GKA105U-GIDA MEVZUATI VE KALİTE YÖNETİMİ
Ünite 5: Gıda Kalite Kontrolünün Esasları ve Uygulaması
Giriş
Gıda kalitesi “tüketicinin seçiminde tercih konusu olan, özellikleri ölçülebilen ve kontrol edilebilen, bahsedilen gıdanın diğerlerinden ayırt edilmesini sağlayan karakteristiklerin bileşimi” olarak tanımlayabiliriz. Tanımdan anlaşıldığı gibi bir gıdanın kalitesi ile ilgili bir şeyler söylemek için gıda ile ilgili ölçülebilir ve kontrol altında tutulabilir belirli temel ve yapısal özelliklerin sınıflandırılması, ölçümlenmesi, sonuçların objektif yöntemlerle değerlendirilmesi gerekmektedir. Değerlendirmelerin sonucu bize gıdanın kalitesi hakkında bilgi verir. Değerlendirme sonucu gıdalarda kusur olduğu yönünde de olabilir. Oluşabilecek gıda kusurlarının önlenebilmesi, kusurun giderilebilmesi de gıda kalitesi açısından önemlidir.
Kalite Kontrol Uygulamasında Genel İlkeler
Gıda kalite kontrolü, bir gıdanın belirlenen standartlara ve yasal gerekliliklere uygunluğunu ölçmek amacıyla yapılan doğrulama faaliyetleridir.
Kalite kontrol ve iyileştirme, gıdanın tüketici ihtiyacını karşılamasını ve sürekli olarak daha iyinin sağlaması için yapılan faaliyetler dizisidir. Bu faaliyetler;
• Gıda maddesine ait kalite özelliklerin belirlenmesi (nitelik, algısal, işlevsel açıdan kalite özellikleri), • Tüzük, sözleşme ve standartlarca belirlenen limitlere uygunluğun test edilmesi (Türk Gıda Kodeksi, Gıda maddeleri Tüzüğü vs.), • Üretim ve verimi arttıracak, kusurlu mamul sayısını azaltacak işletme içi yönetsel çalışmaları (Kalite kontrol yönetimi, yönetim süreci, imalat süreci, hammadde kontrolü, ürün kontrolü vs.) kapsar.
Gıda Kalite Ögeleri
Kalite ögeleri niteliksel açıdan incelendiğinde; gıdaların fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri üzerinde durulmaktadır. Algısal açıdan incelendiğinde; içsel ve dışsal olarak da bir sınıflamaya tabi tutulmaktadır. Fonksiyonel açıdan incelendiğinde;
• Fizyolojik Kalite Ögeleri • Hijyenik-Toksikolojik Kalite Ögeleri • Teknik ve Fiziksel Kalite Ögeleri • Duyusal Kalite Ögeleri
olarak dörde ayrılmaktadır (Artık vd., 2017).
Fizyolojik Kalite Ögeleri (Beslenme Değeri)
Fizyolojik kalite, yeterli ve dengeli beslenmede oldukça önemlidir. Buradan anlaşıldığı gibi fizyolojik kalite gıdaların besin değeridir ve beslenme eğer tükettiğimiz gıdalar bütünü ise gıdaların fiziki kalitesi günlük beslenme diyeti için çok önemlidir. Tek başına bir besin değil birçok besin ve içeriğindeki enerji-besin ögelerinin toplamı günlük beslenme ihtiyacımızı karşılar. Doğal olarak yeterli
ve dengeli ve hatta özel diyet uygulamalarına karşı beslenmenin ön koşulu, gıdaların besin ögelerinin karşılama düzeyinin bilinmesi ile olabilir. Bu açıdan gıda etiketleri oldukça önem arz etmektedir. Gıda etiketleri tüketiciye doğru bilgiler vererek, doğru gıdalar seçiminde yol göstericidir.
Besin etiketlerinde; ambalajlı gıda ürünlerinin laboratuvar incelemeleri sonucunda enerji ve besin bileşenlerinin seviyesi ve günlük olarak alınma miktarını belirten etiketlerdir. Beslenme beyanı, bir gıdanın içerdiği enerji ve besin ögesi miktarları ile diğer bileşenlerinin beslenme yönünden faydalı olduğunu ifade eden veya ima eden herhangi bir reklam, etiket veya mesajı ifade etmektedir. Beslenmeye olumlu etkisi olanların fazlalığı, etkisi olumsuz olanların da azlığı gıda etiketlerinde belirtilmektedir.
Sağlık beyanı ise, bir besin ögesi veya biyoaktif bileşeninin insan sağlığı üzerindeki kanıtlanmış faydasının ifade edilmesine dayanmaktadır (Artık vd., 2019). Sağlık beyanı için iki şeyin yetkili otoriteler tarafından onaylanması gerekir. İlk olarak biyoaktif bileşenin insan sağlığına olan etkisine bakılmalı, ikinci olarak da gıdanın beyan koşuluna uygunluğu dikkat edilmelidir.
Hijyenik-Toksikolojik Kalite Ögeleri
Hijyenik-Toksikolojik Kalite Ögeleri; sağlık üzerinde istenmeyen, zararlı, olumsuz sonuçlar oluşturan, sağlık açısından tehlike taşıyan kimyasal maddelerin, biyolojik veya fiziksel etmenlerin zarar verici düzeyde bulunup bulunmadığı ile ilgili özellikleri kapsar. Gıda güvenliğinden ve kalitesinden sorumlu sağlık/gıda otoritelerinin öncelikli konusu insan sağlığını korumaktır ve Hijyenik-Toksikolojik Kalite Ögeleri gıdanın “sağlık değeri” olarak da bilinir.
Fiziksel Tehlikeler gıdada bulunmaması gereken yabancı maddelerdir. Taş, toprak, kir, kıl, kül, böcek, sinek ve plastik gibi pek çok yabancı maddelerden kaynaklı olarak gıdalar tehlike barındırabilir. Fiziksel tehlikeler, hammaddelerin üretimin sürecinden tüketiciye ulaşıncaya kadar geçen tüm süreçlerde bulaşabilmektedir. Bu, hijyen uygulamaları ve iyi üretim tekniklerinin iyi uygulanamadığından kaynaklı olabilmek ile birlikte, hile amaçlı gıdalara katılarak da oluşabilmektedir.
Biyolojik tehlikeler; gıdalarda bulunabilecek tehlikeli mikroskobik canlıları, küfleri, viral ajan, parazitler ve hayvanları kapsamaktadır. Gıdalarda doğal olarak bulunan biyolojik tehlikeler ile çevreden gıdaya bulaşmış olan biyolojik tehlikeler gıdaların mikrobiyal florasını oluşturmaktadır.
Gıda kaynaklı hastalıklardan en yaygın olanları bakteri kaynaklı hastalıklar olup hızlı ortaya çıkmakta ve ilerlemektedir. Gıda kaynaklı hastalıklarda, hastalık etmeni patojenin kendisi ise buna “gıda kaynaklı enfeksiyon”, kendisi değil çoğalırken salgıladığı toksin ise buna “gıda kaynaklı zehirlenme” denir. Virüsler, parazitler, küfler ve diğer toksik maddeler de gıda
zehirlenmelerine neden olabilmektedir. Küfler uygun ortamlarda hızlı üreyerek mitotoksin besinin içerisinde mitotoksin geliştirirler. “Mitotoksin”, gıdalarda küflerin neden olduğu toksik yapıdır ve akut zehirlenmeden bağışıklık yetersizliği ve kanser gibi birçok hastalığa sebebiyet verir. Mikotoksin kaynaklı zehirlenmeye “mikotoksikozis” denmektedir. Salmonella bakterisi özellikle çiftlik hayvanlarının bağırsaklarında bulunabilmektedir. Bu nedenden dolayı, iyi pişirilmemiş tüm hayvansal kaynaklı yiyecekler Salmonella türleri için önemli bir risktir. Escherichia coli memeli hayvanların kalınbağırsağında yaşayan bir bakteridir. Hayvan bağırsağı için zararsız olmalarına rağmen insana geçtiklerinde birçok hastalık unsuru oluşturabilme özelliğine sahiptirler. Bacillus cereus genellikle toprakta ve doğal olarak birçok bitkide bulunmaktadır. Özellikle pirinç, makarna ve süt ürünleri olup zehirlenmelerin temel kaynağı genellikle bu besinleri içeren yemeklerin uygun olmayan yeniden ısıtma işleminden geçirilmesidir (Güler ve Can, 2017).
İnsan sağlığını tehdit eden çok fazla kimyasal madde vardır ve tüketiciler her gün onlarca farklı kimyasal maddenin etkisine maruz kalmaktadır. Gıdalara çeşitli kaynaklardan karışan ya da farklı amaçlarla eklenen kimyasal maddeler vücut tarafından metabolize olamaz ve de hücre için toksik özellikler oluşturur.
Özellikle bitki sağlığını korumak için kullanılan pestisitler, hayvan sağlığını korumak için kullanılan antibiyotik ve diğer ilaçlar, gıdaların raf ömrünü uzatmak için kullanılan gıda katkı maddeleri, temizlik ve dezenfeksiyon için kullanılan dezenfektanlar, ambalajdan ürüne geçebilen kalıntılar gibi gıdaların daha ekonomik, hijyenik, uzun raf ömürlü ve ulaşılabilirlik gibi bazı özellikleri geliştirirken insan sağlığı açısından büyük tehditler oluşturmaktadır. Gıdalarda kimyasal tehlikelere yol açabilecek maddeleri şu şekilde sıralanabilir:
Tarımsal üretimde kullanılan kimyasallar, gıdaların doğal yapısında bulunan kimyasal kontaminantlar, hayvansal kaynaklı kontaminantlar, bitkisel kaynaklı kontaminantlar, ambalaj malzemelerinden gıdaya taşınan kirleticiler, gıdanın işlenmesi ve pişirilmesi sırasında oluşan kimyasal tehlikeler, katkı maddelerinden kaynaklanan kimyasal tehlikeler, temizlik ve dezenfektan madde kalıntıları, hile amaçlı kullanılan kimyasallar.
Kimyasal bileşikler kalp-damar hastalıklarından kansere, cilt hastalıklarından alerjiye, sindirim bozukluklarına kadar birçok hastalığın yanı sıra, psikolojik ve nörolojik çok fazla hastalığa neden olabilmektedir. Bu durum halk sağlığını tehdit eden küresel bir konu haline gelmiştir ve uluslararası gıda ticaretini de etkilemektedir.
Teknik ve Fiziksel Kalite Ögeleri
Gıdanın fiziki kalite ögeleri biçimsel (formal) ve işlevsel (fonksiyonel) olmak üzere iki grupta incelenmektedir. Biçimsel olarak gıdaların şekil, boyut, homojenlik gibi özelliklerine, işlevsel olarak da kullanım amacına
uygunluğunu belirleriz. Örnek olarak patatesin koyu sarı ya da daha açık renk olması, küçük ya da büyük boyutlarda olması, şeklinin oval olup olmaması, yumuşak olması veya olmaması gibi özellikler biçimsel(formal) kaliteyi açıklarken, patatesin kızartmaya ve de cips yapımına uygun olup olmaması ya da haşlamaya yani patates püresi yapımına uygun olup olmaması ise işlevsel (fonksiyonel)kaliteyi açıklamaktadır.
Reolojik özellikler, sıvıların akış ve katıların deformasyon özelliklerini tanımlar. Besinlerin reolojik özellikleri viskozite, konsistens (kıvam) ve tekstürel özelliklerdir. Fiziksel açıdan zeytin yağı, gibi homojen akışkanlar için reolojik özellik viskozite, reçel, meyve suyu, pekmez gibi heterojen akışkanlar için konsistens ve dokunma duyusu ile algılanabilen reolojik özellikler için ise tekstürel özellik kavramı kullanılır.
Duyusal Kalite Ögeleri
Gıdaların duyusal özellikleri genellikle üç gruba ayrılır. Bunlar görünüş, lezzet ve tekstürdür. Bu özellikler birbiri ile ilişkilidir. Örneğin, renk lezzet hakkında da bilgi verir. Yani ürün imajı gıdanın tadını etkiler. Bunun nedeni tüketicilerin sahip oldukları bilgi ve deneyimlerdir. Görsel ile lezzetin bileşimine görsel lezzet denilmektedir.
Görsel analizden sonrası tat ve aroma analizidir. Tat; dil ile hissedilebilen çözülmüş materyallerin algılanmasıdır ve dört ayrı tat duyusuna sahiptir; acı, tatlı, tuzlu ve ekşi. Lezzet ve görünüşten sonra son duyuşsal özellik olan gıdanın tekstürü gıdanın yapısal elementlerinden gelen bir grup fiziksel özellikleri ifade eder ve dokunma duyusu ile ilgili olan özelliklerdir. Gıdalara dokunarak ya da ağız içinde kuvvet uygulanması ile gıdanın parçalanması, ufalanması, kıvamı gibi özelliklerin hissedilmesine dayanır. Duyusal özellikler duyusal analiz ile belirlenmektedir. Bu analizin aygıtı insandır. Duyusal analiz özel tanımlı şemalar ve belli koşullar altında uygulandığında sonuçları objektiftir (Artık vd., 2017).
Gıdalarda Kusur
Gıdaların kusurlu veya kusursuz olması gıda kalitesini etkileyen önemli bir faktördür. Tüketici kitle için kaliteyi önemli ölçüde etkileyen özelliklerden biri olan kusur kavramı, kaliteli bir ürün için gerekli bazı niteliklerin eksikliğinde veya kaliteyi olumsuz yönde etkileyen bazı unsurların varlığında kusursuzluktan sapma olarak ifade edilmektedir. Gıdaların satın alınmasında ve tüketilmesinde kusurların tolerans (kabul edilebilirlik düzeyi) sınırları içerisinde olması gerekmektedir. Sağlıklı ve kusursuz gıda üretimini sağlayabilmek için gıdaların üretim, işleme, muhafaza ve dağıtımları esnasında standart kurallara uyulması ve gerekli önlemlerin alınması önem arz etmektedir.
Gıda Kusurlarının Sınıflandırılması
Gıda maddelerinde farklı sebeplerden dolayı kusur ortaya çıkabilmektedir. Gıda kusurları temelde beş grup halinde incelenmektedir:
1. Genetik/Fizyolojik Kusurlar 2. Entomolojik Kusurlar 3. Patolojik Kusurlar 4. Mekanik Kusurlar 5. Yabancı Madde ve Dış Etkenlere Bağlı Kusurlar
Gıda Kusurunun Ölçümünde Kullanılan Yöntemler
Gıda kusurları birbirinden farklı etmenlere ve sebeplere bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda gıda kusurlarının ölçümü farklı yöntemler ile yapılabilmektedir. Bu yöntemler şöyle sıralanabilir:
• Görünürlüğü Geliştirme • Dilüsyon (Seyreltme) Yöntemi • Beyaz Zemin Yöntemi • Renk Farkı Yöntemi • Koşulların Standardize Edilmesi • Referans Standartlar Yöntemi • Sayım ve Ölçüm Yöntemi
Gıdalardaki Kusurun Giderilmesi
Gıdalarda var olan veya çeşitli sebepler ile ortaya çıkan kusurların giderilmesi için farklı teknikler kullanılmaktadır. Gıdalarda bulanan kusurların giderilmesinde kullanılan yöntemler şöyledir:
• Yüzdürme Yöntemi • Yıkama (Elüsyon) Yöntemi • Elektronik Ayırma Yöntemi • İç Kusurların Saptanması ve Giderilmesi Yöntemi
Gıdaların Duyusal Değerlendirme Yöntemleri
Duyusal analiz gıdaların, işitme, dokunma, koklama ve görme duyuları ile algılanan karakteristiklerini hissetmek, ölçmek, analiz ile izlemek ve yorumlamak için kullanılan bilimsel bir yöntemdir (Uçan, 2021). Üreticiler açısından gıdaların beğenilmesi veya tercih edilip edilmemesi önemli bir konudur. Bu sebeple duyusal analiz testleri, bir ürün hakkındaki kalite ve beğeni durumu ile alakalı son fikri üreticilere vermektedir.
Duyusal değerlendirme yöntemlerinde analiz amacı ve analiz edilen örneğe bağlı olarak ‘Tek Örnekli Değerlendirme Testleri, Farklılık Testleri ve Tanımlama Değerlendirmesi (Kalite-Kantite) Testleri’ uygulanmaktadır (Kahraman, 2020).
Tek Örnekli Değerlendirme Testi
Bu teknik, yeni formül geliştirme, ürün çeşitliliği sağlama, yeni ürün geliştirme var olan ürünlerin pazar hacmini genişletmek için yapılan; gıdanın lezzet, görünüm ve doku gibi özelliklerinin incelendiği; ürünlerin kabul-red, beğeni durumu-derecesi, ürün puanı gibi durumların ortaya çıkarıldığı, uygulama sırasında tüketiciye tek örnek sunulan test tekniğidir. Tüketicilerden alınan cevaplar varyans analizi ile değerlendirilmektedir (Meb, 2012).
Farklılık Testleri
Farklılık testleri; ürünle ilgili tüm aşamalarda gıdalarda kimyasal-fiziksel etkileşimler sonucu ortaya çıkan duyusal farklılıkları tespit etmek amacıyla uygulanmaktadır.
• İkili Test (Tek Uyaran Testi-A-A Değil Testi): Bu yöntem genellikle tüketici tercihlerini saptamak maksadıyla kullanılmaktadır. • İkili-Üçlü (Düo-Trio) Test: Bu testte panelistlere ilk olarak standart örnek verilmektedir. Daha sonra panelistlere farklı iki örnek verilerek hangi ürünün standart örneğe benzediği veya standarttan farklı olduğunun belirlenmesi istenmektedir. • Üçgen Test (Triangle): Üçgen test duyusal analiz yönteminde panelistlere ikisi aynı, biri farklı olmak üzere üç örnek verilmektedir. Panelistlerden faklı olan örneğin saptanması beklenmektedir. • Eşlenmiş Kıyaslama Testi: Panelistlere standart örneğin ve deneme örneğinin aynı zamanda verilmesi suretiyle örnekler arasındaki farklılıkların ortaya çıkarılmasını hedefleyen duyusal analiz yöntemidir (Uçan, 2021).
Kalite-Kantite Testleri (Tanımlama Değerlendirmesi)
Kalite-kantite testleri gıda ürünlerinin en az bir duyusal kalite özelliğinin beğeni ve yoğunluk durumuna göre farklı test teknikleri ile değerlendirildiği duyusal analiz yöntemleridir. Ürünlerin kıyaslanması, farklılıkların tespiti, yeni ürün geliştirme, ürün kalitesini arttırma, en iyi örneklerin seçilmesi ve üründe bozulma meydana gelip gelmediğinin anlaşılması amacıyla gerçekleştirilmektedir. Ürün değişkenliği ürüne özgü özellikler ile açıklanabiliyor ise duyusal analiz test yöntemi olarak kalite değerlendirme testleri tercih edilmesi daha doğru bulunmaktadır. Kalite-kantite duyusal analiz değerlendirmeleri; sıralama testi, puanlama testi, hedonik skala, lezzet profili analizi ve doku profili analizi gibi yöntemlerle gerçekleştirilmektedir (Meb, 2012).
Gıda Maddelerinden Örnek Alma, Saklama ve Analize Hazırlama
Gıdaların düzenli olarak kontrol edilmesi ve denetlenmesi halk sağlığının korunması açısından çok önemli bir konudur. Gıdalardan örnekler alıp laboratuvar analizleri yapmak daha güvenilir ve açıklayıcı bir yol olarak kabul edilmektedir. Numune alma işlemindeki temel hedef laboratuvar numunesinin popülasyondaki tüm özellik ve nitelikleri temsil ettiğinden emin olmak ve mevcut durumu ortaya koymaktır.
Numune/Örnek Çeşitleri
Bir gıdadan, üründen veya partiden alınan numuneler, numune almanın amacına ve yapılacak analizlere göre sınıflandırılmaktadır. Amacına göre numuneler; fabrika numuneleri, gıda standartları numuneleri, ticari faaliyetler için gıda kontrolü amacı ile alınan numuneler,
epidemiyolojik amaçla, idari kontrol ve değerlendirme amacıyla düzenli olarak alınan numuneler, adli mercilere aksetmiş uyuşmazlıklar için yapılacak kontroller amacıyla alınan numuneler ve şikayet numuneleri olarak sıralanır. Analiz türüne göre numuneler ise; duyusal, fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik, toksikolojik, histolojik ve serolojik analiz için alınan numuneler olarak ayrılır.
Numune Alma İlkeleri
Numune alma işlemleri gıdaların üretimden tüketime ve depolama işlemlerine kadar geçen süreçteki gıda güvenliği unsurlarının kontrolü ve tüm bu işlemlerin mevzuata uygun olup olmadığını belirlemek amacı ile yapılmaktadır. Denetim ve numune alma işleminde kontrol görevlileri, kanunun kendilerine verdiği yetkiler kapsamında kontrol amacı ile her işletmeye girebilir ve numune alabilir. Daha hızlı bozulabilen ve hileye müsait gıda maddelerini üreten işletmelerden daha sık ve gerek görüldükçe numune alınabilmektedir (Dokuzlu, 2000).
Numune Alma Periyodları
İki numune/örnek alma işlemi arasında geçen süre olarak ifade edilmektedir. Bu aralık ve periyotlar; 1-2-3-6-12-24 saat olabilmektedir. Bu periyotlar, numune alınan ürünün ve numune alınan noktanın risk içerme durumuna göre farklılık gösterebilmektedir.
Numune Almada Kullanılan Kap ve Araçlar
Numune kapları ve kapakları; numuneler üzerinde daha sonra yapılacak analizlerin sonucuna etki etmeyecek, numuneleri uygun şekilde koruyacak malzeme ve yapıda olmalıdır. Kabın şekli ve kapasitesi de ürüne uygun yapıda olmalıdır. Numune alınacak gıdanın türüne ve yapısına göre örnek almada kaşık, kürek, kepçe, sonda, matkap, bıçak gibi aletler kullanılabilmektedir. Numune almada kullanılan bu ekipmanların yüzeylerinin pürüzsüz yapıda ve paslanmaz çelik olması daha doğru bulunmaktadır.
Numune Almada Miktar
Gıdalardan alınacak numune miktarı gıdanın içeriğine, niteliğine ve özelliğine göre farklılık göstermektedir. Ürünlerden alınacak örnek miktarı analizler için yeterli miktarda olmalıdır. Gıdalardan analiz için alınan numune örneği miktarı 250 gram olarak önerilmektedir.
Numune Almada Tutanak ve Etiketleme
Gıdalardan numune alma işleminde etiketleme ve tutanak çok önemli bir konudur. Bu aşamada “Numune Alma Tutanağı ve Etiketi” mutlaka eksiksiz bir şekilde doldurulmalıdır. Saat bilgisi, tarih, ürün adı, içerik, miktar gibi tanımlayıcı bilgiler etikette mutlaka yer almalıdır. Aynı şekilde tutanaklarda da tanımlayıcı bilgiler yer almalı ve eksiksiz bir şekilde doldurulmalıdır.
Numune Almada Yapılan Hatalar
Hata; gerçek değer ile belirlenen değer arasındaki fark olarak ifade edilmektedir. Numune alma işleminde yapılan başlıca hatalar; numunelerin görevli olmayan herhangi biri tarafından alınması, numune alma prosedürlerinin doğru
şekilde uygulanmaması, numune alınırken uygun araçların kullanılmaması, numune alımında uygun kapların kullanılmaması, numunelerin uygun miktarlarda alınmaması, numunelerin uygun koşullarda saklanmaması, numunelerin uygun sürelerde saklanmaması, numunelerin laboratuvarlara zamanında ulaştırılmaması, uygun şekilde işaretleme ve etiketleme yapılmaması şeklinde sıralanabilir.
Numunelerin Analize Kadar Muhafaza Edilmesi
Numunelerin analize kadar muhafaza edilmesi aşamalarında dikkat edilmesi gereken hususlar aşağıda sıralanmıştır;
• Alınan numuneler görevliler tarafından uygun koşullarda taşınmalıdır. • Alınan numuneler kayıt altına alınarak uygun koşullarda ve uygun sıcaklıklarda saklanmalıdır. • Numunelerin saklandıkları dolaplar ve bölümler günde en az iki kez görevli personel tarafından kontrol edilmeli ve kayıt altına alınmalıdır. • Donuk haldeki numuneler uygun ortam şartlarında çözdürülmelidir. • Numunelerin saklanması sırasında nem, haşerat, kimyasal madde, koku gibi faktörlerden uzak tutulması gerekmektedir.
Numune Sonuçlarının Değerlendirilmesi
Gıdalardan alınan numune sonuçları yürürlükteki mevcut mevzuat hükümlerine göre değerlendirilmektedir. Yapılan analizler sonucunda numunelerin bozulduğu, taklit veya tağşiş edildiği, yeterince olgunlaşmadan tüketime sunulduğu, etiketlenmesinde hata ve sahtecilik olduğu, ambalaj malzemesinin kaliteyi etkilediği sonuçları çıkabilmektedir. Tüm bu durumlar mevzuata ve standartlara aykırı durumlar olarak değerlendirilmektedir. Bu sonuçlara bağlı olarak çeşitli düzeltici faaliyetlerin gerçekleştirilmesi ilgili mevzuat ve kanuna göre yapılmaktadır (Meb, 2017).