GİT410U-REKLAM TASARIM VE UYGULAMALARI
Ünite 1: Reklamcılık
Giriş
Geçmişi, insanlar arasında takasın ortaya çıkışına kadar dayanan reklamcılık, özellikle Sanayi Devrimi ile önem kazanmış ve bu önemini de günümüze kadar sürdürmüştür. Markaların sayısındaki artış markalar arasındaki rekabet koşullarını zorlaştırmış, reklamlar ise rekabet avantajını sağlayabilmek için markaların başvurdukları temel yol olmuştur.
Reklamın Tanımı, Önemi ve Etkileri
İnsanlar genel olarak markaların logosunun yer aldığı tüm uygulamaları reklam olarak adlandırma eğilimindedir. Bu nedenle sponsorluk, telefonda pazarlama, içerik paylaşımı, doğrudan pazarlama ya da markalar tarafından gönderilen çeşitli e-postalar gibi farklı pazarlama iletişimi faaliyetleri, genellikle toplum tarafından birer reklamcılık biçimi olarak görülmektedir. Fakat bahsi geçen bu tür uygulamalar ve diğerlerinin birer reklam uygulaması olduğunu söylemek doğru değildir.
En temelde reklamcılık, pazarlama iletişimi içerisinde yer alan faaliyetlerden yalnızca bir tanesidir. Pazarlama iletişimi genel olarak kurumların pazarlama hedeflerini ve stratejilerini desteklemek için tasarlayıp yaydıkları tüm planlı mesajları ifade eder. Bu planlı mesajlar içerisinde reklamdan farklı olarak halkla ilişkiler, sponsorluk, kişisel satış ve satış tutundurma gibi çeşitli uygulama alanları yer alır.
Nedir Bu Reklam?
Tarihsel süreç içerisinde reklam pek çok farklı şekillerde tanımlanmıştır. Klasik tanımlara göre reklam, kim tarafından yapıldığı belli olan, çeşitli mecralar aracılığıyla ürünler, hizmetler veya fikirler hakkında genellikle bedeli ödenen ve doğası gereği genellikle ikna edici olan bilgilerin kişisel olmayan iletişim biçimidir.
Tanıma bakıldığında aslında reklamın üç temel özelliği görülmektedir. Bu özellikler aşağıda sıralananlar gibidir:
• Reklamı yapan kurum/kuruluş ya da kişi bellidir. • Reklam kişisel olmayan bir iletişim biçimidir. • Reklam bir bedel karşılığı yapılır.
Klasik tanımların revize edilmesinin gerekliliğini düşünen kişiler için ilk değinilen nokta günümüzde gerçekleşen reklamların hepsinde reklamı yapan kişi, kurum ya da markanın her zaman tam olarak bilinemeyeceğidir. Bunun temel nedeni ise Web 2.0 teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte internet kullanıcılarının dijital ortamlarda aktif hâle gelmesi ve kullanıcının ürettiği içerik kavramının ortaya çıkmasıdır.
Klasik reklam tanımlarının eleştirildiği bir diğer husus, bu tanımlarda reklamın kişisel olmayan bir iletişim biçimi olmasına ve reklamın kitle iletişim şeklinde gerçekleştiğine vurgu yapılmasıdır.
Klasik reklam tanımlarının eleştirildiği son husus ise klasik reklam tanımlarının reklamın daima bir bedel
karşılığında yapıldığını ileri sürmesidir. İnternet teknolojisi ortaya çıkmadan önce markalar bir reklam yayımlamak istediğinde reklamı yayımlayacakları televizyon, dergi, gazete, radyo ya da sinema gibi mecralara bir bedel ödemek zorunda olması bir gerçektir. Fakat internetin ortaya çıkması ve özellikle Web 2.0 teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte artık her kişi, kurum ya da marka kendi mecralarına kolaylıkla sahip olabilmeye başlamıştır.
Yeni bakış açısına sahip olan tanımlara göre reklam, tanımlanabilir bir marka tarafından etkinleştirilen ve tüketiciyi şimdi veya gelecekte bazı bilişsel, duyuşsal veya davranışsal değişiklikler yapmaya ikna etme amacı güden; ücretli, sahip olunan ve kazanılan medya üzerinden gerçekleştirilen aracılı iletişimdir.
Reklamın Önemi ve İşlevleri
Reklam dünyasının sahip olduğu ekonomik büyüklük ve etki onun aynı zamanda ne denli önemli olduğuna bir nevi işaret etmektedir. Ekonomik göstergeler haricinde reklamların markalara sunduğu olanaklar da reklamın önemini ortaya koyan unsurlar olarak ele alınabilir. Öncelikle reklamlar en temelde markalara katma değer sağlayabilen iletişim uygulamalarıdır. Reklamı yapılan markalar, reklamı yapılmayanlara göre toplum tarafından daha olumlu görülür.
Reklamların ürün, hizmet ya da markalara değer katması aynı zamanda ürün ya da hizmetin fiyatlarına da çeşitli katkılar sağlaması anlamına gelir. Reklamın bunlar gibi pek çok ekonomik ve toplumsal etkisinden bahsetmek mümkündür. Bu etkiler bakış açısına göre olumlu ve olumsuz etkiler de olabilir. Fakat temel olarak reklamların sahip olduğu işlevler onun neden -özellikle markalar için- önemli olduğunu ortaya koyar. Reklamların işlevleri ise aşağıda kısaca açıklanmıştır:
Değer Katma İşlevi
Reklamlar en temelde markalara bir kişilik kazandırmayı ve onlara bir anlam yüklenmesini sağlayan iletişim uygulamalarıdır. Özellikle tüketici algılarını değiştirme noktasında ise reklamlar markaların kullandıkları ilk yol olarak karşımıza çıkar.
Bilgilendirme İşlevi
Reklamlar kitlelere kısa bir zaman içerisinde markaların çıkarmış oldukları yeni ürün ya da hizmetler, bu ürün ya da hizmetlerdeki değişiklikler, ürün ya da hizmetin tüketiciye sağladığı yararlar ve markaların kendisi ile ilgili bilgileri kolaylıkla iletirler. Bununla birlikte reklamlar markaların imajlarına katkı sağlayacak ve olası tüketici kaygılarını giderecek bilgileri de hedef kitleye iletirler.
Hatırlatma İşlevi
Reklamların işlevlerinden bir diğeri ürün, hizmet ya da markanın tüketiciler tarafından unutulmamasını sağlamaktır.
Etkileme İşlevi
Markaların varlıklarını sürdürülebilmeleri tüketicileri etkileyebilme becerilerine bağlıdır. Tüketicileri etkileyebilmek demek markaların amaçları doğrultusunda hedef kitlesini ikna etmek demektir. Bu etkiler tüketiciyi bir ürün satın almaya yöneltebilmek gibi markanın pazardaki en güçlü marka olduğuna ikna etmek, güvenilir olduğuna inandırmak ya da daha farklı şeyler olabilir.
Reklamverenin Diğer Çaba ve Çalışmalarını Destekleme İşlevi
Bu işlev, reklam biçimi olmayan fakat reklamverenin pazarlama iletişimi uygulamaları içerisinde yer alan tüm çalışmaları destekleme işlevidir. Markalar ticari faaliyetlerini yürütürken ve bu süreçte insanları ikna etmeye çabalarken sadece reklamlardan yararlanmazlar. Bu doğrultuda çeşitli sponsorluklar, içerik yönetimleri, halkla ilişkiler, kişisel satış ya da satış tutundurma çabalarından da yararlanırlar. Kimi zaman bunları eş zamanlı olarak yönetirken kimi zaman farklı zamansal stratejiyi takip edebilirler. Bununla birlikte reklamlar da bu pazarlama iletişimi uygulamalarının etkisini artırmak ya da onlar hakkında bilgi vermek için markalar tarafından sıkça kullanılabilirler.
Tarihsel Süreç İçerisinde Reklamcılık
Modern reklamcılığın başlangıcının 1900’lü yıllar olduğunu söylemek mümkündür. Fakat reklamcılık faaliyetlerinin geçmişi bundan çok daha öncesine dayanır. Örneğin, takasın başladığı tarihlerde insanların ürünlerini takas edebilmek için gerçekleştirdikleri eylemleri, sözlü reklamcılığın ilk örnekleri olarak ele almak mümkündür. Bununla birlikte yine Antik Yunanistan ve Antik Roma’da kayıp eşyalar için kullanılan papirüsleri basılı reklamların ilk örnekleri olarak ele almak mümkündür. Benzer şekilde Mısırlıların da papirüsleri satış mesajlarının yer aldığı posterler şeklinde kullandığı bilinmektedir. Yine tarihte taşlar ve kil tabletler de birer reklam mecrası olarak insanlar tarafından kullanılmıştır.
Kitle İletişim Araçları ve Modern Reklamcılığın Ortaya Çıkışı
Kitle iletişimi basit bir ifadeyle sözlü ya da yazılı iletilerin kitle iletişim araçları vasıtasıyla geniş insan gruplarına iletilmesi olarak ele alınabilir. Öncelikle modern reklamcılığın başlangıç noktasının matbaanın icadına dayandığını söylemek mümkündür. Matbaanın icadıyla birlikte ve modern anlamda ilk reklam afişinin tasarlanıp yayımlanması 1472 yılında gerçekleşmiştir. İlk gazete ise 1609 yılında Strasbourg’da çıkarılmıştır. İlk dergi ise bundan yaklaşık 60 yıl sonra felsefe alanında basılmıştır. Bu mecralarda reklamların yayımlanması hemen gerçekleşmemiştir. Örneğin, gazetenin ortaya çıkmaya başlamasından neredeyse 1 yüzyıl sonra ilk reklam gazetelerde yayımlanmıştır.
1985 yılında radyonun icat edilmesiyle birlikte yeni bir kitle iletişim aracı ortaya çıkmıştır. Görsel ve yazı ile kurulan kitle iletişiminde artık sesin kullanımı da söz
konusu olmaya başlamıştır. Radyo istasyonları ve kanallarının artmasıyla birlikte de radyo tüm insanlık için önemli bir iletişim aracı hâline gelmiştir. Radyo istasyonu sahipleri varlıklarını sürdürebilmek için radyo reklamcılığından yararlanmıştır.
1923 yılında ise John Logie Baird çok sayıda çark ve parçalardan oluşan televizyonu icat etmiştir. Televizyonun icadı diğer kitle iletişim araçlarının yapmış olduğu gibi toplumu derinden etkilemiştir. Bununla birlikte artık insanlar bir mesajı sadece yazı, görsel ve sesten ziyade hem işitsel hem de görsel olarak alma imkânına erişmiştir. 1941 yılına kadar televizyonlarda reklam yayımlanması yasaya aykırıydı. 1941 yılında ise televizyonlar birer reklam mecrasına dönüşmüştür.
1960’lı yıllara gelindiğinde ise reklamcılık altın çağını yaşamaya başlamıştır. Çünkü tüketimin artmasıyla birlikte reklam dünyası televizyonun dilini de kavramıştır.
Dijitalleşen Reklamcılık
Reklamın dijitalleşmesi demek aslında reklam mecrasının internet teknolojisine dayanması demektir. İnternet her ne kadar 1990’lı yıllarda hayatımıza girmiş olsa da Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanlığı tarafından 1960’lı yıllarda geliştirilmiştir. Bu tarihte geliştirilen paket dağıtım ağının adı ARPANET’tir. İnternetin icadı sonrası hemen insanlar bu teknolojiyi kullanamamıştır. ARPANET’ten sonra 1980’li yıllarda Ulusal Bilim Vakfı Ağı (National Science Foundation Network - NSFNET) olarak Türkçe ifade edilebilen NSFNET’in geliştirilmesiyle askeri alandan sonra internete eğitim kurumları erişmiştir.
1991 yılına gelindiğinde ise Dr. Tim Berners-Lee ve ekibi interneti insanların da kolayca kullanabilmesini sağlayabilecek olan World Wide Web (www) sistemini geliştirmiştir. Bu sistem şu anda insanların kullanımına sunulan sayısız web sitelerinin var olmasını sağlamıştır. Tabii ki ilk dönemlerdeki internet, günümüzdeki gibi karşılıklı etkileşime dayanmıyordu ve daha renksiz ve hareketsizdi. İnternet kullanıcıları ayrıca internetin ilk dönemlerinde pasif konumdalardı. Herhangi bir içerik üretmek internet kullanıcısı için pek olası değildi. İnternetin bu dönemi Web 1,0 olarak adlandırılmıştır.
2000’li yıllara gelindiğinde banner reklamların zenginleşmesini sağlayan teknolojilerle birlikte sosyal medya hayatımıza girmiştir. Bu teknolojiler aynı zamanda internet dünyasında Web 2.0 döneminin başlamışını sağlamıştır. Web 2.0 dönemi, Web 1.0 döneme göre karşılıklı etkileşimin olduğu internet dönemidir. Web 1.0 döneminden farklı olarak bu dönemde internet kullanıcıları artık aktiftir. Web 2.0 döneminde yeni nesil teknolojilerle birlikte bloglar, wikiler ve diğer sosyal medya platformları ortaya çıktığı gibi bu ortamlarda yeni nesil reklam uygulamaları da ortaya çıkmıştır. Banner’lar çok daha interaktif olurken internet kullanıcısı verisi reklamcılıkta oldukça önemli hâle gelmeye başlamıştır.
Reklamcılık Sektörü ve Reklam Ajansları
Reklamcılık sektörü; pazarlama şirketlerinin, medya kuruluşlarının, araştırma şirketlerinin, halkla ilişkiler ve reklam ajanslarının küresel endüstrisidir.
Tüketimlerimiz giderek daha fazla çevrim içi ortamda gerçekleşmekte ve bunun sonucunda Spotify, Netflix, Amazon ya da Disney gibi kuruluşlar tarafından sağlanan yayın platformları bu süreç içerisinde en çok kazananlar olmaktadır. Güncel medya tüketim trendi, analog radyodan özellikle podcast’lere doğru gitmekte, normal televizyon yayımlarından 6. ünitede bilgileri verilen over- the-top (OTT) yayımcılık ve bağlantılı televizyon (connected TV – CTV) gibi akıllı televizyonlara ve çevrim içi video platformlarına doğru evrilmektedir. Benzer durum gazete, dergi ve kitapların basılı versiyonlarında da görülmektedir. Artık insanlar bu mecraları basılı olarak değil dijital abonelikler yoluyla tüketmektedir.
Bir reklam kampanyası yapılacağı zaman bu sürecin iki temel öznesi bulunur. Bunlardan ilki reklam veren konumunda bulunan kurumlardır. İkincisi ise bu markaların ihtiyaçlarını gidermek için reklam kampanyasını oluşturup yürüten reklam ajanslarıdır.
Reklamveren Kurum
Bir kurum pek çok nedenden dolayı reklam kampanyası yapma ihtiyacı duyabilir. Örneğin, kurumlar yeni bir ürün geliştirdiğinde ya da mevcut bir üründe yenilik yaptığında bunu hedef kitlesine duyurmak için reklamlardan yararlanma yoluna gidebilir. Ya da bu kurumun reklam yapmasının temel amacı kendisini hedef kitlesine tekrar hatırlatmak da olabilir. Yine kurum pazar payını korumak ya da artırmak, olası indirimlerini duyurmak, rakipleriyle mücadele etmek, bilinirliklerini artırmak, olumlu imaj geliştirmek, farkındalık yaratmak ya da sadece etkileşim kurabilmek için de reklam kampanyaları yapabilirler. Kurumların reklam kampanyaları yapma nedenlerinin daha pek çok örneği verilebilir. Reklam kampanyasına ihtiyaç duyan kurumlar reklamveren olarak adlandırılırlar ve reklam kampanyaları için genellikle reklam ajanslarıyla çalışırlar.
Reklamveren konumunda olan kurumlar reklam kampanyasının amacına, kampanyanın bütçesine ve kampanyayı hazırlayıp yürütecek olan reklam ajansına yönelik kararları kendileri almaktadır. Reklam ajansı seçimi sonrasında söz konusu olan hususlarda (reklam kampanyasında kullanılacak olan mecralara, reklam mesajına, reklam uygulamalarına ve reklam başarısına yönelik kararlar) reklamveren olan kurum ve kurumun çalıştığı reklam ajansı birlikte karar vermektedir.
Reklamveren konumundaki kurumun reklam ajansı seçeceği zaman karşısında üç seçenek bulunur. Bunlardan ilki ve genellikle de tavsiye edileni hâlihazırda iş sözleşmesi bulunan reklam ajansıyla çalışmaya devam etmesidir. İkinci seçenek kurumun birden fazla reklam ajansıyla eş zamanlı olarak çalışmasıdır. Üçüncü seçenek
ise hâlihazırda iş sözleşmesi bulunan reklam ajansını değiştirerek yeni bir reklam ajansıyla çalışmasıdır.
Reklamveren ve Reklam Ajansı Arasındaki İş Birliğini Sonlandırma Nedenleri
Reklamverenlerin hâlihazırda iş sözleşmesi bulunan reklam ajansını değiştirerek yeni bir reklam ajansı arayışına girmesinin pek çok nedeni bulunabilir. Fakat önemli olan öncelikle iş birliğini sonlandırma sebebi olan problemleri her iki tarafın da çözmeye çalışmasıdır. Eğer söz konusu problemler ortadan kalkmıyorsa o zaman reklamveren ile reklam ajansı arasındaki iş birliği sonlandırılabilir. Reklamveren ve reklam ajansı arasındaki iş birliğini sonlandırma nedenlerine ise aşağıdakiler örnek olarak verilebilir:
• Reklam ajansının iyi performans ve hizmet sunamaması • İletişim yetersizliği • Reklamverenin gerçekçi olmayan beklentileri • Personel çatışması • Personel değişiklikleri • Reklamveren veya reklam ajansının büyüklüğündeki değişiklikler • Çıkar çatışmaları • Reklamverenin kurumsal ve/veya pazarlama stratejisindeki değişiklikler • Satışların azalması • Ücret konusunda anlaşmazlıklar
Reklam Ajansı ve Türleri
Reklam ajansları “reklamverenin reklamlarını hazırlayan ve yöneten, bu hizmeti karşılığında iş başına belirli bir ücret ya da reklamverenin medya harcamaları ve reklam yapım giderleri üzerinden komisyon alan bağımsız ticari hizmet kuruluşlarıdır” şeklinde tanımlanabilir.
Günümüzde pek çok farklı ajans türünden bahsetmemiz mümkündür. Bu ajanslardan bazıları kurum içinde faaliyet gösterebilirken bazıları ise reklamverenlerden tam bağımsız olacak şekilde ticari hizmetler sunmaktadır. Reklam ajans türlerini kurum içi reklam ajansları, tam hizmet reklam ajansları, geleneksel reklam ajansları, dijital reklam ajansları, sosyal medya reklam ajansları, yaratıcı butik reklam ajansları, uzman ajanslar, medya ajansları gibi farklı türlerde ele almak olasıdır.
Kurum İçi Reklam Ajansları
Reklamverenin kendi bünyesindeki bu ajans yapılanması kurum içi reklam ajansı olarak adlandırılır. Kurum içi reklam ajanslarının reklamveren için en önemli avantajı, yapılacak reklam çalışmalarının yakından takibini sağlamak, reklam giderlerinden tasarruf etmek ve hızlı hareket becerisine sahip olmaktır.
Tam Hizmet Reklam Ajansları
Tam hizmet reklam ajansları adından da anlaşılacağı üzere bir reklam kampanyasını yürütmek için reklamverenin ihtiyaç duyduğu her türlü iletişim faaliyetini
gerçekleştirme potansiyeline sahip olan ajanslardır. Kısacası tam hizmet reklam ajansları hem geleneksel hem de dijital mecralarda reklam hizmetleri ve 360 derece çözüm önerileri sunabilen reklam ajanslarıdır. Bu tür ajanslar reklam stratejisini geliştirmeden televizyon reklamlarına, radyo reklamlarından dijital reklamlara ve hatta mağaza içi tasarımlardan halkla ilişkiler etkinliklerine, fuar organizasyonlarına ve sergi çalışmalarına kadar pek çok hizmeti tek başlarına yerine getirirler.
Dijital Reklam Ajansları
Dijital reklam ajanslarının uzmanlık alanları dijital mecralardır ve bu mecralarda reklam uygulamalarını yerine getirirler.
Geleneksel Reklam Ajansları
Geleneksel reklam ajanslarının uzmanlık alanları konvansiyonel yani geleneksel mecralardır ve bu mecralarda reklam uygulamalarını yerine getirirler. Konvansiyonel mecralar televizyon, dergi, gazete, sinema, radyo ve açık hava gibi mecralardır. Geleneksel reklam ajansları da bu mecralara yönelik reklam kampanyasını planlar, uygular ve değerlendirirler.
Sosyal Medya Reklam Ajansları
Sosyal medya reklam ajansları dijital reklam ajansları olarak değerlendirilebilirler. Aslında bu ajanslar, dijital reklam ajanslarının bir alt kategorisini oluştururlar. Uzmanlık alanları tüm dijital mecralar değil, sosyal medya platformlarıdır. Bu ajanslar Facebook, Twitter, Instagram gibi sosyal medya platformlarında reklam yayımlamakta, yayımlanan reklamları analiz etmektedir. Ayrıca reklamverenin sosyal medya yönetiminden de sorumlu olabilirler.
Yaratıcı Butik Reklam Ajansları
Yaratıcı butik reklam ajansları görece sınırlı hizmet sunan ajanslardır. Bu ajanslarda medya planlama, stratejik planlama gibi çalışma birimleri bulunmaz. Daha çok reklam sürecinin yaratıcı bölümüne yönelik hizmet sunan ajanslardır. Temel olarak yaratıcı butik reklam ajansları reklamverenlere yaratıcı uygulama, yaratıcı konsept ve yaratıcı strateji geliştirme konusunda yardımcı olurlar.
Uzman Reklam Ajansları
Uzman reklam ajansları, spesifik alanlarda faaliyet gösteren ve bu alanlarda uzman personele sahip olan reklam ajanslarıdır. Örneğin; bir reklam ajansı sadece “spor” üzerine iletişim çalışmaları yapıyor olabilir. Bu durum onun uzman bir ajans olduğunu gösterir tüm müşterileri “spor” alanına yönelik ürün veya hizmet sunan kurumlardır.
Medya Ajansları
Reklamların yayımlandığı ortamlar genel bir ifade ile medya olarak adlandırılırlar. Medya ajansları ise reklam ajansları tarafından tasarlanıp yayınlanmaya hazır hâle gelen reklam uygulamalarının medyada yer almasını
sağlarlar. Bu ajanslarda reklam mesajı, reklam tasarımı gibi uygulamalar bulunmaz. Daha çok medya hizmeti sunmayan bir reklam ajansının bu eksiğini giderme noktasında işlev görür.
Reklam Ajanslarındaki Çalışma Birimleri/Departmanlar
Reklam ajansları reklamverenlere sunmuş olduğu hizmetleri, sahip oldukları çalışma birimleri ve bu birimlerde görev alan personeller aracılığıyla yerine getirirler. Reklam ajansının büyüklüğü, çalışan personelinin niteliği ve reklam ajansının sunduğu hizmet çeşitleri, aynı zamanda reklam ajansındaki birimleri/departmanları belirler. Bu birimlerde birden fazla kişi çalışarak reklamverenlerin ihtiyaçlarını karşılamaya çalışırlar. Aşağıda reklam ajanslarındaki temel birimler/departmanlarla ilgili bilgilere yer verilmiştir. Açıklaması verilen birimlerin her birinin, her bir reklam ajansında olacağı varsayılmamalıdır.
• Yönetim: Ajans yönetiminde ajans yönetim kurulu, ajans başkanı ve müdürler görev alır. Bu birimin temel çabası ajansın başarılı bir şekilde yönetilmesi ile ilgilidir. • Müşteri İlişkileri Birimi: Müşteri ilişkileri birimi reklam ajansı ve reklamveren arasındaki iletişim köprüsünü oluşturur. Reklam ajansı içerisinde her bir reklamverenden sorumlu olan müşteri ilişkileri ekipleri bulunur. • Stratejik Planlama Birimi: Stratejik planlama birimi reklam stratejisinin geliştirmesiyle ilgilenen birimdir. Bu birimde temel olarak araştırma ve planlama faaliyetleri yerine getirilir. Ürün analizi, pazar analizi, rekabet analizi ve hedef kitle araştırmaları yapılır. • Medya Birimi: Medya birimi kısaca medya ajansları tarafından gerçekleştirilen işlerin reklam ajansı içerisinde gerçekleşmesini sağlayan birimdir. Bu birimde reklam kampanyasının hangi mecralarda yayımlanacağına, hangi zaman aralığında yayımlanacağına ve ne sıklıkta yayımlanacağına karar verilir. • Veri Analitik Birimi: Veri analitik biriminde veri analistleri ve teknoloji uzmanları görev alırlar. Bu birimdeki çalışmalar dijital veri ve teknolojiler üzerine gerçekleşir. Veri analistleri dijital ortamlardaki tüketici davranışlarını takip etmek, dijital kampanya verilerini toplayıp değerlendirmek ve dijital medya trendlerini takip etmek gibi işleri yerine getirirler. • Prodüksiyon Birimi: Prodüksiyon birimi reklam ajansı tarafından oluşturulan reklam fikrinin üretime geçmesini sağlayan birimdir. • Kreatif Birim: Kreatif birim stratejik planlama birimi tarafından hazırlanan yaratıcı brief doğrultusunda reklamları uygulamaya döken birimdir. Görsel tasarımın gerçekleştiği birimin bu olduğu söylenebilir.