GKA105U-GIDA MEVZUATI VE KALİTE YÖNETİMİ
Ünite 8: Uluslararası Gıda Mevzuatı ve İlgili Kuruluşlar
Giriş
Dünyada hızla artan nüfus, nüfus artışına bağlı gelişen beslenme sorunları, ekonomik yetersizlikler ve gıda tedarikinde yaşanan sıkıntılar güvenli gıda elde etmeyi zorlaştırmaktadır. Son yıllarda gıdaya yönelik yapılan düzenlemeler ulusal gıda sistemlerinin yanında uluslararası boyutta da hazırlanmaktadır. Uluslararası boyutta hazırlanan düzenlemelerin odağında globalleşme, gelişmiş teknoloji ve küresel çevresel konular bulunmaktadır.
Uluslararası Gıda Güvenliği ve Önemi
Dünyada hızla artan nüfus, nüfus artışına bağlı gelişen beslenme sorunları, ekonomik yetersizlikler ve gıda tedarikinde yaşanan sıkıntılar güvenli gıda elde etmeyi zorlaştırmaktadır. Bu nedenle gıdaya yönelik tüm alanlarda gıdanın kalitesinin ve güvenliğinin sağlanabilmesi için bazı standartlar ve yasal düzenlemeler yapılmaktadır. Gıdaya yönelik olan bu düzenlemeler ulusal gıda sistemlerinin yanında uluslararası boyutta da hazırlanmaktadır. Uluslararası boyutta hazırlanan düzenlemelerin odağında globalleşme, gelişmiş teknoloji ve küresel çevresel konular bulunmaktadır.
Dünya sağlık örgütüne (WHO) göre gıda kaynaklı hastalıklar çağdaş dünyadaki en yaygın sağlık sorunlarından biri olarak görülmektedir. İnsan refahının artması ve sağlığının korunması için insanlar hem iyi beslenmeli hem de gıda kaynaklı hastalıklardan korunmalıdır.
Gıda Kaynaklı Hastalıklar
Gıda (içecekler dahil) tüketiminin neden olduğu bulaşıcı veya toksik nitelikteki herhangi bir hastalık (akut veya kronik). Gıda kaynaklı hastalıklara mikrobiyal, kimyasal veya radyolojik tehlikeler neden olabilir.
Ulusal gıda kontrol sistemleri tüketicilerin sağlığının korunmasında ve gıda ticaretinde adil uygulamalar yapılmasını sağlayarak yerel ve uluslararası paydaş güveninin oluşturulmasına yardımcı olmaktadır. Teknolojinin gelişmesiyle gıdalarda tehlike oluşturan kimyasallar küresel çapta sağlık sorunu oluşturmaktadır. Aynı zamanda kimyasallar güvenli ve adil gıda ticaretinin engellerinden birini oluşturmaktadır. Dünyada çoğu ülke son zamanlarda gıdadaki mikroorganizmaların neden olduğu hastalıklarla uğraşmaktadır. Bu nedenle gıdadaki mikroorganizmalar dünya çapında halk sağlığı sorunudur. Dünya sağlık örgütü tüm dünyadaki tüketicilere ve gıda işleyicilerine güvenli gıda için beş anahtar davranış önermiştir. Bunlar:
• Gıdayı temiz tut • Çiğ ve pişmiş yemekleri ayrı sakla • Gıdaları iyi pişir • Gıdaları güvenli sıcaklıkta tut • Güvenilir su ve hammadde kullan
Dünyada her yıl 10 kişiden biri güvenli olmayan gıda yüzünden hastalanmaktadır. Güvenli olmayan gıda, dünya çapında her yıl 420.000 ölüme sebep olan 600 milyon gıda
kaynaklı hastalık vakasının temelini oluşturmaktadır. Bu nedenle uluslararası anlamda gıda güvenliğinin sağlanması önemlidir.
Birleşmiş Milletler (BM) örgütü tarafından 24 Aralık 2018 tarihinde alınan bir karar ile “7 Haziran” gününün “Dünya Gıda Güvenliği Günü” olarak ilan edilmesi uluslararası gıda güvenliğine yönelik olarak yapılan bir faaliyettir.
Gıda Güvenliği Günü kapsamında; gıda kaynaklı risklerin saptanması, engellenmesi ve yönetilmesine olan ihtiyaç, gıda güvencesine ilişkin temin, tarım, ekonomik refah, turizm ile sürdürülebilir kalkınma ve pazara erişim konularının tartışılması hedeflenerek, gıda kaynaklı biyolojik, kimyasal ve fiziksel tehlikelere dikkat çekilmektedir.
Uluslararası Gıda Güvenliği Standartları ve Sistemleri
Uluslararası alanda uygulanan gıda ile ilgili standartları ilgili oldukları alanlara göre sınıflandırmak mümkündür. Bunlar;
• Gıda güvenliğine ilişkin önlemlerin yöntem ve kapsamına yönelik standartlar, • Gıdanın üretimi, depolanması ve dağıtımı esnasında kullanılan alet ve makinelere ilişkin standartlar, • Gıdanın mikrobiyolojik yapısının belirlenmesine ilişkin standartlar, • Gıdanın içerisinde bulunan ve her gıda için farklılık gösterebilen maddelere ilişkin standartlar, • Gıda ile teması söz konusu olan maddelere ilişkin standartlardır.
Avrupa Birliği’nde (AB) gıdaya yönelik standartlar AB gıda mevzuatında yer alan gereksinimlere göre şekillenmektedir. Gıdaya yönelik olan standartlar yasal düzenlemelerle belirlenmesine rağmen standartlara sahip olmanın yasal bir zorunluluğu bulunmamaktadır. AB’de gıda standardizasyonu Avrupa Standardizasyon Komitesi (CEN) tarafından hazırlanmaktadır. Söz konusu teknik komite tarafından gıda sektörüyle ilgili analiz ve örneklemeler doğrultusunda oluşturulan AB standardı yayımlanmaktadır.
Codex Alimentarius Komisyonu (CAC) Standartları
Kodex Alimentarius; çiğ, yarı işlenmiş veya işlenmiş tüm temel gıdaların tüketiciye dağıtılmasına ilişkin standartları kapsamaktadır. Codex Alimentarius gıda katkı maddeleri, gıda hijyeni, veteriner ilaçları ve pestisit kalıntıları, kirleticiler, sunum ve etiketleme, ithalat ve ihracat sertifikasyonu ve denetimi, analiz ve numune alma yöntemlerine ilişkin hükümler içermektedir. Kısaca “kodeks” olarak da bilinen Kodeks Alimentauris Türk Gıda Kodeksi’nin temelini oluşturmaktadır. Kodeks Alimentauris uluslararası gıda standartları, uygulama kuralları ve kılavuzları, bu uluslararası gıda ticaretinin
kalitesine, güvenliğine ve adaletine katkıda bulunmaktadır. Bu standartların iki yönü bulunmaktadır. Kodeks Alimentauris gıda standartları, tüketicilere satın aldıkları gıda ürünlerinin kalite ve güvenliğine yönelik, ithalatçılara ise sipariş edilen gıdaların özelliklerine uygun olacağı konusunda güven sağlamaktadır.
Kodeks Alimentarius’un temel çalışma alanları ise şu şekilde sıralanmaktadır:
Hayvan Yemi
Hayvan beslemeye ilişkin kodeks çalışması yalnızca gıda güvenliğini ele alır ve gıda güvenliğine ilişkin hayvan sağlığı sorunları dışındaki hayvan refahına yönelik hususları kapsamamaktadır. Güvenli gıda üretimi için hayvan beslemenin önemine vurgu yapan Kodeks, iyi hayvan besleme uygulamaları, risk değerlendirmesinin yürütülmesi ve yemdeki tehlikelere ilişkin önceliklerin belirlenmesi hususlarında hükümetlere rehberlik etmeyi amaçlayan metinler geliştirmektedir.
Antimikrobiyal Direnç
Gıdalardaki mikroorganizmalar (bakteriler, parazitler, virüsler ve mantarlar) potansiyel gıda güvenliği tehlikeleridir. Antimikrobiyal direnç (AMR), insan ve hayvan sağlığına yönelik endişeleri artıran büyük bir küresel tehdittir. Ek olarak gıda güvenliği hususunda ve milyonlarca çiftçi hanenin ekonomik refahı üzerinde etkilidir.
Biyoteknoloji
Biyoteknoloji, insan tüketimi amacıyla doğal kaynak üretme şekillerinin genişletilmesi ve iyileştirilmesini ifade etmektedir. Biyoteknolojideki kodeks rolü, öncelikle gıda güvenliğinin risk değerlendirmesi ile ilişkilidir. Risk değerlendirmesi ile bir tehlike veya başka bir güvenlik problemi olup olmadığı belirlenir.
Kirleticiler
Gıdanın kalitesini etkileyen veya gıdayı güvensiz hale getiren kontaminasyonu önlemek için gıdada bu tür maddelerin varlığı dikkatle izlenmelidir. Gıdalardaki Kirleticilere İlişkin Kodeks Komitesi (CCCF), yem ve gıdalarda doğal olarak oluşan toksik maddeler ve kirletici maddeler için izin verilen maksimum seviyeleri veya kılavuz seviyeleri belirlemekte ve onaylamaktadır. Ayrıca, Gıda Katkı Maddeleri Ortak FAO/WHO Uzman Komitesi (JECFA) risk değerlendirmesi için doğal olarak oluşan toksik maddeler ve kirleticilerin öncelik listelerini hazırlamaktadır.
Beslenme ve Etiketleme
Kodeks, besinsel olarak güvenli olmaları için gıdaların bileşim gereksinimleri hakkında rehberlik sağlamaktadır. Kodeks ayrıca, gıdaların genel etiketlenmesi ve üreticilerin etiketler üzerinde yaptıkları sağlık veya besin maddesi iddiaları hakkında “az yağlı”, “yüksek yağlı” vb. terimlerle rehberlik sağlamaktadır.
Tarım İlacı
Pek çok ülkede tüketici sağlığının korunabilmesi açısından gıdalardaki pestisit kalıntıları için maksimum yasal sınırlar konmuştur. Sınırların ülkeler arasında farklılık göstermesi sebebiyle ticaret zorlukları meydana gelebilmektedir. Pestisit Kalıntıları Kodeks Komitesi (CCPR), uluslararası ticarette hareket eden yem veya gıda gruplarındaki veya belirli gıda maddelerindeki pestisit kalıntıları için Kodeks Maksimum Kalıntı Limitlerini (MRL’ler) belirlemekle yükümlüdür.
İngiliz Perakendeciler Birliği (British Retail Consortium-BRC) Standartları
İngiltere’de bulunan perakendecilerin çıkarlarını koruyan bir İngiliz ticaret kuruluşudur. Bu kuruluş tarafından geliştirilen BRC Global Standardı; gıda güvenliğini tedarik zinciri süresince devam ettirebilmek üzere oluşturulmuştur.
Standartlar; ambalaj malzemeleri, besin güvenliği, tüketici ürünleri, depolama ve dağıtım, brokerler ve acenteler, sorumlu kaynak kullanımı ve etik ticaret, glutensiz sertifika, bitki bazlı sertifikasyonu kapsamaktadır.
Standartların içeriğine bakıldığında üreticiler için çalışma sistemlerine yönelik bilgilerde bulunmaktadır. Bu standart sayesinde gıda güvenliğine ilişkin kriter ve takip prosedürlerine yönelik standardizasyon sağlanmıştır.
Türkiye’de BRC sertifikasını almak isteyen firmalar TURKAK tarafından belgelendirilmektedir.
Uluslararası Gıda Standardı (International Featured Standarts-IFS)
IFS (International Featured Standards), 2003 yılında Alman perakendeciler birliği tarafından kurulmuştur.
Uluslararası gıda standardı (IFS) aşağıda verilen kullanıcılara açık olarak hizmet vermektedir:
• Gıda üreticileri • Komisyoncular • Lojistik sağlayıcıları • Ev ve hijyen ürünleri üreticileri • Toptancılar
Uluslararası Gıda Standardı (IFS) gıda işletmelerinde meydana gelebilecek ve canlılara zarar verebilecek durumların ortadan kaldırılması için gıdaların tüm aşamalarında (üretimi, paketlenmesi, taşınması, depolanması vb.) belirli şartları içermektedir. Bu standart kapsamında gıda işletmeleri denetleme, teknik gereklilikler, kalite yönetimi, personel yönetimi, proses kontrolü, analizler ve izlenebilirlik açısında değerlendirilmektedir.
Hızlı Alarm Sistemleri (RASFF)
Hızlı Alarm Sistemi’ni (RASFF) Dünya tarım ürünlerine ilişkin ihracat ve ithalatın öncülerinden olan Avrupa Birliği (AB) tarafından gıda ürünlerinin güvenli olmasını sağlamak amacıyla 1979 yılında uygulanmaya başlamıştır.
Hızlı Alarm Sistemi’ni (RASFF) Dünya tarım ürünlerine ilişkin ihracat ve ithalatın öncülerinden olan Avrupa Birliği (AB) tarafından gıda ürünlerinin güvenli olmasını sağlamak amacıyla 1979 yılında uygulanmaya başlamıştır.
Piyasadaki yem ve gıdanın ciddi bir risk oluşturması ve acil bir eylem gerçekleştirilmesi gereken durumlarda alarm bildirimleri gönderilmektedir. Piyasalarında bildirime ilişkin söz konusu ürün olsun veya olmasın, alarm bildirimleri ağa üye olan tüm ülkelere gerekli tedbirlerin alınabilmesi amacıyla iletilmektedir. Ürünün diğer ülke pazarlarına girmediği, pazarda olmadığı veya riskin yapısı gereği acil bir eylem gerektirmese de piyasada bulunan bir yem veya gıdada risk tespit edildiği durumlarda bilgi bildirimleri gönderilmektedir.
Standart Sanitasyon Uygulama Prosedürleri (SSOP)
Gıda işletmelerinde sanitasyon koşullarının sağlanabilmesi, güvenli ve sağlıklı ürün elde edilebilmesi için gereken hijyen şartlarının tanımlanmasına ilişkin yazılı prosedürlerdir.
SSOP; satın almadan servise kadar geçen süreçlerde, hijyenik ve temiz çevrenin sağlanması için şart olan işlemlerin detaylı şekilde tanımlanmasıdır.
Gıdaların üretim, dağıtım, tüketim zinciri içerisindeki herhangi bir halkada oluşabilme ihtimali olan gıda kökenli bozulma, zehirlenme gibi problemlerin oldukça büyük bir kısmı, gıda üretimi yapan endüstriyel kuruluşların kalite güvence ve gıda güvenliği sistemlerindeki hijyen problemlerinden kaynaklanmaktadır. Bu sebeple gıda üretimi yapan işletmelerde daha kuruluş sürecinde yerleştirilmiş olması gereken SSOP gibi ön gereksinim programları, HACCP Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi için altyapı niteliğinde olan vazgeçilemez ön koşullardandır.
SSOP açısından sanitasyon denetimleri iki şekilde yapılabilmektedir (eyebreadproject.com, 2018):
1. İç denetim: Kalite sağlama programı içerisinde sanitasyonun ne şekilde denetleneceği yer almalıdır. Depolar ve diğer alanlar da denetleme programı yapılırken programa dâhil edilmelidir. Denetleme yapılırken raporda sanitasyondan öncesi ve sonrası durumlar ayrı ayrı belirtilmeli dolayısıyla her bölüm ayrı ayrı ele alınmalıdır. 2. Dış denetim: İşletme dışarıdan bir bilirkişi veya denetçi tarafından kontrol edildiğinde, sanitasyon bakımından da iyi bir inceleme yapılmalıdır.
Yukarıda verilen bilgilerden hareketle SSOP açısından yapılan denetimin kapsadığı alanların ise; gıda işleme bölümlerinin kontrolü, işletme çevresinin kontrolü, depo kontrolü, bodrum ve çatı araları, işleme bölümü dışındaki yerler, tesis ve personelin sanitasyon uygulamaları ve kontrolü şeklinde olduğu ifade edilebilir.
GlobalGAP (EurepGAP)
II. Dünya Savaşı’nın ardından tarım alanında hızla değişim ve gelişmeler başlamış beraberinde birtakım sorunlar
getirmiştir. Bilinçsizce kullanılan kimyasallar ve gübreler insan ve hayvan sağlığını olduğu kadar çevre sorunlarına da yol açmıştır.
Yaşanan bu olumsuzluklar, yeni tarım yöntemlerinin geliştirmesine neden olmuştur. Bu doğrultuda geliştirilen tarım yöntemlerinden biri de Almanya’da 1997 yılında kurulmuş bir grup olan Avrupa Perakendecileri Ürün Çalışma Grubu (Euro Retailer Produce Working Group- EUREP) tarafından geliştirilen EUREPGAP protokolüdür (Aba ve Işın, 2014; Akbudak ve Şen, 2021). Kâr amacı gütmeyen bir girişim olarak başlatılan EUREPGAP, tarımsal ürünlerin güvenliğini tarladan sofraya kadar sağlama yoluyla gıda kalitesini yükseltme amacı gütmektedir.
EUREPGAP adı ile başlayan süreç 2007 yılında yapılan isim değişikliği neticesinde GLOBALGAP şeklini almıştır. Bu değişikliğin sebebi, bu uygulamanın yalnızca Avrupa Birliği ülkeleri ile sınırlı kalmayıp, dünyanın pek çok ülkesinde kabul görmesi ve halen yaygınlaşmakta olmasıdır (Akbudak ve Şen, 2021; Özkaçar ve Ören, 2011). GLOBALGAP’ın başlangıcı itibariyle 10 yıl içerisinde; Afrika, Orta ve Güney Amerika, Tayland, Japonya ve Avustralya da benzer kriterler oluşturarak sisteme dâhil olmuşlardır.
Gıda Güvenliğiyle İlgili Çeşitli Uluslararası Kurumsal Yapılanma Örnekleri ve İşlevleri
Gıda güvenliğiyle ilgili oluşturulan çeşitli uluslararası kurumsal yapılanma örnekleri ve bu örneklerin işlevleri aşağıda açıklanmaktadır.
Birleşmiş Milletler Gıdave Tarım Teşkilatı (FAO)
FAO, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde yoksulluğun önlenmesinde ve açlıkla mücadelede uluslararası düzeydeki çabaların önderliğini yürüten bir BM danışma ve bilgi kuruluşudur.
Kuruluşundaki ana fikir, insanlığın açlık ve özgürlük sorunlarını güven altına almak olan FAO’nun stratejik hedefleri; gıda güvencesizliğinin, malnütrisyon ve açlığın elimine edilmesine fayda sağlanması, ormancılığı, balıkçılığı ve tarımı daha sürdürülebilir ve üretken hale getirmek, kırsal fakirliği azaltmak, etkili ve kapsamlı tarımsal gıda sistemlerini sağlamak ve geçim kaynaklarının kriz ve tehlikelere karşı esnekliğini artırmaktır. Ayrıca FAO’nun bugünkü temel işlevi, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin yanı sıra gelişen ülkelerde de sağlıklı gıdaya erişimin yollarını belirlemektir.
FAO’nun dört temel faaliyet alanı bulunmaktadır:
• Uluslararası kalkınma kuruluşları ve hükümetler açısından gıda ve tarım alanında teknik yardım ve danışma hususunda yürüttüğü programlardır. • Tarım, gıda, balıkçılık ve ormancılık hususunda veri ve bilgi toplayarak bunları dağıtmak ve tahlil etmektir. Böylece FAO bilim insanları, çiftçiler, hükümet planlamacıları ve tüccarlar için yatırım,
planlama, araştırma, eğitim ve pazarlama gibi hususlarda akılcı kararlar alınmasını sağlayan bir merkez gibi de çalışmaktadır. • Deneyimli teknik personeli ve geniş bilgi ağıyla hükümetlere tarım politikası ve planlaması hususunda bağımsız şekilde danışmanlık yapması ve kalkınma için ihtiyaç duyulan hukuki ve idari yapılar hakkında yardımcı olmasıdır. Ek olarak FAO, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ile ortak şekilde oluşturduğu FAO/WHO Gıda Kodeks Komitesi ile adil gıda ticaretinin yapılması, gıda güvenliğinin iyileştirilmesi ve uluslararası uyu ve düzenin sağlanması için de çalışmalar yürütmektedir. • Tüm üye ülkelerin tarım ve gıda odaklı problemleri üzerinde bir araya gelerek tartışmalarını ve politika oluşturmalarını sağlayan tarafsız bir forum sunmasıdır. Dolayısıyla FAO, uluslararası standartları onaylamakta, uluslararası sözleşme ve anlaşmaların şekillenmesine yardımcı olmakta ve konuyla ilişkili teknik toplantılara, büyük konferanslara ev sahipliği yapmaktadır.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO)
Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesi uyarınca: Müdür, kurumun en üst amiri olup, aynı zamanda işyurdunun da müdürüdür. Görevlerinden dolayı sıralı amirlerine karşı sorumludur. WHO, herkesin daha iyi bir sağlığa ulaşabilmesi için küresel çabalara öncülük ederek onları desteklemektedir. Diğer bir ifadeyle ülkeleri, insanları ve ortakları birbirine bağlayarak, herkese her yerde güvenli ve sağlıklı bir yaşam için eşit şans vermeye çalışmaktadır. COVID-19 ve Zika gibi yeni ortaya çıkan salgınlardan HIV, sıtma ve tüberküloz gibi bulaşıcı hastalıkların kalıcı tehdidine ve diyabet, kalp hastalığı ve kanser gibi kronik hastalıklara kadar günümüzün en büyük sağlık sorunlarını ölçülebilir hale getirmektedir. Dolayısıyla WHO yerel sağlık sistemlerini iyileştirmede ve sağlık tehditlerine küresel yanıtı koordine etmede önemli bir rol oynamaktadır (T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2022). Dahası WHO, ülkeleri pandemiler, hastalık salgınları, doğal afetler ve insani krizler dahil olmak üzere sağlıkla ilgili acil durumlara hazırlanmak, tespit etmek, müdahale etmek ve bunlardan kurtulmak için destekleme hususunda da oldukça etkilidir.
Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA)
Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi’nin (EFSA) görevi; gıda zincirine ilişkin riskleri bilimsel açıdan değerlendirmek ve risk iletişimini sağlamak, böylece Avrupa’da güvenilir gıdanın garanti edilmesine katkıda bulunmaktadır. Avrupa’nın gıda güvenilirliğinin teminatı şeklinde tanımlanan EFSA’nın çalışmaları; hayvan refahı ve sağlığı, mahsul koruma, bitki besleme ve bitki sağlığı dâhil olmak üzere yem ve gıda güvenliği üzerinde dolaylı veya doğrudan etkisi olan tüm hususları kapsamaktadır (European Food Safety Authority, 2019). Diğer bir ifadeyle
EFSA’nın faaliyet alanları çiftlikten sofraya anlayışı doğrultusunda hayvan sağlığı ve refahı, bitki koruma, çevresel etkiler, depolama ve taşıma, gıda üretimi ve inovasyon (sağlık beyanları dâhil), gıda tüketimi olmak üzere tüm gıda zincirinden EFSA, AB yöneticileri için güncel, bağımsız ve gereksinimi karşılayacak nitelikte bilimsel tavsiyeler sağlamaktadır.
• Bilimsel çıktıları ve bu çıktıların dayanakları açısından kamuyu bilgilendirmekte ve bunların iletişimini sağlamaktadır. • Tavsiyelerin uyumlu olması ve AB gıda güvenilirliği sistemine olan güvenin artırılması açısından üye ülkeler, kurumsal partnerler ve diğer ilgili paydaşlarla birlikte çalışmaktadır.
Yem ve gıda güvenilirliği üzerinde dolaylı veya doğrudan etkisi olan yeni gelişen risklerin sınıflandırılması, tanımlanması ve izlenmesi için örnek veri toplama ve analiz etme yöntemleri geliştirmektedir.
Gıda ve Hayvan Sağlığı Ofisi (FVO)
FVO, AB’de hayvan sağlığı ve gıda güvenilirliği kurallarına yönelik uygunluğun sağlanması amacıyla denetimlerin yürütülmesi görevini üstlenmiştir. Temel faaliyetleri; üçüncü ülkeler ve üye ülkelerde denetimleri tamamlamak ve yetkili otoritelerce yürürlüğe konulan AB yasalarının doğruluğunu kanıtlamaktır (Dalga, 2003). Görevi ise Birliğin yürürlüğe giren hayvan sağlığı, gıda güvenliği, bitki yaşamı ve hayvan refahı kanunlarına ilişkin kurallara uygun olacak şekilde yürütülmesini sağlamaktır.
FVO tarafından aday, üye ve AB’ye ihracat yapacak üçüncü ülkelerde gerçekleştirilen denetimler esnasında gıda güvenilirliğini riske eden bir uygunsuzluk saptanması halinde ise bazı yaptırımlar uygulanmaktadır. Bu yaptırımlar; üye ülkelerin Avrupa Adalet Divanına sevk edilmesi, AB’ye ihracat yapacak üçüncü ülkelere öncesinde verilmiş bir ihracat izni varsa iptal edilmesi ya da ihracat yapmasına izin verilmemesi şeklinde gerçekleşmektedir.
Gıda ve İlaç İdaresi (FDA)
FDA; veterinerlik ve insanlar ile ilgili ilaçlar, tıbbi cihazlar ve biyolojik ürünlerin emniyeti, etkinliği ve güvenliğinin ve ABD’nin gıda tedariki ile radyasyon yayan ürünler ve kozmetik ürünlerin güvenliğinin sağlanması yoluyla halk sağlığını korumaktan sorumludur. Ayrıca; genç yaştakilerin tütün kullanımını azaltmak ve halk sağlığını korumak amacıyla tütün ürünlerine yönelik üretim, pazarlama ve dağıtımın düzenlenmesinden de sorumludur. Bu bağlamda FDA’nın düzenleme yaptığı ürünler; ilaçlar, gıda ürünleri, tıbbi cihazlar, radyasyon yayan ürünler, kan ve kan ürünleri, aşılar, biyolojik ürünler, veterinerlik ile ilgili ürünler, hayvanlar ile ilgili ürünler (hayvan yemi dahil), tütün ürünleri ve kozmetik ürünlerdir.