GİT405U-ÖĞRETİM TASARIMI
Ünite 4: İhtiyaç Analizi ve Öğrenme Çıktılarının Oluşturulması
Giriş
Öğrenme çıktıları, öğrencinin bir öğrenme deneyimi sonrasında sergilemesi beklenen yeni davranışları tanımlayan ifadelerdir. Öğrenme çıktıları, nelerin başarılacağına dair anlaşılır ifadeler sunarak öğrencilerin ve eğitimcilerin hedefleri daha iyi tanımlamalarına, ilerlemeyi değerlendirmelerine ve başarıyı ölçmelerine yardımcı olur. Bu sebeple ifadeler yazılırken öğrenme çıktısındaki bilgi, beceri veya tutumlar gözlenebilir ve ölçülebilir şekilde tanımlanır. Öğrenme çıktıları yazılırken program ihtiyaçlarını bilerek ifadeleri oluşturmak önemlidir. Literatürde 6 tür ihtiyaçtan bahsedilir. Bunlar; normatif, karşılaştırmalı, hissedilen, ifade edilen, önceden tahmin edilen ya da geleceğe ilişkin ve acil ihtiyaçlar olarak adlandırılır. İhtiyaç belirleme, istenen sonuca ulaşmak için en önemli basamak olarak ifade edilmektedir. Bu ihtiyaçlar, ihtiyaç analizi yoluyla belirlenir.
İhtiyaç Analizi, İhtiyaç Belirleme Yaklaşım ve Teknikleri
Mevcut durum ile ulaşılması hedeflenen ya da istenen durum arasındaki farkı ortaya koymak amacıyla yürütülen süreç, ihtiyaç analizi olarak adlandırılabilir. İhtiyaç analizini yapmaktaki amaç; daha iyiye doğru bir gelişim sağlayacak yapılanmaları sağlamak ve sürekli hâle getirmek, mevcut sorunları belirleyerek çözüme kavuşturmak ve talepleri belirleyerek bunlara yönelik öneriler sunmaktır.
İhtiyacın belirlenmesi aşamasında ilk olarak hangi ihtiyaç belirleme yaklaşımıyla yola çıkıldığına karar verilmektedir. İhtiyaçlar belirlenirken toplumun beklenti ve ihtiyaçları, bireyin ihtiyaçları, konu alanı ile ilgili ihtiyaçlar, genel durum, öğrencilerle ilgili mevcut veriler, ders içerikleri hakkında sorular sorulmalıdır. İhtiyaç analizi yapılması potansiyel yolların belirlenmesi ve bu bağlamda atılacak belirli adımların ana hatlarının çizilmesi sürecini kolaylaştırır. Karar vericiler için yararlı bir rehber görevi görür ve onlara bilinçli seçimler yapmaları için gerekli bilgileri sağlar. Kararların kabul oranı artar. Eğitimin koordinasyonunu geliştirerek planlama sürecinde ortaya çıkabilecek potansiyel sorunların ele alınmasını kolaylaştırır. Bu yönüyle ihtiyaç analizi, eğitim gelişim planlamasının temel bir bileşenidir ve eğitim gelişim yönetim ekibi tarafından yürütülür. İhtiyaç analizinin yapılması için ihtiyacın hangi yaklaşımla belirleneceğine karar verilmesi gerekir.
İhtiyaç Belirleme Yaklaşımları
İhtiyaç belirleme yaklaşımı ilgili konuya neden ihtiyaç duyulması gerektiğini farklar, demokratik, analitik ve betimsel olmak üzere dört temel yaklaşımla açıklamaktadır.
Farklar yaklaşımı mevcut durum ve hedeflenen durum arasındaki farkın belirlenmesiyle birlikte, bu farkı kapatabilmek için gerekli işlemler ve stratejileri geliştirme amacıyla da kullanılmaktadır. Bu yaklaşımla eğitim programlarının mevcut durumları, performansları, hedefleri
karşılaştırılarak; eksik yönleri, zayıflıkları belirlemeye yardımcı olmakta bu eksikler doğrultusunda ihtiyaçlar belirlenerek bu ihtiyaçlara ulaşmak için planlama yapılması sağlanabilmektedir.
Demokratik yaklaşımda üstün olan grupların isteklerinin etkisiyle yapılanan ihtiyaçlar söz konusudur. Bu yaklaşımda ihtiyaçlar, çoğunluk grubun kararına göre belirlenmektedir ve bu ihtiyaç değerlendirme sürecinde paydaşların katılımının sağlanması, onların görüş ve önerilerinin alınması önemlidir. Yaklaşım insan ilişkileri ve halkla bütünleşme esasına dayanmaktadır.
Analitik yaklaşımda yerel veya küresel çapta koşullarla meydana gelen değişimlerin ve yeni yönelimlerin analiz edilerek incelenmesi sonucu ihtiyaçlar belirlenmektedir. Bu yaklaşım; sayısal verileri, istatistiksel analizleri ve bilimsel yöntemleri kullanarak ihtiyaçları belirlemeye odaklanır. Mevcut durumlar göz önüne alınarak geleceğe yönelik öngörüler geliştirilir ve bu öngörüler doğrultusunda eleştirel bir bakışla çözüm önerileri oluşturulur ve bu çözümler için ihtiyaçlar belirlenir.
Betimsel yaklaşımda bir nesnenin ya da olgunun eksikliği sonucunda ortaya çıkan zararlar ya da olgunun varlığı durumunda oluşan faydaları veya kazanımları ortaya konmaktadır. Eğitim-öğretim sürecinde kullanılabilecek materyallerin eksik olması durumunda neler olabileceğinin öngörülmesi ve buna göre ihtiyaçların belirlenmesi şeklinde uygulanır.
İhtiyaç Belirleme Teknikleri
İhtiyaç belirlenirken hangi yaklaşımın kullanılacağına karar verildikten sonra, hangi tekniğin uygulanacağına karar verilmelidir. İhtiyaç belirlenirken kullanılan teknikler aşağıda açıklanmıştır.
• Delphi tekniği: İlk olarak 1950’li yıllarda Olaf Helmer ve Norman Dalkey tarafından ve farklı alanlarda araştırmalarda da kullanılan bu teknik, belirlenen bir konuyla ilgili uzman görüşlerinin alınmasına dayalıdır. Uzman grubun akılcı bir yaklaşımla görüşleri alınarak her görüşmede ortak bir fikre ulaşmaya çalışılır. Analitik yaklaşımla yürütülen bu teknik tahmin ve varsayıma dayalıdır, uygulanırken önce amaç belirlenir sonra durum ve gelecek tahmin edilmeye çalışılır. Baskın görüşlerden etkilenilmez, konunun dışına çıkılmasına izin verilmez, bağımsız düşünmeyi sağlar. Kısa süreli ve ekonomiktir. • Progel (Dacum) tekniği: Bu teknik bir iş sürecinin adımlarını ve işlemlerini, bu işte deneyimli ve uzman kişilerin birlikte çalışarak belirlemesine dayanmaktadır. Progel tekniğinde mesleğin beceri profilleri çıkarılarak yetkinlik alanları ve bu alanlara yönelik ihtiyaçlar belirlenir. Bu teknik eğitim, iş tanımları, beceri testi geliştirme, rehberlik gibi alanlarda kullanılmaktadır. • İş analizi tekniği: Bu teknikte iş ya da meslek fonksiyonlara ayrılır. Bu ayrım; bilgi, beceri,
mesleki tutum ve alışkanlıklara göre ayrıntılı bilgilere dayalı, sıralı ve ayrıntılı olarak yapılır. Teknik uygulanırken iş alt basamaklara ayrılır, alt basamaklar detaylandırılır, belirlenen özellikler bilişsel, duyuşsal ve devinişsel özelliklerine göre sıralanır. • Gözlem: Genellikle bir durum ve sürecin izlenmesine dayalı bir tekniktir. Okul merkezli bilgi ve araştırma verilerine dayalı bir teknik olan gözlemde olaylar gerçekleştiği ortamda incelenmekte ve izleme süreci içerisinde ortaya çıkan ihtiyaçların belirlenmesiyle uygulanmaktadır. • Testler-ölçme araçları: Aranan özelliklerin, belirlenmeye çalışılan durumun ne kadar var olduğu ne kadar gerçekleştiğini belirlemek amacıyla kullanılan araçlar ölçme araçlarıdır. • Kaynak tarama: Kaynak tarama ile durumla ilgili daha evvel yapılmış araştırmalar ve sonuçlarına bakılarak duruma yönelik ihtiyaçlar belirlenmeye çalışılır. Kaynak tarama aracılığıyla son yıllardaki araştırma eğilimleri ortaya çıkarılabilir. Denetleyicilerin hazırladıkları raporlar ihtiyaç analizinde kullanılabilir.
İhtiyaç analizi için hangi tekniğin kullanılacağı belirlendikten sonra ihtiyaç analizinin uygulamasına geçilir. İhtiyaç analizi “planlama”, “veri toplama”, “verileri analiz etme” ve “rapor oluşturma” olmak üzere dört aşamada gerçekleştirilir.
İhtiyaç Analizi ile Öğrenme Çıktıları Arasındaki İlişki
İhtiyaç analizi ile öğrenme çıktıları arasındaki ilişki, bir eğitim programının başarıyla tasarlanması ve uygulanması açısından kritik önem taşır. Bu iki kavram arasındaki ilişki, eğitim sürecinin etkili, verimli ve öğrenci odaklı olmasını sağlamak için önemlidir. Bu iki bileşen arasındaki temel bağlantıları açıklayan unsurlar şunlardır: Belirli ihtiyaçlara odaklanma; öğrenme çıktılarının ihtiyaçlara uyarlanması; öğrenme hedeflerinin belirlenmesi; ihtiyaç analizi sonuçlarının değerlendirilmesi; sürekli iyileştirme ve adaptasyon.
Eğitimde İhtiyaç Analizi ve Bloom Taksonomisi
Bir eğitim programı için belirlenen hedefler, programı tamamlayan bir bireyin kazanması gereken nitelikleri ifade etmektedir. Bu nitelikler ihtiyaç analizi ile belirlenerek bilişsel, duyuşsal ve devinişsel açıdan değerlendirilir. Genellikle eğitim sürecinin çıktısı insan olduğu için, bu insana kazandırılacak bilgi, beceri, yetenek ve davranışlara yönelik eğitim programı geliştirilmesi gerekir.
İhtiyaç analizi, eğitim programının başarılı olması için gerekli olan öğrenme çıktılarını belirlemek adına kritik bir öneme sahiptir. Bu analiz, hedef kitledeki eksiklikleri, güçlü yönleri ve öğrenme gereksinimlerini anlamak için kullanılır. İhtiyaç analizi, eğitim programının daha önce belirlenmiş amaçlara uygun ve hedef kitlenin gerçek ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanmasını sağlar.
İhtiyaç analizi sürecinin tamamlanmasıyla elde edilen veriler detaylı bir şekilde incelenerek öğrencilerin, öğrenme ortamlarının ve programın güçlü ve zayıf yönleri hakkında bilgilere ulaşılabilir. Bu süreçte SWOT analizinden faydalanılabilir. SWOT (GZFT) Analizi, bir projede ya da bir ticari girişimde içinde bulunduğu kurumun, sürecin veya durumun güçlü ve zayıf yönlerini belirlemek, dış çevreden kaynaklanan fırsat ve tehditleri saptamak için kullanılan yöntemin adıdır. İhtiyaç analizi bulgularının incelenmesi, öğrenme çıktılarına yönelik stratejik kararların alınmasını sağlayacak önemli bir süreçtir.
Eğitim ihtiyacının doğru saptanması, eğitim programlarının tasarımında önemli bir rol oynar. Eğitim ihtiyaçları doğru belirlenerek oluşturulan eğitim programlarıyla eğitimin verimliliği artırılabilir, tutarlı hedefler birey için gerçek ve güncel öğretim hedeflerini oluşturabilir. Eğitim programı için yapılan ihtiyaç analizi sonucunda hedeflenen kazanımlar yazılabilir. Bu kazanımlar yazılırken Bloom taksonomisinden yararlanılmaktadır.
Bloom Taksonomisi
Bloom’un taksonomisi, özünde bilişsel becerileri karmaşıklık düzeylerine ve gerekli öğrenme derinliğine göre kategorize eden bir çerçevedir. Benjamin Bloom, öğrenmenin “Bilişsel alan (Zihinsel beceriler, bilgi)”, “Duyuşsal alan (Duygusal alanlarda gelişme, tavır)” ve “Psikomotor alan (Fiziksel beceriler)” olmak üzere 3 alanda meydana geldiğini belirtmiştir.
Bazı öğrenme birimleri aynı zamanda birden fazla alanı içerebilir. İlk olarak 1956’da, eğitim hedeflerinin aşamalı sınıflandırılması amacıyla Bloom ile birlikte aralarında Engelhart, Hill ve Krathwohl gibi uzmanların da yer aldığı bir grup araştırmacı tarafından geliştirilen taksonomi, bilgi edinme ile başlayarak, kavrama, uygulama, analiz, sentez ve son olarak değerlendirme ile aşamalandırılmıştır (Bkz. Şekil 4.2). Bu taksonomi genellikle bilişsel alan öğrenmeleri için kullanılmaktadır.
Burada yer verilen bilgi ve kavrama gibi alt düzey beceriler bilgiyi hatırlama ve anlamayı içerirken sentez ve değerlendirme gibi üst düzey beceriler eleştirel düşünme, problem çözme ve yeni bilgi yaratma yeteneği gerektirir. Bu hiyerarşik yapı, eğitimcilerin belirli bilişsel becerileri hedefleyen ve daha derin ve anlamlı öğrenmeyi teşvik eden öğretim stratejileri hazırlamasına olanak tanımaktadır.
Yıllar içerisinde değişen eğitim öğretim yaklaşımlarıyla birlikte, taksonomi de değişmiş ve çağın ihtiyaçlarına göre yeniden şekillenmiştir. Krathwohl ve arkadaşlarının beş yıl süren çalışmaları sonucunda orijinal taksonominin bilişsel alan boyutu yeniden düzenlenmiş, “Bloom’un Sınıflaması: Geçen Kırk Yıla Dönük Bir Çalışma” başlığı altında yayımlanmıştır. Yeni sınıflandırmadaki aşamalar; hatırlama, anlama, uygulama, analiz etme, değerlendirme ve yaratma olarak sıralanmıştır. Yenilenmiş Bloom taksonomisinde kazanımlar isim ve eylem hâlleri ayrılarak “Bilgi” ve “Bilişsel Süreç” boyutlarında ele alınmıştır.
Bilgi boyutunda bilginin farklı türleri bulunmaktadır. Bunlardan ilki olan olgusal bilgi; terminoloji bilgisi, özel hususlar ve detay bilgisini içerir. Diğer bilgi türü olan kavramsal bilgi; daha karmaşık ve organize edilmiş bilgi formlarını kapsar. Sınıflamalar, kategoriler, ilkeler, genellemeler, kuram, model ve yapıları içerir. İşlemsel bilgi; bir şeyin nasıl yapılacağının bilgisidir. Beceri ve algoritmalarla birlikte yöntem ve teknikleri kapsar. Ayrıca özel bilgi alanlarındaki ve disiplinlerdeki ölçütleri içerir. Son bilgi türü olan biliş ötesi/üstbilişsel bilgi; bireyin stratejik, bilişsel görevlere yönelik ve bağlamsal bilgisini kap sar. Ayrıca koşullu bilgilerle birlikte bireyin kendi hakkındaki bilgisini de içerir. Bilişsel süreç boyutunda kazanımların eylem boyutu ele alınır. Bu boyut için zihinsel etkinliklere dayalı aşamalar düzenlenmiştir. Bunlardan, daha önce bilgi olarak tanımlanan aşama hatırlama; kavrama olarak tanımlanmış olan aşama anlama olarak değişmiştir. Uygulama aşaması aynı adla korunmuş ancak analiz olarak tanımlanan basamak çözümleme olarak yeniden adlandırılmıştır. Sentez aşaması ise yaratma olarak yeniden tanımlanmış ve en üst aşama olarak yeniden konumlandırılmıştır. Değerlendirme ise en üst aşama bir alta taşınmış, yani sentez aşamasının yerine alınmıştır (Bkz. Tablo 4.1).
Bloom’un Taksonomisini Eğitimde Kullanmanın Faydaları
Bloom’un taksonomisi, öğretim tasarımcılarına öğrenme hedeflerini belirleme, öğrencilerin yeteneklerine uygun eğitim tasarlama, öğretim tasarımını geliştirme ve değerlendirmeyi kolaylaştırma konusunda bir çerçeve sunmaktadır. Öğretim tasarımcıları bu çerçeveyi farklı konular ve sınıf seviyelerinde tutarlı bir şekilde kullanarak öğretilenlerin öğrencilerin bilişsel yetenekleriyle uyumluluğunu sağlama, eleştirel düşünme ile problem çözme becerilerini geliştirme amacıyla kullanabilirler.
Eğitim Programı Hedefleri ve Öğrenme Çıktıları
Eğitim programının hedefleri ve öğrenme çıktıları, bir eğitim programının temelini oluşturur. Hangi sorunu çözmeye yönelik olursa olsun, bütün öğretim süreçlerinin önceden belirlenmiş hedefleri ve amaçları vardır. Hedefler, öğretim programının, dersin, eğitimin, kurumun veya eğiticilerin ne yapmak istediğini, nereye varmak istediklerini ifade eder. Öğretim amaçları ise hedeflerden farklı olarak dersin, programın veya eğitimin ne kazandıracağından çok öğrenenlerin sürecin sonunda ne yapıyor veya hangi davranışı gösteriyor olacağına odaklanır. Dikkat ederseniz öğrenme çıktısı ise bir eğitim programının başarıyla tamamlanmasının ardından öğrencinin sahip olması beklenen bilgi, beceri ve yetkinlikleri ifade eder.
Öğrenme Çıktıları
Öğrenme çıktıları belirlenirken açıklık ve netlik, ölçülebilirlik, ulaşılabilirlik, uygunluk, zamana bağlılık ve bağlam gibi özellikleri taşıması beklenir. Bu prensiplere uygun olarak belirlenen hedefler, öğrenme çıktılarını
tanımlamak ve başarıyı değerlendirmek için kullanılır. Öğrenme hedefleri öğrenciler için ders ve eğitim programı için bir oryantasyon görevi görür. Öğrenciler bu sayede program hakkında bilgi edinebilir. İlgi alanlarına göre ders seçebilmelerini sağlar, içerikle etkileşime girmelerine olanak tanır. Eğitmenler ve öğretim tasarımcıları için ise içeriği sistematik bir şekilde planlayarak kapsam ve zamanlamaları ayarlamalarına yardımcı olur. Ders içeriğinin beklenen davranışları doğru bir şekilde yansıtıp yansıtmadığını değerlendirme olanağı da sunar. Yöneticiler için ise öğrencinin ilerlemesini ve başarısını ölçmek için açık bir standart olarak kullanılabilirler. Eğitim programı için yapılacak ihtiyaç analizinin sonuçları, eğitim programının belirli hedef kitlenin ihtiyaçlarına uygun bir şekilde tasarlanmasına rehberlik eder. Bu analiz, belirli beceri eksiklikleri, bilgi gereksinimleri veya organizasyonel hedeflerin belirlenmesi gibi konuları içerebilir. İhtiyaç analizi sonuçlarına dayanarak belirlenen eğitim gereksinimleri, öğrenme hedeflerine dönüştürülür. Öğrenme hedefleri, öğrencilere kazandırılması hedeflenen belirli bilgi ve becerileri tanımlamayı sağlar, eğitim programının başarı kriterlerini ve öğrenci başarısını değerlendirmek için kullanılacak ölçütleri içerir. Program için daha genel bir bakış açısıyla geliştirilecek öğrenme hedefleri özelleştirilerek öğrenme çıktılarının yazılmasına rehberlik eder.
Öğrenme çıktıları, hedeflerin daha özelleştirilerek ifade edilmiş halleridir. Programın sonunda öğrencilerin neyi başarabileceğine dair daha ayrıntılı bir açıklama sağlar. Öğrenme çıktıları, öğrencilerin bilişsel, duyuşsal ve psikomotor gelişimlerini yansıtmalıdır. Öğrenme çıktısı yazılırken SMART yaklaşımı kullanılabilir. Bu yaklaşımda S Specific yani özgün olmayı, M Measurable yani ölçülebilir olmayı, Achievable yani ulaşılabilir olmayı, R Relevant yani İlgili olmayı ve T Time-based yani zaman ölçekli olmayı ifade eder. Özgünlüğü sağlamak için ne, kim, nerede, ne zaman, neden, hangisi gibi sorulara yanıt verebilecek ifadeler olmasına dikkat edilmesi gerekmektedir. Ölçülebilirliği sağlamak için ne kadar sorusunun cevabına, ulaşılabilirliği sağlamak için ise sonucun ne olacağına yer vermek gerekmektedir. Öğrenenin gerçek hayatta deneyimleyebileceği ifadeler ilgililiği, sonucun ne zamana istendiğini belirtmek ise zaman ölçekliliği sağlayacaktır. Öğrenme çıktıları da tıpkı hedefler gibi açık ve net olmalı, öğrencilerin neyi başarması gerektiğinin ölçülebilir bir şekilde tanımlanmasını sağlamalı, öğrencilerin başarabileceği ulaşılabilir ifadeler olmalı, programın amacı ve kapsamı ile uyumlu olmalıdır. Bunlarla birlikte, özgün olmalı, uygulanabilir olmalı, ifadelerde farklı aşamalara yönelik çeşitlilik sağlanmalı, öğrencinin ilerlemesini içermeli ve meydan okuyabilecekleri kazanımlar içermeli, sürekli iyileştirilmeye açık olmalı ve öğrenci merkezli olmalıdır. Öğrenme çıktıları genellikle eğitimciler, öğretim tasarımcıları, müfredat geliştiricileri ve ilgili uzmanlar tarafından hazırlanır. Bu uzman ekip, programın genel
amacını derinlemesine anlamak ve öğrencilere sunulacak değerli beceri ve bilgileri belirlemek için bir araya gelir.
Bu süreçte iletişim, paydaşlar arasında anlayışın sağlanması ve ortak bir vizyonun oluşturulması için hayati bir rol oynar. Paydaşlar, belirlenen hedeflere ulaşmak için düzenli olarak toplantılar düzenler ve geri bildirim süreçlerini etkin bir şekilde yönetirler. Bu işbirliği, öğrenme çıktılarının etkili bir şekilde geliştirilmesini ve uygulanmasını sağlar.
Hedefler ve Öğrenme Çıktıları Arasındaki Farklılıklar
Hedefler ve öğrenme çıktıları arasındaki temel fark, hedeflerin daha genel ve kapsayıcı olması, öğrenme çıktılarının ise daha spesifik ve ölçülebilir olmasıdır. Öğrenme hedefleri genellikle eğitmenin bakış açısından görülürken öğrenme çıktıları daha çok öğrencinin bakış açısından görülmektedir.
Hedefler ve Öğrenme Çıktılarının Yazılması
Öğrenme çıktısı yazma sürecinde, hangi sektöre meslek elemanı yetiştiriliyorsa o sektörden iş verenler, diğer üniversiteler, aynı ya da benzer alandan daha önce mezun olanlar ve sivil toplum kuruluşlarından oluşan dış paydaşlar, öğrenci ve öğretim elemanlarından oluşan iç paydaşlar ve program için ilgili alan yeterlikleri önemli rol oynar. Bu etkenler programın yeterli düzeyde bilgi, beceri ve mesleki yetkinlikler kazandıracak şekilde yapılandırılmasını sağlar. Hedefler ve öğrenme çıktıları yazarken takip edilebilecek adımlar hedef veya öğrenme çıktısını tanımlama, hedef veya öğrenme çıktısını ölçülebilir hâle getirme, hedef veya öğrenme çıktısını ulaşılabilir hâle getirme, hedef veya öğrenme çıktısını uygun hale getirme. Öğrenme çıktılarının ana odağı öğretenin niyetinden daha çok öğrenenin başardıklarıdır, dolayısıyla öğrenme çıktıları “öğrenci merkezli” ve “çıktı temelli” öğrenme planlarının oluşturulmasında esas unsurlardandır.
Öğrenme Çıktısı Yazılırken Dikkat Edilecek Hususlar
Program öğrenme çıktılarının belirlenmesinde iki boyutlu bir matriksten yararlanılabilir. Bu matriksin bir boyutunda daha evvel değinilen yeterlikler olan bilgi, beceri ve yetkinlikler; diğer boyutunda ise programın temel konu alanları yer alabilir (Bkz. Tablo 4.2.).
Öğrenme çıktısı yazımında dikkat edilmesi gereken ana unsurların başında “eylem” ifadeleri gelmektedir. Bu ifadeler yazılırken kaçınılması gereken bazı fiiller vardır. Bunlar; anlama, bilme, farkında olma, fark etme, ilgilen me, inanma, takdir etme, yapabilme vb. fiillerdir. Bunların yerine; açıklama, tanımlama, listeleme, belirtme, gösterme, savunma, gösterme, destekleme vb. ifadeler kullanılabilir.
Yenilenmiş Bloom Taksonomisine Göre Öğrenme Çıktısı Hazırlama
Yenilenmiş Bloom taksonomisi, öğrenme çıktılarını bilişsel süreçlere göre ayrıştırarak öğretmenlere ve öğrencilere daha açık bir çerçeve sunmaktadır. Bu örnekler, her bir düzeyde nasıl davranılması gerektiğini göstermektedir. Bu
taksonomi, öğretim tasarımcılarına rehberlik ederek öğrencilerin farklı bilişsel beceri düzeylerinde gelişim sağlamaları için kılavuz oluşturmaları konusunda yardımcı olur. Öğrenme çıktıları yazılırken hedef kazanım tanımlanmalı ve hangi bilişsel beceriye yönelik olduğuna göre sınıflandırılmalıdır. Daha sonra bu eylem ölçülebilir bir hâle getirilerek kitleye uygun şekilde ifade edilmelidir. Hatırlama genellikle anlamaya gerek duymadan kavram ya da olguları, ilkeleri hatırlayabilme becerisidir. Hatırlama düzeyinde; tanımlama, tekrarlama, kaydetme, listeleme, hatırlama, adlandırma, anlatma, sıralama, belirtme eylemleri kullanılır. Anlama öğrenilen bilginin kavranması, açıklanabilmesi ve yorumlanmasını ifade eder. Bu düzeyde; kendi cümleleriyle ifade etme, betimleme, tasvir etme, tanıma, açıklama, ifade etme, yerini belirleme, saptama, özetleme, tercüme etme, rapor etme, kategorilendirme eylem ifadeleri kullanılır. Uygulama öğrenilen bilgileri, yeni veya uygun durumlarda kullanabilme, problem çözmede işe koşabilme, yeni fikir geliştirebilmeyi tanımlar. Uygulama düzeyinde; uygulama, kullanma, çalıştırma, uyarlama, oluşturma, hazırlama, yönetme, gösterme eylemleri ile ifadeler oluşturulur. Analiz düzeyi edinilen bilgi parçalara ayrılabilme yeteneğini ifade eder. Bu düzey için ayırt etme, çözümleme, hesaplama, eleştirme, denetleme, sorgulama, ilişkilendirme, kategorilere ayırma, farklılaştırma, çıkarım yapma, test etme, sınama ifadeleri kullanılır. Değerlendirme bir amaca yönelik verilen malzeme ya da materyalin önemi hakkında yargıya varabilme, karar verebilme becerisidir. Bu düzeyde; yargılama, değer biçme, hüküm verme, değerlendirme, tahminde bulunma, düzeltme ifadeleriyle öğrenme çıktıları yazılır. Yaratma düzeyinde edinilen bilgilerin bir araya getirilmesiyle orjinal bir bütün oluşturulması beklenir, bu aynı zamanda en üst düzey yetkinliktir. Bu düzey için önerme, tasarlama, planlama, düzenleme, yapılandırma, inşa etme, organize etme, geliştirme, kurma, monte etme, formüle etme eylem ifadeleri kullanılır.
Yenilenmiş Bloom Taksonomisine Göre Yazılan Öğrenme Çıktıları İçin Bir Kontrol Listesi
Yenilenmiş Bloom taksonomisi bilişsel (zihinsel), duyuşsal (duygusal), ve psikomotor (fiziksel) alanları içerdiğinden öğrenme çıktıları yazılırken bu üç alanın da dengeli bir şekilde temsil edilmesine özen gösterilmelidir. Aksiyon ifade eden fiillerin kullanımının yanı sıra bilişsel düzeyler arasında uygun bir ilerleme sağlanmasına dikkat edilmelidir. Öğrenci merkezli olarak hazırlanacak öğrenme çıktılarının bağlama uygun olması ve uygulanabilir olmasını sağlamak da önemlidir.
Öğrendiklerimiz genel olarak Bloom tarafından geliştirilen bilişsel, duyuşşal ve devinsel olmak üzere üç ana grupta toplanır. Bloom’a göre tüm öğrenilenler tutumlar, koordine kas-motor becerilerimizin kullanılmasını gerektiren devinsel beceriler ya da bilişsel beceriler kategorilerinden birine denk düşer. Öğretim amaçlarını sınıflandırırken Bloom’un bilişsel kategorisinden yararlanmalıdır (Bkz. Şekil 4.6).