AÖF Soru Bankası

Tasarım Etiği ve HukukuÜnite 6 Soru-Cevap

Tasarım Etiği ve Hukuku (GIT407U) soru-cevapları.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'na göre marka nedir? 

Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve
kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir.

Marka olabilme koşulları nelerdir?

Marka olabilme koşullarını şu biçimde sayabiliriz:
• İşaret,
• Ayırt etmeyi sağlama ve
• Koruma konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlama.

Biçimine göre marka türleri nelerdir? 

Markalar biçime göre, sözcükler, harf ve rakamlar, kişi adları, şekiller, logo ve amblemler, üç boyutlu şekiller, renkler, sesler ve kokular olmak üzere çeşitli ayrımlara tabi tutulabilir.

Vekil markası nedir? 

Yabancı marka sahiplerinin, vekilleri veya temsilcilerini, ihracat yaptıkları ülkede markalarını kullanma konusunda ve herhangi bir marka ihlali olması durumunda üçüncü kişilere karşı markanın daha etkin korunması hususunda yetkilendirmeleri, markanın etkili bir biçimde korunabilmesi için, vekil ya da temsilci adına tescil edilmesi hâlinde vekil markasından söz edilir. Marka hakkı sahibi ile vekil arasındaki temsil, vekâlet, tek satıcı, acente, komisyoncu, franchise türü bir hukuki ilişki bulunabilir. 

Topluluk markası nedir? 

Avrupa Konseyi'nin 20 Aralık 1993 tarihli, EC 40/94 sayılı Tüzüğü ile kabul edilmiştir. Tüzükle getirilen topluluk markasının amacı, marka sahibine, Avrupa Topluluğu sınırları içerisinde koruma sağlamaktır. Tüzüğün 2. maddesine göre, bir de İç Pazar İçin Uyumlaştırma Ofisi kurulmuştur. Başvurular hem doğrudan OHIM’e, hem de üye devletlerde yetkili makamlara yapılabilir.  Tescil ile topluluk markası elde edilir ve on yıl süre ile korunur. Bu sürenin uzatılması mümkündür. 

Mutlak tescil ret nedenleri nelerdir? 

Sınai Mülkiyet Kanunu’na göre marka olarak tescil edilmek istenen işaretin oluşturulmasında serbestlik ilkesi geçerli olmakla birlikte, bazı işaretlerin tescili mutlak ret nedenleri ile sınırlanmıştır. SMK md. 5 marka tescil başvurularının re’sen yapılacak incelemesinde reddedileceği hâlleri düzenlemektedir. Bu maddede yazılan mutlak ret nedenleri aynı zamanda birer hükümsüzlük nedenidir. Mutlak ret nedenleri genellikle kişilerin değil kamunun ortak menfaatlerini korumak amacıyla getirilmiş nedenlerdir. Bu nedenle mutlak ret nedenleri Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından re’sen dikkate alınır. Her ne şekilde gözden kaçmış bir mutlak tescil engeli hükümsüzlük davasına konu olabilir.

Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez:

- 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler.

- Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler.

- Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.

- Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.

- Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.

- Malın doğası gereği ortaya çıkan şeklini ya da başka bir özelliğini veya teknik bir sonucu elde etmek için zorunlu olan veya mala asli değerini veren şeklî ya da başka bir özelliğini münhasıran içeren işaretler

- Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak işaretler.

- Paris Sözleşmesinin 2ncimükerrer 6 ncı maddesine göre reddedilecek işaretler.

- Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamı dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş diğer işaretler ile yetkili mercilerce tescil izni verilmemiş olan armaları, nişanları veya adlandırmaları içeren işaretler.

- Dinî değerleri veya sembolleri içeren işaretler.

- Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı işaretler.

- Tescilli coğrafi işaretten oluşan ya da tescilli coğrafi işaret içeren işaretler.

Tescilde nispi ret ve hükümsüzlük nedenlerinin özellikleri nelerdir? 

Nispi ret ve hükümsüzlük nedenleri, mutlak ret ve hükümsüzlük nedenleri gibi kamu yararına değil, markası daha önce tescil edilen ya da daha önce tescil talebinde bulunan, dolayısıyla bir öncelik hakkına sahip olan marka sahibinin yararına hizmet eder. Bundan dolayı nispi ret nedenleri, başvuru makamı tarafından re’sen incelenmez. Nispi ret ve hükümsüzlük nedenleri, ancak marka sahibinin itirazı üzerine dikkate alınabilir ya da mahkeme tarafından bir hükümsüzlük nedeni olarak görülebilir.

Markalar ve mal/hizmetler arasındaki iltibas tehlikesi hangi şekillerde ortaya çıkar? 

Markalar ve mal/hizmetler arasındaki iltibas tehlikesi üç olasılıkta ortaya çıkar:
• Markaların aynı, mal ve hizmetlerin benzer olması,
• Markaların benzer, mal ve hizmetlerin aynı olması,
• Hem marka hem mal ve hizmetlerin benzer olmasıdır. 

Marka ihlalinin unsurları nelerdir? 

Marka ihlalinin unsurları, kullanılan işaretin, daha önce tescil edilmiş markanın aynısı olması, bu kullanımın karıştırılma ihtimali yaratması ve tanınmışlık düzeyine ulaşmış markanın veya benzerinin
başka mal ve hizmetler için kullanılması hâlleridir.

Markanın haksız kullanım şekilleri nelerdir? 

Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7./3. maddesinde  haksız kullanma hâlleri düzenlemiştir. Buna göre haksız kullanma halleri şunlardır;  
a. İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b. İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi,
teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu
amaçlarla stoklanması veya işaret altında
hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c. İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç. İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d. İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e. İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f. İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
g. SMK md. 29/1 (ç)’ye göre, marka sahibinin verdiği lisans ile markayı taşıyan mallar bakımından, üretim ve/veya satışını yapan, hizmetlerinde markayı kullanan kimsenin, lisans sözleşmesinin sınırlarını aşması veya başkasına devretmesi

Markanın haksız kullanımı halinde marka sahibine tanınan hukuki koruma yolları nelerdir? 

Marka sahibinin hakları  SMK md. 149’da tüm sınai mülkiyet hakları için ortak olarak düzenlenen bu haklar esas alınarak şu şekilde sıralanabilir; 
• Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
• Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
• Tecavüz fiillerinin durdurulması.
• Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
• Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini  engellemeyecek şekilde elkonulması.
• Bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.
• Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.
• Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi 

Fikri mülkiyet ürünlerine ilişkin hakkın tüketilmesi neyi ifade etmektedir? 

Fikri mülkiyete konu ürünler, hak sahibi tarafından bir kez satıldıktan sonra artık hak sahibinin sonraki satışlara müdahale edememesi ilkesine hakkın tükenmesi adı verilir. İlkenin uygulanabilmesi
için;
• Ürün, hak sahibi tarafından veya onun izniyle (mesela lisans sahibi tarafından) piyasaya sunulmalı,
• Sonradan satışı yapılan ürünün orijinal olması gerekmektedir.

Marka sahibinin, marka üzerindeki haklarının sınırları nelerdir? 

Markanın tescili ile marka sahibi münhasır bir hak elde etmekle birlikte, kamu düzeni gereği bu hakkın kullanımı sınırsız değildir. Toplumsal ve ticari hayatın gerekleri dikkate alınarak bu hakkın kullanılmasına bazı sınırlar getirilmiştir. Söz konusu sınırlamalardan biri de SMK md. 7/5’te
düzenleme altına alınmıştır. Bu hükme göre marka sahibi, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde
kullanılmasına engel olamaz:
• Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi,
• Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması,
• Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması.

Yargıtay kararlarına göre markanın müktesep hak teşkil edebilme koşulları nelerdir? 

Yargıtay kararlarına göre müktesep hakkın varlığından söz edebilmek için üç koşul aranmaktadır:
• Öncelikle müktesep hak teşkil eden markanın tescilli olarak uzun süre kullanılması, yani kullanım ve tescilin taraflar arasında çekişme konusu olmaması gerekmektedir.
• Müktesep hak teşkil ettiği ileri sürülen markaya dayalı yapılan başvurunun, ilk markanın asli unsurunu muhafaza etmesi ve bu markadan uzaklaşmadan oluşturulması gerekir.
• Sonraki başvurunun, önceki markanın kapsadığı mal/hizmet ile aynı veya aynı tür mal/ hizmetleri içermesi, emtia listesinin genişletilmesi yoluna gidilmemesi gerekmektedir. 

Markayı kullanma yükümlülüğünün ihlalinin yaptırımı nedir? 

Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir. 

Kanun koyucu tarafından hangi haller markayı kullanma olarak kabul edilmiştir? 

Kanun koyucu şu halleri markayı kullanma olarak kabul etmektedir:
a) Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması.
b) Markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması.

Ayrıca markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması da marka sahibi tarafından kullanım olarak
kabul edilir. 

Marka hakkının sona ermesi hangi hallerde söz konusu olur? 

Marka hakkının sona ermesi, hükümsüzlük ve iptal, markanın tescilli olduğu mal veya hizmetler için yaygın bir ad hâline gelmesi, markanın tescilli olduğu mal/hizmetlerin özellikle niteliği kalitesi veya coğrafi kaynağı konusunda halkı yanıltması ve ortak marka veya garanti markasının teknik şartnameye aykırı kullanımı hâllerinde söz konusu olur. Hükümsüzlük nedenleri markanın tescili anında var olan nedenlerdir.

Markalar hakkında hükümsüzlük davasını kimler, kime karşı hangi süre içinde açabilirler? 

Hükümsüzlük davası;
• Menfaati olanlar,
• Cumhuriyet savcıları ve
• İlgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından tescilli markanın sahibine veya onun hukuki haleflerine karşı açılır. 

SMK md. 25/6’da hükümsüzlük davası için beş yıllık süre öngörülmüştür. Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde birbirini izleyen beş yıl boyunca bu duruma sessiz kalmışsa, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez. Ancak anılan hükme göre, sonraki markanın kötü niyetli olması hâlinde, beş yıllık süre uygulanmaz.

Tescilli markanın korunma süresi nedir? 

Tescilli markanın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren on yıldır. Bu süre, onar yıllık dönemler hâlinde yenilenebilir. Yenileme talebi, koruma süresinin sona erdiği tarihten önceki altı ay içinde yapılmalıdır. Bu süre içinde talebin yapılmaması hâlinde yenileme talebi ek bir ücretin ödenmesi koşuluyla koruma süresinin sona erdiği tarihten itibaren altı ay içinde de yapılabilir (SMK md. 23/2). Ancak marka bu ek süre için yenilenmiş olsa bile yenileme, önceki koruma süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren hüküm ifade eder (SMK md. 23).
Markanın koruma süresinin dolması ve süresinde yenilenmemesi hâlinde, marka hakkı kendiliğinden sona erer (SMK md. 28/1 (a).

Marka hakkından vazgeçmenin koşulları nelerdir? 

Marka sahibinin kendi iradesi ile marka hakkından vazgeçmesi mümkündür.  Marka sahibi, markanın kullanılacağı (korunmakta olduğu) malların ve/veya hizmetlerin tamamından veya bir kısmından vazgeçebilir. Bu durumda sicilden terkin sadece vazgeçilen mal ve hizmetler için söz konusu olur. 

Vazgeçme yazılı olarak TürkPatent’e bildirilir. Kurum, marka hakkının vazgeçme nedeniyle sona erdiğini bültende yayımlar. Vazgeçme, sicile kayıt tarihi itibariyle hüküm ve sonuç doğurur. Vazgeçme işleminin sicile kaydı kurucu etki doğurmaktadır. 

Marka sahibi ilke olarak marka hakkından her zaman vazgeçebilir. Ancak, marka üzerinde üçüncü
kişiler lehine lisans ve benzeri haklar sicile kaydedilmişse, marka sahibi, bu hakların sahiplerinin izni olmadıkça, hakkından vazgeçemez. Ayrıca marka üzerinde üçüncü bir kişi tarafından hak sahipliği iddiası varsa ve bu konuda alınmış bir tedbir kararı sicile kaydedilmişse, marka sahibi bu kişinin izni olmaksızın marka hakkından vazgeçemez. 

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında