil havaalanlarına uçmalarıdır. Bununla birlikte zaman içerisinde bazı DMHİ’lerin merkez havaalanlarını uçuş ağlarına kattıkları görülmektedir.
DMHİ’lerin değişmekte olan özelliklerinden biri de ağ yapısıdır. Bu havayolları, kısa mesafelerde noktadan noktaya çapraşık ağ yapısıyla uçarlar ve bağlantısız uçuşlar gerçekleştirirler. Fakat son yıllarda kimi düşük maliyetli taşıyıcıların aktarmalı, transfer uçuşları gerçekleştirmeye başladığı da gözlemlenmektedir. DMHİ’lerin merkez havaalanlarına ve bağlantılı uçuşlara yönelmesi, daha önce gerek duymadıkları ve geleneksel taşıyıcıların özelliklerinden olan kod paylaşımı türünde iş birliklerinin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Tüm bu gelişmeler, DMHİ’leri tipik özelliklerinden uzaklaştırarak yarı geleneksel bir forma kavuşturmuştur. Maliyet liderliği ve farklılaştırma stratejisi arasında kalan bu yeni iş modeline melez (hibrid) yapılar adı verilmektedir. Sözü edilen iş modelleri arasındaki farklılıklar (kitabınızın 242 sayfasında Tablo 8.5’te) gösterilmektedir.
Melezleşme, sadece DMHİ’lerin kimi özelliklerini değiştirerek geleneksel taşıyıcılara benzemesi şeklinde görülmez. Kimi geleneksel taşıyıcılar da DMHİ’lerin bazı belirgin özelliklerine yönelerek melez yapılara dönüşmeye başlamıştır.
Ultra Düşük Maliyetli Havayolu İşletmeleri
Bu iş modelinin (UDMHİ-Ultra Low Cost Carrier Ultra- LCC) öncüleri ve başarıyla uygulayanları Allegiant Air, Spirit Airlines ve Frontier Airlines olarak örneklendirilebilir. Bu iş modelini uygulayan işletmeler günümüzde işbirliklerine de gitmektedir. Örneğin, Frontier, ilk UDMHİ ittifakı olarak tanımlanan bir düzenlemeye giderek Meksikalı ultra düşük maliyetli taşıyıcı olan Volaris ile bir kod paylaşımı anlaşması yapmıştır. UDMHİ’lerin belirgin özellikleri aşağıdaki gibi özetlenebilir:
• Tüm maliyetlerini diğer tüm taşıyıcılardan daha düşük tutabilmeleri, • Hizmet götürdükleri pazarlarda en düşük taban fiyatıyla bilet sunabilmeleri,
• İş gücünde herkesten daha düşük taban ücretler ödemeleri, • Tüm yan hizmetler için herkesten daha yüksek ücret talep etmeleri, • Yoğun bir şekilde yan gelir toplamaya odaklanmaları.
UDMHİ’lerin belirgin tarafı daha saldırganca maliyetlerini düşürmeye ve yan gelir toplamaya odaklanmasıdır. Bu iş modeli yolcuların seyahatleri süresince koltuk dışında ihtiyaç duyduğu her şeye ücret ödemesi, ihtiyaç duymadığı hiçbir şey için de ek ücret ödememesi gerektiği yaklaşımıyla özetlenebilir.
Uzun Menzilli Düşük Maliyetli Havayolu İşletmeleri
Son yıllarda DMHİ’lerin iş modelindeki değişiklerle ilgili gündeme gelen bir diğer konu da bu işletmelerin uçuş mesafelerinin değişmekte olduğudur. Orijinal düşük maliyetli havayolu işletmelerinin kısa mesafelerde noktadan noktaya uçuşlar gerçekleştirdikleri bilinmektedir. Bunun yanında maliyet liderliğine odaklanan kimi havayolu işletmeleri uzun mesafeli operasyonlara odaklanan bir yapıyı uygulamaya koymaktadır. Bu havayolu işletmeleri “Uzun Menzilli Düşük Maliyetli Havayolu İşletmeleri (Long-Haul Low Cost Carriers)” olarak isimlendirilmektedir. Uzun menzilden kasıt, 2600 milden daha uzun mesafelerdeki uçuşlardır.
Bu iş modelinin ilk örnekleri 1977 yılında Laker Airways, 1983 yılında People Express tarafından sergilenmiş fakat kısa süreler içerisinde başarısızlıkla sonuçlanmıştır. 2000’li yılların başında tekrar denenmeye başlanan bu strateji kimi havayolları tarafından günümüzde başarıyla uygulanabilmektedir. Wow Air, West Jet, Norwegian Air, Air Asia X, Jetstar, Eurowings gibi havayolları işletmeleri bu sınıfa dâhil edilmektedir.
Sözü edilen başarının ardında uçak teknolojisindeki gelişmeler gösterilmektedir. Bu gelişmeler uçakların daha hafif ve yakıt verimliliği yüksek motorlar ile donatılması ile elde edilmiştir. Boeing 787 Dreamliner, B737 Max, A321 neoLR, yenilenen A350 gibi uçaklar bunlara örnek olarak verilebilir.
2018 yılında yapılan bir araştırmaya göre, uzun menzilli operasyonlar düzenleyen işletmelerin en büyüğü Norwegian Air’dir ve bu işletme her bir uçuş için 4400 milden daha uzak mesafelere geniş gövdeli uçaklarla yolcu taşımaktadır.