AÖF Soru Bankası

MeteorolojiÜnite 4 Özeti

Meteorolojik Görüş

HİŞ231U-METEOROLOJİ

Ünite 4: Meteorolojik Görüş

Giriş

Görüş veya rüyet, gündüz tanımlanabilen ışıksız nesnelerin veya geceleri tanımlanabilen ışıklı nesnelerin görüp tanınabildiği en uzak mesafe olarak tanımlanmaktadır. Görüş mesafesi kısıtlılığı yaratan çeşitli meteorolojik olaylar bulunmaktadır. Yer seviyesinde görüş mesafesini kısıtlayan en önemli meteorolojik olaylardan biri sistir. Diğer meteorolojik olaylar ise pus, toz veya kum fırtınası, duman, sağanak yağışlar olarak sıralanabilir.

Havacılıkta yer veya uçuş seviyesine ait çeşitli görüş mesafesi tanımları kullanılmaktadır. Bu tanımlar; meteorolojik görüş, hâkim görüş, minimum görüş, pist görüş mesafesi, meyil görüş, uçuş görüş mesafesi ve dikey görüş olarak sıralanabilir.

Görüş Mesafesi (Rüyet)

Meteorolojik görüş mesafesi; belirli bir karaktere sahip bir cismin çıplak gözle görülüp teşhis edilebileceği veya gece rasatlarında, genel aydınlatma gün ışığı seviyesine çıkarılmış olsaydı, aynı cismin görülüp teşhis edilebileceği en uzak mesafe olarak tanımlanmaktadır.

Meteorolojik Raporlarda Kullanılan Görüş Mesafesi Tanımları

Gözleme dayalı olarak hazırlanan METAR ya da SPECI raporlarında havaalanlarında ölçülen görüş mesafesi değerlerinin bazıları havacılık otoritelerinin belirlediği kurallar çerçevesinde yer alır. Bu değerler hâkim görüş, maksimum görüş, minimum görüş ve pist görüş mesafesi başlığı altında raporlanır.

Hâkim Görüş

Merkezinde gözlemcinin, havaalanının ya da hava trafik kontrol kulesinin bulunduğu yatay dairesel düzlemin yarısı ya da daha fazlasında etkin olan görüş mesafesi değerine hâkim görüş denir. Hâkim görüş METAR ya da SPECI raporlarında yönü belirtilmeden metre cinsinden mutlaka yer alır.

Minimum Görüş

Merkezinde gözlemcinin ya da havaalanının bulunduğu yatay dairesel düzlemde ölçülen görüş değerleri içerisinde en düşük görüş değeri, hâkim görüş değerinden farklıysa ve en düşük görüş 1500 metrenin altında veya hâkim görüşün %50’sinden az ise METAR ya da SPECI raporlarında hâkim görüş ile birlikte minimum görüş değeri de rapora ilave edilir.

Pist Görüş Mesafesi

Sis, pus, kum, toz ve kar fırtınası gibi meteorolojik olaylar yatay görüş mesafesini oldukça kısıtlamaktadır. Görüş mesafesinin kısıtlı olduğu şartlarda pist görüş mesafesi RVR, METAR ya da SPECI raporlarında yer almaktadır. Pist görüş mesafesi, hassas iniş ve kalkış operasyonlarının güvenli bir şekilde yürütülmesini sağlarken ayrıca düşük görüş şartlarının yaşandığı süreç boyunca hava trafik hizmet birimleri, pilotlar ve diğer havacılık hizmet

birimlerine pist görüş koşulları hakkında bilgi sağlamaktadır. Pist görüş mesafesi; pistin orta çizgisinde bulunan uçaktaki pilotun, pist orta çizgisini veya pist işaretleri ve ışıklarını tanıyıp görebildiği mesafe olarak tanımlanır ve gözlemciler ya da otomatik ölçüm sistemleri tarafından ölçülür (Bkz. Resim 4.1). Pist görüş mesafesinin METAR ya da SPECI raporlarında yer alabilmesi için havaalanlarında ölçülen hâkim veya minimum görüş değerinin 1500 m’nin altında olması gerekmektedir.

Uçuş Sırasında Kullanılan Görüş Mesafesi Tanımları

Uçuşun emniyetli ve güvenli bir şekilde gerçekleşebilmesi için yer seviyesi ve belirli irtifalara ait görüş mesafesi değerlerinin bilinmesi gerekmektedir. Bunlar; uçuş görüş mesafesi ve meyil görüşüdür.

Uçuş görüş mesafesi, uçuş sırasında, pilot kabininden uçuş doğrultusu boyunca ileriye doğru görülebilecek tahmini mesafe olarak tanımlanır. Bulutun cinsine bağlı olarak bulut içinde yapılan uçuşlarda uçuş görüş mesafesi değeri değişmektedir. Ancak en düşük uçuş görüş mesafesi stratüs ve stratocumulus bulutları içinde ölçülmektedir.

Meyil görüşü uçuş şartları için oldukça önemlidir. Özellikle uçuşun son yaklaşma ve iniş safhası sırasında pilot uçağın ön ve yan tarafındaki karasal engelleri görmek istemektedir. Meyil görüşü, belli bir irtifadaki uçuş sırasında pilotun yerdeki bir noktayı görebileceği en uzak mesafedir ve pilot tarafından tahmini olarak ölçülmektedir.

Görüşü Kısıtlayan Faktörler

Atmosferin belli bir tabakası içinde su damlacıklarının, katı veya buz parçacıklarının sıkışıp kalması sonucunda görüş mesafesi kısıtlanmaktadır. Görüş kısıtlılığı meydana getiren meteorolojik olayların oluşabilmesi için;

• Yer seviyesinde; yüksek basınç veya sakin bölge etkili olmalı, • Yukarı atmosfer seviyelerinde; inversiyon veya izotermal tabakaları bulunmalı, • Kararlı atmosfer şartlarının oluşması, • Hafif şiddette yer rüzgârının etkili olması

gerekmektedir.

Su damlacıkları, katı ve buz parçacıklarından oluşan görüş kısıtlayıcı meteorolojik olaylar Tablo 4.1’de sıralanmıştır.

Sis

Sis, görüş mesafesini kısıtlayan en önemli meteorolojik olayların başında yer almaktadır. Sis, meteorolojide görüş mesafesini 1000 m’nin altına düşüren meteorolojik olay olarak tanımlanır ve havada asılı kalabilen küçük su damlacıkları ve buz kristallerinden oluşur. Sisin oluşumu için yüksek miktarda nispi neme, açık gökyüzüne, hafif yer rüzgârına ve kararlı atmosfer şartlarına ihtiyaç vardır.


Gökyüzünün açık olduğu gece şartlarında yeryüzü hızlı bir şekilde soğur. Kararlı atmosfer şartlarında soğuma sonucunda atmosferde bulunan su buharı yoğunlaşır ve sisi oluşturur. Hafif yer rüzgârı sisin yukarı katmanlara doğru kalınlaşmasını sağlar. Rüzgârın şiddetini arttırması ise sisin oluşumunu engelleyebilir, oluşan sisin dağılmasını sağlayabilir ya da sisi yukarı seviyelere çıkararak stratus bulutunun oluşmasına neden olabilir. Sis ve bulut arasındaki tek fark oluştukları yüzeydir. Yüksek basınçlı bölgelerde, sonbahar ve kış mevsiminin ilk aylarında, soğuk yeryüzü ile temas eden nemli hava kütlesi yoğunlaşarak sisi oluştururken ilkbahar mevsiminde ise sıcak ve nemli havanın soğuk bir yüzey üzerinde hareketi sonucunda alçak tabana sahip stratus bulutları ve sis yaygın olarak görülmektedir. Sisler soğuma ve buharlaşma yoluyla oluşmaktadır.

Soğuma Yoluyla Oluşan Sisler

Soğuma yoluyla oluşan sisler; radyasyon sisi, adveksiyon sisi, yamaç sisi ve buz kristali sisidir.

Radyasyon sisi kara üzerinde oluşur. Radyasyon sisinin oluşumu için açık gökyüzüne, yüksek miktarda nispi neme, hafif veya sakin yer rüzgârına ihtiyaç vardır. Gece, açık gökyüzü şartlarında yeryüzü hızlı bir şekilde soğur. Soğuyan yeryüzü ile temas eden yüksek miktarda nispi neme sahip atmosfer parçası yoğunlaşır. Yoğunlaşma sonucunda yer seviyesinde sisi oluşturmaya başlar. 2-8 knot arasındaki sakin rüzgâr oluşan sisin kalınlaşarak yukarı seviyelere doğru gelişmesini sağlar. Ancak radyasyon sisi inversiyon tabakasına kadar gelişebilir. Radyasyon sisi ağırlıklı olarak kışın ve sonbahar mevsimlerinde ve gün içinde ise gece ve sabahın erken saatlerinde görülmektedir. Radyasyon sisinin dağılmasını sağlayan ya da dağılmasını engelleyen koşullar bulunmaktadır.

Nemli havanın daha soğuk kıyı yüzeyi veya su yüzeyi üzerinde hareketi sonucunda adveksiyon sisi oluşmaktadır. Adveksiyon sisi en çok kıyı bölgelerinde yaygın olarak görülürken kara içlerinde de gelişebilir. Adveksiyon sisinin oluşması için nemli havanın soğuk yüzeye doğru hareketini sağlayan 15 knot’a kadar rüzgâr hızına, yüksek miktarda nispi neme ve soğuk bir yüzeye ihtiyaç vardır.

Nemli ve kararlı özelliğe sahip hava kütlesinin dağ yamacı boyunca hareketi sonucunda soğuması yamaç sisini oluşturmaktadır. Yamaç sisi, genellikle tabanı dağ yamacı ile ilişkili stratus veya stratocumulus bulutu olarak da nitelendirilir. Bazı durumlarda bu bulutlar türbülansın etkisi ile şapka bulutlarına da dönüşebilir.

Hava sıcaklığının 0 °C’nin çok altında olduğu durumlarda havadaki su buharı doğrudan buz kristali hâline dönüşerek yer seviyesinde buz kristali sisini oluşturur. Buz kristali sisinin oluşumu için en uygun hava sıcaklığı -30 °C’nin altındaki değerlerdir. Çoğunlukla Kuzey Kutup bölgelerinde görülürken soğuk mevsimde ise orta enlemlerde görülmektedir.

Buharlaşma Yoluyla Oluşan Sisler

Cephe veya yağış sisi, sıcak veya oklüzyon cephe ile ilgili olarak oluşur. Cephenin alçak bulut tabanına sahip stratus ve nimbostratus bulutlarından yağan yağışın bir kısmı cephenin ön kısmında yer alan soğuk hava tabakası içinde buharlaşır. Buharlaşma sonucunda soğuk hava içindeki su buharı miktarı artar. Yeteri kadar su buharına sahip olan soğuk hava kütlesi yoğunlaşarak sisi meydana getirir.

Soğuk cephelerin veya soğuk hava kütlelerinin denizler üzerinde hareketi sonucunda buhar sisi oluşmaktadır. Sıcak su yüzeyi ya da nemli topraklar üzerinde olan buhar- laşma üstteki soğuk hava tabakasının su buharı miktarını arttırır. Yeteri kadar neme sahip olan hava kütlesi yoğunlaşarak buhar sisini meydana getirir. Okyanus ya da denizler üzerinden duman gibi yükseldiği için buhar sisine deniz dumanı da denilmektedir.

Görüş Mesafesini Kısıtlayan Diğer Meteorolojik Olaylar

Sis kadar olmasa da bazı meteorolojik olaylarda yer seviyesindeki görüşü kısıtlamaktadırlar. Bunlar; pus, toz pusu, duman, toz ve kum fırtınası, kar savruntusu, yağışlar ve bulutlar olarak sıralanabilir.

• Pus havada asılı olarak kalabilen ve yere düşmeyen oldukça küçük su damlacıklarından oluşmaktadır. Pus içinde yatay görüş 1000 metre ile 5000 metre arasında değişmektedir. • Kararlı atmosfer şartlarında genellikle birkaç bin feet bazen de 15.000 feet kalınlığa kadar olan mesafe içinde ince toz, toz zerreleri gibi katı parçacıklar sıkışıp kalarak toz pusunu oluştururlar. Toz pusu tabakasının üzerinde yatay görüş iyiyken tabakanın içerisinde ise görüş kısıtlıdır. Toz pusu içerisinde en kötü görüş değeri güneşe karşı ölçülmektedir. Bu nedenle pus şartlarında uçağı güneşe karşı indirmek oldukça tehlikelidir. Gün içinde sıcaklığın artması ile yukarı yönlü akımlar oluşur. Bu akımlar toz pusunu oluşturan materyalleri yüksek irtifalara taşıyarak yer seviyesindeki toz pusunun oluşturduğu görüş kısıtlılığını azaltır. • Sanayi bölgelerindeki fabrikalardan ve yerleşim bölgelerindeki bacalardan çıkan dumanlarla atmosfere katı parçacıklar yayılmaktadır. Havanın kararlı olduğu durumlarda bu parçacıklar yer seviyesinden itibaren belirli bir seviyede sıkışırlar ve görüşü kısıtlarlar. Duman içinde görüş kısıtlılığı şartları toz pusu ile aynıdır. Bazı durumlarda duman radyasyon sisi ile birlikte oluşur ve bu durumda oluşan olaya “SMOG”adı verilir. • Toz, çapları 0,08 milimetreden küçük katı parçacıklardır. Tozların çapları oldukça küçük olduğu için atmosferin üst katmanlarında asılı olarak kalabilirler. Yer seviyesindeki rüzgâr 15 knot’u aştığında tozlar yüksek irtifalara ulaşarak toz fırtınalarını oluştururlar. Toz fırtınaları günlük rüzgâr değişimine bağlı olarak gündüz


oluşurlar ve fırtına içinde görüş 1000 metrenin altındadır. • Kum, çapları 0,08 ile 0,3 milimetre arasında olan katı parçacıklardır. Yer seviyesindeki rüzgârların 20 knot ve üzerinde estiği durumlarda kum parçaları yer seviyesinden itibaren birkaç feetlik irtifaya kadar taşınırlar ve kum fırtınalarını oluştururlar. Kum fırtınası günlük rüzgâr değişi- mine bağlı olarak gündüz oluşur ve görüş mesafesi fırtına anında 1000 metrenin altına kadar inebilir. • Karlarla örtülü yüzeyler üzerinden kuvvetli esen rüzgârlarla havalanan karlar birkaç feet’e kadar yükselebilir. Rüzgârın şiddetine bağlı olarak kar savruntusu radyasyon sisi kadar tehlikeli olabilir. • Görüş mesafesi yağışın şiddetine bağlı olarak kı- sıtlanmaktadır. Yağışın çisenti, yağmur ve kar şeklinde oluşu görüşü değişik oranlarda etkilemektedir. • Bulutların kalınlığına ve yoğunluğuna bağlı olarak görüş mesafesi değerleri değişmektedir. İnce bulutlar içinde görüş mesafesi değeri daha iyiyken alçak seviyelerde oluşan ve kalınlığı daha fazla olan bulutlar içinde ise görüş mesafesi değerleri oldukça azalmakta, hatta sıfıra kadar inmektedir. Bu durum alçak seviye uçuşlarında ve inişlerde ciddi problem oluşturmaktadır.

Sisin Uçak Operasyonlarına Etkileri

Görüş mesafesini kısıtlayan en önemli meteorolojik olaylardan biri olan sisli havalarda hem uçağın uçuşu hem de pistteki hareketleri sırasında çeşitli tedbirlerin alınması gerekmektedir. Tedbirlerin alınmaması havaalanı faaliyetlerinin aksamasına, uçuş ve yer emniyetinin sağlanamamasına, havaalanı kapasitesinin azalmasına ve kazaların meydana gelmesine neden olmaktadır.

Sisli havalarda yaşanan olumsuzlukları engelleyebilmek için meteoroloji otoriteleri tarafından günün belirli saatlerinde yayımlanan rapor, ihbar ve haritaların çok dikkatli bir şekilde incelenmesi ve analiz edilmesi gerekmektedir. Özellikle radyasyon, cephe ve adveksiyon sisi uçuş ve havaalanındaki faaliyetleri önemli ölçüde etkilemektedir.

Radyasyon sisinin sıklıkla etkili olduğu havaalanlarında sisin hangi zaman dilimlerinde ve hangi sıcaklık aralıklarında meydana geldiğinin araştırılması gerekmektedir. Sisin oluştuğu sıcaklıkların tespiti sisin başlangıç saatinin belirlenmesine yardımcı olmaktadır. Elde edilen bilgiler havaalanındaki faaliyetlerin emniyetli bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için gerekli olan planlamanın yapılması aşamasında kullanılmaktadır. Özellikle eğitim uçuşu gibi yerel uçuşların gerçekleşeceği saatlerin ve havaalanına iniş gerçekleştirecek uçaklar için varış saatinin belirlenmesi sırasında radyasyon sisinin dağılmaya başladığı öğleden sonra saatlerinin tercih edilmesi gerekmektedir. Ayrıca sisli havalarda yapılan

uçuşlarda gecikmeler de göz önünde bulundurularak ek yakıt taşınmalıdır.

Cephe sisinin oluştuğu alanlarda sis ile birlikte alçak bulut tabanı oluşumu, alçak seviye uçuşlarında kazaların oluşumuna neden olabilmektedir. Özellikle cephe önünde yer alan stratus bulutu yer seviyesindeki mâniaların görünmesini engellemekte ve ciddi problemlerin yaşanmasına neden olmaktadır.

Adveksiyon sisi çok hızlı bir şekilde geliştiği için havaalanlarındaki aktivitelerin emniyetli bir şekilde yapılmasını engelleyebilir. Bu nedenle pilotların yedek meydanı da kullanacağını düşünerek yedek yakıt almaları gerekebilir. Ayrıca deniz üzerinde oluşan adveksiyon sisi gün içinde denizden karaya doğru esen rüzgârlarla pist üzerine taşınır. Bu nedenle gün içinde sıcaklık değişimleri ile birlikte rüzgâr yönlerinin de dikkatli bir şekilde incelenmesi gerekir.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında